Hipofiz Kisti

ama burun hipofiz hormon iyi kanser kist sydney testis tiroid uygun yasim yil Hipofiz Kisti Hipofiz Bezinde Kist hipofiz bezi hipofiz kisti hipofiz bezinde kist h..

Hipofiz Bezi Timoru

bas agrisindan dalayi dr basvurmustum. cesitli arastirmalardan sonra hipofiz icinde kist oldugu belirlendi ama kesinlikle kanser hucreli olmadigida soylendi ve 2005 operasyonla bir kismi alindi. alinamayan kisimda hormonlar bolgesinde oldugu icin alinamadi. beklemeye birakildi… 3 yil sonra ayni sikayetler kist yeniden buyumus ve 2. operasyon yapildi, ikinci operasyondada hepsi alinamadi. su an hormon ilaci (HYDROCORTSONE(hysone20)-20mg) kullaniyorum ve surekli kan testleri, goz tesrleri vs yapiliyor. 1 ay sonrada radyo terapi yapilacak… hazirliklari devam ediyo. 5 hafta boyonca hergun 15dakika verilecekmis (cumartesi-pazar haric).

benim korktugum radyasyonun yaratacagi endikasyonlar ne kadar etkili olacak beynimde.
1- bu 5 hafta cok uzun degilmi rdyoterepi icin?
2- kalici yan etkiler neler olur.?
3-timor tekrar buyur ve ayni basiyi yaparmi bolgeye?
4-kac cesit rdterapi yontemi vardir ve bana uygun olani hangisidir sizce?

not: sydney de yasiyorum. yasim 38 bay. teknolojik olarak hastanelerde iyi tedavi edildigi soyleniyor.
paylasiminiz icin tesekkurler… saygilar

Hipofiz Bezi Tümörleri

Hipofiz Bezi Tümörleri
Burun kanallarının arkasında beynin altında yerleşik bulunan hipofiz bezi kabaca küçük parmağınızın son iki bölümünün büyüklüğü ve şeklindedir. Küçük boyutuna rağmen endokrin bezler içerisinde en önemli olanıdır. Vücudun uzun dönemli büyüme, günlük fonksiyonları ve üretkenlik yetenekleri ile ilişkili olarak bir kontrol merkezi gibi çalışır.

Hipofiz bezinde iki kısım vardır: ön (anterior) lob ve arka (posterior) lob, ön lob, göğüste süt üretimini harekete geçirmek için büyüme hormonu da dahil olmak üzere, altı ayrı hormonun üretimi ile yükümlüdür, ön lobdaki diğer hormonlar, tiroid bezleri, yumurtalıklar, testis ve böbrek üstü bezlerindeki faaliyetleri harekete geçirerek endokrin sistemin diğer kısımlarını da etkiler.
Arka lob iki çeşit hormon üretir: oksitosin ve antidiüretik hormon. Oksitosin emzirme dönemi sırasında kadınlarda göğüsten süt gelmesi olayını harekete geçirmek için faaliyette bulunur. Aynı zamanda doğum sırasında rahim kasılmalarını da hızlandırır. Antidiüretik hormon idrar çıkışını kontrol etmek için böbrekler üzerinde faaliyet gösterir.
Hipofiz Bezi Tümörleri
Akromegali
Hipofizin aşırı faaliyeti sonucu yüzün irileşmesi, el ve ayakların aşın büyümesi ile belirgin durumdur. Bu kronik hastalık yetişkinlerde görülür ve normal gelişim tamamlandıktan sonra büyüme hormonunun artan salgısı nedeni ile ortaya çıkar.El, ayak, çene ve kafatası kemiklerinin aşırı büyümesi şeklinde oluşur. Büyüme çağından sonra kemiklerdeki uzamanın durması nedeniyle, akromegali iskelette kalınlaşmaya neden olur. Akromegali olan bir kişide en fazla dikkat çeken değişiklik alın ve çene kemiklerinde abartılı bir büyümedir. Bunun sonucunda genişlemiş ve kabalaşmış yüz hatları ve birbirinden oldukça ayrık dişler gözlenir.
Jigantizm
Gelişim hormonunun aşırı salgılanmasına bağlı olarak vücudun anormal derecede gelişme ve büyüme göstermesi devleşme. Nadiren görülen bu hastalık, akromegaliye benzer ve hipofiz bezi tarafından büyüme hormonunun aşırı salgılanması nedeniyle ortaya çıkar. Akromegaliye benzemeyen bu yönü ise jigantizmde büyümenin hızlanması ve yetişkinlikte aşırı uzun boyun ortaya çıkmasıdır. Bu iki rahatsızlık arasındaki fark bu olaydan etkilenen kişinin yaşıdır. Jigantizm yetişkinlik dönemini tamamlamamış olan şahıslarda ortaya çıkar. Ancak uzun boylu çocukların çok azı jigantizm rahatsızlığına sahiptir.
Prolaktinoma
Bu türden hipofiz bezi tümörü prolaktin hormonunun aşırı salgısına neden olur. Bu olay kadınlarda düzensiz adet veya adetten kesilmeye neden olabilir. Erkeklerde ise kısırlık veya iktidarsızlık ortaya çıkabilir. Kraniofarinjiyoma
Bu türden bir hipofiz bezi tümörünün belirtileri görsel bozukluklar, baş ağrıları ve cinsel gelişme yetersizliğidir.
Cushing Sendromu
Bir böbrek üstü bezi tümörü de bu rahatsızlığa neden olabilir.
Akromegali ve jigantizm hipofiz bezinin aşırı faaliyeti nedeni ile ortaya çıkar. Hipofiz bezi büyüme hormonu diye bilinen hormonu aşırı bir şekilde salgılar (buna ayrıca somatotropik hormon da denir). Bu türden bir aşırı salgılama genellikle bezlerde bir tümörün gelişmesi ile ortaya çıkar. Bu rahatsızlığa hiperpituitarizm denilir.
Hipofiz bezinde iki türden tümör gelişebilir. Bunlardan birine kraniyofarnjiyoma denilir. Bu tip tümör büyüdükçe hipofiz bezine baskı yapar. Bunun sonucunda hormon salgısı azalabilir ve hipopituitarizm veya diabetes insipidus (şekersiz diyabet) gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. İkinci çeşit hipofiz bezi tümörü adenomdur (bez epitelinden gelişen iyi huylu ur). Böylesi bir tümör fazla yayılmaz. ancak akromegali, jigantizm veya Cushing hastalığı gibi rahatsızlıkların bir sonucu olarak muhtelif hormonların aşırı salgısı yaratmaz, ancak göz sinirleri üzerinde ve yakınındaki normal hipofiz bezi dokuları üzerinde mekanik bir baskı oluşturarak herhangi bir zarara yol açabilir.
Teşhis
Doktor muayene ederek fiziksel değişiklikleri araştıracaktır: Ağrı ve acılar, ellerde sızı, aşırı terleme. Yetişkin bir hastada el ve ayak büyümeleri de doktor tarafından dikkate alınacaktır. Hastadaki görme bozuklukları araştırılacaktır; tümör büyüyerek görme sinirine bası yapar ve her iki gözde de görmeyi etkiler. Görme alanı ölçülerek, görme kaybı olup olmadığı araştırılır. Diğer önemli bulgularsa genel yorgunluk hali, derinin aşırı yağlı olması ve dilin normalden büyük olmasıdır.
Kan dolaşımında bulunan ve salgılanan hormon düzeyinde artış olup olmadığını belirlemek için özel kan ve idrar testleri yapılacak-tır. Bu değerler yüksek bulunursa, bilgisayarlı beyin tomografisi veya manyetik rezonansla hipofizdeki tümör saptanabilir. Eğer akromegaliden kuşkulanılıyorsa, röntgen çekilerek de kafatasındaki olası değişiklikler belirlenebilir.
Tedavi, tümörün ne kadar geliştiğine bağlı olarak düzenlenir. Erken teşhis, tümörün tamamen tedavi edilebilme şansını(eğer küçükse) artırır.
Hipofiz bezi, tümörün ortadan kaldırılması veya çıkarılması esnasında bazen zarar görebilir. Bu durumda genellikle hayat boyu hormon tedavisi gerekecektir.
Akromegali
Akromegali, büyüme hormonunun aşırı salgılanması nedeniyle ortaya çıkar ve iskelet ve iç organlarda büyümeye yol açar. Kalp genişleyebilir, buna bağlı olarak kalp yetmezliği ve yüksek tansiyon ortaya çıkar. Akromegali tedavi edilmezse şeker hastalığı, göz sorunları ve vücut görünüşünde değişikliklere neden olur.
Ameliyat, hastalığın ilerlemesini ve çeşitli göz komplikasyonlarının ağırlaşmasını önleyebilir. Ancak görünüşteki değişiklikler genellikle geri dönüşümsüzdür. Ayrıca akromegalili hastalarda şeker hastalığı ve uzun vadede kalp, damar ve karaciğer hastalığı riski de oldukça yüksektir. Ancak bu riskleri en aza indirmek için bazı önlemler (sigara içmemek gibi) alınabilir.
Jigantizm
Jigantizm tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tümör çıkarılarak ya da aşırı salgılanan büyüme hormonu baskılanarak, hastalığın gelişimi durdurulabilir
Prolaktinoma
Kadınlarda prolaktinomanın en sık görülen belirtisi adetlerin düzensizliği ya da hiç olmaması ve kısırlıktır. Bir diğer belirti de galaktoredir (doğum yapmamış bir kadında memelerden süt gelmesi); ender olarak erkeklerde de görülebilir.
Prolaktin hormonundaki artış, doğum kontrol hapları ve sakinleştiricilerin kullanılması ve hipofiz tümörü tarafından aşırı miktarda üretilmesi (prolaktinoma) nedeniyle olur.
Cushing Hastalığı
Hipofiz tümörü böbreküstü bezlerini aşırı uyararak cushing hastalığına da neden olabilir.
Tedavi
Hipofiz tümörü genellikle ameliyatla çıkarılır. Hipofiz bezi çok küçük olduğu için, ameliyat ustalık gerektirir. Eğer tümör ameliyatla çıkarılamıyorsa, prolaktinoma tedavisinde ve akromegalide diğer tedavilerin yanı sıra, bromocriptin adlı bir ilaç kullanılır. Bromocriptin bazı hormonlarda aşırı artışı engeller. Yine de hipofiz tümörlerinin tedavisinde ilk seçilecek olan yöntem ilaç tedavisi değildir. Ameliyat mümkün değilse, radyasyon tedavisi de bazı hastalarda kullanılabilir. Tüm bu tedavi tiplerinin birlikte kullanılması da tümörün tekrarlama olasılığını azaltmak üzere, oldukça yaygındır.

Hipofiz Bezi

Hipofiz Bezi
Hipofiz bezinin hipotalamusa komşu olduğunu belirtmiştik. Bu bez beynin diensefalon bölgesinde bulunur, ancak boyutu oldukça küçüktür (bir nohut tanesi kadardır) ve bir sap aracılığı ile beyine bağlanmıştır. Bu sap ” İnfundibular sap ” adını alır. Hipofiz bezinin salgıladığı hormonlar oldukça önemli görevleri yerine getirirler. Büyümeden üremeye, su emiliminden kan basıncı dengesine kadar birçok organın kontrolünü sağlayan hormonları üretir ve kana verir.
Hipofiz bezinin Adenohipofiz ve Nörohipofiz olmak üzere iki alt lobu vardır. Bu loplardan salınan hormonları ayrı ayrı ele alacağız.
I-) Adenohipofiz lobundan salgılanan hormonlar :

  • TSH : TSH hormonu az öncede belirttiğimiz gibi hipotalamustan salınan TRH’nın TSH üreten hücrelerini uyarmasıyla sentez edilmeye başlanır. Bu hormonun hedef organı ise soluk borusunun hemen önünde yer alan ” Tiroid ” bezidir. Bu bez oldukça önemli 3 ana hormon olan Kalsitonin, tiroksin ve triiyodotronin hormonlarının salgılanmasından sorumludur (Bkz.Tiroid bezi)
  • FSH / LH : Bu iki hormon, dişi ve erkeklerde eşey hücrelerin gelişiminden sorumludurlar. Yani hedef organları eşey organlarıdır. FSH erkeklerde sperm üretimini, dişi bireylerde ise yumurta üretimini uyarır. LH hormonu ise dişilerde korpus luteum adı verilen bir yapının gelişimini uyarır. Korpus luteum, dişilerde Progesteron adı verilen bir hormonun üretiminden sorumludur. Bu hormon dişilik karakterlerin kazanılması açısından önemlidir.
  • ACTH : Yine bu sayfada değindiğimiz böbrek üstü bezlerinin çalışması, ACTH hormonunun uyarımı sayesinde kontrol edilir. Ancak böbreküstü bezleri anatomik olarak iki ana kısımdan meydana gelir, bu kısımlar Korteks ve Medulla adını alır. ACTH yanlızca korteks kısmına etki etmektedir, medullayı kontrol eden mekanizma hipofizden tamamen bağımsızdır.

Örneğin kanda aminoasit seviyesi düştüğü takdirde hipofizden ACTH salınır, bu hormon kortekse etki ederek ” Kortizol ” adı verilen bir hormonun salınmasını uyarır. Bu hormon ise belirli hücrelere etki ederek proteinlerin parçalanmasını sağlar. Ancak kandaki adrenalin, noradrenalin hormonlarının artışı veya azalması ise medulla üzerinde uyarıcı etki meydana getirir. Yani medulla hipofiz hormonlarına değilde kandaki bazı moleküllerin seviyesine göre aktive edilmektedir.

  • STH / GH : Bu iki hormonun ana görevi büyümede rol oynamasıdır. Bu hormonlar kemikleri, iç organları, yumuşak dokuları ve kıkırdakları meydana getiren hücrelerde mitoz aktivitesini uyarır. Mitoz aktivitesi uyarılınca hücreler bölünürler ve çoğalmaya başlarlar. böylelikle iç organlarda ve kemik dokularında miktarca artış meydana gelir, birey büyümeye başlar.

Burada bir noktada durmak gerekir. Büyüme hormonu aslında farkında olmadığınız mucizevi bir olayın tetiklenmesine neden olur. Bu olay büyümedeki orantı dengesidir.
Örneğin elleriniz en genel şekilde kas, kemik deri ve yağ dokusundan meydana gelir. Büyüme hormonu salındığında herbir farklı hücreye farklı şekilde etki eder. Kas hücresi 2X sayısı kadar mitoz geçirip çoğalıyorsa kemik hücreleride 2X sayısı kadar bölünürler, aynı şekilde deri hücreleride aynı oranda çoğalırlar. Fakat bazı organlar vardırki büyüme hormonuna cevap verdiği zaman ani bir mitoz patlaması göstermezler, örneğin göz hücreleriniz STH hormonuna, ellerinizi meydana getiren deri hücreleri gibi bir yanıt verseydi o zaman gözleriniz şu an göz yuvalarınızın dışında olacaktı. Ancak göz hücreleri (başka organlarda olabilir) STH’ya yanıt verdiğinde göz hücrelerindeki genler, gözün büyümesini, vücut organları ile orantılı olacak şekilde düzenlerler.

  • PRL : Prolaktin dişi bireylerde meme bezlerinden süt salınmasında uyarıcı bir etkiye sahiptir. Özellikle doğum sonrasında süt bezleri yüksek aktivite gösterir, böylelikle bebeğin ihtiayaç duyduğu süt fazlasıyla üretilmiş olur. Ancak süt üretiminde sütün zengin mineral içeriği açısından ana etmen PRL değildir, annenin iyi beslenmesi bebeğin içeceği sütün zengin mineral ve protein içeriğe sahip olmasında etkendir.
  • MSH : ” Melanin uyarıcı hormon ” adını alan MSH hormonu, hipofizden salındığı vakit hedef hücreleri olan melanin hücrelerinin reseptörlerine bağlanır. Bu hücreler melanin adı verilen renk pigmentinin üretimini gerçekleştirirler. Bu pigmentlerin üretimindeki artış, derinin renginin koyulaşmasına neden olur. Aksine açık tenli insanlarda melanin hücreleri daha az pigment üretirler. Bunun yanında melanin pigmentinin üretimi güneş ışınlarıylada doğrudan etkilidir.
  • I-) Nörohipofiz lobundan salgılanan hormonlar :
    Bu lobun iki ana hormonu vardır, birisi Oksitosin diğeri ise Vazopressin dir. Her iki hormonda gerçekte hipotalamusta üretilir, ancak hipotalamus ile hipofiz arasındaki portal damarağına geçerek nörohipofize ulaşır ve buradan kana karışır. Nörohipofiz burada yanlızca kan damarlarına yataklık yapmaktadır, bir bakıma köprü vazifesi görmektedir.

    • Oksitosin : Bu hormon hamile kadınlarda doğum esnasında rahimin etrafına sarılı olan düzkas hücrelerinin kasılmasına neden olur, böylelikle doğum esnasında yavru rahim kanalı boyunca ilerler. Bunun yanısıra bebekler anne sütünü emerken civardaki sinir hücrelerine baskı yaparak annenin beynine sinir impulsu gitmesine neden olur. Bu impulslar oksitosin salınımını artırır, böylelikle oksitosin süt kanallarının kasılmasına ve sütün bebek tarafından emilmesine yardımcıolur.
    • Vazopressin : Vazopressin hormonu, damar cidarlarında konumlanmış düz kas hücrelerinin kasılmasına ve aynı zamanda böbreklerden suyun absorbe edilmesini uyarır, böylelikle kandaki üre seviyesi düşürülmüş olur. Damarların daralması ise kan basıncının ayarlanmasında fonksiyoneldir.

    – PİNEAL BEZ -
    Pineal bez, beynin diensefalon bölgesinin dorsalinde (sırt kısmında) bulunmaktadır. Tıpkı hipofiz bezi gibi kısa bir sapla beyine bağlanmıştır. Bu bezin iki önemli hormonu vardır ;

    • Serotonin : Serotonin, bireyde uyku düzenlenmesinde rol alır, ancak vücut sıcaklığının ayarlanmasında ve damarların cidarlarındaki düz kasların kasılmasında uyarıcı etkisi vardır.
    • Melatonin : Melatonin hormonu üreme sikluslarının düzenlenmesinde rol oynamaktadır.

    – TİROİD BEZİ –
    Tiroid bezi soluk borusunun ön tarafında yer alır. Başlıca üretip saldığı hormonlar şunlardır ;

    • Tiroksin : Tiroksin hormonu, tirozin amino asitinden üretilen bir hormondur. Bu hormon ne protein tabiatında nede lipid tabiatındadır, yanlızca tekbir tirozin aminoasitine 4 tane İyot molekülünün bağlanmasıyla meydana gelir. Tiroksin genel olarak canlının hücrelerinde enerji açığa çıkaran reaksiyonların hızlanmasını uyarırlar. Örneğin soğuk havalarda tiroid bezinizden daha fazla Tiroksin salınır. Bunun neticesinde enerji açığa çıkaran reaksiyonlar hızlanır ve vücut ısınız yükselmeye başlar. Bu şekilde, vücut için ideal ısı olan 37 derecede denge sağlanmış olur.
    • Triiyodotronin : Adındanda anlaşılacağı gibi bu hormona 3 adet İyot molekülü bağlanmıştır. Triiyodotronin aslında tiroksinden 1 iyot çıkarılmasıyla oluşur. İyodun çıkarılması ise spesifik bir enzim tarafından gerçekleştirilir. Triiyodotronin’in fonksiyonu tiroksin hormonunun ki ile aynıdır.
    • Kalsitonin : Kalsitonin hormonunun hedef hücreleri kemik dokusudur. Kalsitonun kemik hücrelerine bağlandığı zaman hücrelerin membranı üzerinde bulunan kanallardan kemiğe Ca(+) iyonunun geçisi hızlanır. Böylelikle kandaki Ca seviyesi düşerken kemikteki Ca seviyesi artar, dolayısıyla kemike sertleşme meydana gelir.

    – PARATROİD BEZİ -
    Bu bezin bilinen en önemli hormonu ” Parathormon ” dur. Parathormon, Kalsitonin hormonunun aksine kemiklerden Ca(+) iyonlarının kana geçişini uyarır. Ayrıca Parathormon böbrekte bulunan ve glomerulus adı verilen süzüntü birimlerinde, kandaki fosfat (PO( – ) ) iyonlarının idrara geçişini hızlandırır. Buna bağlı olarak kandaki fosfat iyonlarının yoğunluğu düşürülmüş olur

Hipofiz Hastalıkları

Kişinin urun kanalının hemen ardında, beyin altında yerleşmiş halde bulunur hipofiz bezi. Ufak boyuta sahip olmasına rağmen endokrin bezler içinde en önemli olanıdır. Hipofiz bezi vücut için günlük olarak fonksiyonlarını ve üretkenlik yeteneklerini kontrol altında tutan bir merkez gibi çalışır. Hipofiz bezinde iki bölüm bulunmaktadır, ön (anterior) lob ve arka (posterior) lob olmak üzere.

Hipofiz Bezi Tümörleri

Akromegali

Kişide hipofizin olması gerekenden daha fazla faaliyeti sonucu yüzünde irileşmesi, el ve ayakların aşın derece büyümesi ile ortaya çıkan durumdur. Bu tür kronik hastalık genelde yetişkinlerde görülür ve normal gelişim süreci tamamlandıktan sonra büyüme hormonunun artan salgısı sebebi ile meydana gelir. El, ayak, çene ve kafatası kemiklerinin aşırı derecede büyümesi ile oluşmaktadır. Büyüme döneminden sonra kemiklerde meydana gelen uzamanın durması sebebiyle, akromegali iskelette kalınlaşmanın meydana gelemsine sebep olur. Akromegali hastalığına kapılan kişide en çok dikkat çeken değişiklik alın ve çene kemiklerinde görünüş açısından abartılı derecede bir büyüme gözlenir. Bunun sonucunda da ortaya genişlemiş ve kabalaşmış yüz hatları ile birbirinden çok ayrık dişler görülür.

Jigantizm

Kişideki gelişim hormonunun çok fazla salgılanmasına bağlı olarak, bedenin anormal derecede gelişmesi ve büyümesi durumudur. Çok nadir görülen bu hastalık, genelde akromegaliye benzer ve hipofiz bezi yüzünden aşırı salgılanan büyüme hormonu sebebiyle meydana çıkar. Akromegaliye benzemeyen bu tarafı ise jigantizmde büyümenin hızlanması ile kişinin yetişkin döneminde aşırı uzun boylu olması olarak ortaya çıkar. Bu iki hastalık arasındaki fark ise bu olaydan etkilenen hastanın yaşıdır. Jigantizm genelde yetişkinlik dönemini tamamlamamış olan kişilerde meydana çıkar.

Prolaktinoma

Bu tür bir hipofiz bezi tümörü, prolaktin hormonunun olması gerekenden daha fazla salgılanmasına sebep olur. Bu durum kadınlarda düzensiz adet görmeye ya da adetten kesilme sorununa sebep olabilir. Bunun yanında erkeklerde ise kısırlık ya da iktidarsızlık meydana gelebilir.

Kraniofarinjiyoma

Bu türden bir hipofiz bezi tümörü kişi üzerinde görsel bozukluklar, sık sık yaşanan baş ağrıları ve cinsel performansta düşüş olarak şikâyetlere sebep olur.

Tedavi

Hipofiz tümörü tedavisi çoğunlukla ameliyat ile çıkarılması şeklinde olur. Hipofiz bezi çok ufak olduğundan, ameliyat çok önemlidir. Şayet tümör ameliyat ile çıkarılmıyorsa bu sefer prolaktinoma tedavisinde ve akromegalide diğer tedavileri uygulanabilir ve bunun yanında bromocriptin adlı bir tür ilaçta kullanılır. Şayet ameliyat mümkün olmuyorsa, radyasyon tedavisi de kullanılabilir.

Hormon Orkestrasının Şefi: Hipofiz Bezi

Hormon Orkestrasının Şefi: Hipofiz Bezi

oluşturan hücreler, Rabbimiz’in ilhamıyla vücudunuzu sizin adınıza yönetir ve denetler. Hormonal sistemin yönetim merkezi olan “hipofiz bezi” isimli bu küçük organ, yeryüzünün en mükemmel orkestrasının şefidir.

Hipofiz bezi, hormon sisteminin yöneticisi ve düzenleyicisidir. Bu bez hormon sisteminin genel yöneticisi olan beyindeki hipotalamus isimli bölgenin kontrolü altında çalışır. Bu küçük et parçası hipotalamustan gelen bilgiler sayesinde bedenin hangi şartlarda neye ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyacı gidermek için hangi organın hangi hücrelerinin çalışması gerektiğini, bu hücrelerin kimyasal mekanizmalarını, fiziksel yapılarını, üretilmesi gereken ürünleri ve üretimin durdurulması gerektiği zamanı bilir. Aynı zamanda çok özel bir haberleşme sistemi sayesinde bu ihtiyaçların karşılanması için gerekli yerlere bütün emirleri verir. İşte hipofiz bezinin verdiği emirlerden bazıları:

Hipofiz Bezinin Ergenlik Dönemindeki Görevi

İnsan vücudu ergenlik döneminin sonuna kadar gelişir. Bu dönem boyunca trilyonlarca hücre bölünerek çoğalır. Doku ve organların büyümesi sağlanır. Belirli bir büyüklüğe ulaşıldığında ise dokulardaki büyüme faaliyeti durur. İşte ne kadar büyümemiz gerektiğini bilen ve bu büyüklüğe ulaştığımızda büyümemizi durdurmaya vesile olan organımız hipofiz bezidir.

Hipofiz bezi tarafından salgılanan büyüme hormonu, hücrelere ne kadar bölünmeleri gerektiğini bildirir. Bu hormonun salgılanmasının durmasıyla bedenimizdeki büyüme de durur.

Büyüme hormonu, vücutta hangi bölgelerin ne kadar genişlemesi gerektiğini Allah’ın ilhamıyla bilir. Vücut da derhal bu hormonu tanıyarak kendisinden beklenen hareketi yapar. Büyüme hormonu kemiğe ulaştığında kemik hemen genişlemeye başlar. Aynı zamanda büyüme hormonu kadında ve erkekte farklı yerlere farklı şiddetlerde etki etmesi gerektiğini bilir. Örneğin büyüme hormonu erkeğin omuz hücrelerine gider ve bu bölgeyi genişletmesi gerektiğini bilir. Ancak kadında bunu yapmaz.

Küçük bir bebeğin ses telleri dahi büyüme hormonu sayesinde gelişir. Bu hormon ses tellerindeki sistemi bilir ve kadınların ses tellerini ince ses çıkartacak şekilde, erkeklerin ses tellerini kalın ses çıkartacak şekilde büyütür.

Hipofiz Bezinin Diğer Görevleri

Vücudumuzdaki büyüme kontrolünü sağlayan hipofiz bezinin bunun dışında pek çok hayati görevi bulunmaktadır:

Hipofiz bezi vücudunuzdaki karbonhidrat ve yağ metabolizmasını düzenler. Gerektiği zaman hücrelerinizde yapılan protein sentezini artırır. Kan basıncınız düştüğü zaman hipofiz tarafından salgılanan moleküller, damarların etrafındaki kasların büzülmesini sağlar. Milyonlarca kasın büzülmesi ve damarların küçülmesi kan basıncını artırır.

Bu küçük şef, kendisinden çok çok uzakta bulunan böbreklerin bile çalışmasını düzenler. Vücudunuzun suya ihtiyacı olduğu zamanları da bilen hipofiz bezi, bu durumlar için vazopressin adlı özel bir hormon üretir. (Wallace, Sanders, Ferl, Biology, The Science of Life, HarperCollins Publisher Inc., s. 776)

Hipofiz bezi yeni bir canlının dünyaya gelmesinde ve onun beslemesinde de büyük rol oynamaktadır. Yeni doğmuş bir bebek için hayati önem taşıyan anne sütü de hipofiz bezinin emirleri doğrultusunda üretilmeye başlanır. Doğuma az bir zaman kala, hipofiz bezinin gönderdiği emir doğrultusunda (prolaktin hormonu) annenin süt bezleri harekete geçer ve süt salgılanmaya başlar. Yine doğum yaklaştığında hipofiz bezinin verdiği başka bir emir doğrultusunda (oksitosin hormonu) döl yatağı kası harekete geçer ve doğum olayına yardımcı olur. (Solomon, Berg, Martin, Villee, Biology, s.1012)

Derinin güneşten gelen ışınlarla bronzlaşması da aslında hücrelerin bedeni güneşin zararlı ışınlarından korumak için oluşturduğu bir önlemdir. Hücrelere bu korunma emrini veren (MSH hormonunu gönderen) de yine hipofiz bezidir.

Hormon Sistemi Üzerinde Düşünmenin Önemi

İnsanın hiçbir şeyden haberi yokken bedeninin derinliklerinde çalışan hormon sistemi Allah’ın sergilediği muhteşem ayetlerinden biridir. İnsanın kendi bedeninde gerçekleşen bu mucizevi olaylar üzerinde düşünmesi, bu olayların nasıl meydana geldiği ve mevcut sistemlerin nasıl var olduğu üzerinde tefekkür etmesi şüphesiz insanın Allah’a olan yakınlığını daha da artıracaktır.

Yaratılan varlıklar üzerinde düşünmek, akıl sahiplerinin Allah’ın gücünü daha iyi takdir etmelerini sağlar ve Allah korkularının artmasına vesile olur. Göklerde ve yerde Allah’ın ayetlerinin (mucizelerinin) bulunduğu ve imanlı insanların bu ayetler karşısındaki tavırları, Kuran’da şöyle bildirilmiştir:

“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır. Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.”” (Al-i İmran Suresi, 190-191)

Hipofizin Salgıladığı Hormonlar

Hipofiz bezi ön ve arka hipofiz olmak üzere iki parçadan oluşmuştur. Her iki parçadan da farklı hormonlar salgılanır.

Ön Hipofiz Bezi

Ön hipofiz bezinden şu ana kadar fonksiyonları tanımlanmış 6 ayrı hormon salgılanır. Bu hormonların bazıları, hormonal sistemde yer alan diğer hormonal bezleri hedef alır. Yani hormon sistemini yönetmek için yaratılmış hormonlardır ve “tropik hormonlar” olarak adlandırılırlar. Bu hormonların diğer kısmı da vücut dokularını uyarırlar. Bu hormonların isimleri şöyledir:
Diğer hormon bezlerini uyaran hormonlar (Tropik Hormonlar);

  • Tiroid uyarıcı hormon
  • Böbrek üstü bezini uyarıcı hormon (Adrenokortikotforik hormon)
  • Folikül Uyarıcı Hormon (FSH)
  • Luteinleştirici Hormon (LH)
    Vücut Dokularını Hedef Alan Hormonlar (Tropik Olmayan Hormonlar);

  • Büyüme Hormonu (STH)
  • Prolaktin Hormonu

    Arka Hipofiz Bezi

    Hipofiz bezinin arka bölümü, hipotalamusun ürettiği hormonların depolandığı yerdir. Gerekli durumlarda yine hipotalamustan gelen emirle hormonlar salgılanır. Bu hormonlar şöyledir:

  • Vazopressin (Antidiüretik Hormon)
  • Oksitosin

    SİZ BU SATIRLARI OKURKEN…

    Bazı hücreler kanınızda bulunan su miktarını ölçtüler.

    Bazı hücreler kanınızda bulunan şeker miktarını defalarca hesapladılar. Şeker miktarının dengelenmesi için binlerce hücreniz ayrı ayrı çalıştı.

    Bazen kemiklerinizden kana kalsiyum verilmesi sağlandı, bazen de tam tersi yapıldı ve kanınızda bulunan fazla kalsiyum, kemiklerinizden kana geri karıştırıldı.

    Ölen deri hücrelerinizin yerlerine yeni hücrelerin inşa edilmesi sağlandı.

    Bunun için bazı hücrelerin bölünerek çoğalmaları teşvik edildi.

    Beden ısınızın ayarlanması için trilyonlarca hücre birer mikro kalorifer gibi çalıştı.

    Her hücrenin çalışma hızları tek tek denetlendi ve kontrol altına alındı.

    Kanınızda ne kadar sodyum bulunduğu da hücreler tarafından denetlendi ve bulunması gereken sodyum miktarı özel mekanizmalar sayesinde ayarlandı.

    Kan basıncınızın tehlikeli bir şekilde yükselmesini veya düşmesini engellemek için hücreler basınç ölçümleri yaptılar ve gerekli önlemleri almak için gece gündüz çalıştılar.

    Damarlarınızın etrafında bulunan kas hücreleri kimi zaman kasılarak damarları daralttılar, kimi zaman gevşeyerek damarları genişlettiler.

    Böbreklerinizde bulunan bazı hücreler idrar sıvısının içinden bazen su, bazen de sodyum moleküllerini alıp kana karıştırdılar…

    Ve bunlara benzer binlerce işlem hormonlarınız vasıtasıyla gerçekleştirildi.

    Kısacası vücudunuzun her noktası -sizin yaşamınızı devam ettirmek için- teker teker kontrol edildi, eksikler giderildi ve düzen sağlandı. Siz hormon hakkında bir yazı okurken, hormon molekülleri “herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiş” (Furkan Suresi, 2) olan Allah’ın izniyle kendi vücudunuzun içindeki bütün bu olayların gerçekleşmesini mucizevi bir şekilde sağladılar.

    Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 67. sayı (Ocak 2010) 24. sayfada yayınlanmıştır.

  • Etiketler:hipofiz bezi hipofiz kisti hipofiz bezinde kist hipofizde kist pineal gland kisti nedir hipofiz bezi kisti pineal kist pinealgland beyindeki görevi ne hipofiz ve pineal gland pineal bezde kist tedavi pineal gland kisti tedavi beyinde hipofiz kisti pineal kist nedir hipofizdeki küçük kistler baş ağrısı yaparmı hipofiz tumorleri kac yilda buyur hıpofız kıstı hipofiz kist hifofiz tümörü ağrı yaparmı pineal bezde kist hipofiz tümörünün alınamaması
    Sella turcica: Sella turcica (Lat.: Türk eyeri); insanların yanısıra şempanze, orangutan ve gorillerin dahil olduğu insangiller familyasının (Hominidae) kafataslarındaki sfenoit kemikte bulunan eyer şeklindeki çukur.
    Kistik fibrozis: Kistik Fibrozis, akciğer, pankreas, barsak, ter bezleri dış salgı bezlerinde görülen, kalıtsal (genetik) bir hastalıktır.
    Kistik Fibrozis Kurumu: Kistik Fibrozis Kurumu (The Cystic Fibrosis Foundation); Amerika Birleşik Devletleri'nde 1955'te kurulmuş, kistik fibrozise çare bulma ve kontrol altına alma çalışmaları yürüten, kâr amacı gütmeyen bir kurumdur.
    Kistik higroma: Kistik higroma, gebeliğin erken dönemlerinde bebeğin boyun bölgesinde saptanabilen birden fazla odacıklı kistik yapılara verilen isimdir.
    Konjenital kistik akciğer hastalığı: Konjenital kistik akciğer hastalığı (İng. congenital cystic lung disease) nadir gelişim anomalilerini (anormallik) içeren ve akciğer ve solunum yollarında bozukluklara yol açan çeşitli hastalıklara (konjenital akciğer adenomatoid malformasyonları, akciğer bronşları sekeustrasyonu, bronş kistleri ve konjenital lob amfizemi) verilen genel bir addır.

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir