İlk Türk Devletlerinde Mesleki Eğitim

Sponsorlu Bağlantılar
adalet askerlik birl durum eden eski gibi hakan hukuk huzur ilk iyilik meclis meslek ortak İlk Türk Devletlerinde Mesleki Eğitim İlk Türk Devletlerinde Hükümdarın Görevleri türklerde ilk yazılı hukuk ilk türk devletlerinde ..

İlk Türk Devletlerinde Kültür Ve Medeniyet

Devlet Yönetimi
Türklerde hükümdarlar ülkeyi törelere, gelenek ve göreneklere göre yönetirlerdi. Hükümdarların görevi dağınık boyları toplamak, halkın ihtiyaçlarını gidermek, toplumda adalet ve eşitliği sağlamak, halkın huzur ve güvenini sağlamaktı.
Türklerde iktidarı ve hükümdarı kontrol eden, savaş ve barış gibi konularda devleti ilgilendiren önemli konuları görüşen ve kurultay adı verilen bir meclis bulunuyordu.
Bazı Türk hükümdarları kurultayın aldığı kararların bir kısmını uygulamamıştır. Bu durum kurultayın danışma meclisine benzediğini göstermektedir.
Eski Türklerde, devlet yönetme görevinin Hükümdarlara tanrı tarafından verildiğine olan inanç halkın Hakan’a mutlak bağlılığını sağlamıştır. Osmanlılara kadar Türk devletlerinde “Ülke toprakları hükümdar ailesinin ortak malıdır.” anlayışı devam etmiştir.
Bu uygulamanın sonuçları şunlardır:
• Aile üyeleri arasında sık sık taht kavgaları yaşanmıştır.
• Türk devletleri kısa sürede parçalanmış ve yıkılmıştır. Ayrıca irili ufaklı birçok devletin kurulmasına neden olmuştur.
• İç mücadeleler Türk devletlerinin zayıflamasına ve dış müdahalelere ortam hazırlamıştır.

Ordu
Türk devletlerinde hemen her Türk savaşa hazır durumda olduğundan, askerlik özel bir meslek sayılmazdı. Türk ordusunun temeli, atlı askerlerden meydana gelmiştir.
Düzenli ve disiplinli ilk Türk ordusunun kurucusu Mete Han’dır. Mete Han, Türk ordusunu “onlu sisteme” göre teşkilatlandırmıştır (Onbaşı, Yüzbaşı, Binbaşı ve Tümenbaşı gibi).

Hukuk
Eski Türklerde yazılı hukuk yoktu. Türklerin âdet, gelenek ve göreneklerinden oluşan yazısız hukuka “töre” (türe) denilirdi. Bununla beraber, törenin anayasa niteliğinde, adalet, eşitlik ve iyilik gibi değişmez ilkeleri vardı.
Uygurlarla birlikte hukuk daha sağlam ve şekilci bir nitelik kazanmıştır. Ticaret hayatının gelişmesi, kişiler arasındaki ilişkilerin “kanıtlanabilir” nitelikte olmasını gerektirdiğinden yazılı ve tanıklı sözleşmeler önem kazanmıştır.
Türklerde ceza işlerinin kesin hükme bağlanması ve devlet tarafından takip edilmesi toplumda “kan gütme” geleneğini engellemiştir.

Din ve İnanış
Türklerde en eski din Göktanrı dinidir. Gökten başka bazı dağ, ırmak, vadi gibi varlıklarda bir takım gizli güçlerin bulunduğuna inanılırdı.
Bu arada güneş ve ay kutsal sayılmıştır. Eski Türklerde tanrı, sonsuzdur ve herhangi bir şekle sokulamaz. Bundan dolayı Türklerde putçuluk olmadığı gibi putları korumak için yapılan tapınaklar da yoktur.
Öldükten sonra dirilmeye inanan Hunlar, ölülerini günlük eşyalarıyla birlikte gömerlerdi. Türklerdeki tek Allah inancı ve yeniden dirilme düşüncesi Türklerin İslâm dinini kolaylıkla benimsemelerinde etkili olmuştur. Türkler Maniheizm, Budizm, Nasturizm (tabiatçılık), Musevilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık gibi inançları kabul etmişlerdir.

Sosyal ve İktisadi Hayat
Hunlar ve Göktürkler dönemlerinde göçebe bir hayat süren halk çadırlarda yaşıyordu. Türklerin yaşadıkları coğrafi şartlar hayvancılık faaliyetlerini öne çıkarmıştır.
Türkler Uygurlar döneminde yerleşik hayata geçmişlerdir. Bu gelişmeler sonucunda Türklerde mimari gelişmiş, şehircilik ve şehir kültürü ortaya çıkmıştır.
Türk devletlerinde sosyal hayat sınıfsızdı. Başarılı olan bir kişi en üst görevlere kadar çıkabilirdi. Ayrıca Türklerde kölecilik anlayışı yayılmamıştır.
Elverişli bölgelerde tarım faaliyetleriyle uğraşılmıştır. Türkler arpa, buğday ve darı gibi tahılları yetiştirmişlerdir.
Yenilgiye uğratılan ve egemenlik altına alınan ülkelerden alınan yıllık vergiler ve halktan toplanan vergiler Türk ekonomisine destek olmuştur.
Türkler yakın komşularıyla yoğun ticari ilişkilerde bulunmuşlar, ticaret yaptıkları ülkelere canlı hayvan, konserve et, deri, kösele, kürk ve hayvani gıdalar satmışlardır.
Türklerin yaşadığı topraklardan geçen İpek ve Kürk Yolları Türk devletlerine önemli ölçüde gelir sağlamıştır

Etiketler:türklerde ilk yazılı hukuk ilk türk devletlerinde mesleki eğitim ilk türk devletlerinde hükümdarın görevleri ilk türk devletinde mesleki eğitim ilk müslüman türk devletlerinin kültür ve medeniyetleri türk devletlerinde kültür ve medeniyet türk devletlerinde kültür ilk türk devletlerinde inanç biçimleri ilk türk devletlerinde hakanın görevi nedir ilk turk devletlerindeki yasam türk devletinin kültür anlayışı türk hükümdarlarının görevleri ilk türk devletlerinde hakanın görevleri ilk türk devletlerinde bozkır kültürü yaygınmıydı eski türk devletlerinde hükümdarın görevleri ilk türk devletinin gelenek ve görenekleri ilk türk devletlerinde hukuk anlayışı ilk türk devletlerde mesleki eğitim eski müslüman türklerde gelenekle
Türkiye: Türkiye veya resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti (), başkenti Ankara olan ve Eski Dünya karaları denilen Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı noktada bulunan ülke.
Türkiye'nin köyleri: Türkiye'nin köyleri, Türkiye'de kırsal nüfusun yaşadığı yerleşme birimlerinden köy kanununun uygulandığı ve köy olarak tarif edilen sayısı 2010 verilerine göre 34.247'dir.
Karasal iklim: Karasal iklim: Kıtaların orta kesimlerinde deniz etkisinden uzak yerlerde, ve Kuzey Yarımküre'de etkili olan iklim çeşitidir.
Türkiye'de Karadeniz iklimi: Karadeniz iklimi (Okyanusal İklim veya Ilıman Deniz İklimi) asıl olarak Karadeniz Bölgesi'nde ve Marmara Bölgesi'nde Karadeniz kıyılarında ve Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür.
Türkler: Türkler veya Türkiye Türkleri, çoğunlukla Türkiye ve Osmanlı İmparatorluğu'nun eski topraklarında yaşayan, Türk halkıdır.
Mesleki Açık Öğretim Lisesi: Mesleki öğretim yapan Açıköğretim Lisesine bağlı kurumlardır.
Mesleki Yeterlilik Kurumu: Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK), meslek standartlarını temel alarak, teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin faaliyetleri yürütmek üzere 21 Eylül 2006 tarihli ve 5544 sayılı Kanun ile kurulmuştur.
Meslekî eğitim: Mesleki Eğitim (Mesleki eğitim ve öğretim ya da Mesleki ve Teknik eğitim), belirli ticaretle ya da meslekle ilgili işlere kişileri hazırlamak için genellikle akademik olmayan, çoğu zaman geleneksel özellikler gösteren eğitim.
METEB: Mesleki ve Teknik Eğitim Bölgesi ya da kısaca METEB, bir veya daha fazla meslek yüksekokuluyla öğretim programları bütünlüğü ve devamlılığı içinde ilişkilendirilmiş mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından oluşan eğitim bölgesidir.
Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü: Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü, Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, çıraklık eğitimi veren bir kurumdur.
Öğretmenlik: Öğretmen ya da hoca bir bilim dalını, bir sanatı, bir tekniği veya belli bilgileri öğretmeyi kendisine meslek edinmiş kimsedir, bu mesleğe de öğretmenlik denir.
Eğitim bilimleri: Eğitim bilimleri ya da pedagoji, eğitimi inceleyen bilim dallarının tamamına verilen addır. Eğitim bilimleri ailesi özellikle son yüzyıl içerisinde büyük bir gelişim kaydetmiş, 1960 sonrasında, post-sputnik döneminde hızlanarak bu günkü geniş aileyi oluşturmuştur.
EĞİTİM SEN: Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN), 23 Ocak 1995'te kurulmuş, şu an Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na bağlı sendikadır.
Eğitim teknolojisi: Eğitim teknolojisi "eğitim bilimleri" ailesinde yer almakla birlikte bilgisayar bilimleri, dizge kuramı, bilişsel bilimler, psikoloji, toplumbilim ve diğer bazı bilim dallarından beslenen, kendine has özellikleri olan, çokludisiplin bir bilim dalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir