Kul Allahu Ahad Duası

Sponsorlu Bağlantılar
adama allah anla cevap dedi demen dert dua durma gece gelen kabul keder kilit namaz ruhuna seni senin teala yere Kul Allahu Ahad Duası Allahın Geri Çevirmediği Dualar allahu teala kul allahu ahad duası allahın geri çe..

Allahü Teala, Dua Eden Kulunu Boş Çevirmez

Allahü teala, dua eden kulunu boş çevirmez
Adamın birisi,her gece kalkıp namaz kılıyor,Allah’ı anıyor,Ona dua ediyor,
yalvarıp yakarıyordu.Şeytan ona bir gün vesvese verir: “Ey ahmak kişi, her gece,
Allah demenin,Onu zikretmenin ne anlamı var ki? Sabaha kadar uykusuz kalıp
yalvarıyorsun,bütün kapılar yüzüne kapalıdır.Sana,”Ne istiyorsun” diyen var mı?
Şimdiye kadar bir kapı açıldı mı? Buyur eden oldu mu? İstenmeyen yere gidilir mi?
Allah senin bu yalvarıp yakarmana önem verseydi dileklerini kabul ederdi,bir cevap
verirdi.Boşuna kürek çekip durma.”

Adam,kendine gelen bu düşünceyi doğru bulup gönlü kırıldı, başını yere koyup
zikretmeden hüzün içinde uyudu.Rüyasında ona, ”Neden Allah’ı zikretmeden uyudun bugün?” dendi.Adam, “Yalvarıp çağırmalarıma bir cevap gelmiyor ki… Kapıdan kovulduğumu anladığım için artık o kapıyı çalmıyorum” dedi.Adama şöyle dendiSenin Allah demen, Onun kabul etmesi,Buyur demesi sayesindedir.Senin yalvarışın,Allah’ın senin ruhuna duyurmasındandır. Senin gayretlerin,Allah’ın seni kendine yaklaştırmasındandır. Senin korkun, sevgin, ümidin, Allah’ın lütfu iledir.Senin her “Ya Rabbi” demenin altında,Allah’ın “Buyur kulum” demesi vardır. Gafilin,cahilin gönlü bu duadan uzaktır.Gafiller dua edemez. Çünkü, “Ya Rabbi“ demeye güç yetiremez.Onun ağzında da, dilinde de kilit vardır.Dert içinde iken de ağlayıp sızlayamaz. Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermez.Verse de o doktor der, Allah diyemez.Artık anla ki, Allah’a dua etmeni,Onu çağırmanı sağlayan dert, dünya saltanatından daha iyidir.Dertsiz dua soğuktur.Dertliyken yapılan dua ise gönülden kopup gelir, makbuldür.)

Adam rüyadan uyanınca,sevinir ve yeniden dua etmeye başlar ve muradına kavuşur. Günahkâr müslümanın duası,kabule şayan değilse de,cenab-ı Hak, dua edenin elini boş çevirmez.Dua sebebiyle ya günahlar affolur,ya gelecek bir bela önlenir, ya mevcut bir bela kalkar,yahut ahirette büyük sevaba kavuşulur.

Senin affın elbet çoktur

Affet beni yüce Rabbim
Yalvarmaya yüzüm yoktur
Affet beni yüce Rabbim

İsyan ettim pek çok zaman
Perişanım halim yaman
Diliyorum senden aman
Affet beni yüce Rabbim

Hesap soran Kahhâr sensin
Ayıp örten Settâr sensin
Çok affeden Gaffâr sensin
Affet beni yüce Rabbim

Hak borcum çok, ödemedim
Gerçek kulluk edemedim
Emrin üzre gidemedim
Affet beni yüce Rabbim

Parçalandı yandı sine
Ağlasam da yüz bin sene
Ümit kesmem senden yine
Affet beni yüce Rabbim

Allahu Teâlâ Nin Varliğinin Ispatından Sadece Bir-kaç Neden !

Allahu Teâlâ Nin Varliğinin Ispatından Sadece Bir-Kaç Neden !

Süphe yok ki göklerde ve yerde mü’minler için (Allah’ın varlığına dair) deliller vardır. “ (Casiye : 3)

Resim……………Ressam

Aslı………………Yaratan

Nasıl bir resim gördüğünüz zaman o resmi yapan bir ressam oldugunu kabul edersek kâinattaki resimlere de bakacak olursak kâinattaki varlıkları da bir yaratanın oldugunu kabul etmemiz gerekir. Kâinattaki varlıklara (resimlere) bir bakalım: Dünyamız güneşin etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın dönseydi yanacaktı. Biraz daha uzak dönseydi donacaktı. Dünyamızı tam dengede döndüren kimdir?

Bazen ufacık füzelere ,uçaklara dahi hakim olamazken o akıl almaz hız ve büyüklükteki yüz milyonlarca kütlenin (gezegen,yıldız,nebula…) en ufak bir hata dahi yapılmadan gezdirilmesine neden olan kimdir?

Parçalanan, yaşlanan, gezegenler, çürüyen bitki hayvan ve insanlar ile her yer (gökyüzü, yeryüzü) çöp pislik olacağına, bir düzen içinde çöpleri temizlik görevlilerine (kara delik, böcek, kurt,solucanlara…) toplatan kimdir?

Atmosferdeki su, karbondioksit, oksijen ve azotun devredilmesindeki ahengi, nizam ve intizami bildigimiz için, yagmur yerine “kezzap” adını verdigimiz nitrik asitin yağabileceği aklımıza dahi gelmez, degil mi?Oysa ki, atmosferin % 80’ini teşkil eden azot gazı, yıldırım ve şimşeklerin tesiri altında oksijenle birleşir. Bu oksitlenme sonucunda, nitratların meydana gelmesine yarayan azot oksitleri teşekkül eder. Yani ilmen, havadaki her elektriklenmede, nitrik asit yağmurunun meydana gelmesi için bütün şartlar hazırdır…. Ancak şimşek çaktığında , damla damla merhamet ve rahmet yağar. Ve bize haddimizden fazla değer veren yüce kudrete bütün mahlûkat sükreder.

Üzerimize her an kezzap yagabilmesinin mümkün oldugunu bilen kimya âlimi Prof. Dr. Arthur Macomb bu konuda sunlari söyler: “Ne zaman şimşek çakıp gök gürlese, semâdan yağmur yerine nitrik asit yağacak diye soluğum kesilir, rengim kaçar, sığınacak bir yer ararım. Çünkü havada nitrik asit teşekkülü için bütün şartlar hazırdır.”

H2 + O = su ( söndürücü )

H (Hidrojen) yanıcı O (Oksijen) yakıcı

Yanıcı ve yakıcı iki madde bir araya gelince yangın olacağına tam tersine , söndürücü olmaktadır. Bunu ayarlayan kimdir?

Diş doktoru yıllarca okuyup makineler yardımı ile takma dişler yapmaktadır. Bu dişler kırılsa bize haber veremez. Fakat binlerce senedir ağzımızdaki dişler çürümeye baıladığı an alarm sistemi (sinir sistemi) ile bize haber vermektedir. Takma dişi doktor yapabiliyorsa çok daha ileri teknolojiye sahip ağzımızdaki dişleri yapan kimdir?

Ağzımızdaki dişlerin sıralanısı: 32122123 = üst çene

32122123 = alt çene

Dişlerimizi böyle simetrik olarak dizen kimdir?

Gazete yaprakları ile aynı kalınlıkta olan ağaç yaprakları fabrika gibidir. Oksijeni alır, karbondioksit verir, içinde damarlar vardır, içinde yeşil renk veren klorofil maddesi vardır . Yaprağı “ oksijen fabrikası” şeklinde yaratan kimdir?

İnsanlar henüz ot ve suyla çalışan karşılığında süt veren bir fabrika yapamamışlardır. Fakat milyonlarca senedir milyarlarca, çoğalan, yürüyen, büyüyen, duvarlarından (derisinden) faydalanılan, makinelerden (etlerinden) yemek yapılan sadece ot ve su karşılığında bize süt veren fabrikaları yaratan kimdir?

İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı odundan ancak tahta, tahtadan masa ve sandalye gibi seyler yapabilmektedir. O Kadîr-i Mutlak ise odundan meyve yapıyor, yaprak ve çiçek çıkarıyor. Demek ki iş odunda değil, ustadır.

Bir iplik fabrikasi düşünelim; irili, ufaklı, yürüyen, çoğalan, incecik fakat çok sağlam iplikler üreten bir fabrika. Insanlar nokta büyüklügünde böyle fabrikalar yapamamışlardır. Fakat binlerce çeşidiyle milyonlarca, bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır ; ipek böceği , örümcek!… O , kimdir?

Yağmur gökyüzünden tane tane yagmaktadır, damlacıklar birleşip sel olarak yağmamaktadır. Buna engel olan kimdir? Her yıl yağan kar tanecikleri milyonlarcasını her seferinde her biri ayri ayri desenlerle gökyüzünden bize yollayan, gökyüzünde birleştirip çığ olarak göndermeyen kimdir?

Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde günesimiz gibi 200 milyar günesi ihtiva eden Samanyolu Galaksisi’nde yaşıyoruz. Samanyolu ise, varlığı kanıtlanabilen en az 300 milyar galaksiden sadece bir tanesidir. Bu dev evreni düzen ve uyum içinde yaratan , yaşatan kimdir?

“Dünyada hiçbir delil kalmasa bile, bir mikrobun hayati bana Allah’i ispat etmeye yeter. “ LUIS PASTEAUP

ELEKTRİKLİ YILAN BALIĞI

BUNU DA EDISON MU BULDU ACABA ? …

FİL BALIĞI – ELEKTRİK RADARLI…-

ALLAH (C.C) NİÇİN GÖRÜNMEZ

Eger Allah görünseydi imtihan diye bir şey kalmazdı. Allah görülmeyecek ki o görülmeyen Allah’ı bulan insan mükâfat ( cennet ) kazanabilsin. Ayrıca daha Allah’ın yarattıklarını görememekteyiz:

Küçük seyleri göremeyiz : Mikrop ,atom , hücre….

Büyük seyleri (-n tamamını ) göremeyiz: dünya, ay, okyanus…vs…

Özelliği görünmez olanları göremeyiz: Rüzgar, ısınlar (alfa, beta, gama, ultraviyole, kızıl ötesi…) ses-radyo dalgaları, akıl, üzüntü, sevinç, elektrik…Bizim görme oranımız 1.000.000/3.5’tur. Yani çevremizde var olan 1000.000 varlığın sadece 3,5 unu görebiliyoruz…O halde bizler daha Allah’in yarattıklarını göremiyoruz. Görülmeyen seyleri yaratan Allah’i hiç göremeyiz.

ALLAH YARATANDIR

Soru:Allah her şeyi yaratandır. Peki (haşa) O’nu yaratan kimdir,var mıdır?

Allah yaratan olduğu ,yaratılan olmadığı için Allah’tır. Eğer bir tanrı yaratılan ise,o zaman o tanrı değildir, O’nu yaratan ,ama yaratılmayandır Tanrı ..Her seyin başı,bir,tek,vahidül-ehad olan Allah’tır.

4 – 3 – 2 – 1 – 0

4’ün var olması için 3’e ihtiyaç vardır.3 olmadan 4 olmaz.3’ün var olması için 2’ye , 2’nin var olması için (iki adet) 1’e ihtiyaç vardır.1 olmadan 2, 2 olmadan 3 olmaz. Fakat;1’in var olması için sıfır’a ihtiyaç yoktur. Çünkü sıfır hiç ,yok, boşluktur. Boıtan,hiçten bir olmaz. O halde ,her şeyin başi 1’dir. Bir’den 2 ,ondan 3 çıkmıştır. O Bir’de Vahidu’l-ehad olan Allah’tır.

Bir tren ve vagonlarını düşünelim:

V3 – V2 – V1 – LOKOMATIF

V3’ü çeken V2’dir.V2’yi çeken V1’dir.V1’i çeken ise lokomotiftir. Lokomotifi çeken nedir ,diyemeyiz. Çünkü lokomotif çeker ama çekilmez. Onun hareketi kendindedir.

Bizim (V3) var olmamıza sebep olan anne-babamızdır. Onların var olmasına da anne-babaları (V2) sebeptir… Bu Hz-Adem Hz-Havva’ya dek gider. Peki Hz.Havva ve Adem’i yaratan kimdir. Cevap:Allah’u Teala .Peki (haşa) Allah’ı yaratan kimdir diye soramayız. Çünkü Allah yaratandır ama yaratılmaz. Tıpkı lokomotifin çeken ama çekilmez oldugu gibi….

( Not : Bazi insanlar “ BENZETME “ sanatına – işlerine geldigi an – önyargılı yaklasmaktadırlar … : Yukarıdaki lokomotif örneği bir kıyas ve benzetme sanatı üzerine kurulmus bir örnektir. Tıpkı “ Aslan gibi adam “ cümlesinde oldugu gibi . kimse bu cümleyi duyunca aslan- insan karısımı bir yaratığı gözönüne getirmez. Yukarıda da bir kıyas yapılmıstır, Allah’u Teala ( HAŞA ) bir trene benzetilmemiş trendeki bazı özelliklerden kıyasla Allah ‘ın bazı sıfatlarına atıfta bulunulmuştur. Yoksa Allah’in ( HAŞA ) bacası , tekeri vardır,… ?! iddiasında bulunan yoktur. … )

“ Allah’ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot…… gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, proğramlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir. “

Allah ; Halık,Vahid,Rab,Samed,İlah…..tir.

NOT :BIR KARDESIMIZDEN MAIL VE CEVABIMIZ :
” …merhabalar ben bir üniversite öğrencisiyim ve ateist olan bir arkadaşıma Allahın varlığını ispatlamak istedim. onun takıldığı konu malum olan yatarılma konusu…bu linkte Allah yaratandır kısmında yazılan yazıların hepsinin matematiksel ve fiziksel açıklaması var. yane ben ona bunları söylediğimde onun vereceği cevabı bildiğim için sizde de daha gerçekçi örnek bulmanızı öneririm mesela orada yazdığını 1 rakamıda iki tane 0.5 den meydana gelir oda iki tane 0.25 den diye gidiyor.vagonun ise açıklaması momentin dönmesinden ve basınçtan kaynaklanıyor.yani kısacası verdiğiniz örneklerin açıklaması var.gerçekten insanlları hayrete düşürecek örnekler vermek lazım.”
SELAMUN ALEYKUM.KARDESIM…1 BIRDIR…0,5 ISE YARIM ..YANI BIR GIBI BUTUN DEGILDIR…YARIM ARABA BIR ARABA DEGILDIR…DORT PARCAYA AYRILMIS ARABA TOPLANINCA YURUYEN BIR ARABA ETMEZ… YANI BIR BIR BUTUNDUR VE VARLIKLAR ALEMINDE BIR DEGERI VARDIR…AMA 0,5…0,25…BUNLAR SADECE MATEMATIKTE ISE YARAR…AMA VARLIKLAR ALEMINDE , VAR OLANLARDAN BAHSEDERKEN BIR ” 1 ” OLMALI…O BIR OLMADAN HIC BIR SEYE BASLAYAMAYZI…CEYREK ADAM OLUDUR…DORT CEYREK TOPLAMI BIR CANLI ADAM ETMEZ…BILMEM ANLATABILDIM MI…KONUMUZDA VAR OLMANIN ISPATI ILDUGUNA GORE VAR OLANI ANLATMAK ICIN BIR KAVRAMINI VE ONUN ICERDIGI ANLAMI KULLANMAK ZORUNDAYIZ… ATEIST KARDESIMIZ EGER VARLIGI KONUSUNDA SUPHEYE DUSMEMIS ISE , ARTIK ATEIST DEGILDIR ZATEN…!SADECE IKINCI ASAMA OLAN YARATILMAMASI KONUSUNDA SUPHESI VAR DEMEKTIR KI ONUN DA ” KENDI CAPIMIZDA ” CEVABIMIZ BU …! TREN KONUSUNU ACIKLADIK ASLINDA TESBIH SANATINDA BENZETILEN ILE BENZENEN ARASINDA % 100 BENZERLIK OLMASINA GEREK YOK… DAG GIBI ADAM DENINCE ADAMIN SAGI SOLUNDA TAS, TOPRAK ARANMAZ..SADECE IRILIGI IKI TARAFTAKI ORTAK YONDUR…OKUZ GIBISIN DEYINCE BIRINE ” AMA KUYRUGUM YOK…” FALAN DERSE ZATEN OKUZLUGUNU ITIRAF ETMIS OLMAZ MI … BU ORNEKTE DE TREN- HASA -ALLAH’LA KIYASLANMIYOR SADECE ILK MUHARRIK – HAREKET ETTIREN ” , AMA HAREKET ETTIRILMEYEN OZELLIGI KIYASLANIYOR… HASA RABBIMIZE CIVATA, KOMUR, BASINC ..IZAFE ASLA ETMEYIZ…SELAM VE DUA ILE

ALLAH BİLİMİN BİZZAT KURAMCISIDIR !

TAKLİTLERİNE İNSANLAR “MUCİZE ” DERKEN ORJİNALİNİ YAPANI NASIL İNKAR EDEBİLİR Kİ ?

İnsanlarIn Teknoloji adIna yaptIklarI tüm yenilikler aslInda yüce yaratIcInIn yarattIklarInIn kötü, amatörce birer taklidinden başka bir sey değildir. Hem de her biri daha az kapsamlı, hatalı, çok enerji gerektiren, iri ,az kullanışlı, cansız ,çoğalamayan, büyüyemeyen …kötü birer taklittirler. Daha çok uzatılabilecek listeyi kıyaslamak için inceleyip her biri üzerinde tek tek düşünelim:
ELDEKİ TEKNOLOJİYE BAKAR MISINIZ …?!

Bilim adamları, geliştirilen biyonik kol, bacak, göz ve kulak gibi organlarla, vücudu ağır hasar gören kişilerin eski hallerinden daha sağlıklı hale getirilebileceğini açıkladı
ABD’nin San Francisco kentinde düzenlenen “Deneysel Biyoloji 2006 Konferansı”nda önceki gün söz alan bilim adamları, günümüzde geliştirilen biyonik kol, bacak, göz ve kulak gibi organlarla, vücudu ağır hasar gören kişilerin eski hallerinden daha sağlıklı hale getirilebileceğini söyledi. İşte son yıllarda geliştirilen biyonik organlara birkaç örnek:

Biyonik göz: ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden Doktor Daniel Palanker’ın geliştirdiği “retinal protez”, taşınabilir bir mini bilgisayar, üzerinde video kamera bulunan bir gözlük, göze yerleştirilen bir pil ve ışığa duyarlı bir çipten oluşuyor.

Biyonik kulak: Almanya’daki Saarland Üniversitesi’nden Profesör Werner Nachtigall ve Doktor Stefan Launer’in geliştirdiği yeni teknikte, sesleri algılayan bir çip, kulağın arka yüzeyine yerleştiriliyor. Bu çip, kulağın içine nakledilen bir alıcıya radyo sinyallerine çevirdiği sesleri iletiyor.

İnsanların Yaptığı Teknik Buluş Ve Allah’ın Yarattıkları !

Sentetik, sera, taklit………………………Doğal, orjinal

Diyaliz makinesi…………………………….Böbrek

Lamba, kalorifer……………………………..Güneş

Baraj, Havuz…………………………………..Deni z, Okyanus

Yapay çiçek……………………………………Çiç ek

Yapay meyve………………………………….Meyve

Vantilatör…………………………………. ……Rüzgar

Heykel, Robot…………………………………insan

Uçak………………………………………. ……..Kuş

Lens………………………………………. ……..Göz merceği

Deniz altı………………………………………. Balık

Protez el, ayal…………………………………El, ayak

Oyuncak bebek……………………………….Bebek

Buzdolabı………………………………….. ……Kutuplar, kar

Bilgisayarlı araba……………………………..At

Şofben…………………………………….. ……..Golfsitrim

Radar……………………………………… ………Yarasa

Takma diş……………………………………….. Diş

Süt fabrikası………………………………….. …İnek

İplik fabrikası………………………………….. .Örümcek, ipek böceği

Bilgisayar…………………………………. ……..Beyin

Elek, Süzgeç…………………………………….. Ozon tabakasiı

İçki………………………………………. ………….Su ,süt,meyve suyu…

Oksijen tüpü………………………………………A tmosfer

Elektrik kablosu…………………………………Dama r

Halı………………………………………. ………….Doğa (Renkli)

Kubbe (Direkli)………………………………….G ökyüzü (Gök kubbe)

Elektrik…………………………………… ……….Elektrikli yılan balığı

Topaç (Yerde)……………………………………D ünya (Boşlukta)

Anten……………………………………… ………..Hayvanların anteni

Oyuncak hayvan…………………………………Hayva n

Saz teli………………………………………. ……..Ses telleri

Müzik aleti……………………………………… …Bülbül

Çamaşır makinesi………………………………..Kalp , Böbrek

Radyo alıcısı……………………………………. …Kulak

Bayrakta yıldız…………………………………….Y ıldız

Dürbün…………………………………….. …………Kartal gözü

Küre………………………………………. …………..Dünya

Kamera…………………………………….. …………Göz

Akvaryum…………………………………… ……….Deniz,Okyanus

Deprem ölçer……………………………………… .Köpek,kuş,fare

Parfüm…………………………………….. ………….Tabiat kokusu

Elektrik…………………………………… …………..Yıldırım,ateş böcegi

Müzik sesi………………………………………. …..Tabiat(kus,su,rüzgar..sesi)

Laboravatuar……………………………….. ………Yaprak,mide,toprak,tohum

Yağmur bombasi………………………………….Yağ mur sistemi

Solunum cihazı……………………………………Ak ciğer

Filitre……………………………………. …………….Yaprak,orman

Savunma sistemi……………………………………S inir sistemi,Bademcik,ağrı,akyuvar

Teyp………………………………………. ……………Hafıza

Fotograf makinesi…………………………………Göz

Telefon……………………………………. …………..Kulak

Mimar……………………………………… …………..Bal arısı,kuş,karınca

Meyve fabrikası………………………………….. ..Ağaç

Sebze fabrikası………………………………….. ….Bitki

Gece lâmbası……………………………………. ……Ay

Saat..Düzeni……………………………….. …………Ay, dünya, güneş sistemi samanyolundaki dakiklik

Ambalaj kâğıdı…………………………………….. ..Meyve kabuğu

Mıcır fabrikası………………………………….. …..Dere, ırmak

Bomba……………………………………… …………..Yanardağ, Karadelik, Güneş patlaması

İlaç (Yan tesirli)………………… ………………….Doğal vitaminler

Asansör……………………………………. …………..Yer çekimi

Dalga……………………………………… …………….Yapay dalga

Savunma sistemi……………………………………. .Boynuz, diş, kanat, kamuflaj…..

Elektronik program (Otomatik pilot, pusula)………..Içgüdü

Paraşüt ………………………………………….. ………Hindi bağ çiçeği

Şeker……………………………………… ……………….Bal

Saksıda çiçek……………………………………… ……Dünyada tabiat

Ressam…………………………………….. …………….Musavvir

………………… …………………………………… …………………….

Topragı renkli , kokulu , ambalajlı ,desenli , çesitli tat ve sekillerle meyve ve sebze haline getiren birer meyve – sebze fabrikası olan bitkileri yaratan ( her an bu üretimi gözümüzün önünde yaptikları için bu ileri teknolojiyi farkedememekteyiz ! ), yüzen elektirik santrali ; elektirikli yılan balığını ,ot ve suyu süte çeviren , yürüyen ,çogalan süt fabrikasi inekleri , koyunları ,diyaliz makinasından daha kapsamlı , elektirik, onarım ,bakım masrafi olmayan böbrekleri , otomatik motorlu kalbimizi , pilotsuz ,benzinsiz uçan dünyamızı ….yoktan ,kıstassız ,örneksiz , yaratan Yüce Yaratıcı Allah’ın ilmini ,yüceliğini ,kudretini ne yazikki her zaman farkedememekteyiz

Allah’ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot…… gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir.

Not: Uçak olmasaydı, kuş yine olurdu. Ama kuş olmasaydı, Uçak olmazdı…. Böyle yüce bir yaratıcı tesbihe lâyıktı r:

Sübhanellah: Ey Allah’ım sen bir seyi yaptığın veya yarattığın zaman en güzel şekilde yapar ve yaratırsın. (Gezegenleriyle, atomlarıyla, canlılarıyla…)

Elhamdülillah: Ey Allah’ım ben sana şükreder, teşekkür ederim ( verdiğin sağlıklı organlar ve tüm rızıklar için) ve yarattığın bu kainata bakıp seni överim.

Allah’u Ekber: Ey Allah’ım sen en büyüksün. Her şeyin en iyisi, en mükemmeli sensin Ya Rabbi.

Görüldügü gibi teknoloji, mucize ve kerametleri çok geriden takip etmektedir.

ALLAH KAİNATI NİÇİN YARATMISTIR?

Allah’u Teala insanları sevdiği için yaratmıştır.Allah insanları seviyor çünkü nefes alsın diye Oksijeni yarattı, içsin diye suyu, yesinler diye bitkilere emretti , toprağı meyve sebzeye hayvanlara bitkileri et, süt, yumurta, bala dönüştürmektedir.Bütün kainat insanlara hizmet etsin diye yaratılıştır.Allah insanları sevdiği için cenneti yaratmış ,cennete gidebilelim diye Allah Kur’an’ı göndermiş , Kur’an’daki ibadetleri ( Allah’ın tüm emirleri , ibadetleri , insanların yararına , hep insanlar için , tüm yasaklarıda insanların zararına olduğu için yasaklanan haramlardır. ) yaparak , dünyada mutlu olmamızı , sonuçta cenneti kazanmamızı istemistir.

Güzel bir manzara resmini ressam neden yapar ? Çünkü hosuna gitmis , sevmistir. Önceden o resim yokken sonradan yapılmış olur. Tıpkı bunun gibi Allah’ta evreni ve insanlari sevdigi için , güzellik için , önceden yokken , yoktan var etmiş , dünyada insanlar , cenneti yaşasın diye ibadetleri ( insanlara yararlı olan şeyleri ) emretmiş , bu ibadetleri yapıp dünyayı cennete çevirenlere ahirette cenneti vaad etmiştir.

Insana hizmet için evreni ( su ,agaç , hayvan , bitki…) yaratan Allah , dünyada huzur , barış içinde yaşaması için emir-yasaklar ( ibadeti ) insanlara bildirmiş , bunlar yapanlarada cenneti vermistir.

Insan üç nedenle yaratılmıştır : Allah sevdigi için insanı yaratt , insana hizmet etsin diye evreni yarattı , cennete gidelim diyede , cennetin anahtarı olan Kur’an’ı indirdi. Ibadet dünyayı cennete çevirir, ahirettede cenneti garantiler…yaratılmasaydık , cennete gitme ihtimalimiz olmazdı.

NOT :Agrı ,sızı , ateş , diş ve karın ağrısı …Allah’ın insanlara verdiği bir ceza degil , bir hediye , bir iyilik , bir lutüftur. Çünkü karın ağrısı olmasa karnımızdaki hastalıktan haberimiz olmazdı , dişimiz ağrımasa , dişimizi kaybedebilirdik ve bizim haberimiz bile olmazdı …O ağrı , sızılar… bizim hastalıklara karşı alarm sistemimizdir ve iyi ki onlar vardır.

O halde ağrı , sızı …bir ceza değil , bir mükafaat , bir hediye ‘dir.
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder

brunson35
Er

Kayıt: 07 Apr 2006
Mesajlar: 8

Mesaj Tarih: 09 Nov 2006 23:00 Alıntıyla Cevap Ver

Çok teşekkür ederek bende bir iki katkıda bulunmak isterim müsadenizle.

1.Evvela şu ALLAH ‘ı yaratan kimdir sorusuna deyinelim:
Bu soruyu soran kişininde iyi bilmesi gerekir ki bu soru sonsuz bir kavramdır ve karanlık bir boşluğa doğru uzanır.Niyemi ;Eğer kişi bana ALLAH ‘I kim yarattı derse, ben de ona ALLAH ‘I yaratanı kim yarattı derim.O da bana ALLAH ‘I yaratanı yaratanı kim yarattı.Ben de O na ALLAH ‘I yaratanı yaratanı yaratanı kim yarattı derim.Anlaşıldığı üzere, bu mantıksız bir tartışmadır ve bu şekilde bir sonu yoktur ,olamazda.Sorunun en mantıklı cevabı ise ” ALLAH ‘ın bir başlangıcı ve sonu yoktur ” şeklinde olması en mantıklı kavramdır.Ve yeryüzünde hiç kimse bu soruya bundan daha mantıklı bir cevapla yaklaşamaz.

2.Mail gönderen arkadaşımızın “1 ‘in yarısı 0,5 ‘tir” yanıtını veren ateist arkadaşa gelince :killyyy Kardeş Senin söylediklerine aynen katlıyorum.Yani olayı bütün olarak düşünme tarzına ve bende ona şunu soruyorum; Şu an bulunduğun yerden sana en yakın duvara, var olan ve kalan her mesafenin yarısını katederek gitmeye çalış bakalım gidebilecekmisin.

CEVAP:bu matamatiksel ve bilimsel olarak mümkün değildir. Ama gerçek dünyada ona ulaşman mümkündür.İşte bu bütünlüktür.

Allahu Teâlâ’nın Varlığının İspatı

ALLAHU TEÂLÂ’NIN VARLIĞININ İSPATI
“Süphe yok ki göklerde ve yerde mü’minler için (Allah’ın varlığına dair) deliller vardır. “ (Casiye : 3)
Resim……………Ressam
Aslı………………Yaratan
Nasıl bir resim gördüğünüz zaman o resmi yapan bir ressam olduğunu kabul edersek kâinattaki resimlere de bakacak olursak kâinattaki varlıkları da bir yaratanın olduğunu kabul etmemiz gerekir. Kâinattaki varlıklara (resimlere) bir bakalım: Dünyamız güneşin etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın dönseydi yanacaktı. Biraz daha uzak dönseydi donacaktı. Dünyamızı tam dengede döndüren kimdir?
Bazen ufacık füzelere ,uçaklara dahi hakim olamazken o akıl almaz hız ve büyüklükteki yüz milyonlarca kütlenin (gezegen, yıldız, nebula…) en ufak bir hata dahi yapılmadan gezdirilmesine neden olan kimdir?
Parçalanan, yaşlanan, gezegenler, çürüyen bitki hayvan ve insanlar ile her yer (gökyüzü, yeryüzü) çöp pislik olacağına, bir düzen içinde çöpleri temizlik görevlilerine (kara delik, böcek, kurt,çakallara…) toplatan kimdir?
Atmosferdeki su, karbondioksit, oksijen ve azotun devredilmesindeki ahengi, nizam ve intizamı bildiğimiz için, yağmur yerine “kezzap” adını verdiğimiz nitrik asitin yağabileceği aklımıza dahi gelmez, değil mi?Oysa ki, atmosferin % 80’ini teşkil eden azot gazı, yıldırım ve şimşeklerin tesiri altında oksijenle birleşir. Bu oksitlenme sonucunda, nitratların meydana gelmesine yarayan azot oksitleri teşekkül eder. Yani ilmen, havadaki her elektriklenmede, nitrik asit yağmurunun meydana gelmesi için bütün şartlar hazırdır…. Ancak şimşek çaktığında , damla damla merhamet ve rahmet yağar. Ve bize haddimizden fazla değer veren yüce kudrete bütün mahlûkat şükreder.
Üzerimize her an kezzap yağabilmesinin mümkün olduğunu bilen kimya âlimi Prof. Dr. Arthur Macomb bu konuda şunları söyler: “Ne zaman şimşek çakıp gök gürlese, semâdan yağmur yerine nitrik asit yağacak diye soluğum kesilir, rengim kaçar, sığınacak bir yer ararım. Çünkü havada nitrik asit teşekkülü için bütün şartlar hazırdır.”
H2 + O = su ( söndürücü )
H (Hidrojen) yanıcı O (Oksijen) yakıcı
Yanıcı ve yakıcı iki madde bir araya gelince yangına neden olacağına tam tersine , söndürücü olmaktadır.Bunu ayarlayan kimdir? – ‘Kimyevi iki madde bir araya gelince asli özelliklerini kaybeder, yeni özellikler alırlar’ diyen akli evvellere cevap:kaybettiren ve tam da olması gereken özellikleri kazandıran kimdir?Su da sıvıdır, zeytinyağı da!Allah suyu sıvı yağ şeklinde yaratsa idi, başta temizlenme olmak üzere, taşımacılık sekterü…vs karşılacağımız zorlukları bir düşünebilir misiniz,sıvı ise o da sıvı di mi ?-

Günümüzde artık görüyoruz, biliyor, sık sık duyuyoruz; Katkı maddeli meyve-sebzelerin veya geniş anlamda tüm tüketim maddelerinin kullanılmasında dikkatli olunması gerektiği bildirilmektedir!Peki soralım acaba neden? Organik olan tüketim maddelerinin kullanılması öğütlenirken neden katkı maddelilerden sakınılması tavsiye ediliyor.Cevabı belli de biz başka bir alana dikkat çekeceğiz:Aslından kopya edilerek yapılan katkı maddeli tüketim ürünleri en son teknoloji ile elde ediliyor,ama -ateistlerin ileri sürdüğü gibi – “kendi kendine meydana gelen ürünlerin kalite- renk,koku,verim,potansiyel,vitamin…- seviyesine ulaşamıyor,bu biraz mantıksız gelmiyor mu size de..!?
Diş doktoru yıllarca okuyup makineler yardımı ile takma dişler yapmaktadır. Bu dişler kırılsa bize haber veremez. Fakat binlerce senedir ağzımızdaki dişler çürümeye başladığı an alarm sistemi (sinir sistemi) ile bize haber vermektedir. Takma dişi doktor yapabiliyorsa çok daha ileri teknolojiye sahip ağzımızdaki dişleri yapan kimdir?
Ağzımızdaki dişlerin sıralanışı: 32122123 = üst çene
32122123 = alt çene
Dişlerimizi böyle simetrik olarak dizen kimdir?
Gazete yaprakları ile aynı kalınlıkta olan ağaç yaprakları fabrika gibidir. Oksijeni alır, karbondioksit verir, içinde damarlar vardır, içinde yeşil renk veren klorofil maddesi vardır . Yaprağı “ oksijen fabrikası” şeklinde yaratan kimdir?
İnsanlar henüz ot ve suyla çalışan karşılığında süt veren bir fabrika yapamamışlardır. Fakat milyonlarca senedir milyarlarca, çoğalan, yürüyen, büyüyen, duvarlarından (derisinden) faydalanılan, makinelerden (etlerinden) yemek yapılan sadece ot ve su karşılığında bize süt veren fabrikaları yaratan kimdir?
İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı odundan ancak tahta, tahtadan masa ve sandalye gibi şeyler yapabilmektedir. O Kadîr-i Mutlak ise odundan meyve yapıyor, yaprak ve çiçek çıkarıyor. Demek ki iş odunda değil, ustadır.
Bir iplik fabrikası düşünelim; irili, ufaklı, yürüyen, çoğalan, incecik fakat çok sağlam iplikler üreten bir fabrika. İnsanlar nokta büyüklüğünde böyle fabrikalar yapamamışlardır. Fakat binlerce çeşidiyle milyonlarca, bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır ; ipek böceği , örümcek!… O , kimdir?
Yağmur gökyüzünden tane tane yağmaktadır, damlacıklar birleşip sel olarak yağmamaktadır. Buna engel olan kimdir? Her yıl yağan kar tanecikleri milyonlarcasını her seferinde her biri ayrı ayrı desenlerle gökyüzünden bize yollayan, gökyüzünde birleştirip çığ olarak göndermeyen kimdir?
Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde güneşimiz gibi 200 milyar güneşi ihtiva eden Samanyolu Galaksisi’nde yaşıyoruz. Samanyolu ise, varlığı kanıtlanabilen en az 300 milyar galaksiden sadece bir tanesidir. Bu dev evreni düzen ve uyum içinde yaratan , yaşatan kimdir?
“Dünyada hiçbir delil kalmasa bile, bir mikrobun hayati bana Allah’i ispat etmeye yeter. “ LUIS PASTEAUP
ELEKTRİKLİ YILAN BALIĞI

BUNU DA FRANKLIN MU BULDU ACABA ? …

FİL BALIĞI – ELEKTRİK RADARLI…-

ALLAH (C.C) NİÇİN GÖRÜNMEZ
Eğer Allah görünseydi imtihan diye bir şey kalmazdı. Allah görülmeyecek ki o görülmeyen Allah’ı bulan insan mükâfat ( cennet ) kazanabilsin. Ayrıca daha Allah’ın yarattıklarını görememekteyiz:
Küçük şeyleri göremeyiz : Mikrop ,atom , hücre….
Büyük şeyleri (-n tamamını ) göremeyiz: dünya, ay, okyanus…vs…
Özelliği görünmez olanları göremeyiz: Rüzgar, ısınlar (alfa, beta, gama, ultraviyole, kızıl ötesi…) ses-radyo dalgaları, akıl, üzüntü, sevinç, elektrik…Bizim görme oranımız 1.000.000/3.5’tur. Yani çevremizde var olan 1000.000 varlığın sadece 3,5 unu görebiliyoruz…O halde bizler daha Allah’iın yarattıklarını göremiyoruz. Görülmeyen şeyleri yaratan Allah’ı hiç göremeyiz.

ALLAH YARATANDIR

Soru:Allah her şeyi yaratandır. Peki (haşa) O’nu yaratan kimdir,var mıdır?
Allah yaratan olduğu ,yaratılan olmadığı için Allah’tır. Eğer bir tanrı yaratılan ise,o zaman o tanrı değildir, O’nu yaratan ,ama yaratılmayandır Tanrı ..Her şeyin başı,bir,tek, Vahidül-ehad olan Allah’tır.
4 – 3 – 2 – 1 – 0
4’ün var olması için 3’e ihtiyaç vardır.3 olmadan 4 olmaz.3’ün var olması için 2’ye , 2’nin var olması için (iki adet) 1’e ihtiyaç vardır.1 olmadan 2, 2 olmadan 3 olmaz. Fakat;1’in var olması için sıfır’a ihtiyaç yoktur. Çünkü sıfır hiç ,yok, boşluktur. Boştan,hiçten bir olmaz. O halde ,her şeyin başı 1’dir. Bir’den 2 ,ondan 3 çıkmıştır. O Bir’de Vahidu’l-ehad olan Allah’tır.
Bir tren ve vagonlarını düşünelim:
V3 – V2 – V1 – LOKOMATIF
V3’ü çeken V2’dir.V2’yi çeken V1’dir.V1’i çeken ise lokomotiftir. Lokomotifi çeken nedir ,diyemeyiz. Çünkü lokomotif çeker ama çekilmez. Onun hareketi kendindedir.
Bizim (V3) var olmamıza sebep olan anne-babamızdır. Onların var olmasına da anne-babaları (V2) sebeptir… Bu Hz-Adem Hz-Havva’ya dek gider. Peki Hz.Havva ve Adem’i yaratan kimdir. Cevap:Allah’u Teala .Peki (haşa) Allah’ı yaratan kimdir diye soramayız. Çünkü Allah yaratandır ama yaratılmaz. Tıpkı lokomotifin çeken ama çekilmez oldugu gibi….
( Not : Bazı insanlar “ BENZETME “ sanatına – işlerine geldigi an – önyargılı yaklasmaktadırlar … : Yukarıdaki lokomotif örneği bir kıyas ve benzetme sanatı üzerine kurulmus bir örnektir. Tıpkı “ Aslan gibi adam “ cümlesinde oldugu gibi . Kimse bu cümleyi duyunca aslan- insan karısımı bir yaratığı göz önüne getirmez. Yukarıda da bir kıyas yapılmıstır, Allah’u Teala ( HAŞA ) bir trene benzetilmemiş trendeki bazı özelliklerden kıyasla Allah ‘ın bazı sıfatlarına atıfta bulunulmuştur. Amaç örneğin okuyucu tarafında daha iyi anlaşılabilmesidir! Yoksa Allah’ın ( HAŞA ) bacası , tekeri vardır,… ?! iddiasında bulunan yoktur.Sanattan anlamak istemeyenlere öncelikle sanatı tavsiye ederiz, ki o sanat O’na işaret etsin! )
“ Allah’ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot…… gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir. “
Allah ; Halık,Vahid,Rab,Samed,İlah…..tir.

BİR KARDEŞİMİZDEN GELEN MAİL VE CEVABIMIZ
” …merhabalar ben bir üniversite öğrencisiyim ve ateist olan bir arkadaşıma Allahın varlığını ispatlamak istedim. onun takıldığı konu malum olan yaratılma konusu…bu linkte Allah yaratandır kısmında yazılan yazıların hepsinin matematiksel ve fiziksel açıklaması var. yani ben ona bunları söylediğimde onun vereceği cevabı bildiğim için sizde de daha gerçekçi örnek bulmanızı öneririm mesela orada yazdığını 1 rakamı da iki tane 0.5 den meydana gelir oda iki tane 0.25 den diye gidiyor.vagonun ise açıklaması momentin dönmesinden ve basınçtan kaynaklanıyor.yani kısacası verdiğiniz örneklerin açıklaması var.gerçekten insanları hayrete düşürecek örnekler vermek lazım.”
SELAMUN ALEYKUM.KARDESIM…1 BIRDIR…0,5 ISE YARIM ..YANI BIR GIBI BUTUN DEGILDIR…İKİ YARIM ARABA BIR ARABA DEGILDIR…DORT PARCAYA AYRILMIS ARABA TOPLANINCA YURUYEN BIR ARABA ETMEZ… YANI BIR, BIR BUTUNDUR VE VARLIKLAR ALEMINDE BIR DEGERI VARDIR…AMA 0,5…0,25…BUNLAR SADECE MATEMATIKTE ISE YARAR…AMA VARLIKLAR ALEMINDE , VAR OLANLARDAN BAHSEDERKEN BIR, ” 1 ” OLMALI…O BIR OLMADAN HIC BIR SEYE BASLAYAMAYIZ…CEYREK ADAM ÖLÜDÜR…DORT CEYREK TOPLAMI BIR CANLI ADAM ETMEZ…BILMEM ANLATABILDIM MI…KONUMUZDA VAR OLMANIN ISPATI OLDUGUNA GORE VAR OLANI ANLATMAK ICIN BIR KAVRAMINI VE ONUN ICERDIGI ANLAMI KULLANMAK ZORUNDAYIZ… ATEIST KARDESIMIZ EGER VARLIGI KONUSUNDA SUPHEYE DUSMEMIS ISE , ARTIK ATEIST DEGILDIR ZATEN…!SADECE IKINCI ASAMA OLAN YARATILMAMASI KONUSUNDA SUPHESI VAR DEMEKTIR KI ONUN DA ” KENDI CAPIMIZDA ” CEVABIMIZ BU …! TREN KONUSUNU ACIKLADIK ASLINDA TESBIH SANATINDA BENZETILEN ILE BENZENEN ARASINDA % 100 BENZERLIK OLMASINA GEREK YOK… DAG GIBI ADAM DENINCE ADAMIN SAGI SOLUNDA TAS, TOPRAK ARANMAZ..SADECE IRILIGI IKI TARAFTAKI ORTAK NOKTADIR…OKUZ GIBISIN DEYINCE BIRINE ” AMA KUYRUGUM YOK…” FALAN DERSE ZATEN OKUZLUGUNU ITIRAF ETMIS OLMAZ MI … :) BU ORNEKTE DE TREN- HASA -ALLAH’LA KIYASLANMIYOR SADECE ILK MUHARRIK – HAREKET ETTIREN ” , AMA HAREKET ETTIRILMEYEN OZELLIGI KIYASLANIYOR… HASA RABBIMIZE CIVATA, KOMUR, BASINC ..IZAFE ASLA ETMEYIZ…SELAM VE DUA ILE
ALLAH BİLİMİN BİZZAT KURAMCISIDIR !

TAKLİTLERİNE İNSANLAR “MUCİZE ” DERKEN ORJİNALİNİ YAPANI NASIL İNKAR EDEBİLİR Kİ ?
İnsanların Teknoloji adına yaptıkları tüm yenilikler aslında yüce yaratıcının yarattıklarının kötü, amatörce birer taklidinden başka bir sey değildir. Hem de her biri daha az kapsamlı, hatalı, çok enerji gerektiren, iri ,az kullanışlı, cansız ,çoğalamayan, büyüyemeyen …kötü birer taklittirler. Daha çok uzatılabilecek listeyi kıyaslamak için inceleyip her biri üzerinde tek tek düşünelim:
ELDEKİ TEKNOLOJİYE BAKAR MISINIZ …?! YA BU…!

ABD’nin San Francisco kentinde düzenlenen “Deneysel Biyoloji 2006 Konferansı”nda önceki gün söz alan bilim adamları, günümüzde geliştirilen biyonik kol, bacak, göz ve kulak gibi organlarla, vücudu ağır hasar gören kişilerin eski hallerinden daha sağlıklı hale getirilebileceğini söyledi. İşte son yıllarda geliştirilen biyonik organlara birkaç örnek:
Biyonik göz: ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden Doktor Daniel Palanker’ın geliştirdiği “retinal protez”, taşınabilir bir mini bilgisayar, üzerinde video kamera bulunan bir gözlük, göze yerleştirilen bir pil ve ışığa duyarlı bir çipten oluşuyor.

Biyonik kulak: Almanya’daki Saarland Üniversitesi’nden Profesör Werner Nachtigall ve Doktor Stefan Launer’in geliştirdiği yeni teknikte, sesleri algılayan bir çip, kulağın arka yüzeyine yerleştiriliyor. Bu çip, kulağın içine nakledilen bir alıcıya radyo sinyallerine çevirdiği sesleri iletiyor. ( Milliyet :06.04.2006 )
GÖZÜMÜZ KAÇ MEGAPİKSEL ?
Günlük hayatta “adamın cep telefonunun kamerası 2 MP” ya da bende bir makine var “12 MP” gibi sözler duyarız ve “vay be, teknoloji nerelere kadar geldi” deriz. Hatta bazen “ya bu kamera benim gözümle gördüğümden de net çıkarıyor görüntüleri” dediğimiz bile olur. İşin aslını yapılan araştırmalar gösteriyor ve vücudumuzun günümüz teknolojisinin ne kadar ilerisinde olduğunu ortaya koyuyor.Gözümüz tek bir taslak üzerinde kurgulanmış anlık çekimleri yakalayan bir fotoğraf makinesi değildir. Daha çok bir video silsilesine benzemektedir. Gözümüz, küçük açılarla, anlık hareket eder ve etrafımızdaki detayları beyne yansıtmak için sürekli kendisini günceller. Ayrıca iki tane gözümüz vardır ve beynimiz, çözünürlüğü daha da arttırmak için her iki gözden gelen sinyalleri toplamaktadır…küçük bir örnekle başlayalım: Şimdi önünüzde 90 a 90 derecelik açıda (gözümüzün açıları yani) bir görüntünün olduğunu farz edelim, aynen pencereden dışarıdaki bir manzarayı seyredermiş gibi. Bu durumda piksel sayıları ortalama bir göz için: 90 derece * 60 arc-dakika/derece * 1/0.3 * 90 * 60 * 1/0.3 = 324,000,000 piksel (324 MP ) olur…Ama insan gözü, bu açıdan çok daha fazla bir açı görür ki bu da 180 dereceye yakındır.Biraz küçük düşünüp 120 derecelik bir açıyla bakabildiğimizi varsayacak olsak bile:120 * 120 * 60 * 60 / (0.3 * 0.3) = 576 MP verisini elde ederiz…sözün özünü böyle bir teknoloji harikası olan gözünüze gözünüz gibi bakın.

İnsanların yaptığı Teknik, buluş Allah’ın yarattığı :
Sentetik, sera, taklit………………………Doğal, orjinal
Diyaliz makinesi…………………………….Böbrek
Lamba, kalorifer……………………………..Güneş
Baraj, Havuz…………………………………..Deniz, Okyanus
Yapay çiçek……………………………………Çiçek
Yapay meyve………………………………….Meyve
Vantilatör……………………………………….Rüzgar
Heykel, Robot…………………………………insan
Uçak………………………………………………Kuş
Lens………………………………………………Göz merceği
Deniz altı……………………………………….Balık
Protez el, ayal…………………………………El, ayak
Oyuncak bebek……………………………….Bebek
Buzdolabı………………………………………..Kutuplar, kar
Bilgisayarlı araba……………………………..At
Şofben…………………………………………….Golfsitrim
Radar………………………………………………Yarasa
Takma diş………………………………………..Diş
Süt fabrikası……………………………………..İnek
İplik fabrikası……………………………………Örümcek, ipek böceği
Bilgisayar…………………………………………Beyin
Elek, Süzgeç……………………………………..Ozon tabakası
İçki…………………………………………………..Su ,süt,meyve suyu…
Oksijen tüpü………………………………………Atmosfer
Elektrik kablosu…………………………………Damar
Halı…………………………………………………..Doğa (Renkli)
Kubbe (Direkli)………………………………….Gökyüzü (Gök kubbe)
Elektrik…………………………………………….Elektrikli yılan balığı
Topaç (Yerde)……………………………………Dünya (Boşlukta)
Anten………………………………………………..Hayvanların anteni
Oyuncak hayvan…………………………………Hayvan
Saz teli………………………………………………Ses telleri
Müzik aleti…………………………………………Bülbül
Çamaşır makinesi………………………………..Kalp, Böbrek
Radyo alıcısı……………………………………….Kulak
Bayrakta yıldız…………………………………….Yıldız
Dürbün………………………………………………..Kartal gözü
Küre……………………………………………………Dünya
Kamera………………………………………………..Göz
Akvaryum…………………………………………….Deniz,Okyanus
Deprem ölçer……………………………………….Köpek,kuş,fare
Parfüm…………………………………………………Tabiat kokusu
Elektrik………………………………………………..Yıldırım,ateş böcegi
Müzik sesi……………………………………………Tabiat(kus,su,rüzgar..sesi)
Laboravatuar………………………………………..Yaprak,mide,toprak,tohum
Yağmur bombası………………………………….Yağmur sistemi
Solunum cihazı……………………………………Akciğer
Filitre…………………………………………………..Yaprak,orman
Savunma sistemi……………………………………Sinir sistemi,Bademcik,ağrı,akyuvar
Teyp…………………………………………………….Hafıza
Fotograf makinesi……………………………………..Göz
Telefon…………………………………………………Kulak
Mimar…………………………………………………..Bal arısı,kuş,karınca
Meyve fabrikası…………………………………….Ağaç
Sebze fabrikası………………………………………Bitki
Gece lâmbası………………………………………….Ay
Saat..Düzeni…………………………………………..Ay, dünya, güneş sistemi samanyolundaki dakiklik
Ambalaj kâğıdı……………………………………….Meyve kabuğu
Mıcır fabrikası……………………………………….Dere, ırmak
Bomba…………………………………………………..Yanardağ, Karadelik, Güneş patlaması
İlaç (Yan tesirli)………………… ………………….Doğal vitaminler
Asansör…………………………………………………Yer çekimi
Dalga…………………………………………………….Yapay dalga
Savunma sistemi……………………………………..Boynuz, diş, kanat, kamuflaj…..
Elektronik program (Otomatik pilot, pusula)………..Içgüdü
Paraşüt …………………………………………………..Hindi bağ çiçeği
Şeker……………………………………………………….Bal
Saksıda çiçek……………………………………………Dünyada tabiat
Ressam……………………………………………………Musavvir
Olağanüstü bir yön bulma kabiliyetine sahip olan güvercinler, ne kadar uzaklıkta olursalar olsunlar, her zaman yuvalarını buluyorlar. Yollarını hayranlık uyandıran bir gizemle nasıl buldukları merak edilen güvercinleri inceleyen Alman bilim adamları, bu kuşların gagalarında pusula gibi işlev gören küçük demir partikülleri tespit ettiler. Güvercinler, bu partiküller sayesinde yeryüzünün manyetik alanını analiz ederek kuzey kutbunu belirleyebiliyor.Gerta Fleissner başkanlığındaki ekibin araştırması, “Naturwissenschaften” dergisinde yayımlandı. Dergideki yazıya göre, güvercinlerin gagalarını röntgen cihazında inceleyen bilim adamları, gaga derisinin altındaki sinirlerde demir partikülleri tespit etti.Araştırmacılar, göçmen kuşların da aynı şekilde gagalarındaki demir partikülleri içeren hücreler sayesinde yönlerini bulduklarını kaydettiler.( Hürriyet :17 Mart 2007 )
SAHİ.. PUSULAYI KİM BULMUŞTU… J
HAYVANLAR ALEMİNDEKİ BİNLERCE
ÖRNEKTEN SADECE BİRİ

Topragı renkli , kokulu , ambalajlı ,desenli , çesitli tat ve sekillerle meyve ve sebze haline getiren birer meyve – sebze fabrikası olan bitkileri yaratan ( her an bu üretimi gözümüzün önünde yaptikları için bu ileri teknolojiyi farkedememekteyiz ! ), yüzen elektirik santrali ; elektirikli yılan balığını ,ot ve suyu süte çeviren , yürüyen ,çogalan süt fabrikasi inekleri , koyunları ,diyaliz makinasından daha kapsamlı , elektirik, onarım ,bakım masrafi olmayan böbrekleri , otomatik motorlu kalbimizi , pilotsuz ,benzinsiz uçan dünyamızı ….yoktan ,kıstassız ,örneksiz , yaratan Yüce Yaratıcı Allah’ın ilmini ,yüceliğini ,kudretini ne yazikki her zaman farkedememekteyiz
Allah’ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot…… gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir.
Not: Uçak olmasaydı, kuş yine olurdu. Ama kuş olmasaydı, Uçak olmazdı…. Böyle yüce bir yaratıcı tesbihe lâyıktır:
Sübhanellah: Ey Allah’ım sen bir seyi yaptığın veya yarattığın zaman en güzel şekilde yapar ve yaratırsın. (Gezegenleriyle, atomlarıyla, canlılarıyla…)
Elhamdülillah: Ey Allah’ım ben sana şükreder, teşekkür ederim ( verdiğin sağlıklı organlar ve tüm rızıklar için) ve yarattığın bu kainata bakıp seni överim.
Allah’u Ekber: Ey Allah’ım sen en büyüksün. Her şeyin en iyisi, en mükemmeli sensin Ya Rabbi.

Görüldügü gibi teknoloji, mucize ve kerametleri çok geriden takip etmektedir.

BEYNİN 9 SIRRI

1. Bilgi nöronlarda nasıl kodlanıyor?
Beynin en karışık işlemlerinden bir tanesi, bilginin kodlanması. Bu süreçte beyindeki nöronlar, yani sinir hücreleri, zarlarının dışında elektrik akımı oluşturuyor. Bu elektrik akımları, ‘akson’ adı verilen uzantılara ulaşarak, onlar vasıtasıyla gerekli olan kimyasal sinyallerin açığa çıkmasını sağlıyor. Bu akımlar sayesinde dünyayla, çevremizde olup bitenle ilgili bilgiler beynimize aktarılıyor. “Ne görüyorum?”, “Aç mıyım?”, “Hangi sokağa sapayım?” gibi sorulara yanıt işte böyle bulunuyor. Bilim adamları, beyindeki bilgilerin tek tek hücrelerin içinde biriktirilmediğini tahmin ediyorlar. Bu bilgilerin ‘hücre grupları’ tarafından depolandığı düşünülüyor. Ancak hangi nöronların, hangi hücre gruplarına ait oldukları henüz bilinmiyor. Şu anki teknoloji ise binlerce nöronu aynı anda ölçecek kapasitede değil. Tek bir nöronun bağlantılarını bile şu an elimizde olan teknolojilerle görüntülemek imkânsız. Tek bir nöronun, yaklaşık 10 bin nörondan bilgi ve sinyal aldığını biliyor muydunuz? Beynin içindeki elektrik akımı sayesinde ise sinyal alışverişi çok hızlı olabiliyor. Bilim adamlarına göre, sinir sistemleri arasındaki bilgi aktarımının tek yolu, bu elektrik akımları değil. Bu nedenle, ‘bilgi taşıyan’ başka hücreler keşfetmeye yönelik araştırmalarını sürdürüyorlar. Burada, ‘glial hücreler’ üzerinde duruluyor.
2. Anılar beyinde nasıl saklanıyor ve nasıl tekrar hatırlanıyor?
Bir kişinin ismi gibi, yeni bir şey öğrendiğinizde beynin yapısında birtakım fiziksel değişiklikler meydana geliyor. Ancak bu değişikliklerin hâlâ ne tür değişiklikler olduğunu, nerelerde meydana geldiğini, bilginin nasıl depolandığını ya da yıllar sonra tekrar hatırlanarak tekrar nasıl gündeme getirildiğini anlayamıyoruz. Beyinde çeşit çeşit hatıralar var. Ancak beyin, ‘kısa dönem anılarla’ (yeni öğrenilen bir telefon numarasını hatırlamak gibi), ‘uzun dönem anıları’ (geçen yıl doğum gününüzde yaptıklarınız gibi) birbirinden bir şekilde ayırıyor. Bilim adamları ‘öğrenme’ ve ‘hafızada tutma’ şeklinin değişik beyin şekillerine bağlı olduğunu düşünüyorlar.
3. Beyin, geleceği nasıl öngörüyor?
Çoğu zaman gelecekle ilgili birtakım planlarımız ve öngörülerimiz olur. Geleceğin nasıl şekilleneceğini düşünürüz. Beynimizde, gelecekle ilgili bir şekil vardır. Ancak beynin bu ‘gelecek simülasyonunu’ nasıl yaptığı henüz anlaşılmış değil. Beyin, dünyayla ilgili öngörülerde nasıl bulunabiliyor? Bilim adamları hâlâ bunun yanıtını arıyor.
4. ‘Duygu’ ne demek?
Beyin, sadece bilgi biriktiren bir organ değil; aynı zamanda duygu, motivasyon, korku ve umutları barındıran bir organ. Bütün bunlar bilinçaltında olan şeyler aslında… Örneğin beynin duygularla ilgili bölümü sinirli yüzlere, o yüzleri görmeden de tepki verebiliyor. Kültürler arasında da temel duyguların dışa vurulması, aslında birbirine benziyor…Duyguların beyinde nasıl işlediği üzerinde bilim adamları hâlâ çalışıyorlar. Duygulara aslında bir çeşit hesaplama ya da ‘ölçüm’ şekli gözüyle bakılabilir. Yani duygular, aslında hızlı bir eylemi harekete geçiren bir ‘durum tespit özetidir’.
5. Zekâ nedir?
Zekâ farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Ancak ‘biyolojik’ açıdan zekânın ne anlama geldiği henüz bilinmiyor. Milyarlarca nöron, bilgiyi ‘harekete geçirmek’ için nasıl birlikte çalışıyor? Gereksiz bilgi beyinden nasıl siliniyor? İki kavram ‘birbirine uyunca’ ve böylece bir soruna çözüm bulduğunuzda, beyinde neler oluyor? Zeki insanlar bilgiyi beyinlerinde ‘hatırlaması kolay’, ayrı bir bölgede mi muhafaza ediyorlar? Beyin fonksiyonlarının temel işleyişiyle ve nöronlar arasındaki bağlantılarla ilgili, bilim adamlarının elinde hâlâ çok az bilgi var. Ancak zekânın, beynin tek bir alanıyla değil, pek çok bölgesiyle ilgili olduğu üzerinde duruluyor. İnsan beyninin diğer canlılardan farkı hâlâ araştırılıyor.
6. Beyin, ‘zamanı’ nasıl algılıyor?
Alkışladığınızda ya da parmağınızı ‘şıklattığınızda’ sesi mi daha önce duyarsınız, hareketi mi daha önce görürsünüz? Her ne kadar duyma yeteneği, görme yeteneğinden daha hızlı çalışsa da, parmakların görüntüsüyle, çıkarılan ses aynı anda gerçekleşiyormuş hissi doğuyor. Yani beyin pek çok olayın aynı anda gerçekleştiği ‘hissi’ yaratarak aslında bizi ‘kandırıyor’. Beynin zamanla ‘oynadığını’ aslında çok kolay anlayabilirsiniz. Aynanın karşısında sol gözünüze bakın. Daha sonra bakışınızı sağ gözünüze kaydırın. Gözlerinizi diğer tarafa çevirmek bir zaman alıyor elbette. Ancak siz gözlerinizin hareket ettiğini görmüyorsunuz. Gözlerinizi kırpıştırdığınızda da aslında gözleriniz çok kısa süreliğine de olsa karanlıkta kalıyor. Ancak bu karanlığı da görmüyorsunuz.
7. Nasıl uyuyor ve rüya görüyoruz?
Zamanımızın üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Bebekler ise zamanlarının üçte ikisini uykuda geçiriyor. Araştırmalara göre, az uyumak sinir sisteminde bozukluğa yol açıyor. Araştırmalar, 10 gün uyumayan farelerin, 10’uncu günün sonunda öldüklerini ortaya koyuyor. Canlılar uyuduklarında beynin bir bölümü de uyuyor, ama uykunun mekanizması, işleyişi hâlâ bilinmiyor. Uykuda nöronların aşırı derecede hareket halinde oldukları biliniyor. Ayrıca önemli bir sorunu çözmeden önce uyumanın, o sorunu çözebilmek açısından yararlı olduğu da düşünülüyor. Düzenli uykunun, öğrenme kapasitesini de artırdığı söyleniyor. Özetle, uyku sayesinde beyin bir şekilde gerekli bilgileri depoluyor, gereksizleri ise ekarte edebiliyor.
8. Beynin ayrı ayrı olan sistemleri, birbirleriyle nasıl bütünleşiyor?
Gözle bakıldığında, aslında beynin her bölgesi aynı görünüyor. Ancak aktivitelerini, işlevlerini ölçtüğümüzde, her nöron bölgesinde farklı bilgilerin kayıtlı olduğunu görüyoruz. Örneğin görme yeteneğini ilgilendiren bölgenin içindeki alanlarda hareketler, yüzler, köşeler ve renklerle ilgili çeşit çeşit bilgiler bulunuyor. Yetişkin bir insanın beynini, çeşitli ülkelerin bulunduğu bir dünya haritasına benzetebiliriz. Beynin içinde koku, açlık, acı, hedef koyma, sıcaklık, öngörü ve daha pek çok şeyle ilgili ‘beyin ağları’ var. Farklı işlevlerine rağmen bu sistemler birbirleriyle bir şekilde bütünleşerek çok iyi bir işbirliğine giriyorlar. Bunun nasıl gerçekleştiğine dair ise bilim adamlarının hiçbir fikri yok. Ayrıca beynin, sistemlerini nasıl bu kadar hızlı bir şekilde koordine ettiği de henüz anlaşılmış değil.
9. ‘Bilinç’ nedir?
Modern bilimde, ‘bilinç’ çözülememiş olan en önemli sırlardan biri. Bilinç, tek bir fenomen değil. Peki ne? Bilinç, beyindeki hangi sistemlerle ilgili? Bilim adamlarının bu konuda da hiçbir fikri yok…Şimdiye kadar yapılan araştırmalara göre, bilinç konusunda, büyük bir ihtimalle yine bir grup aktif nöron iletişim içinde. Bilincin altında yatan mekanizmanın moleküllerle ya da hücrelerle ilgili olabileceği üzerinde de duruluyor. Belki de mekanizma, bu sistemlerin etkileşimleriyle oluşuyor. Bilim adamları bu sıralar bilincin, beynin hangi bölgeleriyle ilgili olduğunu araştırıyorlar. Bunu keşfettikten sonra, bu bölgelerin neden birbirleriyle iletişime geçtikleri araştırılacak.
Bilgisayara karşı beyin
Beyindeki elektrik akımlarının hızının, bilgisayarlardaki sinyal hızından 100 milyon kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? Bir insan, arkadaşını hemen tanırken, bir bilgisayarın bir yüzü tanıması genellikle çok zor oluyor. Beynin pek çok işlemi aynı anda yaptığını söyleyen bilim adamları, beynin bütün bölgelerinden gelen bilgilerin tek bir bölgede birleşmediğini, ancak bu farklı bölgelerin kendi aralarında güzel bir ‘işbirliğine’ girdiklerini ve bir ağ, yani ‘network’ oluşturduklarını belirtiyorlar. Bizim de dünyaya olan bakış açımız işte bu karmaşık network sayesinde oluşuyor. ( Hürriyet:22.11.2007)

NOT : 1973 yılında Kopernik’in 500. doğum yıldönümü anısına düzenlenen sempozyumda konuşan teorik fizikçi Brandon Carter, ‘Anthropic Principle’, yani ‘İnsani Prensip.’ görüşünü ileri sürer. Carter’e göre doğa kanunları, biz insanların içinde yaşayabileceği bir evrenin ortaya çıkması için özel olarak tasarlanmış gibidir.
ALLAH KAİNATI NİÇİN YARATMISTIR?
Allah’u Teala insanları sevdiği için yaratmıştır.Allah insanları seviyor çünkü nefes alsın diye Oksijeni yarattı, içsin diye suyu, yesinler diye bitkilere emretti , toprağı meyve sebzeye hayvanlara bitkileri et, süt, yumurta, bala dönüştürmektedir.Bütün kainat insanlara hizmet etsin diye yaratılıştır.Allah insanları sevdiği için cenneti yaratmış ,cennete gidebilelim diye Allah Kur’an’ı göndermiş , Kur’an’daki ibadetleri ( Allah’ın tüm emirleri , ibadetleri , insanların yararına , hep insanlar için , tüm yasaklarıda insanların zararına olduğu için yasaklanan haramlardır. ) yaparak , dünyada mutlu olmamızı , sonuçta cenneti kazanmamızı istemistir.Güzel bir manzara resmini ressam neden yapar ? Çünkü hosuna gitmis , sevmistir. Önceden o resim yokken sonradan yapılmış olur. Tıpkı bunun gibi Allah’ta evreni ve insanları sevdigi için , güzellik için , önceden yokken , yoktan var etmiş , dünyada insanlar , cenneti yaşasın diye ibadetleri ( insanlara yararlı olan şeyleri ) emretmiş , bu ibadetleri yapıp dünyayı cennete çevirenlere ahirette cenneti vaad etmiştir.
Insana hizmet için evreni ( su ,agaç , hayvan , bitki…) yaratan Allah , dünyada huzur , barış içinde yaşaması için emir-yasaklar ( ibadeti ) insanlara bildirmiş , bunlar yapanlarada cenneti vermistir.
Insan üç nedenle yaratılmıştır : Allah sevdigi için insanı yarattı , insana hizmet etsin diye evreni yarattı , cennete gidelim diyede , cennetin anahtarı olan Kur’an’ı indirdi. Ibadet dünyayı cennete çevirir, ahirettede cenneti garantiler…yaratılmasaydık , cennete gitme ihtimalimiz olmazdı.
NOT :Agrı ,sızı , ateş , diş ve karın ağrısı …Allah’ın insanlara verdiği bir ceza degil , bir hediye , bir iyilik , bir lutüftur. Çünkü karın ağrısı olmasa karnımızdaki hastalıktan haberimiz olmazdı , dişimiz ağrımasa , dişimizi kaybedebilirdik ve bizim haberimiz bile olmazdı …O ağrı , sızılar… bizim hastalıklara karşı alarm sistemimizdir ve iyi ki onlar vardır. O halde ağrı , sızı …bir ceza değil , bir mükafaat , bir hediye ‘dir.

Allahü Teala’nın En Hoşlandığı Söz

Ebû Hüreyre radıyALLAHu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallALLAHu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illALLAHü vallâhü ekber demek, benim için, üzerine güneş doğan her şeyden daha kıymetlidir.”

Yine Ebû Hüreyre radıyALLAHu anh Resûlullah sallALLAHu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu söyledi:

“Bir kimse her gün yüz defa, lâ ilâhe illALLAHü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l–mülkü ve lehü’l–hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr, derse, on köle âzâd etmiş kadar sevap kazanır; ona yüz iyilik sevabı yazılır; yüz günahı bağışlanır; bu zikir o gün akşama kadar o kimsenin şeytandan korunmasını sağlar. Bu zikri ondan daha fazla tekrarlayan kimse dışında hiç kimse daha faziletli bir iş yapmamış olur”. Resûl–i Ekrem sözüne şöyle devam etti: “Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi–hamdihî derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi bağışlanır.”

Ebû Zer radıyALLAHu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallALLAHu aleyhi ve sellem bana:
“ALLAH’ın en çok hoşlandığı sözü sana bildireyim mi? ALLAH’ın en çok hoşlandığı söz, sübhânALLAHi ve bi–hamdihî demektir”, buyurdu

Sübhanellahi velhamdü lillahi: Ben ALLAH’ı noksan sıfatlarda uzak bilir ve tüm eksiksiz övgülerin ona ait olduğunu kabul ederim

Üç Maddeli Hadis-i Şerifler 2

Üç maddeli hadis-i şerifler 2

Orucu bozmayan üç şey
Şu üç şey, orucu bozmaz:
1- Hacamat,
2- İstemeden kusmak,
3- İhtilam. (Tirmizi)

Şakası da sahihtir
Üç şeyin şakası da, ciddisi de sahihtir:
1- Nikâh,
2- Talak,
3- Talaktan dönmek. (Hâkim)

Helak edenler
Helak edici üç şey:
1- Aşırı cimrilik,
2- Nefse uymak,
3- Kendini beğenmek. (Hatib)

Kurtarıcı işler
Kurtarıcı üç şey:
1- Gizli ve açık Allah’tan korkmak,
2- Fakirlik ve zenginlikte itidal üzere bulunmak,
3- Gazapta ve rızada, adalet üzere olmak. (Hatib)

Derecesini yükselten şeyler
Derece yükselten üç şey:
1- Yemek yedirmek,
2- Selamlaşmayı yaymak,
3- Herkes uyurken, gece namazı kılmak. (Hatib)

Günahlara kefaret
Günahlara kefaret olan üç şey:
1- Mescide gitmek,
2- Namazı kılıp, diğer namazı beklemek,
3- Çok soğukta, uygun abdest almak. (Hatib)

İmanı fayda vermez
Şu üç şey ortaya çıktıktan sonra, iman etmek fayda vermez:
1- Güneş, batıdan doğunca,
2- Deccal çıkınca,
3- Dabbet-ül-arz çıkınca. (Müslim, Tirmizi)

Üç ikram
Şu üç ikram geri çevrilmez:
1- Yer vermek,
2- Güzel koku,
3- Süt. (Tirmizi)

Farz olan ibadetler
Şu üç şey bana farzdır:
1- Vitir namazı,
2- Kurban kesmek,
3- Kuşluk namazı. (İ. Ahmed)

Fitneye düşürenler
Şu üç şey fitneye düşürür:
1- Güzel saç,
2- Güzel ses,
3- Güzel yüz. (Deylemi)

Oruçlu iken
Oruçlu iken, şu üç şeyden sakınmalı:
1- Hamama girmemeli,
2- Hacamat olmamalı,
3- Kadınlara bakmamalı. (Deylemi)

Üç felaketten korudu
Allahü teâlâ, sizi şu üç felaketten korudu:
1- Peygamberiniz, size beddua edip, topyekûn helak olmaktan,
2- Ehl-i bâtılın, ehl-i hakka galip gelmesinden,
3- Sapıklık üzere ittifak etmekten. (Ebu Davud)

İmandan olan şeyler
Üç şey imandandır:
1- Hayâ,
2- Haramdan sakınmak,
3- Haklı olsa da ısrar etmemek. (Câmi-üs-sagir)

Münafıklık alameti
Üç şey münafıklık alametedir:
1- Müstehcen konuşmak,
2- Hayâsızlık,
3- Cimrilik. (Câmi-üs-sagir)

Geciktirilmeyenler
Üç şey geciktirilmez:
1- Vakti girince namazı kılmak,
2- Hazır olunca cenazeyi defnetmek,
3- Dengini bulunca, kız veya dulu evlendirmek. (Tirmizi)

Etiketler:allahu teala kul allahu ahad duası allahın geri çevirmediği dualar allahü teala kul allahu ahad suresi guluf allah duası allahu mehdina duası allahu teala sözleri kul allahu duası allahü duası allahın geri çevirmediği dua allah duaları geri çevirmez allah edilen duaları geri çevirmez allah u teala allahu teala duasi allahin geri kul allahu ahad allahu duası guluf allahu ahad teala duası
Allahuekber Dağları: Allahuekber Dağları, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nin Erzurum-Kars Bölümü'nde, Sarıkamış ve Kars'ın kuzeyinde uzanan dağ sırası.
Allahu ekber: Allahu ekber kavramı ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir