İnorganik Bileşiklerin Özellikleri

Sponsorlu Bağlantılar

İnorganik Bileşiklerin Özellikleri ve İnorganik Bileşiklerin Özellikleri Hakkında Bilgi ile ilgili bu yazıda İnorganik Bileşiklerin Özellikleri hakkında kısa özet bilgiler bulabilirsiniz. Not denizinden…


İnorganik Bileşiklerin Özellikleri

İnorganik Bileşiklerin Özellikleri

A-SU
*SUYUN ÖZELLİKLERİ:
a)Su en iyi çözücüdür ( Polar ve iyonik yapılı bileşikler için.)
b) Suyun çok yüksek bir ısı emme kuvveti vardır. Bu yüzden canllılar terleme olayı ile artan vücut ısısını düşürürler.
c) Su donup buz haline geçince hacmi genişler ve özağırlığı küçülür dolayısıyla özkütlesi küçüleceğinden buz su da yüzer. Bu da deniz canlılarını donmaktan korur. Yani su yüzeyden donar.
D) Hücrede biyokimyasal reaksiyonlar sulu bir ortamda gerçekleşir. Çünkü bu tepkimeleri yürüten enzimler ancak sulu bir ortamda çalışabilirler. Suyunu kaybeden bir hücrenin ölme sebebi budur.

e) Hücrede hidroliz ve dehidrasyon sentezi reaksiyonlarına su kullanılır ve açığa çıkar.
HİDROLİZ: Büyük moleküllerin su katılarak en küçük birimlerine ayrılması reaksiyonudur. Örneğin:

PROTEİN + (n-1) Su Enzimler n Aminoasit

DEHİDRASYON SENTEZİ: Küçük moleküllerden büyük moleküller yapılırken su açığa çıkar. Örneğin:

n GLİKOZ Sentez enzimleri NİŞASTA + ( n- 1 ) SU

f)) Suyun adhezyon ve kohezyon özelliği vardır.
Adhezyon:Suyun yüzeylere tutunma özelliği
Kohezyon: Su molekülleri arasındaki hidrojen bağlarından kaynaklanan çekim kuvveti ile su moleküllerinin birbirini çekmesi özelliği.
Örneğin Bitkilerde suyun köklerden yapraklara kadar taşınmasında bu iki kuvvet etkilidir.

g) Su Her sıcaklıkta buharlaşabilir.

B- ASİT-BAZ VE TUZ

ASİT: Su da çözündüğünde ortama Hidrojen iyonu veren maddelere denir.

Örn: HCl + H2O H+ +Cl-

BAZ :Su da çözündüğünde ortama Hidroksit iyonu veren maddelere denir.

Örn: NaOH + H2O H+ +OH-

Bir ortamın asitlik-bazlık derecesinin ölçüsü pH ’tır. Ortamların pH’ı
pH metre ile ölçülür. pH = – log [ H+ ] demektir. Kimyadaki bu formülle bütün ortamların alabileceği pH değerleri ölçülmüş ve 0 ile 14 arasında rakamlar bulunmuştur.

Buna göre pH metreyi çizersek:

HCl NaOH
0 7 14
Asitlik Artar Nötr Bazlık Artar

* pH DERECESİNİN CANLILAR İÇİN ÖNEMİ

Canlılarda biyokimyasal reaksiyonlar belli bir pH derecesinde gerçekleşir. pH değerindeki çok küçük oynamalar canlı hayatını tehlikeye sokabilir.Örneğin İnsan Kanının pH’ ı 7,4’ dür. Bu değer 7’ye düşerse veya 7,8’e çıkarsa insan ölebilir. Çünkü Biyokimyasal reaksiyonları gerçekleştiren enzimler belirli bir pH değerlerinde çalışır. Bu küçük değişimler enzimlerin çalışmasına engel olur.Örneğin Protein sindiriminden sorumlu iki enzim olan pepsin vs tripsin farklı pH dercelerinde çalışır. Mide enzimi olan Pepsin pH= 2’de , Oniki parmak bağırsağı enzimi Tripsin ise pH= 8’de etkindir

TUZLAR: Asitlerle bazlar reaksiyona girdiğinde tuzlar oluşur

ASİT + BAZ TUZ + SU

HCl + NaOH NaCl + H2O

Tuzlar canlı hücrelerde hüce içi osmotik basıncın ayarlanmasında ve su alış verişinde etkilidir. Yine Hücrede biypkimyasal reaksiyonların devamı için canlı vücudunda ve hücrelerde sabit bir oranda tuz bulunması gerekir. (Homeostasi= İç denge )

C- MİNERALLER

Mineraller bütün canlılar için önemli inorganik bileşiklerdir.

*MİNERALLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ:

a) Çok küçük olduklarından sindirim sisteminde sindirilmeden doğrudan kana geçerler.
b) Enerji verici değildirler
c) Bazı enzimlerin aktifleştirici kısmı olan Kofaktörler Mineral iyonlarından oluşur. İnsanlarda mineral eksikliğine bağlı bazı metabolik hastalıkların ortaya çıkması enzimlerin çalışamayıp biyokimyasal reaksiyonların durmasıdır. Örn: Mg ve Ca minerallerinin iyonları birçok enzimin kofaktör kısmını oluşturur.
d) Vücutta sadece düzenleyici görevleri vardır.
e) Bazı mineraller vücutta ve hücrede yapıya da katılabilir. Örn: Kemik ve diş yapısına Ca ve P tuzları, Proteinlerin yapısına N,P,S mineralleri, kanda solunum gazlarını taşıyan hemoglobinin yapısına Fe minerali, fotosentezin önemli molekülü klorofilin yapısına Mg minerali vb.

MİNERALLERİN İNSAN VÜCUDU İÇİN ÖNEMİ

Minerallerin düzenleyici görevleri olduğundan eksikliğinde insanlarda önemli hastalıklar ortaya çıkabilir.

Örneğin: Ca minerali kemik oluşumuna katıldığından eksikliğinde çocuklarda RAŞİTİZM, yetişkinlerde OSTEOMALAZİ hastalığı ortaya çıkar. Bu hastalıklarda kemikler sertleşmez. Yumuşak kalır.

Fe eksikjliğinde -hemoglobinin en önemli bileşeni Fe olduğu için – ANEMİ (Kansızlık ) ortaya çıkar. Çünkü solunum gazlarını kanda taşıyan hemoglobin Fe eksikliğinde yeterli sentezlenemez. Demirli yiyeceklerle eksikliği giderilebilir. Örn: Üzüm, Pekmez gibi.

İyot ( I ) eksikliğinde GUATR hastalığı meydana gelir. Çünkü; Tiroid bezinin salgısı olan TİROKSİN hormonun yapısına iyot katılır. Yeterli iyot alınamazsa Tiroid bezi daha fazla tiroksin salgılayabilmek için yapısını büyütür ve GUATR oluşur. İyotlu tuzla ve besinlerle tedavi edilebilir.İçme sularında iyot minerali eksikliğinde GUATR ortaya çıkar.

Özelikle Mg ve sonra Ca minerali gibi birçok enzime kofaktör olan bu minerallerin vücuttaki eksikliğinde enzimler çalışamayacağından insanlarda birçok metabolik hastalıkar ortaya çıkar.

MİNERAL BAKIMINDAN ZENGİN BESİNLER:

Mineral ihtiyacının karşılanması için öncelikle çok bulundukları bitkisel besinlerden faydalanılmalıdır. Hayvansal besinlerden et,yumurta, Süt ve süt ürünleri Ca bakımından zengindir. Özellikle büyümekte olan çocuklar ve gençler bu besinlerden bol almalıdır.

Etiketler:İnorganik Bileşiklerin Özellikleri İnorganik Bileşiklerin Özellikleri Hakkında Bilgi İnorganik Bileşiklerin Özellikleri Nelerdir
İnorganik kimya: İnorganik kimya, (anorganik kimya olarak da bilinir) inorganik, organik olmayan, yani karbon-hidrojen bağı içermeyen bileşiklerin özelliklerini ve kimyasal davranışlarını inceleyen kimya dalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir