İmkansız Sevgiliye Sözler

Sponsorlu Bağlantılar
ama damla direk karar ki oysa sefer selam senin sevgiliye yok zaman İmkansız Sevgiliye Sözler İmkansız Aşk Mektubu imkansız sevgiliye mektup imkansız sevgiliye sözle..

İmkansiz Sevgiliye..

Yalnızım yürüyorum sessizce yine
Kimsem yok yanımda derdimi paylaşacak
Resmin ısıtıyor ellerimi bu soğuk şehirde
Bir bir geçiyorum bomboş sokakları
Arıyorum seni hayallerimde imkansızım
Bulamıyorum…

Gülüşün,bakışın,duruşun geliyor gözümün önüne
Kapıyorum gözlerimi belki hayal gerçek olur diye
Korkudan ağlayamıyorum düşersin gözlerimden diye
Bir damla yaş olarak senin değilim diye

Üşüyorum,
Rüzgar esiyor acımadan sert ve soğuk
İçime işliyor bir nakış gibi sensizliği
Sensizlik

Sonu Olmayan Mektup

Sana bir mektup yazmak istedim. Her satırında sana olan sevgimi bulacağın,
her kelimesinde sana olan aşkımı göreceğin. Aldım elime en sevdiğim kalemi,
koydum masaya boş bir kağıdı. Başladım bişeyler karalamaya. Önce normal bir
giriş yaptım, selam ve hal hatır sorar türden. Sonra vazgeçtim direk konuya
girmek istedim. Ama ne yazacağıma bir türlü karar veremedim. Mektuba
başlayamıyordum. Birşeyler izin vermiyordu başlamama. Durup düşündüm biraz.
O zaman anladım ki, ben sana ne yazacağımı bilmiyordum aslında. Her satırda
sevgimi ve her kelimede sana olan aşkımı görmeni sağlamaya ne kelimeler
yeterliydi ne de cümleler. Bunun başka bir tarifi olmalıydı. Bir şekilde
anlatılmalıydı hissedilenler. Seni tarif etmeye yetecek bir dağarcığa mı
sahip değildim yoksa sen gerçekten tarif edilemezmiydin. Bir süre durup
öylece önümdeki kağıda baktım. Bembeyaz ve tertemiz duruyordu önümde. Aynı
içimdeki sen gibiydi. Sonra yeniden aldım elime kalemi. Bu sefer direkman
içimden geçenleri döktüm kağıda. Olmadı. Onlarıda beğenmedim. Yetersiz
kalıyordu herşey. Oysa ben öyle bir ifade, öyle bir tarif arıyordum ki
okuyanın hiç düşünmeden okuduğunda mektubun özüne ulaşabilmesi gerekiyordu.
Başladım düşünmeye. imkansız olamazdı bu tip bir ifadeyi bulmak. Zaten
imkansız kelimesine inanmazdım.

Biraz zaman geçti. Birden ürperdim. Üşüyordum. Bembeyaz karların ortasında
kalmış gibi üşüyordum. Şöyle bi toparlandım, etrafıma bakındım. Hava
kararmıştı, akşam olmuştu ve sobada yanıyordu. Ama ben hala üşüyordum.
Uyuyakalmıştım masada. Hep olduğu gibi yine seni düşünürken gözlerimi
kapatmam beni kendimden geçirmişti. Yoktun yanımda. Zaten olsan üşümezdim.
Üşüyemezdim. Konuşamaz, düşünemez sadece gözlerine bakar ve kaybolurdum.
Belki gözlerin aradığım o tarifi bulmama yardım ederdi. Kararlıydım
yazacaktım bu mektubu ve tam istediğim gibi olacaktı. Azimliydim. Resmini
aldım elime. Masamla duvarın bileştiği yere dikledim. Öyle sessiz, öyle
güzel ve öyle sevgi dolu bakıyordun ki bana birden mektubu unutup seni
seyretmeye başladım. Hayatımda ilk kez gördüğüm bir güzellik yada ne bileyim
tarifsiz bir olaya şahit olurmuşcasına seni izledim. Ayıramıyordum gözlerimi
resminden. Kalemi kağıdın yanına bıraktım ve seninle konuşmaya başladım.
Söylediğim şeylere cevap alamıyor olsamda belki sana söylemeye başladığım
kelimelerin arasında birden o sihirli ifadeyi sarfederim diye durmadan sana
seni anlatmaya başladım. Ama işte o an anladım. Ben bu mektuba
başlamamalıydım. Başlamamı engelleyen sebebi bulmuştum. Başlarsam bitirmem
gerekecekti ki benim sana olan sevgim sonsuzdu ve bitemezdi. O mektuba
başlarsam asla sana yollayamazdım çünkü ben yaşadııım sürece o mektup
bitmeyecekti. O mektup yetmezdi ne sana seni ne de sana bendeki aşkı
anlatmaya.

Kaldırdım kağıdı önümden. Koydum kalemi yerine. Anladımki bazı şeyleri daha
iyi anlayabilmem için bu mektubu yazmaya başlamam gerekiyordu. Anladım ki
gerçekten bazı şeyleri yaşamamız gerekiyordu yerine ve zamanına göre.
Anladım ki bazı şeyler sonsuz olabiliyordu. Tıpkı hiç bir şeyin imkansız
olmadığına inandığım gibi. Sadece zaman gerekiyor. Oysa hep zamanın hiç
birşeye ilaç olmadığına inanırdım. Ama haklıydım. Zaman yetmiyordu. Daha
nekadar zamanım olduğunu bilmiyordum. Günü yaşamalıydım. Oysa baktım ki bir
mektubu bitiremeyeceğimi bile zamanla anlamıştım. Hiç bir şey tam
istediğimiz anda olmuyordu.

Sonunda anladım ki, asla yazamayacağım, yazarak ifade edemeyeceğim, sonu
gelmeyecek ve bitip tükenmeyecek bir mektuptun sen. Okunduktan sonra bir
köşede unutulup yıllar sonra eline geçtiğinde tebessüm edebileceğin bir
kağıt parçası değildik biz. Çünkü sana olan sevgim bir mektup gibi okunulup
bitebilecek birşey değildi. Sonsuzdu. Ebediydi. Seninle birlikte var oldu,
benimle birlikte toprak olacaktı. Bu mektuba başlamam aslında bana birşeyi
daha öğretmişti. Kimsenin neden içindeki bu hisleri tam olarak tarif
edebileceği kelimeleri bulamayıp sadece o sihirli cümleyi kullandığını
anlamıştım artık. Aşk anlatılmazdı. Sadece yaşanırdı. Bende sana olan aşkımı
anlatamıyor ve sadece yaşıyordum. İşte bu yüzden benden öncekilerin yaptığı
gibi sadece o sihirli cümleyi kullanmakla yetinecektim….

SENİ SEVİYORUM…..

İmkansız`a Mektup-ıı

Seni düşünüyorum sevgili…
Uykunun huzurlu kollarına kendimi bırakamadığım, yatağımda uykuyu bekleyerek dönüp durduğum gecelerde düşlüyorum seni.
Kelimelerden köprüler kurabilmek, bazen de söylemeden bilebilmek istiyorum seni. Senin kelimelerinde; benim içimin en derininde sakladıklarımı bulmak istiyorum. Dünyaya senin gözlerinden baktığımda; hiç yabancılık çekmeyeceğimi bilmek istiyorum. Yaşamlarımızın o incecik detaylarında bulduğumuz yakınlıkları, aynılıkları paylaşabilmek istiyorum.
“Kimse bilmez, anlamaz nasılsa hepsi bende saklı kalsın” diyerek biriktirdiğim bütün ”az”larımı seninle çoğaltacağımı hissetmek istiyorum.
Benim yaşamım yaşanamayacak kadar karmaşık olmadı hiç. Karamsar ve iç sıkıcı dönemlerim oldu. Hatta kendime acıdığım uzun dönemlerim bile oldu. Karamsar ya da iyimser olmanın sadece bir tercih etme hali olduğunu öğrendim zaman içinde. Somurttuğum da hep zifiri karanlıklar sarmaladı beni. Gülümsediğim zaman hep karşımda parlayan bir umut ışığı gördüm. Sırf bu yüzden sana dair, sadece senin olan gülücükler biriktiriyorum kocaman.
Cevaba ihtiyacı olmayan sorular sormak istiyorum. Soru işaretsiz cümleler düşlüyorum seninleyken.
Bazen kitap gibi kurallı kaideli, olmalı ilişkimiz. Sonra çoklukla bozmalıyız o kuralları.
Çünkü yaşarken kitap gibi olunamıyor bilirsin. Yaşarken her kelime kendi anlamını beraberinde getiriyor. Ancak yaşarken kelimesiz kalmaktan korkuyorum sevgili…
Kelimesizliğin soğuğunda üşümekten çok korkuyorum. Çok kelimem var sana koşmaya can atan. Hiçbirinin sonunda soru işareti, nokta, virgül, ünlem olmasın istiyorum.
Söyle sevgili; sence ben imkansız olanı mı istiyorum?

Etiketler:imkansız sevgiliye mektup imkansız sevgiliye sözler imkansız aşk mektubu imkansız aşka mektup imkansız sevgiliye güzel sözler imkansız aşka yazılan mektuplar imkansız aşkıma mektup imkansız sevgiliye 2012 imkansiz sevgiliye imkansız aşkıma mektup 2012 imkansiz aska mektup imkansız aşk sözleri facebook site:webhatti.com ölürken sevgiliye yazılan mektup imkansız olan şeyler vardır bilirsin imkansız olan aşk sözleri sevgiliye mesajlar imkansiz sevgiliye imkansız sözler imkansız sevgiye ya imkansız aşk sözler sevgiliye yazılan en güzel aşk mektubu
Martin Mystere: Martin Mystere, İtalyan Bonelli Comics şirketi tarafından yayınlanmakta olan bir çizgi roman serisidir.
Sevgiliye (Aşkın Nur Yengi albümü): Sevgiliye, Aşkın Nur Yengi'nin 1990 yılında çıkan ilk albümüdür. 2,5 milyon satış rakamına ulaşmış ve neredeyse tüm şarkıları birer hit haline gelmiştir.
Sevgiliye (Funda Arar albümü): Sevgiliye, Funda Arar'ın Kıraç ile birlikte hazırlamış olduğu bir düet albümdür. Bu albümde yer alan, söz ve müziği Funda Arar'a ait olan "Seni Düşünürüm" şarkısı ile sözleri ve müziği Funda Arar ile Kıraç'a ait "Sevgiliye" şarkısına klip çekilmiştir.
Sevgiliye Son: Sedat Yüce tarafından seslendirilen ve 2001 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil eden şarkı.
Sözler ve Müzik (oyun): Sözler ve Müzik, Samuel Beckett'in bir radyo oyunu.
Sözlerim Silahım: Sagopa Kajmer'in Silahsız Kuvvet mahlasını kullandığı sıralarda çıkardığı ilk albüm. Sanatçının Silahsız Kuvvet serüveninde 2. ve son albümü ise İhtiyar Heyetidir.
Sözlerimi Geri Alamam: Bulutsuzluk Özlemi'nin 2004 yılında verdiği bir konserin kaydı olan konser albümü Bulutsuzluk Senfoni'nin en çok ses getiren aynı zamanda grubun en bilinen parçalarındandır.Grubun bazı konserlerinde şarkıya Şebnem Ferah da eşlik etmiştir.Şarkının söz ve müziği Nejat Yavaşoğulları'na aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir