Hz Alinin Yüzüğü

abbas bekir bir bunu bunun dedi ebi eline etti gelen halk hz ali orta peygamber rezin sol zaman Hz Alinin Yüzüğü Hz Alinin Yüzüğündeki Yazı altınla ilgili hadisler hz alinin yüzüğü hz alinin..

Yüzük Takmakla İlgili Hadisler

2072 – Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a Habeş kralı Necâşi’den hediyeler geldi. İçerisinde Habeşi kaşlı bir de altın yüzük vardı. Resûlullah onu bir çöple veya tiksinerek bir parmağıyla aldı. Kızı Zeynep’in kızı Ümâme Bintu Ebi’l-Âs’ı çağırıp: “Yavrucuğum al şunu, takın!” dedi.”

2074 – Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yüzüğümü şu parmağa koymamı yasakladı -ve eliyle orta ve ondan sonra gelen (şahadet) parmağına işaret etti- buyurdu.”

2075 – Yine Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah yüzüğünü sağ eline takardı.”

2077 – İbni Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yüzüğü sol eline takardı ve kaşını avucunun içine getirirdi. İbnu Ömer de böyle yapardı.

2078 – Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) helâya girdiği zaman yüzüğünü çıkarırdı.” Rezin şu ilâvede bulunmuştur: “Yüzük Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın sol elinde idi.”)

2069 – İbni Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kendisine altından bir yüzük yaptırdı. Bunun üzerine halk da altın yüzükler yaptırdı. Bilahare aleyhissalâtu vesselâm minbere çıkıp oturdu, yüzüğü çıkardı ve:
“Vallâhi bunu ebediyen takmayacağım!” dedi. Halk da yüzüklerini çıkarıp attılar.”
Bir rivâyette şu ziyâdeyi yaptı: “Yüzüğü sağ eline takmıştı. “Bir diğerinde de şu ziyâde vardır: “Resûlullah (aleyhi’s-salâtu vesselâm) gümüşten bir mühür edindi, eline takmıştı. Sonra Hz. Ebe Bekir’in eline intikal etti, sonra Hz. Ömer’e, sonra da Hz. Osman’a (radıyallâhu anhüm)’a intikal etti. Eriş kuyusuna düşünceye kadar onun elinde kaldı. Üzerindeki yazı Muhammed Resûlullah idi.”

2071 – İbni Abbas (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir adamın elinde altından bir yüzük gördü. Onu çıkarıp attı ve:
“Biriniz tutup ateşten bir parçayı alıp eline koyuyor!” buyurdu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) gidince adama: “Yüzüğünü al (başka surette) ondan faydalan” dediler. O:
“Hayır! Vallâhi ebediyen almayacağım, onu Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) attı” dedi.”

2081 – Huzeyfe’nin kız kardeşi (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Ey kadınlar cemaati! Süs eşyanız gümüşten olmalıdır. Sizden hangi kadın altınla süslenir ve onu izhâr eder (yabancıya gösterirse), mutlaka onunla azaba maruz kalır.”

2082 – Ukbe İbni Âmir (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ehline takı ve ipeği yasakladı ve: “Eğer sizler cennet takılarını ve cennetin ipeğini seviyorsanız, bunları dünyada takınıp giymeyin” buyurdu.”
Nesâi’nin İbni Ömer’den yaptığı bir diğer rivâyette: “Resulullah, altın takınmayı, mukatta yani az bir parça olmak kaydıyla tecviz etti” denilmiştir.

2084 – Arfece İbnu Es’ad (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Cahiliye devrinde cereyan eden Külâb savaşında burnum isabet almış, bu sebeple gümüşten bir burun taktırmıştım. Bilahare kokmaya başladı. (Durumu kendisine açınca), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana altından bir burun yaptırmamı söyledi.”

2080 – Sevbân (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın yanına Fâtıma Bintu Hübeyre, elinde altından iri yüzükler (Feth) olduğu halde gelmişti. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam), kadının ellerine vurmaya başladı. Fâtıma da hemen (oradan sıvışıp) Resûlullah’ın kerimeleri Fâtımatu’z-Zehrâ (radıyallâhu anhâ)’nın
yanına girdi. Ona Resûlullah (aleyhissalatu vesselâm)’ın kendisine olan davranışını anlattı. Bunun üzerine Hz. Fâtıma (radıyallâhu anhâ) boynundaki altın zinciri çıkarıp: “Bunu bana Hasan’ın babası Hz. Ali (radıyallâhu anhümâ) hediye etti” dedi. Zincir daha elinde iken Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanlarına girdi ve şunu söyledi:
“Ey Fatıma! Halkın: “Resûlullah’ın kızının elinde ateşten bir zincir var!” demesi seni memnun eder mi?” dedi ve böyle diyerek oturmadan geri dönüp gitti. Bunun üzerine Fâtıma (radıyallâhu anhâ) zinciri çarşıya gönderip sattırdı, parasıyla bir köle satın aldı ve onu âzad etti.
Bu olanlar Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a anlatılınca: “Fâtıma’yı ateşten kurtaran Allah’a hamd olsun!” buyurdular.”

2079 – Ebe Hureyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Bir kadın Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek sordu:
“İki altın bilezik hakkında ne dersiniz, (takayım mı?)”
“Ateşten iki bileziktir, (takmayın!)” deyip cevap verdi. Kadın devamla:
“Pekalâ altın gerdanlığa (ne dersiniz?)” diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’dan yine:
“Ateşten bir gerdanlık!” cevabını aldı. O, yine sordu:
“Bir çift altın küpeye ne dersiniz?”
“Ateşten bir çift küpe!”
Kadında bir çift altın bilezik vardı. Onları çıkarıp attı ve:
“(Ey Allah’ın Resûlü), kadın kocası için süslenmezse, onun yanında kıymeti düşer” dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):
“Sizden birine, gümüş küpeler takınmasından, bunları za’feran veya abir ile sarartmasından kimse engel olmaz!” cevabını verdi.”

2085 – Hz. Enes (radıyallâhu anh) bildiriyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselàm)’ın kılıncının kabzasının üst kısmı (kabÎa) gümüştendi.
Nesâi’nin Enes’ten bir rivayetinde, “Resûlullah’ın kılıncının pabuç kısmı gümüştü, kabzasının baş kısmı (kabîa) da gümüştü. Bunlar arasında gümüş halkalar vardı” denmiştir.

2068 – Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhi’s-salâtu vesselâm) (İran Kisrasına göndermek için) bir mektup yazmıştı. Kendisine: “Onlar mühürlü olmayan mektubu okumazlar” denildi. Bunun üzerine gümüş bir mühür yaptırdı. Üzerine Muhammed Resûlullah cümlesini kazdırdı. Cemaate de:
“Ben bir mühür yaptırdım. Üzerine Muhammed Resûlullah kazdırdım, kimse bunu yüzüğüne kazdırmasın” buyurdu.”
Bir rivâyette şöyle gelmiştir: “Resûlullah (aleyhi’s-salâtu vesselâm) sağ (eli) ne gümüş bir yüzük taktı. Kaşı Habeşi idi. Karşı avucunun içine geliyordu.”

2070 – Büreyde (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhi’s-salâtu vesselâm)’ın yanına, parmağında demir yüzük bulunan bir adam uğramıştı. (Yüzüğü görünce): “Niye bazılarınızın üzerinde ateş ehlinin süsünü görüyorum!” buyurdu. Adam derhal onu çıkarıp attı. Sonra parmağında sarı renkli (pirinç) yüzük taşıyor olduğu halde geldi. Bu sefer.
“Niye sende putların kokusunu hissediyorum?” dedi Bilahare adam altın yüzük takmış olarak geldi`? Bu sefer de:
“Sende niye cennet ehlinin süsünü görüyorum?” dedi. Bunun üzerine adam:
“Öyleyse yüzüğüm neden olsun?” diye sordu.
“Gümüşten dedi, ancak ağırlığı bir miskale ulaşmasın.”

Etiketler:altınla ilgili hadisler hz alinin yüzüğü hz alinin yüzüğündeki yazı yüzükle ilgili hadisler hz ali nin yüzüğü altınla ilgili ayetler yüzük hakkında hadisler gümüş ile ilgili hadisler yüzük hadisi altın yüzükle ilgili hadis gümüş yüzük ile ilgili hadisler yuzuk hadis altın hadis kızın sol eline yüzük takması peygambermizin altın yüzükle ilgili hadisi altınla ilgili hadis peygamberimizin altınla ilgili hadisleri yüzük hadis hz alinin yuzugu altın yüzük ile ilgili hadisler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir