Kanuni Sultan Süleymanın Oğlu Mustafa

belli bile borgia cinayet dahli dedikodu devlet ele gelen hatun ilk kanuni kural mehmet mustafa nin olsa sultan süleyman veren yok Kanuni Sultan Süleymanın Oğlu Mustafa Kanuni Sultan Süleymanın Annesi Nasıl Öldü kanuni sultan süleyman oğlu mustafa kanuni sultan ..

Şehzade Mustafa Nasıl Öldürüldü ? | Kanuni Sultan Süleyman’ın Oğlu Mustafa

Şehzade mustafa’nın öldürülmesi

Saray ve iktidar hırsı Osmanlı’ya mahsus bir şey değil. Kadınlar arası rekabetin yol açtığı entrikalar da. Sadece İtalyanların önde gelen ailelerinden Borgia’ları ünlü Lukses’i hatırlamak bile bu hükme varmak için kâfi.

Osmanlı hareminde yaşananlar için ise ‘kışkırtılmışlık sonucu’ demekte sakınca yok. Kışkırtan da meçhul değil belli: 2. Mehmet yani Fatih. Şayet Fatih Osmanlı devlet yönetiminin esaslarını belirlediği ve kendisinden sonra asırlarca uygulanan Kanunname’sinde her padişahın tahta çıkışında erkek kardeşlerini öldürmesini kural haline getirmemiş olsa hiç şüphe yok ki pek çok cinayet ve suikastın önü alınmış olurdu.

Hürrem ve Mahidevran

Kardeş katline izin veren kurala rağmen Kanuni dönemine kadar gelişmelere haremin fazla dahli olmadı. Saray kadınları ‘mukadderat’ diyerek kendileri için uygun görülenle yetindiler. Bu süreç Hürrem’le son buldu. O Topkapı Sarayı’na cariye olarak geldiğinde haremin hâkimi Kanuni’nin ilk eşi ve büyük oğlu şehzade Mustafa’nın annesi Mahidevran Hatun’du. Göz kamaştıran güzelliğiyle Kanuni’nin ilgisini çektiği şüphesiz.

Cihan padişahının ona “Sure-i Velleyl okurdum dün nemaz-ı şamda/Zülfün andım dilberin nitdim ne kıldım bilmedim” diyecek derecede aşkla bağlandığına da.

Şehzade Mehmet’in doğumundan sonra Hürrem’in onun geleceği konusunda telaşa düştüğü Kanuni’nin ardından şehzade Mustafa’nın tahta çıkmasına mani olamazsa oğlunun öldürülmesini kaçınılmaz son olarak gördüğünü düşünmek için her sebep var. Babası Yavuz’un tahtı nasıl tehditle ele geçirdiğini bilen Kanuni’nin büyük oğlu konusunda evhama kapılmasını sağlamaktan ibaretti Hürrem’in rolü. İlk olarak büyük rakibi Mahidevran Hatun’dan kurtuldu. Hürrem’in şehzade hakkında dedikodu yaydığını işiten başhaseki öfkesinden deliye döndüğü bir akşam Hürrem’e saldırıp onu haremin koridorlarında sürüklemek gafletinde bulundu. Durumu öğrenen Kanuni gönlünü almak için Hürrem’i çağırdığında onun “Bende bakılacak yüz kalmadı.” demesi yetti. Mahidevran o gece Topkapı’dan Kütahya’ya şehzade Mustafa’nın yanına sürüldü.

‘Tek kadın’lığa ulaştı

Artık Hürrem tek kadınıydı haremin. Ve Padişah saray adetlerini kenara itip onun bir tür kraliçelik manasına gelen ‘Haseki Sultan’ sıfatını kullanmasına izin vermişti. “Celisi halvetim varım habibim mahı tabanım/Mahremim varım güzeller şahı sultanım/Stanbulum Karamanım diyarı milketi Rumum/Bedehşanım ü Kıpçağım ü Bağdadım Horasanım.” dediği kadının her isteğini yerine getirmekten zevk alıyordu Kanuni. Güzel haseki de “Ey saba Sultanıma zarü perişan diyesin/Gül yüzünsüz işi bülbül gibi efgan diyesin.” mısralarıyla karşılık veriyordu. Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi emrini verişinde sadrazam tayininde gözettiği onun telkinleri

oldu. Hürrem sadece şehzade Mehmet beklenmeyen bir anda hastalanıp öldüğünde sarsıldı. Gelecek planlarını onun saltanat makamına geçmesi üzerine yapmıştı. İkinci oğlu Selim ve üçüncü oğlu Beyazıd arasında tercih yapmak zorunda kaldı. Ancak yaşlanmıştı. iki oğlu arasındaki taht savaşını

Beyazıd’ın öldürülmesini Selim’in saltanatını göremedi.

Safiye Sultan

Hürrem hep Kanuni sonrası sarayda Valide Sultan olarak hüküm süreceği günlerin hayalini kurmuştu. Ancak yaşasaydı bile Selim’in erken ölümü üzerine tahta çıkan Sultan 3. Murad’ın eşi Safiye’yle yarışamazdı herhalde. Venedik’e bağlı Korfu Valisi’nin kızıyken korsanlar tarafından kaçırılıp Osmanlı ülkesine getirilen Safiye genç kızlığa adım attığı yaşlarda Manisa’da şehzade Murad’ın hareminin gözdesiydi. Ve onun ilk erkek çocuğunu dünyaya getirmiş olması dolayısıyla gözdeydi. 3. Murad o denli düşkündü ki Safiye’ye babası ölüp tahta çıkmak için İstanbul’a geldiği gece onun derhal başkente taşınması emrini verdi. Annesi Nur Banu’nun hayatının oğlunun gözünü Safiye’den başka kadınlara çevirmeye çabalamakla geçtiğini söylersek abartmış olmayız. Ama Safiye kocasının başka kadınlarla gönül eğlendirmesini sorun etmedi. Murad’ın her eğlence gecesinin ardından bin bir özür dileyerek yanına geldiğini başta kayınvalidesi olmak üzere herkesin bilmesi ona yetti.

Yıllar tek tek rakiplerini tasfiye etti Safiye’nin. Onun da en büyük hayali Valide Sultanlık’tı. Oldu da. Sultan Murad’ın ölümüyle büyük oğlu şehzade Mehmed tahta çıktı. Ve cülusuyla birlikte bütün erkek kardeşlerini öldürdü. Safiye’den tek bir itiraz gelmedi. Mehmed’i kendisine hayran yetiştirmişti el’hak oğlu da onu yanıltmadı. İmparatorluğun en güçlü insanı oldu Safiye. Ondan habersiz tek bir tayin yapılmıyor her atama

için ona hediye adı altında rüşvet veriliyordu. Adına rüşvet işlerini takip edecek bir ekip kurmuş kabaca tarife bile belirlemişti. Onun para hırsı sarayda herkese bulaştı. Sadrazam Koca Sinan Paşa öldüğünde mirası 600 bin altın lira 3 milyon gümüş akçe 29 çekmece elmas 62 çekmece inci 30 iri elmas ve kilolarca kıymetli taş altın sofra takımları zırhlar v.s. idi ve bu devlet soyularak edinilmiş servetti.

Safiye durumu padişaha açıklayıp babaannesinden şikâyet ettiği için şehzade Mahmud’a düşman oldu. Bütün gücüyle oğlunun tahta göz koyduğuna padişahı inandırıp katli için ferman çıkartmaya uğraştı. Ve bunu başardı da. 3. Mehmed annesinin kışkırtmasıyla evlat katili olduğunu anlayıp hayata küstü ve altı ay sonra öldü. Safiye torunu Ahmed’den yana umutsuzdu. Şehzadelerin kendisinden nefret ettiklerini biliyordu. 54 yaşındaki Valide Sultan’dan hayatı boyunca yaptıklarının acısını çıkaracak ve onu mumla aratacak bir namzet de yoldaydı.

Kösem: Önde giden

Safiye Sultan torunu tahta çıkarken kendince tedbirliydi aslında. Sultan Ahmed daha 14 yaşındaydı annesi Handan Haseki kayınvalidesinin korkusundan oğluyla hiç ilgilenmemişti. Ama hiç kimse onun daha tahta çıkmadan cülus hazırlıkları yapılırken sarayın izbe bir köşesinde gözüne ilişen kendi yaşında bir kıza gönlünü kaptıracağını da hesap etmemişti.

3. Mehmed’in ölümü üzerine hareme çağrılan kadın hafızın yanında getirdiği evlatlıktı Kösem. Muhtemelen Rum asıllıydı. Sultan Ahmed onunla evlenmeden tahta çıkmamakta inat etti. Haremde biribirinden güzel kadınların olduğu anlatıldı olmadı; sünnet olmadığı hatırlatıldı tutmadı. “Şimdi nikâh yapılsın düğün sonra olsun” dedi.

Osmanlı hanedan geleneğinde nikahlanmak yoktu ama “emir büyük yerden gelince” çaresiz herkes boyun eğdi. Karıkoca mutlu yaşadılar aslında. Sultan Ahmed ondan başka kadına bakmadı. Dindar bir insandı dönemin evliyası Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri’ne bağlanmıştı. Fatih’ten bu yana hiçbir padişahın el süremediği kanunu o değiştirdi. Kardeş katlini yasakladı ve Osmanoğullarından yaşca en büyük erkeğin saltanat makamına geçmesini kural haline getirdi.

14 sene sürdü

Kösem’le aralarındaki aşk öylesine ateşliydi ki sarayın içinde birbirlerinden uzak kaldıkları zamanlarda mektuplaştıkları biliniyor.

“Sabah yanımdan ayrılırken yüzünüz biraz buruktu acaba sizi gücendirecek bir şey mi yaptım.”; “Dünya işleriyle alakalı olarak çağrılınca elceğizimle yaptığım kahveyi yarım bıraktınız ağlamaktan gözlerime kan oturdu.” türünden notlardı hepsi.

14 yıl sürdü bu sevda. 1. Ahmed midesinden rahatsızlandı ve beklenmedik zamanda öldü. Kösem acısını yaşayamadan hâkimiyetini yitirmeme mücadelesine atıldı. 4. Murad’ı tahta çıkarana kadar iki padişahı ihtilal üzerine ihtilalle safdışı etti. İlki ‘Deli’ lakabıyla anılan Mustafa’ydı ikincisi Genç Osman. 4 Murad 13 yaşında tahta çıktığında Kösem resmen

‘Saltanat Naibi’ oldu. Ve imparatorluğu yönetti. Padişahların kadın düşkünü

olmaları yüzünden yaşananları bildiği ve Murad’ın annesinin iktidarını sınırlayacak bir aşk macerası yaşamasından korktuğu için “Arslanım padişahlar sureti ve siyreti mahbub nedimlerle bade-i gülfama iltifat

edegelmişlerdir.” (yüzü ve huyu güzel sadık erkek hizmetlilerle içip eğlenmeye) telkinleriyle yetiştirdi Sultan Murad’ı.

Şehzade Mustafa

Şehzade Mustafa Sultan 4. Mehmet�in büyük oğlu. (d. 5 Haziran 1670) Babası şehzadesini yanından ayırmamış hatta Polonya seferine bile götürmüştü.


Şehzade Mustafa Türbesi

Dördüncü Mehmed İkinci Viyana Kuşatması sonrasındaki bozgun yıllarında orduyu toparlamak için çaba göstermeyince askerin ayaklanması üzerine 1689�da tahtından indirildi. Devrik hükümdar yerine büyük oğlu Mustafa�nın geçirilmesini tavsiye etmişti ama asiler padişahın isteğini dikkate almayarak sarayda senelerden beri hapis hayatı yaşayan kardeşi İkinci Süleyman�ı padişah yaptılar ve Şehzade Mustafa da küçük kardeşi Ahmed ile beraber önce Topkapı Sarayı�nda daha sonra da Edirne Sarayı�nda hapis hayatı yaşadı.

İkinci Süleyman 1693�te öldüğünde Dördüncü Mehmed�in taraftarları Şehzade Mustafa�yı tahta çıkarmaya çalıştılar. Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa ise Dördüncü Mehmed�in bir diğer kardeşi olan İkinci Ahmed�in padişahlığını tercih etti.

İkinci Ahmed de ağabeyi İkinci Süleyman gibi dört yıl hükümdarlık yaptı. Her iki padişah da senelerce hapis hayatı yaşamış halim selim insanlardı. Ama o dönemde uluslararası arena son derece karışıktı ve Osmanlı İmparatorluğu Avusturya Venedik Rusya ve Polonya ile dört cephede birden savaşıyordu.

Tahta çıkartılmayan Şehzade Mustafa ise son derece hırslıydı ve bir an önce hükümdar olup devleti kurtarma hevesindeydi.

Benli Hüseyin Paşa 1694�te İkinci Ahmed�i tahttan indirerek Şehzade Mustafa�yı padişah yapmak için bir teşebbüste bulunduysa da muvaffak olamadı.

İkinci Ahmed 1695�te öldüğünde tahta hanedanın hayattaki en yaşlı erkeği olan İkinci Mustafa�nın çıkması gerekiyordu ama yeni padişahın kim olacağı devlet ileri gelenlerinin katıldığı bir mecliste tartışıldı.

Sadrazam Ali Paşa tahta İkinci Ahmed�in oğlu İbrahim�i çıkarmak istiyordu. Babasının tahttan indirilmesinin üzerinden geçen sekiz sene boyunca tahta geçebilmek için gün sayan Şehzade Mustafa�nın bütün hayalleri suya düşmek üzereydi. Bu sırada Hazinedarbaşı Mustafa Ağa ile saraydaki taraftarları şehzadeye durumu haber verdiler.

Osmanlı padişahlarının cüluslarında yani tahtta çıkışlarında büyük bir tören yapılır ve bu törenlerde standartlaşmış sıkı teşrifat kuralları uygulanırdı. Tahta çıkacak olan şehzade kızlarağası ve siláhdar ağa tarafından dairesinde ziyaret edilir padişahın ölüm haberi tebliğ edilir daha sonra şehzadenin bir koluna kızlarağası diğer koluna da siláhdar ağa girer ve hırka-i şerif odasına gidilirdi.

Hazreti Muhammed�in eşyalarının önünde sadrazam ve şeyhülislam yeni padişaha biat ederler yani bağlılıklarını arzederlerdi. Yeni padişahın başına saltanat alameti olarak sarık sarılır ve ve samur bir kürk giydirilirdi.

Daha sonra Müneccimbaşı uğurlu bir saat tespit eder sarayın üçüncü kapısının önünde taht kurulur ve devlet adamları yeni padişaha bağlılıklarını sunarlardı.

1695�in 7 Şubat�ında devletin ileri gelenlerinin başka bir hükümdar adayının üzerinde durduklarını öğrenen Şehzade Mustafa hapis tutulduğu daireden ayrılarak taht odasına koştu ve devlet adamları toplantıda iken sarayın kapısının önüne taht kurdurdu.

Haber göndererek sadrazamı ve şeyhülislamı çağırttı ve devletin ileri gelenleri şehzadenin tahtta oturduğunu görünce bir hayli şaşırdılar ama artık bir şey yapamadılar ve yeni padişaha sırayla bağlılıklarını sundular

Şehzade Mustafa nasıl öldürüldü?

Şehzade Mustafa’nın tahta çıkması beklenirken boğdurularak öldürüldü.

Mahidevran Sultan Kanuni’yle tahta çıkmadan önce Manisa valisi olarak görev yapmaktayken evlendi. Şehzade Mustafa 1515 yılında babası Kanuni’nin Manisa Sancakbeyliği sırasında doğdu.

Mustafa çok iyi eğitilmiş bir şehzade çok cesur ve başarılı bir askerdi de aynı zamanda. Halk ve asker nezlinde de çok sevilirdi.

Kanuni Sultan Süleyman yaşı ilerleyince oğullarından hangisinin tahta çıkacağı yönünde bir çekişme başladı.

HÜRREM MUSTAFA�YI DEVRE DIŞI BIRAKMAK İSTİYORDU

Hürrem Sultan Kanuni’nin ilk oğlu Şehzade Mustafa’yı devre dışı bırakıp kendi oğullarından birini tahta çıkarmak için bir strateji izlemeye başlamıştı. Bu arada Hürrem Sultan kızı Mihrimah Sultan’ı Rüstem Paşa ile evlendirdi.

Daha sonra veziriazamlığa yükselecek olan Rüstem Paşa Şehzade Mustafa�nın bertaraf edilerek yerine Hürrem Sultan�ın oğullarından birisini veliaht tayin ettirmesinde en büyük yardımcısı olacaktı.

Her ne kadar hemen herkes Şehzade Mustafa`nın Kanuni sonrasında tahta geçmesinin uygun olduğunu düşünse de Hürrem ve Rüstem Paşa Şehzade Mustafa`ya karşı müthiş bir kin duyuyorlardı.

PARGALI İBRAHİM MUSTAFA’YI DESTEKLİYORDU

Damat İbrahim Paşa�nın bir de Şehzade Mustafa�yı desteklemesi belki de ona en büyük düşmanını kazandırmıştı. Hürrem Sultan’ı. Hürrem Sultan bütün gücü ile Paşa�nın aleyhinde çalışıyordu.

Paşa�nın Hatice Sultan ile ilgilenmediği bazı cinayetleri gizlediği hediye gönderilen Kuranı Kerimleri kabul etmediği gizli hristiyan olduğu devletin parasını müsrifçe harcadığı söylentilerine artık Kanuni de inanmaya başlamış ve eski dostu ile ayrılmanın vakti geldiğini düşünerek onu öldürtmeye karar vermişti.

1536�nın Mart ayında iftar için saraya çağrılan İbrahim Paşa iftardan sonra bir odaya çağrılarak daha sonra Şehzade Mustafa�yı da boğdurtmakta kullanılacak sağır ve dilsiz cellatlar tarafından boğduruldu.

ORDU MUSTAFA’YI SULTANLIĞA UYGUN GÖRÜYORDU

İmparatorluğun büyük başarılar elde ettiği bu dönemde bir yandan da taht kavgaları için için devam etmekteydi. Ordu ulema ve meşayih Şehzade Mustafa`nın sultanlığının uygun olduğunu düşünüyordu.

Veliahtlık meselesi ile ilgili dedikodular yapılmaya başlayınca Kanuni yanındakilerin de teşviki ile Şehzade Mustafa’yı saltanat merkezine daha yakın olan Manisa sancakbeyliğinden alarak yerine Şehzade Mehmet tayin etti.

ŞEHZADE MUSTAFA AMASYA’YA GÖNDERİLDİ

Manisa sancakbeyliği padişah`ın vefatı durumunda yerine geçecek şehzadeye ayrılan bir yer olarak bilinmekteydi. Burada sancakbeyliği görevini yürüten Şehzade Mustafa bir zaman sonra Amasya`ya kaydırıldı.

MAHİDEVRAN OĞLUYLA BERABER GİTTİ

Gelenek olduğu üzere annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Amasya’ya gitti.

HÜRREM OĞULLARINDAN BİRİNİ SULTAN YAPMAK İSTİYORDU

Manisa’ya ise Kanuni’nin Hürrem’den olma ve Şehzade Mustafa`dan altı yaş küçük oğlu Şehzade Mehmet getirildi. Bunun anlamı Hürrem’in oğullarından birinin sultan olması için yoğun bir çaba gösterildiği ve Kanuni’nin de bu etkiye direnemediğiydi.

Tüm bunlar gerçekleşirken beklenmeyen bir durum ortaya çıktı. Kanuni’nin Şehzade Mustafa’ya tercih ettiği Şehzade Mehmet henüz 22 yaşında iken vefat etti.

Şehzade Mehmet’in vefatından sonra Şehzade Mustafa bir kez daha öne çıksa da Manisa Sancakbeyliğine bu kez yine Hürrem’in oğlu olan Şehzade Selim getirildi. Bu durum Hürrem’in kendi oğullarından birisini sultan yapmak konusundaki ihtirasını ve gayretini göstermekteydi.

RÜSTEM PAŞA ŞEHZADENİN MÜHRÜNÜ KAZITTI

Saraydaki entrikalar bitmek bilmiyordu. Art arda yapılan iftiralar yavaş yavaş padişahın şahzadeye karşı olumsuz bir fikre kapılmasını sağlayacaktı. Bunda Sadrazam Rüstem Paşa�nın etkisi büyüktü.

Rüstem Paşa gizlice şehzadenin mührünü kazıttı. Şehzade Mustafa�nın ağzıyla İran Şahı Tahmasb�a bir mektup yazdı. Şahın cevaben yazmış olduğu mektubu da ele geçirdi. Gerektiğinde bu sahte mektupları padişaha gösterecek ve şehzadenin sonunu hazırlayacaktı.

1552 yılında Rüstem Paşa Doğu Seferi�ne gidecek ordunun başına getirildi. Rüstem Paşa sefer sırasında Anadolu�da herkesin Şehzade Mustafa�yı desteklediğini gördü. Askerler arasında da artık 60 yaşına gelmiş olan Kanuni�nin kocadığı zaten son on yıldır ordunun başında sefere bile çıkmadığı yerini bu işi gerçekten hak eden Mustafa�ya bırakması yönünde dedikodular yayılmaya başladı.

KANUNİ�Yİ OĞLUNA DÜŞMAN ETTİ

Rüstem Paşa bir adamını İstanbul�a göndererek meydana gelen olayları ayrıntısıyla Kanuni�ye iletti. Bu arada daha önce Şah Tahmasb�a yazdığı sahte mektupları da Şehzade Mustafa�nın aleyhine delil olarak gönderdi. Rüstem Paşa Kanuni�yi tamamen oğluna düşman etmişti. Özellikle �tahtı bırakması� yönündeki dedikoduları duyan Kanuni iyice sinirlenmiş ve üzülmüştü.

Kanuni Sultan Süleyman derhal Rüstem Paşa�yı geri çağırarak seferin ertesi yıl bizzat kendi idaresinde yapılacağını bildirdi. Ertesi yıl 1553′te İran Seferi�ne padişah kendi çıktı. Ordu 5 Ekim 1553 yılında Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe denilen mevkide konakladı.

Padişahın yanında Şehzade Cihangir ve yolda orduya katılan Şehzade Selim bulunmaktaydı. Kendisine orduya katılması talimatı verilen Şahzade Mustafa babasının kendisiyle ilgili düşüncelerinden habersiz orduya katıldı. Kendisini çok seven ikinci vezir Kara Ahmed Paşa�nın ikazlarıyla bazı şeylerin ters gittiğini fark etti.

BABASININ KENDİSİNİ ÖLDÜRECEĞİNE İNANMADI

Akşama doğru babasının otağından kendisine doğru üzerinde kağıt bulunan bir ok atıldı. Kağıtta babasının otağına kesinlikle gitmemesi aksi halde babasının onu öldüreceği yazılıydı.

Şehzade Mustafa bunu Rüstem Paşa�nın kendisine karşı bir hilesi olarak düşündü. Hem otağa gitmemenin babasına karşı bir saygısızlık olacağını düşündü. Ayrıca Şehzade Mustafa babasının kendisini öldürebilecek büyüklükte bir suç işlemediğini ve Rüstem Paşa dahil hiç kimsenin babasının kendisine ölüm kararı verebilecek derecede etkileyebileceğine inanmıyodu.

7 DİLSİZ CELLAT TARAFINDAN BOĞDURULDU

Çadıra giren şehzadeye yedi dilsiz cellat saldırdı. Şehzade Mustafa mücadele etmesine rağmen cellatlar tarafından boğularak öldürüldü.

Şehzade Mustafa�nın ölümü ordu arasında derin bir üzüntü ve hoşnutsuzluk meydana getirdi. Şehzadenin başına gelenlerin sorumlusu olarak tepkiler Rüstem Paşa�ya yönelince padişah ortamı yatıştırmak için Şehzade Mustafa�ya yakınlığı ile bilinen Kara Ahmed Paşa�yı veziriazamlığa getirdi.

Şehzadenin cenazesi Bursa�ya gönderilerek İkinci Murad türbesine defnedildi.

MAHİDEVRAN İYİCE GÖZDEN DÜŞTÜ

Şehzade Mustafa�nın öldürülmesinden sonra Mahidevran Sultan iyice gözden düştü. Yaşamının büyük bir bölümünü fakir olarak oğlunun mezarının bulunduğu Bursa�da geçirdi.

HÜRREM�İN OĞLUNDAN MAHİDEVRAN�A MAAŞ
Hürrem Sultan�ın ölmesinden sonra Hürrem Sultan�ın oğlu II. Selim Mahidevran Sultan�a maaş bağlattı ve 1555 yılında oğlu Mustafa�nın türbesini yaptırttı.

Etiketler:kanuni sultan süleyman oğlu mustafa kanuni sultan süleymanın oğlu mustafa kanuni sultan süleymanın annesi nasıl öldü cihangir sultan vikipedi sultan süleymanın oğlu mustafanın eşi kanuninin annesi nasıl öldü şehzade mustafanın öldürülmesi vikipedi kanuni sultan süleyman oglu mustafa resmi kanuninin mektuplaştığı oğlu cihangir sultan süleymanın hürreme yazdığı şiir padişah mustafa nasıl öldü sultan süleymanın oğlu mustafa nasli tas son sultan kanuni sultan süleymanın ölümü nasıl oldu süleyman ın oğlu şehzade mustafa nın resimleri kanuninin hürreme yazdığı şiir kanuni sultan süleyman padişahlıgı sırasında sarayda nekadar kalmıştır kanuni sultan süleymanın oğlu mustafanın eşleri sultan süleymanın hürreme yazdığı şiirler sultan süleymanın oğlu mustafa nasıl öldü
I. Süleyman: I. Süleyman (Osmanlı Türkçesi: , Sultan Süleyman-ı evvel; 6 Kasım 1494, Trabzon - 7 Eylül 1566, Zigetvar), Osmanlı İmparatorluğu'nun onuncu padişahı ve 89. İslam halifesi.
Kanun-ı Esasî: Kânûn-i Esâsî (Osmanlı Türkçesi: قانون اساسى) Fransızca Loi constitutionelle çevirisi olarak kullanılan Osmanlıca terkiptir.
Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü: Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü, İstanbul ilinin Büyükçekmece ilçesinde bulunan, Büyükçekmece ile Mimarsinan arasında yer alan tarihi köprü.
Kanuni Sultan Süleyman Çeşmesi: Kanuni Sultan Süleyman Çeşmesi, İstanbul ilinin Büyükçekmece ilçesinde bulunan tarihi çeşme.
Sultanahmet Meydanı: Sultanahmet Meydanı İstanbul'un en önemli meydanlarından biridir. Bizans devrinde Hipodrom olarak bilinirdi.
Abdülmecid: Abdülmecit (25 Nisan 1823, İstanbul – 26 Haziran 1861,İstanbul) 31. Osmanlı padişahı ve 110. İslam halifesidir. II. Mahmut'un Bezmialem Sultan'dan olan oğludur. Döneminde Tanzimat Fermanı'nı ilan ettirmesiyle meşhurdur. Osmanlı Devleti'nin son dört padişahının babasıdır ve en çok sayıda oğlu padişahlık yapmış olan padişahtır.
Abdülaziz: Abdülaziz, (Osmanlı Türkçesi: عبد العزيز) (d. 8 Şubat 1830 – ö. 4 Haziran 1876) 32. Osmanlı padişahı ve 111. İslam halifesidir.
Sultan Ahmet Camii: Sultan Ahmet Camii, 1609-1616 yılları arasında sultan I. Ahmet tarafından İstanbul'daki tarihî yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır.
Oğlum Adam Olacak: Oğlum Adam Olacak Türkiye'nin yakın geçmişteki siyasi ve sosyal tarihçesini ve kuşak çatışmalarını irdeleyen 1996 yapımı bir dizidir.
Oğlum Bak Git!: Bu sayfa, Vikipedi'nin silme politikası gereğince silinmeye aday görülmüştür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir