Marmara Bölgesinde Yetişen Ürünler

anadolu bilecik edirne ege ekim elde gemlik ilk ipek kiraz marmara mudanya nde otu patates sebze tad trakya verici zeytin Marmara Bölgesinde Yetişen Ürünler Marmara Bölgesinde Yetişen Ürünler Vikipedi marmara bölgesinde yetişen tarım ürünleri marmara ..

Marmara Bölgesinde Yetişen Tarım Ürünleri

Marmara Bölgesinde Yetişen Tarım Ürünleri

Buğday : Trakya’da Ergene Bölümü’nde yoğun olarak yetiştirilir. Bölge üretimde İç Anadolu’dan sonar 2. sırada yer alır.

Ayçiçeği : Tohumlarından yağ elde etmek için yetiştirilir. Türkiye üretiminin % 80 ini bu bölge karşılar. Ergene ve Güney Marmara Bölümleri’nde ekimi yoğunlaşır.

Şekerpancarı : Trakya Güney Marmara ve Adapazarı ovalarında ekim yapılır.

Tütün : Bölge Türkiye üretiminde 3. sırayı alır. Bursa Balıkesir Adapazarı’nda ekimi yoğunlaşır.

Mısır : Bölge üretimde Karadeniz’den sonra 2. sırayı alır. Adapazarı ve Bursa önemli ekim alanlarıdır.

Pirinç : Meriç ovalarında ekimi yoğunlaşır. Edirne bölge üretiminde ilk sırayı alır.

Şerbetçi otu : Bira sanayinde tad ve koku verici olarak kullanılır. Bilecik Yöresi’nde ekimi yapılır.

Zeytin : Güney Marmara Bölümü’nde Gemlik ve Mudanya Yöresi’nde üretimi yoğunlaşır. Bölge üretimde Ege’den sonar 2. sırayı alır. İri kalitede sofralık zeytin yetiştirilir.

Dut : Bölgede ipek böceği yetiştiriciliğine bağlı olarak dutçuluk önem taşır. Bursa Balıkesir Bilecik Yöresi’nde yoğun olarak yetiştirilir.

Meyve : Bursa Yöresi’nde yoğun olarak yetiştirilir. Şeftali kiraz çilek kestane ve üzüm başlıcalarıdır.

Sebze : Bursa ve Adapazarı ovalarında yoğun olarak yetiştirilir. Domates patates sarımsak soğan patlıcan kabak biber başlıcalarıdır.

Trakya bölgesi olarak verim ortalaması buğdayda yaklaşık 350 kg/da ayçiçeğinde 160 kg/da çeltikte 500 kg/da civarındadır. Sözkonusu bu ürünlerden dekardan alınan ortalama verim Türkiye ortalamasından yaklaşık %40 daha yüksektir. Gerçekten de stratejik öneme sahip bu ürünlerde ayçiçeğinde Trakya Türkiye üretiminin %60-70ini çeltikte %45-50sini ve buğdayda %15ni karşılamaktadır. Trakya daki tarım alanları Türkiye tarımsal üretiminde diğer tarlabağ-bahçe bitkileri üretimi yanında özelikle ayçiçeği çeltik ve buğday üretiminde çok önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle Trakyanın çok verimli olan tarım alanlarının verimliliğinin korunması artan ülke nüfüsumuzun yeterli beslenmesi ve refah içerisinde yaşaması yanında gelecek kuşaklar için de hayati öneme sahiptir.
Trakyanın yüzölçümü 2.376.400 hadır. Sözkonusu bu alanın yaklaşık 1.258.392 hektarında (%53) günümüzde tarım yapılmaktadır. İstanbul ve Çanakkale illerinin Trakya daki kapladıkları alan hariç Edirne Kırklareli ve Tekirdağda I. II. ve III. sınıf verimlilik yeteneğindeki tarımsal arazi varlığı 1.405.694 hadır. Bunun yanında çok dikkatli bir şekilde toprak işlemesi ve yalnız özenle seçilen bitkilerin tarımını mümkün kılan IV. üncü kullanım yetenek sınıfındaki topraklarla birlikte toplam tarım topraklarının alanı 1.547.272 hektardır. Bölgede toprak erozyonu sığlığı taşlılık drenaj çoraklık ve yaşlılık gibi toprakların verimliliğini hızla azaltan faktörler dikkate alındığında tarım alanlarının %85.8inde koruma ve ıslah çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Trakya gerek tarımsal üretim potansiyeli ve gerekse tarımı yapılan buğday ayçiçeği çeltik şekerpancarı gibi ürünlerin verimliliği açısından Türkiye ortalamasının çok üzerinde olmasına rağmen yinede çok önemli sorunları vardır. Sözkonusu bu bölgenin topraklarının verimliliğinin korunması yanında bazı tarım alanlarının da ıslahı gerekmektedir. Bunun içinde arazileri doğal nitelik ve yeteneklerine uygun olarak kullanmak ve tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını ciddi bir şekilde denetim erozyonla mücadele sulama ve drenaj çalışmaları gerekli yerlerde ıslah çalışmaları polikültür ekim nöbeti sistemlerine geçme azaltılmış toprak işlemesi gerekli yerlerde uygun toprak işleme teknikleri ile mekanizasyonun düzenlenmesi gübreleme programlarının uygulanmasıdağınık parçalı arazi varlığının oluştuğu bölgelerde arazi toplulaştırmasına gidilmesi olanaklarının araştırılması ve modern tarım tekniklerinin uygulanması gerekmektedir.

2. Trakyadaki Arazilerin Tarımsal Uygunluk Açısından Sınıflandırılması:

Bilim adamları tarımsal arazileri kullanma yeteneklerine ve verimliliklerine göre sınıflara ayırmışlardır. Sözkonusu bu değerlendirmeye göre sekiz tane arazi kullanma yetenek sınıfı vardır. Bu sınıflardan özellikle ilk dördü tarım arazileri olarak işlemeye uygun arazi kriterlerine sahiptir. Birden dörde doğru sınıf sayısı değiştikçe arazilerin tarım açısından uygunluğu azalır ekilecek bitki çeşidi sorun olur ve özenle koruma uygulamalarında bulunmak gerekir. Beşinçi sınıf araziler özellikle çayır alanları olarak değerlendirebileceğimiz çoğu zaman drenaj ve taban suyu yüksekliği sorunu olan yerlerdir. Altıncı ve yedinci arazi kullanım yetenek sınıfındaki araziler ise oldukça dik veya sarp eğim şiddetli derecede erozyon sığ profil taşlılık yaşlılık veya çoraklık gibi sorunlara sahiptir. Tarla tarımı yapılmasına uygun olmayan bu arazilerin mera orman yaban hayatı için yerleşim amaçlı olarak kullanılması daha uygundur. Sekizinci sınıf özellikle dağlık araziler de rekreasyon alanı ve yaban hayatı için yaşama ortamı olarak kullanılmaya uygundur.
Trakyada Grumosol kahverengi orman kireçsiz kahverengi orman Alüviyal Rendzina Halomorfik Alüviyal büyük toprak grubları bulunmaktadır.
Tarım toprakları olarak değerlendirilmesi gereken I. II. III. ve IVüncü sınıf araziler kullanım yetenekleri açısından Trakyanın üç ilinde dağılım oranları;
- Tekirdağ :% 89.6
- Kırklareli : % 68.4
- Edirne : % 85.6
Ortalama : % 81.2
Oysa sözkonusu bu verimli ilk dört sınıf toprak oranı Türkiye ortalaması olarak ancak %34 tür. Özenle korunması gereken I. II. ve III.üncü sınıf tarım arazilerinin ise kullanma yeteneklerine göre Trakyanın üç ilinde dağılımı;
- Tekirdağ : % 81.2
- Kıklareli : % 62.5
- Edirne : % 78.2
Ortalama : % 74.0
Çizelge 1 den de görülebileceği gibi bu üç ilimizdeki toplam arazinin 3/4ü tarıma çok uygun I. II. ve III. üncü sınıf arazilerden oluşmaktadır. Bu oran Türkiye genelinde %24.8 ve ülke toplam arazi varlığının yaklaşık 1/4 ünü oluşturmaktadır. Eğer ülke düzeyinde Trakya yı değerlendirecek olursak tarıma uygun arazilerin oranı Türkiye ortalamasının yaklaşık üç katıdır. Buda gösteriyorki Trakyada tarıma gerekli önem verilmeli ve arazilerin kullanım yetenek sınıflamasına dikkat edilmelidir.

Çizelge 1: Edirne Kırklareli ve Tekirdağ İllerinde Arazilerin Kullanım Alanları.
(Not: Çizelge çıkmadığından burada verilememiştir ilginenlere istenirse e-mail ile gönderilecektir.)

3. Trakya da Arazilerin Verimliliğini Etkileyen Bazı Faktörler:

Trakya da arazilerin verimliliğini etkileyen faktörler su erozyonu yaşlılık çoraklılık taşlılık ve toprak derinliğinin çok sığ olmasıdır. Tarım topraklarının yok olmasında verimsizleşmesinde ve çölleşmesinde en önemli faktörlerden birisi hiç şüphesiz su ve rüzgar erozyonudur. Erozyon kelime anlamı ile toprak aşınması anlamına gelir. Toprak su bitki örtüsü arasında çok hassas bir etkileşim ve dolayısı ile bir denge vardır. Özellikle var olan bitki örtüsünün herhangi bir nedenle ağır zarara uğraması ve tekrar bitki örtüsünün oluşturulması konusunda bir gayret gösterilmemesi sonucu arazilerin çıplak kalan toprak tabakası her tür erozyona açık duruma gelmektedir. Dolayısı ile bitki örtüsü bilinçsizce tahrip edilmiş alanlarda verimli üst toprak tabakası su ve rüzgar erozyonu ile taşınır geriye verimsiz alt ana kaya veya katmanlar kalır. Özellikle bu gibi ağır erozyona uğramış bölgelerin tekrar tarıma uygun hale getirilmesi çok masraf gerektirmektedir.
Çizelge 2 den de görülebileceği gibi erozyon Edirne Kırklareli ve Tekirdağ illerimizde geniş bir alanda farklı aşınma derecelerinde olmak üzere 1.889.454 ha alanda (%99.2) görülmektedir. Hafif erozyona uğrayan toplam alan 906.797 ha olup yayılma oranı %47.6dır. Orta derecede erozyona uğrayan toplam alan 644.150 hadır (%33.8). Hafif ve orta derecede erozyona uğrayan toplam alan oranı %81.4 tür. Bu sözkonusu alanların tümüne yakınında tarla tarımı yapılmaktadır. Bu alanlarda düzeç eğrilerine paralel sürüm tekniklerinin uygulanmasına; toprağın fiziksel koşullarını iyileştiren agregasyonu bozmayan mekanizasyon sistemlerinin toprağın tipine göre ayrı ayrı planlanmasına ve anızların yakılmamasına özen gösterilmelidir.
Şiddetli erozyona uğrayan toplam tarım alanı bu üç ilimizde 315.041 ha dır. Bu alanın 197.581 ha ı Kırklarelinde 60.154 ha ı Edirne ilinde ve 57.306 ha ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır.
Trakya da ikinci önemli sorun toprakların yetersiz profil derinliğne sahip olmasıdır. Bu nedenle birçok tarım arazisinde toprak derinliği sığ veya çok sığdır. Yaklaşık bu üç ilimizde 423.721 ha alanda bu sorun vardır. Bu alanların 257.232 ha ı Kırklarelinde 99.389 ha ı Edirne ilinde ve 67.100 ha ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır.
Trakya da üçünçü önemli sorun toprakların taşlı olmasıdır. Yaklaşık bu üç ilimizde 115.950 ha alanda bu sorun vardır. Bu alanların 61.615 ha ı Kırklarelinde26.294 haı Edirne ilinde ve 28.041 ha ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır.
Trakya da dördüncü önemli sorun toprakların çoraklaşmasıdır. Yaklaşık bu üç ilimizde 33.438 ha alanda bu sorun vardır. Bu alanların 312 ha ı Kırklarelinde32.742 ha ı Edirne ilinde ve 384 haı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır. Görüldüğü gibi özellikle Edirne ilimizde çorak alan miktarı dikkati çekecek kadar çoktur. Özellikle sulu tarımın yaygınlaşması ile bu sorunun artma olasılığı vardır.
Trakya da beşinci önemli sorun bazı toprakların yaşlı olmasıdır. Yaklaşık bu üç ilimizde 22.483 ha alanda bu sorun vardır. Bu alanların 6.164 ha ı Kırklarelinde 11.853 ha ı Edirne ilinde ve 4.468 ha ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır. Görüldüğü gibi özellikle Edirne ilimizde yaşlı toprak alanı diğer üç ile göre daha fazladır.

Çizelge 2: Edirne Kırklareli ve Tekirdağ İllerindeki Tarım Alanlarında Görülen Bazı Sorunlar (ha).
(Not: Çizelge çıkmadığından burada verilememiştir ilginenlere istenirse e-mail ile gönderilecektir.)

4. Tarım Topraklarında Görülen Sorunların Çözümü Konusunda Öneriler:

- Kullanma yetenek sınıflarına göre elde edilen ayrıntılı toprak haritalarından faydalanarak arazi kullanım planlarının sulama ve drenaj planlarınınamenajman planlarının arazi toplulaştırma çalışmalarının ve sonuçta tarımsal üretim planlamasının yapılması sağlanmalıdır. Arazi kullanım planlamasının diğer bir faydası da bölgede olması gereken bitki tür ve çeşidinin seçimi ve bulunduğu ekolojide izlenecek toprak mekanizasyonu toprak-su korumagübreleme sulama gibi amanajman uygulamalarının açıklığa kavuşturulması gerekir. Bunun sonucunda da tarımsal yayım hizmetleri de bu haritalar ve planlar yardımıyla bilimsel veri tabanına dayanılarak sunulabilir.
- Tarım topraklarından faydalanırken verimlilik yeteneği sınıflamasına dikkat edilmelidir. Özellikle sanayi toprak sanayi açık maden işletmeciliği kentleşme ve turizm gibi yerleşim yerleri VI. VII. ve VIII. sınıf arazilerde olması teşvik edilebilir.
- Su erozyonu nedeniyle verimli toprak katmanlarının kaybı çiftçilerimize tesviye eğrilerine paralel sürüm veya eğime dik sürüm tekniklerinin demonstrasyonlarla gösterip yararları benimsetilerek azaltılabilir.
- Anızların yakılması önlenerek sap ve samanın toprağa tekrar toprak işleme ile dönerek organik madde oluşumu sağlanabilir.
- Buğday-ayçiçeği ekim nöbetine baklagilller ve yem bitkilerinin de özellikle erozyona açık tarım alanlarında girmesi pilot bölge uygulamaları ile olabilir.
- Özellikle meyilli arazilerde erozyondan korunma kontur tampon ve tarla bitki şeritleri ile yapılabilir.
- Erozyona karşı çok hassas özellikle meyil oranı yüksek yerlerin toprağı her mevsim bitki örtülü olarak tutulabilir.
- Sulamanın yaygınlaştığı bölgemizde çoraklık sorunu da gelecekte büyük önem arzedecektir. Bu nedenle yeraltı sulama suları ile gölet suları ve akarsu kaynaklarından alınacak örneklerde periyodik olarak kalite analizi yapılmalıdır. Bu şekilde verimli sulanabilen toprakların tuzlulaşarak çoraklaşmasının önüne geçilmelidir. Tarım arazilerinde taban suyunun yüksekliği uygun drenaj kanalları açılarak önlenebilir.
- Ticaret gübreleri tarım arazilerine analiz sonucuna göre verilmelidir. Azotlu gübreleri bir defa yerine ikiye veya üçe bölerek uygulamak suretiyle azotun yıkanarak su kaynaklarını kirletmesinin önüne geçilebilir.
- Ahır gübreleri uygun bir bakım ile olgunlaştırıldıktan sonra tarlaya serilip hemen toprağa karıştırılabilir.
- Üreticiciler kendilerinin sahip olduğu toprak tipine ve arazi yapısına göre uygun toprak işleme aletlerini kullanmalıdırlar. Toprağın yapısına uyan ve toprağın fiziksel koşullarını iyileştiren teknik ve uyumlu aletlere önem verilmelidir. Yörede makinalaşma sonucunda tarlalarda pulluk tabanı oluşmakta ve 3-5 yılda bir sıkışan toprak katının altından olmak üzere çizel dip kazan aletleri ile toprağın en kuru olduğu yaz döneminde dip patlatma yapılarak topraklar daha verimli hale getirilebilir.
- Bazı çok eğimli sahalarda azaltılmış toprak işlemesi tekniklerinin uygulamasına geçilebilir.
- Özellikle kumlu yapıdaki kireçsiz kahverengi orman toprakları asidik karakterdedir. Bu gibi topraklarda çiftçilerimiz tarım kireci uygulamasına giderek tarlalarının verimliliğini koruyabilir.
- Gerek şiddetli yağışlar ve gerekse şiddetli rüzgarlar tarafından oluşturulan erozyonun nedenleri ve zararları konusunda ülke insanımızın basın ve yayın yoluyla eğitimi üzerinde ilkokuldan başlamak üzere durulabilir.
- Kepir veya karakepir olarak nitelenen Vertisol (Grumosol) Trakyanın %30nu kaplamaktadır. Bu gibi topraklar kil minerallerini çok fazla içerdiğinden arzu edilmeyen koşullar oluşmaktadır. Bu topraklar geç tava gelmekte ve iyi tohum yatağı koşullarını da çok çabuk kaybetmektedir. Özellikle Yaz mevsiminde bu topraklarda kuraklık sonucu oluşan büyük çatlaklar ekili alanlardaki bitki köklerine önemli zararlar verebilmektedir. Bu gibi topraklar organik maddece bitki artıkları yanmış gübre yeşil gübre kullanılarak zenginleştirilerek daha az sorunlu hale getirilmelidir. Toprak işleme konusunda şu Ata sözü akıldan çıkarılmamalıdır; SÜRME TARLAYI ÇAMURA DÖNER SONRA DEMİRE. Bu konuda daha geniş teknik bilgi Ziraat Fakültelerinden Tarımsal Araştırma Enstitüleri ile Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinden alınabilir.

Tarim Ürünleri

TARIM ÜRÜNLERİ

BUĞDAY

İlk yetişme döneminde (ilkbaharda) yağış ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde kuraklık gerekir.Bu özelliğinden dolayı Karadeniz kıyılarında tarımı yapılamaz. Ayrıca düşük sıcaklılardan dolayıDoğu Anadolu Bölgesinin yüksek yerlerinde tarımı yapılamaz. Bunların dışında bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir.
Buğday üretimi iklimdeki karasızlıktan dolayı bazı yıllar artarken, bazı yıllar düşer. Üretimin en fazla olduğu bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir. İl olarak en fazla Konya,Ankara ve Adana’dır.

ARPA
Soğuğa ve sıcağa dayanıklıdır. Bundan dolayı buğdayın yetişebildiği her yerde yetişir. Ayrıca düşük sıcaklıktan dolayı buğdayın yetişemediği Doğu Anadolu’nun yüksek yerlerinde de tarımı yapılabilir. Üretim en fazla İç Anadolu Bölgesinde gerçekleşir.

MISIR

Yetişme döneminde bol su ister. Bundan dolayı yurdumuzda sulama imkanı olan bütün her yerde tarımı yapılabilir. Yağ elde edilmeye başlandıktan sonra tarımı Akdeniz Bölgesinde hızla gelişmiştir. Bugün mısır üretimimizin yarısına yakını Akdeniz Bölgesinden elde edilir (Adana çevresi başta gelir). Üretimde 2. bölge Karadeniz Bölgesidir (Buğdayın yerine tarımı yapılmaktadır.) Bölge halkının temel besin maddesi olduğundan ticarette değeri yoktur.

ÇELTİK (PİRİNÇ)

Çeltik ilk çimlenme döneminde bol su ister. Hasat döneminde kuraklık gerekir. Yurdumuzun sıcaklık şartları çeltik tarımına elverişlidir. Fakat su sorunu vardır. Bu sebeple tarımı akarsu kenarlarında gelişmiştir. Çeltik tarım alanlarında sivrisinek çok geliştiğinden ekim alanları devletin kontrolündedir (yerleşim birimleri çevresinde tarımına müsaade edilmemektedir.

Üretimde en büyük paya sahip bölgemiz Marmara Bölgesidir. Başta Edirne ilimiz gelmektedir. Ayrıca Balıkesir , Çanakkale ve Bursa çevrelerinde de tarımı yapılır.
Üretimde ikinci bölge Karadeniz Bölgesidir. Başta Samsun olmak üzere, Çorum, Sinop, Kastamonu çevresinde tarımı gelişmiştir.
Akdeniz bölgesinde Silifke ve Amik ovaları önemli çeltik ekim alanıdır.
Üretimimiz yeterli olmadığından ithal etmekteyiz.
ÇAVDAR
Serin yayla iklimi ister. Yem sanayisinde kullanılır. En fazla tarımı İç Anadolu Bölgesinde gelişmiştir.

BAKLAGİLLER
NOHUT
İlk yetişme döneminde yağış ister. Hasat döneminde kuraklık gerekir. Yurdumuz iklim şartları genelde nohut tarımına elverişlidir. En fazla tarımı İç Anadolu Bölgesinde yapılmaktadır. Bu bölgemizi Akdeniz ve Ege Bölgeleri takip etmektedir.

MERCİMEK
Kuraklığa dayanıklı olduğu için en fazla tarımı G. Doğu Anadolu Bölgesinde gelişmiştir. Mercimek üretimimizin yarıdan fazlası bu bölgeden karşılanır (kırmızı mercimek). Üretimde ikinci bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir(yeşil mercimek).

FASULYE
Yurdumuzda sulama imkanı olan her yerde tarımı yapılabilir. Üretimde en büyük paya sahip bölgemiz İç Anadoludur.

SANAYİ BİTKİLERİ
TÜTÜN

Kıraç arazilerde yetişebilir. İlk yetişme döneminde su ister. Daha sonra mutlaka kuraklık olmalı. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Ancak kaliteli tütün yetiştirilmesi amacıyla ekim alanları devlet tarafından sınırlandırılmıştır.

Üretimde 1. Ege Bölgesidir ( Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli ve Uşak çevresi).
2. G.Doğu Anadolu Bölgesi 3.Karadeniz Bölgesidir.
ŞEKER PANCARI
Yurdumuzda tarımı 1925 yılında Uşak’ta başlamıştır (ilk fabrika Uşak’ta 1926 yılında kuruldu). Bugün fabrikaların kurulduğu her yerde tarımı yapılmaktadır. Belirli iklim ve toprak isteği yoktur. Sulama imkanı olan her yerde tarımı yapılabilir. Üretimde 1. İç Anadolu Bölgesidir.

**Ş.pancarı tarladan söküldükten sonra kısa bir süre sonra işlenmesi gerektiğinden tarımı fabrikalar çevresinde yapılır. Ayrıca pancar küspesi hayvan yemi olarak kullanıldığı için buralarda besi hayvancılığı da gelişmiştir.
***Kıyı bölgelerimizde tarımı yapılmaz. Sebebi buralarda daha fazla gelir getiren ürünlere öncelik verilmesidir.
PAMUK

Alüvyal toprakları sever. Ayrıca yüksek sıcaklığa ihtiyaç duyar. Yetişme döneminde bol su, hasat döneminde kuraklık gerekir. Üretimde 1.Güneydoğu Anadolu Bölgesir(En fazla Ş.Urfa Çevresi). Gap ile birlikte tarımı hızla gelişmektedir. 2.Ege Bölgesi (kıyıdaki bütün çöküntü ovalarında), 3.Akdeniz Bölgesi (başta Adana olmak üzere Hatay, İçel, Antalya Çevresi), Ayrıca Marmara Bölgesinde Balıkesir, Bursa ve Çanakkale çevresi ile Doğu Anadolu Bölgesinde etrafı dağlarla çevrili çukur alanlarda tarımı yapılır(Elazığ ve Iğdır çevresi).

ÇAY

Tropikal iklim bitkisidir. Bol ve düzenli yağış ister. Bulutlu gün sayısı fazla olmalıdır. Kışlar ılık geçmelidir. Yurdumuzda en iyi yetişme şartlarını Doğu Karadeniz Bölümünde bulmuştur. Bugün Rize başta olmak üzere Ordu’dan Gürcistan sınırına kadar olan kıyı kesimde tarımı yapılmaktadır. Yurdumuzda çay tarımı Cumhuriyetin ilanından sonra başlamıştır (1924). Çay tarımının tamamı Karadeniz bölgesindedir.
HAŞHAŞ
Doğu Karadeniz kıyıları hariç bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Ancak uyuşturucu elde edildiği için üretimi devlet kontrolündedir. Bugün başta Afyon olmak üzere Kütahya, Uşak, Denizli, Burdur, Isparta, Konya çevresinde tarımı yapılır. Gıda sanayisinde ve tıpta narkoz yapımında kullanılır. Son yıllarda tütün bitkisine altarnatif bitki olsun diye Manisa’nın kırsal kesimlerinde (Gördes, Demirci, Kula ,Selendi gibi) haşhaş tarımına müsade edilimiştir.

KETEN KENEVİR
Lifleri dokuma sanayisinde , ip ve halat yapımında kullanılır. Yurdumuz üretiminin tamamına yakını Karadeniz Bölgesinden karşılanır. Başta Kastamonu olmak üzere Samsun ,Amasya ve Çorum çevresinde tarımı yapılır. Ege Bölgesinde ise kütahya çevresinde tarımı yapılmaktadır.Kenevirden uyuşturucu elde edildiğinden üretimi devlet kontrolündedir.

YAĞ BİTKİLERİ
AYÇİÇEĞİ

İlk yetişme döneminde su , hasat döneminde kuraklık ister. Bundan dolayı Doğu Karadeniz kıyıları hariç bütün bölgelerimizde sulama ile tarımı yapılır. Üretimde 1. Marmara Bölgesi (Ergene Bölümü). 2. Karadeniz Bölgesi (Orta Karadeniz) 3. İç Anadolu Bölgesi’dir.

***Son yıllarda Akdeniz ve Ege Bölgelerinde tarımı hızla gelişme göstermektedir. Sebebi pamuk bitkisine göre daha az masraflı olmasıdır.
ZEYTİN

Akdeniz iklim bitkisidir. Ancak Akdeniz Bölgesinde tarımı fazla gelişmemiştir. Daha fazla gelir getiren ürünlere öncelik tanınmasından dolayı. Bugün üretimde 1. Ege Bölgesi (Kıyı Ege Bölümündeki ova ve kenarlarında- Manisa, Aydın, İzmir, Muğla , Denizli çevresi). 2. Marmara Bölgesi-Güney Marmara kıyıları (en kaliteli sofralık zeytin bu bölgeden Gemlik çevresinden elde edilir). 3. Akdeniz Bölgesi (Antalya çevresi en fazla).
Ayrıca Doğu Karadeniz’de Çoruh vadi oluğunda (Artvin) ve G:Doğu Anadolu Bölgesi’nde G.Antep çevresinde tarımı yapılır.
Zeytinin devirli üretim özelliğinden dolayı; üretim bir yıl fazla , bir yıl azdır.
Dünya zeytin üretiminde İtalya , İspanya ve Yunanistan’dan sonra 4. sıradayız.
SOYA FASULYESİ

Önceleri daha çok Doğu Karadeniz’de Ordu-Giresun çevresinde tarımı yapılırdı. 1982 yılından sonra yağ sanayisinde kullanılmaya başlanılınca tarımı Akdeniz Bölgesinde hızla gelişmiştir. Kısa sürede geliştiği için bölgede ikinci ürün olarak yetiştirilir. Adana başta olmak üzere İçel, Hatay çevresinde tarımı gelişmiştir. Türkiye üretiminin % 92 ‘sini Akdeniz Bölgesi karşılar.

YER FISTIĞI

Akdeniz iklim şartlarında iyi yetişmektedir. En fazla tarımı bu bölgede Adana çevresinde gelişmiştir(%91). Ayrıca G.Doğu Anadolu Bölgesinin batısında, Ege Bölgesi’nde Muğla Manisa ve Aydın çevresi, G. Marmara Bölümü’nde Balıkesir, Çanakkale çevresinde tarımı yapılır. Çerez olarak tüketildiği gibi yağ da elde edilir.

SUSAM
Sıcak iklim bitkisidir. Yurdumuzda başta G.Doğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Akdeniz ve Ege Bölgelerinde tarımı yapılır. Yağ elde edilir. Ayrıca helva yapımında kullanılır.

Akdeniz Bölgesinde Yetiştirilen Tarım Ürünleri

pamuk,yer fıstığı,turunçgiller,muz,susam,zeytin,incir,üzüm

Etiketler:marmara bölgesinde yetişen tarım ürünleri marmara bölgesinde yetişen ürünler marmara bölgesinde yetişen ürünler vikipedi marmara bölgesinde en çok yetiştirilen tarim ürünleri yüzdeleri marmara bölgesinde yetişen tarım ürünleri ve marmara bölgesinde yetişen tarım ürünlerinin önem sırası marmara bölgesi bulunan madenler ve yetiştirilen ürünleri marmara bölgesinin tarım faliyeti hakkında bilgi vikipedi marmara bölgesinde yetişen zeytin grafiği marmara bölgesinde yetişen önem sırasına göre tarım ürünleri marmara bölgesinde yetişen ürünlerin önem sırası marmara bölgesinde yetişen ürünlerin türkiye üretimindeki yüzde payı marmara bölgesinin tarım faaliyetinin fiziki haritasının resmi marmara bölgesinde yetişen tarım ürünlerinin önem sırası-vikipedi marmara bölgesinde bulunan madenler ve yetiştirilen ürünler marmara bölgesinde yetişen ürünlerin yüzdeleri marmarada üretilen buğday miktarı marmara bölesinde çıkarılan madenler ve tarım ürünleri marmara bölgesinde yetiştirilen sebzeler 7 bölgelerinde yetiştirilen genel tarim ürünlerini yaziniz
Marmara iklimi: Marmara iklimi, Marmara Bölgesi'nin kuzey Ege'yi de içine alacak şekilde güney kesiminde görülür. Genel olarak Balıkesir, Bursa, Çanakkale,Kocaeli, İstanbul, Tekirdağ (kısmen) ve Yalova şehirlerinde etkilidir.
Marmara Bölgesi: Marmara Bölgesi, Türkiye'nin coğrafi bir bölgesi.
Marmara Üniversitesi: Marmara Üniversitesi, uzun zamana dayanan mazisi, 2.800 civarında öğretim elemanı ve 65.000'i geçen öğrenci sayısıyla, İstanbul’da yer alan Türkiye’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarından biridir.
Marmara Denizi: Marmara Denizi, Karadeniz'i Ege Denizi ve Akdeniz'e bağlayan bir iç denizdir. Karadeniz'e İstanbul Boğazı, Ege Denizi'ne Çanakkale Boğazı ile bağlanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir