Metinlerin Sınıflandırılması

bkz destan ekonomik evren gibi kendi olay sanat veya ya yeni bir zaman Metinlerin Sınıflandırılması 11.sınıf Dil Ve Anlatım Metinlerin Sınıflandırılması anlatmaya bağlı metinler metinlerin sınıflandırılm..

Metinlerin Sınıflandırılması

1) ANLATMAYA BAĞLI METİNLER

- Bu metinlerde anlatıcı , yaşanmış ya da tasarlanmış gerçeklikten alınan bir olayı kendince yorumlayıp dönüştürerek anlatır.

- Sanatçı, dış dünyadan aldığı gerçekliği, kendi duygusu, iç dünyası, yaşadığı dönemin özellikleriyle ve ve düşünceleriyle yoğurur.

- Anlatmaya bağlı metinlerde üzerinde yaşadığımız dünyada görülen varlık, eşye, insan ve olaydan hareketle yeni bir evren anlatılmaktadır. Bu evrene “KURMACA EVREN” denir. Bu metinlerin özelliklerinden biri kurmaca olmalarıdır. Bunun amacı, okuyucu ve dinleyicide estetik yaşantı uyandırmak, böylece onların ilgisini çekmektir.

- Anlatmaya bağlı eserler, yazıldıkları dönemin sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal yapısını, sanat anlayışını çeiştli bakımlardan yansıtır.

- Anlatmaya bağlı metinlerde temel unsur “olay örgüsü” dür. Bu metinlerde yapı; olay örgüsü, kişiler, yer, zaman gibi birimlerin bir düzen içerisinde birleşmesiyle oluşur.

- Bu metinlerde olay örgüsü yaşanmaz, düzenlenir (bkz.kurmaca evren)

- Anlatmaya bağlı metinlerde ilahi bakış açısı, kahraman anlatıcının bakış açısı ve gözlemci anlatıcı olmak üzere üç tip bakış açısı ve anlatıcı vardır.

- Bu metinlede anlatılanlar, olayların durumuna göre zenginleştirilmiş durumdadır. Kullanılan edebi dil, metnin yazıldığı dönemin sosyal hayatına, edebi zevkine ve anlayışına göre değişiklik gösterebilir. Metnin dilinin, ele alınan temayla ve verilmek istenen mesajla da doğrudan ilişkisi vardır.

- Bu metinlerde dil, bilgi aktarmak veya öğretmek amacıyla kullanılmaz. Sözcükler, günlük hayatta herkesin bildiği anlamlarıyla değil; yazarın okuyucuya sunmak istediklerine göre yeni anlamlar yüklenerek kullanılır.

ANLATMAYA BAĞLI EDEBİ TÜRLER

Destan: Önemli tarihsel olayların efsaneleşmiş hikayeleridir. Milletlerin tarih öncesi dönemlerdeki kuraklık, göç, deprem gibi büyük felaketlerini dile getiren destanlar bu bakımdan ulusal ve anonim ürünlerdir.

Masal: Yazarı belli olmayan, olayları bilinmeyen bir ülkede ve zamanda geçen, içinde olağanüstü olayların geçtiği, kendine özgü anlatım biçimi olan edebi metinlerdir. Başlangıçları ve sonuçları kalıplaşmıştır.

Halk Hikayeleri: Birtakım tarihsel şahsiyetlerin, âşıkların, halk arasında ünlü olmuş kahramanların serüvenlerini anlatırlar. Şiir ve düzyazı karışıktır.

Mesnevi: Uzun aşk maceralarının, öğütlerinve çeşitli konuların anlatıldığı her beyti kendi içinde uyaklı olan, Türk edebiyatı nazım biçimidir.

Manzum Hikaye: Bir mekan, bir zaman ve kişiler etrafında gelişen olay örgüsünü şiir halinde anlatan nazım biçimidir.

Hikaye: Gerçekleşebilecek olayları kurgulayarak, belirli bir hacim içerisinde anlatan metinlerdir. Dünyada Guy de Mauppasant ve Çehov kendi adlarıyla anılan iki hikaye tarzı oluşturmuşlardır. Birincisinde olay, ikincisinde durum ön plandadır.

Roman: Anlatıma bağlı metinlerin en gelişmiş olanıdır. Mekan, zaman ve kişiler etrafında gelişen geniş ve kapsamlı bir olay örgüsü, yazarın belirlediği bir anlatıcı tarafından okuyucuya aktarılır.

2) GÖSTERMEYE BAĞLI METİNLER

- İnsanın anlatma ve nakletmeyle gerçekleştirdiği etkinlikler, bu kez sahnede canlandırılarak sunulur.

- Genel olarak dramatik metinler ve tiyatro olarak adlandırabileceğimiz bu tarz metinlerde, kurmaca olay ve olay örgüsünü, bir sahne düzeninde topluluk önünde canlandırmak esastır.

- Tiyatro; oyun (metin), oyuncu, sahne tasarımı (dekor), sahne giysisi (kostüm), ışıklama gibi her biri başlı başına bir sanat etkinliği olan öğelerden oluşan bir sanattır.

GÖSTERMEYE BAĞLI EDEBİ TÜRLER

Orta oyunu: Seyircilerle çevrili bir alanda, bir yazılı metne bağlı kalmadan, doğaçlama ile sergilenen bir oyundur.

Meddah: Tek kişilik bir seyir sanatıdır. Hikaye anlatma ve taklit yapma gibi yetenekler sergilenir.

Karagöz (Gölge Oyunu): Deriden kesilmiş renkli şekillerin hayalî tarafından ışıklı perdeye yansıtımasıyla gerçekleştirilir. Kargöz ve Hacivat baş kişilerdir.

Köy Tiyatrosu: Köy ve kasabada yaşayan insanların düğünlerde ve uzun kış gecelerinde eğlenmek üzere amatörce sergiledikleri oyunlardır.

Trajedi: Seyirciye, hayatın acıklı yönlerini göstermek, ahlak, erdemi anlatmak için yazılmış manzum eserlerdir.

Komedi: İnsanların ve olayların gülünç yönlerini ortaya koymak, izleyenleri güldürmek ve düşündürmek amacıyla yazılmış tiyatro eseridir.

Dram: Hayatı olduğu gibi acıklı ve gülünç yönleriyle sahnede göstermek için yazılan tiyatro eseridir.

Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler

Anlatmaya bağlı edebı metinler destan, masal, halk hikayesi, mesnevi, manzum hikaye, hikaye ve romandır. Göstermeye bağlı edebı metinler de tiyatro genel başlığı altında toplanmaktadır. Geleneksel Türk tiyatrosundan ortaoyunu ve Karagöz, modern tiyatrodan da oyun, dram, trajedi göstermeye bağlı edebi metinlerdendir. Her iki gruptaki metinlerin ortak özellikleri, insana özgü bir gerçekliğin kurmacanın imkanlarıyla yorumlanması, dönüştürülmesi; bir olay örgüsünde birleşip bütünleşerek bir araya gelen kişi, mekan, zaman gibi ögeler yardımıyla insana özgü soyut gerçekliğin somutlaştırılmasıdır. Anlatmaya bağlı edebı metinler ile göstermeye bağlı edebı metinler arasındaki temel farklılık anlatma ve gösterme kelimeleriyle ifade edilen anlatma biçimlerindedir. Anlatma esasına bağlı edebi metinler, yaşadığımız dünyada gerçekleşmiş veya gerçekleşen bir olayı, görünüşü olduğu gibi anlatmazlar. Sanatçı dış dünyadan aldığı gerçekliği, kendi duygusu, iç dünyası, yaşadığı dönemin özellikleriyle ve düşünceleriyle yoğurur; yaptığı seçimi okuyucunun hizmetine sunar. Bunu yaparken anlatacağını bir olay çevresinde ve bir anlatıcı ile oluşturur. Anlatmaya bağlı metinlerde üzerinde yaşadığımız dünyada görülen varlık, eşya, insan ve olaylardan hareketle yeni bir evren anlatılmaktadır. Bu evrene kurmaca evren olarak adlandırılır. Edebı metinlerin özelliklerinden biri kurmaca oluşlarıdır.Amaçları okuyucu veya dinleyicide estetik yaşantı uyandırmak, böylece onları zenginleştirmektir. Anlatma esasına bağlı ilk metin türü masal ve destandır. Olay çevresinde gelişen anlatma esasına bağlı metinlerin gelişimi masal ve destandan modern tarz romana uzanan bu çizgidir.

DESTAN
Destanlar,önemli tarihselolayların efsaneleşmiş hikayeleridir. Milletlerin tarih öncesi dönemlerindeki kuraklık, göç, deprem gibi büyük felaketlerini dile getiren destanlar bu bakımdan millı ve anonim ürünlerdir. Edebı turlerin çoğunluğuna kaynaklık eden destanlar, tarih öncesi dönemlere ait toplumları yöneten güçlerin maceralarını anlatırlar. Iran’da Firdevsi’nin yazdığı Şehname, Yunan’da Homeros’un Ilyada ve Odise, Finlilerin Kalavela, Hintlilerin Ramayana ve Mahabbarata destanları ünlüdür. Türk destanları da Islamiyet’ten önce ve sonra olmak üzere iki kısımdadır. Yaratılış Destanı, Saka Destanı, Hun-Oğuz destanları ıslamiyet öncesinin; Manas, Battal Gazi, Köroğlu destanları da ıslamiyet sonrasının önemli destanlarıdır.

MASAL
yazarı belli olmayan, olayları bilinmeyen bir ülkede ve zamanda geçen, içinde olağanüstü olayların geçtiği, kendine özgü bir anlatım biçimi olan edebı metinlerdir. Anonim olan masalların, ağızdan ağza nakledildiği için kendine özgü bir anlatım biçimi ve planı oluşmuştur. Başlangıçları ve sonuçları kalıplaşmıştır. Başlangıçta döşeme denilen, bir varmış bir yokmuş gibi tekerlerneyi andıran bir söyleyiş; sonuçta da gökten üç elma düştü gibi dua çevresinde iyilere armağan kötülere ceza verdiren bir geleneği oluşmuştur.
Halk hikayeleri; bir takım tarihsel şahsiyetlerin, aşıkların, halk arasında ünlü olmuş kahramanların serüvenlerini, maceralarını anlatan hikayelerdir. Kesin bir tarihselolay söz konusu değildir. Nazım ve nesir karışıktır. Aşk ve kahramanlık konularını anlatırlar. Anlatıcılarına meddah denir. Aşık Garip, Kerem ile Aslı, Arzu ile Kamber en çok bilinen halk hikayeleridir.

MESNEVİ
Mesnevi; uzun aşk maceralarının, öğütlerin ve çeşitli konuların anlatıldığı; her beyti kendi içerisinde
kafiyeli eski Türk edebiyatı nazım biçimidir. Bir olayı anlatmak çevresinde oluştukları için, edebiyatımızın ilk roman örnekleri olarak da kabul edilirler.

MANZUM HİKAYE
Manzum Hikaye; bir mekan, bir zaman ve kişiler etrafında gelişen olay örgüsünü şiir halinde anlatan nazım biçimidir. Türk edebiyatında Tanzimat sonrasında gelişen bu türün en güzel örneklerini Tevfik Fikret ve Mehmet Akif Ersoy vermiştir.

HİKAYE
Hikaye; dış dünyada karşılaşabileceğimiz türden olayları, kurgulayarak, belirli bir hacim içerisinde anlatan metinlere denir. Dünyada Guy de Maupassant ve Çehov kendi isimleriyle özdeşleşen iki hikaye tarzı oluşturmuşlardır. Maupassant tarzında olaylar, Çehov tarzında da durum belirginleştirilir. Türk edebiyatında ilk hikaye örneklerini Samipaşazade Sezai ve Halit Ziya Uşaklıgil vermişlerdir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Ömer Seyfettin, Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Tarık Buğra, Haldun Taner önemli hikayecilerimizdendir.

ROMAN
Roman; Anlatma esasına bağlı metinlerin en gelişmiş olanı romandır. Mekan, zaman ve kişiler etrafında gelişen geniş ve kapsamlı olay örgüsü, yazarın sözünü teslim ettiği bir anlatıcı tarafından okuyucuya aktarılır. Romanları konuları bakımından macera, tarihsel, töre, psikolojik, ideolojik gibi alt başlıklara ayırmak da mümkündür. Dünyanın tanınmış romancıları arasında Cervantes, Balzac, Stendhal, Tolstoy, Dostoyevski, Gorki, Turgenyev, Dickens, Flaubert, Steinbeck sayılabilir. Türk edebiyatına roman, Tanzimafla birlikte gelmiştir. İlk roman örneği olarak Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat (1872) adlı eseri kabul edilmektedir. Namık Kemal, Ahmet Midhat Efendi, Recaizade Ekrem, Nabizade Nazım, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, ‘Peyami Safa, Tarık Buğra, Ahmet Hamdi Tanpınar, Samim Kocagöz, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Attila ılhan, Oğuz Atay, Adalet Ağaoğlu, Selim İleri, Buket Uzuner, Orhan Pamuk edebiyatımızın önde gelen romancılarımızdandır .

Anlatmaya Bağlı Edebi Metinleri İnceleme Yöntemi

A. METİN VE ZİHNİYET

Zihniyet; bir dönemin sosyal ve siyasî olayları, kültürü, sanat zevki, in sanlar arası ilişkiler düzeni, bilimsel ve teknik düzeyi, yaşam biçimi, eğitim anlayışı, gelecek kaygısı ve inanç sistemlerini kapsayan bir bütündür. Anlatmaya bağlı edebî metinlerde de dönemin zihniyetine ilişkin yansımalar vardır.

* Anlatmaya bağlı edebî metinler, yazıldıkları dönemin sosyal, ekono mik ve siyasal yapısını çeşitli yönlerden yansıtır.

* Edebî metinler yazıldıkları dönemin sanat zevkine uygun olarak dö nemin dil ve kültürü kullanılarak yazılırlar.

* Anlatmaya bağlı edebî metinler, yazıldıkların dönemin sanat anlayışı nı yansıtırlar. (Kullanılan türler, işlenen temalar, edebî akımlar, dil ve anlatıma yönüyle yansıtırlar.)

B. YAPI

Edebî metinlerde yapı; olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekândan meydana gelir. Bu unsurlar bir çatışma etrafında bir araya gelir.

a) Olay ve Olay Örgüsü

* Olay, anlatmaya bağlı edebî metinlerin en önemli öğesidir. Edebî me tinlerde anlatılan olaylarla gerçek hayatta bire bir karşılaşmak müm kün değildir. Çünkü anlatılanlar kurgulanmış olaylardan ibarettir.

* Edebî metinlerdeki gerçekliğin doğal gerçeklikten farkı, “kurmaca bir gerçeklik” olmasıdır.

b) Kişiler

* Anlatmaya bağlı edebî metinlerin temel unsurlarındandır. Kişi unsuru nun olmadığı bir anlatmaya bağlı edebî metin düşünemeyiz.

Kişiler gösterdikleri özelliklere göre iki grupta incelenir:

Tip: Benzerlerinin özelliklerini kendi üzerinde taşıyan sembolik kişilikler dir.

Karakter: Değişik en bir kişilik yapısına sahip olan kişiliklerdir. Ayırt edici özellikleri vardır. Sadece kendini temsil eden kahramanlardır.

NOT:

Tip: Edebi metinlerde tiplerden bazıları doğal olarak çizilirken bazıları da idealleştirilir. Yazarın çizdiği tip, gerçek hayatı da hatır latabilir, çok abartılı da olabilir. Başarılı bir tip, temsilcisi olduğu tabakayı iyi temsil etmelidir. Moliere’in Cimri adlı eserindeki Harpagon cimri insanları evrensel olarak yansıtır.

Karakter: Kendi iç dünyasıyla edebî metinlerde yer alır. Başkalarına benzemeyen yönleri var dır.

Tip ile Karakterin Farkı:

* Tipin toplumsal boyutu vardır.

* Karakter, birey olarak ele alınır.

* Toplumsal sorunlar tip üzerinde işle nir.

* Karakter, kendisine ait olaylarla anlatı lır.

c) Zaman

* Edebî metinlerde olay belli bir zamanda geçer. Zamanı belirgin edebî metinler olduğu gibi zamanı belirsiz olanları da vardır.

ç) Mekân

* Olayın ya da durumun hangi çevrede gerçekleştiğini anlatan unsur dur. Bazı metinlerde, olayın çevresini çizen bir unsurken bazı metin lerde geri plana itilir. Mekân ismi gerçek olsa da yazar onu kurgular.

C. TEMA

* Anlatmaya bağlı edebî metinlerin yapısını oluşturan unsurlar “metnin teması” etrafında bir araya getirilir.

* Tema, yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtır.

* Temayı bulmak için “Metinde anlatılan nedir?” sorusu sorulur.

Ç. DİL VE ANLATIM

* Edebî metinlerde aynı olay işlense de metinlerin birbirinden farklı ol masının nedeni farklı kişiler tarafından farklı bakış açılarıyla ele alın masıdır.

1. Anlatım Biçimi

Anlatıcı: Edebî metinlerde anlatıcı, kurmacanın sınırları içinde varlığından söz edilen kişidir. Anlatıcı, yazar ile kurmaca metin arasındaki kişidir.

Anlatmaya bağlı edebî metinlerde üç çeşit anlatıcı bakış açısı vardır:

a) Kahraman Anlatıcı Bakış Açısı: Bu bakış açısında anlatıcı, eserin kişilerinden biridir.

Örnek:

“Bundan sonra okulda ne falakayı gördük, ne de. Hoca Efendiyi! Şimdi ben kimi hapşırırken görsem, pek küçükken yaptığım bu tuhaf şakayı hatırlarım. Gülümserim. Kalbimde belirsiz bir acı sızlar.”

Ömer Seyfettin

b) Gözlemci Anlatıcı Bakış Açısı: Gözlemci anlatıcı olayların akışını etkilemez, yalnızca bir aktarıcıdır. Amacı okuyucunun anlatılanları daha iyi anlamasını sağlamaktır.

Örnek:

Mal müdürü, daire kahvecisi Hacı Haşim’in oğlu Mustafa’yı yollayıp âşâr emanet memuru Salih Efendi’yi çağırttı.

- İşi de varsa bıraksın gelsin, dedi. Salih Efendi gelince:

- Buyur bakalım, dedi, şu kapıyı kapa da, gel şuraya otur, sana bir kurt masalı anlatayım.

Salih, kapıyı kapadı geldi; müdürün karşısına oturdu…”

M. Şevket Esendal

c) İlahi Anlatıcı Bakış Açısı: Anlatıcının her şeyi bilip her şeye hâkim olduğu bakış açısıdır. Anlatıcı, kahramanların zihinlerine ve iç dünyalarına girer.

Örnek:

“… Ve bunlar sefaletlerinden bîhaber görünüyorlardı. Kendilerini alıp götü recek, uzaklara pek uzaklara götürecek bir araba, bir sedye, bir tabut, bir kasırga, bir yıldırım, bir şey bekliyorlardı. Fakat yüzlerine bakan bulunmu yordu. Bir zabit, bir hasta bakıcı yoktu…”

Ahmet Hikmet Müftüoğlu

NOT: Bir metinde birden fazla bakış açısı kullanılabilir.

2. Dil

Anlatmaya bağlı edebî metinlerde dil, doğal dilden farklıdır. Çünkü edebî metinler estetik bir kaygıyla oluşturulurlar, dil de buna bağlı olarak belli ku rallara ve sanat ilkelerine bağlıdır. Bu dil yan anlam bakımından zengindir. Anlatmaya bağlı edebî metinlerde dil, sanatsal işleviyle kullanılır.

D. METİN VE GELENEK

Gelenek, zaman içinde oluşan ve belli kuralları, özellikleri barındıran bir bütündür. Bir gelenek içinde her metin, kendi tarzında daha önce yazılmış birçok metinden yararlandığı gibi, daha sonra yazılacak metinlere de kay naklık edebilir. Örneğin; destan geleneği, masal geleneği, fıkra geleneği vb.

E. ANLAMA VE YORUMLAMA

Edebî metinlerde dil, şiirsel işleviyle kullanıldığı için metin yan anlam ba kımından oldukça zengindir. Bu durumda metin her okunduğu zaman yeni anlamlar kazanır. Ayrıca metni okuyan her insan, bilgisi, görgüsü ve psiko lojik durumuna göre yorumlar.

F. METİN VE YAZAR

Anlatmaya bağlı ve diğer tüm edebî metinleri yazarından ayrı düşüneme yiz. Eserde, yazarın hayatının, yetişme tarzının içinde yaşadığı çevrenin, sanat anlayışının ve kültür düzeyinin etkisi vardır.

Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler

Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler
Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler

Edebiyat alanı içerisinde yer alan metinler kesin çizgilerle olmamakla beraber sanat eserleri ve düşünce eserleri olmak üzere ikiye ayrılır.

Sanat eserleri, sanatçıların duygu, düşünce ve hayal dünyasından beslenen, imge ve izlenimlerle zenginleşen eserlerdir. Şiir, masal, hikâye, roman, tiyatro, sinema vb. bu grupta yer alan eserlerdir. Herhangi bir konuda bilgi vermek, okuyucuyu aydınlatmak amacıyla yazılan makale, fıkra, deneme, eleştiri, söyleşi gibi eserlere düşünce eserleri denir.

Öte yandan anı, günlük, mektup gibi türlerde sanatçının anlatımındaki üslubuna göre sanat eseri ya da düşünce eseri sayılabilir.

Bunlardan sanat eserleri bir olay çevresinde gelişirse kendi arasında anlatmaya bağlı sanat eseri ve göstermeye bağlı sanat eseri olmak üzere ikiye ayrılır. Masal, destan, hikâye, roman, halk hikâyeleri anlatmaya; komedi, trajedi, dram Karagöz, meddah, orta oyunu gibi türler de göstermeye bağlı sanat eserlerini oluşturur.

Anlatmaya bağlı eserler ile göstermeye bağlı eserler bazı bakımlardan benzerlikler ve farklılıklar gösterir.

Benzerlikleri:

1. Her iki tür de bir olay çevresinde gelişir. Bu temel olayın etrafında daha küçük çapta gelişen olaylar yer alır.
2. Her iki türde de insanların başlarından geçen ya da geçebilecek nitelikteki olaylar gösterilir.
3. Olaylar belirli bir zaman diliminde geçer.
4. Anlatılan olaylardan etkilenen insanlar ya da varlıklar vardır. Bunlara eserin kahramanları denir. En çok etkilenen varlığa eserin başkahramanı (başkişisi) denir.
5. Olayın serim, düğüm ve çözüm bölümleri bulunur. Yani olayın bir başlangıcı, gelişmesi ve sonunda da çözümlenişi vardır.
6. Ele alınan olayların anlaşılması için tasvirlere ya da dekorlara yer verilir.
7. Metinlerin bir yazarı vardır.

Farklılıkları:

1. Anlatmaya bağlı türlerde olayın mutlaka bir anlatıcısı vardır. Bu anlatıcı olayı ilahî bakış açısıyla, kahramanın bakış açısıyla ya da gözlemci bakış açısıyla anlatır.

2. Göstermeye bağlı eserlerde, sosyal hayatta karşılaşabileceğimiz olaylar sahnede gösterilir.

3. Eserdeki olaylar aktör (erkek oyuncu), aktris (bayan oyuncu) adı verilen oyuncular tarafından canlandırılır. Sosyal yaşamın ve insan karakterinin eleştirisi yapılır.

4. Bu iki tür arasında kullanılan dil ve anlatım biçimi de birbirinden farklıdır. Anlatmaya bağlı eserlerde uzun ve kurallı cümleler kullanılırken göstermeye bağlı eserlerde günlük konuşma dili kullanılır. Cümleler daha açık ve kısadır. Söylenen sözün izleyici tarafından anlaşılması beklenir, bunun için daha açık ve kısa cümleler kullanılır. Konuşma dilinin canlılığı sahnede yansıtılır.

Anlatmaya bağlı edebî metinler kurmaca ürünü olan metinlerdir. Masal, hikâye, roman vb. türler yazarın kurgusu sonucu oluşmuştur. Bu tür metinler anlatıcının bakış açısından ortaya konmaktadır.

Anlatmaya bağlı edebî metinlerde genel olarak üç tür bakış açısı kullanılır.

1. İlâhî Bakış Açısı: Edebî metinlerde kullanılan en eski yöntemdir. Bu yöntemde sınırsız bir bakış açısı vardır. Anlatıcı, Hikâyede anlatılanların tamamını bilen bir varlıktır. Kahramanların gizli konuşmalarını, kafalarından ve gönüllerinden geçeni anlatır. Zaman zaman kendi yorumlarını ekleyebilir, açıklamalarda ve yargılarda bulunabilir. Hikâyede ne kadar kişi varsa her birinin açısından olayları ayrı ayrı görmemiz sağlanır. Hikâyeyi kimi zaman hızlandırma, kimi zaman da yavaşlatma olanağı vardır.

2. Kahraman Anlatıcının Bakış Açısı: Bu yöntemde olayı anlatan “ben” vardır. Bu ben, Hikâyenin kahramanı olabileceği gibi tanık ya da gözlemcisi olabilir. Olayları anlatan kişinin bilgisi, deneyimi, algılama ve yorumlama yeteneğiyle sınırlıdır. Olaylar ancak anlatıcının başından geçtiği ya da gözüyle gördüğü (tanık olduğu) biçimiyle anlatıldığından inandırıcılığı yüksektir.

3. Gözlemci Anlatıcının Bakış Açısı: Bu yöntemde olaylar dışarıdan görüldüğü biçimiyle nesnel bir tarzda aktarılır. Olaylar bize anlatılmıyor da kişinin gözünün önünde oluyormuş izlenimi verilir. Kişilerin duygu ve düşünceleri eylemlerinden çıkartılır. Kişiler ve iç dünyaları ile ilgili kendi söyledikleri ve davranışlarını dikkatle izleyerek bir fikir sahibi olunabilir.

Bir edebî metinde birden fazla bakış açısıyla yazılmış bölümler bulunabilir. Aynı konu farklı biçimlerde anlatılır. Aynı manzarayı izleyenler farklı noktalara dikkat ederler; farklı biçimde konu olarak ele alınır.

Anlatmaya bağlı edebî metinlerde tasvirin önemli bir yeri vardır. İnsan daima dış çevrenin etkisi altındadır. Anlatmaya bağlı eserlerin kahramanları da sosyal bir çevre içerisinde yaşar. Zaman zaman bu çevreden etkilenir; zaman zaman da çevreyi etkiler. Böylece sosyal çevre ile bütünleşir. Kahramanların konuşma tarzından, ileri sürdüğü fikirlerden dış çevreyi anlamak mümkündür. Yine yaşadığı odanın ve kullandığı eşyaların düzeninden iç dünyasını anlamak mümkündür. Bu nedenle anlatmaya bağlı metinlerde olayı aydınlatıcı, tamamlayıcı tasvirler yapılır. Süs olsun diye yapılan tasvir eserin değerini düşürür.

Edebî metinler her insanın bilgi düzeyine anlayışına ve psikolojik durumuna göre anlam kazanır. Metni okuyan herkes kendine göre yorumlar.

Günlük hayatta herkes sosyal bir çevre içerisinde yaşar. Ağacı, çiçeği, yaprağı görür. Ancak bu varlıklar kişi üzerinde farklı etkiler bırakır. İnsan birtakım olaylarla yüzleşir. Bunlar hayatın gerçekleridir. Şairler, yazarlar günlük hayatta karşılaştığımız gerçek olayları eserlerinde işlerler. Ancak sanatçılar gerçek hayattaki olayları duygu, düşünce ve hayal dünyasındaki zenginlikler ile izlenimlerini katarak aktarırlar. Zaman zaman tasvirlerden, kişilerin iç dünyasındaki zenginliklerden yararlanır. Gerçeği süsleyerek anlatırlar. Bu bakımdan sanatçıların gerçeklikleri ile günlük hayattaki gerçeklik birbirinden farklıdır.

Edebî eserlerde yazarlar sözcükleri gerçek ya da mecaz anlamda kullanırlar. Yazarların kullandıkları dili bilmekte yarar vardır. Metinde onların kullandıkları sözcüklerin, kavramların anlamını bilmek, metnin anlaşılmasında ve yorumlanmasında büyük önem taşır.

Etiketler:anlatmaya bağlı metinler metinlerin sınıflandırılması 11.sınıf dil ve anlatım metinlerin sınıflandırılması olaya bağlı metinler anlatmaya bağlı metinlerden bölümler anlatmaya bağlı metinler vikipedi anlatmaya baglı metinler lise 3 dil anlatım metinlerin sınıflandırılması test olaya bağlı metinlerde tip vikipedi anlatmaya bağlı meti anlatmaya baglı metınler 11.sınıf metinlerin sınıflandırılması metinlerin sınıflandırılması dil ve anlatım metinlerin sınıflandırılması 11. sınıf test anlatmaya bağlı metinlerdir anlatmaya bağlı metinler anlatmayı bağlı metin türlerinin sıralandırılması metinlerin sınlandırılma anlatmaya bağlı metinler test anlatmaya bağlı edebi metinlerin yapı unsurları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir