Kaybetmekle İlgili Sözler

Sponsorlu Bağlantılar
atar bern williams blaise pascal cenap chamfort courty derin eksi erich fromm fause george pompidou jonathan swift maugham meksika mutluluk rufus wainwright sevgi tekila uslanmaz wolfgang amadeus mozart Kaybetmekle İlgili Sözler Kaybetmekle İlgili Güzel Sözler kaybetmek ile ilgili sözler kaybetmekle ilgili söz..

> Özlü Sozler-2-

  • En sürekli aşk karşılıksız aşktır.

    S. Maugham

  • Gökkuşağına ulaşmak istiyorsan yağmura katlanmak zorundasın.

    Dolly Patron

  • Şen adam güneşe benzer, girdiği yeri aydınlatmış olur.

    Cenap Sehabettin

  • Derin ve ihtiraslı sev… Kalbin kırılabilir ama hayatı dolu dolu yaşamanın tek yoludur.

    Erich Fromm

  • Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için yalnız kalırlar.

    Newton

  • Kendini ulusuna hizmet etmeye adayan siyasetçiye devlet adamı denir. Ulusun kendisine hizmet etmesi gerektiğini düşünen devlet adamına ise siyasetçi.

    George Pompidou

  • Bir şeyi istediğimiz zaman hep onun çekici yanlarını görürüz, onu elde ettikten sonra da hep kötü yanlarını buluruz.

    Jonathan Swift

  • İnsan dünyaya bir defa gelir. Adam gibi yaşarsa bir defa gelmek yeterlidir.

    Joe E. Lewis

  • Mutlu olmak için ugraş vermelisiniz. Mutluluğa, iş, para ya da aşkla ulaşılmaz. Mutluluk sizinle kendiniz arasında bir meseledir.

    Rufus Wainwright

  • Düzeltilmesi gereken bir yanlışlık, doğruluktan daha ağır bir yüktür.

    Dag Hammarskjölk

  • Ne üstün zekâ, ne hayal gücü ne de her ikisi beraber, bir dâhi yapmaya yeter. Sevgi, sevgi, sevgi.. İşte bu dehanın ta kendisidir.

    Wolfgang Amadeus Mozart

  • Felek sana hayat diye eksi bir limon uzattıysa, sen üstüne tekila ve tuz iste.

    Meksika deyişi

  • Sırtı yere geldikten sonra kazanmış olmak yalnız siyaset alanında görülür.

    Edgar Fause

  • Güneş parlamaktayken, ekinini biç.

    Chamfort

  • Mutluluk, gençlikte beklenmedik şeylerde, yaşlılıkta ise alışkanlıklarda aranır.

    P.Courty

  • Erkekler uslanmaz, erkekler teslim olur.

    Chris Rock

  • İnsan, yüzü kızaran ve yüz kızartıcı işler yapan tek hayvandır

    Mark Twain

  • Kalbin kendine has nedenleri vardır ki, akıl hiç bir zaman anlayamaz.

    Blaise Pascal

  • Flört ederken kalbimiz o kadar yüksek sesle atar ki, aklımızın sesini duyamayız.

    Bern Williams

  • Dünyada insana yardım eden şey raslantı değil, azim ve sebattır.

    Samuel Smiles

  • Öfkeliyken konuş; göreceksin, hayatında yaptığına pişman olduğun en iyi konuşma olacak.

    Laurence J. Peter

  • Yenilgiye ugrayınca umutsuzluğa kapılma, her başarısızlıkta bir zafer isteği yatar.

    Germain Martin

  • Bir işi yaptırmanın üç yolu vardır: Ya kendin yaparsın ya para verip yaptırırsın ya da çocuklarının yapmasını yasaklarsın.

    Monta Crane

  • Hayat, bir bileği taşıdır, benliğinizi yapan madenin cinsine göre sizi ya eskitecek ya da cilalayacaktır.

    İdeas

  • Eğer güneşi gözden kaçırdım diye gözyaşı dökersen, yıldızları da gözden kaçırırsın.

    Rabindranath Tagore

  • Vicdan, başkalarının size söyleyeceklerini önceden size fısıldayan duygudur.

    J.H.Temple

  • Hayatımızdaki gölgelerin çoğu kendi güneşimizin önünde durmamızdan oluşur.

    Ralph Waldo Emerson

  • Bütün dehamı, bütün eserlerimi, akşam yemeğine geç ya da erken gelmemle candan ilgilenen bir kadın uğruna feda etmeye razıyım.

    Turgenyev

  • Risksiz fetih, zafersiz galibiyettir

    Pierre Corneille

  • Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.

    John Wooden

  • Sevip de kaybetmek, sevmemiş olmaktan daha iyidir.

    Seneca

  • Arkadaş, insanın yapacak hiçbir şeyi olmadan, konuşacak hiçbir laf bulamadan, sessizce birlikte olabildiği kişidir.

    Sheryl Condie

  • Çocukluk saflığını kaybetmeyen adama büyük adam denir.

    Mencius

  • Eleştiriden kaçınmak istiyorsan, hiçbirşey yapma, hiçbirşey söyleme, hiçbirşey olma!..

    Edward Hubbard

  • Yürüyen bir aptal, oturan iki akıllıdan daha çok yol alır.

    Çin atasözü

  • İlk karını sana Allah, ikinci karını insanlar, üçüncüsünü ise şeytan gönderir.

    Japon atasözü

  • Erkeklerin aklı, ev kadını arar, ama kalbi ve hayal gücü başka özellikler peşindedir.

    Goethe

  • İyi bir kadın bir erkeği etkiler, zeki bir kadın onda ilgi uyandırır, güzel bir kadın büyüler, anlayışlı bir kadın ise ona sahip olur.

    Helen

  • Yaşam uyku, sevgi ise onun rüyasıdır

    Alfred de Musset

  • Hükümetler ve kocalar yanıldıklarını hiç bir zaman kabul etmezler

    Honore de Balzac

  • Mutluluk top gibidir. Yuvarlandığında arkasından koşar, durduğunda ayağımızla tekmeleriz.

    Alphonse Chateaubriand

  • İnsanların kimlikleri güç ve makam sırasında ortaya çıkar.

    Abraham Lincoln

  • Kadın bekarken sadece evlenmeyi, evlendikten sonra ise her şeyi ister.

    William Shakespeare

  • Güçsüzlüğünü dile getirmek, yüreği güçlü insanın işidir.

    Harold Laski

  • Susuz çiçek açmaz, sevgisiz mutluluk olmaz.

    Maksim Gorki

  • İnsanın tek düşmanı kendisidir, onuda cesaretiyle yenebilir.

    Winston Churchill

  • Mutluluk güzel görünmemizi sağlar, ancak güzellik her zaman mutluluk getirmez.

    Oscar Wilde

  • Korkaklar, kendinden daha güçsüz olanlara güç gösterisinde bulunanlardır.

    Voltaire

  • Mutluluk, doğanın bize satabileceği en pahalı maldır.

    Voltaire

  • İnsanların onurlarıyla oynayanlar cesareti olmayanlardır.

    Hint atasözü

  • Beraber ağlamaktaki tatlılık kadar hiçbir şey kalpleri birbirine bağlayamaz.

    Rousseau

  • Kaçinilmaz felaketler karşısında sızlanmak, gülmek kadar aptalcadır.

    Shakespeare

  • Dünyaya gerçek bir dahi geldiğinde onu şu işaretten tanıyabilirsiniz. Tüm ahmaklar ona karşı birleşmişlerdir.

    Jonathan Swift

  • Sükutun kudretine inanıyorum. Bu mevzu üzerine saatlerce konuşabilirim.

    G.B.Shaw

Hayatta Başına Ne Gelirse Gelsin Hiçbirzaman Umudunu Kaybetme Ve Yaşama Dört Elle Sar

Jerri, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile, “Bu adam bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor?” diye. Birisi nasıl olduğunu sorsa “Bomba gibiyim.”Diye yanıt verirdi hep. “Bomba gibiyim…”Jerri doğal bir motivasyoncuydu. Yanındaki insanlardan biri o gün, kötü bir gündeyse, Jerri yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı. Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni. Bir gün Jerr’ye gittim “Anlayamıyorum.” Dedim. “Nasıl oluyor da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasıl başarıyorsun bunu?”Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerri bugün iki seçimin var. Havaya iyi olacak ya da kötü derim. Her zaman havamın iyi olmasını seçerim.Kötü bir şey olduğunda yine iki seçimim var. Kurban olmak ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, yine iki seçimim var. Şikâyetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben olumlu yanlarını göstermeyi seçerim.”Yok yahu” diye dalga geçtim.”Bu kadar kolay yani””Evet…Kolay…” dedi Jerri. “Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kötü olmasını seçersin. Yani sen hayatını nasıl yaşayacağını seçersin.”Jerri’nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu uzun yıllar görmedim. Ama hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek olumlu seçimler yaptığımda hep onu hatırladım. Yıllar sonra Jerri’nin başına çok talihsiz bir olay geldi. Soygun için gelen hırsızlar Jerri’yi delik deşik etmişler. Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiğinde kurşunların bazıları hala vücudundaymış. Ben onu olaydan altı ay sonra gördüm. “Nasılsın?” diye sorduğumda “Bomba gibi” dedi. “Bomba gibi””Olay sırasında neler hissettin Jerri?” dedim.”Yerde yatarken iki seçimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim ya ölümü. Ben yaşamayı seçtim.””Korkmadın mı? Şuurunu kaybetmedin mi?” “Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep iyileşeceksin merak etme.” Dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerken doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana “Bu adam ölmüş” diyordu. “Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım.””Ne yaptın?” diye merakla sordum.”Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak her hangi bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sordu. ‘Evet’ diye yanıt verdim.” “Var” Doktorlar ve hemşireler merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladım ve bağırdım.”Benim kurşunlara alerjim var!..” Doktor ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım. “Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil.”Jerri, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının da büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana yeni bir ders oldu. Her gün hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim ve her şeyin kendi seçimlerimize bağlı olduğunu.

Bu yazıyı okudunuz. Şimdi iki seçiminiz var:1. Unutup gitmek,2. Yazıyı dikkate alıp kesip saklamak, arkadaşlarınıza göndermek. Francie Baltazar Schartz’ın yazısını okuduktan sonra düşündüm, iki seçimim vardı:

1. Çöpe atmak, 2. Birileriyle paylaşmak
Ben seçimimi yaptım sizlerle paylaşıyorum . Ya siz?…

Dost Kaybetmek.

Dost Kaybetmek.

Bilmiyorum, hiç yaşadınız mı bu duyguyu
O kadar zorki dost kaybetmek
Kaybetmek kolay ama
Geri kazanması çok zor olan birşey
Her zaman selamlaştığınız dostunuz, düşünsenize
Artık o yok
Sizin yardımınıza koşan dostunuz düşünsenize
Artık o yok
O kadar zor ki dost kaybetmek
Mısralarda anlatmak çok güç birşey
Anlatılmaz anca yaşanılır bir duygu
Ama isterimki kimse yaşamasın bu duyguy
Dost kaybetmek zor ama
Sudan sebeplerdense bu
Bilinki gerçek dostunuz o değildir
Çünkü gerçek dost sudan sebeplerle kaybedilmez
Ne yaptım der hatanızı ararsınız ama
O anlamaz sizi
Anlamadığı gibide bir de
Bir türlü affetmez sizi
Tabi olmaz dostla hep küs kalmak
Barışmıyorsa bırakmalısınız
Çünkü o gerçek dostunuz değildir
Yinede çok zor dost kaybetmek, dostlarınızın değerini bilin
İşte yüz külçe altın

GERÇEK DOSTLARA…

Burak Ağca

İnsanlara İnanmak

Dürüstlük bütün ilişkilerin temelidir. Tüm ilişkiler dürüstlük ile beslenir. İnsanın kendisime ve çevresindekilere karşı dürüst olması hayat boyu elde edebileceği en büyük kazançlardan biridir.

Kişi kendini dürüst olmaya adamalıdır. Kendine dürüst olacağına dair söz vermelidir. Dürüst olabilmenin en büyük şartı ise yalanı hayattan çıkarıp atmaktır. Sözlerine sürekli yalan karışan biri ne kendine ne de başkalarına karşı dürüst olabilir. Yalanın mazereti yoktur. Yalan için hiçbir mazeret geçerli değildir. Yalanı hayatımızdan çıkarmaya çalışmak da dürüstlük için atabileceğimiz en büyük adımdır.

Dürüstlüğün bir diğer göstergesi de söylediklerimizle hissettiklerimizin uyum içinde olmasıdır. Yani hissetmediklerimizi söylememek, söylediklerimizde samimi olmaktır. Eğer karşımızdaki insana gerçekte hissetmediğimiz şeylerden bahsediyorsak dürüstçe bir davranış sergilediğimizi iddia edemeyiz. Bu demek değildir ki herkese hissettiklerimizi söyleyelim, herkesin kalbini kırıp geçelim. Elbette bunu demek istemiyoruz. Örneğin sevemediğimiz birine mutlaka hissettiğimizi söyleyeceğiz diye uğraşmaya gerek yoktur. Sonuçta hiçbir şey söylememe gibi bir hakkımız da vardır ve onu kullanabiliriz. Bu, dürüstlüğe aykırı değildir. Dürüstlük adına insanlar gidip de ben seni sevmiyorum, beğenmiyorum, akıllı bulmuyorum demenin bir anlamı yoktur. Dürüstlüğüm gerektirdiği ise sevmiyorken seviyorum dememek, kızıyorken yüzüne sahte gülücüklerle bakmamak, hiçbir huyumu beğenmiyorken gidip de “sana hayranım”, “kişiliğini çok beğeniyorum” gibi sözlerle karşındakini kandırmaya kalkmamaktır. Bu tür davranışların tek bir yorumu vardır. Bu davranışlarda bulunan kişi hem çevresindekilere karşı hem de kendisine karşı dürüst değildir.

Şunu da hatırlatmadan geçmeyelim. Bazı kişilere karşı içimiz ısınmamış olabilir, onlara karşı bir sevgi beslemiyor olabiliriz. Ama bu onlar ters davranmamız, onlara saygı göstermememiz anl***** gelmez. Her insanın en doğal hakkıdır saygı görmek. Bu hakke çiğneyen yani karşısındaki insana saygısızca davranan kişi en büyük hukuki suçlardan birini işlemiştir. Cezai müeyyidesi olmasa bile.

Dürüstlüğüm bir diğer gereği ise insanları kendinden küçük ve aşağıda görmemektir. Bu,kişinin kendine karşı dürüst olmadığını gösterir. Çünkü insanlar ondan daha değersiz değildir. Kendisi de insanlardan yüksek ve daha değerli değildir. Bu düşünce kişinin kendisine karşı söylediği en büyük yalandır. Ayrıca bu düşünce bir zaman sonra böyle düşünen kişinin hayat biçimi olur. Bu da peşi sıra bir sürü yanlışlıklar getirir.

Bir de sorumluluklarımız vardır. Aldığımız sorumlulukları yerine getirmek de bir dürüstlük göstergesidir. Eğer dürüst bir insansanız insanlar size bir sorumluluk verdiklerinde artık ondan endişe etmezler. Çünkü sizin onu en güzel şekilde yerine getireceğinizi, yerine getiremeyecekseniz de dürüstçe aldığınız sorumluluğu iade edeceğinizi bilirler. Dolayısıyla da size verdikleri bir görev, bir sorumluluk hakkında bir endişeleri yoktur.

Dürüstlük bir davranış biçimidir, bir alışkanlıktır. Ama haftadan haftaya, yıldan yıla doğru hareket ederek geliştirdiğimiz bir alışkanlıktır.

Dürüstlük belirli ve akılcı bir kararla başlar. Eğer bu kararı siz de aldıysanız yani dürüst olmaya karar verdiyseniz uygulamaya geçmek için beklemeyin, hemen şimdi uygulamaya başlayın.

Dürüstlük ile insanlara güven duymak direk ilişkilidir. Çevremizdeki insanlardan, sevdiklerimizden, sorumluluğumuz altındaki kişilerden hep bir şeyler başarmalarını isteriz. Onların başarılarını görmek bizi mutlu eder. Eğer bir anne baba isek bizi en çok mutlu edecek şeylerden biri de çocuklarımızın başarılarıdır. Eğer kendini mesleğine adamış bir öğretmensek öğrencilerimizin başarısı en çok mutlu olacağımız şeydir. Ya da eşinin, arkadaşının başarıları için fedakarlıklara katlanmış biriysek onların başarıları bizi gururlandırır. Bunlar en doğal hakkımızdır ancak unutmamamız gereken bir şey vardır ki o da; bu insanların başarılı olmaları için onlara inanmak ve güvenmektir. Zira bu onların kendilerine olan inançlarını geliştirmelerini sağlar. İşte başarıyı sağlayan asıl sebep budur.

Onlara olan inancımız ve güvenimiz tamsa onlar bunu hissedecekler ve peşinde oldukları işi başarmak için daha çok çaba sarf edeceklerdir. İnancımızda ve güvenimizde eksiklik varsa karşımızdaki kişi yine bunu hissedecek ve çabası, gayreti ve o işe odaklanması zayıflayacaktır.

Çevresinde kendisine güvenen insanların olmaması kişi için en büyük yalnızlıktır. Daha da kötüsü insanların, sevdiklerinin kendisine güvenmemesi kişi için en büyük yıkımdır. Çünkü insan sevdiklerinden sevgi bekler, saygı bekler, değer bekler, güven bekler. Özellikle bir çocuk için anne babasının güvenine sahip olabilmek dünyanın en güzel şeylerinden biridir. Kendine güven duyulmayan çocuk ise en değerli şeyini kaybetmiş gibidir. Artık onun için bir çok şeyin anlamı yoktur.

İnsanlara güvenmek, inanmak için inanır gibi görünmek, güvenir gibi görünmek bir yol değildir. Zira kişi bu sahteliği anlar. Bu sahteliğe maruz kalmış insanlar kendisine gerçekten güvenilen insanlar gibi hayata korkusuzca yaklaşamazlar. İçinde hep “ya başaramazsam” korkusu ve “yapamayacağım” düşüncesi vardır. Diğerleri ise eline alacağı işten dolayı endişelenmez, korkmazlar.

Kendisine güvenilmeyen kişiler genelde birkaç başarısızlığa uğramışlardır, bunun üzerine de çevresindeki insanlar ona olan inançlarını kaybetmişlerdir. Oysa başarısızlıklar hayatın bir parçasıdır. İnsan hayatının her anında ve her alanında başarılı olmayabilir. Bir alanda başarısız oldu diye bir başka alanda da başarısız olacağına inanmak o kişiyi haksız yere cezalandırmak olur.

İnsanların çoğu bu hatayı çocuklarına karşı yaparlar. Bu nedenle etrafımızda ailelerinin güvenini kaybettikleri için her şeye boş vermiş insanlar görürüz. Yine ailelerinin kendilerine güvenini kaybetmemek için ellerinden geleni yapan insanlarla da karşılaşırız. Bütün bunlar şu anlama gelir: insanlar bir rota belirlerken çevresindeki insanların güvenlerini, inançlarını dikkate alırlar. Bu çevresindeki insanlar kimi zaman aileleridir, sevdikleridir, kimi zaman da patronlarıdır, öğretmenleridir ya da model aldıkları her hangi bir kişidir. Güvenlerini bekledikleri bu kişilerin kendilerine inandıklarını, güvendiklerini hissettikleri zaman bu güveni kaybetmek istemezler ve bunun için çalışırlar. Yaptıkları işi büyük bir istekle ve sorumluluk taşıyarak yaparlar.

Becerimize inananlar bizi gayret sarf etmeye yöneltmekten daha çok şey yaparlar. Bizim için öyle bir atmosfer oluştururlar ki başarıya ulaşmak çok daha kolaylaşır.

Bir de güven problemi olan insanlar vardır. Kimseye güvenemezler. Bu insanları tanıyanlar artık onların güvenini dikkate almazlar. Elbette ki bir takım sebepler bu problemi doğurur. Ama bu sebepleri bulmak ve çözüme gitmek de ancak kişinin gayretiyle mümkündür. “Ben insanlara güvenmiyorum, güvenmek de istemiyorum. Bu halimden de memnunum” diyen kişiye güvensizliğini aşması için yardımcı olmak çok zordur.

Bir de insanlara aşırı güven duymak bu sebeple de sürekli darbe almak vardır. Bu duruma karşı da dikkatli olmak gerekir. Yine her zamanki gibi en doğru yol orta yoldur.

Etiketler:kaybetmek ile ilgili sözler kaybetmekle ilgili sözler kaybetmekle ilgili güzel sözler kaybetmekle ilgili özlü sözler kaybetmek ile ilgili güzel sözler mutlulukla ilgili özlü sözler hayat dolu sözler kaybetmek üzerine özlü sözler kaybetme ile ilgili sözler mutlulukla ilgili güzel sözler maksim gorki sözleri kaybetmek üzerine sözler kaybetmekle ilgili anlamlı sözler kazanmak ve kaybetmek ile ilgili sözler mutluluk ile ilgili özlü sözler gorki sözleri siyasi özlü sözler kaybetmek sözleri korkaklıkla ilgili sözler mutluluk özlü sözleri
İlgili Taraflar: İlgili Taraflar (İng. Both Parties Concerned), ABD'li yazar J. D. Salinger'ın ilk kez 26 Şubat 1944'te Saturday Evening Postta yayınlanan öyküsü.
İlgili minör: İlgili minör, belli bir Majör gam ile aynı donanımı paylaşan natürel minör gama verilen isimdir. Herhangi bir Majör gamın ilgili minörünü bulmak için, o Majör gamın altıncı derecesini bulmak veya gama ismini veren notanın üç yarım ses gerisindeki notayı bulmak yeterlidir.
Sözler ve Müzik (oyun): Sözler ve Müzik, Samuel Beckett'in bir radyo oyunu.
Sözlerim Silahım: Sagopa Kajmer'in Silahsız Kuvvet mahlasını kullandığı sıralarda çıkardığı ilk albüm. Sanatçının Silahsız Kuvvet serüveninde 2. ve son albümü ise İhtiyar Heyetidir.
Sözlerimi Geri Alamam: Bulutsuzluk Özlemi'nin 2004 yılında verdiği bir konserin kaydı olan konser albümü Bulutsuzluk Senfoni'nin en çok ses getiren aynı zamanda grubun en bilinen parçalarındandır.Grubun bazı konserlerinde şarkıya Şebnem Ferah da eşlik etmiştir.Şarkının söz ve müziği Nejat Yavaşoğulları'na aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir