Kanarya Yumurtasını Neden Kırar

Sponsorlu Bağlantılar
afrika bile canari deneme hediye ipek kanarya kanaryalar kendi yere Kanarya Yumurtasını Neden Kırar Opigal 5 malinua kanarya kanarya yumurtasını neden kırar op..

> Üstad Hüseyin İpek’in Kanaryalar (malinua) Bilgileri

GİRİŞ Sayın Kanarya sevenler bu Siteyi hazırlamamın amacım ötüm kanaryacılığının günden güne azalmasıyla birlikde yerine şekil ve renkçiliğin ön plana geçişinden dolayı kanarya severlerin dikkatini çekip ötümcülüğü layık olduğu yere getire bilmek içindir.Kanaryam güzel kuşum ben sana vurulmuşum sözleriyle şarkılara bile konu olan bu küçük sevimli canlılar eskiden o güzel sesleri ve nağmeleri için beslenirdi günümüzde bu güzel sesleri ikinci plana atılmış şekilleri ve renkleri ile ön plana çıkmıştır.Avrupalıların Osmanlı padişahlarına hediye olarak getirdikleri kuşlar için topkapı sarayında ve gülhanede kuşhaneler yapılarak yıllarca severek bakılıp beslenilmiş.İş dahada lileriye götürülerekden ayrı bir ırk olarak İstanbolin kanaryası denilen bir kanarya türü üretmeyi başarmışlardır. Oysa ki biz ejdat yadigarı bu kuşu günümüze kadar muhafaza edip saklıyamadık. İşte bu sıraladığım sebeplerden dolayı ötüm kuşu olan MALİNUAyı ülke malinuacılığı leriye taşıya bilmek için çocukluğumdan bugüne kadar beslemiş olduğum kanaryalar üzerinde bildiklerimi , gördüklerimi , duyduklarımı ve deneme yanılma metodlarıyla öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaktır amacım. Yazım hatalarından dolayı özür diler saygılar sunarım.

HÜSEYİN İPEK

KANARYANIN TARİHCESİ :Afrika kıtasında bulunan Canari adalarından ispanyol denizcilerin onbeşinci yüzyılda kendi ülke kırallarına getirdikleri bu kuşlar,diğer ülke kırallıklarınada hediye edilerekden günümüze kadar gelmiştir. Bilhassa Almanlar bu kuşları ses yönünde , İngilizler ise şekil yönünde geliştirmişlerdir.
ÖTÜM KANARYALARI :Amarikalıların Singer,Almanların Harz Roller,İspanyolların Timbrado,Balçikalıların Malinois kanaryalarıdır.
BELÇİKA CANARİ MALİNOİS ( WASSERSCHLAGER ) TARİHCESİ : Malinua iki asır önceleri Belçikanın kömür madenlerinde guruzi patlamalarına karşı önceden haber veren günümüzün yangın sensörü olarak kullanılmıştır.Daha sonraları bu kuş bulunduğu ortam ile kendi özelliklerinide birleştirerek yıllar sonra genetik mutasyona uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. İsmindende anlaşılacağı üzere (Wasserschlager) Su vurucusu manasına gelmektedir diğer bir adıyla bu kuşlar Sukuşu diyerekde anılmaktadır.Su seslerini alış sebebleri kömür madenlerinde akan küçük su derecikleri,damlayan sular,madencilerin kömür kırmadaki çekiç sesleri ve buna benzer bilumum sesleri hafızasına ,belleğine almalarıdır.Madenlerden yeryüzüne çıkan bu küçük sevimli kuşlar meraklılar tarafından geliştirilmiş (aaaal ,fülüt,Çan,Bülbül vb) sesler .varolan Su sesleriyle birleştirilince harikulade bir orkestıra çıkmıştır bunuda cenabı mevlanın insanlara sunduğu bir lütuf.olarak şahsen düşünüp şükrümüzü diğer nimetlerde olduğu gibi hamdü sena etmeliyiz. ÜLKEMİZDE ŞUANKİ DURUMU: Wasserschlager’lerde Su sesi olmazsa olmaz bir kuraldır yani oluyorki bir kuşda Su sesi yoksa Wasserchlager olark anılmıyor belçika ve diğer ülkelerde bile bu tip kuşlar yarışmalardan diskalifiye ediliyor,oysaki ülkemizde yapılan bazı illerdeki iptidai yarışmalarda su sesi ağırlıklı öten kuşlara makaralı ötüyormuş muamelesi yapılıyor böyle oluncada bu kuşun yurt dışındaki orjinal yarışma şablonunun dışına çıkılmış olup başka bir kulvarda yarışan kuşlar topluluğuna sahip olunuyor. Ülkemizde hatta o illerin adıyla anılan malinualar ülkemizi Avrupaya yaklaştırmak yerine daha çok uzaklaştırmış oluyorlar. Ben derimki artık malinua yarışmalarında bülbülcü abilerimiz jüriden artık kalkıp yerlerini ehli olanlara (uluslar arası COM hakemlerine ) bırakınız ki ülke malinuacılığı gelişsin aksi taktirde dışarıya açılamayız , ancak kendi aramızda oyalanır gideriz.

FİZYOLOJİK YAPISI: Boyu onbeş ile onyedi santim aralığında ,başı mümkünse tepesi düz,gözleri orta irilikde olup parlak ve koyu siyahdır , göğsü hafif kabarık ve çok az dalgalı olup fizik ve duruşu zarif , kanatları yapışık,kuyruk balık kuyruğu gibi çatallı olup sarı ve beyaz renklerde olup bu renklerin arasında küçük siyah lekecikler mevcuddur bu lekelerin çok oluşuna olumlu bakılmaz , farklı bir başka renklerde bulunmazlar, zaten mevcut beyaz renkleri bile çok sonraları aileye zor zahmet dahil edilmişlerdir . CİNSİYET : Erkeklerin renkleri dişilere gore daha koyu sarıdır, altlarına üflenerek bakıldığında erkeklerinki ( Fİ ) yapmış şedildedir,Erkekleri öter Dişileri ötmez.,Erkekleri daha hareketli ve görkemlidir.

TEMEL BESİNLERİ Sadeyem % 30 Şalgam (rapiskayla benzeşir buna dikkat edin şalgam açık,rapiska daha koyudur ) % 5Yulaf % 5 Keten % 10 Sıhat Tohumları (MaviHaşhaş,Nijer,Kırmızı Turup,Beyaz Marul ,Anason Tohumları ) SU : Kendi içtiğimiz içmesuyu na ilaveten ( Bir litre suya bir kapak Depomin minarel takviyesi veya madensuyu). Dezenfektan olarak( mantar ve bakterilere karşı Bir litre suya bir damla Vanodin veya bir tatlı kaşığı sirke) katılarak haftada bir verilebilir. Suda siterilazasyon çok önemlidir,bir çok kanarya ölümleri sudan kaptıkları mikroplardan kaynaklanmaktadır ( Kolibasili ) gagalarıyla yırttıkları kagıtları,yemleri ve benzeri şeyleri suluğun içine taşıyarak suyun kirlenmesine yolaçıyorlar onun için sulukları hergün kontrol edip eski sularını tazelemeliyiz. Bunun önüne geçebileceğimiz bir yöntemde Suluklarda uygulıyacağımız nipelli suluk sistemidir ben şahsen kendim kafeslerde değilde salmalarda bu sistemi uyguluyorum durumdan çok memnunum asmış olduğum bir suluk birhafta gitmekte olup buda beni sıksık su değiştirme yorgunluğundan alıkoyuyor.Yeri gelmişken nipelli suluğun yapılışını anlatayım : Bir adet plastik pet şişe alın bunun kapağını elinizdeki nipelin çapında düzgünce oyunuz ve bu nipeli içine yeyleştiriniz daha sonra pete su koyarak kapağı kapatıp pedin alt tarafını yukarı getiriniz yukarda bulunan bu kısma her iki tarafdan ğeçireceğiniz tel halkayı duvara veya bir kenara monte edeceğiniz bir askıya takarak işi halletmiş oluyorsunuz,kuşun tüneyip su içe bileçeği yüksekliğide kendiniz ayarlayınız.Yalnız burda dikkat edilmesi gereken husus nipeli alırken pilastik olan değil( civcivler için ) biraz daha büyümüş (piliçler için) aaaal olanında en küçünü alıp uygulayın şayet diğerini alırsanız suyunuz basınçlı olmadığından sürekli damlama yapar buda suyu gereksiz yere tüketir ve zemini ıslatır,oysa diğeri kuşlarınızın ihtiyacı kadar su tüketimi yapar ve kuru bir zemin oluşturur.Yinede takıldığınız konuda yardımcı olabilirim. MİNARALLER : Kum,istiridye kabuğu,mangal kömürü,mürekkep balığı kemiği parçacıkları sürekli kumluğunda bulunması gerekir aksi tatdirde mideleri bulunmadığından taşlıklarında bunları öğütemediklerinden hem sindirim sistemi rahatsızlıkları oluşur,hem yedikleri gıdalardan besin olarak faydalanamazlar. VİTAMİNLER : Vitaminleri genelde meyve ve sebzelerden temin etselerde gerektiğinde vitamin takviyesi yapabiliriz(Vitaform Normal zamanda Bir litre suya bir çay kaşığı iki gram hastalıkda iki çay kaşığı dört gram ) verilirse normal zamanda vitamin ihtiyaçlarını doğal gıdalardan almaları daha sağlıklı olur. MEYVE: Elma,Armut,Üzüm,İncir,Kivi vb, SEBZELER: Marul,Lahana,Hindibağ,Havuç,Tere,ve Kereviz yaprakları vb saydığımız besinleri kuşlara sunarken çok iyi yıkayıp kirden ve zehirli tarım ilaclarından arındırarak soğuk ve ıslak olmadan iyice kurulayarak ogün bitirecekleri oranda vermeliyiz. Meyve ve sebzeleri kuşların dışkısına bakark ishal olmadıkları dönemlerde haftada iki kez az olmak kaydı ile verilmesi uygundur aksi taktirde ishal olan kuşlarin durumu vahimleşir. MAMA : Mamayı hazır alabileceğimiz gibi kendimizde hazırlıyabiliriz.Malzemeleri sıralıyacak olursak( Bayat ekmek,Peksimet,Bisküvi,Galete,İnce İrmik,Mısır ununu ,Haşlama yumurta beyazı ve sarısını mikserde çekerek Süt ve Balık yağını çok az,katarak,Havuç,Elma ve Kaba’ğı rendeliyerek) bu saydıklarımızı belirli oranlarda karıştırıp kuşlara verebiliriz burada dikkat edilmesi gereken sebze veya meyve katacak olursak bu karışımdan süt ve balık yağını katmamalıyız,Kuluçka mevsiminde mama herzaman bulundurulmalı diğer zamanlar haftada bir veya iki kere yeterliolacaktır yine dikkat etmemiz gereken unsur bu mamalar sıcak ortamda çabuk bakterileşip bozulacağından kısa zaman içerisinde bitirecekleri oranda vermeliyiz aksi taktirde zehirlenip ölümcül vakalarla karşılaşabiliriz bu gibi hallerden çekinenler kuşlarına piyasada mevcut olan hazır kuru mamayı bozulma kaygısı olmadan gönül rahatlığıyla verebilirler. RUHSAL GIDA : Bu size ilginç gelebilir ama ben kendimce gerekli gördüğüm için bu maddeyi ekleme ihtiyacı duydum İnşallah bundan sonra kuşlarla ilgili yazı yazanlar bu maddeyi geleneksel olarak takip ederler.Kuşların beslenmesi ile ilgili herşeyi sıraladık unuttuğunuz bir konu var oda kuşların ruhsal ve bedensel sağlıkları açısından onlara gerekli şefkati,hoşgörüyü gösterip onlarla iletişim kurmaktır aksi taktirde kendilerini mutsuz olarak görürler vebal altına girmiş oluruz ,bakabileceğimiz kadar kuş beslemeliyiz yoksa bunun günahına girmenin hiçbir bir manası yok,bu konuda varsa hatalarımız ve eksikliklerimiz birbirimizi ikaz etmeliyiz bu kainatın sorumsuzca yaşıyan kulları değiliz,bu hayvanların Cenabı Allah tarafından insan oğlunun koruması altına verildiğini unutmamalıyız. Hüseyin İPEK

BAKIMI VE EĞİTİMİ .Toplu halde bakılıyorsa adetleri fazla ise osenenin çıkan yavruları kendibaşlarına bakabilecek zamana geldiklerinde ebebiyenlerinin yanlarından ayrılarak salmalara,kuşhanelere salınırlar.
Bu yerleştirmede erkekleri dişilerden ayrılarak bir birlerinin sesini almıyacak yerlerde muhafaza ederken ayrılan onbeşerli erkek guruba bir hoca kuş salarız, burada topluca uçan kuşlar yerin genişliğinden ,uçum alanının rahatlığından çabuk palazlanıp hem gelişmiş olurlar hemde hocalarını ilk ders eğitimi olarak dinlemiş olurlar.Yine bu ortamdada salmaların loşlaştırılmasında fayda vardır.
Sonbaharın yaklaşımıyla havaların serinlemesiyle birlikde ilk ara tüyünden çıkan kuşlar altı aylık olduklarında ,erkekler tahtadan yapılmış aaaal telli,tek kapılı iki tünekli,dışarıdan askılıbir adet yemlikli ve bir adet suluklu 21cm X 20 cm X 15 cm ölçülerindeki kafeslere alınarak yeni yerlerine alıştırma cihetine gidilir.Yeni ders kafeslerine konan kuşlar gurupdan ayrılışlarının ürkekliğiyle çok panik ve korku içindedir, bu yüzden geçiş devresinde kafesleri yanyana koyup birbirlerini görmeleri sağlanır, bir haftalık bir sürede yeni yerlerine alışan kuşların aralarına koyacağımız plaka bibirbirlerini görmelerini engellemiş olur ,ancak yem ve su içmeye gittiklerinde birbirlerini görme fırsatı bulurlar bir haftada bu şekilde kalacak olan kuşlar iki haftalık olunca aradaki plaka önedoğru çekilerekden hiçbir şekilde birbirlerini göremiyecekleri vaziyete getirilir kuşlar artık birbirlerinin seslerini duymakta olup ders yapmaya (ötmeye) başlarlar.Artık ortamın bir ay içerisinde kademe kademe loşlaştırılması ve karartılması uygulamasına geçilir.Böylelikle kuşlar ötümden daha çok dinleme konumuna geçerler yemlerini ve su tüketimlerini hergün kontrol altında tutmalıyız,aynı zamanda,sürekli tabanda duran,hasta,sinirlilik halleri görünenler derhal gurupdan çıkarılmalıdır. Buvaziyette sindirilmiş olan kuşlar yemlik,suluk ve tüneklerinin yerlerini ezberlediklerinden fazlaca bir sıkıntı yaşamazlar isede tamami ile karartmadan ziyade çok hafif loşlaştırma idaaldir.
Artık egitim zamanının başlamasına sıtart verile bilir, bunun içinde elimizde hocalık yapabilecek kuşlarımız varsa aralarına yerleştirilir eğer yoksa kaset veya sididen dinleti yaptırıla bilinir bunun içinde sürekli aletlerin çalması bizi rahatsız edebileceği gibi kuşlarıda sitrese sokar sürekli çalmanın fayda yerine zararları vardır kuşlarda bezginlik yaratır,O yüzden dolayı zaman ayarlı pirizlerle bunları sabahın tan ağırırken olan vaktine,öğlenleyin,ikindide ve akşamın gün batımı öncesine ayarlarsak yarım saat aralıklarla dört kez çalması kanaatimce yetaerlidir.Eğer iyibir hoca kuşunuz yok ise kötü diye bildiğiniz kuşu hoca diye koymaktansa koymamak eniyisidir. Eğitim süreci kuşlar hocayı veya dinledikleri sesleri taklit etmeyebaşlarlar gün içerisinde zaman zaman kuşları aydınlığa çıkartarak yeteneklerini ve performasyonlarını ölçmeli ve notlarımızı tutmalıyız .Bu antıramanları hergün yapmalıyız.bu şekilde geçireceğimiz bir aylık kadar süreçde en iyi öten kuşları sürekli en üste tutarak sürekli bir yerdeğişimi yapmalıyız sürekli aynı şekilde kalan kuşlar yanlarında alıştıkları arkadaşlarını sürekli duymak istediklerinden buda bize başarısızlık getirir yer değişiminin temel sebebi budur.İyi güzel öten kuşları sürekli üsten aşşağı doğru yerleştir meliyiz , kuşlar kainatdada aynen böyledir ders yapan hoca kuş sürekli diğerlerinden daha zirvededir. Bu süreçde ötümlerini sıksık yarıda kesen turlarını laikiyle tamamlamıyan sürekli bileziğiyle oynayan negatif nağmeler çıkaran kuşlar ders eğitimi alan gurupdan çıkarılır dişarıda izlenir kayda değer bir gelişme olursa tekrar guruba dahil edilir. Kasım ayında kuşları artık tektek tanımış oluruz kendi kulağımıza göre en bol nağmeli uzun devirli öten kuşları kendi aralarında tim (dörtlü kolleksiyon) olarak kendi aralarında masa kuşu onun üstünde üçüncü kuş,onun üstünde ikinci kuş ve en üste kafa kuşu olarak alıştırmalıyız ki müsabakada başarılı olunsun. Bunu açacak olursak kafa kuşu ve masa kuşu aradaki kuşları tetikleyici (öttürücü) kuşlardır. Artık bundan sonrası yarışma şartlarına ,kurallarına ve Allaha kalmıştır.
( Hüzün ve sevinç kardeştir ,yarışma bir vesiledir umut kesilmedikçe başarı gelecektir.) Hüseyin İpek

MALİNUALARDA ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR ISI -.IŞIK.- BESİN..!!! IŞIK :Malinovaların bulunduğu ortam hafif loş olmalı. ISI .Oniki santigırat dereceyi geçmemeli. , ani ısı değişimi ve ceryan kuşları hasta eder yoksa yazdan soğuğa alıştırılmış kuşlar kışıda soğukda geçire bilirle herhangibir sakıncası yoktur. BESİN :Fazla kızıştırıcı yemler(Kenevir,Turup,Nijer) ve baharatı fazla yeşillikleri (Tere,Roka,Turup) ötüm zamanında vermemeliyiz. Bu üç unsuru kuşların durumuna göre ayarlamalıyız çok kaçırırsak dikilirler sert öterler, heptende kısarsak dengesiz besleneceklerinden sağlıkları bozulabilir .Eğer genetik yoldan iyi genlere sahip bir kuş soyundan kuşumuz geliyorsa yukarıdaki uygulamalarıda yapıyorsanız başarının gelmesi kaçınılmazdır. Nasıl sokak atından yarış atı olmuyorsa iyi soya sahip olmıyan kuş dan ötüm kuşu olmaz..Ama iyibir kuş erbabının elindeyse ergeç başarı gelecektir başarılar kolay gelseydi lezzetide olmazdı herhalde. WASSERSCLAGER’İN NAĞMELERİ VE PUANLARI KLOKENDE : 12 Puan (Yavaş damlıyan,su içersinde sıkıştırılmış havanın dışarı çıkarken havayla birleştiğinde su baloncuğunun patlamasının çıkardığı ses.) BOLENDE : 9 Puan (Fokurduyan su sesi) ROLLENDE :9 Puan (Kulkedenin ve Bolendenin hızlandırılmışı) FÜLÜTEN :9 Puan (Kısa Fülüt sesi)
FÜLÜTENROL : 6 Puan (Uzun Fülüt) BELLEN :6 Puan (Çıngırak,çan sesi) BELROL :6 Puan (Seri çıngırak ve çan sesi) STAALTONE : 9 Puan (aaaal sesi.) CHORR/ KNOR : 6 Puan (Gurklama sesi) WOETEN : 6 Puan (Parçalı bulbul sesi) TJOKKEN : 6 Puan (Bülbül sesi) SCHOKKEL :3 puan (Ninni gibi akan su sesi) ONVOORZİENE : Harici turlar. BUNLARDAN ALINAN PUANLAR 3 İLE ÇARPILIR OLUMSUZ NEGATİF NAĞMELER VE SESLER 3 İLE ÇARPILIR VE YEKÜNDEN DÜŞÜLÜR HAKEMLERİNDE KANAAT NOTU VARSA 3 LE ÇARPILIR VE YEKÜNE DAHİL EDİLİR. ÇIKAN YEKÜN SONUÇ PUANIDIR. NEGATİF PUANLAR OPHAAL-RİET : -3 Puan (Gürültü) HOGE SPİTSE : -3 Puan (Tiz sesler) SNETTER :-3 Puan (Tıslama sesi) TJİP-TJEP-TSİET : -3 Puan (Cıvıltı sesi) TJAP :-3 Puan (Çap,çup,çop sesleri)

MALİNUA LARIN EŞLEŞTİRİLMESİ : Erkek kuşları dişilerden biray evelinden eşleştirmeye hazırlamalıyız.Eşleri eşleştirmeden önce içlerinde iç parazitler varsa bunları atmaları için gerekli ilaç tedavisi yapmalıyız veya ikidiş sarımsağı ortadan keserek bir litdelik suda ikigün bekleterek verir bu uygulamayı bir hafta sürdürürüz..Aynı zamanda yumurtaların doluluk oranını arttıra bilmek için bir ay öncesinden E vitamini takviyesi yapmalıyız şayet (E) vitamini veremiyorsak (E) vitamininin yerini tutacak yeşil bitkilerin uç sürgünlerini veya filizlerini vermeliyiz. Bir erkeğe iki dişi düşecek şekilde yapılan eş tayini idealdir bu eşleştirilmeye sağlıklı ve bir yaşına girmiş kuşlardan aynı istikamette ötün kuşlardan seçmeliyiz .Eşleşecek kuşlar arasındaki ötüm farklılığı fazla olacak olursa çıkan yavrularda ötüm istikameti sağlıklı olmıyacaktır yani ötüm melezi gibi bir olayla karşılaşırız.Erkek kuşun ötümüyle durumunu tesbit edebiliyoruz fakat dişiye gelince orjinal dişisi değilse bunu anlamamız ancak şansa ve deneme yanılma metoduna kalıyor,her başarısızlıkda bizi bir yıl gerisine attığı gibi iyi damızlık neslimizide rizke atmış oluyoruz..Bundan dolayı dişi kuşda büyük hassasiyet gösterip üretici diye bildiklerimizden bu kuşları damızlığımıza dahil edersek neyaptığımızı daha iyi anlamış oluruz.Eşleştirme sonrası nasıl bir yavrular almak istediğimizi önceden belirleyip ona göre damızlık eşler seçmeli ve bundan sonrada ona göre eşleştirme medodları uyğulamalıyız . (Aile içi, Aile dışı,Aileler arası veya farklı Melezler istiyorsak farklı karakterdekileri birbirleri ile çaprazlamalıyız) Bu uyguladığımız metodlar neticesinde yavru kuşların soy takibi yapabilmemiz için mutlak Bilezik takma cihetine gitmeliyiz bunuda açacak olursak Bilezik KÜNYE demektir bunun üzerinde(Hangi Ülkenin, Hangi Üreticinin ,Hangi Yılın,Hangi yılın Hangi Numaralı kuşu) olduğu bilgileri vardır.Buda yapılan üretimin bize ciddiyetini gösterir. Anavatanı olan belçikalı yetiştiricilerin dört ailelik kümesleri var olup mendelizim yasası veya benzer çaprazlama metodlarıyla kendi kümesleri dahilinde yıllarca üretim yaparlar .Avrupada şampiyon yetiştiriciler bile kan deyişimiyle ilgili kardeş kümesleri vardır çok ihtiyaç duyarlarsa buradan temin ettikleri kuşlarla kandeyişimini sağlarlar öyle gelişi güzel önlerine her çıkan kuşu veya ne olduğunu bilmedikleri kuşları alıp damızlıklarına dahil etmezler aksi taktirde mevcut olan iyi kanlarını bozmuş olurlar.Kuşların genetik yapıdanda uyumlu olmaları aranılan bir özellikdir. Malinuvalardan yavru almak diğer ırk kanaryaları kadar zor değildir yavrularına genelde bakarlar fazlaca bir problem çıkarmazlar.Eşlerin ilk birleşmesinden itibaren ilk bir iki hafta içerisinde dişi yumurtlamaya başlar genelde dört ile altı arası yumurtlar bu yumurtaların sayısını dörde düşürmek çıkacak olan yavru sayısının rizkini azaltır,aksi taktirde anne bütün yumurtaları tam çeviremiyeceğinden dolayı,çevirse bile yavruların çıktığını varsayalım bu seferde hepsini beslemekde problem yaşıyabileceği ihtimaliyle dört sayısı iyidir. (Yavruların aynı zamanda çıkmalarını istiyorsak her yumurtanın yumurtlanış sabahı üzerinden iki saat geçmeden aslının dikkatlice kırmadan alınıp serin bir yerde yem veya kum birikintisinin üzerinde sivri tarafı dik gelecek şekilde yumurtayı bırakırız hergün bu yumurtaları kendi ekseni istikametinde bir tur çeviririz .Eğer dört yumurta bırakmak istiyorsak dördüncü yumurtayı yumurtladığı sabahı diğer üç sahte yumurtayı alıp yerlerine hakikilerini kalemle işaretleyip koymak gerekir ) (Kalemle işaretlememizin sebebi dört yumurtayı koydukdan sonra beşinci ve altıncıyı yumurtlayacak olursa bunları ayırd edebilmemiz içindir).Bundan sonra kuluçga gün sayma süreci başlamış olup geçicek olan oniki ile on yedi gün arası yumurtalardan yavrular çıkacaktır .Bu kuluçganın son günlerine doğru döllü , embiriyosu canlı olan yumurtaların renkleri zamanla koyulaşır , hatta bu yumurtaları ışığa tutarakdan bakacak olursak içinin,kandamarlarını ve ceninin koyuluğunu hissede biliriz mayalanmamış olan ise ışığı geçirgen bir vaziyette şaffaftır. Hepbirlikde çıkan kuşlar eşit fiziki boyutlarda olduğundan ebebiyenlerinin kendilerine taşımış oldukları mamadan eşit faydalanırlar oysaki aralarında doğum günü itibariylegün ferkı olan yavru kuşlarda fiziki farkda olacağından ilk çıkan yavrular iri ve boylu olduklarından kendilerine taşınan mamaları hep onların kapacağından diğer küçük kardeşler cürümsüzlüklerinden gereği kadar baslenememe puroblemi yaşıyarak, belkide öleceklerdir. Yeni çıkan yavrular gözleri kapalı ve tüysüzdürler,bir iki günde gözleri açılan yavrular ilk bir hafta içerisindede tüylenmeye başlarlar altıncı günde bilezikleri ayaklarına takılır isede bu bileziği iki gün iyi takip etmek gerekir aksitaktirde anneleri tarafından yabancı cisim olarak görülen bilezikleri aneleri tarafından ayaklarından çıkarılıp atılır bu gibi hallerde tekrar kuşun ayağı büyümeden bileziği tekrar takmak gerekir (Bilezik kuşun gelişimiyle ilgili olarak beş ile yedinci günler arasında en ideal takılma günleridir,bunun dışında hayvanın ayağını zorlayacağından sakatlanma puroblemleri yaşanır dikkat).İkinci haftayı dolduran yavrular yuvada kanat çırpmaya başlarlar ve üçüncü haftayı dolduran yavrular yuvayı artık yavaş yavaş terkederler ve kafes dahilinde ebebiyenlerinin bakımıyla beslenirler ve aynı zamanda mamayada gaga atmaya başlarlar buzaman zarfında kırılmış keneviri ve yunuşatılmış yemleride sunmamız gerekir artık bir aylık olmuş olan yavrular , kabuklu yemleride kırmaya başladıkların’dan artık kendi başlarına bakabilecek duruma erişmişlerdir. İkinci
kuluçgaya mani olmamaları için ebebiyenlerinin yanından alınarak onlara uygun başka
salmalara yerleştirilirler. Artık bundan sonar genç bir kanarya olma adayıdırlar ilerliyen zaman içerisinde erkekler boğazlarını kabartarak bıcırdanmaya başlarlar geçeçek altı ay eğitim zamanına kadar bir arada durabilirlersede kendi aralarında geçimsizlikler olabileceğinden fazla kuşun daralana sıkıştırılmaması gerekir.Kuşlar büyük salmalarda ve kuşhanelerde birbirlerinin tüylerini çekiştirerek kavga etmemeleri için eniyi formül onbeş santim aralıklarla bölmeli tüneklerdir. Kuşlarımızın daha iyi palazlanıp gelişmeleri için gıdalarına dikkat ettiğimiz kadar billhassa yazın banyolarınada dikkat etmemiz gerekir haftada iki kere banyo verip billhassa bite karşıda mücadele vermemiz gerekir kümesimizde bitimiz olmasada diğer bitli kümeslerden alabileceğimiz kuş ve malzemeler tarafından bize bit taşındığı ğibi viral ve bakteriyel hastalıklarında taşınacağı ihtimallerini göz ardı etmemeliyiz. Her üreticinin kendine has metodları varsada bunlarda benim doğrularımdır ,bu saydıklarıma katılmıyanlar olabilirsede o fikrede saygı duyarım ben kendi üretim ve yetiştirme metot larımı sizlerle paylaşmamdaki gaye sizlerede bir ışık tutabilbe hevesinden başka birşey değildir.

> Hüseyin İpek’in Kanaryalar (malinua) Makaleleri

MALİNUALARDA ÖTÜMMÜ DAMARMI !
Malinua ve ötüm kuşlarında aranılacak özellik ötümse yarışmalarda ödüllü kuşlardan önemlisi kuşun oanki ötümü önplanda tutulmalıdır aksi taktirde çok yüksek puanlı olupda sonradan o ötümlerden eser kalmamış kuşlarla karşılaşa bilirsiniz.Buna örnek verecek olursak dünya şampiyonu olan bir koşucu ertesi gün ayağını burkmasıyla o aldığı başarıyı sürdürememesi gibi.Kuş camiasında o yüzden bilhassa ötüm kuşlarında kuş dinlenerek alınır sözü bu gibi hallerle karşılaşmamak için söylenmiş sözdür.
Eğer ötümü değilde ırkının kalitesinden kuş alacaksak ozaman olay farklıdır .eğer bu kuşu üretimde damızlık olarak eşe atıp kaliteli yavrular almak istiyorsak geçmişde iyi ötmesi ama oan iyibir ötüm performansı göstermesede önemli değil,sebebine geldiğinde genetiksel yollarla kendinden sonraki gelecek soylarda güzel yavrulara ulaşıla bilinir.
Hüseyin İPEK 2005

MAKALE
ANLATMAK DEĞİL YAŞAMAK LAZIM

(2004 SAMSUN PUANLAMASI VE SORUYA CEVAP)
Ben ölünceye kadar malinuvayı beslemeyi ve kendimce bir yerlere getirebilmeyi misyon edilmiş
bir kişi olarakdan Samsun 2004 Malinua puanlamasına baypaslı ve belfıtığı ameliyatı olmuş
bir kişi olarakdan Samsun yarışına dörtlü kolleksiyonumla o karda kışda koyuldum gittim,vede gördüm şimdi bunları sizlerle paylaşıyımki bazı teretdütleri olanları bir nebze rahatlatıyım.
Samsuna sabah indiğimde şehirler arası otobüs firmalarının servisleri ile puanlamanın yapılacağı Samsun belediyesi düğün salonuna vardım kapıda dernek görevlileri bizleri karşıladılar giriş teberru ücretimizi ödeyip dernek kokartını yakamıza takıp
içeriye salona girdim bakdımki benim gibi erkenden gelenler olmuş nerdenmi Türkiyemizin dörtbir yanından Malinua sevdalıları iştirak etmişler hatta konya dan gelenleri tanıdığımdan hemşerilerimin yanlarına gittiğimde bir minibüse sığmadıklarını hatta kelebek nikli arkadaşımız ve onun yanında
bir arkadaşı daha ayrıca otobüsle gelmişler.
Katılım iyiydi ve her katılımcı ayrıca yanlarında puanlanması için kuşlarınıda beraberlerinde getirmişlerdi bizler bu getirdiğimiz kuşları puanlama ücretlerini verip teslimat formlarınıda doldurup yetkililere kuşlarımızı teslimettik,kuşlarımız içeride puanlanırken bizlerde çok büyük salonu olan yerde Mehaaaali Karaipek ve diğer katılımcılarla tanışıyor hoş sohbet muabbet ediyor ve konuklara ikram edilen sınırsız ve ücretsiz çaylarımızı yudumluyorduk.
Öğle vakdinin yaklaşması ile salonun üskısmına yemek yemek üzere çıktık ve yine tatlısını tuzlusunu
ücret ödemeden bir güzel afiyetle karnımızı elhamdüllilah doyurdukdan sonra salona indik,bu münasebetle namaz kılmak istiyenler için namaza uygun yer tahsisedilmiş,ihtiyaç gidermek istiyenler için gayet güzel wc ler hazır durumda bekletilmiş
hijyen ve temiz bir vaziyetde olup maduriyet olayına raslamadım. akşamın yaklaşmasıyla otellerden görevliler geldi ertesi günü kalmak istiyenlere yer rezervesi yapıyorlardı,daha sonrası puanlamanın bittiğini ılan ettiler ve puanları açıkladılar ilk gelen kolleksiyonlar birkez daha dinledik ve kuşlarımızı teslimaldık,bu meyanda öğleleyin malinualarla ilgili küçük konferansa katılanlara katıldıklarından dolayı katılım belgesinide beraberinde verdiler,ertesi güne kalmak istiyenleri
otel servisleri alıp otellerine götürdüler ben ertesi güne kalmadım istanbula o gece döndüm.
Kalan arkadaşlardan öğrendiğime göre otel sabah kahvaltısıda verdikden sonra tekrar otelin servis araçlarıyla yarışma salonuna onları getirmişler o günüde ırk güzellik müsabakası oldu.
Şimdi hal böyle iken iki yabancı hakemin bir günde
onca kuşu puanlaması durumunda şimdi geleceği söylenen dört hakeme karşı bizler mahcup olmıyalım yani onların puanlama sıkıntısı yok katılım ve kuş az olursa bizler fiyasko oluruz.
Kaldıki bu organizasyonu yapan kişiler başda Sedat bey ve Kemal beyler gerçekden neyaptıklarının farkında olup bizleri nasıl rahat etireceklerini düşünen insanlar bunun yanında Mehmet ali bey ve oğulları Deniz beylerde bizlere malinuvanın tanıtımı ve yaygınlaşması için çok büyük özveri içerisinde olduklarını ancak görenler takdir eder kanaatindeyim.
Bu organizasyon Allahın izniyle bir aksiik çıkmadığı sürece dört dörtlük olacağı teminatını bana inananlar varsa ben bunu veriyorum hatta bu arkadaşları böylebir sınavı başarı ile geçdiklerinden dolayıda tebrik ediyorum.
Gelelim Zuhalbey meselesine Zuhalbeyi ya tanımıyorsun arkadaşım yada afaki konuşuyorsun.
Ben sana Zuhalbeyi fazla değil azda olsa anlatayım
Zuhalbey Paktavuk çuluğun sahibidir o yoğun işlerinden zaman ayırıp kanaryacılığı desteklemiş uluslar arası normlara ulaşabilmesi için maddi ve manevi yönden hep desteklemiştir,Türk kanaryacılığı
bir yerlere gelmişse onun sayesinde gelmiştir bu yüz
den kendilerine müteşekkir olmamız gerekir.
Kuşlarımıza bilezik takılmasından tutunda ,Federasyonun kurulmasına kadar hep bunların Mimarı Zuhal daşdan beyfendilerdir,sen onu sordukca daha çok iyilik ve güzelliklerini duyacaksın.
İnşallah konu anlaşılmıştır , ha anlaşılmamış ise çıkarsın seneye kimseniz sizler tertiplersiniz bizlerde sizlere alkış tutarız nedenmi Malinuacılığa biz gönül vermişler hep sagduyulu olmuşukdur.
Sözlerimi burada noktalarken inşallah yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemişimdir,ayrıca sürçülisan etimse afola. Saygılarımla
(HAYDİ ARKADAŞLAR SAMSUNA)
Hüseyin İPEK 2005

KANARYALARDA SU SORUNU

Hepimiz bilirizki su hayattır susuz yaşam olamıyacağı gibi kuşlarımız içinde temel ihtiyaçlarının başında su gelir.
Ama su herzaman yaşam getirmediği gibi ölümde getirebilmekdedir bil hassa pislenmiş bakrerilenmiş sular böyledir,bunun böyle olmasını kuşlarımızda biliçsizce suluklarına taşıdıkları kağıt,çöp benzeri şeylerle sularını kirletmekde olup hastalığa davetiye çıkarmakdalar.
Bilhassa kafes ortamında kirlenen vede uzun zaman değiştirilmiyen sularda Pisedomonos bakterisi oluşmakda bu kötü huylu bakteriler kuşlarımızı ishal yaparakdan hastalanmalarına sebebiyet vermektelerdir.
Bunların başında Kolera,Tifo,Veba,Kolibasili vb mikroplar oldugibi bazı Viral rahatsızlıklarda vardır bunlarında başında Aspergilosiz fimegatus mantarı gelmektedirki
bakterilerin tedavisinden bulaştıklarında daha inatçı bir seyir izliyor.
Yukarıda saydığım bu tehlikelere karşın önceden tebdirimizi almamız gerekiyor .
-Damlama sulama bunların başında gelen metodlardan biri ,ben üretimde kullanıyorum çok faydalı olduğu kanaatindeyim. (Bir plastik maden suyu şişesinin kapağına kümeslerde kullanılan civciv sulama nipeli takıp içine su doldurup ters çevirdiğimizde bunu luşlarımızın ulaşabileceği yere asıp altına tahliya ızgarası koydukmu damlama harici sular burdan kafes dışına hortom vasıtası ile gidecek böyleliklede kuşlarımız ihtiyaçları oranda su içebilecekler onun dışında suluklarında yıkanma ,oyun ve içine çer çöp taşıyamıyacaklardır.
-Kimyasal ilaçla suyun dezenfektesinde Vanodini öneririm çünki vanodin hem bakterileri hemde mantarlara karşın etkilidir yalnız bunu fazla dozda kullanmamamız gerekirki kötü bakterilerin yanında kuşlara bilhassa lağzım olan faydalı bakterileride kaybetmiyelim.Oyüzden bir litre suya bir damla vanodin yeterlidir,eger bunuda yapmak istemiyorsak suyuna bilhassa elma sirkesi veya limon damlatmanın faydaları çok fazladır.
Sularımızı Kolera,Tifo,Dizenteri,Kolibasili gibi bulaşıcı hastalıklar etrafımızda kol gezmedikçe kaynatmak doğru değildir çünkü kaynıyan suların içindeki faydalı minarallerin kimyasal yapısının bozulması ve kuşlarımızın bunlardan faydalanamaması ortaya çıkar.
-Ayrıca eğer şehir şebeke suyu kullanıyorsak bu suyın tahlil analizleri dahilinde bakir verimsiz su ise mutlak bu sulara mineral takviyesi yapmalıyız bunun içinde sizlere önere bileceğim vetaşın DEPOMİN denilen ürünüdür kullanımı bir litreye kendi kapağı ile bir kapak haftada iki kere yeterlidir.
-Vitamin olarakda piyasada kuşlar için mevcut olan sıvı ve toz vitaminlerden faydalanabiliriz.
-Ayrıca ishal olduklarında Tetramezetin kuşun karın altı morluklarında
Sulfamezetin sularına kullana biliriz bunların kullanım tariflerine uymak koşulu ile.İç ve dış parazit sorunları varise meçdin gurubu ilaçlar verilebilir buna örnek Baymeç bir litre suya bir ml karıştırılıp çalkalandıkdan sonra suluklara konur 24 ile 48 saat ara ile suluklar temiz su ile değiştirilir bu işlem ayda birkez tekrarlanır.
Saygılarımla
Hüseyin İpek 2005

ÖZEL KUM KARIŞIMIM

Kuşlarımız malumunuz üzere miğdeleri olmadıklarından
yedikleri sert yemleri kum vasıtası ile taşlıklarında öğüterekden hazma geçirirler.Taşlıklarında yeteri miktarda kum bulamıyan kuşlarımız yedikleri yemleri gereği kadar öğütemediklerinden bu yemlerdende besi olarak yeterince faydalanamazlar, durum böyle olunca kuşlarımız ileriki zaman içersinde vitamin ve mineral eksikliğinden hastalanıp ölümlerine sebebiyet vermiş oluruz.
Kainatta hürbir vaziyette yaşıyan kuşlar bu gereksinmel-
lerini gayet rahat birşekilde sağlıyorlar oysaki kafes ortamında yaşıyan kuşlarımızın böyle bir şansıyok olduğundan tamamı ile bizlere muhtaçlar,bizlerde doğada var olupda onların faydalandığı meteryalleri kafes ortamında onlara teğmin etmekle mükellefiz.
Şimdi burada sizlere yıllar boyu kuşlarıma hazıladığım kum karışımından bahsedmek istiyorum.
İnce dişli dere KUMu,denizde dalgaların kıyıya taşıdığı ölmüs İSTİRİDYE kabuklarının parçalanmasıyla oluşan kum büyüklüğü parçacıklar,aynı büyüklükde GIRİT parçacıkları.
Haşlanmış YUMURTA ‘nın kabuk zarı alınmış KABUĞU,
MÜREKKEP BALIĞI KEMİĞİ ve MANGAL KÖMÜRÜ’nü rendeleyip tozunu ayırdıkdan sonra aaaal havanda ezilmiş PİRİNÇ tanecikleri ve ANASONu’da dahil ederekden bir güzel harmanlarsak Kum karışımımız hazır hale gelmiş olur.Bu karışımımızı kuşlarımızn kafeslerinde sürekli bulundurmamız gerekir.Bu onların TEMEL BESİ ihtiyaçlarıdır.Yalnız Sülfamezetin gibi Sülfat gurubu ilaçlar verildiğinde bu mineralleri kaldırmamız gerekir yoksa ilaçla aksi etkileşim yapıp ilacın çökeltileşmesine sebebiyet verir.
(Tabiatdan topluyarakdan yapacağımız karışım maddelerini
kesinlikle temizliğinden şüphe duymadığımız alanlardan almalıyız)
Hüseyin İPEK 2004

KANARYALARDA İSHAL
Hüseyin ipek olarak kanaryalarda ishale üç boyutdan bakıyorum.
1-Beslenmeden kaynaklanan ishaller bunlarda ikiye ayrılır.
a) Islak kurulamadan verilen yeşillikler ve aşırı meyve ve sebze ağırlıklı beslenmelerden kaynaklanan ishaller.
Önlemler: Yıkanması gereken gıdaları kurulıyarak vermek,meyve ve sebzeleri aşırıya kaçmadan küçük porsiyonlar lalinde haftada ikikez vermek.
b) Bozuk gıdalardan kaynaklanan ishaller.( Bunlarda genelde bil hassa yaz aylarında sık değiştirilmiyen yumurta mamalardan kaynaklanmakda.)
2-Bakteriyel ishaller.( Bunlarda yine genelde mamaların ve suluklardaki suların fazlaca bekletilmesinden ötürü oluşan bakteriyel ishallerdir) (Pisedomonos,Koli basili vb)
Önlemler: Bil hassa yumurta mamalarını yazın kuluçga zamanı kısa aralıklarla sık sık değiştirmeli
bozulup kokuşmasına sebebiyet verdirmemeli,İçme sularını sıksık değiştirmeli taze temiz su vermeli ve sulukların yalaklarına taşınan pisliklere hemen müdahale etmeliyiz.
Tedavi: Tetramezatin 1lt Suya 1gr atılıp çalkalanır ve suluklara doldurulur hergün tazelenir.Bu uygulamaya üçgün devam edilir.
Kafes ve ekipmanları kaynar suyla haşlama yapılır.
3- Viral İshaller.( Bunlar Bakteriyel ishallerden daha inatcı vakkalardır buna örnek Aspergilosiz fimagatus verile birir,bu mantarlar nemli ortamlarda ortaya çıkabilecek vakkalardır.)
Önlemler: Hijyen olmıyan,pis,rutubetli ortamlarda oluşan mantarlı gıdaların kuşlarımıza alınıp getirilmemesi ve kuşlarımızın böyle ortamda bulundurulmaması’na dikkat edilir ve sürekli rutubettsiz temiz ve havadar bir ortam sağlanır.
Tedavi: %10′luk Baytril 1lt Suya 1ml konarak karışım çalkalanıp suluklara konur.Bu uygulama hergün tazelenerek üç ila yedigün arası devam edilir.
Kafes ve ekip manları vanodinli suyla dezenfekde edilir içme sularına iki litre suya bir damla vanodin koruyucu olarak damlatılır.

Kanaryalarda İshal çok önemli olup önlem alınmaz ise istenmiyen üzücü olaylarla karşılaşa biliriz . Buna mahal vermemek için kuşlarımızın sürekli dışkılarından ishallerini takip etmemiz gerekir,buradaki gözlemleiyeceğimiz konu eğer dışkıları yapıldığında dışkının etrafına islaklık bir halka gibi dağılmışsa ,çok sulu ise ishaldir,eğer katı ve sert ıslaklık yok ise normaldir.
Bu yukarıda sıraladığımız ishal ve tedavi sürecinde beslenmedede dikket edeceğimiz konular
içersinde ishal düzelene kadar yeşillik,meyve,yumurta,yumurta maması,bal,kuş üzümü,gilikozlu madeler,süt,balık yağı kenevir,keten gibi maddeler verilmez.
Sade düzyem,haşlama patetes üzerine ekelenmiş haşhaş,ilaç tedavisi harici bakteriyel ve viral ishallerin haricinde yapılması istenen doğal uygulama olarak içme suyuna pirinç suyu,limonlu su,hafif çay demi uygulıya biliriz.
Bu yukarıda sıraladığım maddeler benim kendi uyguladığım metodlar olup sizlerin Veteriner hekim yardımı almanızı ayrıca tavsiye ederim.
Hüseyin İPEK 2005

KANARYACILIKDA UYGULADIĞIM METODLEAR VE PÜF NOKTALARIM! -Kafese yaklaşırken veya elinizi kafesin içerisine sokmanız gerektiğinde kuşla konuşun.. Kuşlarınızı ani ışık,ısı ve hareketlerden koruyunuz,bu gibi şoklar kuşunuzu korkak yapar.
-Kuşlara verilen bal hemoglobini yükseltir,daha sonra verilmediğinde hemoglobini düşen kuş çok çabuk hastalanır,bu yüzden ben kuşlarıma bal vermem.(balın yerine üzüm şekeri veya petmez veririm)
-Erkek kuşla dişileri ayrı yerlerde tutarım. -Erkek kuşu dişilerden bir ay evvelinden eşleştirmeye hazırlarım.
- Erkeklere bu devrede kızıştırıcı(nijer,kırmızı turup)tohumlarının yanısıra mağvi haşhaşıda özellikle veririm.
-Dişileri ise eşe atmadan önce hafif yağlanmasını sağlarım.
-Eşleştirme devresi bahar aylarına geldiğinden hindibağ bulmanız da kolaylaşıcağından billhassa hindibağ kondiksyon ve eşleşme açısından çok faydalıdır.
-Yuvalığın etrafını ambalaj kağıdıyla sararım üstünü açık bırakırım.
-Yüksekde olan yuvalıkların içini üsten tutuğum dikiz aynası ile kontrol ederim.
-Eşe atmadan önce kuşlara banyo verir,tırnaklarını keser ve bit tozuyla bakımlarını yaparım.
-Yuvalıkların açık kısmını görüş alanımın tersine gelecek şekilde yerleştiririm.
-Folluğun alt kısmı ve keçenin içine sigara tütünü serperim.bitlenmeyi nispeten önler.
-Yavruların aynı anda çıkmaları için sahte yumurta kullanırım.
-Yavru zaiatını azaltmak ve anneyi yormamak için kuluçgada dört yumurta bırakırım.
-Erkeği dişinin yanına akşamdan koyarım.
-Kuluçganın onbirinci gününde ılık banyo veririm.
-Kuluçganın on ikinci günü yumurtaların üzerine ıslatılmış elimle hafif su çiselerim.
-Onikinci günde çıkmıyan yumurtaları on altıncı güne kadar beklerim.
-Yumurtlama zorluğu çeken kuşun anüsünü ılık su buharına tutar ve anüsüne bir damla gıriserin damlatırım.
-Yavruların yuvadan düşüp sakatlanmaması için tabana talaş sererim.
-Yavru kuşlara küçük çapta tünek koyarım.
-Anne yavruların tüyünü çekiştiriyorsa ikinci yuvayı asarım.
-Yavrular kendi aralarında tüylerini çekiştiriyorsa kafesin tellerine kısa kısa ipler bağlarım.
-Kuşlar büyük salmalarda veya kuşhanede ise damlama sulama sistemini uygularım.
-İçme sularına iç parazitlerini dökmesi için ayda bir defa bir litre suya üç diş sarımsağı ikiye bölerek atar birgün beklettikten sonra suluklarına dökerim.
-Aynı sistem soğanlıda oluyorsada ben sarımsaklıyı uyguluyorum.
-Birlitre suya bir çay kaşığı elma sirkesi koyup mikrop kırıcı olarak sularına dahil ediyorum.
-Kuşlarımda mikrobik değilde gıdalardan kaynaklanan bir isal var ise demli çay veya pirinç suyu kullanıyorum.
-Eğer şayet mikrobik bir ishalse ilaca yöneliyorum.(Tetramezetin)
-Banyo suyuna sirke veya karbonat tüylerin parlaklık kazanmasında faydalıdır.
-Banyo suyuna bir çimdik bakır sülfat (göz taşı) katmak mantar , bakteri ve parazitleri öldürür.
-Kuşlarınızı yazdan dışarıda bırakırsanız kışıda soğukda geçireceklerdir,benim kuşlarım kışıda soğukda geçirmekdedirler.
-Kuşlarınızı hava ceryanından ve ani ısı değişimlerinden koruyunuz.
-Kuşlarıma C vitaminini kesmiş olduğum elmanın içkısmına limon sıkarakdan veriyorum.
-Yemde israf varsa karışık yemdeki kenevirden kaynaklanıyordur buyüzden kendi yem karışımınızı kendiniz kenevirsiz yapın.(Avrupalılar genelde kenevir hiç kullanmıyor)
-Ben keneviri yavru zamanı yavrulara çekilmiş olarak kullanıyorum onun dışında büyüklere vermiyorum.
-Kendi yaptığım yem karışımım % 50 Normal ince yem , % 30 Şalgam , % 5Yulaf , % 5 Keten % 10 Sıhat Tohumları.
-Sıhat tohumları ( Nijer , Mavi Haşhaş , Kırmızı Turup , Beyaz Marul , Anason )
-Haftada normal zamanlarda iki defa mama veririm.
-Hazır kuru mamalar olduğu gibi isterseniz kendinizde mama yapa bilirsiniz.
-Mamada kullanılacak olan malzemeler : Haşlama Yumurta ,Haşlama Patates , Büsküvi ,Peksimet , Galete , İnce İrmik , Mısır Unu , Soya Unu ,Yağsız Süt , Balık Yağı , Maden suyu , Bira mayası .
-Yukarıdaki malzemelerle mama yapılır yalnız burda dikkat edilecek birkaç husus var onları sıralıyalım 1) Mamayı balık yağı ve sütlü yapıyorsak buna elma,kabak veya havuçu katmamalıyız. 2) Mamayı kısa zamanda kokuşmadan bitire bilecekleri şekilde vermeliyiz yoksa kuşlarımız zehirlenir. 3)Kuşlar genelde hangi tür mamaya alıştılarsa o mamayı ararlar herhangi bir değişiklikde mamayı rededebilirler o yüzden yapacağınız değişiklik varsa azar azar dikkatlice yapın inatcılıkla yememede israr ediyorlersa zorlamamak gerekir.
-Bil hassa ötüm kuşu besliyorsanız ISI , IŞIK , YEM faktörünü iyi kullanın aksi taktirde ötümde verim alamazsınız.
-Aldığınız yemler tozlu ise bunları mutlak eleyiniz hatta kurutma imkanınız varsa keten tohumu hariç diğer yemleri yıkayıp kurutup verebilirsiniz ben bilhassa yazın yemlerimi yıkayarak hazırlıyorum.
-Eşleştirmeyi kışın yapıyorda gün ışığı yeterli gelmiyorsa zaman ayarlı pirizlerden faydalanarak suni aydınlatmaya gitmeliyiz.
-Bir aylık olupda anne babayı terkeden yavru kuşlara aceleci davranıpda ders eğitimine başlanmasının fayda yerine zararları vardır aksi taktirde kuş abur cubur öter
-Eğitim çağı altı aylık dan itibarendir.Bu zamana kadar salmalarda bir arada olan dişili erkekli duran kuşlar altıncı aydan itibaren dişilerden ayrılır bağımsız ders kafeslerine konur.
-Eğitm süreci kuşun algılama yeteneğine göre değişirsede bir buçuk ay ile iki ay arasıdır
-Raflara yerleştirdiğiniz ders kafeslerini sürekli kendi aralarında yer değiştirin.
-Her zaman eniyi ötenleri en üsten aşşağı doğru sıralayın.
-Hasta olanlar ,negatif nağme çıkaranlar,bileziğiyle sürekli oynayanlar,turlarını yarıda kesenler gurupdan ayrılırlar başka bir yerde gözetilirler hallerinde düzelme varsa guruba dahil edilirler.
-Bu eğitim süreci loş , serin ve sessiz biryerde sürdürülür.
-Eğitim sürecinde kuşlara sürekli antıraman yaptırılarak yarışmalara hazırlanılır.
-Tüy değişiminde hava ceryanından ani ısı değişimlerinden bilhassa korumalıyız.
-Tüydeğişiminde tüy oluşumu puroteyin ağırlıklı olduğundan yumurta maması vermeyi ihmal etmemek gerekir.
-Kuşun tüy değişim devresini kısaltmak için kafesin etrafını bezle sarın ve kafes tabanındaki kağıdını tüyden çıkana kadar değiştirmeyin
-Tüyden çıkamayan kuşların suluğuna koyacağınız safran tüyden çıkmasına yardımcı olacaktır.
BURDAKİ UYGULAMALAR BENİM SEÇTİĞİM UYGULAMALARDIR.!
HERYETİŞTİRİCİNİN KENDİNE GÖRE DOĞRULARI VE EĞRİLERİ VARDIR !
BUNLARDA BENİM KENDİME GÖRE DOĞRULARIMDIR.BEN KUŞLARIMI BU ŞEKİLDE YETİŞTİRİYORUM SİZLERDE BUNLARI UYGULAYACAK OLURSANIZ YİNEDE DİKKATLİ VE TEMKİNLİ OLARAK HAREKET EDİNİZ,
TAKILDIĞINIZ KONULARDA HERZAMAN SORULARINIZA AÇIĞIM.
WATERSLAGER ( MALİNUA ) YETİŞTİRİCİSİ 2003

—–ÖTÜM YEMİ KARIŞIM VE ORANLARI—– Malinua,Harz ve Timbirado’larda Ötümzamanı Yem Karışımı) %50 Normal İnce Yem,%30 Şalgam,%5 Keten,%5 Yulaf,%10 Sıhat Tohumları.(Mavi Haşhaş,Nijer,Turup,Marul vb,tohumlar.) Not: Bu Karışım ötüm zamanı verilen yem karışımı olmakla beraber Kuşlarımızın ötüm seyrine göre heran için ayarlama yapmak gerekir,şöyleki kuşlarımız dik ve sert öttüklerinde şalgam oranın artırmanın yanında kızıştırıcı olan Nijer ne Turup tohumlarınıda kaldırmak gerekir Hüseyin İpek olarakdan benim uyguladığım yem karması ve oranlarım bunlardan ibaretsede sıhat tohumlarına sinir otu ,semiz otu ve hindibağ tohumlarıda katmakda olup,haş haşında özellikle mavisini kullanmakda olup sarısını tercih etmemekle beraber rapisakayıda şalgamın yerine kullanmamakdayım.
Hüseyin ipek 2004

YENİ ALINAN BİR KANARYANIN ÖTMEME SEBEBLERİ !!!
1-Erkek diye alınan kuş dişi olabilir.(Kuşunuzu elinize alıp cinsel organını üfliyerek kontrol edin eğer fi yapmış şekilde ise erkek torpido şeklinde arkaya doğru ise dişidir.)
2-Kuşunuz hasta veya rahatsiz olabilir (Karın altını üfliyerek bakın şayet koyu morluk veya damarlarda koyuluk varsa.yine elinizde tuttuğunuz kuşu kulağınıza getirerek solunumunu dinleyin eğer hırıltı ve fıkfık diye ses duyuyorsanız kuşunuz rahatsızlanmış sayılır.)
3-Kanaryalar hassas varlıklardır eski bulundukları yere alıştıklarından eski yerlerini arıyabilirler bunun içinde yeni yerine alışabilmesi için ona zaman tenımamız gerekir.
4-Evimize yeni gelen bu küçük dostumuzu onun yaşama şartlarına uygun olmıyan bir yere ve ortama koymuş olabiliriz.(Hava ceryanı olan,havasız ,basık,sigara dumanlı,rutubetli,çok gürültülü,
tv yanı gibi,çok parlak aydınlık,direk güneş ışığı,kedi ve köpek gibi hayvanların çok yakını,
hemen yanı başında dişi bir kanaryanın bulunuşu,ve bunların birbirlerini görmesi.kçük çocukların
ulaşıcağı yerler Kanaryalar için sakıncalı yerlerdir.)
5-Kuşumuz evimize kiloluda gelmiş olabilir veya bizim tarafımızdanda yağlandırılmış olabilir ,bunun kontrolünü kuşumuzu yakalıyıp karın altını üflediğimizde ten rengi bizim kendi elimizin avuç içi renginde olmalıdır,hafif pembe,eğer sarı yayağ dokuları gözüküyorsa yağlanmış demekdir zaten yağlı kuşlar değil ötmek hareketleride kısıtlıdır.(Bunun için kuşumuzu büyük kafesde uçurarak diet uygulamamız gerekir.)
6-Kuşumuz beslenme ve yer değişikliği durumunda ara tüye girmiş olabilir,bunuda tüylerinin dökülömesi ile anlarız.( Böyle durumda bilhassa hava ceryanından korumalı,bu dönemde kuşumuzun karın ağrısı ve ishali olacağından meyve ve yeşillik verilmemeli normal yemine yulaf takviye etmeli haftada üç kere yumurta maması verilmeli tüy oluşumunun yapı taşı proteyinlerdir proteyinden mahrum kanaryalar tüylerini kısa zamanda yeteri kadar düzemiyecektir.)
7-Kuşumuz parazit istilasınada uğramış olabilirler bu gibi hallerdede keyfi kaçan kanaryamız ötümü kesip parazitlerle mücadele eder.( Bunun da belirtileri kuşumuz tüylerini kabartır sürekli kaşınır durumdadır önlemi alınmassa ötümü kestiği gibi ileride kuşumuz rahatsızlanıp ölümüylede karşılaşabiliriz. bu gibi durumlara mahal vermemek için kuşumuzun kanat altları baş ve boyun çevresi opigal 5 ”le ilaçlanmalıdır aynı zamanda kafes ve ekipmanlarıda kaynar su ile haşlanmalıdır.)
Bir kuşun ötmeme sebebleri olarak yukarıda sıraladığım maddelerden bir veya bir kaçının bulunması yeterlidir.Buna karşın nasıl bir uygulama yapmamız gerekli diye sorulacak olursa Hüseyin İpeolarak 35 yıllık deneyimlerime karşılık şunları sıralıya bilirim.
İlk önce kanarya kuşu ötümü için alınıyorsa yetiştiricisinden almanın faydaları çokdur,Bil hassa ötüm kanaryaları Malinua,Harz,Timbirado gibi kuşlar dinlenerek alınır.
Alınan bu kuşlar üreticisi tarafından uygulanan metodlar öğrenilir aynı şekilde devam edilir
Bunlar yem karışımı,sebse ve meyvelerin verilişi,mama yapımının tarifi ve haftalık uygulaması,bulundurulacağı ortamın ısı ve ışık şartları,çevresinde bir başka kuşun bulunup bulundurulmıyacağı gibi şartların yanısıra,haftalık aylık periyodik bakımlar üreticisinden öğrenilerek alınır.
Aksi taktirde pet şovlardan alınan kanaryaların dökümantasyon bilgilerine sahip olamayız,aynı zamanda bu gibi yerlerde viral ve bakteriyel mikroplarda kuşumuzla oralarda tanışıp kuluçga süresinden sonra evimizde hastalık baş göstermeye başlar.
Bir hevesin başlamadan bitmemesi için Kanaryalarınızı emin bilindik yerlerden almanızı öneririm.
Bol ötümlü,nağmeli ve sıhatli kanaryalarınızla mutluluklar dilerim.
Hüseyin İPEK 2005

MALiNUALARDA DERS ZAMANI BESLENME
Hüseyin ipek olarak kendime göre metodumu anlatmam gerekirse piyasada ötüm yemi diye bilinen ciddi firmalarin yeminden vere bilirsen de bunlarin içerisinde yinede kenevir mevcuddur oysaki
Malinualara kenevirsizini bulur veya kendin karisimi yaparsan iyi olur.
Düz yem verilmez sebebi dar kafese girip hareket yönünden kisitli olacak kus düz yemin fazla unlu olusundan kilo yapip sismanlatacakdir.
Bu yüzden malinualar derse yatirildiklarinda salgam agirlikli beslenme sebebleri fazla sismanlatmamasidir.avrupada salgami %60 lara çikarildigini bile duydum.
kandin hazirliyacak olursan %50 ince yam,%30 salgam ,%5 Yulaf,%5 Keten%10 Sihat tohumu
(Nijer,marul tohumu,giri hasshas)
Bu ornlar kusun ötüm seyrine göre sürekli ayarlanir.
Kum sürekli bulundurulur.
Mama haftada ikikere.
Meyve ve yesillik haftada iki kere.
Depominli su haftada bir,vitamin haftada bir,antibiyotik koruyucu olarak ayda bir,anti paraziter ayda bir gerekdigindede ses açma duruma göre sularina dahil edilir (Sulari sürekli elma sirkeli 2003

MAKALE
ARAP BÜLBÜLÜ

BEN MERSİN’ DE İKİ YIL GEÇİCİ GÖREVDE BULUNDUĞUMDA BU KUŞLA TANIŞDIM VE DİYEBİLİRİM Kİ YALNIZLIĞIMI BUNUNLA PAYLAŞDIM. ÇÜNKİ AİLEMİ GÖTÜRMEMİŞDİM.
BENDE TARİF EDEYİM SIĞIRCIĞA BENZER. AMA BOYUT OLARAK BIRAZ KÜÇÜK KOYU PARLAK BAŞ VE SIRT, GÖĞÜS KÜLRENGİ VE KOYU GÜMÜŞİ KUYRUK SİYAH VE UZUN ÇATALLI KUYRUK ALTI SARI, GÖZLER İRİ VE HAREKETLİ. BU KUŞ SİNEK KAPANLAR FAMİLYASINDAN GELİP ÇOK ZEKİ VE AKILI HAYVANLARDIR. YALNIZ ADININ ARAP BÜLBÜLÜ OLMASI SİZLERİ YANILTMASIN. BÜLBÜL GİBİ ÖTÜME SAHİP DEĞİLDİR. ANCAK KISA FLÜT VE BENZERİ TONLARDA KISA MELODİ VE ÇOK GÜZEL ISLIK ÇALAR. BU KUŞU BEN KUŞCUDA DAHA YUVADAN ALARAK ELDE BESLİYEREK BÜYÜTTÜM. İKİ ADETDİLER. BİRİ ÖLDÜ. DİĞERİ BENİMLE UZUN YILLAR YAŞADI VE DAHA SONRA İSTANBULA DÖNDÜĞÜMDE YIKANMAYI ÇOK SEVDİĞİNDEN AKVARYUMUN İÇİNE YIKANMAK İÇİN GİRDİ VE SUYUN DERİN OLUŞUNDAN ÇIKAMADI. EVE GELDİĞİMDE ÖLÜSÜYLE KARŞILAŞDIM. BU KUŞLAR BANYOYU ÇOK SEVER SIKSIK YIKANMA İHTİYACI DUYAR. BEN BAZI ANETTTODLARIMI ANLATAYIM. O ZAMANLAR İSTANBULDA GÖZTEPE PARKINA GÖTÜRÜP BUNU AÇKEN SALIYORDUM. BU AĞAÇLARA GİDİP KONUYOR VE ORADA STRES ATIYORDU. DAHA SONRA BANA DÖNMESİ İÇİN ÇOK UĞRAŞTIRDIĞINDAN TOK DEĞİL, AÇ GÖTÜRÜYOR EN SEVDİĞİ KÜÇÜK SOLUCAN ŞEKLİNDE UZUN İNCE KESTİĞİM CİĞER PARÇASINI GÖSTERDİĞİMDE HEMEN ELİME GELİP KONUYOR VE BENDE TEKRARDAN TAŞIMA KAFESİNE KOYUP EVE DÖNÜYORDUK. BU ARTIK ONUN İÇİN BİR ÖDÜL VE ALIŞKANLIK YAPMIŞDI. BU KUŞLAR YUVADAN ALINIP BİREBİR EĞİTİLİRSE BU HALLERİ SERGİLER. BUNLARIN ANTREMANINI EVDE HAVAYA KÜÇÜK NESNELERİN ATILMASIYLA HAVADA YAKALAYIP YERE İNMESİ OLAYIYLA EĞİTTİM. HATTA NESNE YERE ÇABUK İNDİĞİNDEN ONUN KOPMUŞ KARIN TÜYÜNÜ ALIYOR, OTURDUĞUM KOLTUKDAN YUKARI DOĞRU ÜFLÜYOR, O TÜYÜN HAVALANMASINI SAĞLIYORDUM. ONUN DİKKATİNİ ÇEKEN TÜYÜ ANINDA YAKALIYORDU. ZATEN SERBEST EVİ KİRLETME KAYGINIZ YOK İSE EVİNİZDE SİVRİ VE KARASİNEK VE BENZERİ BÖCEKLERİ TEMİZLEME YEME ÖZELLİĞİNDEN SİZLERE FAYDALI DA OLACAKDIR. YALNIZ BU KUŞ ET VE MEYVE AĞIRLIKLI BESLENDİĞİNDEN DIŞKISI SULU VE GÜNLÜK TEMİZLİĞİ YAPILMAZSA KOKULUDUR. YEDİĞİ BESİNLERİ SIRALIYACAK OLURSAK, SİZLERİN YEDİĞİ HERŞEY DİYEBİLİRİZ. AMA TUZLU VE BAHARATLI DEĞİL. YİNE DE YEDİKLERİNİ YAZMAMDA FAYDA VAR. MEYVELERİN HERTÜRÜ KARPUZ,NARENCİYENİN HEPSİ, ELMA, ARMUT , ET VE BENZERİ ŞEYLER. DIŞKISININ KOYU OLMASI İÇİNDE SİZE KENDİ BAKIM TARZIMI ANLATAYIM. PİYASADA SATILAN MAYNA YEMİ OLABİLİR. BULAMAZSANIZ KENDİNİZ DE YAPABİLİRSİNİZ. YAPILIŞI PASTAHANE VE FIRIN MAMULLERİNİN KARIŞIMI KEK. KURU PASTA , CİVCİV YEMİ, KURU KÜÇÜK KESİLMİŞ KURU ÜZÜM. BUNLARIN HEPSİ KARIŞIR. PAÇAL YAPILIR. BU KARIŞIM SÜREKLİ BİR MAMALIĞINDA BULUNMALIDIR. BUNUN YANINDA İKİ GÜNDE BİR ELMA VEVA PORTAKAL VERİLMELİ OLUP HAFDADA İKİ KEREDE ET MAMULU BİLHASSA İNCE KIYILMIŞ YİYEBİLECEĞİ KADAR CİĞER VERİLİR. HAFTADA BİR KERE DE OLSA BANYO VERİRSEK SEVEREK YAŞAR. BU KUŞ TEK OLUP DAHA YUVADAN ALINIP BİREBİR BESLENİRSE KONUŞA BİLİYOR DA. AYRICA BENİM KUŞUM SINIRLI DA OLSA BİRKAÇ KELİME EDİYORDU. YALNIZ BİRDEN FAZLA OLAN KUŞLAR BİR ARADAKİ HEM CİNSLERİNE İLGİ DUYDUKLARINDAN EĞİTİM BAŞARISIZLIĞA UĞRAR. DİKKAT.
BİR DE BU KUŞUN İRİ YETİŞKİNLERİ EĞER EVCİL DEĞİL YABANİ HEDİYEOLSUN. KALIN SAĞLICAKLA. Tel:0533 471 26 58İSE BU KUŞUN SONRADAN EVCİLLEŞMESİ İMKANSIZDIR. ALIRKEN SATICILARIN SONRADAN EVCİLLEŞİR DEMELERİ GERÇEKCİ DEĞİLDİR. ZATEN BULABİLECEĞİNİZ YERLER NADİRDİR. ANCAK MEREKLILERINDEN VE BU KUŞUN ASIL YERİ OLAN ANTAKYANIN SAMANDAĞ İLÇESİNDE BU KUŞLAR DOĞADA SERBEST VAZİYETDE UÇMAKTA VE YAŞAMAKDADIRLAR. AMA MERSİN ADANA GİBİ ŞEHİRLERİMİZDE BİLHASSA PORTAKAL BAHÇELERİNE KULUÇKAYA YATARLAR. O YÖRENİN İNSANLARI TARAFINDAN GAYET İYİ BİLİNİR. İNTERNET KAFEDEN SİZLERE BU MAKALEMİ YAZDIM ARAP BÜLBÜLÜ BESLİYENLERE İTAFEN. 2005

MALİNUAMI SAKAMI

ARKADAŞLAR MALİNUAMI SAKAMI DİYEREKDEN AÇILAN TOPİK’e yazmak istedim bir türlü yanlış anlaşılırım diyerek elim varmadı ama şimdi iftar saatininde yaklaşması ile birlikde yazma hevesim geldi müsade ederseniz biraz çocukluk yıllarımı anlatayım .
İlk okul beşinci sınıfa giderkene saka kuşu tutacam diye sabah erkenden gün aydınlanmadan kalkar babamdanda dayak yiyecem korkusu ile sessiz sedasız akşamdan hazırladığım kapının ucuna koyduğum kafeslerimi ve ağımı alıp göztepe trenyolu kenerınde meteorolojinin karşısında ve bir başka yer olarakda gözcübabada bulunan kuş tutma yerine giderdim.Şimdikiler oralarda böyle kuş tutma yeri aramasınlar veya bu adam nediyor yalan konuşuyor denmesin ozamanlar 197′li yıllardı oralar kırlık bayırlık yerlerdi şimdi ise apartmanlarla doldu,neyse konuyu dağıtmıyalım Bu yerlere varır varmaz büyük bir heyecanla ki aynı heyecanı şimdi bile hissediyorum,ağımı bir an önce kurup çığırtkanları etrafına dizdikten sonra oturup
kuşların geçmesini beklerdim,kuşların görünmesi ile
çığırtkanların ötmesi ile kuşların inmemesi ve arkalarından dönmeleri için benim tütü çekmem şuanda kulaklarımda yankılanmakda olup bu heyecan içerisinde diğer gelecek olan kuşu bekler ve havada bir iki pike yaparakdan kurmuş olduğum dikenin üzerine çakılmasıyla diğer geleceklerinde inmesinden sonra büyük bir heyecanla ipi çekmek ve ağı kapatmak kalıyordu, kapanan bu ağdan sonra depar atarakdan bir an önce kuşlara yetişip ağın kenarlarından kaçıcak olanlara mahal vermemek üzere kuşları toplar içlerinde keneset, gerdan olup olmadığına bakıp taşıma ya koyerdım.
Bu ardı ardına beklemeler neticesinde öğlenci olmam
ve okul saatinin yaklaşması ile ağı toplayıp gitme zamanımı ha biraz dah , ha biraz daha bekleyeyim düşüncesi ile adeta oradan kopamayıp okul saatini kaçırır artık ne olduysa oldu oakulda kaynadı der akşam geçidine kadar açlığımı bile hatırlamadan takılırdım tabiki evdede babam tarafından şenlik vardı (Mariz).rahmetli babam kuşa karşı idi kuşcumu olacan yoksa … mı der kafeslerimi kırar ve beni döverdi ben bu zorluklar içerisinde bu yaşıma geldim hala kuş beslemekde olup babamın dediği gibi
ikincisinden olmadık elhamdüllilah.ben isterdimki babamda sevsin bana yardımcı olsun öyle olan arkadaşlarımı görünce gıbda eder bakardım, şimdi benim oğlum var oda kuşların içerisinde büyüdü ama kuşu bir türlü sevdiremedim isterdimki oda sevsin demekki bu işler fıtratlıkdan kaynaklanıyor oysa gerek,hatta ben doğuştan fenerli idim onuda öyle yetiştiriyim diye hiç unutmam konya fener maçına bile götürmüşdüm ama olmadı tuttu galatasaraylı oldu annesini ve arkasından benide cimbomlu yaptı.
Çocukluğumdan bu yana hiç kuş merağım kesilmedi aksine papağanlarlada çok ilgilendim,amma velakin artık kuşa çıkmıyorsamda saka pazarına her hafta sonu gider kuş alır ve beslerdim bundan yine altı sene öncesi pazara giderken ilk kalp kırizini geçirdim bu bana bir mesaj niteliğinde olduğunu kendimce çıkarıp eve döndüğümde bütün sakalarımı birdaha beslemeyeceğim diyerekden saldım ogündür bugün hiç saka beslememekdeyim sede aklım hiç sakadanda çıkmış değil bunu samimiyetimle söylüyorum arkadaşlar,işte yinede var olan malinua
tutkum sakanın boşluğundan beni tamamı ile malinuacılığa yöneltti,malinua yı incelemeye aldığımda malinuayla ilgili pek bukadar bilgi ozamanlar yok idi şimdi herkes malinuacı oldu amanereye kadar gidecekler merak ediyorum.
İnşallah malinuada laik olduğu yere gelir.
Benim burda sakacı malinuacı diye ayrıt yapmam çok zor olan bir hadise ben bütün ötümcülere şapka çıkarırım,çünki bilirim ötümcülüğün nedenli zahmetli ve zorbir iş olduğunu bu iş adeta bir maraton yarışıdır.
Amma şu bir gerçekdirki bir hedefim var kendime göre ömrüm yeterse ve o hedefime ulaşamıyacak olursam saka beslemeden ziyade melezler üzerinde çalışmakdır.
Bülbül dinletilmiş bir saka melezinin cömertce nekader güzel öttüğünü kimseyle paylaşmam.
Yani anlıyacağınız bizler her nekadar malinuacı diye anılsakda göynümüzün bir yanıda sakacıdır.Sizlerin kendi aralarında melezler ile ilgili sohbetlerini uzakdanda olsa takip içerisinde olup buruk bir vaziyette izlemekdeyim siz melezcilerle iftihar ediyorum, iyiki varsınız sakaların geleceğinin teminatı siz melezcilersiniz.

HÜSEYİN İPEK 2055

HAFTALIK BESLENME PROGRAMI

PAZARTESi : Karisik ötüm yemi.Kum ,Soganli su.
SALI : Karisik ötüm yemi.Kum.Roka veya Tere,Birkaç damla limonlu su.
ÇARSAMBA : Karisik ötüm yemi,Kum,Az miktarda yulaf ve su.
PERSEMBE : Karisik ötüm yemi,Kum,Havuç rendelenmis Yumurta mamasi.Sade su.
CUMA : Karisik ötüm yemi,Kum,Küçük porsiyon elma,Sade su.
CUMARTESİ : Karisik ötüm yemi,Kum,Depominli su.
PAZAR : Karisik ötüm yemi, Kum,Sekerli ilik süte bandirilmis bayat ekmek.Sade su.
2005

AiLE iÇi EŞLEŞTiRME VE ÇEVRE FAKTÖRLERiNDEN
KAZANILAN ÖZELLiKLERiN KALITIMSAL HALE DÖNÜŞTÜRÜLMESi (GENLERE TAŞINMASI)
Aile içi çaprazlamalari Bir kilise papazi olan MENDEL kilisenin bahçesinde burusuk bezellyeler ile burusuk olmiyan bezelyeleri kendi arasinda dölliyerekden çikan bezelyelerim %25 Burusuk %25 Diri %50 melez olarak bulmus ve çalismalarini o istikametde yapmisdir.
Önce aile içi çaprazlama metodunu bir açalim.
Dominat kuslardan bir aile kurulur her sene çikan yavrulardan osenenin en iyi dominant kizi baba ile ogul ana ile çiflestirilir akabinde hersene böyle takip eder anne ve babalar bessene damizlikda kullanilir osenenin yavrulari bir sonraki sene eslestirilir ve daha sonra üretimden çikarilir.
simdi bizlerde amaca uygun çalisma yapmamiz gerekir.Zaten mecbur kalmadigimiz müddetce aile içi çaprazlamalardan uzun yillar çalismamiz bagzi rahatsizliklarin ortaya çikmasina sebebiyet verecekdir .Bu rahatsizliklar genlerede tasindigindan dolayidirki dogacak nesillerde hep kendini gösterecekdir bunlar kimi zaman körlük,kimizaman ortapedik özürler,kimi zaman tüy puroblemleri ve benzeri olaylarla karsilasa biliriz.
aile içi çiflestirmenin asil amaci diyelimki elimizde çok iyi vasiflara haiz iki farkli ebebiyen var isde biz burda %100 Anneye veya %100 Babaya ulasmak istiyorsak isde bu eslesdirme metodu bizi hedefe vardirir ama biz bunu bes yildan daha ileri zamanlara tasimadan bir baska araya onlara uygun
kan sokarsak nesillerin daha saglikli olmalarina sebebiyet vermemiz gerekir.
bunun yadinda iki farkli ebebiyenle yola çiktigimizdan degisik ayri bir tür olarak %50 Anneden %50 Babadan gelme melezede raslamak mümkündür isde bu farkli melezlei daha sonra kendi aralarinda düzenli ve dikkatli çaprazlamalar yaparakdan ileriki yillarda genetiksel yapisinda kalici hale tasinabildiginden farkli bir irki otututrmus oluruz.Yalniz bilinmesi gereken bu çalismalarin sabir ve sebat içerisinde eslestirme çizelgelerinin tutulmasi ile yillar alabilecek çalismalardir,çünki herbir çalisma örnegi bir yili almakdadir bunlarinda genlere tasinmasi uzun yillar ister.
Aileden gelen özelliklerin disinda canlilarin sonradan çevre faktörleriyle kazandiklari özellikleride kuslarimiza kazandirmamiz yani kalici hale getirmemizin imkanlari vardir.
Benimde üzerinde çalistigim konulardan biride budur
Bunu açicak olursak Belçika Malinuasi ile ugrasdigimdan belçikalardaki aaaal vuruslarinin zayif olmasindan rüzgar çingiraklarindan aaaal sesi (Staltone) ve bunun yaninda rüzgar bambusundan çikan fülüt (Fülüten-Fülüten rol) sesleri akvaryum pompasi araciligi ile dibi delik sisenin içerisinden geçen hortumun sise içerisine hava basmasiile siseninde egim açisinin ve su seviyesinin ayarlanmasi ile çikan su kaynama sesi (Bulonder) Bulug.BulugBulu__BuluBuluBulu Çinlama sesi olarakdan ince camdan imal edilmis kadehe aaaal bir cisimle vurarakdan çikan çinlama ve Rolendeyede yine kuslarimin daha egitim öncesi zamanlarinda bile derse (egitim kafeslerine) almadan önce, ,aten degilmidirki malinualar maden ocaklarinda madencilerin çekiç seslerirle aaaali su damlaciklarinin olusturdugu dereciklerin çikardigi su sesleri ve madende kullanilan yük tasimadaki hayvanlarin sesleriyle ve buna benzer seslerle günümüze kadar gelmisdir, hatta çok ileri yillerda
zannedersem bulgar malinuasi idi bu malinua çok güzel cep telefonu ve ambulans sireni sesi çikariyordu bu zeki doslarimizin küçük yasda daha yuvadaiken bilhassa erkegi alinip hiçbir ses dinletilmeksizin kelimeler ögretilirse konusduklarida vakadir. Yalniz burdan yanlis anlasilma olmasin konusuyordan kasit ögretilen kelimelerdir.
Hülasa elimizde iyi bir genetik yapiya sahip DOMiNANT kuslarimiz olursa bu kuslar üzerinde deneme yanilma metodlariyla çalisarakdan çok iyi malinualar çikaricagimiz kanaatindeyim bunca emek ve çalismalarimizin mükafatini ben Hüseyin ipek olarakdan RABBiM bos çikartmiyacagi kanaatindeyim.
ALLAH sizlere göynünüzdeki kuslari vermesi temennisi ile hoscakalin.
Saygilarımla
Hüseyin İPEK 2005

CERMEN-HARZ-EDEL ROLLER ISIMLERININ TANIMI

Cermen,Harz ,Edel Roller isimleri adi altinda anilan bütün isimler ayni kusun ortak isimleridir.
CERMEN : Malumunuz hepimizin bildigi Almanya irkina karsilik anilan Alman kusu.
HARZ : Almanyada bu kusun ilk üretilip ünlendigi bölgenin adi.
EDEL ROLLER : Asil dem cekicisi. Isde yukaridada anildigi gibi ,bu kusa ilgi duyan yetistiricilerin bir kismi o ülkenin ( CERMEN ) adi ile,bir kismi o ülkenin üretildigi bölgenin adi ile ( HARZ ),bir kismida Asil dem vurucusu,çekicisi adi ile ( EDEL ROLLER ) adi ile anmislardir.
Isde bu isim kargasasi sanki farkli kuslarmis gibi anilsada böyle olunmadigi artik bilinmekdedir 2005

MALİNUALARDA ÖTÜMMÜ DAMARMI !!
Malinua ve diger ötüm kuşu besliyen arkadaşlar sitenize bugün ilk girişim olarakdan sizlere bu makaleyi yazmayı uygun gördüm insallah ileride başka şeylerde yazarım.
Ötüm kuşu denilince ikişeyi anlamamız gerekir bu beslemekde oldugumuz kuşun oanki sesindenmi faydalanmak istiyoruz yoksa Irkının iyi bir kandan geldiğindenmi,(sesi mi,kanımı)
Eğer ötümü diyorsak üzerinden çok zaman geçmeden yeni puanlama cetveli bize Işık tuta bilir aksi takdirde geçecek süreçde kusumuzun nekadar üstün puanlı bir çizelgesi olsada bu puanlar kuşa yansımıya bilir.Bunuda açacak olursak kuşumuzun yarışma anında aldıgı puanlardan sonraki geçen süreçde kuşumuzun ötümü bozulabilir (kötü nagmeler katabilir,bildigi güzel nagmeleride unutabilir) Budurum karşısında puan çizelgeleri fazlaca bir hüküm getirmez.O yüzden siz siz olun en iyi alInan Malinua dinlenerek alInan MalinuadIr bunu unutmayIn.
Eger ikinci sIk sesi için degilde IrkInIn kalitesi için alIyorsak ötüm oan için ön pilanda degildir,
Kuş güzel ötmiye bilir hatta bozuklarıda olabilir işde biz bu kuşu damIzlık olarak ele alIp yalnız dikkat edecegimiz unsur çıkacak olan yavruların bozuk olan babalarını duymaması olacakdır.
Butip işler biraz sabır ve de şansakalmış işlerdir.
Burda sansdanda sunu anlamamIz lazımdır örnek verecek olursak ilk sene çok iyi kalitede yüksek performansda birçift malinua ailesinden ilk sene anne babaya yakısmıyacak vasat yavrular çıkabilir
bu sizin motivasyonunuzu bozacak olursa işde sans faktörü devreye giriyor,oysaki ikinci sene harikulade vasıflı yavrularla karşılaşma şansınız var,bu yöndende çok sabırlı olmanız lazım.
Hüseyin İpek 2005

Yuva ve malzemeleri

Kanaryalarda yuvalar içten takma ve kafes kapısına asılanlar olmak üzere iki tiptir.
Burada uygun olanı tercih edilir.
Ben asmış olduğum yuva sepetinin içine keceyi opigal 5 ile hafif ovuşurduktan sonra içine yerleştiriyorum burada dikkat edilecek konu oturttuğumuz keçenin kenarlarda pot yapmamasıdır yoksa bu kuluçga esnasında anneyi rahatsız eder.Bunun içinde ya kenarları kesilmiş yada içi çokurlaştırılmış keçelerden almamız lazım.
Bu koymuş olduğum keçelerin içini daraltmak
bil hassa folluk ağzını daraltması için 3 cm lik keten çuvalından kestiğim ipçikleri bandala sıkıştırarak kafesin kuşlar tarafından ulaşabileceği yere asarım burdan yuva örümü işi bittiğinde genelde kuşlar taban kağıtlatınıda yırttıklarından malzeme toplama amaçlı olarak buna mahal vermemek için son olarak sigara tütünü ve tuvalet kagıtlarından çok küçük parçacıklar halinde koparır dider veririm bu malzeme ile folluğunu yumuşatan kuşun artık eşiyle çiftleşip yumurtlama moduna girmemesi için bir sebeb kalmamıştır.
Yalnız burada tütün koymamdaki sebeb tütünün kokusuna yuva bitlerinin önüne geçilmesi unsurudur.
Bu yuvayı yavru kuşlara beş altı gün aralığında bilezik takmak için çıkarttığımda
temiz bir keçeyle yenilerim.
Çıkan eski keçeleri birdaha üretimde kullanmam
sebebine gelince nekadar yıkansada temizlensede dışkılardan arınan bu keçe kuşların deri parçacıkları (Çok ince zerrecikler halinde kepekleri) keçenin o sık aralarından tam istenildiği gibi temizlenemiyor,hal böyle olunca bu atıklarla beslenen mikro organizma çanlılar yuvadaki yavruların sağlığını tehlikeye sokmuş oluyorlar.
Hüseyin İpek 2006

KAFES KUŞU BESLEMENİN DİNİ BOYUTU
Ah arkadaşım benimde içimi kemiren kurt o ya.
Geneldede kuş besliyen insanların purofiline bakıldığında dindar muhafazaker kesim fazla olduğu görülüyor hatta benim çok dindar olupda kafeste kuş besliyen hacı arkadaşlarımda mevcut.
Kuş besliyen arkadaşlara sorsan yemini suyunu veriyorsan onun ihtiyaçlarını sağlıyorsan günah değil diyebilirler ama acaba kendi işimize geldiğinden söylenmiş tabiri caizse zürt tesellisimi bilemiyorum.
Bu konuda bende çok vijdan azabı duyuyorum.
Bir arkadaşım var ona sorduğumda birgün Hz Peygamber Efendimiz yolda giderken bir küçük çocuğun elinde kuş olduğunu görmüş ve çocuğun başını sıvazlıyıp yoluna devam etmiş olan rivayeti anlatarak şayet günah olsa idi orada çocuğa kızardı diye kendine göre açıklama yapıyor.
Benim bizat sevabını günahını sorduğum hocalar faklı ifadelerde bulunuyorlar.
Hatta benim sohbetlere gittiğim Ali hocamıza sorduğumda kuşla uğraşın abes işlerle uğraş olduğunu bana söylüyor,bende ona karşı mahcup oluyorum.
Bütün bunların manzumesinde dinimiz tartışma götüren şeylerden uzak durunuz der.
Ama bizler bu kuş besleme hastalığına yakalanmışık birkere ben 35 yıldır kuşsuz zamanımı hatırlamıyorum.
Allaha hep dualarımda Allahım beni Doğru bilipde yanlış işlerle uğraşıyorsam beni doğru yola getir diye dua ediyorum,( Burdada en büyük kaygım kuş beslemiş olmamdır. )
Kendime görede tek teselli kaynağım bu kuşlar kafese alışmışlar salsak dışarda ölecekler o yüzden bunlara bakmanın belkide sevap olabileceği ihtimali bir nebze yüreğime su serpiyo.
Bu hassas konu üzerinde dikkatimizi çektiğin için ayrıca arkadaşım sana teşekkür eder
ve Allah’dan varsa yanlışımız bu yanlışdan bizi en kısa zamanda döndermesi için dua ederim.
Saygılarımla 2006

ÖTÜM KUŞLARININ DERSE YATIRILMASI

Ötüm kuşlarına verilecek olan ders zaten kendi içinden gelen kendi repertuvarını kuşa dikte ettirip o doğrultuda ötmesini istiyorsak pek sorun çıkmaz,sorun çıkmamasına sebeb bildiğini (Genlerine yazılı olan kopyayı) ötmesidir.

Eğer kuşumuza ekstra bir kendi ötüm istikametinin dışında yeni birşeyler kazandırıpda eğer bu yeni nağmeleri kapmada zorluk yaşıyor ve zaman içersinde aslına rucu edip unutuyorsa hatırlatma bağbından ara ara derse alına bilir bu tip kuşlara bil hassa tüy dökümündede ders dinlettirmenin faydaları vardır.

Hülasa ders dinlettirmenin kuşa bir sakıncası yok ise’de eğer kuş zaten dersten istifadelenemiyorsa hayvanı dahada fazla sıkmamak gerekir.

Kuşa ağır beceremiyeceği dersleride vermemek gerekir bu dersler verilecek olursa ya kuş bunları beceremiyecek abur cubur birşeyler ötecek yada yakın zamanda içinde tekrardan kendi genetiksel şarkısına geçecektir.

Her nekadar kardeşde olsalar her kuş bir olmaz,zeki akıllı kuşlar kendilerini ezberleriyle belli ederler.

Ders kafesine alıp derse yatırdığımız kuşları iyi takip etmemiz gerekir ders kafesinin bir köşesinde isteksiz mutsuz duran,ayağındaki bilezikle sürekli oynuyan ,dik ve kötü nağmeler çıkartan kuşlarımızı derhal dersten çıkartmamız gerekir.

Gurup eğitimi yaptırıyorsak des kafeslerini devamlı birbirinin yanında tutmıyıp sürekli yer değiştirmemiz gerekir.

İyi güzel ötenleri sürekli üst raflara almalıyız.

Eğer hoca olarak elimizde iyibir hoca kuşumuz yoksa hoca diye kötü nağmeler sergileyen kuşu dinlettirmektense hiç dinlettirmeyip kuşun kendi haline bırakılıp içinden doğal olarak geldiği gibi ötmesini tavsiye ederim.

Derse yatırılan kuşlarda talebe kuşun algılama zamanı durgun sade ve dkatli olarak sese yönelip dinlemesi esnasıdır.

Kuş hoca kuşa karşı oda ötüyorsa,başka şeylerle ilgileniyorsa bu gibi haller algılama dışı zamanlardır.

Kuşların genellikle algılama zamanları sabah tan yeri agırmak üzere ve akşam tan batımı zamanlarıdır.

Derse yatırılacak kuşlarda olmassa olmazlardan olan kollej eğitimi diye adlandırdığımız olay işin püf noktasıdır!

Isı,ışık ve yem faktörü.

Bunlarıda açıcak olursak

Isı :Onbeş santigrat dereceyi geçmemeli.

Işık:Loş ortamda olmalı.

Besin:Fazla kızıştırıcı tohumlar vermeden kuşu mülayim tutmak gerekir.

Burada şalgam oranını duruma göre ayarlamalıyız.

Saygılarımla

———————————————-

Kuşlarımızı Kızıştıracak Besi maddeleri.

Tohum olarak:Nijer,Turup tohumu,Yumurta mamasına çekilmiş kenevir verebiliriz.

Yeşillik olarak: Hindibağ,Tere,Roka,Kereviz yapraklerı,maydonoz sapları.

Sularına: Üzüm petmezi,bal,İthal satılan üzüm şekeri,E vitamini ve diğer multi fitaminler.

Bu yukarıda saydıklarımı aşırıya kaçmadan verebildiğimiz taktirde

kuşlarımızın kızışması daha ön planlara çekilmiş olacaktır.

Temkini elden bırakmamak lazım gerekirse bil hassa ishal,aşırı yağlı ve hasta kuşlarımıza bu uygulamalardan kaçınmamız gerekir.
2006

———————————————-

KANADI KIRILAN KUŞLAR

Sayın arkadaşım öncelikle geçmiş olsun kanadı kırılan kuşlar ya kanatlarını bir yere ters takarlar yada besliyicisi karafından yanlış tutuş (Gelişi güzel sert avuçluyarak) Oysaki kanaryalar narin nazik ürkek oldukları kadar kemik ve iskelet yapılarıda çok hassastır,bu cihetle kuşları çok nazik tutukdan sonra kanat ve kuyruk dahilinde tutamak şeklinde tutuğumuzda ayakları boşda kalıp debelenemediği gibi kanatuçları kuyrukla birlikde etkisiz duruma geldiklerinden silkelenme yapamıyıp hareketsiz bir vaziyettde dururlar sada bu tutuş tekniğini bir bilenden şekil olarak görmenizde fayda vardır,aksi taktirde kuşlarınızı yine bilinçli bir şekilde tutamıyarak tüyleri elinizde kalıp kuş kendini kurtara bilir.
Neyse biz kanat kırılması için asıl konumuza dönecek olursak kanadı kırılan kuş öncelikle diğer kuşlardan ayrılır kanat hareketi olmaması için kanat ve vucudu fazla kabaca olmamak ve sıkmamak kaydı ile sarılır ve bağlanır.
Eğer kemik deriyi yırtmış dışarıdan gözükür durumda ise batigon damlat artı teramisin melhem sür,kanadı normal hizasında sar .
Kuşu koyacağınız kafesin tünekleri çıkarılar
kuşun hareketi sıçramaları kısıtlanır kanarya tamami ile tabanda durur yem yiyebilmesi için yemini yere indirin ve altına yam serpin aynı şekilde suluğunuda yere indirin ama dökmemesi için tebdir alın,bunun yanında yumurta mamasıda verin ki neşesi kaçan hasta kuşumuzun aaa iyileşmesi içim belki yeme duyarsız kalan kuşumuz mamayı yer,suyunada vitamin koymanın vaydaları vardır.
Bu şartları sağladıkdan sonra kuşunuzu sakin hafif loş normal ısıda bir yerde muhafaza edin ve rahatsız etmemeya çaba gösterin.
Bu bakım tarzında herşeyin yolunda gitmesiile 5-6 gün içerisinde kuşunuz iyileşicektir bu iyileşmeyi sizde kuşunuzun hareketlenmesinden anlıyacaksınızdır.

BACAK KIRILMASI
Bacağı kırılmış kuşunuzu bacağı tamami ile kopmamışsa aynı hizasına getirip batigonlayıp teramisinde hafifce sürdükden sonra ince kalınlıkda panukla sarın ve sargının üzerinde kırılan yerin sabit kalması için tel veya ince küçük kibtit çöpü 4/1 ile sarıma devam edin ve bir iki turdan sonra bir yarda hazırladığımız alçıyı pamuğum üzerine sürerek alçıya alırız alçı kuruyup sertleştikten sonra kuşumuzu tüneksiz kafese yemini ve suyunu yere koyarak istirahate bırakırız bu meyanda yumuyta mamasıda vermeyi ve suyuna vitamin koymayı ihmal etmemeliyiz.
Kuşumuz bir hafta zarfında kırılan yer enfekte olmamışsa ,yerinden oynamamışsa ileşmiş olacaktır bunuda ayağındaki alçıyı gagalıyarak söküp atacaktır atamıyo ise yine bizlerin çok nazik hareketleri ile bunu çıkartırız.

———————————————-

MALİNUALARIN BAKIMI VE EĞİTİMİ
(KOLLEJ EĞİTİMİ) VE MÜSABAKALARA HAZIRLIK

Toplu halde bakılıyorsa adetleri fazla ise osenenin çıkan yavruları kendibaşlarına bakabilecek zamana geldiklerinde ebebiyenlerinin yanlarından ayrılarak salmalara,kuşhanelere salınırlar.
Bu yerleştirmede erkekleri dişilerden ayrılarak bir birlerinin sesini almıyacak yerlerde muhafaza ederken ayrılan onbeşerli erkek guruba bir hoca kuş salarız, burada topluca uçan kuşlar yerin genişliğinden ,uçum alanının rahatlığından çabuk palazlanıp hem gelişmiş olurlar hemde hocalarını ilk ders eğitimi olarak dinlemiş olurlar.Yine bu ortamdada salmaların loşlaştırılmasında fayda vardır.
Sonbaharın yaklaşımıyla havaların serinlemesiyle birlikde ilk ara tüyünden çıkan kuşlar altı aylık olduklarında ,erkekler tahtadan yapılmış aaaal telli,tek kapılı iki tünekli,dışarıdan askılıbir adet yemlikli ve bir adet suluklu 21cm X 20 cm X 15 cm ölçülerindeki kafeslere alınarak yeni yerlerine alıştırma cihetine gidilir.
Yeni ders kafeslerine konan kuşlar gurupdan ayrılışlarının ürkekliğiyle çok panik ve korku içindedir, bu yüzden geçiş devresinde kafesleri yanyana koyup birbirlerini görmeleri sağlanır, bir haftalık bir sürede yeni yerlerine alışan kuşların aralarına koyacağımız plaka bibirbirlerini görmelerini engellemiş olur ,ancak yem ve su içmeye gittiklerinde birbirlerini görme fırsatı bulurlar bir haftada bu şekilde kalacak olan kuşlar iki haftalık olunca aradaki plaka önedoğru çekilerekden hiçbir şekilde birbirlerini göremiyecekleri vaziyete getirilir kuşlar artık birbirlerinin seslerini duymakta olup ders yapmaya (ötmeye) başlarlar.
Artık ortamın bir ay içerisinde kademe kademe loşlaştırılması ve karartılması uygulamasına geçilir.Böylelikle kuşlar ötümden daha çok dinleme konumuna geçerler yemlerini ve su tüketimlerini hergün kontrol altında tutmalıyız,aynı zamanda,sürekli tabanda duran,hasta,sinirlilik halleri görünenler derhal gurupdan çıkarılmalıdır. Buvaziyette sindirilmiş olan kuşlar yemlik,suluk ve tüneklerinin yerlerini ezberlediklerinden fazlaca bir sıkıntı yaşamazlar isede tamami ile karartmadan ziyade çok hafif loşlaştırma idaaldir.
Artık egitim zamanının başlamasına sıtart verile bilir, bunun içinde elimizde hocalık yapabilecek kuşlarımız varsa aralarına yerleştirilir eğer yoksa kaset veya sididen dinleti yaptırıla bilinir bunun içinde sürekli aletlerin çalması bizi rahatsız edebileceği gibi kuşlarıda sitrese sokar sürekli çalmanın fayda yerine zararları vardır kuşlarda bezginlik yaratır,O yüzden dolayı zaman ayarlı pirizlerle bunları sabahın tan ağırırken olan vaktine,öğlenleyin,ikindide ve akşamın gün batımı öncesine ayarlarsak yarım saat aralıklarla dört kez çalması kanaatimce yetaerlidir.Eğer iyibir hoca kuşunuz yok ise kötü diye bildiğiniz kuşu hoca diye koymaktansa koymamak eniyisidir. Eğitim süreci kuşlar hocayı veya dinledikleri sesleri taklit etmeyebaşlarlar gün içerisinde zaman zaman kuşları aydınlığa çıkartarak yeteneklerini ve performasyonlarını ölçmeli ve notlarımızı tutmalıyız .Bu antıramanları hergün yapmalıyız.bu şekilde geçireceğimiz bir aylık kadar süreçde en iyi öten kuşları sürekli en üste tutarak sürekli bir yerdeğişimi yapmalıyız sürekli aynı şekilde kalan kuşlar yanlarında alıştıkları arkadaşlarını sürekli duymak istediklerinden buda bize başarısızlık getirir yer değişiminin temel sebebi budur.İyi güzel öten kuşları sürekli üsten aşşağı doğru yerleştir meliyiz , kuşlar kainatdada aynen böyledir ders yapan hoca kuş sürekli diğerlerinden daha zirvededir. Bu süreçde ötümlerini sıksık yarıda kesen turlarını laikiyle tamamlamıyan sürekli bileziğiyle oynayan negatif nağmeler çıkaran kuşlar ders eğitimi alan gurupdan çıkarılır dişarıda izlenir kayda değer bir gelişme olursa tekrar guruba dahil edilir. Kasım ayında kuşları artık tektek tanımış oluruz kendi kulağımıza göre en bol nağmeli uzun devirli öten kuşları kendi aralarında tim (dörtlü kolleksiyon) olarak kendi aralarında masa kuşu onun üstünde üçüncü kuş,onun üstünde ikinci kuş ve en üste kafa kuşu olarak alıştırmalıyız ki müsabakada başarılı olunsun. Bunu açacak olursak kafa kuşu ve masa kuşu aradaki kuşları tetikleyici (öttürücü) kuşlardır,yalnız bu diziliş sitili hollanda dizilişidir birde belçika dizilişi vardırki oda ikişerli olarak üst üste ve yanyanadır araya ve üste kuşların birbirlerini görmemesi için plaka konur bu iki diziliş sitilinde kuş takibi ve izlenimi enrahat olanı belçika dizilişidir sebebine gelince hollanda dizilişini yukarı aşşağı takibatı zordur ama belçika dizilişinde kafesler bir bakış açısı altında toplandıklarından daha kolaydır.Bu heriki sitilde açık yarıştırma sitili olup bunların dışında birde kapalı sistem vardırki bunların ders kafesleri bizlerinkinden daha farklı olup her tarafı kapalı tekbir önyüzü açık fakat yarışlarda o açık önyüzede kalınca bir kartonla kapalı olup kuşun çevresini tamami ile görmiyecek ve ışığın tamamı ile girmemesi için tecrit edilmiş bir sistemdir,burada hakem kuşu görmeden ancak kafese yaklaşıp kulağını kafese yaklaştırıp dinlemesi ile puan vermekdedir.Bana göre bu yarıştırma metodu içlerinde en barbar sistem olanıdır.
Benim tercihim hollanda ve belçika dizilişinden yana olup yetiştiricilerin hangi sistemle kuşlarını alıştırdıklarından yarışlardada bu sistemin uygulanmasını istemeleri doğaldır,aksi taktirde farklı diziliş kuşlarımızda şok etkisi yaratıp başarısızlık sebebi olacaktır.
Birde hashas bir konu dahavar onada değinmeden geçemiyeceğim buda yarışmalara kuş hazırlıyan arkadaşlar için çok önemli bir konudur avrupalı yetiştiricilerrin bazıları kuşlarının tüy dökümü devresinde (eniyi ses aldıkları zaman) hoca eğitmen kuşlarınında aynı anda tüyde olmamaları için bu eğitmen kuşlarını daha önceden şoklama metodları ile tüyden çıkartırlarki diğer kuşların tüy zamanı onların ötüm zamanı olması için.
Bu şoklama sisteminide sıcak soğuk,yem değişiklikleri vs benzeri metodlarla yapmamız gerekir ama bu açık açık kuşlarımızı riske atarak yapacağımız bir uygulama isede
az eğitmen kuşu olanlara tavsiye etmem çünkü kuşunuzun sağlık riskini düşümmeniz gerekir.Kuşlarımızı Artık bütün bunların yapılmasından sonra iş kuşlarımızı müsabakalara götürüp beklememizden başka birşey kalmadı isede bütün bunlara birer sportif faaliyetler olarak bakmalı hiçbir zaman için fazlaca hırsa girmememiz gerekirki bu işin keyfini çıkaralım,yine burada yapacağımız tek bir şey vardır kolleksiyonumuzda hangi nağmeler eksik ise onların tesbiti sonucu o nağmelerin kuşlarımıza genetiksel kazanımların yapılmasıdır.
Bütün bunların olabilmesi için mutlak bir dernek çatısı altında üye olup bilezik yaptırılıp takılması olmassa olmazlardan biridir,bileziksiz kuş lar yarışmalara alınmaz.
Bu müsabakalarında kümes puanlamaları,bölgesel yarışmlar,Türkiye şampiyonası ve Dünya şampiyonası gibi
yarışmalarında ülkemizde yaygınlaşması ümidi ile federasyonumuzun bu konular üstündeki çalışmalarını takdirle izlemekdeyim.
Saygılarımla.
( Hüzün ve sevinç kardeştir ,yarışma bir vesiledir umut kesilmedikçe başarı gelecektir.) Hüseyin İpek 2006

———————————————-

KANARYALARDA DİK ÖTÜŞ

Normal ötümde kuş bir ahenk içerisinde şarkı söyler gibi sakin öter ,orsaki dik ötüş diye tabir ettiğimiz ötüşte hayvan kızgınlıktan ötüm volümünü yükseltir,turlarını tam sergilemez kısa bırakır ve çok hızlı geçer zaten bu ötüşler adeta şarkısöyler gibi değilde bağırma tarzında kulağa hoş gelmiyen tarzdadır.
Bu dik ötümden yumuşak ötüme geçirebilmek için elma ve yulaf ile kuşu yumuşatmak gerekir.

> Mimarsinan Malinua Kanaryalari Derneği Kurulmuşdur

MİMARSİNAN MALİNUA KANARYALARI DERNEĞİ KURULMUŞDUR
CAMİAMIZA DUYURULUR!

MİMARSİNAN MALİNUA KANARYALARI DERNEĞİ
Kuruluş : 2007
Batıköy Mah. Mustafa Kemal Bulvarı Orhan Veli Sokak Westpark Evleri E/2 Blok No:2 Mimarsinan/Büyükçekmece/İSTANBUL

DERNEK TÜZÜĞÜ
BÖLÜM 1:
Madde : 1 – DERNEĞİN ADI VE MERKEZİ
Derneğin adı : MİMARSİNAN MALİNUA KANARYALARI DERNEĞİ
Merkezi : Batıköy Mah. Mustafa Kemal Bulvarı Orhan Veli Sokak Westpark Evleri E/2 Blok No:2 Mimarsinan/Büyükçekmece/İstanbul
Derneğimize ait şube yoktur.
Madde : 2 – DERNEĞİN AMACI
2.A ) Kanarya kuşunun ötüm cinsi olan Malinua’nın yetiştirilip sevdirilmesi yaygınlaştırılmasını teşvik etmek, yurt dışından ve yurt içinden damızlık kanarya, yemleri, sağlık malzemeleri ve ilaçları, aksesuarları, gerekli malzeme ve ekipmanları, kanarya dünyası ile ilgili dergi, kitap, mecmua, süreli yayınlar ve benzerlerini getirmek, bu yayınlara üye olmak, ve kar amacı düşünülmeden bedeli mukabilinde üyelere dağıtmak.
2.B ) Üyelere kanaryacılık hakkında öğretici bilgiler sunmak, konferanslar, seminerler, paneller düzenlemek,
2.C ) Kanarya ve kafes kuşlarının beslenmesi yetiştirilmesi, sağlıklarının korunması için gerekli olan yem, ilaç, kafes ve gerekli malzemeleri temin ederek üyelere kar beklentisi olmaksızın bedeli mukabilinde dağıtmak,
2.D ) Ötüş, şekil, renk ve diğer kafes kuşları türünde müsabakalar düzenlemek, derece alan kuş sahiplerine ödül ve sertifikalar vermek,
2.E ) Sergi ve panayır açmak,
2.F ) Yetiştirilen kanarya ve kafes kuşlarının yurt dışında tanıtılarak bunların ihracını sağlamak ve bu suretle ülkemize döviz kazandırmak ve ülkemizin tanıtımına katkıda bulunmak,

2.G ) Yurt dışında düzenlenecek sergi ve müsabakalara yarışmacı olarak katılmak temsilciler göndermek,
2.H ) Ülkemize has olan bülbül ötümlü kanarya ırkını daha da geliştirmek ve bunu diğer ülkelere de tanıtıp sevdirmek,
2.İ ) Kanarya ve kafes kuşları ırklarının ıslahı, üretimi ve hastalıkları ile ilgili olarak veteriner fakülteleri, ilgili bakanlıklar mahalli idareler, konu ile ilgili diğer resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yapmak,
2.J ) Üyeler ve meraklılar arasında birlik, düzen, beraberlik ve kardeşlik bağlarının kuvvetlendirilmesi amacıyla faaliyetlerde bulunmak ve lokal açmak,
2.K ) Maddi yönden sıkıntıya giren veya herhangi bir sebeple kuş beslemekten vazgeçen üye ve meraklıların kuşlarının değerlendirilmesinde yardımcı olmak,
2.L ) Yarışmalarda gerekli olan jüri üyelikleri için gerekli çalışmaları yaparak, uygun olan üyeler arasından bu konuda yetiştirilmek üzere seçilen üyelerin yurt içi ve dışında seminerlere katılmasını sağlamak,
2.M ) Üyelerin ve diğer meraklıların ürettiği kanarya ve kafes kuşlarının uygun görülecek günlerde sergi ve mezat şeklindeki etkinliklerle değerlendirilmesine olanak sağlamak,
2.N ) Üyelerin ve diğer meraklıların sağlıklı ve damızlık değere sahip kanarya ve kafes kuşlarını temin etmelerini sağlamak, sergi ve mezat sisteminde değerlendirilmek üzere derneğimize gelen kanarya ve kafes kuşlarının sağlık kontrollerini yapmak.
Madde : 3 – DERNEK KURUCULARI
Derneğimizin kurucuları tüzüğün son sayfasında olup ilk kurucularıdır, kuruculuk vasıfları kendilerine aittir,
Bölüm 2:
Madde : 4 – DERNEĞE ÜYE OLMA ŞARTLARI
4.A ) Medeni haklarını kullanma yetkisine sahip ve 18 yaşını bitirmiş herkes derneğe üye olabilir, ancak 23.11.2004 Tarih ve 25649 sayılı Resmi Gazetede yer alan 04.11.2004 Tarih 5253 sayılı dernekler kanunda yer alan derneklere üye olmaları yasaklananlar, aynı kanunda dernek üyeliği için müsaade alması gerekenler gerekli belgeleri ibraz etmedikleri takdirde üye olamazlar.

4.B ) Üyeliğe müracaat eden adaylar, 2 dernek üyesinin referansıyla, bir yıllık peşin aidat ile genel kurul veya yönetim kurulunun belirleyeceği üyelik teberrusunu ödemesi gereklidir.
4.C ) Daha önce üye olup ayrılanlar yeniden üye olmak istediklerinde ise yönetim kurulunun kararına göre üyeliğe kabul edilebilirler, ancak boş kalan geçmiş yıl aidatlarıyla genel kurul ve yönetim kurulunun belirleyeceği giriş teberrusunu ödemesi gereklidir.
4.D ) Üyelik için yapılan müracaatları yönetim kurulu en geç 30 gün içinde karara bağlayıp ilgiliye tebliğ eder
4.E ) Derneğe üye başvuruları dilekçe ile olur
4.F ) Yönetim kurulu gerek gördüğünde onursal ve fahri üyelik unvanlarını verebilir,
Madde : 5 – ÜYELİKTEN ÇIKMA :
5253 sayılı dernekler kanunu gereği hiç kimsenin dernek üyeliğinde kalması zorlanamaz. İsteyen her üye yazılı müracaat ile dernek üyeliğinden ayrılabilir. Üyelikten ayrılan şahıs dernek mal varlığı ve menfaatleri üzerinde her hangi bir hak talep edemez ve üyelikten ayrılırken başkaca bir istekte bulunamaz.
Madde : 6 – DERNEK ÜYELİĞİNDEN ÇIKARILMA :
6.A ) 5253 sayılı dernekler kanunu gereği derneklere üye olabilme şartlarına sahip olmayan kişilerin yalan ve yanlış beyanla üye olduklarının sonradan belirlenmesi halinde,
6.B ) Dernek hak ve menfaatlerine aykırı harekette bulunanlar, derneğin şahsiyet, şeref ve haysiyetini zedeleyici mahiyette gerek dernek içinde gerekse dernek dışında sözlü, fiili davranışlarda veya eylemlerde bulunmak,
6.C ) Derneği siyasete alet etmek, dernek içinde siyasi propaganda yapmak ve bunun gibi davranışlar,
6.D ) Vermekle yükümlü olduğu aidat süresini 3 ay boyunca geciktirenler,
6.E ) Tüzük hükümlerine uymayanlar ile yönetim kurulunun üyelikten çıkarılma kararı aldıkları üyeler dernek üyeliğinden çıkarılırlar.

BÖLÜM 3:
Madde : 7 – DERNEĞİN ORGANLARI
Derneğin organları genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu olmak üzere 3 ana organdan oluşur.
Madde : 8 – DERNEĞİN KONGRE ZAMANI
Derneğin olağan genel kurul toplantıları 2 yılda bir ve Aralık ayı içerisinde yapılır,
Madde : 9 – GENEL KURUL TEŞKİLİ :
Dernek genel kurulu derneğe kayıtlı asil üyelerin yarısından bir fazlasının katılımı ile yapılır,
Madde : 10 – KONGRE İLANLARI :
Yönetim kurulu, dernek tüzüğüne göre genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesini düzenler. Genel kurula katılma hakkı bulunan üyeler, en az onbeş gün önceden, günü, saati, yeri ve gündemi bir gazetede ilan edilmek veya yazılı ya da elektronik posta ile bildirilmek suretiyle toplantıya çağrılır. Bu çağrıda, çoğunluk sağlanamaması sebebiyle toplantı yapılamazsa, ikinci toplantının hangi gün, saat ve yerde yapılacağı da belirtilir. İlk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki süre yedi günden az, altmış günden fazla olamaz.
Toplantı, çoğunluk sağlanamaması sebebinin dışında başka bir nedenle geri bırakılırsa, bu durum geri bırakma sebepleri de belirtilmek suretiyle, ilk toplantı için yapılan çağrı usulüne uygun olarak üyelere duyurulur. İkinci toplantının geri bırakma tarihinden itibaren en geç altı ay içinde yapılması zorunludur. Üyeler ikinci toplantıya, birinci fıkrada belirtilen esaslara göre yeniden çağrılır.
Genel kurul toplantısı bir defadan fazla geri bırakılamaz.
Madde : 11 – KONGREDE GÖRÜŞÜLECEK HUSUSLAR:
Genel kurul toplantısında yalnız ilan edilen, gündemde olan ve mülki amirliğe bildirilen konular görüşülüp karara bağlanır. Ancak kayıtlı üyelerin ondabiri’ nin yazılı talebi üzerine gündeme istenen maddeler eklenir veya çıkarılabilir; maddeler arasında yer değişikliği yapılabilir.
Madde : 12 – KONGRE ÇEŞİTLERİ
Derneğin olağan ve olağanüstü olmak üzere iki çeşit kongresi vardır. Olağan kongreler tüzükte belirtilen zamanlarda yapılan kongrelerdir. Olağanüstü kongreler ise görülen lüzum üzerine yönetim kurulu veya denetim kurulunun veya üyelerin en az beştebiri’ nin yazılı daveti üzerine yapılan kongrelerdir. Bu gibi davetlerde yönetim kurulunun olağan üstü kongreye gitmesi zorunludur.

Madde : 13 – KONGRENİN YAPILIŞ ŞEKLİ :
Üyeler toplantı salonuna evvelce hazırlanmış bulunan yoklama cetvelinde isimlerin hizalarını imzalayarak girerler. Salonda ekseriyet tespit edildiğinde yönetim kurulu başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından kongre açılarak üyelere ekseriyetin bulunduğu duyurularak bir divan başkanı ile başkan yardımcısı ve en az iki divan yazmanı açık oyla seçilir. Seçilenler divandaki yerlerini aldıktan sonra, kongreyi yönetmekle yetkili ve sorumludurlar. Kongre divanı gündeme göre toplantıyı idare eder ve sonunda tanzim edeceği belgelerin tamamını yeni seçilen yönetim kuruluna teslim eder.
Madde : 14 – GENEL KURULUN GÖREV VE YETKİLERİ :
14.A ) Dernek yönetim kurulu başkanını, yönetim kurulunu ve denetim kurulunu seçmek.
14.B ) Dernek tüzüğünü değiştirmek ve tüzüğe ek maddeler koymak.
14.C ) Yönetim ve Denetim Kurulları raporlarını görüşmek ve yönetim kurulunu aklamak (ibra etmek).
14.D ) Yönetim Kurulunca hazırlanan tahmini bütçeyi görüşüp, aynen veya değiştirerek kabul etmek.
14.E ) Dernek için gerekli taşınamaz malların satın alınması veya satılması hususunda yönetim kuruluna yetki vermek.
14.F ) Derneğin federasyona katılmasına, ayrılmasına ve federasyonda derneği temsil edecek delegelerin seçilmesine karar vermek.
14.G ) Derneğin uluslar arası faaliyetlerde bulunmasına yurtdışındaki dernek ve kuruluşlara kanun hükümlerine göre üye olarak katılmasına veya ayrılmasına karar vermek.
14.H ) Derneğin feshine karar vermek .
14.İ ) Üye aidatların belirlenmesine karar vermek.
14.J ) Yeni üye olacaklar ile üyelikten ayrılıp yeniden üye olmak isteyenlerden alınacak teberrularının miktarı hakkında yönetim kuruluna yetki vermek.
14.K ) Genel Kurul gündemindeki maddelerin yerlerini değiştirmek ve yeni görüşme maddeleri eklemek.

Madde : 15 – OY KULLANMA KARAR ALMA USUL VE ŞEKİLLERİ
15.A ) Her üye genel kurulda bir oy kullanma hakkına sahiptir. Üyeler oylarını bizzat kullanmak zorundadır.
15.B ) Üyeler genel kurulda vekaleten oy kullanamaz.
15.C ) Yönetim Kurulu Başkanı ile Yönetim ve Denetim Kurulları üyeleri seçimi ve diğer konuların oylanması ve karar alınması açık veya gizli oy ile yapılabilir.
15.D ) Genel Kurulun karar alma yeter sayısı toplantıya katılan üye sayısının salt çoğunluğudur. Çoğunluğun sağlanamaması sebebiyle toplantının ertelenmesi durumunda ikinci toplantıda aranmaz. Ancak, ikinci toplantıya katılan üye sayısı yönetim ve denetleme kurulları üye tam sayısının iki katından az olamaz.
Madde : 16 – TÜZÜK DEĞİŞTİRİLMESİ
Tüzük değiştirilmesi veya tüzüğe ek maddeler konulması Genel Kurulda görüşülerek yapılabilir. Bunun için 10. maddedeki hususlar yerine getirilerek, ilk toplantıda üyelerin 2/3 sinin katılması, erteleme toplantısında ise toplam mevcut üyeler ile tüzük değişikliği ve ek maddeler konulması yapılabilir. Birinci toplantıda çoğunluk sağlanamaması halinde üyeler ikinci toplantıya çağrılır. İkinci toplantıya katılan üye sayısı, yönetim ve denetim kurulları üye tam sayısının iki katından az olamaz. Birinci toplantıda istenen üye miktarının 2/3 sini lehte, ikinci toplantıda da keza mevcut üyelerin 2/3 sinin lehte oy kullanması şarttır. Değiştirilen tüzük maddelerinin eski ve yeni şekilleri 5 nüsha halinde tanzim edilerek mülki amirliğe bir yazı ile verilir.
Madde : 17 – YÖNETİM KURULUNUN TEŞKİLİ
Yönetim Kurulu başkan adayının da belli olduğu 5 asil 5 yedek üye olarak Genel Kurulca gizli veya açık oyla seçilir. Yönetim kurulu seçime müteakip kendi aralarında toplanarak görev taksimi yapar. Boşalacak yönetim kurulu üyeliklerine yedek sırasına göre yedek üye atanır. Bu durumda görev taksimi yeniden belirlenir. Yönetim Kurulu Başkanının ayrılması halinde yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulu kendi arasında Yönetim Kurulu Başkanını tespit eder.
Yönetim Kurulu görev taksimi :
1. Yönetim Kurulu Başkanı
2. Başkan yardımcısı
3. Genel sekreter
4. Muhasip veznedar
5. Yönetim Kurulu üyesi
Madde : 18 – YÖNETİM KURULUNUN GÖREV VE YETKİLERİ :
18.A ) Yönetim kurulu başkanı derneği temsil eder, yönetim kurulu toplantılarında oyların eşitliği halinde başkanın oyu iki sayılır.

18.B ) Yönetim kurulu başkanının olmadığı durumlarda başkan yardımcısı, onun bulunmadığı durumlarda yönetim kurulu başkanının belirleyeceği diğer bir yönetim kurulu üyesi derneği temsil eder.
18.C) Yönetim kurulu derneğin gelir ve gider hesaplarına ilişkin işlemleri yapar ve gelecek döneme ait bütçeyi hazırlayarak genel kurula sunar.
18.D ) Türk vatandaşı olmayanların derneğe üyeliği halinde 15 gün içinde mahallin en büyük mülki amirine bildirir.
18.E ) Genel kurula sunulacak faaliyet raporunu hazırlar.
18.F ) Kanunen tutulması gereken defterleri zamanında ve muntazam olarak tutar.
18.G ) Genel kurulca verilecek yetkiye dayanarak taşınamaz malları satın alır veya satar.
18.H ) Üyelik kaydı ve üyelikleri sonlandırılanların işlemlerini düzenler,
18.İ ) Müsabakalar düzenler seminer, konferans, sergi, panel ve panayırlar açar.
18.J ) Dernek üyelerine ve halka açık balo, eğlence geceleri ve sosyal faaliyetler düzenler.
18.K ) Derneği temsilen aynı konuda faaliyet gösteren diğer il ve ilçelerdeki kurulu derneklerin düzenleyecekleri müsabakalara ve diğer etkinliklere katılarak dernek adına teberruda bulunabilir.
18.L ) Dernek amacına uygun olarak yem, kuş, kafes, ilaç ve aksesuar temin ederek üyelere kar amacı düşünülmeden bedeli mukabilinde dağıtılır.
18.M ) Üyelere kanaryacılık ve kafes kuşları hakkında seminerler ve konferanslar düzenler.
18.N ) Derneğin hak ve menfaatlerini, derneğin şeref ve haysiyetini zedeleyici harekette bulunanlarla tüzük hükümlerine uymayanlara, uyarı ve ihraç kararı alır.
18.O ) Yönetim kurulu ayda en az bir defa toplanır. Üst üste mazeretsiz yönetim kurulu toplantılarına katılmayan yönetim kurulu üyelerinin görevine son verilir.
18.P ) Dernek tüzüğü ve mevzuatının kendisine verdiği diğer işleri yapar ve yetkileri kullanır.
18.R) Dernek faaliyetleri çerçevesinde yurt içinde ve yurt dışında başarı gösteren üyeleri ödüllendirir.

Madde :19 – DENETİM KURULUNUN TEŞKİLİ
19.A ) Denetim kurulu 3 asıl ve 3 yedek üyeden oluşur.
19.B ) Denetim kurulu asıl ve yedek üyeleri genel kurulca gizli veya açık oyla seçilir.
En fazla oy alanlar arasında sırasıyla 3 asıl ve 3 üye yedek olur.
19.C ) Boşalacak denetim kurulu asıl üyeliğine getirilecek yedek üyeye yönetim kurulu tebliğ yapar.
Madde :20 – DENETİM KURULUNUN GÖREV VE YETKİLERİ
20.A ) Denetim kurulu denetim görevini 15 gün önceden yönetim kuruluna yazılı olarak bildirmek suretiyle en geç altı ayda bir aralıklarla yapar ve denetleme sonuçlarını bir rapor halinde yönetim kuruluna ve toplanıldığında genel kurula sunar.
20.B ) Gerekli görüldüğü zaman olağan üstü genel kurula gidilmesini yönetim kuruluna teklif eder .
20.C ) Denetim kurul üyeleri kendi aralarında görev taksimi yaparak 7 gün içinde yönetim kuruluna yazılı olarak bildirir.
Madde : 21 – SEÇİLENLERİN İDAREYE BİLDİRİLMESİ
Yönetim kurulu, seçime müteakip yaptığı görev taksimi neticesinde yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyeliklerine seçilenlerin kimliklerini örneğine uygun olarak, dört nüsha halinde GENEL KURUL SONUÇLARI BİLDİRİM formunu da tanzim ederek 30 gün içinde mülki amirliğe verir.
BÖLÜM 4 :
Madde : 22 – DERNEKÇE TUTULACAK DEFTERLER :
Yönetim kurulu kanun hükümlerine göre aşağıda yazılı defterleri zamanında ve usulüne uygun olarak tutmak zorundadır
1. Üye kayıt defteri
2. Karar defteri
3. Gelen ve giden evrak defteri
4. Gelir ve gider defteri
5. Bütçe kesin hesap ve bilanço defteri
6. Demirbaş defteri
7. Alındı belgesi kayıt defteri

Madde : 23 – DERNEĞİN GELİRLERİ
23.A ) AİDATLAR :
GİRİŞ AİDATI : Giriş aidatı günün koşullarına uygun olarak yönetim kurulunca belirlenir.
ÜYELİK AİDATI : Üyelik aidatı bir yıllık olarak genel kurulda belirlenen miktarda senenin ilk üç ayı içerisinde peşin veya üç eşit taksitle alınır.
23.B ) TEBERRU VE BAĞIŞLAR : Kanunun müsaade ettiği kişi ve kuruluşlarca yapılan teberru ve bağışlar ve aynı daldaki diğer il ve ilçelerde kurulu derneklerin ve üyelerin yapacakları teberru ve bağışlardır.
23.C ) DAMIZLIK, MALZEME, KAFES, YEM, İLAÇ, YAYINLAR VE AKSESUARLARIN DAĞITIMINDAN ALINACAK TEBERRULAR : Üyelerin ihtiyacı olarak temin edilecek malzeme, kafes, yem, ilaç ve aksesuarın yönetim kurulunca belirleneceği dağıtımından elde edilecek teberrular.
23.D ) MÜSABAKA,SERGİ, PANAYIR VE DİĞER FAALİYETLERDEN ELDE EDİLECEK GELİRLER.
23.E ) ÜYELERİN DERNEĞE BAĞIŞLAYACAKLARI KANARYA VE MALZEMELERİN DEĞERLENDİRİLMESİNDEN ELDE EDİLECEK GELİRLER.
23.F ) DÜZENLENECEK BALO, EĞLENCE VE DİĞER ETKİNLİKLERDEN ELDE EDİLECEK GELİRLER : Dernek lokalinin dernek üyeleri ve yakınlarının özel günleri için (düğün, nişan, vb) kullanılması halinde yönetim kurulunca belirlenecek teberrunun alınması ile elde edilecek gelirlerdir.
Madde : 24 – GELİRLERİN TAHSİL ŞEKLİ:
Dernek gelirleri alındı belgesi ile toplanır ve giderler harcama belgesi ile yapılır. Dernek gelirlerinin bankalar aracılığı ile toplanması halinde banka tarafından düzenlenen dekont veya hesap özeti gibi belgeler alındı belgesi yerine geçer. Alındı belgeleri ve harcama belgelerinin saklama süresi beş yıldır.
Dernek gelirlerinin toplanmasında kullanılacak alındı belgeleri yönetim kurulu kararı ile bastırılır. Alındı belgelerinin şekli, bastırılması, onaylanması ve kullanılması ile dernek gelirlerinin toplanmasında kullanılacak yetki belgesine ilişkin hususlar yönetmelikte düzenlenir.

Dernek gelirlerini toplayacak kişiler yönetim kurulu kararıyla belirlenir ve bunlar adına yetki belgesi düzenlenir.
Dernekler tarafından tutulacak defter ve kayıtlar ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir. Bu defterlerin dernekler biriminden ya da noterden onaylı olması zorunludur.

Madde : 25 – GİDERLERİN SARF ŞEKLİ :
Derneğin bütün giderleri fatura ve sarf belgeleri ile yapılır.
Madde : 26 – LOKAL İŞLETİLMESİ
Derneğin kendisine ait olan lokalin işletilmesi dernek adına yönetim kurulunca yapılabieleceği gibi, yönetim kurulunca öncelikle dernek üyelerinden olmak üzere uygun görülecek kişi veya kişilere verilebilir.
Madde : 27 – DERNEK MEVCUT PARASININ BANKAYA YATIRILMASI
Derneğin mevcut parası bir devlet bankasına yatırılır. İhtiyaç fazlası para aynı bankaya vadeli olarak da yatırılabilir. Kasada bulundurulacak fazla miktarı kanuna aykırı olmamak üzere yönetim kurulunca belirlenir. Yönetim Kurulunca yetkilendirilmiş iki yönetim kurulu üyesinin birlikte bankalarda hesap açılabilir ve para çekilebilir.
Madde : 28 – DERNEĞİN İÇ DENETİM ŞEKİLERİ :
Derneğin iç denetimi, DENETİM KURULU’nca yılda 3 kez yapılır.
Denetim kurulu; derneğin, tüzüğünde gösterilen amaç ve amacın gerçekleştirilmesi için sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediğini, defter, hesap ve kayıtların mevzuata ve dernek tüzüğüne uygun olarak tutulup tutulmadığını, dernek tüzüğünde tespit edilen esas ve usullere göre denetler ve denetim sonuçlarını bir rapor halinde yönetim kuruluna ve toplandığında genel kurula sunar.

Denetim kurulu üyelerinin istemi üzerine, her türlü bilgi, belge ve kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi zorunludur.
Madde : 29 – DERNEĞİN BORÇLANMA USULLERİ:
Herhangi bir mülk veya emtia alımında borçlanma gerekmesi durumunda borçlanma şekli genel kurulca belirlenir.
Madde : 30 – DERNEKTEN ÇIKAN VE ÇIKARILANLARIN HAK İDDİA EDEME- YECEKLERİ:
Üyelikten çıkanlar veya çıkarılanlar derneğin mal varlığı ve diğer menfaatleri üzerinde hiçbir hak iddia edemezler.

Madde : 31 – DERNEĞİN FESHİ :
Genel Kurul derneğin feshine her zaman karar verebilir. Derneğin fesih edilebilmesi için tüzüğün 10. maddesindeki ilan ve müracaat mecburiyetleri yerine getirilir. İlk toplantıya kayıtlı üyelerin 2/3 sinin iştiraki ve aynı nisabın derneğin feshine karar vermesi şarttır. Ertelenen kongreye katılan üye sayısı yönetim ve denetleme kurulları üye sayıları toplamının 2 katından az olamaz. Derneğin feshi halinde durum beş gün içinde mülki amirliğe bildirilir.
Madde : 32 – DERNEK MAL VARLIĞININ TASFİYESİ
Tasfiye halinde dernek mal varlığı KIZILAY’a intikal eder.
Madde : 33 – İŞBU TÜZÜK 33 MADDEDEN İBARETTİR.

> Malinois, Waterslager Kanaryalar Genel Bilgiler

İlk kez 16. Yüzyılda Belçikanın malin Kentinde yetiştirildiği için Malinli anlamına gelen Malinua adıyla anılır.Güzel biçimli bir kuştur.Alman Harz kanaryalarını anımsatır.Soluk sarıdan koyu sarıya değin sarının bütün tonlarında görülür.Düz beyazları ve alacalıları da vardır.İnce yapılı ve zarif hatlıdır.Gırtlak yapısı harz kanaryaları gibidir.Dayanıklı ve sağlıklı bir kanarya olup,ötüşüyle ünlüdür.Şakıdığı pek çok makam bulunmaktadır.Bununla birlikte su sesi şakıyan Waterslager en ünlülerindendir.Bu kanaryanın şakımalarında ;

Akarsu sesi : Klu Klu Klu Klo Klo Klo

Suyun fokurdama sesi : Blo blo blo blu blu blu

Çağıldayan su sesi: rolo rolo rolo rulu rulu rulu şeklinde öttükleri ve harikulade nağmeleriyle herkesi hayran bıraktıkları görülür.

Belçikalılar yetiştirdikleri bu yetenekli kanaryalarına pek çok yeni nağmeler kazandırmayı bilmişler ve özellikle doğanın büyük bestekarı bülbülün ötüşünü kazandırmışlardır.Bu nedenle malinua kanaryasının bir diğer adı da Belçika Bülbülüdür

Su kanaryası, DÜNYA ORNİTOLOJİ KURULUŞU (COM) tarafından tanınan üç soydan biridir. Bu üç cinsten bir diğeri Alman Harz Roller ve İspanyol Timbrado’dür. her biri özel kendine has şarkı söyler gibi ötüşleriyle kolayca amatörlerce bile hemen tanınan birbirinden ayrılan kuşlardır. Harz’in ötüşü yankılı ve boğuk sesi ile tanınır. Kuşun ötüşünde çıkardığı ses sanki bir fıçıdan geliyormuş bir sese benzemektedir. En tanınan ötme turları dönme turları denen ötmenin başlayıp devam ettiği ve sonuçlanıp tekrar başladığı ötmesinde kullandığı heceler arasında (r harfinin) birleştirmesi liyazonu ile tanınmaktadır.

En kıymetli ötüş turu (hollow roli) denen yankılı dönüş adlı ötüşüdür ve rororororororo olarak ses çıkardığı bilinmektedir. Bu ötüş bu cins kuş için (spesifik harz) olup bu cins için mecburi olarak bilinir. Alman cinsi kanaryanını bazı ötüş turları ise okşayıcı, çarpıcı flüt veya “pfeiffen” sesine benzeyen ve heceler arasında mutlaka duraklama olan turlardır.

Örneğin;

SUU-SUU-SUU

Bu ötüş turları daha sonra su kanaryaları ve Timbrados cinsleri yetiştirildikten sonra eşi bulunmaz olmaktan çıkmıştır. Harz cinsi Kanaryada çok iyi tanınan bir kanarya cinsi olmakla beraber bu cinsin büyüme, yetişme hızı su kanaryası kadar hızlı olarak gerçekleşmemektedir.

İspanyol Kanaryası olan Timbrado 70′li yıllarda melodisi ile kabul gördü. Melodisinin yüksek perdeli olması ve diğer su kanaryası ve Harz5 dan daha hızlı olması ile tanınır. Bu cins İspanya ve bazı Latin Amerika ülkeleri hariç diğer ülkelerde çok tanınan ve popüler değildir. ABD ise son olarak bu kuşlar için bir toplum örgütü kurulmuş olup ve İspanyol Kanarya Hakemleri ile Kanarya gösteri turları düzenlemektedirler.

Bu makalenin asıl konuşu olan Su Kanaryası ile Malinois Kanaryaları üzerinde incelememizi yoğunlaştıralım. Bu cins kanaryanın menşei ülkesi Belçika’dır ve daha çok Batı Bölgesi – Flander’dir. Cinsin Flaman’dan gelmesi dolayısıyla Hollanda’dan çıktığı hakikati de bilinmelidir. Bu sebepten de bu Kanaryaya gösterilen ilgi ve sevgi daha çok bu iki ülkece gösterilmektedir. Kanaryanın nereden geldiği kadar nerede eğitilip, ehlileştirildiği (geniş bir anlatımla) yetiştirildiği de o kadar önemlidir. Bir cins kanarya bir yerde yetişiyorsa onun yetiştiği yerin kültürünü de alacaktır. Belçikalılar ve Hollandalılar da o cinsi aldılar, ehlileştirip, yetiştirdiler ve bu işi çok ciddi biçimde ele aldılar. Her yerde Kanarya Kulüpleri e her kulüpte Kasım- Şubat ayları arasında Kanarya turnuvaları düzenlemektedirler. Bu aylar arasında yapılan bir veya iki turnuvalarda hakemliği yapacak seçiciler çok iyi eğitimli ve deneyimli olarak turnuvayı yönetmektedirler. Bu kulüpler; toplum örgütüne dönüşmüş onlarda Kanarya sevenler federasyonuna bağlanmış onlarda (Union) birlik halinde COM kuruluşuna uygun olarak çalışmalarım sürdürmektedirler. Bu kulüplerin, birliklerin İtalya’da, Yunanistan, Lüksemburg ve İspanya gibi ülkelerde turnuvaları misafir eden dalları, kolları bulunmaktadır. Anılan ülkelerdeki bulunan yarışmaya katılan kuşların kalitesi Belçika’daki kuşlardan daha iyi bulunmakta, bunun sebebi de bu ülkedeki yetiştiricilerin kuşları iyi fiyatla dışarı satmaları olup bu da milletlerin yetiştirdiği kuşların arasındaki rekabeti azaltmaktadır. Çoğu kez, öyle ki, dünya şampiyonluklarında en başa yarışan kanarya yetiştiricileri sırasını İtalyan ve İspanyol yetiştiriciler almaktadır. Bu sayfada şampiyonluklar hakkında bazı dünya haberlerini içeren bilgilerde sunuyoruz.

Genel ifadeyle su kanaryasının ötüş melodisi en fazla zengin, çok değişen ve müzik tonlama ıskalasında daha geniş menzilli olması bakımından diğerlerinden ayrılmaktadır. Haz-roller kanarya cinsinin ötmesindeki melodisi çok bas ve dar menzilli olup uzman olmayan can sıkıcı olarak seslenir. Öte yanda, Timbrado cinsindeki kanaryanın melodisi daha yüksek perde de ve melodinin daha hızlı emisyonu olması ile tanınır.

Su kanaryasının melodisinde her şey vardır, öyle ki melodilerinde çok aşağı tempodan, yavaş ve derin (klokkende’ ye)veya derin su ötüş turundan yüksek çan ve flüt notalarına kadar değişik tonlar vardır. Bu kuşların melodilerinin turu (süresinin bazıları yavaş ve bazen de hızlıdır. Ritimlerin ve yüksek ses perdesinde yapmayı başardığı değişikliklerle çok beğenilen ve usanmadan dinlenen bir melodiyi sunmaktadırlar.

Morfoloji bilimi bakımından su kanaryaları daha büyük ve kuvvetlidirler. Her zaman koyu sarı renkli bir sürede kanat ve kafasında hafifçe benekli olarak yaşamaktadırlar. Onun melodiyi sunuşu emsalsizdir, çünkü inanılmaz şekilde genişleyebilen onun böyle güzel ötüşünü sağlayan (syringe) bir boğaz ve solunum sistemi bulunmaktadır, îşte bu açık, belirgin sebeplerden dolayı, bu cins kuş, hiçbir şüpheye yer bırakmadan bugün en mükemmel melodiyi öterek sunan bir kanarya bulunmaktadır.

MELODİ

Belçika ve Hollanda’lı Kanarya yetiştiricileri yetiştirdikleri Kanaryaların Avrupa bülbülünün ve aynı zamanda derin suların sesini yansıtan bir tip kanaryayı en iyi şarkıyı terennüm eden bir tipi yetiştirmeye çok uğraş vermişlerdir. Bu sonuçta, kuşların her iki tip ötme turlarını geleceği daha sonra taşımak için dış etkilere bağlı olarak büyüyen yollar ve usulleri denemek tekrar etmek zorunda kalmışlardır.

Elbet açık olarak görülmektedir ki, yukarıdaki işleri başarmaları için Kanarya yetiştiricilerinin asırlarca çabalamaları gerekmektedir. Bir Kanaryanın özel şekilde ötmesi için iki yol vardır :

A) Kalıtımsal ve B) çevrenin tesiri

Birinci yolda Kanarya için bir şey yapmanız gerekmez ve daha az masraflı ve aldığınız zaman otomatik olarak birinci yoldan elde etmek istediğiniz! elde ederseniz. Ötme kabiliyeti o kanaryaya soydan gelen bir vergidir ve kuş hiçbir fazla gayret göstermeden beğenilen turunu yapar. Siz, kanaryanın hayatinin bir safhasında onu daha iyi ötmesi için iyi bir eğitimden geçirerek onu bu şekilde iyi ötmesine teşvik etmek suretiyle yetiştirip, geliştirebilirsiniz. Daha sonra ikinci yol (B)’de yapılacak çok iş vardır, başarılı olmak hiçbir zaman garantili değildir. Tabiatıyla bu yol genlerden taşınamaz. Ancak Belçikalı ve Hollandalılar 10 yıllarca sarf ettikleri gayretle bu işi başarmaya muvaffak olmuşlardır. Asıl ana sebep, neden malinua kendi sülalesine su ağlar gibi ötüş melodisini veya başka bir deyimle gırtlağından ötme kabiliyetim nasıl intikal ettirtmektedir.

Belçikalı ilk olarak kanarya yetiştiriciler bu kıymetli sesi elde etmek için suni bazı cihaz ve aletleri eğitimlerinde kullanmışlardır, bunlar huniler, bir fıçı veya bidona suyun damlaması gibi çeşitli benzer tertibatları kullanmak şeklinde olmuştur. Aslında bülbül gece öttüğü için ve bahar aylarından kanaryanın ya uykuda veya yavrulama durumunda (ne çok yaşlısı ve ne de çok gencinin şarkı öğrenmesi olanağı vardı) olduğu için bundan tam istifade edildiği söylenemez.

Genel olarak ifade edilecek olursa, malinua hem yuvarlanır gibi (roli) ve darbe (stroke) vuruş şeklinde melodileri şakıyabilir. Malinuanın melodisinin uyması gereken ötüşü su ötüşü turudur (water tour). Bir malinua kanaryası su sesi kullanmadan su kanaryası olarak tanımlanamaz. Zaten, kendi isminin çağrışımı su dövücü veya çarpıcı olarak ifade edilebilir. Bu sebepten de, bir malinua satın alınırken, alıcının mutlaka bu yukarıda anlatılan şakıma fasılalı ötüşlerden (tur) kuşun kazandığı puanların dikkate alınmasıdır, bilhassa en önemlisi ve değerli olan tayin edilen ve bilinen “klokkende water slag” (su kanaryası) veya basit ifadeyle “klok” cinsinden olmasına bakmalıdırlar. Bu turun toplam değeri 12 puandır. Basit ifadeyle bir kanarya bu turda 6 puan alırsa iyi, 7 alırsa çok iyi 8 alırsa mükemmel ve 9 alan ise hayatımda bir kere böylesine rastladım olağanüstü denir. Su kanaryası uzmanları ve sevenleri için bu yarışmalarda alınan puanlara olağanüstü önem vermektedirler. Bazen de bir kuşun 8 puan “klok” ve toplam aralık verme (punctuation) olarak 114 almaşı, 6 puan (klok) ve toplam 120 puan alanlara göre tercih edilmektedir. Bundan başka, yarışmada aynı tutturduklarında “klok” puanı fazla olan dereceye girecektir. Bir kuş su yarışmasında puan alamamışsa turnuvayı kazanamaz.

Klokkende sesi nasıldır ? Bunu su dolu bir varile bir büyük damla suyun damlamasının çıkardığı sesin biraz daha iyi şekli olarak tanımlanıyor.

Birazı aşağıdaki gibi söylenebilir :

Wloi-Wloi-Wloi-Wloi

Blo-blo-blo-blo

Glu-glu – glu – glu

Yukarıdaki hecelerden koyduğum sıra çok önemlidir, çünkü sesin tercih sırasını yansıtmaktadır. Daha derin ye daha yavaş olarak telaffuz edilen heceler daha iyi olarak beğenilir. Bir hakem yaptığı değerlendirmede dinleyicinin kulağına yankılaması daha hoş geldiğinden ve derinliğinin bir belirleyicisi olduğundan, kuşun sergilediği ses performansında “klok” un bir “i” finali ile bitmesini tercih etmektedir. Bu ötüşlerde, hareket de önemlidir. Bir yavaş “klok” hızlı birinden daha ayrıntılıdır ve çoğu zaman (Bollende su ötüşü) olarak tanımlanan ikinci turla karıştırılmalıdır. Çok güzel “klok” un beraberinde bir flüt sesine arkasında “klok” sesi ile birlikte çıkması gerektiği söylenmektedir. Buna rağmen, iyi bir “klok”un arzu edilen özelliklerinin ne olduğuna karar vermek çok zor olup, birisi buna en iyisi damlayan suya benzeyen bir ötüşün en iyisidir diye cevaplandırmaktadır. Üç boyutlu ve çok iyi dokusu olan ve ok berrak bir ses olması mecburidir.

Hecelerin ayrılması ve emisyon sürati gibi iki temel husus arasındaki fark ve klok’un “I” ve “i” ‘si eksiktir. “Bollende” aşağıdakine benzer şekilde kaynayan su sesi intibasını vermektedirler :

Bobobobo

Bubububu

Sizin de güçlükle ayırt edebileceğiniz gibi, heceler arasında ayrılık yoktur. Bu ses çok beğenilen bir ses olup, bütün su turlarında seslendirilmelidir ve gaga kapalı iken yapılır.

Değeri 9 puan olup, burada Hollandalıların tura verdiği 6 puan bundan hariçtir.

Üçüncü su turu ise yuvarlanan su veya (rollende waterslag) olup bir parça paçavra, samanı bir bardak suyun içinde zorla patlatır şekilde ses çıkaracak şekilde bastıracak şekilde işleme tutulmasından çıkan ses veya bir derede taşlar arasında akan suyun çağlayan sesine benzeyen seslerdir. 6 puan gibi az bir değerdedir. Hollandalılar buna 9 puan verirler. Sesi ise aşağıdaki gibidir :

Brubrubru

Geride bir su sesi olarak çıkan bir değişik sese “elapotis” denmekte olup, bende şimdiye kadar duymamıştım. Su kanaryası, yukarıda anlatıldığı şekilde 3 tur seslenmez. O üç seslenmelerden tabiatıyla en az bir tanesin! seslendirmesi gerekir, benim şahsi görüşüme göre bunlardan birisi “Klok” mutlaka bunmalıdır. Kanaatimce sesin yönü ise kendi tercihiniz ve zevkinize uygun olarak tayin edilmelidir. Bu arada, Belçika’nın en meşhur kanarya yetiştiricileri ve şampiyonları olan Janssens, Creelle, Van Oost, Soethart, Moentjens kendi kuşlar (klokkende) hakkında derin bilgileri ile meşhurdurlar.

Su kanaryası (Waterslager’s) yarışmasında erişilmesi son hedef kabul edilen 120 puana varmada “klok” da iyi bir puan almak yardımcı olacaktır.

Bu su turlarından başka olarak, su kanaryasının sarkışım besteleyen geniş bir tur repertuvarları da bulunmaktadır.

Staaltonen (veya :-):-):-):-)l sesi) : Bu ses azami 9 puan değerindedir. Bütün çelik çubuğun çarpma sesini bir örs üzerinden devamlı olarak dövüldüğünü nakleden tur olup, aşağıdaki gibidir:

Ting – ting – ting

Jing-jing-jing

Ton-tong – tong

Sondakinde, sesli harf “o” nün bulunması derin olarak yer alır ve birçok kişi tarafından da tercih edilir. Bununla beraber, hangisi daha değerlidir denirse, cevabı zevk meselesidir.

Flüt sesi güzel bir melodi için vazgeçilmez, ancak su kanaryası için özel olarak tercih edilip, sırf ona mahsus bir ses değildir. Aşağıdaki gibi:

Su – su – su

Du – du – du

Sut- sut – sut

Hecelerin ayrılması değerinin yüksek olması için iyice belirtilecek şekilde telaffuz edilmelidir, onun değeri azami olarak 9 puandır.

Flüt çırpınışı sesi : ve veya yuvarlanan flüt sesi hızı artırılmış flüt sesidir, değeri 6 puandır. Ses aşağıdaki gibidir:

Sursursur

Bellen : Bir çan sesinden daha güzel ses çıkaran sestir, değeri ise 6 puan olup, aşağıdaki ses gibidir :

Lililili

Lulululu

Heceler arasında neredeyse hiç ayrılma yoktur. Şimdi ‘Tilung” “dindong” gibi bir çanın çift çıkan sesini ondan biraz daha iyi çıkaran özellikle çok güzel “bellen” sesinden bahsetmek istiyorum. Bu ses ‘Tilung”, “dingdong” sesleri olup; bir su kanaryasının ötüşünün bu yukarıdaki açıklanan ses kaybı da olmayan derin klokkende seslerini benim favorim olarak gösterebiliriz.

Beirol: Çanların çalması, çalar saatin çalmasındaki sese benzeyen bir sestir.

Ririririri

Rurururu

Bu ses gaga açıkken çıkarılmalı bu şekilde daha :-):-):-):-)lik bir ses alınması sağlanabilmelidir.

Tjokken (rol): sanki birisi kapıyı çalıyor gibi çıkarılan ses olup :

Toc-toc-toc

Bu ses de yuvarlanıp gidebilir :

To(r)to(r)to(r) gibi

Bu da azami 6 puan değerindedir.

Son olarak, Chor ve Knor da vardır: ilk ses: chor-chor-chor gibi, ikinci ses bir domuzun böğürmesi gibidir:

Knorr

Yalnızca bu ses bir kere çıkarılmalıdır. Değeri 6 puandır, puan değeri ses turunun derinliğine ve uzunluğuna göre değişmektedir.

Biz değerlendirme kartındaki “indruk” denen kısımda, hakemin edindiği son izlenimleri bulacağız. Bu izlenimlerin içeriğinde, kuşun ötme şekli ve sırası ve notalarının anlaşılır, açık olması noktaları bulunur. Örneğin; Söz, düşük klasta bir orkestranın çaldığı bir Beethoven senfonisini dinlersiniz. Çaldıkları notalar şüphesiz aynı olup en iyi orkestrada aynı notaları aynı şekilde kullanmaktadır ancak ilkinde alacağınız ses rahatsız edici, bozuk, bir çok yerde kesilerek verilebilmektedir. Halbuki aynı parça Christopher Hogwood’un yönetimindeki bir orkestra tarafından çalınırsa çok açık anlaşılır ve zevkle dinlenen bir sunum olacaktır. Bu işte kanarya hakeminin bir Indruk denen değerlendirme kartındaki verdiği nota benzer, bir kimse onu performans olarak da tanımlayabilir. Buradaki notlarda, bir puan iyi, iki puan çok iyi ve üç puan ise emsalsiz olarak değerlendirmeyi gösterir. Eğer değerlendirme kartı mevcutsa bir erkek kanarya seçilirken yukarıdaki değerlendirmeler çok önemlidir.

Hollandalılar, kuşun ne kadar bir bülbül sesini andırdığını dikkate alarak bir bülbül aksanına kuş için azami 3 puan verirler. Hatırda tutulmalıdır ki, ne kadar çok onlara benzeyiş olursa o kadar o Kanarya daha iyi su kanaryasıdır. Bu puanlara ekler olursa o puanlar hesaplamada 3 ile çarpılmalıdır. Bunun niye böyle yapılmasının sebebi ilk defa bu kuşların hakem kontrolündeki değerlendirmelerinde, değerlendirilecek çok fazla su kanaryalarının bulunmamasındandır, o zaman 3 tane hakem bu işi yapmaya yetiyordu. Bu gün, birçok kuşlarla bu yarışma yapılmakta olu, bir hakem yalnızca değerlendirmeyi bir yarışma seçiminde yapmaktadır. Sonuçlarda mukayeseyi muhafaza edebilmek içinde 3 ile puanların çarpılması işlemi yapılmaktadır.

Buraya kadar, su kuşlarının ötüş turlarının analizini yapmış olduk. Biz burada bir seçme kartı olduğu ve sizin bir kuşu alırken karar vermeniz için bu kartın size yardım edeceğim farz ve tahayyül ettik. Buradaki soru : Eğer satın alacağınız kanaryanın karar vermede yardımcı olacak hakem kararı olmadığı zaman (veya, dolaylı, bir hakem) karar vermek için ne yapacaksınız ?

Bu durumda aşağıdakileri yapmalısınız :

1. Malinuaların şarkışını iyice tetkik ettikten sonra satın alacağınız kuştan bireysel olarak dinleyiniz (ayrı bireysel bir kafeste olarak) Bunun için en iyi yer sizin evinizdir, olmazsa o zaman bütün gününüzü birkaç saatinizi satıcının dükkanında geçirmek zorunda kalırsınız. Bu su kanaryasını bir dükkanda iken satın almak pek tavsiye edilmez, çünkü, dükkanda kuş ötmeyebilir veya melodi okursa oradaki ortamdan tam ve doğru olarak değerlendirmesi yapılamaz. Eğer şakıdığını farz edersek, önce su turu (watertours) nü tamamlamasını ve daha sonra sarkışım beğenirseniz o zaman uzatmasına ve turları değişikliğin! arayınız. Şampiyonlar ötmeyi ve bunu yapmayı severler. Bununla beraber, ev hayvanlarının satıldığı pet-shops’larda, o sırada bir çok kişi değişik konularda konuşmakta iken ve içeri girip çıkarken yukarıda anlatılan şekilde yapmak çok zor olacaktır. Şarkı seçmek, dinlemek istiyorsan en iyisi, Ralph’ ın su kanaryası intemet sayfasına girerek oradan l. kalite klokkende ve bir mükemmel su kanaryasının şarkısını dinleyebilirsiniz.

2. Daha iyisi kuşları doğrudan yetiştiricisinden satın almaktır. Bunun için bu işte uzman olana danışılmalıdır. Satıcılardan hem Harzer, waterslager ve diğer cins kanaryaların hepsini birlikte yetiştirerek satan birisinden kanarya almak iyi bir seçim sayılmaz. Siz cinsini ayırarak seven saatlerce su ötüşü yapan su kanaryalarım yetiştiren birisinden kanarya satın almalısınız. Muhtemelen, en iyi erkek ve dişi kanaryaları belirli bir sonuç almak için (iyi su turları yaptırma) çalışıp bunu elde etmeyi uman bir satıcı olmalıdır. Bu satıcı muhtemelen genç erkek kanaryadan eğitime tabi tutan birisi olacak. Bu vasıfları olan bir satıcıdan kanarya alınırsa o zaman düşük kaliteli kanarya alınması önlenmiş olacaktır.

Yirmi beş yıl önce, ilk defa bir dişi yeşil su kanaryası “waterslager” işittiğimde ve satın aldığımda aylarca çok ciddi çalışan bir kanarya yetiştiricisinin yanma giderek ziyarette, araştırmalarda bulunarak bu alışverişimde hata yapıp yapmadığımı anlamaya çalıştım ve daha sonra onun seçtiği en büyük şampiyonu dinlemek için çabaladım, onun anlattığı şampiyon, Belçikalı Kanarya yetiştirici Haegeman tarafından yetiştirilmiş bir 135 puanlık erkek kanarya idi. Bu kuş klok da 9 puana sahip bir kustu. Yıllar sonra. Ben Kanarya Hakem kursuna G. Leilevre ile birlikte devam ederken ona bu anlattığı kuşun hakem kartında imzası olup olmadığım sordum ve ayrıca Hollandaca yazılmış adı “Schoonste kloek” olan yazının ne olduğunu söylemesini rica ettim. Verdiği cevabında yalnızca 135 puan verdiğim, orada olan yazı “Schooneste Kloek’ın en iyi klok demek olduğunu bana söyledi, işte, su kanaryalarının gelmiş geçmiş en iyilerinden birinin hikayesini ondan Gustaff Lelievre’den dinlemiş ve bu en iyi hakem bu seçimi yapmış ve tespit etmiştir. Ama ne yazık ki bu anılan şampiyon Kanarya’dan istenildiği kadar istifade edilemedi çünkü ona uygun bir dişiler bulunamıyordu. Gördüğümüz gibi, ciddi bir kanarya yetiştiricisi size en iyi erkek kanaryasını satabilir ama en iyi dişilerini satmaz. Daha sonra, ben şahsen 1984 Belçikalı şampiyon kanaryaya sahip oldum, bu kanarya meşhur Gilbert Janssens tarafından yetiştirilmiş bir kustu (kartında yetiştiricisi olarak onun kızı Lucy’in adı yazılı idi). Şansızlığa bakın ki bu kuşta 3 yıl sonra öldü. Onun klokda 8 puanı bulunmaktaydı. Klok ötüşü o kadar derinden ve yavaş (slow) tonda idi ki dinlediğimde kulaklarıma inanamadım.

Onun ötüşü aşağıdaki gibi idi:

Bloooi- bloooi- bloooi

Bu kuşları satın almak için yetiştiricisinin kapısına kadar giderek epeyce miktarda istediği bir parayı vermek gerekmektedir, bu şekilde hareket etmezseniz satın almanız mümkün değildir.

3. Su kuşlarının çıkışı çok açık kafes sistemi ile kuşların değerlendirmesini yapan çok ünlü Waterslager Association (Su Kuşu Toplum örgütü) olan KNNB’nin en ünlü su kuşu tüccarı olan Belçika’daki Omimondo’dan ithal etmek suretiyle satın alınması da mümkündür. Bu ithalatın yapılmasında, sağlık belgesi, kuşun havaalanında karantinada müşahedede tutulması ve diğer masraflar gibi bir çok sorunların çözülmesi gerekmektedir. Bir diğer önemli sorunda, bu satın alma işleminde belirli bir yetiştiriciden dişi kuşların satın alınmasının imkansız oluşudur.

Bu işi yapan bazı ciddi Hollandalı yetiştirici ve tüccarlar bulunmaktadır, detaylı bilgi için, Belçika” daki birliklerin yalnızca Hollanda’da vardır) adreslerim öğrenmek için internet web page’lerini (iki adet) bulabilirsiniz. Bunlar : NBV ve ANB Trujillo, T., Waterslager Canary, Finch and Canaryworld, Vol.2, No.2, 1996′da 1713 no. Bölümde Belçika’da Malines bölgesinde su turu ile şakıyan kanaryaların mevcut bulunduğunu kaydetmektedir.

Malinois (malinua) Kanaryasi

Diğer bir adı da Belçika bülbülüdür.Bu bilhassa ötüş kanaryasıdır.Bu kanarya ilk olarak 16. asırda Flandr’a getirilmiş ve burada yetiştirilerek geliştirilmiştir.Hem şekil hem ötüş bakımından tercih edilen bir kanaryadır.Waterslager cinsi endamlı ve zariftir.Baş biçimli,gaga ince,gözler kara ve parlaktır.Boynu uzun ve incedir.Göğsü az kabarıktır,kanatları vücuduna iyice yapışıktır.Gagasının ucundan kuyruğunun ucuna kadar boyu 15-17 santimdir.Eskisen rengi düz sarı idi şimdi lekeli ve düz beyazlarda yetiştirilmiştir.Malinua cinsi kanaryaların erkeği sağlam bünyelidir.Dişileri yavrularına iyi bakar.Çınlayan ötüşü saf ve hoştur.Belçikalılarınki pest perdeli bir ötüşe sahiptir,harz kanaryalarına benzer.Fransız malinua kanaryalarının 17 türlü ses nağmeleri vardır.Bunların çeşitleri aşağıda gösterilmiş olup müsabakalarda bu seslere verilen dereceleri de yanlarında gösterilmiştir.

Etiketler:malinua kanarya kanarya yumurtasını neden kırar opigal 5 malinua puanlama mersinde satılık kanarya kanarya biti malinua kanarya ötüm kafesi erkek kanarya yumurtayı kırar mı kanaryalara göz taşı kanaryayı eve salsak kafesine yine girer mi malinualarda ishal malinua için mama kanaryada bitlenme cake malinua kenevir kanarya ishal kanarya ishal malinualarda tüy dökümü kanaryaların kaç hertz sesleri algılar adanada sahibinden satılık kanaryalar malinua yem karışımı
Kanarya Adaları: Kanarya Adaları, Fas'ın batısında İspanya'ya bağlı, Atlas Okyanusu'nda yer alan takımadalar. Kanarya Adaları yörel idare bakımından 2 Ağustos 1982'de yürürlüğe giren bir kanunla Kanarya Adaları Özerlk Topluluğu" olarak kabule edilmişlerdir.
Kanarya, Küçükçekmece: Kanarya; İstanbul Küçükçekmece’ye bağlı bir mahalledir. Küçükçekmece Gölü'ne kıyısı vardır. İstanbul'un en çok göç alan yerleşim birimlerinden biridir.
Nedensellik: Nedensellik, genel olarak nedensellik ilkesi olarak bilinen ve olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olması, her şeyin bir nedeni olması ya da her şeyin bir nedene bağlanarak açıklanabilir olması ya da belli nedenlerin belirli sonuçları yaratacağı, aynı nedenlerin aynı koşullarda aynı sonuçları vereceği iddiasını içeren felsefe terimi.
Neden?: Neden?, Can Dündar'ın hazırlayıp sunduğu, Türkiye'deki ve dünyadaki güncel siyasi, sosyal ve ekonomik olayların uzmanlar, yazarlar, köşe yazarları, televizyoncular, gazeteciler, siyasetçiler, sivil toplum üyeleri tarafından ele alınıp tartışıldığı tartışma programıdır.
Neden (İbrahim Tatlıses albümü): Neden, İbrahim Tatlıses'in 2008 yılında piyasaya çıkmış olan albümüdür.
Neden ilişkili pazarlama: Neden İlişkili Pazarlama, pazarlamacıların markalarına daha fazla değer katmalarına olanak sağlayan ve markaların aynı zamanda toplumsal mesajlar (sorumluluklar) içermesine yol açan bir anlayıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir