Kırık Hava Türleri

Sponsorlu Bağlantılar
belli durum ekonomik gece gibi harran hava ilk sosyal toprak Kırık Hava Türleri Kırık Hava Vikipedi kırık hava nedir kırık hava türleri kırık hava vik..

Kırık Hava Türleri:

Kırık Hava Türleri:

Daha önce yaptığımız tanımda da belirttiğimiz gibi belli bir ritmik yapıyı sürdüren ezgiler olan Kırık Havalara tüm yurt çapında rastlamak mümkündür. Kırık havalar yalnızca sözlü ezgileri değil sözsüz ezgi türlerini de kapsamı içine alır. Yani enstrümantal ezgiler de, kırık havalar bünyesindedir.

Bulundukları yöreye, çalındığı ortama veya çalınma amacına göre değişen isimler olan kırık havalar yalnızca sözlü ezgileri değil sözsüz (enstrümantal) ezgi türlerini de kapsamı içine alır. Bu enstrümantal ezgilerin çoğu zaman bir oyuna eşlik ettiği görülür. Oyun havası teriminin şüphesiz buradan kaynaklandığı bilinmektedir. Ancak sözlü oyun havaları da THM repertuarı içinde önemli bir yer tutar. Her yörenin kendisine has çalış ve söyleyiş karakteri vardır. Her yörenin edebi ve müzikal özellikleri ile tavır ve üslubunda farklı özellikler göze çarpar. Bu da o çevrede yaşayanların sosyal yaşamları yörenin coğrafi özellikleri, ekonomik durum v.s. konularla ilgilidir.

Kırık Hava

Kırık Hava

ah yabangülü
ah karahazer çiçeği
ah gurbetin şivanyıldızı
bir dağda bıraktığım
bir dağda bulacağım leyla menevşesi
günyüzü görmemiş memleketgülüm
olursa
bir yağlı kurşundan olur ölümüm

bir seherde açsınlar bağrımı
en deli ruzigârlar essin
en yiğitti desinler
en filinta
en hercai fiyaka
dönüp baktıkları zaman
bir oltu tespihi
bir gümüş tabaka
bitlis tütününden yarım kalmış bir sarma cigara
şeyh izzettin’in dünyanın bütün çocuklarına yazdığı muska
ve sevda adına
kurutulmuş bir karanfil bulsunlar
mintanımın altında.

ah yabangülü
ah karahazer çiçeği
ah gurbetin şivanyıldızı leyla menevşesi

yağmurlu bir akşamda, duldada
dedemden öğrendiğim ilk duam gibi
yeşil ceviz altında koşturan karınca gibi
Harran üstünde her gece parlayan Süreyya gibi
emek gibi toprak gibi
kan gibi hoyrat gibi
adilcevaz fırtınası yedidağın eşkiyası gibi
yasak gibi bayrak gibi baskın gibi
erişilmez bir şeydi seni sevmek.

ah leyla menevşesi
ah yabangülü
ah yaktığım o içli türkü
hani o zalım diyen, hani o hayın
hani o
kaç para eden perakendesi
şu üç kuruşluk perişan dar-ı dünyanın

hepimiz geldik zulümlere
hepimizin içinde biraz düşünce biraz öfke
toprakdamlar altında uykusuz bekledikçe
şeyh izzetini toprağa verdiğimiz gece
sakalları ağardı dünyanın
yediyıldız koptu gökte
yedi yumruk yedim yüzüme
sevdim seni ve yakalandım

ah leyla menevşesi
ah yabangülü
ah karahazer çiçeği

sattılar beni pazarda
göksüme şifasız ecza sürdüler
ve yürüdüler
gençliğimin üzerinde
yağmur da yağıyordu
kuşlar da vardı
uzandım yıldızlara tutamadım
saçlarım ağardı şehir zindanlarında
alem uykudaydı
adilcevaz uykudaydı
sevdam menevşem memleketgülüm uykudaydı
kuyudaydım
saçlarım ıslanmıştı
sahtiyan uykudaydı
çıplaktı üzerim
mintanım kana bulanmıştı
ah karahazer çiçeğim
sen uzaktaydın yıldızlar uzaktaydı
zühre uzaktaydı tarık uzaktaydı
adilcevaz uzaktaydı şeyh izzettin uzaktaydı
memleket uzaktaydı

ah bir dağda bıraktığım
bir dağda bulacağım leyla menevşesi
ah gurbetin şivan yıldızı
sen de böyle gideceksen
memleket böyle ağlayacaksa
ben kabuslarına tabir düzeceksem
şehir eşkiyalarının
kıyamet diyeceksem
ve seni bekleyeceksem
bütün kuyulara

bütün sunaboyunlu dağlara adını bağıracaksam
yırtılan mintanım
akan kanım
ağaran saçlarım
ve memleketim için
dön diyeceksem
dön
dön yabangülü
dön karahazer çiçeği
dön gurbetin şivanyıldızı
dön leyla menevşesi, memleketgülü

yağmurlu bir akşamda, duldada
dedemden öğrendiğim ilk duam gibi
yeşil ceviz altında koşturan karınca gibi
Harran üstünde her gece parlayan Süreyya gibi
emek gibi toprak gibi
kan gibi hoyrat gibi
adilcevaz fırtınası yedidağın eşkiyası gibi
yasak gibi bayrak gibi baskın gibi
erişilmez bir şeydi seni sevmek.

ah yabangülü
ah leyla menevşesi
bir seherde açsınlar bağrımı
en deli ruzigârlar essin
en yiğitti desinler
en filinta
en hercai fiyaka
dönüp baktıkları zaman
bir oltu tespihi
bir gümüş tabaka
bitlis tütününden yarım kalmış bir sarma cigara
şeyh izzettin’in dünyanın bütün çocuklarına yazdığı
muska
ve sevda adına
kurutulmuş bir karanfil bulsunlar
mintanımın altında.

ah yabangülü
ah karahazer çiçeği
ah gurbetin şivanyıldızı
ah bir dağda bıraktığım
bir dağda bulacağım leyla menevşesi

seni sevmek var ya seni sevmek
seni sevmek memleket
memleket seni sevmek

(İbrahimSadri)

Kırık Hava Nedir Türk Halk Müziği Nedir?

TüRk HaLk MüZiĞi NeDiR?kIrIk hAvA nEdİr_???:alala:

KIRIK HAVA
Kırık Havalar, ritmik karakterleri ve ölçüleri belirgin olan ezgilerdir. Ölçüsü 2 / 4 tür. Kırık havanın temposu Alçak Havadan daha hızlıdır. Düzenli bir ritim özelliği göstermekle birlikte geleneksel söyleyiş kalıplarına bağlı olarak icra edilen bir formdur.

Kırık havaların bir çoğu aynı zamanda oyun havasıdır. Kırık hava terimi de uzun hava gibi yaygın kullanılmamaktadır. Bu terim yerine formu belirleyen bazı tür adları kullanılır. Karşılama, Halay, Bar, Horon, Bengi, Zeybek, Semah, Teke Zotlatması bu türlerin bazılarıdır.

Kırık Hava Türleri:

Daha önce yaptığımız tanımda da belirttiğimiz gibi belli bir ritmik yapıyı sürdüren ezgiler olan Kırık Havalara tüm yurt çapında rastlamak mümkündür. Kırık havalar yalnızca sözlü ezgileri değil sözsüz ezgi türlerini de kapsamı içine alır. Yani enstrümantal ezgiler de, kırık havalar bünyesindedir. Bu enstrümantal ezgilerin çoğu zaman bir oyuna eşlik ettiği görülür. Oyun havası teriminin şüphesiz buradan kaynaklandığı bilinmektedir. Ancak sözlü oyun havaları da Türk Halk Müziği repertuarı içinde önemli bir yer tutar. Her yörenin kendisine has çalış ve söyleyiş karakteri vardır. Her yörenin edebi ve müzikal özellikleri ile tavır ve üslubunda farklı özellikler göze çarpar. Bu da o çevrede yaşayanların sosyal yaşamları yörenin coğrafi özellikleri, ekonomik durum v.s. konularla ilgilidir.

Türk halk müziği nedir
Türk Halk Müziği toplumun ortak duygu ve düşüncelerini yalın, samimi, duygulu, coşkulu ve içli ezgilerle anlatan köklü bir müzik sanatıdır.

Türk halkının zevkle dinlediği bu müzik doğal ve sosyal olayları, acı, sevgi, özlem ve gurbet gibi ortak duyguları, insanımızın mertlik ve kahramanlık gibi ulusal özelliğini tarihi olayları, konu alan büyük bir kültür hazinesidir.
Türk insanının tüm yaşantısını halk müziğimizde, özellikle onun sözlü biçimi olan türkülerimizde görmek mümkündür.
Oluşumunda hiçbir sanat endişesi taşımayıp yalnızca duygu, düşünce ve yaşantı ürünü olarak ortaya çıkan Türk Halk Müziği ritim yönünden çok zengin, ezgisel açıdan ise oldukça renklidir. Tarihi çok eskilere dayanır.
Türk insanının çağlar boyunca kendi kendine ürettiği, geleneklerini sürdürdüğü anonim karakterli, soylu bir müziktir.
Yöresel özellikler açısından zenginlik ve çeşitlilik gösterir. Her bakımdan Anadolu halkının ruhunu anlatan köklü bir halk sanatıdır.
Ancak, Türk Halk Müziği denince, onu sadece Anadolu coğrafyasıyla sınırlandırmak doğru olmaz. Yaşadıkları ülke ve bölge neresi olursa olsun, oluşturulan bu eserlerin ve estiğin tek sahibi Türk insanıdır.

Hava Nedir?

Atmosfer, yer küresini ya da herhangi bir gök cismini çepeçevre kuşatan bir gaz tabakasıdır. Değişik gazların değişik oranda karışımından meydana gelen bu tabakaya biz hava deriz. Hayatın bütün biçimleri için vazgeçilmez bir eleman olan oksijen, havada %21 oranında bulunur. Temel bir yapıcı olan Azot un havadaki oranıysa %78 dir.
Yer küresini kuşatan havada en çok bulunan gaz Azot olmasına rağmen, ne insanlar, ne hayvanlar, ne de bitkiler, bu gazdan doğrudan doğruya yararlanamaz. Bu durum, tabiatın en garip ve anlaşılamayan noktalarından biridir. Biz, bir “Azot Denizi” içinde yaşarız ve ömrümüz boyunca, günde 1000 litre Azot u akciğerlerimize çekeriz ama onun bir gramından bile fayda sağlayamayız. Halbuki bir insanın günlük Azot ihtiyacı 8 gr dır.
Biz bu miktarı besin maddelerinin içinde bileşik durumda bulunan Azot tan sağlarız.
Hava basıncı:
Havanın da bütün öteki maddeler gibi bir ağırlığı vardır. Bir metre küp havanın, 0 derecede ve deniz yüzeyinde ağırlığı yaklaşık olarak 1,293 kg dır. Havanın yer yüzeyinde bir ağırlığı olduğuna göre, onun bu ağırlığının her şey üzerine etki yapacağı da bir gerçektir. Biz bu ağırlığa “Atmosfer basıncı” deriz.
Atmosfer basıncını ilk bulan ve ölçen, Galilei nin öğrencisi olan vangelia Torricelli (1608-1647) dir. 1642 yılında Floransa lı kuyucular, ufak bir tepe üzerinde bulunan Floransa Dükü ne ait saraya su çıkarmaki çin bir pompa yapmışlardı. Ama bütün uğraşmalarına rağmen suyu 10 m. den daha yukarıya çıkaramıyorlardı. Bu olay Galilei ye anlatılmıştı. Ünlü bilgin, bu problemi çözmeki çin uğraşmış, ölümüne yakın öğrencisi Torricelli ye de durumu anlatarak bunun üzerinde uğraşmasını istemişti.
Torricelli,suyun 10 m.den daha yukarıya çıkamamasının nedenini araştırdı. Sonunda buna havanın sebep olabileceğini düşündü.
Esrarın anahtarı: Cıva
Htuusvdlls. öa hdtusmsıs smpfhlfkfj ntuaıyfşyrç 1643 şrlrıyf ydıdşsıs mayfı 13.59 defa daha az bir yüksekliğe, yani 76 sm. e çıkması gerekirdi.
Torricelli, 1 sm. çapında ve 1 m. uzunluğunda bir ucu kapalı cam bir tüp aldı. İçini cıvayla doldurdu. Ağzını başparmağıyla kapatarak, başaşağı, cıva dolu bir kaba daldırdı. Sonra parmağını tüpün ağzından çekti. Tüpün içindeki cıva, onun önceden düşündüğü gibi 76 sm. e kadar indi ve orada kıpırdamadan durdu. Neden durmuştu? Çünkü cıva sütununu bu yükseklikte tutan, havanın çanak içindeki cıva yüzeyine binen ağırlığıydı. Tüpün boş kalan bölümünde hava bulunmadığı için orada bir ağırlık söz konusu değildi. Bu, “Atmosfer Basıncı”nın, 76 sm. lik bir cıva sütununa eşit olduğunu gösteriyordu. l sm2. cıvanın ağırlığını bilen Torricelli için bu basıncı gram olarak bulmak hiç de zor değildi: 76 rakamını (l sm2.lik tüpün içindeki cıvanın sm2. değerinden ifadesidir) 13,59 la (l sm2. cıvanın gram olarak ağırlıdır) çarparak, yaklaşık olarak 1 sm2. üzerinde 1033 gram yani 1.033 kg.lık bir basınç olduğu sonucunu çıkardı.
Şurasını belirtmek gerekir ki bu basınç deniz yüzeyindeki basınçtır ve yükseldikçe azalır.
4000 m. bir yüksekliğe çıkarsak, 4000 m.den sonraki hava tabakasının ağırlığını düşünmek doğru olur.
Kusursuz bir denge:
İnsan da bir basıncın etkisinde kalır mı?
Evet, kalır. Vücudumuzun yüzeyi 15.000 sm2.dir. bu da bizim 15.000 kg.lık, yani 15 tonluk bir hava ağırlığını kaldırdığımızı gösterir. Ama insan bu yük altında ezilmez. Neden mi? Çünük “solunum” yapar. Ağız ve burnumuzdan içimize çektiğimiz hava, solunum sistemimiz yoluyla kanımıza girerek kaslarımıza kadar gider. Böylece insan vücudu içinde de, dışındakine eşit bir basınç meydana getirir: Bu “kusursuz bir denge” dir.

Etiketler:kırık hava nedir kırık hava türleri kırık hava vikipedi kırık havalar nedir kırık hava türleri nelerdir türk halk müziği kırık hava kırık hava müziği kırık hava çeşitleri hava türleri kirik hava nedir kırık hava nedir kısa kırık havalar ile ilgili bilgi kırık hava nedir ve özellikleri kırk hava nedir kırık hava nedi kırık hava nedır ozellıklerı nelerdır kırık hava türleri örnekleri kırık hava nedir özellikleri kırık hava nedir tanımıyla beraber kırık havalar vikipedi
Kırıkkale: Kırıkkale ilinin merkezi olan ilçedir.
Kırıkkale (il): Kırıkkale, Türkiye Cumhuriyeti'nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir ildir.
MKE Kırıkkalespor: Makine Kimya Endüstrisi Kırıkkalespor ya da kısaltmasıyla MKE Kırıkkalespor, 1967 yılında kurulmuş Kırmızı-Lacivert-Beyaz renklere sahip profesyonel futbol kulübüdür.
Kırıkhan: Kırıkhan; Hatay ilinin ilçelerinden biridir.
Türlerin Kökeni: Türlerin Kökeni, İngiliz doğa tarihçisi Charles Darwin'in 24 Kasım 1859'da yayınlanan kitabı. Orijinal adı, “Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Kökeni ya da Hayat Kavgasında Avantajlı Irkların Korunumu Üzerine" idi ve 1872'de "Türlerin Kökeni" olarak değiştirildi.
Türlerin Yaşam Planı: Türlerin Yaşam Planı (Species Survival Plan veya SSP), 1981'de Amerikan Hayvanatbahçeleri ve Akvaryumlar Derneği tarafından hayvanat bahçelerinde ve akvaryumlarda çoğunlukla doğal yaşam ortamlarında yaşamları tehlike altında veya soyu tükenmek üzere olan türlerden alınmış canlıların hayatlarını devam ettirmelerini kolaylaştırmaya yönelik olarak geliştirilen bir programdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir