Metal Müzik Nedir Vikipedi

alice cooper black sabbath blind guardian blue cheer doom metal golden earring gothic metal iron butterfly jimi hendrix experience judas priest lamb of god melodic death metal metal death metal speed speed metal steppenwolf stratovarius therion vanilla fudge vincent fournier Metal Müzik Nedir Vikipedi Metal Müziği Nedir metal müzik nedir metal müzik nedir vikipedi metal..

Metal Müzik Nedir?

Metal, rock müziğin daha sert ve agresif olan türüdür.

Distorsiyon (Distortion) gitarlar, brutal ve çığlık vokaller (scream), hızlı ritimler içerir.Bunun yanısıra içerisinde bir çok türe ayrılan metal müzik, bu tarzın dinleyicileri için her tür soundu içinde barındırır. Bilinen en ünlü metal grupları içerisinde Black Sabbath, At Vance, Stratovarius, Therion, Destruction, Iron Maiden, Helloween, Judas Priest, Manowar, Megadeth, Metallica, Annihilator, Blind Guardian, Death, In Flames, Lamb Of God, Pantera, Slayer, Children of Bodom ve AC/DC gibi gruplar örnek gösterilebilir. Thrash Metal / Speed Metal, Death Metal, Black Metal, Gothic Metal, Doom Metal, Heavy Metal, Melodic Death Metal, Dark Metal, Oriental Metal gibi bölümlere ayrılır.

Metal Müzik Tarihi Heavy Metal ne zaman başladı? Buna yanıt vermek oldukça zor. Bu konuda isim yapmış Rock yazarlarının çoğu ilk Heavy Metal eserleri olarak Kinks grubunun “You Really Got Me” ve Who’nun “My Generation” şarkılarını gösterirler. 1964′e denk düşen bu parçaları Modern Heavy Metal parçaları ile karşılaştırıldığında aralarında çok büyük fark olduğu görülmektedir. Müzik yaşantısını hala sürdüren Alice Cooper (Gerçek adıyla Vincent Fournier), lise yıllarında kurduğu grubu The Spiders ile ilk gerçek Heavy Metal sanatçısı ünvanını tartışmasız bir şekilde alır. Gerçi Cooper’ın da günümüzdeki anlamıyla Metal yapmaya başlaması 1971 tarihli klasiği “Love It To Death” ile olur.

1966 yılı ile birlikte sözsel ve enstrümental sertliğini yavaş yavaş artıran Rock, kökleri olan Rock n’Roll ve Blues’dan biraz daha uç noktalara kaymış ve “Hard Rock” tabiri ilk defa kullanılmaya başlanmıştır. 1965 – 1970 yılları arasında müziklerine Hard Rock denilebilecek gruplar da doğmaya başlamıştır. Golden Earring, Cream, Jimi Hendrix Experience, Led Zeppelin, Vanilla Fudge, Iron Butterfly, Steppenwolf, Blue Cheer, MC5, Deep Purple, Grand Funk Railroad, Free, Uriah Heep, Mountain, Humble Pie, Bloodrock, Black Widow, Cactus ve Black Sabbath bu türün öncüleri arasındadır. Heavy Metal terimi ise ilk kez Steppenwolf’un ünlü parçası “Born To Be Wild”da, motosiklet gürültüsünü tanımlayan “heavy metal thunder” tamlamasında kullanılmıştır.

Cream ve Jimi Hendrix Experience, Heavy Metal’e ticari anlamda hayat veren ilk gruplardır. “Sunshine Of Your Love” ve “White Room”daki sert Eric Clapton gitarları ile Cream, yıllar sonra kurulacak metal gruplarını derinden etkilemiştir. Bir diğer efsanevi grup ise Heavy Metal’in en büyük efsanesi Jimi Hendrix’in taşkın gitarını temel alan Jimi Hendrix Experience’dır. “İnsanlar salamura gibi üstüste yığılmışlardı. Onları harekete geçirmek için gürültülü müzik yapmaya karar verdim” diyen Hendrix bir bakıma Heavy Metal’in de temel mesajını vermektedir. Iron Butterfly da 19 dakikalık unutulmaz klasiği “Inna Gadda da Vida” ile daha sonraları bu tarz müziğin önemli unsurları olacak davul ve gitar sololarına ilk örnekleri vermiştir.

ABD’de Bad Company ve UFO gibi gruplar patlama öncesi Heavy Metal’in temelini oluştururlarken, asıl patlamayı gerçekleştirecek gruplar İngiltere’de kurulma aşamasındadır. Deep Purple klasik müziğe de yakın tarzda ilk albümlerini yayınlarken, daha depresif söylemiyle Led Zeppelin Hard Rock ile Heavy Metal arasındaki ince çizgide durmaktadır. Ama bir grup vardır ki patlamanın tek başına ateşleyicisi olacaktır: Black Sabbath. 70′lerin başında Hard Rock / Heavy Metal tarzı müziğin kralları sayabileceğimiz bu üç İngiliz grubuna kısaca değinmekte fayda var.

Deep Purple, Rock dünyasında o ana kadar görülmemiş kompozisyonlar ve cesaret isteyen enstrümental teknikler getirmiştir. Bunda iyi bir klasik müzik dinleyicisi olan Jon Lord ile gerçek bir gitar ustası olan Ritchie Blackmore’un payı büyüktür; tabii bir de muhteşem sesiyle Ian Gillan’ın. Progressive Rock örnekleri sayabileceğimiz ilk üç albümünün ardından bir de Londra Senfoni Orkestrası ile klasik müzik konseri veren ve bunu albüme döken grup, biraz da Blackmore ve gruba yeni giren Gillan’ın baskıları ile daha sert müziğe döner ve muhteşem “In Rock” 1970′te yayınlanır. Bunu izleyen “Fireball” ve “Machine Head” gruba Hard Rock krallığını getirecektir. “In Rock”tan muhteşem “Child In Time” ve “Machine Head”den unutulmaz “Smoke On The Water” gruba tartışılmaz bir konum kazandırmıştır. “Fireball”, “Highway Star” ve daha sonraki eserlerinden “Burn” gibi enerjik parçaların yanında “Lazy”, “Mistreated” gibi depresif parçalar ile adlarını Rock tarihine yazdırmışlardır.

Led Zeppelin’in müziği Purple’ınki ile karşılaştırıldığında biraz daha serttir. Onda klasik müzik havası veren tuşlu çalgılar ve teknik isteyen ama sonu belli bir tarzdaki gitar soloları yoktur. Zeppelin’in gitar soloları daha uçuktur ve beklenmedik yönlere gider. Davul daha vurucudur, asla arka planda kalmaz. Sözler daha sert ve daha tabu konularla ilgilidir. Önceleri, Eric Clapton ve Jeff Beck gibi efsanevi gitaristler çıkaran Yardbirds’de çalan Jimmy Page ve solist Robert Plant’in önderliğinde oluşturdukları tarz ile Heavy Metal’e satanik damgası vurulmasına yol açacak ilk gruptur Led Zeppelin. Sonrasında grubun başarı için ruhlarını şeytana sattığı, bir çok şarkı sözlerinde gizli gizli şeytanı ve satanizmi öven sözler olduğu söylenecektir. Biraz da bunun ve isimsiz ilk dört albümün yarattığı gizemle grup hatırı sayılır bir kitleyi kendine bağlamıştır.

Reggae’den folka bir çok değişik müzik tarzını Heavy Rock potasında erittikleri müzikleriyle adlarının yanına “Tüm zamanların en çok bilinen Heavy Metal grubu” ünvanını da ekleyeceklerdir. Bunda hala bile ABD radyolarında en çok istek alan parça olan “Stairway To Heaven”ın da etkisi büyüktür. Bunun yanında “Whole Lotta Love”, “Black Dog”, “Dazed And Confused”, “D’yer Mak’er” gibi klasiklerini de unutmamak gerekir. Daha geç dönem eserleri arasında da “Kashmir”, “Achille’s Last Stand” gibi uzun ve sağlam bestelerini saymak gerekir.

Grubun “rock till you drop” tarzı konserleri ise saatler süren ayinlere dönmektedir. Enerji ve adrenalin üst düzeydedir; bir de konser alanının üstünü kaplayan marihuana dumanı. Sonradan bir çok metal konserinde görmeye alışacağımız uzun gitar ve davul soloları ilk defa Zeppelin tarafından gerçekleştirilmiştir. John Bonham’ın kendini kaptırdığı konserlerde 1 saate varan davul soloları attığı anlatılır efsanelerde! Ve Black Sabbath. 30 yıl sonra dönüp bakıldığında ve günümüz şartlarına göre değerlendirildiğinde Deep Purple ve Led Zeppelin’e ancak Hard Rock grubu denilebilecekken, Black Sabbath tartışılmaz bir şekilde Heavy Metal’dir. Bu yüzden grubun Heavy Metal tarihindeki yeri eşsizdir. Yoğun, karanlık, uğursuzluk kokan müzikleri ve adeta çatırdayan gitarları ile yepyeni bir tarz getirirler Rock müziğe. Gitarist Tony Iommi ve grup arkadaşları Ozzy Osbourne, Geezer Butler ve Bill Ward, iki klasik albüm “Paranoid” ve “Master Of Reality” ile bunlarda yer alan klasikler “N.I.B.”, “Paranoid” ve “Children of the Grave” ile Heavy Metal’e yön çizerler. Metallica ve Nirvana gibi yıllar sonra kurulacak gruplar müzikal yönelimlerini, üyelerinin gençliklerinde dinledikleri Black Sabbath klasiklerinden alacaklardır. Ciddi bir şekilde bakıldığında Black Sabbath öyle bir gruptur ki saf Heavy Metal’in, yetmişlerin sonunda patlayacak Punk/Metal tarzının, seksenlerin sonu doksanların başında Seattle’da patlayacak Grunge’ın, Kuzey Avrupa ülkelerinde çıkış bulacak satanik söylemli Black Metal’in temelinde durmaktadır.

Her ne kadar Satanizm’i Heavy Metal’e Led Zeppelin’in soktuğu kesin olsa da bunu en iyi kullanan grup Black Sabbath olur. Giyimlerinden sahne düzenlemelerine, şarkı sözlerinden albüm kapaklarına kadar her konuda buram buram şeytan kokmaktadır grup. Normal olarak grubun, sıradan ebeveynler üzerinde yarattığı infial büyüktür. Yıllar yılı sürecek Heavy Metal düşmanlığının temelleri de Sabbath’in özellikle de asi solistleri Ozzy’nin kişiliğinde toplanan tepkiler ile atılır.

Yetmişlerin ortalarında, yedi yeni grup sahneye çıkar ve farklı yönlere doğru giderek bir Heavy Metal yelpazesi oluşumuna katkıda bulunurlar. Judas Priest, bu tarz müzikte çift solo gitarist kullanan ilk grup olur. Aerosmith blues’a geri dönüş ile birlikte seks ve uyuşturucuyu da getirir. Thin Lizzy coşturucu ve eğlendirici bir tarzın öncüsüdür. “Bohemian Rhapsody” gibi bir şaheserin yaratıcısı Queen ise daha seçkinci ve adına uygun bir şekilde daha asildir. Kiss, Alice Cooper’ın makyajını ve sahnesini biraz daha ileriye götürerek Glam Rock’ın temellerini atar. Blue Oyster Cult ise 60′ların basit söz ve ritmlerini Heavy Metal’e katan gruptur. AC/DC’nin getirdiği ise Heavy Metal’in temel taşlarından olacak saldırganlıktır.

Bu yıllarda ortaya çıkmış olan bir çok grup, birer Heavy Metal devi olarak yerlerini sağlama alırken, Metal dışı olarak sınıflandırabileceğimiz bazı Rock grupları da bu tarzdan etkilenerek müziklerine Heavy unsurları da katmışlardır. Bunların en önde gelenleri olarak Physicodelic Rock tarzının öncüsü Pink Floyd’du, yine Progressive Rock grupları Genesis, Jethro Tull, Yes ve King Crimson’ı sayabiliriz. Hatta Jethro Tull, 80′lerde oldukça sert parçalar da yaparak Grammy ödülleri kapsamında 1989′da ilk kez verilen Heavy Metal Grubu ödülünü de kazanacaktır. Rush ve Marillion gibi daha geç dönem Progressive grupları da Heavy Metal öğelerini sıkça kullanmışlardır. Ne yazık ki yetmişlerin sonlarıyla birlikte Klasik Heavy Metal yıllarının da sonu gelmiştir. Aerosmith, Thin Lizzy ve Black Sabbath, üyelerinin uyuşturucu sorunlarına yenik düşmüştür. Kiss, işi ticarete dökerek ruhunu kaybetmiştir. Deep Purple eleman değişiklikleriyle kendi kendini bitirirken, baterist John Bonham’ın ölümü Led Zeppelin efsanesinin de sonu olmuştur. Judas Priest ve Queen, tarihlerinin en sönük eserlerini vermişlerdir. Metal ölüm döşeğindedir. Yine de çok az sayıda grup bayrağı taşımaya devam ederler. Okul çocuğu giyimli Angus Young’un değişik gitar tarzı ve Bon Scott’ın cehennemi çığlıkları AC/DC’yi Metal’in yeni lideri konumuna getirmiştir. Bununla birlikte ilk gitar kahramanlarından Ted Nugent’in adı sıkça duyulmaya başlanmıştır. Deep Purple’dan ayrılan Ritchie Blackmore da daha özgür ve sert takıldığı yeni grubu Rainbow’da tüm zamanların en iyi Metal solistlerinden Ronnie James Dio ile çalışma şansı yakaladığı iki albüm ile efsaneleşmiştir: “Rainbow Rising” ve “Long Live Rock n’Roll”. Bu iki albüm aynı zamanda Heavy Metal dünyasının, konusunu mitolojiden alan eski efsaneler ile ilk tanışması olur. Dio, daha sonra kurduğu kendi grubunda bu epik tarza çok fazla yer verecek, 80′lerin sonuyla hayat bulacak olan Power Metal de, Dio’nun destanlardan, kutsal savaşlardan, şövalye ve kahramanlardan bahseden bu tarzını temel alacaktır.

80′lere gelindiğinde bir çok rock müzik türü icra halindeyken bir Heavy Metal patlaması yaşanır. Bence Heavy Metal müziğini anlatan en iyi sözcük “kargaşa” dır. Bütün Heavy Metal gruplarının faaliyet alanları farklıdır. Bu müzik türünün içinde komünizm, faşizm, anarşizm, devrimcilik, sadizm gibi biribirinden çok kopuk anlamları bulmak mümkündür. Heavy Metal bu çok renkliliği sayesinde bir çok alt dala ayrılmıştır. Fakat hepsinde ortak olan bir şey vardır; küfür. Kimi devlete, kimi siyahlara, kimi tabulara küfür eder ama muhakkak küfür eder.

Ama şunu unutmayalım ki metal dinleyenlerin hepsi satanist değildir.
her satanistinde metal dinlediği kesin değildir.
şuana kadar dinlediğim hiç bi metal müziktede “git satanist ol” mesajı yoktur.
fakat şu vardır ki herkes dinini seçmekte özgürdür…

Rock | Metal Müzik Türleri -4-

Gothic Metal
Goth Metal (Gothic Metal de denir) doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiş gibidir. 1990′ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar. Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip, onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal.

Aslında Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre Of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleşmiştir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic şarkısı olarak Paradise Lost’un gothic albümündeki aynı isimli “Gothic” gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost’un kendisine bile ilham kaynağı olmuştur.

Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins Of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek goth metali bambaşka boyutlara taşıdılar. Ortaçağa ait klasik öğelerin de – Gregorian İlahi koroları, kilise orgları, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik, kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. İskandinav Goth Metal olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti.
1990′ların sonlarına doğru gelirken ortaya daha yumuşak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering, Within Temptation, Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziğe elektronik sesler veya klasik rock müziğini ekleyerek daha geniş kitlelere yayılma amacı güttüler.
Genel olarak Gothic Metal‘in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmişti; din ve Tanrı, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, boşluk ve ölüm.

Dünyayı baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa’da özellikle de Norveç’te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır.

Heavy Metal
Heavy metal bazen metal müzik olarak adlandırılan müzik türü agresif ritimler ve aşırı distorsiyon gitarlarla karakterize edilir. Bu türün kökleri 1967 ve 1964 arasında bluesve rocktürünü birleştirerek,(daha çok gitar ve davul bazlı),bu türde müzik yapan grupların yarattığı Hard Rock ‘tır.Heavy Metal popülaritesini 80′lerde daha çok türün ortaya çıkmasıyla artırdı. Ticari amaçlı olmayan bu müzik türü , dünya üzerinde büyük bir dinleyici kitlesine sahiptir. Karakteristikler

Heavy Metal çoğu zaman aynı türde enstrümanlarla çalınır.Elektro-gitar’ın her zaman varolduğu bu müzik türünde , kara şarkı sözleri , agresif ritimler ve tempolar bulunur.
Enstrümanlar

Heavy Metal müzikte çoğunlukla kullanılan enstümanlar elektro-gitar , bas gitar ve davul’dur.Heavy Metal çalan grupların çoğunlukla bir solo(lead)gitaristi , bir ritim gitaristi , bir bas gitaristi ve bir bateristi ve bir vokali vardır.Heavy Metal’de klavye fazla kullanılmaz.Gitar bu türde çok büyük bir önem taşır.Distortion ve diğer efektler, sesi daha kalınlaştırmak içindir.Heavy Metal vokalleri şarkıda çok fazla değişik ses çıkarabilirler.Temiz vokallerden gurultulara ,gurultulardan çığlıklara ,çığlıklardan brutal vokallere kadar.Genellikle şarkıcının ne dediğini brutal vokallerde anlamak zordur. Sololar ve riffler Heavy Metal’in büyük bir bölümünü oluşturur.Gitaristler sweep-picking ve tapping yaparak hızlı çalarlar.

Temalar

Heavy Metal , bir sanat formu olarak ,müzikten daha da fazlası. Dinlenilebilir olmasıyla beraber görülebilir de.Albüm kapakları ve konserler bu müzik türünü anlamakta oldukça yararlı şeylerdir. Heavy Metal’in teması pop ve ticari müziklere göre oldukça ciddi ve ağırdır. Heavy Metal 50′ler 60′lar ve 70′lerdeki savaş , nükleer atışmalar , çevreye ilişkin konular , politik ve dini propoganda üzerinde yoğunlaşır.Black Sabbath‘ın “War Pigs” ve Metallica‘nın “And Justice for All” parçaları buna bir örnektir.

Heavy Metal’in Alt Türleri

Avant Garde Metal, Black Metal, Celtic Metal, Death Metal, Doom Metal, Gothic Metal, Grindcore, Hair Metal, Metalcore, New Wave Of British Heavy Metal (NWOBHM), Nu-Metal, Power Metal, Progressive Metal.

Nu-Metal
Nu-Metal (nü-metal olarak da bilinir.) 1990′lı yılların başında ortaya çıkmıştır. Alternatif Metal türünün daha da değişime uğramasıyla olmuştur. Zaman zaman Rap müzik türü ile de birleştirildiği görülmüştür.Vokaller Diğer türlere göre daha hızlı ve gene bazı türlere göre daha azdır(İstisnalar hariç).Ayriyetten Gitar hızlı ve daha punk’a yakın bir tarz’da çalınır.Bateri çok hızlı ve net bir ses vermelidir.Nu metal’de vazgeçilmezlerden biri de Turn Table’da yapılan efektlerdir.Genellikle vokalle oynamalar yapılır. Nu metal tarzı müzikler her zaman tartışma konusu olmuştur.Buna verilebilcek en iyi örnek Slipknot’tır.Kısacası Nu metal Punk gibi nerde ne yapacağı belli olmayan ama Metal kadar ağır Rap kadar da hızlı bir müziktir.

Power MetalPower Metal müziği Almanya ve İskandinavya öncülüğünde doğmuş ve yoluna devam etmiştir. Bilinen en eski power metal şarkısı Rainbow`un 1976 yılında çıkardığı “Stargazer” şarkısıdır… Power metal tam manasi ile 1980`li yılların başında Alman grubu Helloween ile başladı. Iron Maiden ve Judas Priest`ten etkilenen grup özellikle “Keeper Of The Seven Keys” albümü ile zirveye ulaştı. Power Metal aslında 1970`li yılların Rock gruplarından kalma bir mirastır. Değişen müzikalite içinde 70`li yılların Rock gruplarının müziklerine biraz daha tempo ve melodi eklenmiştir.70`li yılların gruplarının kullandıkları kişisel yaşam hikayeleri, tarihsel olaylar, sosyal yorumlar ve yaşamın gerçeklerini konu alan şarkı sözlerine ek olarak yeni gelişen power grupları şarkı sözlerinde kozmolojik veta metafiziksel konular eklenmiş . Ayrıca bilim kurgu, mitoloji ve fantezide şarkı sözlerinde yer almıştır. Özellikle Tolkien ekolünden gelen gruplar ön plana çıkmışlardır. (Blind Guardian, Iced Earth ve son zamanlarda Elvenking) Power metalde vokaller genellikle normaldir. Yani bir death metal vokali gibi değildir. Bununla beraber iyi bir power metal vokalisti olmak için gerçekten güçlü bir sese ihtiyaç vardır. Vokal oyunları yapabilecek, sözlerdeki duyguyu vokali ile verebilecek iniş ve çıkışları yapabilecek, ses eğitimli kişiler tercih edilir. Genelde konservatvuar eğitimi almış kişiler ön plandadır.Power metal grupları klasik metal grupları düzenindedir, iki gitar, bir bas gitar, bateri ve vokalden oluşur. Bazı gruplar klavye de kullanmıştır. İtalyan Rhapsody gibi gruplar ise senfonik enstrümanlar (keman, yan flüt, pan flüt, viola vb..) kullanarak müziklerini zenginleştirmiştir.
Power Metal, Heavy metalden müzik ritmi (buradaki anlatım 4/4 ve 3/4 lük müzik altyapıdır, metronom kullanılarak yapılan, üzerinde ciddi çalışma ve emek harcanan müzik altyapısı) ve tempoyu almıştır.Şarkılarda inişler ve çıkışlara çokça rastlanır. Bir power şarkısını dinlerken sözlerini anlamasanızda vokalistin ses tonundan şarkıdaki mutluluğu yada üzüntüyü, melankoliyi hemen yakalayabilirsiniz.Vokal genelde gruptaki diğer elemanların arka alan vokalleri ile beslenir, bir koro havası yaratılır. Gitar riffleri daha komplike, üzerinde çalışılmış yüksek gitar tekniğine dayanan rifflerdir.Zaman zaman akustik gitar kullanılarak daha melodik bir hava yaratılır.Bas gitar ve bateri genelde ritm enstrümanları olarak kalır ve ön plana çıkmazlar. Thrash metalin içindeki o sertliğe karşın, power metaldaki melodi; dinleyicileri iki ayrı kitleye bölmüştür. Fakat Iron Maiden ve Judas Priest`in öncülüğünü yaptığı power metalde daha sonra Amerikan kaynaklı gruplar devreye girmiştir. Attacker, Jag Panzer, Iced Earth, Liege Lord, Savatage ve Queensryche. Buna karşı olarak Avrupa`dan Helloween, Gamma Ray, Blind Guardian, Running Wild ve Grave Digger ön plana çıkmışlardır. Burada özellikle iki gruba özel paragraf açmak gerekir Blind Guardian ve Iced Earth. Tartışmasız power metal müziğin en iyi ve en ünlü gruplarıdır. Blind Guardian :1988 yılında müziğe başlayan Almanya`lı bir gruptur ve çok ciddi bir Tolkien hayranıdır. Hatta “Yüzüklerin Efendisi” serisi çekildiği zaman çok tartışılmıştı, filmin müziklerinin Blind Guardian tarafından yapılması yönünde…Grubun vokalisti Hansi “Hiçbir ücret almadan filmin müziklerini yapmak isteriz” demişlerdi ama Peter Jackson (Yönetmen) olaya biraz ticari baktığı için Enya gibi şarkıcıları seçti. Hayranlar açısından bu büyük bir hata idi ve büyük hayalkırıklığı yarattı. Grup 1998 de çıkardığı Nightfall in Middle-Earth albümünde tamamı ile Yüzüklerin Efendisini konu almış ve bütün şarkılar bu seri üzerine yazılmıştı.FRP ve Tolkien hayranları; müzik zevkiniz ne olursa olsun, eğer bu albümü dinlemediyseniz çok şey kaçırmışsınız demektir. Acil olarak albümü alın ve sözleri ile beraber albümü hazmedin.(Her ne kadar FRP ve Power Metal iç içe geçmiş iki kültür gibiysede, birbirinden haberi olmayan fanlar hala mevcut.) Iced Earth : 1991 yılında Iced Earth albümü ile müzik piyasasına dalan grup, gerek müzik teknikleri gerekse şarkı kaliteleri ile hemen diğer gruplardan sıyrılmış ve kendilerini göstermiştir . Efsanevi Melancholy şarkısını dinlememiş metal dinleyicisi hemen hemen yoktur denilebilir. Son çıkardıkları 2004 Glorious Burden albümünde Amerikan İç savaş tarihine değinen grup, Power Metal tarihinin en iyi iki grubundan birisi olmayı haketmiştir. Son senelerde değişik ülkelerden gruplar piyasaya çıkmış ve gerçekten son derece kaliteli albümler yapmıştır.Bunların en önemlileri Finlandiya`dan Sonata Arctica, Brezilya`dan Angra, italya`dan Rhapsody ve Elvenking gruplarıdır.

Metal Müziğin Tarihçesi

Heavy Metal ne zaman başladı? Buna yanıt vermek oldukça zor. Bu konuda isim yapmış Rock yazarlarının çoğu ilk Heavy Metal eserleri olarak Kinks grubunun “You Really Got Me” ve Who’nun “My Generation” şarkılarını gösterirler. 1964′e denk düşen bu parçaları Modern Heavy Metal parçaları ile karşılaştırdığımızda, nesine Metal dendiğini pek anlamasak da uzmanlar öyle diyorlarsa bir bildikleri vardır. Müzik yaşantısını hala sürdüren Alice Cooper (Gerçek adıyla Vincent Fournier), lise yıllarında kurduğu grubu The Spiders ile ilk gerçek Heavy Metal’ci ünvanını tartışmasız bir şekilde alır. Gerçi Cooper’ın da günümüzdeki anlamıyla Metal yapmaya başlaması 1971 tarihli klasiği “Love It To Death” ile olur.

1966 ile birlikte sözsel ve enstrümantel sertliğini yavaş yavaş artıran Rock, kökleri olan Rock n’Roll ve Blues’dan biraz daha uç noktalara kaymış ve “Hard Rock” tabiri ilk defa kullanılmaya başlanmıştır. 1965-1970 yılları arasında müziklerine Hard Rock denilebilecek gruplar da doğmaya başlamıştır. Golden Earring, Cream, Jimi Hendrix Experience, Led Zeppelin, Vanilla Fudge, Iron Butterfly, Steppenwolf, Blue Cheer, MC5, Deep Purple, Grand Funk Railroad, Free, Uriah Heep, Mountain, Humble Pie, Bloodrock, Black Widow, Cactus ve Black Sabbath bu türün öncüleri arasındadır. Heavy Metal terimi ise ilk kez Steppenwolf’un ünlü parçası “Born To Be Wild”da, motosiklet gürültüsünü tanımlayan “heavy metal thunder” tamlamasında kullanılmıştır.

Cream ve Jimi Hendrix Experience, Heavy Metal’e ticari anlamda hayat veren ilk gruplardır. “Sunshine Of Your Love” ve “White Room”daki sert Eric Clapton gitarları ile Cream, yıllar sonra kurulacak Metal gruplarını derinden etkilemiştir. Bir diğer efsanevi grup ise Heavy Metal’in en büyük efsanesi Jimi Hendrix’in taşkın gitarını temel alan Jimi Hendrix Experience’dır. “İnsanlar salamura gibi üstüste yığılmışlardı. Onları harekete geçirmek için gürültülü müzik yapmaya karar verdim” diyen Hendrix bir bakıma Heavy Metal’in de temel mesajını vermektedir. Iron Butterfly da 19 dakikalık unutulmaz klasiği “Inna Gadda da Vida” ile daha sonraları bu tarz müziğin önemli unsurları olacak uçup giden davul ve gitar sololarına ilk örnekleri vermiştir.

ABD’de Bad Company ve UFO gibi gruplar patlama öncesi Heavy Metal’in temelini oluştururlarken, asıl patlamayı gerçekleştirecek gruplar İngiltere’de kurulma aşamasındadır. Deep Purple klasik müziğe de yakın tarzda ilk albümlerini yayınlarken, daha depresif söylemiyle Led Zeppelin Hard Rock ile Heavy Metal arasındaki ince çizgide durmaktadır. Ama bir grup vardır ki patlamanın tek başına ateşleyicisi olacaktır: Black Sabbath. 70′lerin başında Hard Rock / Heavy Metal tarzı müziğin kralları sayabileceğimiz bu üç İngiliz grubuna kısaca değinmekte fayda var.

Deep Purple, Rock dünyasında o ana kadar görülmemiş kompozisyonlar ve cesaret isteyen enstrümantel teknikler getirmiştir. Bunda iyi bir klasik müzik dinleyicisi olan Jon Lord ile gerçek bir gitar ustası olan Ritchie Blackmore’un payı büyüktür; tabii bir de muhteşem sesiyle Ian Gillan’ın. Progressive Rock örnekleri sayabileceğimiz ilk üç albümünün ardından bir de Londra Senfoni ile klasik müzik konseri veren ve bunu albüme döken grup, biraz da Blackmore ve gruba yeni giren Gillan’ın baskıları ile daha sert müziğe döner ve muhteşem “In Rock” 1970′de yayınlanır. Bunu izleyen “Fireball” ve “Machine Head” gruba Hard Rock krallığını getirecektir. “In Rock”tan muhteşem “Child In Time” ve “Machine Head”den unutulmaz “Smoke On The Water” gruba tartışılmaz bir konum kazandırmıştır. “Fireball”, “Highway Star” ve daha sonraki eserlerinden “Burn” gibi enerjik parçaların yanında “Lazy”, “Mistreated” gibi depresif parçalar ile adlarını Rock tarihine yazdırmışlardır.

Led Zeppelin’in müziği Purple’ınki ile karşılaştırıldığında biraz daha serttir. Onda klasik müzik havası veren tuşlu çalgılar ve teknik isteyen ama sonu belli bir tarzdaki gitar soloları yoktur. Zeppelin’in gitar soloları daha uçuktur ve beklenmedik yönlere gider. Davul daha vurucudur, asla arka planda kalmaz. Sözler daha sert ve daha tabu konularla ilgilidir. Önceleri, Eric Clapton ve Jeff Beck gibi efsanevi gitaristler çıkaran Yardbirds’de çalan Jimmy Page ve solist Robert Plant’in önderliğinde oluşturdukları tarz ile Heavy Metal’e satanik damgası vurulmasına yol açacak ilk gruptur Led Zeppelin. Sonrasında grubun başarı için ruhlarını şeytana sattığı, bir çok şarkı sözlerinde gizli gizli şeytanı ve satanizmi öven sözler olduğu söylenecektir. Biraz da bunun ve isimsiz ilk dört albümün yarattığı gizemle grup hatırı sayılır bir kitleyi kendine bağlamıştır.

Reggae’den folka bir çok değişik müzik tarzını Heavy Rock potasında erittikleri müzikleriyle adlarının yanına “Tüm zamanların en çok bilinen Heavy Metal grubu” ünvanını da ekleyeceklerdir. Bunda hala bile ABD radyolarında en çok istek alan parça olan “Stairway To Heaven”ın da etkisi büyüktür. Bunun yanında “Whole Lotta Love”, “Black Dog”, “Dazed And Confused”, “D’yer Mak’er” gibi klasiklerini de unutmamak gerekir. Daha geç dönem eserleri arasında da “Kashmir”, “Achille’s Last Stand” gibi uzun ve sağlam bestelerini saymak gerekir.

Grubun “rock till you drop” tarzı konserleri ise saatler süren ayinlere dönmektedir. Enerji ve adrenalin üst düzeydedir; bir de konser alanının üstünü kaplayan marihuana dumanı. Sonradan bir çok Metal konserinde görmeye alışacağımız uzun gitar ve davul soloları ilk defa Zeppelin tarafından gerçekleştirilmiştir. John Bonham’ın kendini kaptırdığı konserlerde bir saate varan davul soloları attığı anlatılır efsanelerde! Ve Black Sabbath. 30 yıl sonra dönüp bakıldığında ve günümüz şartlarına göre değerlendirildiğinde Deep Purple ve Led Zeppelin’e ancak Hard Rock grubu denilebilecekken, Black Sabbath tartışılmaz bir şekilde Heavy Metal’dir. Bu yüzden grubun Heavy Metal tarihindeki yeri eşsizdir. Yoğun, karanlık, uğursuzluk kokan müzikleri ve adeta çatırdayan gitarları ile yepyeni bir tarz getirirler Rock’a. Gitarist Tony Iommi ve grup arkadaşları Ozzy Osbourne, Geezer Butler ve Bill Ward, iki klasik albüm “Paranoid” ve “Master Of Reality” ile bunlarda yer alan klasikler “N.I.B.”, “Paranoid” ve “Children of the Grave” ile Heavy Metal’e yön çizerler. Metallica ve Nirvana gibi yıllar sonra kurulacak gruplar müzikal yönelimlerini, üyelerinin gençliklerinde dinledikleri Black Sabbath klasiklerinden alacaklardır. Ciddi bir şekilde bakıldığında Black Sabbath öyle bir gruptur ki katıksız saf Heavy Metal’in, yetmişlerin sonunda patlayacak Punk/Metal tarzının, seksenlerin sonu doksanların başında Seattle’da patlayacak Grunge’ın, Kuzey Avrupa ülkelerinde çıkış bulacak satanik söylemli Black Metal’in temelinde durmaktadır.

Her ne kadar Satanizm’i Heavy Metal’e Led Zeppelin’in soktuğu kesin olsa da bunu en iyi kullanan grup Black Sabbath olur. Giyimlerinden sahne düzenlemelerine, şarkı sözlerinden albüm kapaklarına kadar her konuda buram buram şeytan kokmaktadır grup. Normal olarak grubun, sıradan ebeveynler üzerinde yarattığı infial büyüktür. Yıllar yılı sürecek Heavy Metal düşmanlığının temelleri de Sabbath’in özellikle de asi solistleri Ozzy’nin kişiliğinde toplanan tepkiler ile atılır.

Yetmişlerin ortalarında, yedi yeni grup sahneye çıkar ve farklı yönlere doğru giderek bir Heavy Metal yelpazesi oluşumuna katkıda bulunurlar. Judas Priest, bu tarz müzikte çift solo gitarist kullanan ilk grup olur. Aerosmith blues’a geri dönüş ile birlikte seks ve uyuşturucuyu da getirir. Thin Lizzy coşturucu ve eğlendirici bir tarzın öncüsüdür. “Bohemian Rhapsody” gibi bir şaheserin yaratıcısı Queen ise daha seçkinci ve adına uygun bir şekilde daha asildir. Kiss, Alice Cooper’ın makyajını ve sahnesini biraz daha ileriye götürerek Glam Rock’ın temellerini atar. Blue Oyster Cult ise 60′ların basit söz ve ritmlerini Heavy Metal’e katan gruptur. AC/DC’nin getirdiği ise Heavy Metal’in temel taşlarından olacak saldırganlıktır.

Bu yıllarda ortaya çıkmış olan bir çok grup, birer Heavy Metal devi olarak yerlerini sağlama alırken, Metal dışı olarak sınıflandırabileceğimiz bazı Rock grupları da bu tarzdan etkilenerek müziklerine Heavy unsurları da katmışlardır. Bunların en önde gelenleri olarak Physicodelic Rock tarzının öncüsü Pink Floyd’u, yine Progressive Rock grupları Genesis, Jethro Tull, Yes ve King Crimson’ı sayabiliriz. Hatta Jethro Tull, 80′lerde oldukça sert parçalar da yaparak Grammy ödülleri kapsamında 1989′da ilk kez verilen Heavy Metal Grubu ödülünü de kazanacaktır. Rush ve Marillion gibi daha geç dönem Progressive grupları da Heavy Metal öğelerini sıkça kullanmışlardır. Ne yazık ki yetmişlerin sonlarıyla birlikte Klasik Heavy Metal yıllarının da sonu gelmiştir. Aerosmith, Thin Lizzy ve Black Sabbath, üyelerinin uyuşturucu sorunlarına yenik düşmüştür. Kiss, işi ticarete dökerek ruhunu kaybetmiştir. Deep Purple eleman değişiklikleriyle kendi kendini bitirirken, baterist John Bonham’ın ölümü Led Zeppelin efsanesinin de sonu olmuştur. Judas Priest ve Queen, tarihlerinin en sönük eserlerini vermişlerdir. Metal ölüm döşeğindedir. Yine de çok az sayıda grup bayrağı taşımaya devam ederler. Okul çocuğu giyimli Angus Young’un değişik gitar tarzı ve Bon Scott’ın cehennemi çığlıkları AC/DC’yi Metal’in yeni lideri konumuna getirmiştir. Bununla birlikte ilk gitar kahramanlarından Ted Nugent’in adı sıkça duyulmaya başlanmıştır. Deep Purple’dan ayrılan Ritchie Blackmore da daha özgür ve sert takıldığı yeni grubu Rainbow’da tüm zamanların en iyi Metal solistlerinden Ronnie James Dio ile çalışma şansı yakaladığı iki albüm ile efsaneleşmiştir: “Rainbow Rising” ve “Long Live Rock n’Roll”. Bu iki albüm aynı zamanda Heavy Metal dünyasının, konusunu mitolojiden alan eski efsaneler ile ilk tanışması olur. Dio, daha sonra kurduğu kendi grubunda bu epik tarza çok fazla yer verecek, seksenlerin sonuyla hayat bulacak olan Power Metal de, Dio’nun destanlardan, kutsal savaşlardan, şövalye ve kahramanlardan bahseden bu tarzını temel alacaktır.

Satanizm Ve Metal Müzik


Resim 0: Ayindeki Satanistler

Satanizm kişinin kendi benliğini neredeyse ilahlaştırdığı, kendi istek ve arzularını hayatın tek amacı haline getirdiği bir felsefedir aslında. Bu felsefenin temelleri çok eskiye dayanmakla beraber günümüz satanizmin öyküsü m.s. 1700lere kadar gider. O günden bu yana gelişen bu modern düşünce akımı Anton Lavey’in ABD de ‘Church Of Satan’ Şeytan Kilisesi’ni açması ile de bir din sıfatına bürünmüş oldu.


Resim1:Şeytan Kilisesi ve Ayindeki Rahipler

Bu düşünüşe göre her şey şeytan için yapılacak olup tüm kötülükler,çirkinlikler,ahlaksızlıklar serbesttir. Ancak Anton Lavey’in önderliğini ettiği satanizm uyuşturucu gibi bir takım bağımlılık yapan maddelerin satanizm ile bağdaşmadığını vurgulamaktadır. Kendi içerisinde bir takım kuralları ve de bir de kutsal kitabı da vardır. Bu kitapta Satanizmin ana ilkeleri belirtilmiştir. Lavey’in kurmuş olduğu Şeytan Kilisesi ile de tüm dünya bu gizli düşünce akımını öğrenmiş oldu. Aslında Satanizm kendi içerisinde de bir takım mezheplerde vardır.Bunların en yaygını Lavey’in taraftarlardır.

Resim 2: Anton Szandor LaVey

Laveyin 9 öğretisi şunlardır:
1-Satanizm sana kendini sakınmayı değil, istediğini yapma özgürlüğünü sunar.
2-Satanizm sana ruhsal boş umutlar, hayaller yerine hayati varoluşu sunar.
3-Satanizm sana, iki yüzlü bir şekilde kendini aldatmak yerine, lekesiz, tertemiz akli sunar.
4-Satanizm sana, nankör kişiler için boşuna harcanan sevgi yerine, hakkedenlere incelik göstermeni sağlayacak kişili sunar.
5-Satanizm sana, sana vurana obur yanağını dönmektense, intikam alacak gücü sunar.
6-Satanizm sana, vampir olmak için vakit harcamak yerine, uğraşman gereken daha gerçek sorumlulukların olduğunu hatırlatır.
7-Satanizm sana derki: insan diğer dört ayak üstünde yürüyen hayvanlardan, bazen daha iyi sık sık daha kötüdür. Zekasal gelişimi ve ayırt edebilme yeteneğinden dolayı, insanoğlu bütün hayvanlardan daha vahşi olabilir.
8-Satanizm sana, günah diye tabir edilen her şeyin aslında fiziksel, duygusal ve zekasal birer zevkten ibaret olduğunu söyler.
9-Şeytan kilisenin su ana kadar sahip olduğu en sadık arkadaşıdır… Çünkü O, bu işi yılardır yapıyor…
ABD, Rusya, İsveç, Norveç, Finlandiya, Kanada da pek çok müridi olan bu dinsel düşüncenin temelinde Hıristiyanlığa karşı gelme de vardır. İskandinav ülkelerinde kilise yakımlarının olmasının sebebi de budur.Günümüzde bir takım Müslüman ülkelerinde de bu dinsel düşünce tarzı benimsenmeye başlamıştır.


Resim 3: Satanizm’in Başlıca Simgeleri

Türkiye’de ilk defa 1980lerde başlayan heavy metal akımı ile Satanizm akımı da ülkemize girmeye başlamıştı. O günlerde gerek rock gerekse metal müzik yapmak oldukça zordu.Çünkü bu tarzı benimseyenlere direk Satanist damgası vurulmaktaydı. Ne olduysa bunlar tam yenilmişken yıl 1999da bir genç kızın kurban edilmesi ile yeniden gündeme geldi. O günden sonrada satanistler hakkında bir çok yalan yanlış haberler ve de bilgiler ortaya atıldı. Örneğin satanistlerin insan kestiğiydi. Oysaki şeytana adak adı altında sadece kedi değil köpek,tavuk,inek,horoz vb hayvanlarda kurban edilmektedir. Ancak ülkemizde Rusya’dan gelen akımdan etkilendiği için kedi kesimi ile insan kurban edilmesi genel yaygın olan kurban seçimleridir.Rusya da şeytana adak olarak insan kesilmektedir. Ancak bu adak 18 yaşından ufak ve de bakire olması şartı vardır.Önce bakireliği ayinde bozularak akabinde kurban ayini yapılır.


Resim 4: Adak Edilen Kurban

Satanizmin esaslarından biride tersten konuşmak ve de öğretilerini herkese anlatmaktır. Bilindiği üzere de müzik evrensel olup herkese aynı duyguyu vermektedir. Metal müzikte var olan isyanı da kullanan bir takım gruplar(örneğin Venom, Dimmu Borgir, Gorgoroth, Aeon, 1349 vb) satanistik düşüncelerini de bu müziğe sokmuşlardır. Yapmış oldukları müziklerde satanizmi anlatmaktırlar ve de satanizmi savunmaktadırlar.Yapmış oldukları şarkılarda şeytana methiyeler düzülmekte aynı zamanda bir takım Hıristiyanlığın özüne de karşı durmalar vardır. Sadece sözler mi??? Tabi ki de hayır. Konserlerde kan kullanmaların yanı sıra şeytana adaklar sunmalar,albüm kapaklarında pentagram kullanmalar,şeytanın simgesi olan keçi boynuzunu albüm kapaklarında kullanmaların yanı sıra 666 sayısını bir takım yerlere yerleştirmelerde bu satanist grupların en belirgin özellikleridir.


Resim 5: Episode 13 — Behemoth (Konser Görüntüleri )

Ancak bu demek değildir ki Pentagramı kullanan her grup satanistir diye.


Resim6: Pentagram

Pentagram bakıldığında bir çok manası vardır. Tarih de Pisagor Pentagramı insan olarak tasvirlerken,büyücüler pentagramı kötü ruhları kovmada kullanmanın yanı sıra,orta çağda Hıristiyan dünyası İsa’nın aldığı yaraları da pentagram ile simgelemişlerdir. Bu yüzden de pentagram sadece satanist gruplar değil genelde tüm metal grupları kullanmıştır.
Satanizmi anlatan sadece metal gruplarımıdır??
Satanizm akımı sadece metal müziğin hayat felsefesi ile mi bağdaşmaktadır???
Satanizm metal müzik ile mi beslenir?
Metal dinleyicilerinin hepsi satanist midir?
Bu soruların hepsine HAYIR cevabını veriyorum. Satanizmi anlatan yöresel şarkılar yapan bir çok sanatçı mevcut. Ayrıca İskandinav ülkelerinde bir takım Hip-Hop kültürü içerisinde müzik yapan 1-2 grup satanizmi sözlerinde işler. Satanizm sadece metal müzikle değil gördüğünüz gibi her tarz müzikle beslenmektedir. Ayrıca her metal müzik dinleyen de satanist değildir. Satanizm uzun saçlı olmayı,siyah giyinmeyi emretmemektedir. Yukarıda ki Lavey’in 9 emrinde bunlar yoktur. Pekala bu görüş nerden gelmekte??? İşte burada başta dediğim gibi metal müzik icra eden grupların bir çoğunluğunun satanist olması ve ilk defa müzik olarak metal müziğin olmasıdır.

Etiketler:metal müzik nedir metal müzik nedir vikipedi metal müziği nedir metal müzik p.p.t metal müzik hakkında metal müzik hakkında bilgi metal müziği hakkında bilgi metal müzik hakkında herşey metal müzik tanimi heavy metal müzik nedir kısaca metal müzik nedir metal müzik nedir kısaca metal müzik nedir kısaca tanıtımı metal şarkı nedir metal müzik ne demek metal muzik nesir metal müzik hakkında eserler rock müzik nedir vikipedi metal türleri vikipedi
Metallica: Metallica, ABD'nin California eyaletinin Los Angeles şehrinde kurulmuş bir heavy metal grubudur. Slayer, Megadeth, ve Anthrax ile birlikte thrash metal akımının yaratıcılarındandır.
Heavy metal: Heavy metal (bilinen kısa adıyla metal) 1960'lı yıllarda İngiltere'nin Midlands Bölgesi ve ABD'de gelişmeye başlayan rock müzik türüdür.
Metalcore: Metalcore, 1990'lı yılların sonlarında ortaya çıkan Melodik Thrash Metal - Hardcore Punk karışımı bir müzik tarzıdır.
Metalurji: Metalurji (Metal bilimi), metal ve alaşımların, cevher veya metal içeren hammaddelerden, kullanım sürecine uygun kalitede üretilmesini, saflaştırılmasını, alaşımlandırılmasını, şekillendirilmesini, korunmasını, ve "üretim - kullanım" ömrü içindeki çevresel kaygı ve sorumlulukları da dikkate alarak, insanların ihtiyaçlarına cevap verecek özellikte ve biçimde hazırlanmasını hedef alan bilim ve teknoloji dalı.
Müzikal: Müzikal kendine özgü, yalın bir olay örgüsü olan, müzik, dans ve diyalogların olaylarla bütünleştiği duygusal ve eğlendirici sahne gösterisi, oyun ya da filmdir.
Müzik bilimi: Müzik bilimi ya da müzikoloji, müziği bilimsel açıdan ele alan ve inceleyen bir bilim dalı.
Müzik albümü: Müzik albümü, üzerinde 20 dakikadan ya da 4 şarkıdan daha fazla müzik parçası kaydı bulunan, müzik parçalarının toplandığı bir CD, kaset ya da uzunçalardır.
Çalgı: Çalgı (müzik aleti) müzik yapmak için kullanılan aletlere verilen genel isimdir. Çalgıların türleri, tarihi, yapım biçimleri gibi konuları inceleyen bilim dalına da Organoloji denir.
Vikipedi:Vikipedist: Vikipedi'de yeni sayfa oluşturarak veya değişiklik yaparak katkıda bulunan herkes Vikipedist olarak adlandırılır.
Vikipedi. Sanal Ansiklopedi: Vikipedi. Sanal Ansiklopedi (), Vikipedi'nin varoluş tarihine, güncel durumuna ve mevcut sorunlarını ele alan Azerice kitap.
Vikipedi:Vikipedikolik: Vikipedikolik veya Vikikolik, Vikipedi bağımlılığı olan kişi. Devamlı açık olan internet tarayıcısında "Son değişiklikler"'i (hafif formunda İzleme listesini) sık sık kontrol etmeyle karakterizedir.
Vikipedi:Vikipedi Türkçe Bunalım Tarihçesi: Canı sıkılan, bunalan, sıcaklardan pestile dönen, sataşacak yer arayan, bahane arayan, takla atan, iş arayan, aş arayan, eşine kızan, patronuna kızan, etnik derdi olan, insanlığı ile problemi olan, polemik yapan, polemik yapmak isteyen, miyavlamak isteyen, koşmak isteyen, haykırmak isteyen bu sayfada yaz boyunca serbest olarak ve kişisel hakaret yapmadan ve bulunmadan istediği ciddi ya da geyik bulduğunu yazsın ve rahatlasın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir