İnsan Ne İle Yaşar Özeti

Sponsorlu Bağlantılar
adama almak dedi diye ekmek emek etti evin fikri geldi gitti insanlar koyun mihael orada sabah ucuz yara yemek yetti İnsan Ne İle Yaşar Özeti İnsan Ne İle Yaşar Kısa Özeti insan ne ile yaşar konusu insan ne ile yaşar özeti..

İnsan Ne İle Yaşar Ana Fikri Nedir?

sorunun cevabını istiyorum.

İnsan Ne İle Yaşar Konusu Ve Ana Fikri

insan ne ile yaşar’ın konusu ve ana fikrini sölermisiniz lütfen ya

Tolstoy İnsanlar Ne İle Yaşar? -kitap Ozeti

Kitap Kahramanları

Matryona
Simon
Mihael

Kitapta bir meleğin Allah tarafından cezalandırılışı anlatılmaktadır.

—————————————————————————-

Simon ne evi nede kendine ait toprağı olan bir kunduracı. Karısı ve çocukları ile kulübede yaşıyordu. Emek ucuz ekmek ise pahalı…

Bir gün Simon koyun postu almak için köye gidecekti. Köye gitti ve koyun postunu satın alacağı kişi evde yoktu. Simon geri dönmeye koyuldu. Geri dönerken Türbenin arkasında oturan çırıl çıplak adamı gördü. Orada oturan adam Mihael yani Allah tarafından cezalandırılan melekti. Simon önce korktu ve görmemezlikten geldi. Sonra içine bir kurt düştü geri döndü. Adamın üstünde herhangi yara,bere yoktu. Adam oracıkta yaslanmış oturuyordu. Mihael gözlerini açtı ve Simon’un yüzüne baktı. Bu bakış Simon’un adamı sevmesine yetti. Simon üstündeki birkaç parça eşyayı Mihael e verdi ve ikisi beraber evin yolunu tuttular.

Eve geldiklerinde Simon’un karısı Matryona kızgındı. Eve bir dilenci getiriyor diye sinirlenmişti. Üstelik üstünde Simon’un eşyalarını görünce siniri iki katına çıktı. Matryona Simon’u yanına çağırdı ve konuştu. Simon birden itiraz etti.
“Neden ön yargılı davranıyorsun? Önce adama sor neyin nesisin diye! ” dedi. Matryona dahada öfkelendi. Ardından yemek yediler. Matryona Mihael e yemek verdi ve Mihael gülümsedi,yüzünde bir nur açığa çıktı.

Simon adam hakkında herhangi bir bilgi hala bilmiyordu. Sabah uyandığında ilk işim ona soru sormak olacak dedi ve uyudu.

Sabah olduğunda Simon kalktı Mihael hala uyuyordu. Simon un sesine birden uyandı. Simon ona ne iş bilirsin dedi. Ve o hiç bir iş bilmem dedi. Simon birden şaşırdı. Öğrenmek istiyormusun dedi ve İnsanlar çalışır, bende çalışacağım dedi. Simon sonra adını sordu ve Mihael dedi. Mihael kendi hakkında en ufak birşey bile söylemedi.

Ardından Simon Mihael’i Kundura dükkanına aldı ve çalışmaya başladılar. Mihael işi 1 ayda öğrenmesine rağmen Simon’dan daha güzel işler yapıyordu.

Bir kış günü Simon ve Mihael çalışırken kızağa koşulmuş üç atın çektiği, zilleri olan bir araba kulübelerinin önüne geldi. Merakla pencereden dışarı baktılar. Kürk paltolu biri arabadan indi. Matryona yerinden fırlayıp kapıyı hemen açtı. Simon ayağa kalktı ve beyefendi ye selam verdi. Ve şaşkın şaşkın ona baktı.

Beyefendi yardımcısından deriyi getirmesini istedi. Ve Simon’dan onun için bir çizme yapmasını istedi. Bir yıl giymek istediğini , ne şekli bozulsun ne dikişleri sökülsün isteyen bir çizme yapmasını istedi. Simon kızgın adamı görünce korkmuştu ve yavaşca Mihael e işi alıp almaması gerektiğini sordu. Mihael evet al dedi. Ve Simon beyefendinin ölçüsünü aldı. Beyefendi diz kısmını dar yapmamasını istedi. Beyefendi Mihael’e ona iyi bak dedi. Bu çizmelerin 1 yıl dayanmasını istediğini söyledi. Mihael oraya baktı ve tekrar gülümsedi yüzünde nur açığa çıktı .

Mihael ve Simon işi yapmaya koyuldu. Fakat Mihael çizme değil Terlik yapmıştı. Simon aniden bağırdı Ne yaptın diye. Aniden beyefendinin yardımcısı içeriden girdi. Beyefendinin karısı çizmeler için göndermişti. Ve artık o çizmelere ihtiyacı olmadığını, beyefendinin öldüğünü söyledi. Buradan ayrıldıktan sonra eve kadar bile yaşamadığını söyledi. Mihael ardından deriden artakalanları topladı,sardı yaptığı hafif terlikleri birbirine vurup önlüğüne sildi sonrada onları deri paketiyle birlikte uşağa verdi.

Ve birgün ikisi dükkanda durarken bir kadın ve iki çocuk geliyordu. Mihael onları görünce yine gülümsedi ve yüzünde nur açığa çıktı. Kadın içeriye girdi ve iki kız için baharlık deri ayakkabı yaptırmak istediğini söyledi. Ve ardından Simon’a hikayeyi anlattı.

Simon Mihael e sordu “Yüzün neden ışıldıyor neden 3 kez gülümsedin ? “
Ardından Mihael cevap verdi “Çünkü cezalandırılmıştım. şimdi Allah beni affetti. Bu yüzden ışıyorum ve üç defa gülümsedim nedenmi ? Çünkü Allah beni 3 hakikati öğrenmem için Dünyaya yolladı. .” Simon tekrar sordu. “Neden Allah seni cezalandırdı?” Ardından Mihael tekrar cevap verdi ” Çünkü ona itaat etmedim. Allah beni o annenin ruhunu almak için Dünyaya göndermişti. fakat Mihael acımıştı anneye. Çünkü o çocukları emzirecek kişi yoktu. Ve ben annenin ruhunu almadım tekrar semaya erdim. Ardından Allah beni cezalandırdı.”

Simon ve Matryona heyecanla onu dinliyordu. Matryona’nın içi öylesine ferahlamıştı ki… Ardından Simon sordu ” Neymiş o üç hakikat?”
Mihael cevapladı ” Allah’ın bana söylediği ilk soru şuydu. ‘İnsanın kalbine ne hükmeder?’ ve anladım ki insanın kalbine sevgi hükmeder. ikinci soru ise ‘İnsana ne verilmemiştir ? ‘ İnsana kendi ihtiyaçlarının bilgisi verilmemiştir. ve üçüncü soru ise ‘İnsan ne ile yaşar?’ ve anladım ki İnsanın elinde hiçbirşey olmasa bile Allah sevgisi olsun yeter. Yani insan Allah’a inanmadan yaşayamaz…

————————————————————————–

Özet tamamen kendi tarafımdan yapılmıştır

İnsan Ne İle Yaşar? [lev Nikolayevich Tolstoy]

Simon gecenin karanlığında evine doğru büyük adımlarla gidiyordu. Vakit gece yarısını çoktan vurmuştu. “Eve az kaldı” dedi Simon. Köşeyi döndüğünde eski kilisenin duvarına oturan çıplak bir adam gördü. Kendi üstünde karısını montu ve kendi hırkası olduğu halde çok üşüdüğünü düşünüyordu bu adamı görene dek. Belki de bundan dolayı ona acıdı ve kendi üstündeki montu ona verdi ve kendisiyle gelmesini söyledi.
Eve vardıklarında ikisi de donmak üzere olduklarını hissettiler. Simon yabancıyı karısıyla tanıştırmaktan korkuyordu çünkü kadın gerçekten eli maşalı biriydi. Karısı yabancıyı görünce şöyle bir süzdü , kendi montunun onun üzerinde olduğunu gördü ve Simon’u gözüyle öbür odaya çağırdı.
“Yiyecek ekmek için komşudan ödünç un aldım sense dışardan topladığın adamları eve getiriyorsun” dedi Polya Simon’a.
Simon ise “O bize tanrı misafiri çünkü onu kilisenin duvarında otururken buldum, uğursuz bir sarhoş olsaydı kiliseye yaklaşır mıydı?” dedi.
Polya Simon’a hak verdi. İçeriye gidip yabancıyı bir daha süzdü ; adam uzun boylu , yakışıklı , o kadar kaslı olmayan biriydi buralardan olmadığı belliydi. Bir ara göz göze geldiler
Polya adamın gülümsediğini fark etti,o da gülümsedi.
Bu evde üç çocuğuyla birlikte Simon ve eşi Polya oturuyordu. Simon ayakkabı ustasıydı.
Yaptığı ayakkabılar o çevrede ün salmıştı ne var ki bugünlerde pek iş yoktu. Üstüne üstlük birde bu yabancı eve gelmişti.
Polya yabancının fırının üstünde yatmasını uygun buldu, çünkü burası fırının ısısıyla sıcacık olurdu. Hemen yerleri hazırladı. Simon yatmadan önce adamın adını dahi bilmediğini fark etti ve adını sordu adam geldiğinden beri tek kelime bile konuşmamıştı kısık bir sesle adını söyledi; “Piyotr Petroviç”
- – - – - – - – - – - – - – - – - – - – - – - – -
Sabah olmuştu;
Polya kahvaltıyı hazırlamış, Simon ise yapacağı ayakkabıların derisini hazırlıyordu , Piyotr da onu izliyordu. “Ayakkabı yapmasını bilir misin?” diye sordu Simon ; hayır anlamında başını salladı Piyotr.
Polya kahvaltının hazır olduğunu söyledi. Piyotr ve Simon yerlerinden kalkıp yemeğin başına geldi. Kahvaltıda biraz ekmek ve peynir yedi Piyotr. Sonra ikisi birden tezgaha oturdular Simon Piyotr’a bu işi öğretmeye kararlıydı.
Piyotr kısa sürede işi kaptı, çok güzel dikiş atabiliyordu, bir süre sonra Simon’dan daha iyi ayakkabılar yapmaya başladı. Bu sayede Simon’un işleri gün gittikçe daha da iyileşiyordu. Ayakkabıları Piyotr dikiyor Simon ise ona yardım ediyordu. Polya da Piyotr’u kardeşi gibi seviyor onun için elinden geldiği kadar iyi yemekler yapmaya çalışıyor, bunu bir borç olarak biliyordu çünkü Piyotr yaptığı mükemmel ayakkabılara karşılık para almıyordu.
- – - – - – - – - – - – - – - – - – - – - – - – -
Günler böyle geçiyordu Piyotr geleli üç yıl olmuştu; bir gün kalın, kürkten yapılma bir montla civarın zenginlerinden biri geldi. Kapıdan içeri zor girebildi çünkü çok şişmandı. Adam zübbenin tekiydi , elinde pahalı olduğu belli olan kaliteli bir deri taşıyordu ve söze başladı; “Bana bu deriden bir bot yapacaksın, eğer bu botun dikişleri iki yıldan daha önce açılırsa evini başına yıkarım ayrıca bu bot içine su almayacak” dedi.

İnsan Ne İle Yaşar Kitabının Türü Nedir?

insan ne ile yaşar kitabını türü nedir?

Etiketler:insan ne ile yaşar konusu insan ne ile yaşar özeti insan ne ile yaşar kısa özeti insan ne ile yaşar ana fikri insan ne ile yaşar kitap özeti insan ne ile yaşar insan ne ile yaşar özeti kısa insan ne ile yaşar kitap özeti kısa insan ne ile yaşar kitabının ana fikri insan ne ile yaşar özet insan ne ile yaşar ana fikri nedir tolstoy insan ne ile yaşar ana fikri insan ne ile yaşar kitabının konusu nedir insan ne ile yaşarın ana fikri insan ne ile yaşar ana fikir insan ne ile yaşar kısaca özeti insan neyle yaşar özeti insan ne ile yaşar kısa kitap özeti insan ne ile yaşar ana düşüncesi insan ne ile yaşar kitabının konusu
İnsan sindirim sistemi: İnsan sindirim sistemi mekanik (fiziksel) ve kimyasal sindirim olarak ikiye ayrılır. Mekanik (fiziksel) sindirim molekülleri kücük moleküllere ayırmaktır.
İnsani Gelişme Endeksi: İnsani Gelişme Göstergesi (Human Development Index), Dünya'daki ülkeler için yaşam uzunluğu, okur yazar oranı, eğitim ve yaşam düzeyi doğrultusunda hazırlanan bir ölçümdür.
İnsan hakları: İnsan hakları, tüm insanların sahip olduğu temel hak ve özgürlüklere denir. İnsan hakları, ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır.
İnsansılar: İnsansılar veya İnsansı maymunlar (Hominoidea), Eski Dünya maymunlarından bir primat üst familyası. İnsansılar üst familyası iki familyaya bölünür; gibongiller veya küçük insansı maymunlar (Hylobatidae) ve insangiller veya büyük insansı maymunlar (Hominidae).
Yaşar Kemal: Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli, 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı.
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz: Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Aziz Nesin'in ilk olarak radyo oyunu olarak yazdığı eser. Aziz Nesin tarafından sırasıyla sahne oyunu, sinema filmi, çizgi roman, televizyon filmi ve roman olarak uyarlanmıştır.
Yaşar Nabi Nayır: Yaşar Nabi Nayır (d. 25 Aralık 1908, Üsküp - ö. 15 Mart 1981, İstanbul), Türk şair, yazar ve yayıncı.
Yaşar Büyükanıt: Mehmet Yaşar Büyükanıt (d. 1 Eylül 1940, İstanbul). Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 25. Genelkurmay Başkanı.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir