İnsan Vücudunda Ne Kadar Kan Var

araya bir cdir insan kalbi kalem karbon ki kilo mavi muz sari teli vs..

Meğer İnsan Vücudu Neymiş

Meğer İnsan Vücudu Neymiş
Meğer İnsan Vücudu Neymiş

* Vücudumuzda bulunan yağla 7 iri sabun kalıbı yapabiliriz.
*O kadar çok karbon taşırız ki bunları bîr araya toplayıp kullanmak mümkün olsa; 9000 adet kurşun kalem yapabiliriz.2200 kibrite yetecek kadar fosforumuz, 250 gramdan fazla sürfürümüz, bir kaşık dolusu muz mağnezyummuş, 5 cm boyunda bir çivi yapacak kadar demirimiz vardır.

*Vücudumuzda 25 milyar oksijen alıcı kırmızı kan yuvarlakları bulunmaktadır. Bunları bir yüzey üzerine yayacak olursak 2570 metre karelik bir alanı kaplar.

*Bebekken 270′den fazla kemiğimiz varken, büyüdükçe bunların bazısı birbiriyle kaynaşarak sonunda sadece 206 kemikle kalırız.

*Kalbimiz normal olarak dakikada 70-72 kere atar. Bu atışa göre, 70 yaşındaki insanın kalbi 2500 milyon kere atmış ve bu süre içindede 167561600000 kilo kan, damarlarımıza pompalamıştır

*Normal bir vücut ısısı ile, insanın dayanabileceği en sıcak suyun ısısı 110°Cdir.

*Normal bir insan vücudunda bulunan elektrik, 25 Wattlık bir lambayı dakikalarca yakabilir.
*Esmerlerde 120 bin, sarışınlarda ise 140 bin adet saç teli vardır. Her geçen gün başımızdan 25.000 arasında saç teli kopar ve yerine yine aynı sayıda yenileri çıkar.

*Tek bir dakika içerisinde 1025 cm küplük havayı içimize çeker, 4 kilograma yakın kanı vücudumuz içinde devrederiz.

*Yapılan araştırmalara göre 6 dakika su altında kalabilir, 20 dakika nefesimizi tutabilir, sıfırın altında 103 derecelik bir soğuğa karşı koyabiliriz. 30 gün aç 110 saat da uykusuzluğa dayanabiliriz.
*Tırnaklarımız bir yılda 3,75 metre kadar uzar.

*İnsan doğduktan bir kaç gün sonraya kadar, hiç birşey duymayacak kadar sağırdır.

Bukadar OLMAZZ …..

Genç kadin, bebegin güzelligi karsisinda büyülenmis gibiydi. Kivircik sari saçlari, iri mavi gözleri, kalkik bir burun ve küçük kirmizi dudaklariyla bir kartpostali andiran bebek, kadinin simdiye kadar
gördügü en cana yakin kiz çocuguydu. Onun ipek yanaklarini daya doya öpmek ve cennet kokusunu içine çekmek için egildiginde :

“Dokunma bana …” diye bir ses duydu. “Beni oksamaya hakkin yok senin…” Kadin korkuyla irkilip etrafina bakindi. Bebekle kendisinden baska içerde kimse yoktu. Ayni sesi tekrar duydugunda bebege döndü.
Aman Allah’im!.. Yeni dogmus gibi görünmesine ragmen konusan oydu. “Bana yaklasmani istemiyorum” diye devam etti. “Hemen uzaklas benden…” Kadin, biraz olsun kendini toplayarak :
“Çocuklarimiz hep erkek oluyor” dedi. “Onlar da güzel ama kiz çocuklari baska. Bu yüzden seni öpmek istedim.” “Beni öpemezsin” diye aglamaya basladi bebek. “Benim de seni öpemeyecegim gibi…”
“Neden ?” diye sordu kadin.”Neden öpemezsin ki ?” Bebek, hiçkiriklara bogulurken : “Bunun sebebini bilmen gerekir” dedi.
“Düsünürsen mutlaka bulacaksin…” Kadin, neler olup bittigini hatirlamak üzereyken kendine geldi. Özel bir hastanenin en lüks odasinda yatiyor ve narkozun tesirinden midesi bulaniyordu.
Aile dostlari olan taninmis doktor, odayi dolduran çiçeklerden bir tanesini vazodan çikartip kadina uzatirken: “Geçmis olsun hanimefendi” dedi. “Basarili bir kürtajdi dogrusu.
Ha..! Sahi, “kiz”mis aldirdiginiz bebek.”
__________________
Sözlerini Tutmaya Alışkanlık Edenler Değerleri ile Yükselirler

Vücut Sıcaklığını Kontrol Altında Tutan Mükemmel Sistem

Vücut Sıcaklığını Kontrol Altında Tutan Mükemmel Sistem

Vücudumuzda ısı üretimi ve ısı kaybını ayarlayarak normal vücut sıcaklığını koruyan mükemmel bir kontrol mekanizması vardır. Vücudumuzdaki küçücük bir organ tarafından yönetilen bu sistem, insanın Yaratıcımız olan Allah’a karşı duyduğu hayranlığı bir kez daha artırmaktadır…

Bütün organ ve dokularımız birbirleriyle olağanüstü bir koordinasyon ve denge içinde çalışır. Bunun sağlanmasında önemli bir etken de vücut ısımızın dengede olmasıdır. Isı, hücrelerdeki enerji kazanımı sırasında yan ürün olarak açığa çıkar. Isıyı bedenin geneline dağıtmanın ve beden sıcaklığını dış ortam sıcaklığına göre ayarlamanın yaşamsal bir önemi vardır. Örneğin eğer vücudumuzun ısı dağıtım sistemi olmasaydı, kol gücüyle yaptığımız bir iş sonucunda kollarımız aşırı derecede ısınır, diğer bölgelerimiz ise soğuk kalırdı. Böyle bir yapı ise, metabolizmaya büyük zarar verirdi. İşte bu nedenle ısı bedene kan dolaşımı yoluyla eşit olarak dağıtılır.

Vücudumuzda meydana gelen kimyasal olayların hızı sıcaklık ile değişir. Enzim sistemlerimiz optimum işlevlerini ancak çok dar bir sıcaklık sınırı içinde gerçekleştirebilirler. Bu yüzden normal vücut fonksiyonlarımızın sürdürülebilmesi için dar sınırlar içinde sabit tutulan bir vücut ısısına gerek vardır. Normal vücut ısısı 36,3 oC ile 37,1 oC sınırları arasında değişir. İşte vücudumuzun bu dar sıcaklık aralığında sağlıklı kalabilmesi için Yüce Allah son derece mükemmel bir uyum içinde çalışan sistemler yaratmıştır.

Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır. Sonra onun soyunu bir özden (sülale’den), basbayağı bir sudan yapmıştır. Sonra onu ‘düzeltip bir biçime soktu’ ve ona Ruhundan üfledi… (Secde Suresi, 7-9)

Hipotalamus, Vücudumuzda Mükemmel Bir ‘Termostat’ İşlevi Görür

Vücut sıcaklığımızın sabitliği, son derece hassas bir mekanizma ile kontrol edilir. İçinde bulunduğunuz ortamda ısı kaç derece olursa olsun vücut ısınızın hep 36.5- 37.5 derece arasında sabit tutulması gereklidir.

Vücut ısısının ani bir şekilde düşmesi veya yükselmesi ölümle sonuçlanır. Sağlıklı bir insanın vücut ısısı, vücudundaki sistemler sonucunda bir gün içinde en fazla 0.5 derece fark eder.

Vücut sıcaklığını ayarlayan merkez, beynimizde bulunan hipotalamus bezidir. Hipotalamustaki bu merkez adeta bir termostat gibi çalışır ve normal koşullar altında 36.7oC’ye ayarlanmıştır.
Vücudun iç ısısı veya beyin ısısı;

36.7oC’nin altına düşerse, hipotalamusa, vücutta ısı üreten ve ısı kaybını engelleyen mekanizmaları çalıştırması emri verilir.

36.7oC’nin üstüne çıkarsa, o zaman, ısı üreten mekanizmaların durdurulması ve ısı kaybına yol açan mekanizmaların çalıştırılması komutu gelir.

Burada dikkat edilmesi gereken temel nokta şudur: Hipotalamus şuursuz hücrelerden oluşmuş bir organdır. Bir hücre vücut ısısının ne olması gerektiğini hesaplayamaz. Ya da elde ettiği verilere göre en ideal kararları verip, bunu vücudun uzak bir ucundaki bir başka hücreye uygulattıramaz. Ancak hipotalamusta bulunan hücreler, vücuttaki dengelerin sağlanması için Allah’ın sonsuz ilminin ve aklının delillerinden olan olağanüstü şuur gerektiren hareketler yaparlar.

Isı Kaybı Mekanizmaları Nelerdir?

Vücut sıcaklığının düşürülmesi için ilk aşama vücut içindeki ısının deriye taşınmasıdır. Vücudun iç ısısını deriye taşıyan en önemli işlem, kan damarlarının genişletilmesidir. Vücut ısısı yükseldiğinde damarlar genişletilerek deriye ısı iletimi artırılabilir. Diğer ısı kaybı mekanizmaları ise şunlardır:

Kondüksiyon (iletim): Etrafa temas ile vücuttan ısı kaybedilmesine kondüksiyon, ısınan havanın vücut yüzeyinden uzaklaştırılmasına da konveksiyon denir. Örneğin yazın serinlemek için kullandığımız vantilatör konveksiyon ile ısı kaybını sağlar.

Radyasyon (ışınım): Kızılötesi ısı ışınlarıyla ısı kaybıdır. Çevre sıcaklığı düşük olduğu zaman, vücut sıcaklığı bu yöntem ile kaybedilir. Ancak çevre daha sıcaksa aynı mekanizma sıcaklık kazandırır.

Buharlaşma: Terleme, deri ve solunum yollarından doğrudan buharlaşma ile ısı kaybıdır. İnsanlar, terleme haricinde deri ve solunum yollarından günde yaklaşık 450-600 ml su kaybederler. Sıcak havalarda ise terleme en önemli ısı kaybı mekanizmasıdır.

Vücudumuza Isı Sağlayan Sistemler

Temel Metabolik Olaylar: Pek çok temel kimyasal reaksiyon her an vücut ısı üretimine katkıda bulunur. Besinlerin hücrelerimizde metabolik olarak yıkımı ısı enerjisi açığa çıkarır.

Besinlerin Özgül Dinamik Etkisi: Yüksek enerji veren besinler yemek, sıcak içecekler içmek vücut ısımızı arttırır.

Kas Aktivitesi: Vücut ısımızı arttıran en büyük kaynak iskelet kaslarımızın kasılmasıdır. Kas kasılması ısı enerjisi sağlar.

Isı Yükselten Mekanizmalar Nelerdir?

Damarların Daralması: Soğukta damarlarımız daralarak deriye ısının taşınması ile ısı kaybı engellenir. Çok soğukta damarlar iyice büzüldüğü için kan gelmez ve parmak uçları gibi kanın çekildiği yerlerde morarmalar başlar.

Tüylerin Hareketi: Tüylerin hareketiyle deri yüzeyinde ısı izolasyonu meydana gelir. Kürklü hayvanlarda ve kuşlarda rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz bu mekanizma sayesinde ısı kaybı engellenmiş olur.

Titreme: Titreme vücut sıcaklığı düştüğünde bir refleks olarak başlayan bir mekanizmadır. Titreme ve yerimizde koşma gibi bilinçli kas hareketleri sonucunda üretilen ısı vücut sıcaklığını arttırır.

Sempatik Sinir Sisteminin Uyarılması: Vücut ısısı azaldığında istem dışı çalışan sempatik sinir sistemi, adrenalin ve noradrenalin hormon salgısını artırır. Bu hormonlar vücuttaki kimyasal faaliyetleri hızlandırarak, metabolizma hızını artırır. Buna bağlı olarak da ısı artmış olur.

Tiroid Hormonu: Vücut sıcaklığı düştüğünde, hipotalamustan giden hormon uyarıları ile tiroid bezini uyarıcı hormon salgısı artırılır. Bu hormonlar da metabolizmayı hızlandırarak vücut ısısını yükseltir.

Hipotalamustaki Hassas Ayar

Vücudumuzdaki termostatın yani hipotalamusun ısı ayar noktası, derimizin sıcaklığındaki değişimlere paralel olarak bir ölçüde değiştirilebilir. Derimizden hipotalamusa gelen sıcaklıkla ilgili bilgiler, buradaki ısı ayar noktasını (36,3 ile 37,1oC arasında) artırabilir veya azaltabilir.

Deri sıcaklığı azaldığında termostatın ısı ayar noktası yükseğe ayarlanır. Bu durum, genellikle hava soğuk olduğu zamanlarda meydana gelir. Ancak burada oldukça ilginç bir durum gerçekleşir. Normalde vücudun iç sıcaklığı yüksek olduğu için, ısı kaybı ile ilgili mekanizmaların çalışmaya başlaması veya ısı üretici mekanizmaların durdurulması beklenir. Ancak böyle olmaz. Bu mekanizmalar beklenenin tam aksi yönde çalışarak daha sonra azalma ihtimali olan vücut sıcaklığını önceden ayarlar. Bu mekanizma olmasaydı, deri sıcaklığı düşük iken vücut ısısı da düşürülmeye çalışılacaktı. Bu hem enerji israfına, hem de kişinin üşütüp hastalanmasına sebep olacaktı.

Hava sıcak olduğunda ise bu durumun tersi gerçekleşir. Normalde vücudun iç sıcaklığı düşük olduğu için, ısı üretici mekanizmaların devreye girmesi veya ısıyı düşüren mekanizmaların durdurulması beklenir. Ancak ısı üreten mekanizmalar durdurulur ve ısıyı düşüren mekanizmalar daha önceden devreye sokulur.

Eğer bu mekanizma olmasaydı, deri sıcaklığı yüksek olmasına rağmen, vücut ısısı daha da artırılmaya çalışılacaktı. Bu ise, ısı kaybını zorlaştırarak yüksek ateş ve ateş çarpması gibi durumların oluşmasına sebep olacaktı.

Ateş tehlikeli boyutlara ulaştığında vücudumuzda salgılanan kortizol hormonunun mucizevi bir etkisi ortaya çıkar. Kortizol hormonu farklı etkilerinin yanı sıra tehlikeli ateşin durması için de yaratılmıştır. İnsanın yüksek ateşten ölme tehlikesi ile karşılaştığı durumlarda kortizol devreye girer ve ateş merkezini aktive eden IL-1 maddesinin üretimini durdurarak ateşi düşürür.

Vücudumuzdaki Ateş Merkezinin Sağladığı Mükemmel Kontrol

Ateş Yükselmesi; İnsan bedeninin hastalıkla savaşma belirtisidir ve insanı dinlenmeye ve yatmaya zorlar. Böylece vücudun ihtiyacı olan enerji; yürümek, gezmek, çalışmak vs. gibi günlük aktivitelere harcanmamış olur.

Hastalığın sebep olduğu bir yan etki değildir; hastalıkla savaşta insanı dinlenmeye zorlamak için özel olarak ayarlanmış bir güvenlik önlemidir.

Beynin “ateş merkezi” tarafından sağlanır. Beynin ateş merkezi de ‘IL-1’ isimli bir madde tarafından harekete geçirilir.

Mikrobik hastalıkların ilerleyerek vücudun hasar görmesini engelleyen bir mekanizmadır. Yüksek vücut sıcaklığında bakterilerin çoğalmasını sağlayan demir, çinko ve bakır miktarları azalır. Ayrıca hücrenin sindirim organeli olan lizozomlar kolay bölünür. Lizozomlardan açığa çıkan parçalayıcı enzimler, hücreleri içindeki virüslerle birlikte öldürür. Yüksek vücut sıcaklığı, savunma hücreleri olan lenfositlerin de çoğalmasını sağlar. Aynı zamanda virüsleri öldüren interferon üretimi de artar.

Vücut Isımızı Kendimiz Ayarlamak Zorunda Kalsaydık…

Vücuttaki termostat ayarının yapay bir şekilde sağlanmaya çalışıldığını düşünelim:

Öncelikle insan bedeninin birçok noktasına çok hassas termometreler ve hücrelerin çalışma hızlarını kontrol eden mini laboratuvarlar yerleştirilmelidir.

Ardından vücudun her noktasına yerleştirilen bu binlerce mikro aletten gelen bilgiler çok gelişmiş bir bilgisayara aktarılmalı ve gerekli değerlendirmeler her saniye yapılmalıdır.

Bu değerlendirmelerin yapılması da tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda, mevcut verilere göre hangi tedbirlerin alınacağının belirlenmesi ve alınacak tedbirlerin uygulamaya konulması için hangi hücrelere, nasıl bir emir verilmesi gerektiğinin de bilinmesi gerekir.

Şüphesiz günümüz teknolojisi ile dahi insan bedeninin derinliklerine binlerce termometre ve mini laboratuvar gibi aletler yerleştirmek imkansızdır. Mümkün olan en mükemmel yaratılış delillerine sahip bu özel sistem ise, insan vücuduna doğuştan yerleştirilmiştir.

İnsan Her An Yüce Allah’ın Koruması Altındadır

Bu durumda ilk olarak akla şu sorular gelmektedir:

Kortizol, IL-1 maddesinin ateşi yükselttiğini ve yüksek ateşin insan için bir tehlike oluşturduğunu nasıl bilebilir?

IL-1 maddesinin nerede üretildiğini nasıl haber almış ve bu maddenin üretimini durdurmaya nasıl karar vermiştir?

Tek başına bu iki soru bile, bir insanın kendi vücudu içindeki sistemlerin mükemmelliğini daha iyi kavrayabilmesi için önemli bir adım niteliğindedir. Bu sorulardan yola çıkan insan, eğer daha önce vücudundaki sistemler üzerinde hiç düşünmediyse, çok önemli bir bakış açısına sahip olma imkanı elde etmiş olacaktır. Çünkü insan, vücudunda gerçekleşen her bir olayı keşfettikçe, kendisini Yaratan’ın gücünü daha iyi tanıyacak ve O’na duyduğu hayranlık her defasında daha da artacaktır.

Yüce Allah vücudumuzdaki tüm sistemleri birbiriyle uyum içinde, tam ihtiyaca yönelik ve kusursuz olarak yaratmıştır. İnsan vücudundaki her hücrenin üzerinde tecelli eden akıl ve şuur, kendilerini yoktan var eden Allah’ın sonsuz ilmini yansıtmaktadır. Allah Kuran’da gökte ve yerde olan her işi kendisinin düzenlediğini şöyle bildirmiştir:

“Gökten yere her işi O evirip düzene koyar…” (Secde Suresi, 5)

Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 61. sayı (Temmuz 2009) 40. sayfada yayınlanmıştır.

Köpeğinizin Vücut Isısının Ölçülmesi

Köpekler hastalandıklarında birçok insan köpeğin ateşine bakmak ister. Ancak kulaklara, buruna veya kafaya dokunarak köpeğin ateşi olup olmadığını anlamaya çalışmak iyi bir metot değildir. Köpeğinizin ateşini doğru bir şekilde ölçmeyi öğrenmek acil bir durum olup olmadığını anlamanız için gereklidir.

Köpeklerde vücut ısısı rektal olarak alınmalıdır. Bunun için oral veya rektal termometreler kullanılabilir. Ayrıca dijital veya cıvalı termometreler de mevcuttur. İnsanların ve köpeklerin kulak kanalları farklı olduğundan, kulak termometreleri köpeğinizin ateşini ölçmek için çok uygun değildir.

Cıvalı termometre kullanıyorsanız, kullanmadan önce termometreyi sallayıp dereceyi düşürmeyi unutmayınız.

Köpeğin ateşinin ölçülmesi

Köpeğin ateşinin ölçülmesi sırasında sakince durması çok önemlidir. En iyisi siz ateşini ölçerken bir yardımcının da köpeği tutmasıdır.
Bir yardımcı köpeğin kafasını ve vücudunun ön kısmını ona sarılarak sıkıca tutmalı.
Bu arada siz de kuyruğunu tutup hafifçe yukarı kaldırın ve termometreyi rectum’a yerleştirin. Rectum kuyruk dibinin hemen altında yer almaktadır. Ancak termometreyi yerleştirmeden önce bir pomat, vazelin vb. ile kayganlaştırmayı unutmayınız. Termometreyi yaklaşık 2,5cm ilerletin ve cıvalı termometreler için 2dk, dijital termometreler için sinyal verene kadar bekletin.
Şimdi termometreyi çıkarıp okuyun.
Köpeklerde normal vücut ısısı 37,5-39º C tır. Eğer köpeğinizin vücut ısısı bu derecenin üzerindeyse acilen veteriner hekiminize başvurun.

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: 72 kg gelen bir insanda ne kadar kan bulunur insan vicunda ne kadar kan vardır
Etiketler:insan vücut ısısı insan vücudunda ne kadar kan var bir insan kaç kilo kaldırabilir insan vücudunda kaç kilo kan vardır insanın normal vücut ısısı insan vücudunda kaç kilo kan var insanda kaç kilo kan vardır insan vücudunda ne kadar kan vardır insan vücudundan sabun insanın vucut ısısı vucutta kaç kilo kan vardır insanın vücut ısısı insan vücudunda ne kadar su vardır insan vücut sıcaklığı vücut narkozu ne zaman atar bir insan en fazla kaç kilo kaldırır insan en faZla kac kilo kaldirir insan kaç kilo kaldırır insanda kaç kilo kan var bir insan en fazla kaç kilo kaldırabilir
İnsan sindirim sistemi: İnsan sindirim sistemi mekanik (fiziksel) ve kimyasal sindirim olarak ikiye ayrılır. Mekanik (fiziksel) sindirim molekülleri kücük moleküllere ayırmaktır.
İnsani Gelişme Endeksi: İnsani Gelişme Göstergesi (Human Development Index), Dünya'daki ülkeler için yaşam uzunluğu, okur yazar oranı, eğitim ve yaşam düzeyi doğrultusunda hazırlanan bir ölçümdür.
İnsan hakları: İnsan hakları, tüm insanların sahip olduğu temel hak ve özgürlüklere denir. İnsan hakları, ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır.
İnsansılar: İnsansılar veya İnsansı maymunlar (Hominoidea), Eski Dünya maymunlarından bir primat üst familyası. İnsansılar üst familyası iki familyaya bölünür; gibongiller veya küçük insansı maymunlar (Hylobatidae) ve insangiller veya büyük insansı maymunlar (Hominidae).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir