Korku Hikayeleri Yaşanmış

ama atar bende benzer bir daha dedi eline ezan ezana gizemli hemen ilk mahmut abi makam oda olay yere vs..

Korkunç Ve Yaşanmış Hikayeler

Korku Vadisi
Gizemli
gecelerden her hangi bir gece sokağa çıkmış yürüyorduk sonra birden değerli bir ağabeyimi gördüm bir yere doğru hızlı hızlı gidiyordu ona sordum nereye diye oda birşeyler oluyor bir şeyler olyor diye cevap verdi neler olduğunu sorunca da gel benimle dedi sonrasımı sonra ise buyuk bir apartmana doğru yürüdük hemen içeri girmeden mahmut abi eline bir şişe kaptı neler olduğunu anlamadan apartmandan içeri girdik içeri girer girmez ezan sesine benzer ama öyle değil daha değişik bir makam ile okunuyordu neyse böyle bir ses ile irkildim sonra apartmandan içeri bir iki adım atar atmaz sağımızda bir kapı açık duruyordu ve bir zihinsel özürlü kişi elinde garip bir cisimle elini duvara yaslamış öylece kapının yanında duruyordu içeri biraz yaklaşmak istediğimde içerde korkunç manzara ile karşı karşıya geldim mahmuh abi hemen kaçmaya başladı bende irkilip kaçmaya başladım kaçarken şişeleri bir kenara attı ama peşinden koşmama rağmen izini kaybetmiştim gecenin karanlığında yapyanlız kaldım geriye doğru kafamı çevirdiğimde ise onu gördüm elinde sıkıştırıcı bir cisim vardı yakaladığını eziyordu içerde gördüğüm manzarada insanların başları sıkıştırılarak öldürülmüştü ewet bu bir çinayetti bu zihinsel özürlü kişi apartmandaki insanları öldürmüş ama ağlıyordu ve o ezana benzeyen ses yine duyulmaya başlamıştı ben bir taksiye atlayıp kaçtım ve oda arabanın peşinden koşmakta idi sonrasımı bende bilmiyorum bye

” Bu olay 3 Ekim 2003 tarihinde gerçekleşti.Aşağıda anlatılanlar tamamen doğrudur!!! O gün benim doğum günümdü…Çağırdığım arkadaşlarımın gelmesini bekliyordum.İlk en iyi arkadaşım geldi(adını vermiyeceğim)sonra birlikte diğer arkadaşlarımın gelmesini bekledik. Herkez geldi ve bilgisayar oynuyacaktık.Her doğum günümde olduğu gibi annem evden gitti. Oyunumuz bitti ve arkadaşlarımın getirdiği hediyeleri açcaktım.Ondan önce arkadaşlarımdan biri hemen ortaya atıldı.Bence kimse yokken ruh çağıralım dedi.Bende arkadaşlarıma danıştım olur dediler.Aramızdan biri ruh diye bir şey yok dedi.Ama oda katılmak zorunda kaldı.Kimin ruhunu çağıralım diye düşündük.Kafadan birini attık ve geldi.Ruh sapık çıktı kız arkadışıma bazı sözler söyledi: *Senle yatıcam rüyana giricem.Sana tecavüz edicem bir daha rüyandan hiç çıkmayacağım. sen uyumak istemiycen her yerde artık beni görücen… sonra direk kız ortadan kalktı ve inanmayan arkadaşım bizim söylediğimizi sandı.Gülerek kalktı.Sonra pastayı yedik,hediyeleri açtım ve dışarı çıktık.Kız arkadaşım korkuyodu dışarıya çıktık ve gene o ruh geldi biz ruhu göremiyorduk ama gözüm önünde kız arkadaşım delirmiş gibi üzerime gelme diyordu.Sonra annem geldi olanları anlattık kız arkadaşım bir gün bizde kaldı.O benim yatağımda yatıyordu bende salonda.Gece 4 gibi bağırmaya başladı uyandırmaya çalıştık uyanmıyordu.En son bende cevşen vardı ve ona taktık üzerine su dök- tük uyandı rüyasında gene o ruhu görmüş ve ben gelmişim ona yardım etmişim… Bir daha ruh çağırmadık…

Korku Vadisi
Mezarlik
gönderen :eddylumax@mynet.com – ” birgün eve gitmek için mezarlıktan geçmem gerkti vakit oldukca geçti arkadaşım demirkanla yürürken birden korkunç bi ses geldi tabiki merak ve korku karışık bi şekil de sesin kime ait oldunu öğrenmek için yolumuzu değiştirip mezarlığın içine doğru iyiden iyiye ilerledik ve gördüğümüz şey karşısında dehşete kapıldık iki kişi yada ikitane tanımlayamadığımız cisim sanki tartışıyordu bizi görünce bir anda kayboldular bizde o korkuyla kaçmaya başladık mezarlıktan çıkmamıza yüz yüzelli metre kala önümüzüde belirdiler bizi alıb bulunduğumuz yerden çok daha uzak biryere götürdüler ve ayıldıgımızda bir mağranın içindeidik negariptiki hiç birşeyimiz yok diye sevinirken ogünden sonra sürekli cinleri ve ölüleri (görmeye ve duymaya) başladık “VE O GÜNDEN SONRA BİRDAHA MEZARLIKLARA GECELERİ ASLA UĞRAMADIK O GECE SON OLDU ” YAZAN=DEMİRKAN VE EJDERİNRUHU (YAZDIKLARIM TAMAMEN DOĞRU ŞÜPENİZ OLMASIN

Korku Vadisi
Misafir cinler
misafir cinler – ” Size anlatmak istiyorum. Çok güzel bir gündü en sevdiğim arkadaşlarımı evime çağırmıştım. Beraber çay içeriz oturup dertleşiriz diye düşünmüştüm. Beklemeye başladım. Tabi boş durmuyordum müzik dinliyor günün keyfini çıkarıyordum. Olacaklardan habersizdim her zamanki ki gibi fondaki müzik her ne kadar hareketlide olsa içimde birşeyler oluyordu. Gündüzdü ama karanlıklar hissediyordum. Kapı çalındığında korkmadım desem yalan olur. Gelenler onlardı arkadaşlarım en sonunda geldiniz diyip eve konuk ettim onları bir kenara oturdular gülüp eğleniriz diye gelmişlerdi ama suskunlardı. Konuşturmak için çok çalıştım ama çabasızdı. İçeceğimiz bir bardak çayın bizi neşelendirebileceğini düşünüp oradan çay getirmek üzere ayrıldım. Garipti çünkü birbirleriyle bile konuşmuyordu. İçimi tarifsiz duygular kapladı neler oluyordu acaba. Yanlarına çaylarla geldiğimde ikisi birden bana öyle bir baktılar ki gözlerinde nefret vardı. Havayı dağıtmak istedim yine sustular. Tam o esnada arkadaşım çayını upuzun tırnaklarıyla karıştırmaya başladı. Tırnaklar gördüğüm an kaynar sular boşandı. Korkuyordum nasıl uzaklaşabilirdim… (Cinler insan kılığına girdiklerinde ya tırnakları uzun olur yada vücutlarının bir bölümü farklı olur) Son çırpınışlarımdı. Kaçmalıydım tam o esnada bugüne kadar sesine sinir olduğum kapı zili bana en güzel şarkılar gibi gelerek çaldı. Müsadenizle diyip kapıya yöneldim sessiz durmaları beni korkutmuştu ama kapıyı açmak son çaremdi. Kapıya yöneldim kapıda abim vardı. Hızla olayı anlattım hadi gidelim çabuk olmalıyız kaçmalıyız dedim içerde cinler var. Nerden anladın dedi. Kısaca önemsemeyerek uzun tırnakları vardı dedim. Abim hızla yüksek sesle tırnaklarını gösterip böylemi dedi. Ve o anda bayılmışım sonra geciken arkadaşlarım geldiğinde beni ayıltılar.

ALINTIDIR!

Muhteşem 5 Yaşanmiş Hikaye… Tabiki Anlayana…

Birinci Ders:

Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada
çakıldım kaldım. Son soru söyleydi :
‘Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?’
Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemen hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50′lerinde falan
olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuclarına
dahil olup olmadığını sordu.
‘Tabii, dahil’ dedi, Hocamız…
‘İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar.
Onlara sadece gülümsemeniz ve ‘Merhaba’ demeniz gerekse bile…’
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da…
Dorothy idi.

*****

İkinci Ders :

Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen,
bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60′lı yıllarda bir beyazın bir
zenciye, hem de Alabama’da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken
ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda…
‘Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi
yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini
verdi.

Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın…
En İyi Dileklerimle,
Bayan Nat King Cole.’

*****

Üçüncü Ders :

Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın…

Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu… Çocuk sordu:
‘Çikolatalı pasta kaç para ?’
’50 Cent.’

Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
‘Peki, Dondurma Ne Kadar ?’
’35 Cent.’ dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit
geçirebilirdi ki…
Çocuk parasını bir daha saydı ve
‘Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?’ dedi.
Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson
kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayı sanki akan gözyaşları temizleyecekti.

Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı
15 Cent’lik bahşiş duruyordu..

*****

Dördüncü Ders :

Yolumuzdaki Engeller…

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye
gözlüyor… Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın
etrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesle eleştirdi.Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.
Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye
başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına çekti.Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir
kesenin durduğunu gördü.
Açtı… Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde…
‘Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.’ diyordu kral.Köylü, bü gün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
‘Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.’

*****

Beşinci Ders :

Önemli Olan Vermektir..

Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam
şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın
mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an
duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve ‘Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı’ dedi.
Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu.Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de
giderek soluyordu…
Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
‘Hemen mi öleceğim ?’
Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.

Korkunc Hikayeler 18 +

Arkadaslar Bazi Arkadaslarimin Basina Gelen Olylardir Bunlar İster İnan İsder İnanmayin Size Kalmis

BABAM BİR LİSEDE ÇALIŞIYOR. BENDE CAMİDEN GELDİKTEN SONRA 2. KATTAKİ Bİ ODADA İNT. BU TÜR SİTELERE GİRİYORUM VE BAYAHA ETKİLENİYORUM… BU ODADAKİ TELEFON ASLA ÇALIŞMAZ. BİRDEN TELEFON ÇALDI. KAPI ANİDEN KAPANDI… ANAHTAR YERE DÜŞTÜ… KAPIYI KİLİTLEDİM. BALKONUN KAPISINI AÇTIM, BALKONA ÇIKTIM.
ARKAMDA BİR NEFES HİSSETTİM… TAM DÖNDÜMKİ YÜZÜNDE DİKEN GİBİ UZUN SİYAH KILLARI, KAFAM KADAR GÖZLERİ OLAN BİR YARATIK… ÜZERİME DOĞRU GELİYOR. TEK KAÇMA YOLUM BALKONDAKİ BORULARDAN AŞAĞIYA İNME K. CAN HAVLİYLE SALDIM KENDİMİ… BAKTIMKİ BALKONDAN KAFASINI UZATMIŞ BANA BAKIYOR. HEMEN GÖZLERİMİ KAPATTIM. İÇİMDEN BİR SÜRÜ DUA OKUYORUM SONRA ANNINDA YOK OLDUĞUNU GÖRDÜM… KOSARAK EVE GİTTİM. OLANLARI ANLATTIM AMA KİMSE İNANAMADI
:deli::deli::deli:

O gün kızlarla pijama partisi yapıyorduk.4 kişiydik.Ben o gün için önceki haftadan beri aldığım korku filmini izlememiştim.O gün izlem ye karar verdik.Filmin adı(herkesin bunu izledikten sonra başına bir şey gelir biliyorsunuz)”DABBE”..!!Onu izledik.Tam film bitti ki elektirikler kesildi.Çok korktuk.Kuzenlerimi aradık.(Aynı apartmanda oturuyoruz)Ama bizde elektirik var,dediler.O anda çok korktuk.Onlarda korktular.Bize gelirmisiniz,dedik.Asansörde ya bir şey olursa,dediler.Sonra,eğer sizde elek tirik varsa size bir şey olmaz,dedik ve geldiler.Asansörde bir şey olduğunu söylediler.O an yukardan çok gürültülülü bir ses geldi.Ama üstte kimse oturmuyordu.Hemen tuvalete koştuk ve kapıyı kilitledik.Telefonum çaldı.Arayanın numarası yerine D harfi çıktı baktım ve herkes sesini duysun diye hoperlörü açtım.Yukarı çıkmayın.Kuzenlerinde aşağı inmesin.Ama kendileri bilir dedi biri ve kapattı.O sırda kapıpy açtık ve yukarı çıktık.Kapıyı kırdık.O sırada wc den garip bir adam çıktı.Beni neden
dinlemediniz,evinize dönmezseniz çok kötü şeyler olur dedi.Biz o ana çıktık.Ama Buse kayıptı. Sonra kapı çaldı.Buse çıktı.Ne oldu dedik.Hiiç,sadece size yetişemedim.Ama hayat olarak belki biraz erken davrandım dedi.Tabi biz bu sözden hiçbirşey anlamadık neyse korkudan hepimiz bir yatakta yattık(oha diceksiniz ama bizim yerimizde olsaydınız sizde aynı şeyi yapardınız).Uyandığımızda Buse yoktu.Neyse işte okula gittik.Ertesi gün Buseleri aradık.Annesi ağlıyordu.Buse yi alabilirmiyim dedim.O da kızım buse o gün korkudan intihar etmiş hatırlamıyormusun.O anda hepimizin aklına şu sözü geldi”Ama hayat olarak belki biraz erken davrandım ”…

:deli::deli::deli:

Ablamın anlattığına göre ‘Ablam bir gün arkadaşına gitmiş ve diğer arkadaşlarınıda çağırmaya karar vermişler.Yarım saat sonra arkadaşlarıda gelmiş ve oturuyorlarmış.O bina ev sahibininmiş ve o gün binada sadece ablamlar varmış başka kimse yokmuş.Bunu bile bile cin çağırmaya karar vermişler.Çağırmışlar ve daha önceden ablamlara takan (daha önce çağırdığında gelen) ve ablamla ev sahibi olan kıza tuvalete gidin bakın demiş ama diğerlerinin gitmesini istememiş.O evdede 2 tane tuvalet varmış.birine a rkadaşı , diğerine ablam gitmiş.kapı açıkmış ablam yavaşça içeri bakmış.Aynada ‘Siz yandınız siz gittim sanın’ yazıyormuş.Ablam korkmuş.Tam o anda öbür tuvalete giden arkadaşı çok yüksek sesle çığlık atmış.Ablam daha çok korkmuş ve hemen arkadaşının yanına koşmuş.Delirmiş gibi bir gülüyor , bir ağlıyormuş.Ablam konuşturmaya çalışmış ama konuşmamış.Arkadaşını içeri götürmüş.Tabi ötekiler meraktaymış .Seda kapının kolunun gölgesini gördüğünü söylemiş.Ablama sormuşlar , ablam hiç bir cevap vermemiş şoktaymış.Ablamın diğer arkadaşı panik atakmış.İntaar etmeye kalkmış zor tutmuşlar.Bu arada ablam hala söylememeiş aynadaki yazıyı.yavaşça panik atak olmayan arkadaşlarını bir araya toplayıp durumu anlatmış.Diğer arkadaşları ve ablam tuvalete gitmiş tekrar bakmışlar.Yazıyı silmek için yanına gittiğinde , yazıyı yazdığı madde çok pis kokuyormuş.Zor çıkartmışlar,daha sonra Kuran okumuş ev sahibi.Bir dahada cin çağırmayacaklarına yemin etmişler

:deli::deli::deli:

Arkadaslar Korkularimiz Bizi Yönlendirmesine İzin Vermeyin Bazilari Gercek Bazilari Degil Korkularinizla Yüzlesin!!!

Bu Gördügünüz Hikayeler Tamamiyla Gercekdir Ve Benim Basima Gelen Bi Hikayeyi Paylasicam

Birgün Evde Televizyon İziliyordum

Üstünde Beyaz hac Kiyafeti Gİibi giyinen beyaz sakalli adamlarGördüm Bana Dogru Geliyorlardi HemeN Kacdım Annem Üst Komsudaydi
Hemen Yukari CİKDİM BİDA iNDİGİMDE hiç kisme yokdu !!

Bu Hikayelerin Bazilari Gercekdir

By KÖpÜk Bu İsmi Daha Cok Duyacaksiniz :yuppi::yuppi::yuppi:

Edit i.k.d rep istemek yasaktır

Olağanüstü Yaşanmış Hikaye!!!!!

Bu olay Kayseri’nin Bünyan ilçesi’nde yasandı. Olay Alfred

Hitchcock’un meşhur korku filmlerini bile çok gerilerde bırakacak kadar

tüyler ürpertici. Gece bindiğiniz otomobilde direksiyonda kimse yoksa

neyapardınız?

Kendisi Bünyanlı olmayan, politikayla

uğraşmis ve halen Kayseri’de yaşayan işadamı, 22 Şubat

2001 tarihinde Bünyan sınırında, Kayseri Malatya kara yolu üzerinde,

bir benzin istasyonuna girer.

Lokantaya oturur ve orada kalabalık toplulukla birlikte bir ufakrakı

içer.

Yürüyüş mesafesindeki Bünyan’a gitmek için, lokantadan çıkar.

Ancak dışarısı hem zifiri karanlik hem de korkunç bir

kar-tipifırtınası baslamıştır.

Benzin istasyonuna yaklaşık 300 metre

mesafedeki, Bünyan’a dönüs yolu kenarına varır.

Oradan

geçen

bir arabaya binip, Bünyan’a ulasma derdindedir.

Fırtına daha da

şiddetlenir. Adam bir-kaç adım ötesini bile görememektedir.

Gelip-geçen bir araba da yoktur. Nihayet karanlıklar içerisinde,

hayalet gibi yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farıni fark eder.

Arabanin, tam önünde yavaslamasıyla birlikte hemen arka kapıyı açar ve

arabaya biner. Kapıyı kapatır, araba yenidenhareket eder.

İçeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne?

Araba da kimse olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden

paniğekapılır.

Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan kosarak uzaklasmak ister ama

hemaraba hızlanmış, hem de korku ile dizleri baglanmış, hareket edemez

hale gelmiştir.Araba keskin bir viraja dogru yaklaşır.

Adam dua etmeye baslar. Tümgünahlari için tövbe eder.

Arabayı durdurması için Allaha yalvarır. Tam bu esnada, pencereden bir

el uzanır ve direksiyonu kıvırarak, sert virajdan arabanın dogru yola

dönmesini sağlar.

Her tehlikeli dönemece yaklaştıkça, Allah’a yalvarış ve yakarışı artar

ve her seferinde de bir el dişarıdan uzanıp, direksiyonu çevirir.

Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını kımıldatır.

Ya Allah koru beni…” deyip, kapıyı açmasıyla birlikte, kendisini

arabadan dişarı fırlatır. Bir kaç takla attıktan sonra,şarampolde

kendisine gelir.

Defalarca bildiği duaları okuyarak, Bünyan’a yürüyerek ulaşır

ve bir kahvehaneye girer. Üstü başı ıslak ve şok haldedir. Kendisini

tanıyanlar hemence sobanın başına alırlar. Eline bir çay verirler.

Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek, başına gelen

doğaüstü ve korkunç olayı anlatır.

Olayı dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kişinin aklı

başında ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir pozisyonda olduğunu

bildiklerinden,herkeste derin bir sessizlik oluşur. Yaklaşık yarım

saat sonra, aynı kahvehaneye Koyunabdal Köyü’nden iki kişi girer.

Bir masaya

oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada, gelenlerden birisi,

diğerine şunları söyler :

Ahmet baksana, şu sobanin başında oturan geri zekalı, bizim araba

yolda kalınca, biz arabayı iterken, arabaya binip-inen kişi değil mi?
ALINTIDIR BAŞIMA İŞ AÇMAYIN:D
BEĞENDİYSENİZ +REP
KONU AÇILDIYSA(:() ÖZÜR….

:bravo:

Aramalar: korku hikayeleri yaşanmış cınlerle ılgılı korkunc hıkayeler Gerçek tecavüz hikayesi gercek tecavuz hikayeleri esrarengiz korkunç olaylar
Etiketler:yaşanmış korku hikayeleri korku hikayeleri yaşanmış yaşanmış korkunç hikayeler korkunç yaşanmış hikayeler korkunç hikayeler yaşanmış hikayeler yaşanmış korkunç olaylar en korkunç yaşanmış hikayeler gerçek yaşanmış korku hikayeleri yaşanmiş hikayeler ilk elden korkunç yaşanmış olaylar yasanmis korkunc hikayeler cinlerle ilgili hikayeler cinlerle ilgili yaşanmış hikayeler yaşanmış en korkunç hikayeler korkunc yasanmis hikayeler korku hikayeleri yaşanmış gerçek korku hikayeleri gizemli yaşanmış hikayeler en korkunç yaşanmış olaylar
Korku (anlam ayrımı): Korku ile aşağıdakilerden biri kastedilmiş olabilir:
Korkuteli: Korkuteli, Antalya'nın kuzey batısında ve Antalya'ya 60 kilometre uzaklıkta bir ilçedir.
Korku filmi: Korku filmi izleyicilerde korku, dehşet, terör veya tiksinti uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.
Korkut Özal: Korkut Özal, (d. 29 Mayıs 1929, Malatya) Türk mühendis ve politikacı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir