Madde Döngüleri Vikipedi

Sponsorlu Bağlantılar
bakteriler bitki elmas gelen kalan karb kul ya Madde Döngüleri Vikipedi Madde Döngüleri Biyoloji biyoloji döngüler madde döngüleri vikipedi madde d..

Madde Döngüsü Nedir?

MADDE DÖNGÜSÜ NEDİR?

Yaşama birliklerinde ve onun büyütülmüşü olan tabiatta canlılı-
ğın aksamadan devam edebilmesi için bazı önemli maddelerin kul-
lanılan kadar da üretilmesi gerekmektedir.Doğada ekolojik önemi
olan bu maddeler canlılar ve çevreleri arasında alınıp verilir.Bu maddeler güneş enerjisi yardımıyla belirli yörüngeleri izleyerek do-
laşımlarını tamamlarlar.Maddelerin ekosistemdeki bu dolaşımına
madde döngüsü denir.Tüm maddeler döngü yoluyla sürekli olarak
canlılar tarafından yeniden kullanılır.
Canlılar için gerekli olup,devredilmesi gereken maddelerin en önemlileri;oksijen,su,azot,karbon,fosfor ve kükürttür. Bu madde döngülerindeki en önemli rolü saprofitler ve kemosentetik bakteriler üstlenmektedir. Çünkü bunlar doğada her an toprağa düşen organik artıkları ve cesetleri ayrıştırarak inorganik maddelere dönüştürürler.Daha sonra bu yollarla serbest kalan inorganik maddeler yeniden fotosentez ve kemosentez yoluyla kullanılır hale getirilir.Fotosentez ve kemosentez olaylarıyla tekrar inorganik maddeler organik maddelere dönüştürülür. Bu organik artıklar yaprak,odun,kaya parçaları ve hayvan leşleri olabilir.
Doğada hiçbir zaman madde kaybı söz konusu değildir.

KARBON DÖNGÜSÜ

Canlı yapısının en önemli elementlerinden birisi karbondur.Bütün organik bileşiklerin temel yapı elemanıdır.Bunun için canlı organiz-
malar karbonlu bileşikleri kullanmak zorundadırlar.
Karbon doğada hem mineral biçiminde (kömür,elmas,gaz halinde ya da suda çözünmüş durumda karbondioksit olarak) hem de orga-
nik biçimde (canlı varlıklarca oluşturulan moleküllerde) bulunur. Yeşil bitkiler güneşten gelen ışık ve doğadan absorbe ettikleri su ve karbondioksit molekülleri ile organik maddeleri sentezlerler.Bazı bakteriler ise besini kemosentez yoluyla üretirler.Bitki ve bazı bak-
terilerin sentezlediği organik maddeler arasında karbonhidrat önemli bir yer tutar.Karbonhidratları ve türevlerini,saprofit bakteriler absorbe ederek ve hayvanlar besin olarak tüketerek solunumda kullanmaları sonucu atmosfere serbest karbondioksit bırakırlar.

Gerek hayvanların gerekse mikroorganizmaların ölümleri sonucunda, toprakta ayrışmaya başlayan vücut yapıları, metan bakterileri tarafından ayrıştırılarak CO ‘ ye dönüştürülür ve atmosfere serbest olarak bırakılır.Şemada görüldüğü gibi CO , ışık ve su varlığında tekrar bitkiler tarafından fotosentez reaksiyonlarında kullanılır.
Bunun dışında bitki ve hayvan ölüleri, toprağın çok derinlerinde, yüksek basınç ve sıcaklık etkisi altında petrol ve kömür gibi yapılara dönüşebilirler.Petrol ve kömür, insanlar tarafından enerji ihtiyaçları için kullanılırken yine açığa karbondioksit (CO ) ve karbonmonoksit (CO) gazları çıkar.
AZOT DÖNGÜSÜ

Tek hücreli olsun çok hücreli olsun doğadaki tüm canlılar, yapılarına aldıkları besin maddeleri ile amino asit ve bu amino asitlerden de protein sentez ederler.Protein sentezi için gereken ana elementler ise karbondan sonra azottur.Azot gerek proteinlerin gerekse DNA ‘ nın moleküler yapısı için gerekli olan çok önemli bir elementtir.Canlılar bunun için azotu kullanmak zorundadırlar.

Atmosferde %78 gibi yüksek bir oranda azot vardır.Fakat çoğu canlı atmosferdeki serbest azotu doğrudan kullanamaz.Azotun önce bakteriler,su yosunları ve bazı likenler tarafından başka elementler-le birleştirilerek nitratlara dönüştürülmesi gerekir.
Havadaki azot gazı,topraktaki azot tutucu bakteriler tarafından nitratlara dönüştürülür.Bitkiler büyümeleri için gerekli azotu sağlamak için nitratları soğururlar.Hayvanlar bu bitkilerle beslenirler.Bakteri ve mantarlar,ölü bitki ve hayvanları toprağa amonyum bileşikleri yayarak çürütürler.Nitrat tutan bakteriler bu amonyum bileşiklerini, daha sonra bitkilerde kullanmak için nitrata dönüşen,nitrite dönüştürürler.Nitrat bozan bakteriler azot bileşiklerinin yeniden azot gazına dönüşmesini sağlarlar (denitrifikasyon).
Atmosfere serbest bırakılan azot, diğer mikroorganizmalar yada mantar, yosun vb. gibi canlılar tarafından absorbe edilerek protein sentezinde kullanılırlar.Bitkilerin kendileri de azotu kullanıp protein sentezlediği gibi, hayvanlar tarafından tüketilerek sindirildikten sonra yapılarındaki azotla yine protein sentezi gerçekleştirilir.
Ayrıca yıldırım ve şimşek gibi gibi doğa olayları toprağa azot bağlanmasında etki ederler.

SU DÖNGÜSÜ

Su, bazı doğal kuvvetler ve hava hareketleriyle atmosfer ile yer yüzündeki karalar ve sular arasında sistemli bir şekilde hareket etmektedir.Buna su döngüsü veya hidrolojik dolaşım denir.
Güneş enerjisinin ısıtmasıyla ,çeşitli kaynaklardan atmosfere çıkan su buharı;yağmur,kar,dolu gibi yağış biçimleriyle yeniden yer yüzüne döner.Bu suyun bir miktarı yer altı sularına karışırken,daha büyük bir kısmı,göl ve deniz gibi kaynaklarda birikir.Su döngüsü de,
öteki tüm döngüler gibi süreklidir.Bitkiler de terleme ile su döngü-
süne katılır.
Yer yüzündeki bütün sular,su döngüsüne katılmaktadır.Yani,de-
nizlerden buharlaşan su,yağış olarak yer yüzüne dönmekte,bir kısmı yüzeysel sularda birikip ,bir kısmı da yer altı sularına karışmaktadır. Yer altı sularının son toplanma yeri ise deniz ve okyanuslardır.Burada toplanan sular,su döngüsüne devam eder(uzun su devri).Deniz ve okyanuslardan buharlaşan suyun karalara geçmeden tekrar yağmur,kar,dolu, biçiminde deniz ve okyanuslara geçmesine kısa su devri denir.
Buharlaşma ve terleme yoluyla yükselen su,bulutlarda yoğunla-
şır.Bunun sonunda da yağış oluşur.Yağış olarak geri dönen suyun bir kısmı yüzey sularında (göl ve denizlerde) depo edilir.Diğer kısmı yer altı sularına karışır.Toprağa giren su , yer altı suyu olarak tekrar denizlere akar.Bu şekilde su döngüsü tamamlanmış olur.

OKSİJEN DÖNGÜSÜ

Oksijen,değişik biçimlere dönüşerek doğada sürekli bir döngü içerisindedir.Havada gaz,suda ise çözünmüş olarak bulunan oksi-
jen,serbest halde azottan sonra en çok bulunan elementtir.Hayvan-
ların ve basit yapılı bitkilerin,solunum yoluyla aldıkları oksijen hidrojenle birleşince su oluşur.Bu su, daha sonra dışarıya atılarak
doğaya verilir.Ortamdaki karbondioksit,algler ve yeşil bitkiler tarafından fotosentez yoluyla karbonhidratlara dönüştürülür,yan ürün olarak da oksijen açığa çıkar.
Dünyadaki sular,biyosferin başlıca oksijen kaynağıdır.Oksijenin
yaklaşık %90’ ının bu sularda yaşayan alglerce karşılandığı tespit edilmiştir.Diğer döngülerde de bazı aşamalarda oksijenin yer aldığı bilinmektedir.
Atmosferdeki oksijen oranı sabittir.Çünkü solunum durmayan bir
olaydır ve bütün canlılar tarafından gerçekleştirilmektedir.

FOSFOR DÖNGÜSÜ

Fosfor da, canlılar için gerekli temel maddelerdendir.Hücrelerde nükleik asitlerin enerji aktarımlarını sağlayan adenozin trifosfat (ATP) maddesinde,hücre zarının yapısında,ayrıca kemik ve dişlerin yapısında bulunur.
Fosfor diğer elementler gibi doğada bileşikler halinde bulunur.
Fakat bu bileşikler suda kolay çözünmezler.Fosfor bileşikleri özel-
likle kemik,diş,kabuk gibi hayvansal atıklarda ve doğal kayaçlarda bulunurlar.Bu bileşikler suda çözünmedikleri için diğer bazı bileşiklerle reaksiyona girerler.Bu bileşiklerin başında nitrat ve sülfirik asit yer alır.Suda kolay kolay çözünmeyen fosfatlı bu bileşikler bu yolla çözülürler ve oluşan bu fosfat tuzları bitkiler tarafından absorbe edilebilirler.Bitkilerin hayvanlar tarafından besin olarak tüketilmesiyle fosfor dolaylı yoldan hayvanlara geçmiş olur.Fosfat,organizma artıkları ile toprağa geçer ya da çözülmeyen bileşikler şeklinde diş,kemik ve kabukların yapısına katılırlar.
Fosfat, kuş ve balıkların kemiklerinde de bulunduğu için, bu hayvanların ölmesi halinde fosilleri kayaçlara gömülebilir.Fosfat bileşiklerini ihtiva eden bu kayaçlar, yeryüzü hareketleriyle parçalanmaya uğrayarak tekrar doğaya karışabilir.Bunun yanında volkanik faaliyetlerle magma tabaasından yeryüzüne ilave olarak fosfat kazandırılabilir.Yine bazı tür bakteriler ortamda bulunan fosfatlı bileşikleri kemosentez reaksiyonlarıyla işleyerek çözünebilen fosfat tuzları (CaHPO ve CaSO gibi) haline getirebilirler.


Fosfor döngüsünün temelini,fosforun karalardan denizlere veya denizlerden karalara taşınması oluşturur.Fosfatlı kayalardaki fosforun bir kısmı,erozyon yoluyla suda çözünmüş hale gelir.Bu inorganik fosfat ,bitkilerce,suda çözünmüş ortofosfat biçiminde alınır,organik fosfatlara çevrilir.Beslenme zinciriyle otobur ve etobur hayvanlara aktarılır.Bitki artıkları,hayvan ölüleri ve salgılarındaki organik fosfatlar,ayrıştırıcı mikroorganizmalar yardımıyla inorganik duruma çevrilir.Böylece yeniden bitkilerce alınmaya hazırdır.Jeolojik hareketlerden başka,fosforun denizlerden karalara dönüşü,balıkçılık ve balık yiyen deniz kuşlarının dışkıları yoluyla olur.

KÜKÜRT DÖNGÜSÜ

Kükürt,toprakta ve proteinlerin yapısında bol miktarda bulunur.

Fakat bitkiler kükürdü sülfatlara çevrildikten sonra kullanabilirler.
Kükürt içeren proteinler,önce topraktaki çeşitli organizmalar aracılığıyla kendilerini oluşturan aminoasitlere parçalanır,ardından aminoasitlerdeki kükürt başka bir dizi toprak mikroorganizması yardımıyla hidrojen sülfüre dönüşür.Hidrojen sülfür oksijenli ortamda,kükürt bakterileri aracılığıyla önce kükürde sonra sülfata çevrilir;sülfatlar da başka bakteriler tarafından yeniden hidrojen sülfüre dönüşür.Eğer bitki veya hayvan ölürse,yapılarındaki proteinin parçalanmasıyla kükürt H S şeklinde açığa çıkar.H S kükürt bakterileri tarafından önce S O ‘ye daha sonra da S O iyonuna dönüştürülür.

SO iyonları,bazen doğada serbest olarak reaksiyona girerek sülfatlı bileşikleri de verebilirler.Organizmalar tarafından alındığı takdirde kükürt içeren iki aminoasit olan Sistein ve Metionin’nin yapısına katılırlar.

MADDE DÖNGÜLERİNİN YARARLARI

Tüm canlılar dünyanın yüzeyinde ya da yüzeye çok yakın ince bir toprak katmanında yaşarlar ve güneş enerjisinin dışındaki gerekse-nimlerini bu katmanın içerdiği kaynaklardan karşılarlar.Eğer yaşa-mın sürmesi için gerekli olan su,oksijen ve diğer maddeler sadece bir kez kullanılmış olsaydı hepsi şimdiye kadar tükenmiş olurdu.

Doğanın tüm işlevlerinin çevrimler halinde düzenlenmiş olması bu işlevlerin sonsuza dek yinelenmesini sağlamaktadır.Hava,su,toprak,
bitkiler ve hayvanlar arasında sürekli bir alışveriş olması yeryüzü-
nün tüm zenginliklerinin tekrar tekrar kullanılabilmesine ve böylelikle yaşamın sürmesine olanak verir.

Su Döngüsü :

Dünya üzerinde su döngüsü olmasaydı canlıların yaşama olanak-
ları ortadan kalkardı.Örneğin;dünya üzerine ortalama olarak yılda 1000 mm yağış düşmektedir.Eğer su döngüsü olmasaydı bu miktar sadece 24 mm olacaktı.Çünkü havada buhar halinde tutulan su ancak 24 mm yağış verebilecek miktardadır.Bu nedenle ancak su döngüsüyle bir su damlacığının buharlaşması ve yağış halinde yer yüzüne düşmesi olayı yılda 40-42 kez tekrarlanarak yıllık ortalama 1000 mm yağış meydana getirebilmektedir.

Karbon ve Oksijen Döngüsü :
Bir dönümlük şeker kamışı her yıl atmosfer tabakasından 20 ton kadar karbondioksit kullanılır.Bitki ve hayvan enerji elde etmek için organik maddeleri yıkar.Karbondioksit ve suya kadar parçalanır. Hücre solunumu denen bu olay sonucunda oluşan karbondioksit tekrar atmosfer tabakasına verilir. Bu örneğin tersine bir şekilde olsaydı yani karbon devri gerçekleşmeseydi oluşabilecek en önemli

olumsuz sonuç atmosferdeki oksijen ve karbondioksit dengesinin bozulması olurdu. Oksijen miktarı kısa bir süre içerisinde tükenirdi. Çünkü canlıların tükettiği oksijen,bitkiler tarafından sağlanama- yacaktı.Yine buna bağlı olarak atmosferdeki karbondioksit gazı fazlalığından canlıların sonu gelirdi.

Azot Döngüsü:

Tüm canlıların büyümek için gerekli olan proteinleri üretebilmek üzere azota(nitrojen) gereksinimleri vardır.Azot oldukça karmaşık bir yoldan sağlanır.Soluduğumuz havanın yaklaşık olarak % 78 ini oluşturmasına karşın canlılar tarafından gaz biçimiyle kullanılamayan azotun önce nitritlere daha sonra da nitratlara dönüşmesi gereklidir.Eğer azot döngüsü tamamlanmasıydı;nitrit, nitrat ve azot üretilemez birbirlerine çevrilemezdi.Dolayısı ile azot içeren bitkiler olmazdı buna bağlı olarak da protein sentezlenemezdi ve canlılar protein ihtiyacını karşılayamazlardı.

Kükürt Döngüsü:

Kükürt de azot,karbon ve diğer elementler gibi yaşam için gerekli olan elementler arasındadır.Bitkiler kükürdü SO şeklinde topraktan absorbe ederek H S ‘e çevirirler.Daha sonra kükürdü de proteinlerin yapıtaşı olan aminoasitlerin sentezinde kullanırlar.Eğer kükürt döngüsü olmasaydı canlılar için gerekli olan protein sentezlene- meyecekti.Canlılar yaşamları için gerekli proteinlerden yeteri kadar alamayınca hızla ölmeye başlayacaklardı.

Fosfor Döngüsü:

Fosfat canlıların diş,kemik ve kabuk kısımlarında bulunması gereken bir maddedir ve bu ancak fosfor döngüsü sayesinde çeşitli aşamalardan geçerek; kayaçlardan,deniz kabukları ve kayıp kalıntılardan elde edilir.Eğer fosfor döngüsü gerçekleşmeseydi ya da sözünü ettiğimiz aşamalarda kullanılan P bağlayan bakteriler olmasaydı hayvan ve bitki artıklarındaki protein ve diğer bileşiklerin ayrışması mümkün olmayacaktı.Bu nedenle artıklar sonsuza kadar hiç bozunmaya uğramayacaktı ve doğada sürekli bir madde kaybı meydana gelecekti.

Azot Ve Karbon Döngüsü

AZOT VE KARBON DÖNGÜSÜ

1-AZOT DÖNGÜSÜ

AZOT NEDİR?

Görünüşte canlı maddenin görünüşüne ortalama %5 gibi çok küçük bir oranda katılmasına karşılık azot, canlı madde açısından son derece önemlidir. Atmosfer ve okyanuslarla birlikte yer kabuğu var olan azotun ancak %0,03’ ünü taşır. Geri kalanıysa yaşamın temel taşları olan protein moleküllerinde bulunur.

AZOT DÖNGÜSÜ

Azot döngüsü terimi azot elementinin biyokimyasal dolaşımını belirtmek için kullanılır. Azot kimyasal tepkimeye girme etkisi düşük bir elementtir. Bu yüzden çok az canlı organizma tarafından değerlendirilebilir yada “bağlanabilir”.

Mavi – Yeşil su yosunları ile bazı bakteri türlerinin içeren söz konusu organizmalarda amonyağa (NH3) dönüşen azot, aminositlerin, proteinlerin, nükleer asitlerin ve azot içeren öbür bileşenlerin yapımında kullanılır.

Azotu değerlendiren bakterilerden Rhizobium bakterileri bezelye, fasulye gibi baklagillerin ve yoncaların köküne yerleşirler. Azot, fırtınalı havalarda yıldırımın etkisiyle yükseltgenir ve oluşan azot oksit (NO) ile azot dioksit (NO2) yağmur suyunda çözündükten sonra toprağa karışarak nitratlar oluştururlar.

Bütün bitkiler topraktaki amonyağı alarak, bunlardan gerekli azotlu bileşiklerin bir bölümü yaprak, tohum ve meyvelerin dökülmesiyle yok olup gider; ama çoğu;bitki ölünceye kadar içinde kalır. Hayvanlarsa doğrudan yada dolaylı olarak bitkilerden aldıkları azotlu bileşikleri değerlendirip, fazlasını dışkı yada sidikle atarlar.

Atılan artıkların ve bütün ölü organizmaların amonyağı nitratlara dönüştüren bakteriler tarafından ayrıştırılmasından sonra, nitratlar toprağa döner. Sulu topraklarda yaşayan bazı bakteriler, nitratları parçalayarak, solunum için gerekli oksijeni alırlarken, açığa çıkan azotun atmosfere karışmasıyla döngü tamamlanır.

Modern tarım yöntemlerinde toprağa eklenen ve büyük bölümü toprağa karışan nitratlı gübreler, doğadaki bu dengeyi bozmaktadır.

AZOT KİMYASI NE DEMEKTİR?

Havada oksijen 1/5 oranına karşılık 4/5 oranında bulunan azot, kimyasal açıdan yansız bir gazdır. Bu yansızlık nedeniyle, tepkimeye girme gücü vardır. Ama sıcaklık 400 C’a yada daha yukarı yükseldiğin- de, çeşitli tepkimelere girer. Sözgelimi, hidrojenle birleşerek kesin kokusuyla tanınan amonyağı verir. Bu tepkime, kimya sanayisinde çok önemlidir. Ayrıca, elektrik kıvılcımları etkisi altında oksijenle birleşebilir ve azotmonoksiti (2NO) verir. Özellikle şimşekler, azotmonoksit oluşumuna yol açar.

Azot molekülleri daha küçük taneciklerden, yani atomlardan oluşur. Her azot molekülünde iki azot vardır ve bu atomlar birbirine çok sıkı bağlıdır. Bu nedenle, azot molekülü N2’yle gösterilir: burada N bir azot atomunu belirtir. Azotu tepkimeye sokmak için, önce iki N atomu arasındaki çekimi zayıflatmak ge- rekir; bu da, bağın güçlü oluşu nedeniyle çok zordur.

Ama azot bir kez tepkimeye girince, artık başka atomlar ona bağlanabilir. Böylece, har amonyak molekülü, üç hidrojen atomuna karşılık bir azot atomu taşır: formülü NH3 tür.

Amonyak molekülünde azot atomu, artık güçlü biçimde bağlı değildir ve hidrojen atomlarıyla, daha kolayca gerçekleşen yeni tepkime- lere girebilir. Azotun canlı maddede çok etkin biçimde rol oynadığı dönüşümler de bunlara benzer.

2-KARBON DÖNGÜSÜ (ASTRONOMİ)

Ana dizi yıldızlarının, hidrojeni helyuma dönüştürerek çekirdeklerindeki nükleer enerjiyi sağlayan iki temel nükleer tepkime sürecinden biri. Güneşinde aralarında bulunduğu küçük kütleli ana dizi yıldızlarıda, proton-proton tepkimesi ağır basar. Karbon döngüsü (yada karbon-azot-oksijen döngüsü), büyük kütleli ana dizi yıldızlarının başlıca enerji kaynağıdır ve aşağıdaki tepkimelerden oluşur.

12C + 1H 13N + gama ışınları
13N 13C + pozitron + nötrino
13C + 1H 14N + gama ışınları
14N + 1H 15O + gama ışınları
15O 15N + pozitron + nötrino
15N + 1H 12C + 4He + gama ışınları

bu tepkimeler dizisinde ne karbon ne de azot tüketilir; ama ikisinden hiç değilse birinin varlığı zorunludur. Nükleer tepkimelerin dördünde, bir karbon yada azot çekirdeği, bir protonla birleşerek yeni bir çekirdek oluşturur.

Öbür iki tepkime, radyoaktif çekirdeklerin bozunmasından oluşur. Bu radyoaktif bozulmalar, hem pozitronların, hem de nötrinoların salınmasına yol açar. Birer “antielektron” olan pozitronlar, çabucak el- ektronları bulur ve karşılıklı bir birini yok etmeleri, gama ışınlarının salınmasını sağlar.

Başka parçacıklarla çok az tepkimeye giren nötrinolar, nükleer tepkimelerin enerjisinin bir bölümü- nü kullanarak yıldızdan kaçarlar.

Karbon döngüsünün net sonucu, dört proton ve iki elektronun bir helyum çekirdeğine dönüşmesi, burada da iki nötrinonun ve gama ışınlarının salgılanmasıdır.

Karbon çevrimiyle salınan ışıma uzaya yayılan enerjiyi yeniler. Bu enerji yenilemesi, yakıt kaynağı var olduğu sürece yıldızın enerji dengesinin korumasına olanak verir.
Yıldızın çekirdeğindeki hidrojen tükendiği zaman, karbon döngüsü tepkimeleri otomatikman zayıflar ve yıldız ölür + enerji veremez.

3 – AZOT VE KARBON DÖNGÜSÜ(atmosfer)

Doku yapımında ve enerji yapımında kullanılmak için bütün canlılara karbon sağlayan biyolojik ve kimyasal süreçler toplamını belirten terim.

Temelde bütün canlı hücreler, farklı kimyasal bileşimler halinde karbon, hidrojen, oksijen ve azotun oluşturduğu proteinlerden oluşurlar; her canlı organizma, kendi kalıtımsal şifresine uygun olarak bu elementleri bir araya getirir.

Bunun için organizma karbon çevresinde oluşmuş özel bileşikler halinde bu elementlere gereksinme duyar. Söz konusu özel bileşikleri yalnızca yeşil bitkiler ışılbireşim yoluyla üretir. Fotosentez süresinde klorofil, katalizör görevi yaparak ışık biçimindeki güneş enerjisin yakalar ve kullanır.

Her biri bir karbon ve iki oksijen atomundan oluşan altı karbondioksit molekülü her biri iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşan altı su molekülüyle bileşerek bir glikoz molekülü oluşturur.

Glikoz molekülü, 6 karbon, 12 hidrojen ve 6 oksijen atomundan oluşur. Ayrıca her birinde iki oksijen atomu bulunan 6 oksijen molekülü daha oluşur ve bitki, kendi yaşam süreçleri için enerjiye gereksinme duymadığı sürece bu oksijen molekülleri atmosfere yayılır.

Bitkinin enerjiye gereksinim duyma koşulundaysa oksijen, 1 glikoz molekülüne 6 oksijen molekülü oranında hemen glikozla bileşerek yükseltgenen glikoz molekülüne karşılık 6 karbon ioksit ve 6 su molekülü açığa çıkar. Böylece karbon döngüsü tamamlanmış olur.

Yukarıda anlatılan süreç, 6CO2 + 6H2O = C6H12 O6 + 6O2 formülüyle tanımlanır. Buradaki iki yönlü ok sürecin yada döngünün tersinebilir olduğunu gösterir.

Çevrimin tamamlanması için gereken süre değişebilir. Hemen enerjiye gereksinmesi olmayan bitkilerde kimyasal süreçler çeşitli süreçlerde sürer.

Bitkiler şeker moleküllerinin çoğunu

Etiketler:biyoloji döngüler madde döngüleri vikipedi madde döngüleri biyoloji madde döngülerini araştır biyolojik döngüler lise 1 biyoloji madde döngüleri madde döngüsü vikipedi for döngü nedir biyolojide döngüler azot döngüsü olmasa ne olurdu
Maddecilik: Maddecilik, özdekçilik veya materyalizm, her şeyin maddeden oluştuğunu ve bilinç de dahil olmak üzere bütün görüngülerin maddi etkileşimler sonucu oluştuğunu öne süren, a priori olan hiç bir metafiziksel kavram kabul etmeyen felsefi kuramıdır.
Maddenin hâlleri: Maddenin hâli bir maddenin faz durmunu tanımlar. Şu anda 16 tane madde hâli tanımlanır; bunlardan üçü katı, sıvı ve gaz olarak adlandırılan klasik hallerdir.
Madden NFL: Madden NFL EA Tiburon tarafından EA Sports için geliştirilen video oyunları serisidir. Oyun adını efsanevi futbol koçu John Madden'dan almıştır.
Madde bağımlılığı: Madde bağımlılığı alkol, sigara ve uyuşturucu maddeleri kullanma sonucunda vücutta bu maddeleri kullanmaya karşı oluşan ihtiyaçdır.
Vikipedi:Vikipedist: Vikipedi'de yeni sayfa oluşturarak veya değişiklik yaparak katkıda bulunan herkes Vikipedist olarak adlandırılır.
Vikipedi. Sanal Ansiklopedi: Vikipedi. Sanal Ansiklopedi (), Vikipedi'nin varoluş tarihine, güncel durumuna ve mevcut sorunlarını ele alan Azerice kitap.
Vikipedi:Vikipedikolik: Vikipedikolik veya Vikikolik, Vikipedi bağımlılığı olan kişi. Devamlı açık olan internet tarayıcısında "Son değişiklikler"'i (hafif formunda İzleme listesini) sık sık kontrol etmeyle karakterizedir.
Vikipedi:Vikipedi Türkçe Bunalım Tarihçesi: Canı sıkılan, bunalan, sıcaklardan pestile dönen, sataşacak yer arayan, bahane arayan, takla atan, iş arayan, aş arayan, eşine kızan, patronuna kızan, etnik derdi olan, insanlığı ile problemi olan, polemik yapan, polemik yapmak isteyen, miyavlamak isteyen, koşmak isteyen, haykırmak isteyen bu sayfada yaz boyunca serbest olarak ve kişisel hakaret yapmadan ve bulunmadan istediği ciddi ya da geyik bulduğunu yazsın ve rahatlasın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir