Mevlana Mesnevi Oku

ayak azim beden cevap diye ferman gelir gelirler halde hemen ismail kendi kez kul kulum kurban ruhuna sorular tesbih zira Mevlana Mesnevi Oku Mevlananın Namazı Anlatışı mevlana namaz mevlana mesnevi oku mevlananın namaz..

Mevlâna’nın Namaz Değerlendirmesi, Mesnevî’den… Mutlaka Okuyun!!!

Namaza tekbir getirip başladıklarında, kurban misali bu alemden çıktılar. Çünkü imamın ‘Allahü Ekber’ demesinin manası şudur:
- İlahi! .. biz senin huzurunda kurban olduk!…
O sırada beden İsmail, can da İbrahim (sav) gibidir ki can, bedenin heva ve hevesini kesmek için tekbir getirmiştir.
İşte o zaman beden, şehvetlerden ve hırslardan ölüp kurtulmuş, kul namaza başladığında :
- Bismillâhirrahmânirrahim, diyerek boğazlanmıştır.
Namaz kılanlar kıyamet gününde Allahu Teâla’nın huzurunda nasıl ki saflar halinde duracaklar, aynen o şekilde nefislerini hesaba çekerek, Rablerine yalvararak gelirler.
Allah’ın huzurunda göz yaşı dökerler. Kıyamet gününde kabirden kalkıp mahşer yerinde dikilir gibi namazda kıyam ederler. Cenab-ı Hak onlara şöyle der :
-Sana verdiğim süre içinde ne kazandın, bana ne getirdin ?
-Ömrünü hangi amelde bitirdin ?
-Rızkını ve kuvvetini hangi işte tükettin ?
-Gözünün cevherini nerede eskittin ?
-Beş duyu organını nerede kullandın ?
-Sana bel ve kazma gibi el, ayak verdim. Ben onları kendi lütfum ile bağışlamıştım. Ne oldular ?
Onlar bu halde iken sorular ardı ardına gelir. Soruya muhatap olan utancından iki kat olup rüku halini alır. Zira utandığından ve ayakta duracak hali kalmadığından, Allahu Teâla’yı tesbih eder :
-Sübhane Rabbiyel Azim, der. Cenab-ı Hak :
-Ey Kulum ! Başını kaldır da sorularıma cevap ver, diye ferman eder.
Kul mahcup bir halde başını kaldırır ama ayakta duramaz.Hemen secdeye kapanır. Bu kez ona :
-Secdeden başını kaldır, yapmış olduklarını anlat, denir.
Fakat kul, mahcup olarak başını secdeden bir ara kaldırsa da duramaz. Hemen yüz üstü kapanır. Cenab-ı Hak tekrar :
-Başını kaldır ve açıkla! Yaptıklarından birer birer hesap soracağım , buyurur :
İşte bu heybetli hitaplar o kulun ruhuna tesir eder. Artık ayakta duracak hiç hali kalmamıştır. bu ağır yükün tesirinden dolayı ayakları üstüne otura kalır. Cenab-ı Hak bu halde iken ona :
-Anlat şu halini! Sana nimet vermiştim. Nasıl şükrettiğini söyle. Sana sermaye vermiştim, nasıl tükettiğini göster !..der.
Ve….Kul, bir çıkış yolu bulabilmek için sağ tarafına selam vermek üzere, nebilerin ve meleklerin bulunduğu tarafa yönelir :
-Esselâmu Aleyküm Ve Rahmetüllah, der.
Bunu yapmakla, ‘ey manevî rehberler! ..Şefaat ediniz ki bu kötü kuşun ayağı ve dili çamura batmış, kurtulsun’ demek ister.
Onun bu sözü üzerine peygamberler ona şöyle der :
-Biz dünyada iken sana çare idik. Orada salih amellerde bulunmadın. Şimdi vakitsiz öten kuş gibisin. Ey talihsiz kişi !.. Git, kanımıza girme.
Onlardan bir fayda göremeyen kul, bu kez sol tarafa aile ve yakınlarının bulunduğu tarafa, soluna yönelir :
-Esselâmu Aleyküm Ve Rahmetüllah, der. Onlar da :
-Sus !.. Bizden yardım isteme. Biz kim oluyoruz ki sana yardım edelim.Bizden el çek, derler.
Zavallı ne o taraftan ne de bu taraftan bir fayda görür. Ruhu çaresiz kalır: Kalbi parça parça olur. böylece ümitleri tükenmiş bir halde Allahu Teâla’ya yalvarmak için ellerini yukarı kaldırır :
-Ya Rabbi!.. Artık ümidim kalmadı. Sığınacak tek kapım sensin. Senin rahmet ve mağfiretinde son yoktur, der.”

Hz.mevlana’nın Namaz Tarifi

Hz.Mevlana’nın Namaz Tarifi

Hz.Mevlana’nın Namaz Tarifi

Hz Mevlana’nin,

Husu ile Kilinan Namaz Tarifi

Mesnevide Mevlana hazretleri namaz kilan mu’mini soyle izah etmistir:

Kurban kestigin vakit, ALLAH’U EKBER dersin. Oldurulmeye layik olan nefsin zebhi (bogazlanmasi) sirasindada oyle diyorsun. Namaz kilanin cismi Ismail, ruhu da Hz. Ibrahim gibidir ki, ruh ALLAHU EKBER demekle cismin zebhine (bogazlanmasina) tekbir getirmis olur.

ALLAHU EKBER diyerek miracinin kapisini acan mu’min manevi yolculuga baslar. Manevi sarhosluk icinde vucudu kiyamda bir sutun gibi durmaktadir. Kiyam halindeki mu’mun kainattaki butun daglarin, tepelerin kiyam sevabini isler. Ruh tasimayan varliklarin ALLAH(cc)’i zikretmeleri kiyam halindedir. Mu’min elini gobeginin altina baglamis oldugu halde Rabbiyle mulakamet eder. Kurandan ayetler okur. Mevla’sina midesine haram lokma girmemesi icin dua eder ve sohbet baslamistir. Surelerin anasi olan Fatiha suresini okur. Her bir ayeti okurken derin bir tefekkure dalar. Ya Rabbi yalniz sana kulluk eder, senden yardim isteriz derken kendinden gecer. Bu durdugu ayetin agirligini daglar bile cekemez. Bu ayet ona aciz bir kul oldugunu hatirlatir. Bu sure oyle derin manalara sahip ki tefsiri ile alakali hukumler ortaya konulsa 70 deve bu yuku cekemez. Okudugu sure oyle bir suredir ki Alemlerin Rabbi’nin ancak ALLAH(cc)’i oldugunu tasdik eder ve kalbindeki yuzlerce putu kirar. Mevlana Hazretlerinin tabiriyle onun ruhu Ibrahim’i ruh olmustur. Nefsinin tum putlarini kirmaya baslar. O, oyle bir surectir ki derin bir tefekkurle okuyan kimse ne nukleer guclerden ne de super guclerden korkmaz. Mu’min namazda Fatihayi her rekatta tekrar okur cunku bu derin manalar onu olgunlastiracak ve onu meleklestirecektir. Mu’min kendisinin hidayete tabi olanlarla birlikte, manevi nimetlerle mucehhez olan peygamberler, siddiklar, sehitler ve velilerle birlikte olmak icin dua eder. Yahudileri, Hiristiyanlari, Putperestleri, tagutlari kendisinden uzak eylemesi icin can-i gonulden dua eder ve Mevla’sina yalvarir.

Mu’min kiyamini Fatiha suresi ile kapatmaz. Cunku manevi bu tadi hicbir seyde bulamayacagini bilir. Kiyamini uzatir, onun emirlerine mutlak teslimiyetini ifade etmek icin bir sure daha okur. Mevla’siyla sohbet eder tarifi mumkun olmayan manevi bir zevke gark olur. Ilahi tecellilere mazhar olur ve ici disi nurla dolar. Bu ilahi tecellilere daha fazla dayanamaz. Kiyam esnasinda Mevla’sindan oyle hitaplar isitir ki, mahcubiyetle iki kat olup rukuya varir. Onu rukuda tesbih ve takdis eder. ALLAH’(cc)’in zatindan baska hicbir gucun onunde egilmedigini, ALLAH’(cc)’ dan baska hicbir otorite tanimadigini bu ameliyle teyid eder. Ayni zamanda kendisi icin ruku ya vardigi Rabbine bu haliyle sukretmektedir. Dort ayakli ruku eder haldeki tum mahlukatin sevabina nail olur. Cunku onlar gibi ruku halinde Rabbini zikretmektedir. Bu halinden Mevla o kadar memnun olur ki, onun hamdini isitir. Mu’min Mevla’sindan,’ basini kaldir ey kulum ben senden razi oldum hitabini isitir’. Rukudan basini kaldirir semiallahu limenhamideh ALLAH(cc)’i kendisine hamdedenin hamdini isitir der. Mevla’sindan ne guzel bir mujde, ne guzel bir haber isitmis olur.

Rukudan basini kaldiran mu’min hamd etmesinin Rabbimiz tarafindan kabul edildigini ogrenir ogrenmez, Ey Rabbimiz hamd sana mahsustur:

Rabbenalekel hamd der, fakat daha fazla ayakta durma mecali kalmamistir oldugu yere yigilir kalir secdeye kapanir…

Mu’min secdede vecd halinde kendinden gecmis bir haldedir. O, an Mevla’sina en yakin oldugu andir. Miracinin son merhalesine ulasmistir. Bundan sonrasini Sah Veliyullah Dehlevi ( k.s) Hazretlerinden dinleyelim. Insan goz acip kapayincaya kadar kisa bir an icinde ALLAH’in arsinin huzuruna goturulur ve mumkun olan en yakin mesafe ile yuce ALLAH’in arsinin esigine kendini yakin bulur. Iste tam bu sirada o kisinin butun ruhunu kaplayan ilahi tecelliler meydana gelir. O kimse orada oyle seyler gorur hisseder ki insanin konustugu dil bunu ifade etmekten aciz kalir. Bir simsek hiziyla cereyan eden bu hal gecip gittikten sonra insan, daha onceki durum ve sartlarina doner. Ancak bu cezbe ve vecd halinin kaybolup gitmesi sebebiyle kendini uzuntu ve izdirap icinde bulur. Boylece elinden kacirdigi bir seyi tekrar bulabilmek icin buyuk gayret gosterir. Marifatullah sayesinde bu dunyada sahip oldugu sartlar dahilinde, Mevla’siyla beraber olma durumuna ulasmaya, yukselmeye calisir.

Mu’min secdede bir kez daha aciz bir kul oldugunu hatirlar. Serefli alnini topraga koyarak bir kez daha kalbindeki putlari kirar, onlardan hicbir eser birakmaz. Serefli basini hicbir guc karsisinda egmeyeceginin sozunu verir. Alnina mu’min oldugunun damgasi vurulur. Mevla’mizin feth suresi 19. ayetindeki mujdesine mazhar olur. Mevla’miz bu ayette mu’minlerin alninda secde izinden nisanlari oldugunu haber vermistir.

Mevla’sina yakin oldugu bu secde aninda mu’min Rabbini tesbih eder. En buyuk olan Rabbimi tenzih ederim Subhane Rabbiyel Ala der. Mu’min Ervah-i Ezelde ruhu ile secdeye varmisti. Gayb aleminde verdigi sozu simdi Suhut aleminde ispatlamistir.
Mu’minin miracinin kalan kismini simdide Mesneviden dinleyelim. Mevlana Hazretleri mu’minin secdede iken halini soyle anlatmaktadir: Mu’min secdede iken Rabbinden bir hitap isitir. Mevla kuluna , Ey kulum! Secdeden basini kaldirda, yapmis olduklarindan haber ver der. O musalli (namaz kilan) ikinci defa basini kaldirirsa da yinede utandigindan yine yilan gibi yuzu ustune duser… Cenabi Hak ona tekrar hitap eder, basini kaldir ve izah etki yaptiklarini senden birer birer ve inceden inceye soracagim… Hakkin heybetli hitabi namaz kilan kimsenin ruhuna tesir eylediginden ayakta duracak kuvveti kalmaz… O hitabin agirligiyla diz ustu oturur.

Secde hali, lafizlarla izah edilemez. Cumleler onu izahtan acizdir. Secde hali kisinin manevi haliyle irtibatlidir. Bu hal yasanmadan tarif edilemez. Manevi bir agirligin altinda ayaga kalkacak dermani kalmayan mu’min iki dizi uzerinde kemali edeple oturur haldeyken, Mevla’siyla mulakamet eder. Rasulullah’( s.a.v)de orada hatirlar ona salatu selam eder. Artik miracinin sonuna gelmistir. Son anini ganimet bilip Mevla’sindan bazi isteklerde bulunur. Dunya ve ahiret islerinde kendisinin Rabbimize cok muhtac oldugunu bilir. Her iki dunyasinin iyiliklerle, guzelliklerle dolmasini Mevla’sindan ister. Burada, Anne ve Babasini, mu’min kardeslerini unutmaz onlari da hatirlar ve onlar icinde Rabbinden magfiret talep eder.

O yuce makamdan, Mevla’sindan ayrilmak istemese de artik ayrilik vakti gelmistir. Mevla’sindan kemali edeple hal diliyle izin ister. O, ayrilik ani cok zor bir andir. Bunun tarifi mumkun degildir. Bu ayrilis o kadar zordur ki, bir annenin evladini kaybettigi acidan daha zordur. Bu hali yasayanlar bilir. Yine Mevlana (ks) hazretlerinden bu ayrilik anini dinleyelim: Musalli (namaz kilan kimse) selam verirken, sag tarafina enbiya ve buyuk zatlar canibine yuzunu cevirir… hal lisaniyla ; Ey manevi sultanlar! Sefaat edinki bu leimin ( alcak ve zelil olan) ayagi da, kilimi de camura batip, kalmistir der…
Nebiler (lisani hal ile) derler ki: care gunu gitti. Care orada, yani dunyada idi. Simdi o care aleti kayboldu.

Bu sefer musalli (mahzun bir halde) yuzunu soldan tarafa ve hisimi, akrabasi cihetine cevirir. Onlar (lisani hal ile) derler ki: Sus, efendi, cevabini ALLAH(cc)’a soyle, biz kim oluyoruz. Bizden elini cek ve umidini kes… O Zavalli adam herkesten umidini kesince iki elini birden duaya kaldirir ve soyle der: Ilahi! herkesten umidim kesildi. Evvelde sensin, Ahir de sensin…

ALLAH KABUL ETSIN!

Namaz Kılarken Düşünmemiz Gerekenler… Hz.mevlana’dan


Hazret-i Mevlana’nın Enfes Değerlendirmesi

Gönül ustası Hazret-i Mevlânâ, insanı ilâhî huzura ulaştıran tekbir, kıyam, rükû, secde, selam ve dua gibi namaz rükünlerine oldukça düşündürücü mânâlar kazandırır.

Namaza tekbirle girmek, “İlâhî, biz senin huzurunda kurban olduk” demektir. (Tekbir getirerek kurban kesildiği gibi, tekbirle namaza başlamak da ‘Allah’ım, canımız sana feda olsun’ anlamındadır.)

Namazda kıyama durmak, Allah’ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonra hakkıyla yerine getiremediği kulluğundan ve işlediği günahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, rükû’a eğilir.

Başı rükû’da iken “Hakk’ın suallerine cevap ver!” diye İlâhî ferman gelir. Kul, rükûdan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, yüz üstü secdeye kapanır.

Tekrar ona “Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver!” diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırırsa da, tekrar yüzüstüne kapanır.

O ağır yükün tesirinden dizleri üstüne çöker. Sağa selam verir; peygamberler ve melekler tarafına bakar, onlardan şefaat talep eder. Onlar derler: “Çare ve yardım günü geçti. Çare, ancak dünyada olabilirdi. Orada salih amellerde bulunmadınız, o günler gitti.”

Sola selam verir; akraba ve yakınlarının tarafına bakar. Onlardan da bir fayda göremez.

Herkesten ümidini kesince, dua için iki elini kaldırır. “Ya Rabbi, herkesten ümidimi kestim. Kuluna melce ancak Sensin. Senin rahmet ve mağfiretine sınır yoktur.

Etiketler:mevlana namaz mevlana mesnevi oku mevlananın namazı anlatışı mevlana mesnevisi oku mevlana ve namaz mevlana namaz yorumu mesnevi namaz mevlanaca namaz mevlananın namazı mevlananın mesnevisi oku mevlana mesnevi de namaz mevlananin namaz namaz mevlana mesnevide namaz mevlana namaz şiiri mevlana namazı anlatıyor mesnevi mevlana oku mevlana namaz kıldımı mevlana mesnevisi namaz siiri mesneviden namaz şiiri
Muhammed Celaleddin-i Rumi: Mevlânâ Celâleddîn-î Belhî Rûmî (Farsça:مولانا جلال الدین محمد رومی Mevlānā Celāleddīn Muhammed Rūmī (30 Eylül 1207, Belh-17 Aralık 1273, Konya), İslam ve tasavvuf dünyasında tanınmış bir Fars(Tacik) veya Türk şair ve düşünce adamı.
Mevlanakapı, Fatih: Mevlanakapı, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bulunan Fatih ilçesine bağlı 57 mahalleden biridir. İdari sınırlarına bakıldığında kuzeyinde Topkapı; güneyinde Silivrikapı; doğusunda Şehremini ve Seyyid Ömer; batısında ise Zeytinburnu ilçesine bağlı Maltepe mahalleleri bulanmaktadır.
Mehmet Ebussuud Efendi: Mehmet Ebussuud Efendi, "Ebū s-Su'ūd" veya "Hoca Çelebi" (d. 30 Aralık 1490 – ǒ. 23 Ağustos 1574), Şeyhülislamı'dır.
Mevlana Müzesi: Mevlana Müzesi, Konya'da bulunan, eskiden Mevlâna'nın dergâhı olan yapı kompleksinde, 1926 yılından beri faaliyet gösteren müzedir.
Mesnevi (edebiyat): Mesnevi özellikle Arap, Fars ve Osmanlı edebiyatında kendi aralarında uyaklı beyitlerden oluşan ve aruz ölçüsüyle yazılan divan edebiyatı şiir biçimidir.
Mesnevi (Mevlânâ): Mesnevî ya da Mesnevî-i Manevî (Farsça: مثنوی معنوی), Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin altı ciltlik Farsça eseri.
Mesnevî-i Nuriye: Mesnevî-i Nuriye, Said Nursi'nin oniki risaleciğinin kendisi tarafından birleştirilerek tek kitap haline getirilmiş eseridir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir