İzmirin Kavaklarının Hikayesi

Sponsorlu Bağlantılar
bile birg efe ege ince uzun ya yar yok zeybek İzmirin Kavaklarının Hikayesi İzmirin Kavakları Türküsü izmirin kavakları hikayesi izmirin kavaklarının hi..

İzmir’in Kavakları Türküsü Ve Hikayesi

İzmir’in Kavakları Türküsü ve Hikayesi , İzmir’in Kavakları Türküsü


Aradılar sordular
Birg içinde buldular
İnce tuzak kurdular
Yar fidan boylum
Kamalı’yı vurdular

İzmir’in kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler Çakıcı
Yar fidan boylum
Yıkarız konakları

Bahçelerde kalem var
Arkamızdan gelen var
Kalkın gidelim efeler
Yar fidan boylum
İçimizde ölen var

Selvi senden uzun yok
Yaprağında düzüm yok
Kamalı da Zeybek vuruldu
Yar fidan boylum
Çakıcı’ya sözüm yok

Çakıcı Efe Ege Bölgesinde halkın dilinde dilden dile efsaneleşen bir kahramandır. Osmanlı’nın son zamanlarında devlet iradesinin iyiden iyiye kaybolduğu yıllarda (1800-1900) halk kendi kahramanlarını, kendi kurtarıcılarını çıkarmıştır. Kimileri bu boşluktan yararlanarak zalimlikler yapmışlar kimileri de adalet dağıtan güçlü yürekli halk kahramanı olmuşlar. Bu devirde Ege Bölgesinde’de Efelik çok meşhurmuş.

Çakıcı Efe de İzmir, Denizli, Aydın civarında hüküm sürmüş bir Efe’dir. O zamanlarda yaşadığı bölgede o kadar güçlenmiş ki Osmanlı ile egemen olduğu bölge konusunda resmi anlaşma yolları bile aramıştır. Çakıcı çoğu zaman dağlarda, kimi zamanda halkın yanına inerek zalimi durdurmuş, adalet dağıtmış, zenginden alıp fakir vermiştir. Bu sebeple halkın gönlünde de taht kurmuştur. Cesur hareketleriyle halkın gözüne girmiştir. Kimi zamanda düşmanla işbirliği yaptığı söylentisi çıkmışsa da halk onu hep sevmiş ona yapılan bu türküyle ismi ölümsüzleşmiştir.

İzmirin Kavakları

İzmirin kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler çakıcı
Yar fidan boylum
Yakarız konakları
Selvim senden uzun yok
Yaprağında üzüm yok
Gamalıda zeybek vuruldu
Yar fidan boylum
Çakıcıya sözüm yok

İzmir’in Kavakları Türküsü – İzmir’in Kavakları Türküsünün Hikayesi

İzmir’in Kavakları
Yöre:Ödemiş Çakıcı Efe Ege Bölgesinde halkın dilinde dilden dile efsaneleşen bir kahramandır. Osmanlı’nın son zamanlarında devlet iradesinin iyiden iyiye kaybolduğu yıllarda (1800-1900) halk kendi kahramanlarını, kendi kurtarıcılarını çıkarmıştır. Kimileri bu boşluktan yararlanarak zalimlikler yapmışlar kimileri de adalet dağıtan güçlü yürekli halk kahramanı olmuşlar. Bu devirde Ege Bölgesinde’de Efelik çok meşhurmuş. Çakıcı Efe de İzmir, Denizli, Aydın civarında hüküm sürmüş bir Efe’dir. O zamanlarda yaşadığı bölgede o kadar güçlenmiş ki Osmanlı ile egemen olduğu bölge konusunda resmi anlaşma yolları bile aramıştır. Çakıcı çoğu zaman dağlarda, kimi zamanda halkın yanına inerek zalimi durdurmuş, adalet dağıtmış, zenginden alıp fakir vermiştir. Bu sebeple halkın gönlünde de taht kurmuştur. Cesur hareketleriyle halkın gözüne girmiştir. Kimi zamanda düşmanla işbirliği yaptığı söylentisi çıkmışsa da halk onu hep sevmiş ona yapılan bu türküyle ismi ölümsüzleşmiştir.

SÖZLERİ
İzmir’in kavakları, Dökülür yaprakları.
Bize de derler Çakıcı.
Yar fidan boylum Yakarız konakları.
Servim senden uzun yok,
Yaprağında gözüm yok.
Kamalı aa zeybek vuruldu.
Yar fidan boylum Çakıcı’ya sözüm yok.
Anonim

Menteşeli Türküsü Ve Hikayesi

Menteşeli Türküsü ve Hikayesi , Menteşeli Türküsü


Menteşeli

Halk müziği açısından büyük bir olgunluk örneği olan Menteşeli Türküsü: Kocasını oğlunu ve damadını seferberlik yıllarında Yemen’e gönderen;Fatma ananın yakmış olduğu içli bir ağıttır.

Mengene yöresinde mutlu bir hayatları vardır Menteşeli ailesinin. Bir gün gelir erler seferberlik dolayısıyla askere çağrılır. Fatma ana kocasını oğlunu ve damadını büyük bir yüreklilikle uğurlar. Kendisi kızı ve gelini ve beş altı torunuyla kalakalır.
Bunlara kendisi bakar kendisi yedirir kendisi içirir. O yıl Konya’da büyük bir kış olur ki yıllardır görülmemiş bir kış. Kurtlar şehre üşüşür. Bu zorlu kış pek çok ana baba ve çocuğu kara toprağa çekmiş. Bu dar günlerde Fatma ana büyük bir fedakarlık yapmış. Yememiş yedirmiş. Giymemiş giydirmiş. Günlerden bir günde gidenlerin dönüşünü bile göremeden de bu dünyadan ayrılıp kara toprağın bağrına gitmiş.

MENTEŞELİ

Menteşeli menteşeli
Del oldum derde düşeli
Üç gün oldu yar gideli
Tükenmez derdim yalınız,yalınız

Lorostan bir bulut ağdı
Sulu sepken karlarda yağdı
Yolcularım hanlarda kaldı
Kaldım evlerde yalınız, yalınız.

Derviş olsam giysem hırka
Kimsem yok’ki verse arka
Götürdüler şamdar şarka
Kaldım çöllerde yalınız yalınız.

Kaynak:
Mehmet ÖZBEK
Folklor ve Türkülerimiz
Ötüken Neşriyat İstanbul 1994

Ayşegül Göktepe (Radyo Program Yapımcısı)

Etiketler:izmirin kavakları hikayesi izmirin kavaklarının hikayesi izmirin kavakları türküsü izmirin kavakları türküsünün hikayesi izmirin kavakları türküsü ve hikayesi izmirin kavakları hikayesi kısa izmirin kavakları türküsünün yazarı izmir türküsü ve hikayesi izmirin kavakları öyküsü izmirin kavakları özet hikayesi izmir in kavakları hikayesi ege bölgesine ait türküler ve kısa hikayeleri kamali efenin hikayesi izmirin kavakları kısa bir özet izmirin halk hikayeleri izmirin kavaklari turkusu oykusu izmir türküsü ve hıkayesi izmir halk hikayeleri izmirin kavakları kısa ve özlü hikayesi hekimoğlu türküsünün kısaca hikayesi
İzmir'in işgali: İzmir'in İşgali, I. Dünya Savaşı sonrasında Paris'te toplanan uluslararası barış konferansının kararıyla İzmir kentinin 15 Mayıs 1919'da Yunanistan Krallığı tarafından işgaliyle başlayan ve 9 Eylül 1922'de Türk Ordusunun kente girmesiyle sona eren işgaldir.
İzmir'in Kurtuluşu: İzmir'in Kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı'nın sonlarında Türk ordusunun, Yunan işgali altındaki İzmir'e girmesini belirten tarih terimidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir