İstanbulun Fethi Hakkında Bilgi

abbasi abbasiler arap avar camii constantinople deniz fatih sultan mehmed feth fetih galata gibi istanbul karadeniz makedonya orta ortak ruslar severus sona İstanbulun Fethi Hakkında Bilgi İstanbulun Fethi İle İlgili Bilgiler istanbulun fethi vikipedi istanbulun fethi hakkınd..

İstanbul’un Fethi Hakkında Bilgi

İstanbul’un fethi 29 Mayıs 1453, Salı günü, şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis (Constantinople) şehrini Sultan II. Mehmed Han’ın komutanlığında fethetmesidir.

Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma İmparatorluğu bu fetihle birlikte sona ermiştir. İstanbul feth edildikten sonra Orta Çağ kapanmış ve 1789 Fransız ihtilali’ne kadar sürecek olan Yeni Çağ başlamıştır.

Önceki İstanbul kuşatmaları

Karadeniz ve Akdeniz’i birbirine bağlayan deniz yolu üzerinde kurulu olan İstanbul şehri, günümüzde olduğu gibi o zamanlar da oldukça önemli bir şehirdi. 1453 yılına kadar farklı zamanlarda, Avarlar, Araplar, Avrupalılar ve Osmanlılar tarafından defalarca kuşatılmış, fakat gerek Bizans’ın sahip olduğu Rum ateşi (grejuva), gerekse şehrin o zamanlar için aşılamaz olarak görülen surları, bu fetih hareketlerini başarısız kılmıştı.

Sayıları 29 olan kuşatmalar sırayla şunlardır:

  • M.Ö 340 Makedonya Kralı Phillippe
  • M.Ö 194 Roma İmparatoru Septim Severus (Başarılı olmuştur.Şehir artık Romalılara bağlanmıştır.)
  • M.S 616 İran Hükümdarı Keyhüsrev
  • M.S 626 İranlılar ve Avar Türkleri ortak
  • M.S 665 Emevi Halifesi Muaviye
  • M.S 667 Emevi Halifesi Muaviye
  • M.S 672 Emevi Halifesi Muaviye
  • M.S 712 Emevi Halifesi I.Velid
  • M.S 722 Emevi Halifesi I.Velid (Yalnızca Galata Limanı alınmış,Arap Camii inşa edilmiştir.)
  • M.S 782 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
  • M.S 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil
  • M.S 864 Ruslar
  • M.S 869 Abbasi Halifesi Mütevekkil
  • M.S 936 Ruslar
  • M.S 959 Macarlar
  • M.S 970 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
  • M.S 1203 Latinler (Latinler İstanbul’u 1261′e kadar ellerinde tuttular.)
  • M.S 1302 Venedikliler
  • M.S 1348 Cenovalılar
  • M.S 1391-1396 Osmanlı Padişahı I.Bayazid (Şehir İstanbul’da bir Türk Mahallesi kurulması isteğine karşı çıkılması üzerine ablukaya alınmıştır.)
  • M.S 1412 Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi
  • M.S 1422 Osmanlı Padişahı II.Murat
  • M.S 1437 Cenovalılar
  • M.S 1453 Osmanlı Padişahı II.Mehmed (Başarılı olmuştur.Sonrasında şehir Türklerin hakimiyeti haline girmiştir.)

    Bunun yanında Atilla’nın, Vikinglerin, Bulgarın ve Gotların da kuşatma yaptığı bazı kaynaklarda geçer ama tarihleri bilinmemektedir.

    Fatih Sultan Mehmed

    Fatih Sultan Mehmed padişah, olduktan sonra ilk iş olarak, devamlı ayaklanma çıkaran Karamanoğlu Beyliğine karşı sefere çıktı. Karamanoğlu İbrahim Bey af diledi. Fatih İstanbul’un fethini düşündüğü için onu bağışladı. Fatih Sultan Mehmed, büyük gayesini gerçekleştirmek için, Macarlara, Sırplara ve Bizanslılara karşı yumuşak davranıyordu. Amacı Haçlıların birleşmesini önlemek, onları tahrik etmemek ve zaman kazanmaktı. Bin yıllık tarihinin sonuna gelmiş olan Bizans küçüle küçüle sadece İstanbul şehrinin sınırları içinde hüküm süren bir devlet durumuna düşmüştü. Ancak buna rağmen Bizans’ın varlığı, Balkanlardaki Türk hakimiyeti açısından tehlikeli oluyordu. Bizans İmparatorları, Anadolu’daki çeşitli siyasi güçleri de Osmanlı aleyhine kışkırtmaktan geri kalmıyorlardı. Hatta zaman zaman Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht kavgalarına karışıp devletin iç düzenini bozuyorlardı. İstanbul’un Osmanlı Devleti’nin hakimiyeti altında girmesi, ticari ve kültürel yönden önemli bir avantajın daha ele geçirilmesi demekti. Boğazlar tam anlamıyla kontrol altına alınacak ve bu sayede, Karadeniz ticaret yolları ele geçirilmiş olacaktı.

    Karamanoğulları meselesini çözen Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethi için gerekli hazırlıklara başladı. Devrin mühendislerinden Musluhiddin, Saruca Sekban ile Osmanlılara sığınan Macar Urban Edirne’de top dökümü işiyle görevlendirildi. “Şahi” adı verilen bu topların yanında, tekerlekli kuleler ve aşırtma güllelerin üretilmesi (havan topu) yapılan hazırlıklar arasındaydı. Yaptırılan bu büyük toplar İstanbul’un fethedilmesinde önemli rol oynadı. Yıldırım Bayezid’in İstanbul kuşatması sırasında yaptırdığı Anadolu Hisarının karşısına, Rumeli Hisarı (Boğazkesen) inşa edildi. Bu sayede Boğazlar’ın kontrolü sağlanacak, deniz yoluyla gelebilecek yardımlara karşı tedbir alınmış olacaktı. 400 parçadan oluşan bir donanma inşa edildi. Turhan Bey komutasındaki bir Osmanlı donanması Mora’ya gönderildi ve İstanbul’a yardım gelmesi engellendi. Eflak ve Sırbistan ile var olan barış antlaşmaları yenilendi. Macarlarla da üç yıllık bir antlaşma yapıldı. Osmanlıların bu hazırlıkları karşısında, Bizanslılar da boş durmuyordu. Surlar sağlamlaştırılıyor ve şehre yiyecek depolanıyordu.

    İstanbul şehir surları

    Ayrıca Bizans İmparatoru Konstantin, Haliç’e bir zincir gerdirerek, buradan gelecek tehlikeyi önlemeye çalıştı. Aynı zamanda Haçlı dünyasından yardım isteniyor, Papa ise yapacağı yardım karşısında Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birleştirilmesini istiyordu. Ancak Katoliklerden nefret eden Ortodoks Rumlar, Roma kilisesine bağlanmak istemiyor, “İstanbul’da Kardinal Külahı görmektense, Türk sarığı görmeye razıyız” diyorlardı. Fatih Sultan Mehmed, hazırlıklar tamamlandıktan sonra, Bizans İmparatoru Konstantin’e bir elçi göndererek, kan dökülmeden şehrin teslim edilmesini istedi. Fakat İmparatordan gelen savaşa hazırız mesajı üzerine, İstanbul’un kara surları önüne gelen Osmanlı ordusu, 6 Nisan 1453′de kuşatmayı başlattı. Osmanlı donanması ise Haliç’in girişinde ve Sarayburnu önünde demirlemişti. Ordu; merkez, sağ ve sol olarak üç kısma ayrıldı. 19 Nisan’da yapılan ilk saldırıda, tekerlekli kuleler kullanıldı ve bu saldırı ile Topkapı surlarından burçlara kadar yanaşıldı. Osmanlı Ordusundaki er sayısı 150.000 ile 200.000 arasındaydı. Bu kuvvetlere Rumeli ve Anadolu beylerine bağlı çeşitli kuvvetler de katılmıştı. Çok şiddetli çarpışmalar oluyor, Bizanslılar şehri koruyan surların zarar gören bölümlerini hemen tamir ediyorlardı. Venedik ve Cenevizliler de donanmalarıyla Bizans’a yardım ediyorlardı.

    Fetih öncesi Fatih tarafından yaptırılan Rumeli Hisarı

    Fatih Sultan Mehmed Osmanlı donanmasının kuşatma sırasında yeterince kullanılamadığını ve bu yüzden kuşatmanın uzadığını düşünüyordu. İstanbul’un Haliç tarafındaki surlarının zayıf olduğu biliniyordu. Bizans bu bölgeye zinciri bu nedenle germişti. Yüksekten atılan taş gülleler Bizans donanmasından bazı gemileri batırmıştı fakat bir kısım donanmanın Haliç’e indirilmesi kesin olarak gerekliydi. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethedilmesini kolaylaştıracak önemli kararını verdi. Osmanlı donanmasına ait bazı gemiler karadan çekilerek Haliç’e indirilecekti. Tophane önündeki kıyıdan başlayıp Kasımpaşa’ya kadar ulaşan bir güzergah üzerine kızaklar yerleştirildi. Gemilerin, kızakların üzerinden kaydırılabilmesi için, Galata Cenevizlilerinden zeytinyağı, sade yağ ve domuz yağı alınarak kızaklar yağlandı. 21-22 Nisan gecesi 67(yada 72) parça gemi düzeltilmiş yoldan Haliç’e indirildi. Haliç’teki Türk donanmasına ait toplar, surları dövmeye başladı. Ciddi çarpışmalar cereyan etti.


    1450′de Doğu Akdeniz

    Bundan sonraki günlerde top savaşı, ok, tüfek atışları, lağım kazmalar, büyük ve hareketli savaş kulelerinin surlara saldırıları devam etti. Kuşatmanın uzun sürmesi ve kesin başarıya ulaşılamaması askerler arasında endişe yarattı. Ancak, İstanbul’u her ne şartta olursa olsun almaya kararlı olan Fatih Sultan Mehmed kumandanların ve alimlerin de bulunduğu bir toplantı düzenledi. Cesaretlendirici bir konuşma yaptıktan sonra, 29 Mayıs’ta genel saldırının yapılacağına dair kararını açıkladı. Çarpışmalar sırasında Bizans’ı koruyan surlar üzerinde kapatılması mümkün olmayan gedikler açılmaya başlamıştı. Surlar içerisine küçük sızmalar oluyor, ancak geri püskürtülüyordu. İlk defa Ulubatlı Hasan ve arkadaşlarının şehit olmak pahasına tutunmayı başardıkları İstanbul surları, artık direnemiyordu. 53 gün süren ve 19 Nisan, 6 Mayıs, 12 Mayıs ve 29 Mayıs’ta yapılan dört büyük saldırıdan sonra Doğu Roma İmparatorluğu’nun 1125 yıllık başkenti olan İstanbul, 29 Mayıs 1453 salı günü fethedildi. İstanbul’un fethi, çok önemli sonuçları da beraberinde getirdi.

    Anadolu Hisarı

    Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden sonra batıdaki hakimiyeti pekiştirmek, sınırları genişletmek, İslam’ı en uzak yerlere kadar yaymak ve Hıristiyan birliğini bozmak amacıyla Avrupa üzerine bir çok seferler düzenledi. Sırbistan (1454,1459), Mora ( 1460), Eflak ( 1462), Boğdan ( 1476), Bosna-Hersek, Arnavutluk, Venedik ( 1463- 1479), İtalya ( 1480) ve Macaristan seferleriyle Osmanlı İmparatorluğu Avrupa’daki hakimiyetini pekiştirdi. Sırbistan Krallığı tamamen ortadan kaldırılıp Osmanlı sancağı haline getirildi, Mora tamamen fethedildi, Eflak Osmanlı eyaleti yapıldı, Bosna tekrar Osmanlı hakimiyetine alındı, Arnavutluk ele geçirildi. 16 yıl süren Osmanlı-Venedik Deniz Savaşları sonunda Venedik barış imzalamayı kabul etti. İtalya’ya yapılan sefer sırasında Roma’nın fethi açısından çok önemli bir merkez olan Otranto, fethedildi ancak Fatih Sultan Mehmed’in ölümü üzerine geri kaybedildi.

    İstanbul Surları


    İstanbul Kuşatması. Büyütmek için tıklayınız

    İstanbul’un o döneme kadar fethedilemeyen efsanevi bir şehir olmasının en büyük sebebi çevresini kuşatan surlardı. O dönemde başka hiçbir yerde bu kadar sağlam savunma sistemi bulunmamaktaydı. Uzunluk bakımından erişilmez olmasına rağmen Çin Seddi bile savunma açısından İstanbul surlarının yanına yaklaşamıyordu. Karada 6.492 m., Marmara ve Haliç kıyılarında 820 m. uzunluğundaki surlar birkaç kademeden oluşurdu. En önde Bizans’ın mobil kuvvetleri savunur, arkasında 7 m. genişlik ve derinliğindeki su ile dolu hendekler bulunurdu. Bunların arkasında mızraklı askerlerin beklediği savunma mazgalları vardı. Savunma mazgalları geçildiği takdirde 5-7 m. yüksekliğindeki orta surlara gelinirdi. Osmanlı ordusu orta surlar önünde çok sayıda şehit vermişti. En arkada ise 12-13 m. yükseklikte asıl surlar bulunurdu. Asıl surların üzerinde bekleyen askerler hiçbir canlının sur dibine yaklaşmasına izin vermezdi. İstanbul’un Fethi’nin Nedenleri

    1. Bizans’ın, Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki ilerlemesine ve büyümesine engel olması
    2. Bizans’ın Anadolu beyliklerini Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtarak Anadolu’daki Türk birliğini bozmaya çalışması
    3. Bizans’ın Osmanlı şehzadelerini kışkırtarak Osmanlı Devleti’nde taht kavgalarına neden olması
    4. Bizans’ın, Avrupa-Hristiyan dünyasını kışkırtıp Haçlı Seferleri’ne zemin hazırlaması
    5. Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki bağlantının sağlanabilmesi için İstanbul’un alınmasının gerekmesi
    6. İpek Yolu’nun Avrupa’ya açılan koluna hakim olmak
    7. Kara ve deniz ticareti bakımından İstanbul’un önemli bir konuma sahip olması
    8. Boğazlar yolu ile ekonomik canlılığın mevcudiyeti
    9. Anadolu ve Rumeli arasındaki askeri geçişin kolaylaştırılmak istenmesi
    10. II. Mehmed’in, Hz. Muhammed’in; ””İstanbul elbet fetholunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne güzeldir o askerler”” hadisine layık olabilme düşüncesi İstanbul’un Fethi İçin Osmanlı Devleti’nin Yaptığı Hazırlıklar

    1. II. Mehmet, önce Macarlar ve Venedikliler ile bir barış antlaşması yaparak Balkanlar’da güven ve istikrarı sağladı.
    2. Karamanoğulları ile anlaşarak Anadolu’daki güvenliği sağladı.
    3. Bizans’a Karadeniz’den gelecek yardımları engelleyebilmek için, Anadolu Hisarı( Güzelce Hisar)’nın karşısına Rumeli Hisarı( Boğazkesen Hisarı)’nı yaptırdı.
    4. İstanbul’un güçlü surlarında gedikler açabilmek için, Bizans’ın hapisanesinden Macar Usta Urban kaçırıldı ve Edirne’de ona, o zamana kadar görülmemiş büyüklükte toplar döktürtüldü.
    5. İstanbul surlarına rahat asker çıkarabilmek için tekerlekli kuleler yapıldı.
    6. Kuşatmaya yardım için bir donanma hazırlandı.İstanbul’un Fethi İçin Bizans’ın Yaptığı Hazırlıklar

    1. Kale surlarını güçlendirdiler.
    2. Osmanlı Donanması’nın Haliç’e girmesine engel olmak için, Haliç’in ağzını zincirle kapattılar.
    3. Bizanslılar, suda yanabilen barut, neft yağı ve kükürt ile yapılan Rum Ateşi (Gregois) adlı silahı yaptılar.
    4. Osmanlı Devleti’nin kuşatmaya hazırlandıklarını anlayınca depolarını yiyecek, silah, mühimmat vb. şeylerle doldurdu.Büyük Kuşatma

    23 Mart 1453′te Edirne’den hareket etti ve 6 Nisan 1453’te İstanbul’u kuşattı. Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü. II. Mehmet, Çandarlı Halil Paşa’nın İstanbul’un fethine karşı bir tutum sergilemesi üzerine, son saldırı hazırlıklarını yapması için Zağanos Paşa’yı görevlendirdi. Bizans’a yardımın gelmesini önlemek için de Marmara Denizi ile Çanakkale Boğazı’nı ablukaya aldı. Hiçbir yerden destek alamayan Bizans’ın başkenti 29 Mayıs 1453 günü düştü. Bin yıllık Bizans İmparatorluğu’na son veren II. Mehmet, bu olaydan sonra “Fatih” (ülke açan, ülke alan) ünvanını aldı.

    Fatih, bir tören alayının başında şehre girdi. İlk iş olarak Ayasofya’ya giderek burayı camiye dönüştürdü. İstanbul’u Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti yaptı. Kentin ticaret merkezi olan Galata’dan kaçmış olan Rumların ve Cenevizlilerin dönmesini sağladı. Rum Patrikliği’nin yeniden açılmasına izin verdi; ayrıca bir Yahudi hahambaşlığı ile bir Ermeni patrikhanesi kurdurdu. II. Mehmet İstanbul’u, farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı, ticaret ve kültür merkezi olan bir başkent yapmayı amaçladı. İstanbul’un Fethi’nin Türk Tarihi Açısından Sonuçları

    1. Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Dönemi bitti, Yükseliş Dönemi başladı.
    2. İstanbul’un Fethi ile Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki Bizans’ın yarattığı tehlike ortadan kalktı.
    3. İstanbul’un Fethi ile Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan ticaret yolları ele geçirildi.
    4. İpek Yolu’nun Avrupa’ya giden kolu ele geçirildi.
    5. İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti yapıldı ve II. Mehmed ülke alan, ülke açan anlamına gelen ‘Fatih’ ünvanını aldı.
    6. Osmanlı Devleti’nin İslâm Dünyası’ndaki saygınlığı arttı.
    7. Fener Rum Patrikhanesi Osmanlı himayesine girdi. İstanbul’un Fethi’nin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları

    1. İstanbul’un Fethi ile Orta Çağ kapanıp, Yeni Çağ açıldı.
    2. İstanbul’un Fethi sırasında kullanılan büyük topların, en güçlü surları bile yıkabileceği görüldü. Bu denli güçlü topların yapılması, Avrupa’daki ‘ derebeylik’lerin yıkılmasına ve merkeziyetçi krallıkların güçlenmesine neden oldu.
    3. İstanbul’un Fethi ile İpek Yolu’nun Orta Asya’dan Avrupa’ya giden kolunun Osmanlı Devleti’nin eline geçmesi, Avrupalılar’ı yeni ticaret yolları arayışına yöneltti. Bu olay ‘ Coğrafi Keşifler’in nedenlerinden birini oluşturdu.
    4. İstanbul’un Fethinden sonra İtalya’ya giden bilim adamları, orada eski Yunan ve Roma eserlerini inceleyerek, ‘ Rönesans’ın başlamasına katkıda bulundular.

    Istanbul’un Fethi Karikatür



    İstanbulun Fethi 29-mayıs-1453

    İstanbulun Fethi

    * İSTANBULUN FETHİ 29 Mayıs 1453 *

    İstanbul, Asya ile Avrupa kıtaları arasında yer alan doğal güzellikleriyle ünlü bir kenttir.Tarihi M.Ö. yedinci yüzyıla kadar uzanır.Şehir, M.Ö. 657 yılında Megaralılar tarafından kurulmuştur.Devletin Byzas adlı komutanının adından dolayı şehre, Byzantion adı verilmişi.M.Ö. altıncı yüzyılda Perelerin eline geçen Byzantion için, Atinalılar ve Ispartalılar da savaşmış.M.Ö. dördüncü yüzyılda İskender tarafından fethedilen şehir M.Ö. üçüncü yüzyılda Roma İmparatorluğu tarafından alınmış. M.Ö. 330 yılında İmparatorluğun başkenti olan Byzantiona, bu kez de Konstantinapolis adı verilir.M.Ö. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Konstantinapolis, Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti olur.Stratejik önemi ve tabi güzellikleriyle herkesin dikkatini çeken şehir, Gotlar, Ostrogotlar ve Bulgarlar tarafından defalarca kuşatıldı, fakat alınamadı.Bu yoğun saldırılar üzerine, İmparator Anastasiyanus, Silivriden başla***** Karadenize kadar uzayan surları yaptırdı.Buna karşın saldırılar devam etti.M.S. 7. ve 8. yüzyıllarda Araplar tarafından da kuşatıldı.Fakat bu kuşatmalar da sonuçsuz kaldı.1203 yılında Haçlı orduları tarafından zapt edilerek 1261 yılına kadar Haçlıların elinde kaldı.Bu tarihten sonra tekrar Bizanslıların eline geçti.1299 yılında kurulan Osmanlı Devleti, yavaş yavaş büyüyerek gelişti.Anadolu ve Rumelide genişlemeye devam etti. Anadolu ve Rumelideki topraklarımızın arasında kalan Bizans, mutlaka alınmalıydı. Bu amaçla şehir, Osmanlılar tarafından birkaç defa kuşatıldı.Ama alınamadı.1453 yılında, Padişah II. Mehmet, hocası Akşemsettinin de teşvikiyle İstanbula yeni bir saldırı düzenlemeye karar verdi.Önce, Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan Anadolu Hisannın karşısına Rumelihisarını yaptırdı.Edirnede döktürdüğü balyemez adı verilen büyük toplarla savaşa hazırlandı.6 Nisan 1453 günü, Osmanlı ordusu Bizans surları önüne geldi.Bizans İmparatoru Konstantin, Haliçi zincirle kapatarak Osmanlı Ordusunun şehre denizden girmesini önledi.11 Nisan günü kuşatma tamamlandı ve top ateşi başladı.Yirmi gün süren top ateşinden kesin bir sonuç alınamadı.Şehrin denizden de kuşatılması gerektiğini düşünen II. Mehmet, bir gece yetmiş parça gemiyi karadan yürüterek Haliçe indirdi.

    Bizanslılar, sabahleyin Osmanlı Donanmasını Haliçte görünce büyük bir korkuya ve paniğe kapıldılar.Haliçten ve karadan yapılan top atışlarıyla surlarda gedikler açıldı. Bunun üzerine, 29 Mayıs günü bir genel saldırı düzenlenmesine karar verildi. Hocası Akşemsettin II. Mehmete cesaret veriyor Hz. Peygamberin,
    * Konstantin elbet fethedilecektir.Onu fetheden komutan ne iyi komutan ve onun askerleri ne güzel askerlerdir *
    sözüyle müjdelenen komutanın kendisi olduğunu söylüyordu.Bu inançla 29 Mayıs günü son taarruz başladı.Çok kanlı ve zorlu bir savaştan sonra birçok şehit verildi. Bu şehitler arasında, Bizans surlarına Türk bayrağını diken Ulubatlı Hasan da vardı. Nihayet, Mayıs 1453 Salı günü, İstanbul fethedildi.İstanbulun fethi, hem Türk tarihi için hem de dünya tarihi için önemli bir olaydır.Türk tarihi için önemi İstanbulun fethiyle, Osmanlıların, Balkanlardaki ilerlemelerine engel olacak hiçbir gücün kalmamasıdır.Avrupada ilerleyişini sürdüren Osmanlı Devleti, büyük bir imparatorluk haline gelmiştir.Dünya tarihi bakımından ise, İstanbulun fethi, Orta Çağın kapanıp Yeni Çağın açılmasına sebep olmasındandır.
    İstanbul, 29 Mayıs 1453 tarihinden 23 Nisan 1920 tarihine kadar Osmanlı Devleti nin başkenti olmuştur.Bu nedenle Türk ve Dünya tarihini etkileyen bu önemli fethi, her yılın 29 Mayıs günü, aynı coşku ve sevinçle kutluyoruz.

    Kaynak:
    * İstanbul Tarihi

    İstanbul’un Fethi Nedenleri Ve Sonuçları 3

    (29 Mayıs 1453)

    İstanbul’un Fethi’nin Nedenleri

    1. Osmanlı toprakları arasında kalan Bizans’ın Osmanlıların sınır güvenliğini tehlikeye düşürmesi

    2. Bizans’ın Anadolu beyliklerini ve Osmanlı şehzadelerini Osmanlıya karşı kışkırtması

    3. Bizans’ın Anadolu Türk siyasi birliğinin sağlanması ve Osmanlı Devleti’nin güvenliği açısından tehlike oluşturması

    4. Peygamberimizin müjdesi

    5. Bizans’ın haçlıları Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtması

    6. Avrupalı devletlerin Türkleri Balkanlardan çıkarma ümitlerine son verilmek istenmesi

    7. Türklerin Avrupa içlerine ilerleyişinin kolaylaştırılmak istenmesi

    8. İstanbul’un jeopolitik konumu ve önemli ticaret yolları üzerinde olması

    İstanbul’un Fethi için Yapılan Hazırlıklar

    1. Anadolu Hisarı’nın (Güzelce Hisar) karşısına Rumeli Hisarı (Boğazkesen) yaptırıldı.

    2. İstanbul yakınlarındaki Silivri ve Vize kaleleri alındı.

    3. Edirne’de Şahi denen büyük toplar döktürüldü.

    4. Surlara tırmanışı kolaylaştırmak için tekerlekli kuleler yaptırıldı.

    5. Güçlü bir donanma oluşturuldu.

    İstanbul’un Fethi Öncesi Bizans’ın Durumu

    -Bu dönemde mezhep kavgaları ve iç karışıklıklar yaşayan Bizans fetihten önce surları onardı,

    -Haliç’in ağzını surlarla kapattı,

    -Askerleri ve halkını silahlandırdı,

    -Grejuva denen Rum ateşini hazırladı

    -Avrupa’dan yardım istedi.

    İstanbul’un Fethi (29 Mayıs 1453)

    -Hazırlıklar tamamlandıktan sonra 6 Nisan günü Osmanlı ordusu Edirne’den İstanbul’a hareket etti.

    -İstanbul hem karadan hem de denizden kuşatıldı.

    -II.Mehmet bir gecede kızaklarla gemileri karadan Haliç’e indirdi.

    -29 Mayıs günü İstanbul fethedildi.

    -Bizans’ın Avrupa’dan aldığı yardım işe yaramadı.

    İstanbul’un Fethinin Türk Tarihi Açısından Sonuçları

    1. II.Mehmet “ülke alan,ülke açan” anlamına gelen Fatih unvanını aldı.

    2. Başkent Edirne’den İstanbul’a taşındı.

    3. Anadolu ve Rumeli arasında Osmanlı toprak bütünlüğü sağlandı.

    4. Türklerin Avrupa içlerine ilerleyişi kolaylaştı.

    5. İstanbul Boğazı’nın kontrolü Türklerin eline geçti.

    6. Karadeniz ticaret yolu Osmanlıların eline geçti.

    İstanbul’un Fethinin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları

    1. Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) yıkıldı.

    2. Avrupalıların Türkleri Balkanlardan çıkarma ümidi kalmadı.

    3. Ortaçağ kapanıp, Yeniçağ açıldı.

    4. Avrupalıların Doğu ile olan ticaret yolları kapandı, bu yoları açmak için yeni yollar aramaya başladılar. Bu durum Coğrafi keşiflerin başlamasında etkili oldu.

    5. Kale ve surların top mermileriyle yıkılabileceğinin görülmesi üzerine Avrupa’da Derebeylik rejimi (feodalite) yıkıldı yerine merkezi krallıklar güçlendi.

    Not: İstanbul fethedilmeden önce Hunlar, Avarlar ve Bulgarlar tarafından kuşatılmıştı. Osmanlı Tarihinde Fatihten önce Yıldırım Beyazıt ve II.Murat da İstanbul’u kuşatmış fakat alamamıştır.

    Istambuln Fethi (ayrıntılı)

    İSTAMBULUN FETHİ

    İstanbul, Asya ile Avrupa kıtaları arasında yer alan doğal güzellikleriyle ünlü bir kenttir. Tarihi M.Ö. yedinci yüzyıla kadar uzanır. Şehir, M.Ö. 657 yılında Megaralılar tarafından kurulmuştur. Devletin Byzas adlı komutanının adından dolayı şehre, Byzantion adı verilmişi. M.Ö. altıncı yüzyılda Perelerin eline geçen Byzantion için, Atinalılar ve Ispartalılar da savaşmış. M.Ö. dördüncü yüzyılda İskender tarafından fethedilen şehir M.Ö. üçüncü yüzyılda Roma İmparatorluğu tarafından alınmış. M.Ö. 330 yılında İmparatorluğun başkenti olan Byzantion’a, bu kez de Konstantinapolis adı verilir. M.Ö. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Konstantinapolis, Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti olur.
    Stratejik önemi ve tabi güzellikleriyle herkesin dikkatini çeken şehir, Gotlar, Ostrogotlar ve Bulgarlar tarafından defalarca kuşatıldı, fakat alınamadı. Bu yoğun saldırılar üzerine, İmparator Anastasiyanus, Silivri’den başlayarak Karadeniz’e kadar uzayan surları yaptırdı. Buna karşın saldırılar devam etti. M.S. 7. ve 8. yüzyıllarda Araplar tarafından da kuşatıldı. Fakat bu kuşatmalar da sonuçsuz kaldı.
    1203 yılında Haçlı orduları tarafından zapt edilerek 1261 yılına kadar Haçlıların elinde kaldı. Bu tarihten sonra tekrar Bizanslıların eline geçti.
    1299 yılında kurulan Osmanlı Devleti, yavaş yavaş büyüyerek gelişti. Anadolu ve Rumeli’de genişlemeye devam etti. Anadolu ve Rumeli’deki topraklarımızın arasında kalan Bizans, mutlaka alınmalıydı. Bu amaçla şehir, Osmanlılar tarafından birkaç defa kuşatıldı. Ama alınamadı.

    1453 yılında, Padişah II. Mehmet, hocası Akşemsettin’in de teşvikiyle İstanbul’a yeni bir saldırı düzenlemeye karar verdi. Önce, Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan Anadolu Hisan’nın karşısına Rumelihisan’nı yaptırdı. Edirne’de döktürdüğü balyemez adı verilen büyük toplarla savaşa hazırlandı.6 Nisan 1453 günü, Osmanlı ordusu Bizans surları önüne geldi. Bizans İmparatoru Konstantin, Haliç’i zincirle kapatarak Osmanlı Ordusu’nun şehre denizden girmesini önledi. 11 Nisan günü kuşatma tamamlandı ve top ateşi başladı. Yirmi gün süren top ateşinden kesin bir sonuç alınamadı. Şehrin denizden de kuşatılması gerektiğini düşünen II. Mehmet, bir gece yetmiş parça gemiyi karadan yürüterek Haliç’e indirdi.

    Bizanslılar, sabahleyin Osmanlı Donanması’nı Haliç’te görünce büyük bir korkuya ve paniğe kapıldılar. Haliç’ten ve karadan yapılan top atışlarıyla surlarda gedikler açıldı. Bunun üzerine, 29 Mayıs günü bir genel saldırı düzenlenmesine karar verildi. Hocası Akşemsettin II. Mehmet’e cesaret veriyor; Hz. Peygamberin, “Konstantin elbet fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne iyi komutan ve onun askerleri ne güzel askerlerdir” sözüyle müjdelenen komutanın kendisi olduğunu söylüyordu. Bu inançla 29 Mayıs günü son taarruz başladı. Çok kanlı ve zorlu bir savaştan sonra birçok şehit verildi. Bu şehitler arasında, Bizans surlarına Türk bayrağını diken Ulubatlı Hasan da vardı. Nihayet, Mayıs 1453 Salı günü, İstanbul fethedildi. İstanbul’un fethi, hem Türk tarihi için hem de dünya tarihi için önemli bir olaydır. Türk tarihi için önemi İstanbul’un fethiyle, Osmanlıların, Balkanlardaki ilerlemelerine engel olacak hiçbir gücün kalmamasıdır.

    Avrupa’da ilerleyişini sürdüren Osmanlı Devleti, büyük bir imparatorluk haline gelmiştir. Dünya tarihi bakımından ise, İstanbul’un fethi, Orta Çağ’ın kapanıp Yeni Çağ’ın açılmasına sebep olmasındandır.

    İstanbul, 29 Mayıs 1453 tarihinden 23 Nisan 1920 tarihine kadar Osmanlı Devleti ’nin başkenti olmuştur. Bu nedenle Türk ve Dünya tarihini etkileyen bu önemli fethi, her yılın 29 Mayıs günü, aynı coşku ve sevinçle kutluyoruz.

  • Etiketler:istanbulun fethi vikipedi istanbulun fethi hakkında bilgi istanbulun fethi ile ilgili bilgiler istanbulun fethi istanbulun fethi kaç gün sürdü İSTANBULUN FETHİ HAKKINDA BİLGİ istanbulun fethi hakkinda bilgi 1453 istanbulun fethi hakkında bilgi fatih sultan mehmet istanbulun fethinin tarihi açısından önemli bilgiler istanbulun fethi macarlar vikipedi istanbulun fethi istanbulun fethi kaç yıl sürdü istanbulun fethi hakkında uzun bilgi istanbul fethi hakkında bilgi istanbul fethi ile ilgili soru ve cevapları istanbulun fethi ansiklopedik bilgi istanbul surları hakkında bilgi istanbulun fethi hakkında kısa bilgi istanbulun fethi bilgi istanbulun fethi ile ilgili yazı
    İstanbul'un Fethi: İstanbul'un Fethi ya da Avrupa kaynaklarında geçen ismiyle Konstantinopolis'in Düşüşü, 29 Mayıs 1453 tarihinde Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'in, Fatih Sultan Mehmet önderliğindeki Osmanlı ordusu tarafından alınmasıdır.
    İstanbul'un İşgali: İstanbul'un işgali, Osmanlı Devleti ve İtilaf Devletleri arasında Mondros Ateşkes Antlaşması ile I. Dünya Savaşı'nın bu ülkeler arasında sona erdiğinin ilan edilmesinin ardından 13 Kasım 1918'de Osmanlı'nın başkenti İstanbul'u işgal dönemine verilen addır.
    İstanbul'un ilçeleri: İstanbul ilinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, 6 Mart 2008 tarihinde kabul edilen ve 22 Mart 2008 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanan 5747 sayılı yasa uyarınca 39 ilçesi vardır.
    İstanbul tarihi: İstanbul, yerleşim tarihi 300 bin, kentsel tarihi yaklaşık 3 bin, başkentlik tarihi 1600 yıla kadar uzanan Avrupa ile Asya kıtalarının kesiştiği noktada bulunan bir dünya kentidir.
    İstanbul'un Altınları: İstanbul'un Altınları, başrollerinde Demet Akbağ ile Haluk Bilginer'in oynadığı Türk sitcom dizisi.
    Fethiye: Fethiye (Yunanca: Μάκρη), Muğla ilinin 12 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.
    Fethiyespor: Fethiyespor, 1933 yılında Fethiye'de kurulmuş olan futbol kulübü.
    Ali Fethi Okyar: Ali Fethi Okyar (29 Nisan 1880, Pirlepe - 7 Mayıs 1943, İstanbul) Türk asker ve siyaset adamı. Cumhuriyet'i kuran öncü kadro içinde yer almış, Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı yapmış, Atatürk'ün talimatıyla kurulan muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı yönetmiştir.
    Fethi Demircan: Fethi Demircan (d. 20 Haziran 1938, Elazığ), Türk teknik direktör. Şu anda Türkiye Kadın Milli Futbol Takımı teknik direktörü olarak görev yapmaktadır.
    Fethi Çelikbaş: Fethi Çelikbaş (d. 12 Mart 1912 Burdur- ö. 3 Kasım 2009) Türk siyasetçi.
    Bilgisayar: Bilgisayar belirli komutlara göre veri işleyen ve depolayan bir makinedir.
    Video oyunu: Video oyunu, bilgisayar veya oyun konsolu gibi görüntü sinyali gönderen bir video ile görsel bir kullanıcı arayüzü (televizyon, monitör vs.) kullanılarak oynanan oyun türü.
    Bilgisayar bilimi: Bilgisayar bilimi, bilgi ve hesaplamanın kuramsal temellerini ve bunların bilgisayar sistemlerinde uygulanabilmeleri sağlayan pratik teknikleri araştıran bir bilim dalıdır.
    İstanbul Bilgi Üniversitesi: İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında kurulmuş vakıf üniversitesi. 6 fakültesi, 4 enstitüsü, 5 yüksekokulu ve meslek yüksekokuluna bağlı 7 programı, lisans, lisansüstü, önlisans öğretimi verilen 100'e yakın programı vardır.

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir