Hezeyan

Sponsorlu Bağlantılar
aile amfetamin beyin bir bizar bu dair epilepsi genetik gibi izolasyon kabul sadist sosyal uzun Hezeyan Sanrı Nedir paranoya tedavisi hezeyan sanrı nedir paranoyak te..

Paranoya (hezeyan, Sanrı, Delüzyon) Nedir?

Diğer insanların inandıklarını önemsemeden, mevcut düşüncenin hatalı olduğuna dair kesin kanıtlar olmasına rağmen değiştirilmeyen ve dış gerçeklikten doğru olmayan anlamlar çıkartmaya dayalı yanlış inanca paranoya denir. Bu inanç kişinin bağlı olduğu kültürün diğer üyelerince genelde kabul gören bir inanç da (dinsel inanç gibi) değildir. Paranoyanın olması hastanın o sırada psikozda olduğunu, diğer bir deyişle gerçeği test etmesinin bozulduğunu gösterir.

Paranoid bozukluk nedir?

- Geç başlangıçlıdır: 40 yaş civarında başlar.

- En az 1 ay süreyle sistematize sanrılar vardır (tanı kriteri): gerçek değildir ancak yaşamda rastlanması mümkün olabilir niteliktedir. Düşünce yapısında sebep-sonuç ilişkisi korunmuştur, bizar (olması mümkün olmayan) özellikte değildir.

- Yıkımla sonuçlanmaz, işlevsellikteki bozulma sadece hezeyan ile ilgili alanda görülür (örneğin kıskançlık hezeyanı varsa sadece aile hayatı etkilenir, iş hayatı ve sosyal ilişkileri bozulmaz).

- Uzun seyirli bir bozukluktur.

- Beraberinde hallüsinasyon gibi diğer psikotik belirtiler genelde yoktur.

- Nadiren görülür (30/100.000).

- Göç edenlerde, mahkumlarda, işitme kaybı olanlarda (sosyal izolasyon nedeniyle) ve sosyoekonomik seviyesi düşük olanlarda daha sık görülür.

Nedenleri:

1. Genetik faktörler: hastaların akrabalarında kıskançlık ve kuşkuculuk gibi özellikler sık tespit edilir.

2. Biyolojik faktörler:

- Nörolojik hastalıklar (Alzheimer hastalığı, epilepsi gibi)

- Endokrin ve metabolik hastalıklar

- Vitamin yetmezlikleri

- Alkol ve madde (kokain, amfetamin gibi) kullanımı

- Beyin lezyonları ve enfeksiyonları

- Zehirlenmeler

3. Psikososyal faktörler:

- Aşırı duyarlı kişilik yapısı

- Düşük benlik algısı

- İlişkilerinde güven kaybı (genellikle annesi aşırı denetleyicidir, babası sadist yapıdadır ve ikili ilişkilerinde soğuktur.)

- Sosyal izolasyon

Paranoyanın görülebildiği diğer hastalıklar ve karıştırılabilen hastalıklar (ayırıcı tanı):

- Biyolojik faktörler içinde tanımlanan hastalıklar

- Organik beyin hastalıkları (deliryum, demans)

- Paranoid şizofreni

- Duygudurum bozuklukları (depresyon, bipolar bozukluk)

- Obsesif kompulsif bozukluk

- Hipokondriyazis

- Paranoid kişilik bozukluğu

Klinik özellikleri:

- Stresör (strese neden olan faktörler; aile üyeleri ile çatışma, sosyal izolasyon gibi) sonrası kuşku ve merak duygusu artar, dikkat bu konuya yoğunlaşır ve hezeyanlar ortaya çıkar.

- Kavgacı tutum sergiler, şüpheci ve düşmanca tavırları vardır, ikna etme çabası içine girer, yoğun korku ve öfke yaşar.

- Hezeyanlarının kabul edilmesi veya reddedilerek tartışılması halinde öfkesi ve savunucu tutumu şiddetlenir (hasta ile hezeyanını tartışmak hatalı bir tutumdur).

- Duygusal tepkileri hezeyanın içeriği ile uyumludur (düşmanlık görme hezeyanı olan hastada korku ve öfke ön plandadır).

- İntihar etme (suicid), öldürme (homisid) düşünceleri ve siddete eğilim olabilir (intihar riski şizofreni hastasından 2 kat fazladır).

- Hastalığına içgörüsü (farkındalık) yoktur.

Sınıflandırılması

1. Düşmanlık görme (persekütuvar) (en sık görüleni)

- “İzlendiğini, kendisine komplo kurulduğunu, suikast düzenlendiğini, dinlendiğini, zehirlendiğini, taciz edildiğini” söyler.

- Küçük olayları abartarak anlama vardır.

- Haklarına kavuşmak için adli mercilere bitip tükenmek bilmeyen, ısrarlı başvurular yapar.

- Öfke yoğundur, şiddete eğilim olabilir.

2. Büyüklük (grandiyöz)

- Büyük yetenekleri, ilginç keşifleri vardır, medya ve ilgili kurumlara sık sık müracaat eder.

- “Mehdi, evliya, peygamber olduğunu” söyler, müritler bulabilir, toplumsal organizasyonlar yapabilir.

3. Patolojik kıskançlık (jaluzik)

- Aldatılma, sadakatsizlik düşünceleri vardır, boşanma veya öldürme eylemi görülebilir.

- Üstünü arama, cep telefonu veya faturaları kontrol etme, takip etme davranışları sergileyebilir.

4. Aşık olunma (erotomanik)

- Kendisinden çok üst düzeydeki birisi tarafından sevildiğini iddia eder.

- Bu kişiyi taciz eder; telefon açar, izler.

- Bu kişinin konuşma ve davranışlarından aşk mesajları aldığını söyler.

5. Bedensel (Somatik)

- AIDS, kanser olduğuna inanır ve yapılan muayene ve tahlil sonuçlarına kesinlikle inanmaz.

6. Karışık tip (birden fazla paranoya bir arada bulunur.)

7. Belirlenmemiş tip

Seyri:

Tedavi ile %50′si düzelir, %20′sinde belirtiler azalır, %30′unda belirtiler değişmez. Büyüklük ve kıskançlık tiplerine göre diğer alt tiplerinin seyri daha iyidir.

Tedavi:

Organik nedenler araştırılmalıdır.
Şiddet eylem riski değerlendirilmelidir.
Gerekirse hastane yatışı yapılır.
İlaç tedavisi ve psikoterapiler (bireysel, içgörü kazandırıcı, bilişsel ve davranışçı) uygulanır.
Ailenin bilgilendirilmesi ve desteğinin sağlanması önemlidir (tartışma, nasihat etme, dışlama hatalı tutumlardır)

Uzm. Dr. Hasan Basri İzgi

Paranoya Psikozu – Paranoyak Kişilikler

Toplumda aşırı kuşkucu evhamlı insanlara “paranoyak mısın?” diye takıldığımız çok olur… Nedir paranoya? Paranoya; kronik sistematik hezeyanlarla ve akli meleklerden muhakeme bozukluğu ile karakterize bir psikiyatrik durumdur. Muhakeme bozukluğu sonucu gelişen hezeyanlar, hastalığın hemen hemen tek belirtisidir. Bu hastalıkta hastanın tek bir konuda “takıntısı” vardır. Bu takıntıyı öylesine sistemli tefsirli anlatımı vardır ki inanmak çok güçtür. Ayrıca, paranoyada günlük “olağan” hayata görülebilen türede-kıskançlık, takip edilme, kötülük görme, icatçılık, hastalanma, tek yanlı aşk, zehirlenme, eş yada sevgilisi tarafından aldatılma gibi-acaip, garip, nitelik taşımayan hezeyanlar tabloya hakimdir.

Paranoyak insan, hezeyan ve hezeyanlarının doğurduğu sonuçlar dışında, davranışlarında anormal değildir. Şizofrenlerde sıklıkla görülebilen, olmayan sesler işitme, olmayan nesneleri görme (halüsinasyonlar) paranoyaklarda çok nadirdir. Olsa bile belirgin değildir. Paranoya hastalığı 30-40 yaşlarından sonra ortaya çıkar. %10 kadar irsiyetle ilgili olduğu söylenmektedir. İlerleyici ve tedaviye son derece dirençli bir hastalıktır.

Bu insanlar, bütün ömrü boyunca, kendi karakterine ve şahsiyet yapısına sıkı sıkıya bağlı; belirli bir sıra, düzen ve açıklık içinde ifade edilen tek bir konuda hezeyanlara sahiptirler. Örneğin: birlerin kendisini takip ettiğini, öldürmek istediğini iddia edip, bütün olayları bu yönle tefsir eden ve buna yönelik tedbirler alan hasta gibi.

Paranoya psikozu yerleşmeden önce hasta üç evre geçirir:

1)Dikkat ve analiz devresi: Hasta etrafında olup bitten hadiselere dikkat eder. Onları gelecekteki hezeyanlarını besleyecek tarzda tefsir eder. Kendisinde ve etrafında kendisine karşı olan davranışlarda birçok hususiyet keşfeder.

2) Perseküsyon devri: Bu durumda hezeyanlar ortaya çıkmaya başlar. Etrafında ona fenalık yapacak, hakkını gasp edecek, onu tahrik edecek ve izzet-i nefsi ile oynayacak, hatta onu öldürmek içi fırsat kollayacak bir şebekenin mevcudiyetinden vehmederek tedbir almaya başlar. Yollarını değiştirir, oturduğu yeri değiştirir, göç eder. Etrafta dinlenme cihazları arar. Kapıyı, pencereyi “iyi” kontrol eder.

3) Büyüklük hezeyanları devresi: Aslında bu dönem 2devre ile beraber gelişir. Hasta kendini “büyük”, “azametli”, “birilerine yön veren” güçlü biri gibi algılar. Bundan dolayı kendisini çekmeyenler olduğunu söylerler.

Bu hastalarda kendiliğinden ve iradi olan dikkat ve hafıza; bilhassa hezeyanıyla ilgili konularda çok artmıştır.

Paranoyanın Bazı Klinik şekilleri

a) Kötülük görme paranoyası: Yukarda temas ettiğimiz gibi hasta, çevresindeki insanların kendisine düşman oldukları, kendisinin birtakım komplolara kurban gittiği fikrindedir.

b) Hak iddiası: Hastanın ömrü mahkemelerde geçer. Haklarının gasp edildiğini, aslında kendisinin çok yetenekli, büyük işler başaracak biri olduğunu, fakat kıskançlık ve komplolar yüzünden yükselmediğini söyler.

c) Keşif hezeyanlı paranoya: Bunlar mevcut keşifler ve icraatlardan birini kendine ait olduğunu iddia ederler. Veyahut yeni ve “uçuk” bir proje, icattı geliştirir. Bunu resmi makamlara kabul ettirmek için uğraşır dururlar. Bu tür “icatçı paranoyaların” basında sansasyonel haberler konu olduğu çok duyulmuştur.

d) Büyüklük,asalet hezeyanlı paranoya (ihtiraslı idealistler ): Toplumlar için en tehlikeli tip budur. Bu insanlardan bazıları mehdilik, peygamberlik veya insanlığı kurtaracak yeni mesajcı olduklarını iddia ederler. Etrafına da telkine yatkın,zeka seviyeleri orta veya ortanın altı insanları rahatlıkla toplayabilirler. Bu insanlar her zaman toplumda dikkat çekerler. Mesela, islami anlayışa uygun olmayan “mut’a nikahı” kıyan, tesettürü inkar eden, olan olayları mehdiliği yönünde tefsir eden ve kitap yazan insanlar vardır. Bilgisiz, masum yüzlerce genç, bu tur insanların peşinden gitmektedir.

“Toplumsal paranoya” bu gibi durumlarda söz konusudur. Çünkü “lider” in paranoyası ona inanan kitle tarafından paylaşılmıştır. Ona inanılmaktadır.

Mistik hezeyanlı paranoyakların yanın da politik, ideolojik fikri olanlarda vardır. Bunlar da etrafında topladıkları insanlarla mitingler yaparlar. Kendilerine engel olmaya çalışanlara tecavüzlerde bulunabilirler.

Böyle insanlar kötü niyetli ve çıkarcı birtakım kimseler tarafından bazen kolayca elde edilip ihtilal, anarşi, isyan vs. gibi tertiplerin içine düşebildikleri gibi bazen çevrelerini inandırıp büyük bir lider haline de gelebilirler.

e)Kıskançlık paranoyası: tehlikeli klinik tablolardan biridir. Hasta, eşinin “ihanetini” ispat için çeşitli deliler arar, bulur. Sokakta geçen şahısların bakışları, aralarındaki konuşma, sokak satıcının malını methi, gazetede neşredilen ve kocasını aldatan bir kadının maceralarını mevzu olarak almış bir romanın neşri dahi ona göre karısını baştan çıkarmak veyahut etrafına, karısının ihanetini ima etmesi şeklinde tefsir edilebilir.

Bu paranoyaklar eşlerine tam bir işkence hayatı çektiriler. Cinayetlerde işlenebilir. Paranoyak hastalar işledikleri suçlardan dolayı TCK’ nın 46. maddesine mes’ul değildirler. Çünkü muhakemeleri yanlış işlenmektedir…

Paranoyaklarla hezeyanları konusunda mantıki tartışmaya girmek doğru değildir. Boşa nefes tüketilir. Bu insanlar hezeyanlarıyla beraber “mezara girerler”, kesinlikle hasta olduklarını kabul etmezler. Fazla üzerine varırsanız sizi de”düşman” bellerler…. bu insanlara karşı açık ve dürüst olmak gerekir. Kesinlikle yalana tevessül edilmemelidir.

Paranoya Paranoid Durum Nedir?paranoyanın Belirtileri Nelerdir?

Eski adlandırmaları PARANOYA veya PARANOİD DURUM olan bu hastalık günümüzde SANRILI BOZUKLUK olarak adlandırılmaktadır. Eski zamanlardan beri bilinen bu hastalık hastaların olayları gerçekçi olmayan

değişik bir uslamlama kullanmalarından dolayı paranoya (para=değişik, noia=düşünme) olarak adlandırılmıştır. Gerçekten ilginç olan bu ruhsal hastalık psikiyatrik sınıflandırmada psikozlar grubunda yer almaktadır. Yani hastanın gerçeği değerlendirme yetisini ileri derecede bozmaktadır. Oldukça seyrek görülen paranoid bozukluk ciddi ve kronik gidiş göstermektedir. Genelde hastaların gerçek olmayan düşünceleri vardır (sanrı) ve bu hastanın hayatını ileri derecede olumsuz etkilemektedir. Bunun dışında hastada neredeyse psikiyatrik bulgu yok denecek kadar azdır. Hastanın tüm yaşamı sanrısına göre ayarlanır. Bu sanrılar çok çeşitli olabilir ve hastanın bir sanrısı vardır. Örneğin kişinin hakkı yenmiştir ve bundan dolayı kişi devamlı mahkemelerde hakkını arar veya hep dava açmakla uğraşır. Ya da kötülük görme (perseküsyon) sanrılarından dolayı birileri tarafından izlendiğini, tuzaklar kurulduğunu, zarar verileceğini düşünür ve hayatı buna göre biçimlenir. Kıskançlık sanrılarıyla eşinin kendisini aldattığını, gizli bir takım ilişkileri olduğunu düşünebilir.

Bu hastalığın en önemli özelliği yukarıda örnek verilen durumları düşünürsek, hastaya mantıklı ve geçerli kanıtlar gösterilse bile hasta sabit ve gerçek dışı düşünceleri olduğuna ikna edilemez. Hatta çoğu kez ikna etme girişimleri ters teperek hastanın size kızgınlık ve düşmanlık duyguları geliştirmesine neden olur. Paranoid hastalar tehlikeli hasta grubu olarak kabul edilebilir. Eğer siz kendinizi bir an hastanın yerine koyarsanız ne kadar rahatsızlık verici tehdit edici bir dış dünyaya karşı, ne kadar gergin bir iç dünyanız olabileceğini farkedebilirsiniz. Bu nedenle bu hasta grubu ani ve ciddi saldırılarda bulunabilir.

Hastalığın tedavisi oldukça zordur. Hastalıklarını kabul etmediklerinden ya zorla ya da kandırılarak yakınları tarafından hekime getirilirler. Hekim hastayla güven ilişkisi kurarak hastalığın ortaya çıkış nedenlerini araştırmalıdır. Hekimin hastayla mantık ya da felsefe tartışması yararsızdır. Hasta yakınları ve hekim hastaya karşı dürüst olmalı, kandırmamalı, açık olmalıdır. İlaç tedavileri diğer tedavi modalitelerinden daha başarılıdır. Genellikle antipsikotik grubu ilaçları uzun yıllar kullanmaları gerekir.

Paranoid Bozukluğun Evreleri
1.Erken Dönem

2.Başlangıç Kristalizasyonları Dönemi

3.En Son Kristalizasyon Dönemi

4.Paranoid Davranışlar Dönemi

1.Erken Dönem

Paranoid reaksiyonların uzunca bir süre süren prodrom dönemi vardır. Daima kendilerinin engellendiğini, tehdit edildiği gibi duygularla güvenilecek kimse bulunmadığı inanışı ile kendilerini çevreden çekerler ve çevre ile olan ilişkilerini azaltırlar. Aslında çevredeki insanlara çok fazla gereksinme duyarlar ancak bu gereksinmeyi güvensizlik nedeni ile gideremezler. Gerçekte objektif ilişki kuramayan bu insanlar bu sefer ilişkileri yeniden fakat hezeyanlarla tamir ve telafi gayreti içine girerler ve sıkıntı içine düşerler. Yaşadığı dünya tehlikeli olduğunu ve herşeyin değişmeye başladığını düşünmesiyle beraber kişinin kendisinde bir gariplik olduğu sezilmeye başlanır.

Bu kişiler çevrelerinde bir takım garip şeylerin döndüğünü, bunu anlayamadığını, hiç kimseye güvenemediklerini hissederek, çevrelerinde olup biteni çıkarsamaya çalışırlar. Herşeyin kendileri ile ilgili olduğu ve bir takım gizli anlamlar taşıdığını düşünmeye başlarlar. Aslında ileri sürülen tüm endişe ve korkular kişilerin bilinçdışı impulsları, bunların inkarı ve dışa yansıtılması ile ilgilidir. Hastalar bu yüzden tüm dikkatin kendi üzerlerinde toplandığını sanırlar. Bu dönem oldukça uzun sürer.

2.Başlangıç Kristalizasyon Dönemi

Bu dönemde bir takım düşmanlık duygularının dışa yansıtılması sürdürülür. Bu yansıtma onun savunma sisteminin bir kısmıdır. Hastalar bu dönemde bir takım bilinmeyen nedenler dolayısı ile yalnız bırakılmak istendikleri inancı içerisindedirler. Çevrelerinde bulunan bazı insanların iyi niyetten yoksun olduklarını düşünürler. Kendileri ile sürekli uğraşılmakta ve gözlenilmektedirler.

3.En Son Kristalizasyon Dönemi (Paranoid Yalancı Toplum)

Hasta bu döneme gelinceye kadar kendisi hakkında bu kadar tehlikeli şeyler yapanların kimler olduğunu bilmemektedir. Bu dönemde hastalar kendilerinin tüm bilinç dışı impulslarının (cinsel ve düşmancıl) yansıtıldığı bir “yalancı toplum” yaratırlar. Bu “paranoid pseudo community” hastaya karşi amaçli hareket eden gerçek ve hayali kişilerden kurulu hayali bir organizasyon olup, bu organizasyonlar gizli örgütler, uluslararasi kuruluşlar, siyasi organlar vs olabilir. Bu şekilde diş çevre ile hezeyansal bir temelle yeniden ilişki kurarlar. Şimdi artik düşmanlarini bilmekte ve tanimaktadir. Bu hastalara bir güven duygusu vermektedir. Bilinen bir şeye karşi korku duymak daha kolaydir (Bilinç dişi korkudan ziyade diş dünyada bilinen düşmana karşi korku). Hastalarin projeksiyonuna göre bu yalanci toplum organizasyonu devam ederken gerçek olaylarla degiştirilirler. Bunlar hezeyansal tefsirlerle zenginleştirilirler. Çogu paranoid reksiyonlar bundan daha ileriye gitmezler, bu dönemde kronik bir şekilde kalirlar. Bir kisminda gerçek ilişkilere bir dönüş olabilir.

4.Paranoid Davranişlar Dönemi

Paranoid kişilerin davranişlari normal kişiler tarafindan pek anlaşilamaz. Çünkü bu hareketlerin arkasinda yatan impulslar bilinmez. Akut kizginlik ve şiddet biçimindeki davraniş bozukluklari insanlarin bu kişilerden uzak durmasina neden olur. Bu şekilde yalnizliklari artar. Bazi makamlara şikayetler olabilir. Bu tip hastalar persekütörleri için polisten yardim isteyebilir, savcilara başvurabilirler. Kendileri için bu yalanci toplumdan kaçmak olanaksizlaşmiştir. Çünkü nereye gitseler kendi bilinç dişi düşmanlik impulslarindan kurtulamazlar. Persekütörlerine karşi saldirgan bir tutum takinirlar. Bu nedenle hastanin düşmanlik duydugu kişilere karşi saldirganlik göstermeleri söz konusudur

Paranoyak Kişilikler – Paranoya Nedir

Paranoyak Kişilikler – Paranoya Nedir

1-GÜVENSİZLİK

a-Kendi hakkındaki kötü niyetlerden dolayı diğer insanlarda kuşkulanır.
b-Çevresinde dönen olaylara karşı çok dikkatlidir ve hep tetiktedir. Kimseye içini dökmez, kuşkucudur.
c-başkalarının hatta yakınlarının dürüstlüğünden bile kuşku duyar. Çoğunlukla kıskançtır.
d-Olayın tamamını göz önünde bulundurmadan canla başla kuşkularının kanıtlarını ayrıntılarda arar.
e-Hakarete uğradığını hissederse bin kat fazlasıyla misillemede bulunur.
f-Hep kendi önceliği ve haklarıyla uğraştığından kolaylıkla hakarete uğradığını sanır.

2-KATILIK

a-Kendini akılcı, soğuk, mantıklı gösterir ve başkalarının gösterdiği kanıtlara ilgilidir.
b-Sevgi yada olumlu duygular göstermede güçlük çeker mizah yönü gelişmemiştir.

PARANOYAK KİŞİLER NASIL İDARE EDİLİR?

1- Nedenlerinizi ve niyetlerinizi açıkça belirtiniz.
2- Bilimsel kurallara büyük bir titizlikle uyun.
3- Onunla düzenli bir ilişki kurun.
4- Yasalara ve yönetmeliklere yönlendirme yapın.
5- Küçük zaferler kazanmasına izin verin ancak bunu siz belirleyin.
6- Müttefikleri başka yerde arayın.
7- Yanlış anlamaları aydınlatmaktan kaçınmayın.
8- Kendi yarattıkları imaja saldırmayın.
9- Hata yapmayın.
10-Onu çekiştirmeyin. Haberi olacaktır.
11-Politik tartışmalara girmeyin.
12-Sizde paranoyak olmayın.

Paranoyak Kişilikler – Paranoya Nedir

Paranoya Tedavisi – Paranoyak Kişilerin Özellikleri – Kişilik Bozuklukları ve Tedavisi – Paranoya Psikolojisi

1-GÜVENSİZLİK

a-Kendi hakkındaki kötü niyetlerden dolayı diğer insanlarda kuşkulanır.
b-Çevresinde dönen olaylara karşı çok dikkatlidir ve hep tetiktedir. Kimseye içini dökmez, kuşkucudur.
c-başkalarının hatta yakınlarının dürüstlüğünden bile kuşku duyar. Çoğunlukla kıskançtır.
d-Olayın tamamını göz önünde bulundurmadan canla başla kuşkularının kanıtlarını ayrıntılarda arar.
e-Hakarete uğradığını hissederse bin kat fazlasıyla misillemede bulunur.
f-Hep kendi önceliği ve haklarıyla uğraştığından kolaylıkla hakarete uğradığını sanır.

2-KATILIK

a-Kendini akılcı, soğuk, mantıklı gösterir ve başkalarının gösterdiği kanıtlara ilgilidir.
b-Sevgi yada olumlu duygular göstermede güçlük çeker mizah yönü gelişmemiştir.

PARANOYAK KİŞİLER NASIL İDARE EDİLİR?

1- Nedenlerinizi ve niyetlerinizi açıkça belirtiniz.
2- Bilimsel kurallara büyük bir titizlikle uyun.
3- Onunla düzenli bir ilişki kurun.
4- Yasalara ve yönetmeliklere yönlendirme yapın.
5- Küçük zaferler kazanmasına izin verin ancak bunu siz belirleyin.
6- Müttefikleri başka yerde arayın.
7- Yanlış anlamaları aydınlatmaktan kaçınmayın.
8- Kendi yarattıkları imaja saldırmayın.
9- Hata yapmayın.
10-Onu çekiştirmeyin. Haberi olacaktır.
11-Politik tartışmalara girmeyin.
12-Sizde paranoyak olmayın.

Etiketler:paranoya tedavisi hezeyan sanrı nedir paranoyak tedavisi hezeyan bozukluğu hezeyan nedir tedavisi delüzyon ne demek hezeyan ne demek hezeyan nedir hezeyan bozukluk paranoyak ne demek deluzyon nedir bizar sanrı nedir bipolar paranoya delüzyonel ne demek delüzyon paranoyak nedir bipolar bozukluk içindeki paranoya hezeyan bozukluğunun tedavisi sanrılı ne demek

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir