Kuraklık Nasıl Önlenir

ankara bursa büyük menderes ciddi istanbul izmir izmit konya rahat senaryo Kuraklık Nasıl Önlenir Kuraklığı Nasıl Önleyebiliriz kuraklıktan korunma yolları kuraklık nasıl önlenir..

Kuraklık Nasıl Önlenecek ?

Üç bakanlığın düzenlediği kuraklık raporu Bakanlar Kurulu’nda ele alındı.

Üç bakanlık ‘Kuraklık ve Su Raporu’nu tamamladı. Küresel ısınmanın 100 yıllık olası etkisine ‘en kötü senaryo’ ile yer verilen raporda yeraltı sularına sayaç takılması gibi 33 maddelik eylem planı var.

ÇEVRE ve Orman, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın ortaklaşa hazırladığı ‘Kuraklık ve Su Raporu’ önceki gün Bakanlar Kurulu’nda ele alındı. Raporla küresel ısınmanın Türkiye üzerindeki 100 yıllık olası etkileri masaya yatırıldı. En kötümser senaryoya da yer verilen raporda küresel ısınmanın etkisini azaltmak için 33 maddelik eylem planı hazırlandı.

SICAKLIK ARTACAK

‘A2’ adı verilen en kötümser senaryo şöyle: Sıcaklıklar 2-3 derece artacak, mevsimler değişecek. Kışın doğu ve güneydoğuda sıcaklıklar yükselecek. Kış yağışları Fırat ve Dicle Havzası’nın üst bölümlerini de kapsayacak şekilde ülkenin güney bölümlerinde azalacak.

SU SIKINTISI

KURAKLIĞIN şu anki durumuna göre içme suyu sıkıntısı İstanbul ve İzmir’de kısmen rahat. Ancak Ankara başta olmak üzere Bursa ve İzmit’te ciddi sıkıntılar yaşanacak. Kızılırmak, Büyük Menderes, Fırat, Dicle ve Konya Kapalı Havzaları’nda ise tehlike çanları çalıyor. Rapora göre ayrıca Türkiye’nin su kaynaklarının sadece üçte biri kullanıldığı ortaya çıkıyor.

iŞTE EYLEM PLANINDAKi ÖNERiLER

BAKANLAR Kurulu’nda önceki gün değerlendirilen ve bugün de Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında toplanacak Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nda ele alınacak rapordaki 33 maddelik eylem planı özetle şöyle:

Organize Sanayi Bölgeleri’nde kullanılan yer altı sularına sayaç takılarak ücret alınacak.

Sera gazı emisyonu azaltılacak.

İklim değişikliği etkileri devamlı takip edilecek.

Rüzgar, Jeotermal, Biyokütle ve güneş enerjisinin kullanımı teşvik edilecek.

İklim değişikliğine adaptasyon ve stratejileri belirlenip hayata geçirilecek.

‘Tarımsal Kuraklık Yönetimi Koordinasyon Kurulu’ kurulacak.

Karbondioksit yakalama ve depolama projelerine önem verilecek.

Tarım alanında adaptasyon çalışmaları yapılacak.

Değerlendirilemeyen 70 milyar metreküp su potansiyelinin kullanılması sağlanacak.

Yatırım programında bulunan 75 adet baraj, 104 gölet ve 600 bin havza sulama inşaatı en kısa zamanda bitirilecek.

Çiftçiler, yağmurlama ve damla sulama sistemine geçmesi için kredi ile desteklenecek.

Sera gazlarını yutan orman, çayır-meralar genişletilip, iyileştirilecek.

Metan gazının azaltılması maksadıyla düzenli çöp depolama alanları oluşturulacak.

Endüstriyel ve evsel atık sularının tarım ve sanayide kullanımı teşvik edilecek.

Biyoenerji üretimi yaygınlaştırılacak.

İklim değişikliklerine adaptasyonu güçlü bitki çeşitleri geliştirilip çiftçilere kullandırılacak.

Tarımda yenilenebilir enerji kullanımı yaygınlaştırılacak.

Barajlarda enerji üretimi sulama mevsiminde yapılacak.

Havza bazındaki suyun doğru kullanımı için kurumlar planlama yapacak.

Çevre Sorunları Ve Doğal Afetler

1. Çevre Sorunları

Çevre sorunları, insanların yaşadıkları doğal ortamı bozmaları ile ortaya çıkar. İnsanlar kendilerine daha iyi yaşama koşulları sağlamak için çevreye zarar verirler.

Ülkemizde özellikle büyük şehirlerde kalitesiz yakıt kullanımından dolayı hava kirliliği meydana gelmektedir. Fabrikalardan ve evlerden çevreye atılan bazı maddeler (poşet gibi) toprak kirliliğine neden olur.

Özellikle sanayi bölgelerinin yakınındaki kentlerin kanalizasyonları akarsular, deniz ve göllerin kirletilmesine neden olmaktadır. Ayrıca gemilerden boşaltılan bazı maddeler ve deniz kazaları bu kirlenmeyi artırmaktadır.

Su ve toprak kirliliğine neden olan maddelerin bir kısmıda katı atıklardır. Katı atıklar; plâstik maddeler, cam ürünleri, metalik maddeler (konserve ve meşrubat) ve ağaç ürünleri (kağıt, karton gibi).

Özellikle büyük kentlerde arabaların motor ve klakson gürültüleri ile bazı eğlence yerleri ve bazı iş yerleri de gürültü kirliliğine neden olmaktadır.

Çevre sorunlarının çözümünde bize ve devlete düşen görevler;

-Ormanlarda izinsiz ağaç kesmeyip, ateş yakmamalıyız.

-Fabrikaların zehirli atıkları ve kanalizasyon suları akarsulara, göllere ve denizlere akıtılmamalıdır.

-Çöpleri rastgele çevreye, akarsulara, göllere ve denizlere atmamalıyız.

-Kaliteli yakıtlar kullanmalıyız.

-Çevre sorunlarının çözümü için sivil toplum kuruluşlarına yardımcı olmalıyız.

-Çevre sorunlarının önlenmesi için devletin çeşitli zorunluluklar getirmesi gerekmektedir.

-Çevre bakanlığı daha aktif bir şekilde çalışmalıdır.

-Yerel yönetimler çevre sorunlarına daha fazla ilgi göstermelidir.

2. Doğal Afetler ve Korunma Yolları

Doğal afetler, insanları olumsuz etkileyen doğal olaylardır. Büyük oranda can ve mal kaybına neden olurlar. İnsanlara ve ülkelere büyük zarar verirler. Doğal afetlerin kontrol altına alınıp durdurulması da mümkün değildir. Bazı doğal afetleri şöyle sıralayabiliriz;

a. Depremler

Yer kabuğunda meydana gelen ani sarsıntılara deprem denir. Yeryüzünün belirli yerlerinde sıklıkla görülür. Buralara deprem kuşakları denir.

Bunların en önemlisi Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı’dır. Bu kuşak Saros körfezinden başlayarak Marmara denizinin kuzeyinden İzmit körfezi ve Karadeniz Bölgesi’ndeki sıradağların arasındaki çukurluklardan Van gölünün kuzeyine kadar ulaşır.


Ülkemizdeki deprem alanlarının dağılışı

Deprem öncesi alınması gereken önlemler;

-Deprem kuşağına yerleşim yeri kurulmamalıdır.

-Zemini sağlam olmayan yerlere yerleşilmemelidir.

-Binalar yüksek katlı olmamalı ve inşaat tekniklerine uygun yapılmalıdır.

-Halka deprem konusunda eğitim verilmelidir.

Deprem sırasında yapılması gerekenler;

-Soğukkanlı davranılmalıdır.

-Balkon ve pencereden atlanmamalıdır.

-Elektrik sigortası ve hava gazı vanası kapatılmalıdır.

-Bina içinde sağlam eşyaların yanında çömelmiş durumda bulunulmalıdır.

-Sarsıntı biter bitmez binadan çıkılmalıdır.

Ülkemizin büyük bir kısmı deprem tehlikesi altında olduğu için depreme karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız. Kısacası depremle yaşamayı öğrenmeliyiz.

b. Erozyon

Sel suları ve rüzgârlar tarafından aşındırılarak taşınan toprakların barajlara, göllere ve denizlere biriktirilmesine erozyon denir.

Yurdumuz yarı kurak bir iklime sahip olduğu için önemli bir kısmı bitki örtüsünden yoksundur. Aynı zamanda yurdumuz çok engebeli bir araziye sahiptir.

Bunlardan dolayı ülkemizde çok şiddetli erozyon meydana gelmektedir. Sağanak yağışlar, orman ve otlakların tahribi ile arazilerin yanlış kullanımı da erozyonu artıran faktörlerdendir.

Erozyon sonucunda toprağın en verimli olan kısmı taşındığı için tarım alanlarında azalma meydana gelir. Taşınan toprağın bir kısmı baraj göllerine dolarak barajların kullanım sürelerinin kısalmasına neden olur.

Toprak erozyonu ülkemiz için çok önemli bir sorundur. Çünkü tahrip edilen toprakta bitkiler yetişmeyecektir. Bu yüzden topraklarımızda tarım yapmak zorlaşacaktır. Bu durumda ülkeler açlık tehlikesi ile karşı karşıya kalabilirler.

Erozyonla mücadele için özel bir kuruluş olan TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) kurulmuştur. TEMA erozyon konusunda eğitici çalışmalar yaparak, erozyonu önlemek için faaliyetlerde bulunur.

Erozyonu önlemek için;

-Orman alanları korunmalı

-Boş araziler ağaçlandırılmalı

-Meralar korunmalı

-Eğimli yamaçlar taraçalandırılmalı

-Tarlalardaki anız örtüsü yakılmamalıdır.

Kısacası erozyonu önlemek için bitki örtüsü korunmalıdır.

c. Toprak kayması

Yamaçlarda bulunan toprağın, kütle halinde kayarak aşağı doğru inmesi olayına toprak kayması denir. Toprak kaymasına heyelân da denir. Bazen toprakla birlikte altındaki kayanın bir bölümü de yer değiştirir.

Toprak kaymasının nedenleri;

-Yer şekillerinin fazla eğimli olması

-Yağışlar ve eriyen kar sularının toprağı kaygan hale getirmesi

-Özellikle killi toprakların yağış sularını emerek kayganlaşması

-İnsanların yol yapımı ve inşaat çalışması gibi faaliyetleri de toprak kaymasına neden olabilir.


Ülkemizde görülen heyelânların mevsimlere dağılış oranları

Ülkemizde toprak kaymaları en fazla ilkbahar mevsiminde görülmektedir. Bunun en önemli nedeni kar erimeleridir. Toprak kayması en fazla Karadeniz Bölgesi’nde meydana gelmektedir. Özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde heyelânlar çok fazla olmaktadır.

Toprak kayması sonucunda göller de oluşur. Vadi boyunca akan bir akarsuyun önü toprak kayması ile kapanarak göller oluşabilir. Trabzon’daki Sera ve Erzurum’daki Tortum gölleri buna örnek olarak verilebilir.

d. Sel baskınları ve önleme çalışmaları

Sel, sağanak yağış ve hızlı kar erimeleri sonucu çok miktarda suyun akışa geçmesi ile meydana gelir. Sel, önüne gelen taşları, toprakları, bitkileri sökerek taşımaktadır. Sel, ülkemizde çok görülen bir doğal afettir. Her yöremizde sel felaketleri meydana gelebilir. Fakat en fazla Doğu Karadeniz Bölümü’nde görülür. En fazla ilkbahar mevsiminde sel meydana gelir. Bu mevsimde artan yağmurlar selleri oluşturur. Yaz aylarında görülen sellerin nedeni sağanak yağışlardır. Ülkemizde sellerin başlıca oluş nedenleri;

-Sağanak yağışlar ve hızlı kar erimeleri

-Arazinin bitki örtüsünden yoksun olmasıdır.

Sel baskınları verimli tarım topraklarını taşır. Tarım alanlarındaki ürünlere zarar verir. Ev, yol ve köprülere zarar verir. Seller sonucunda ulaşım ve haberleşmede aksamalar olur. Sellerin zararlarından korunmak için,

-Akarsu yataklarına yerleşilmemelidir.

-Akarsu yataklarının kenarlarına taşkınları önlemek için setler yapılmalıdır.

e. Çığ

Çığ, büyük kar yığınlarının yamaç boyunca hareket etmesidir. Yüksek dağlık alanlardaki dik yamaçlarda bulunan karların değişik seslerle harekete geçmesi sonucu oluşur. Çığ, ülkemizde en fazla Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülür. Bunun nedeni kar yağışlarının fazla olmasıdır.

f. Yangınlar

Yangınların bir kısmı yerleşim yerlerinde meydana gelir. Bunlara insanlar neden olmaktadır. Fakat özellikle orman yangınları büyük doğal afetler arasında gösterilebilir. Orman yangınları en fazla yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülür. Orman yangınları doğal çevreye zarar verdiği gibi ülke ekonomisine de büyük zarar verir. Orman yangınları; erozyon, sel, heyelân ve kuraklığa neden olur. Orman yangınlarına karşı alınacak önlemleri şu şekilde sıralayabiliriz;

-Ormanlarda yapılan pikniklerde ateş yakılmamalı, sigara izmariti atılmamalıdır.

-Orman içinde yollar açılmalıdır.

-Orman içinde haberleşme ve yangın söndürme sistemi kurulmalıdır.

Etiketler:kuraklıktan korunma yolları kuraklık nasıl önlenir kuraklığı nasıl önleyebiliriz kuraklık korunma yolları kuraklığı nasıl önleriz kuraklıktan korunmanın yolları kuraklığı nasıl önlenir kuraklik nasil önlenir kurakliktan korunma yolları kuraklıktan korunma yöntemleri kuraklık nedir nasıl önlenir kuraklık ve korunma yolları kurakliktan korunma yollari kuraklık nedir korunma yolları kuraklik dan korunma yollari kuraklıktan korunmanın önemi kuraklknasıl önlenir kuraklıktan korunma yolları listesi kuraklıknasıl korunmalıyız kuraklık tan korunma yolları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir