Namazla İlgili Sorular

allah bir bu buna cenaze cuma diye hediye imam kendi nam nin sabah tirmizi uygun varsa zaman Namazla İlgili Sorular Namaz İle İlgili Sorular Ve Cevaplar namaz ile ilgili sorular namazla ilgili sorular na..

Namaz İle İlgili Soru Ve Cevaplar…

1 – Soru: Sabah namazını kılamayan bir kimse, cuma ve cenaze namazı kılamaz diye iddialar oluyor. Bu hususta cevabınızı rica ederim.

Cevap: Her namazın mükellifiyet ve sorumluluğu ayrı ayrıdır. Kıldığı namazın borcunu ödemiş ve sevabına erişmiş olur. Bir kimsenin kılamadığı namazdan sorumlu olması, diğer namazları kılma emrini ortadan kaldırmaz.

2 – Soru: Bütün namazların sünnetleri evvel kılınıyor da niçin akşam namazının farzı evvel kılınıyor?

Cevap: Bu durum Hanefi mezhebine göredir. Şafii mezhebinde ise akşamın hem farzından önce hem de farzını takiben sünnet namaz kılınmaktadır.

3 – Soru: Sabah namazından sonra Kur’an okunduğu zaman “Haşr” suresinin son sayfasını okurken, sondan üç ayeti okuyorum. Bazı imamlar, yukarı ayetlerden okunmasını tavsiye ediyorlar. Bu hususta izahat verirseniz memnun oluruz.

Cevap: Ma’kıl b.Yesar’dan Tirmizi’nin rivayet ettiği Hadis-i Şerifte sure-i Haşr’ın son üç ayetini okumak tavsiye edilmiştir. Buna hiçbir ilave yapmak doğru olmaz. Yapılan işin çokluğundan ziyade, Allah Resulü’nün (sav) tavsiyesine uygun olarak yapılmasına dikkat etmelidir.

4 – Soru: Peygamber Efendimiz’den (sav) önce gelip geçen peygamberlere kaç vakit namaz tebliğ ile emrolundu? Onlar da bizim kıldığımız gibi kılıyor idiyse, ka’dede okunan “Ettehiyyatü” yerine ne okuyorlardı? Zira bu dua Peygamberimiz’e Mirac’da hediye edildi.

Cevap: Bilinen bir şey varsa, o da bizden evvelki ümmetlere elli vakit namazın farz kılındığıdır. Namaz içinde neler okudukları hususuna gelince, bu nokta, meselenin teferruat noktasıdır. Bunu bizim bilmemize imkan ve sizin öğrenmenize de bir zaruret görmüyorum.

5 – Soru: Beş vakit namazlara göre bu surelerin okunmasındaki tertip nasıl olacaktır?

Cevap: İster imam olsun isterse kendi başına namaz kılsın, mukim olan kimse için sünnet olan kıraette, sabah namazında ve öğle namazmda Fatiha’yı okuduktan sonra “Tıval-i mufassal” adı verilen surelerden; ikindi ile yatsı namazlarında, “Evsat-ı mufassal” diye adlandırılan surelerden; akşam namazında ise “Kısar-ı mufassal” adı verilen surelerden bir sure okumaktır.

6 – Soru: Namazın farz olması Mekke’de mi, yoksa Medine’de mi olmuştur?

Cevap: Bunda ulemanın ittifakı vardır. Namaz Mekke’de iken farz olmuştur. Peygamberlik ile birlikte namaz da farz kılınmıştır. Bu farziyyet iki vakit olarak başlamış olup, Miraç gecesinde beş vakte çıkarılmıştır.

7 – Soru: Bir insan, beş vakit namazın farz olanını, nafile olandan ayın edemese namazını nasıl kılması gerekir?

Cevap: Kişi, namazlarını farzları ile sünnet olanını birbirinden ayırt edemeyecek durumda ise, bunları öğrenip bilesiye kadar, namazlarının hepsini farz niyeti ile eda eder. Mesela, sabah namazını ikişer ikişer eda etmekle beraber, onların dört rekatını da farz olarak eda etmesi gerekir. Ta ki farz olan namazları nafile olarak kılmış olmasın. Nafile namazları farz olarak kılmak mümkün ise de farzları nafile niyeti ile eda etmek caiz değildir.

8 – Soru: Mihrabın önünde bir vakitte iki farz kılınır mı?

Cevap: Cemaatle farz kılındıktan sonra, ikinci defa cemaat olunması halinde mihraptan başka bir yerde cemaat teşkil etmelidir.

9 – Soru: Akşam ve yatsı namazlarının farzlarının birinci ve ikinci rekatlarında açıktan okuyup, daha sonraki rekatlarda ise gizli okumanın hikmeti nedir?

Cevap: Gündüz namazlarında ilahi tecelliyat ağır, gece namazlarında ise daha hafif bulunmaktadır. Bu sebeple, gündüz namazlarında gizli okumak emrolunmuş bulunmaktadır. Zira açıktan okumakta da ağırlık vardır. İki ağırlığın bir arada bulunmaması için böyle emredilmiştir. Gece namazlarındaki tecelliyat hafif bulunduğundan, açıktan okumak vacib olmuştur.

- Behce Fetvalarından: “Kıyam’ın farz olması, farz olan namazlara mahsustur” (H.Ec. 1/9)

Açıklama: Kıyam’ın rükün oluşu, farz ve vacib namazlara mahsustur. Sünnet ve nafile namazlarda kıyam sünnettir. Bu itibarla, bir özür bulunmadığı halde, oturarak nafile namaz kılınabilirse de ayakta kılmak evladır.

- Behce Fetvalarından: “Farzları dörder rekat olan namazların ikişer rekatı, hicretten önce; ikişer rekatı da hicretten sonra farz olunmuştur” (H.Ec. 1/8)

Açıklama: İslam’ın başlangıcında namazlar, mukim ve misafir bulunan her Müslümana ikişer rekat farz kılınmıştır. Daha sonra, mukimin namazı dörde çıkarılmış, misafirinki iki rekat olarak bırakılmıştır. Bahsi geçen yükselme, fetvada ifade edildiği gibi, hicretten sonraki tarihe tesadüf etmektedir.

10 – Soru: Finlandiya’da gece ve gündüzler 48 saattir. Burada yaşayan insanların veya buraya gelen Müslümanların namaz kılmaları veya Ramazan’da oruç tutma hükümleri nasıl olmalıdır?

Cevap: Bu mevzu ile ilgili cevabımızı “Tenkidlerim, Tedkiklerim” adlı kitabımızdan naklen aşağıya alıyoruz: “Şimal kutbunda namaz ve orucun edasına gelince; önce şu hususu belirtmek isteriz: Bu ibadetler vakitle şartlıdır. Fıkıh kitaplarında açıklanan zamanları girdiğinde sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları eda olunur. Bazı memleketlerde, güneş battıktan biraz sonra tan yeri ağarıp şafak sökmektedir. Bu gibi memleketlerde yatsı namazı vakti bulunmadığı için, o bölgede yaşayan halk, yatsı namazı kılmakla mükellef tutulmamıştır. Gece ile gündüzü normal zaman şartlarına göre bir yıl devam eden kutuplarda bulunacak bir Müslüman için, senede beş vakit namaz kılma mükellefiyeti vardır. Vakitleri girince bu namazlar eda olunur. Bu hüküm, oradaki yaşama zorluklarına karşı ilahi bir kolaylık ve istisnai bir hüküm teşkil etmektedir.

Oruç, Ramazan hilalinin görülmesi ile başlayan ve tan yerinin ağarmasından akşama kadar yemekten, içmekten ve nefsani arzulara uymaktan -Allah Teala’ya kulluk niyyeti ile- kendini tutmaktır.

Tan yerinin ağarması ile güneşin batması altı aydan aşağı olmayan bu yerde oruç tutmaya imkan yoktur. Ramazan hilalini görmek de müyesser olmayınca, bulunmayan bir vaktin orucunu tutmak mükellefiyeti olmaz. Bu bölge ile ilgili olarak takip edilecek ve ihtiyata uygun düşen bir yol vardır. Kuzey kutbuna en yakın ve 24 saatlik normal günü bulunan bir beldenin namaz vakitlerini tespit edip o saatler geldiğinde beş vakit namazı kılar. O beldenin imsak ve iftar vakitlerini esas alarak ihtiyaten o kadar müddet bir zaman oruçlu gibi hareket eder.

Kitap, sünnet, icma ve Kıyas-ı Fukaha diye ifade edilen dört delil ve ana kaynak içinde, aranılacak mesele erbabına açıktır.

11 – Soru: Zeval vakitlerinin kerahet vaktinden olduğu malumdur. Yalnız cuma gününe mahsus olmak üzere bir istisna var mıdır?

Cevap: Zeval vakti, namaz kılmanın mekruh sayıldığı vakitlerden biridir. Ancak, İmam Şafii cuma gününü bu kerahetten müstesna tutmuştur. Mezkur günün vaktinde camii şerife gelen kimsenin “Tahiyyetü’l-mescid” namazını kılabileceği Şafii fıkhında açıklanmaktadır. (el-Fıkh ala mezahibi’l Erbea c. l, s. 272) Hanefi müctehidlerinden İmam Ebu Yusuf’un görüşü de bu istikamettedir. (Büyük İslam İlmihali 3. kitap, madde 406)

12 – Soru: Ben, yatsı namazına bir saat kala işten geliyorum. Akşam namazını kılayım mı, yoksa kazaya mı bırakayım?

Cevap: Namazınızı hemen kılınız. Kazaya bırakmanız doğru olmaz. Akşam namazınızı yıldızlar iyice belli oluncaya kadar bırakmadan kılmak sünnettir.

13 – Soru: Bahsi geçen kitabın gene 190. sayfasında, “Seyahat edenler ve zamanları çok dar olanlar, öğle ile ikindi namazlarını, öğle vaktinden güneş batıncaya kadar, ne zaman olursa olsun; akşam ile yatsıyı, gecenin hangi saatinde olursa olsun, bir arada kılmaya mezundurlar” demektedir. Bu hususta ne dersiniz?

Cevap: Böyle bir müsaade, Hanefi mezhebinde, sadece hacılar için ve arefe günü ile sınırlı olarak vardır. Yazarın ifade ettiği gibi değil, ikindi ve öğle namazını öğle vaktinde, “Cem’u takdim” suretiyle kılacak; akşam ve yatsıyı, yatsı vaktinde Müzdelife’ye vardıktan sonra “Cem’u te’hir” suretiyle eda edecektir. İmam Şafii, bunu bir isyan ve günah işlemek için yapılmayan seyahat ve seferilik için de geçerli kabul etmiş bulunmaktadır. Yazarın fıkhi yanlışları düzeltilecek olursa İmam Şafii’nin görüşüne yaklaşmış olur.

14 – Soru: Bir kimse sabah namazını vaktinde kılamayıp güneş doğduktan sonra kılsa, eda diye mi, yoksa kaza olarak mı niyet eder?

Cevap: Bir şahsın güneş doğduktan sonra ve kerahat vaktinin çıkmasını takiben kılacağı namaz, eda değil, kazadır. Ancak; bu namaz öğleden önce kılınacak olursa sünneti ile birlikte kaza edilir. Daha sonra kılınır ise yalnız farzını kaza etmek gerekir. Bir namazı vaktinde kılmaya gayret göstermeli, şayet kazaya kalmışsa daha fazla geciktirmeden onu kazaya çalışmalıdır.

15 – Soru: Yatsı namazı, yaz günlerinde, akşam namazından iki saat sonra; kışın bir buçuk saat sonra oluyor. Böyle bir kayıt mevcut mu?

Cevap: Namaz vakitleri saatle dondurulamaz. Şer’i ölçülere göre tesbit edilir ve bu tesbitin hangi saat ve dakikaya rastladığı açıklanır. Bu itibarla yatsı namazının vakti güneş battığı zaman ufukta beliren “Şafak”ın kaybolması ile başlar. Şafak, İmam Azam’a göre, ufuktaki beyazlık; İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed’e göre ufukta görülen kırmızılıktır. (Maliki, Şafii ve Hanbeli mezheplerinin görüşü de böyledir) Bahsi geçen şafak’ın kaybolması, kışın kısa sürmekte, yazın ise daha uzun devam etmektedir.

16 – Soru: Beş vakit namazların kılınması ile ilgili vaktin giriş ve çıkış zamanlarından başka, edaları için müstahab görülen vakitler var mıdır?

Cevap: Evet, vardır. Şöyle ki:

a) Sabah namazında “İsfar”, yani ortalığın aydınlanmasına kadar bırakmak müstehabtır. Bu hükümden hacıların Müzdelife’de kılacakları sabah namazı müstesna bulunmaktadır. Zira onlar, tanyeri ağarınca sabah namazını kılıp peşinden vakfe yapacaklar, daha sonra Mina’ya hareket edeceklerdir.

Sabah namazında “îsfar” sünneti, cemaatle namaz kılan imam ve ona uyan kimselere mahsus değildir. Tek başına namaz kılacak kimse için de “İsfar” sünnet bulunmaktadır. Bu, senenin her mevsiminde, yazda ve kışta sünnettir.

b) Öğle namazını -yaz mevsimine mahsus olmak üzere- ortalığın biraz serinlemesine tehir etmek müstehabtır. Bu tehir, sadece sıcak iklim halkı için değildir. Her yerde uygulanması müstehab bulunmaktadır.

c) İkindi namazını, güneşin parlaklığının değişikliğe uğrayacağı bir zamana kadar bırakmamak kaydiyle, yazda ve kışta biraz tehir müstehabtır. Gözün kamaşmayacağı bir vakte kadar geciktirilmesi kerahat-i tahrimiyye ile mekruhtur. Hava bulutlu olursa, böyle bir kerahet vaktine kadar geciktirme korkusu bulunduğundan, vaktin girdiği yakinen ve kesin olarak belli olduktan sonra ikindiyi kılmakta acele etmek müstehabtır.

d) Akşam namazını vakti girince hemen kılmak müstehabtır. Yani bu namazda bir tehir mevzu bahis değildir. Yaz ve kış uygulanacak usul budur. Sadece hava bulutlu olduğunda, namazı güneş batmadan kılmak korkusu bulunduğundan, acele edilmemesi ve güneşin battığı kesin olarak belli olasıya kadar geciktirilmesi müstehab olmaktadır. Bir de sofranın hazırlanmış olduğu sırada akşam namazı vakti olsa, önce yemeği yemeli, daha sonra namazı kılmalıdır. Peygamber Efendimiz (sav), “Akşam yemeği ile akşam namazı bir araya gelirse akşam yemeği öne alınır” buyurmuşlardır. Bilhassa Ramazan günlerinde bu cevazla amel etmek münasip olur.

e) Yatsı namazını gecenin ilk üçte bir vaktine kadar tehir etmek müstehabtır. Bu geciktirmeyi, yaz günlerinde uygulamak, cemaatin azalmasına yol açacağından, sadece kış mevsimlerinde yapılmalıdır.

17 – Soru: Akşam namazının son vakti ile yatsı namazının giriş zamanı olan “Şafak” ne demektir?

Cevap: İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed’e göre “Şafak”, güneşin battığı ufukta görülen kırmızılıktır. İmam-ı Azam Hazretleri’ne göre ise, kırmızılıktan sonra görülen beyazlıktır. Kırmızılık kaybolduğunda, İmameyn’e göre akşam vakti çıkmış; beyazlık kaybolduğunda Ebu Hanife Hazretleri’ne göre akşam vakti çıkmış ve yatsı namazının vakti girmiş olur.

18 – Soru: Köylerde bazı alimler, akşam ezanından bir buçuk saat sonra yatsı kılınabilir demişler. Buna karşı siz ne dersiniz?

Cevap: Namazlar saatle değil vakitle tayin edilir. Bu vakit, yazda ve kışta değişik olur. Bilhassa yazın, akşamla yatsının arası iki saate yaklaşmaktadır. Yazda ve kışta bir buçuk saat olarak vaktin dondurulması, her mevsimde geçerli bir ölçü olamaz.

19 – Soru: Yalnız nafile kılınması mekruh olan tanyerinin ağarmasından güneş doğasıya kadar olan zaman ile ikindinin farzını kıldıktan sonra güneşin sararması vaktine kadar olan vakitlerin dışında nafile namaz kılmak mekruh olan başkaca vakitler var mıdır?

Cevap: Evet, vardır.

1- Akşam namazının farzından evvel nafile namaz kılmak mekruh bulunmaktadır.

2- Bayram namazlarından önce evde ve camide nafile kılmak mekruhtur.

3- Bayram namazından sonra sadece camide nafile kılmak mekruhtur.

4- Cuma günü hatip minbere çıktığı zamandan farzı bitiresiye kadar nafile kılmak mekruhtur.

5- Farz namaz için ikamet olunduğu sıra nafile kılmak mekruhtur. Bu hükümden sabah namazının sünneti müstesnadır.

6- Arafat’ta cem’u takdim suretiyle, Müzdelife’de cem’u tehir yoluyla kılınan iki farzın arasında o namazlarla ilgili sünnetler kılınmaz.

7- Vaktin farzı olan namazın pek dar bir zamana kalması halinde, sadece farzı kılmak gerekir. Nafile ile iştigal, farzın kazaya kalmasına yol açabileceği gerekçesiyle, mekruh görülmektedir.

- Netice Fetvalarından: “Şafak kaybolmadan önce tanyeri ağaran bir beldenin Müslüman halkı üzerine yatsı namazı ve vitir (kılmak) vacip olmaz” (H.Ec. 1/8)

Açıklama: Namaz ibadeti, vakitle alakalı bir farzdır. Bazı memleketlerde akşam namazından sonra şafak sökmeye başlar. Buralarda yaşayan Müslümanlar, yatsı vaktine erişmediği için bu namazla ve vitir ile mükellef olmazlarsa da bunları kaza yolu ile kılmak, ihtiyata uygun olur. Vacip olmaz demek, kılındığı zaman caiz olmaz manasında anlaşılmamalıdır. Kılınmasından sorumlu olmamak ayrı bir husus, kaza edilmesi halinde sevabına erişmek ayrı bir mesele olarak mütalaa olunmalıdır.

Ibadet Hakkinda Sikça Sorulan Sorular

Soru 1 : Allah (c.c.)’ın emir ve yasakları karşısında sorumlu olan, akıllı ve bülüğ çağına eren müslümana ne denir?
Cevap : Mükellef denir.
Soru 2 : Mükellef olan insanın bilmesi gereken fiiller sekiz tanedir. Mükellef olan kimse bu sekiz fiili, ameli yerine
getirmek mecburiyetindedir. Efal-i Mükellefin de denilen bu sekiz kısım amel ve işler nelerdir?
Cevap : a- Farz, b- Vacip, c- Sünnet, d- Müstehap, e- Mübah, f- Haram, g- Mekruh, h- Müfsit.

Soru 3 : Kendisinde şüphe olmayan kati bir delille sabit olan, Allah (c.c.)’ın işlenmesini kesin olarak emrettiği
hükümlere ne ad verilir? bir kaç örnek veriniz.
Cevap : Farz denir. (Beş vakit namaz, Zekat, Oruç, Hac vb.)

Soru 4 : Farzları terk haramdır, inkar etmek küfürdür. Farzlar iki çeşittir. Farzı ayın ve farzı kifaye.
Bu her iki farzı tarif edip misallendiriniz.
Cevap : a- Farzı Ayın: Mükelleflerden her birinin yapması gereken farzlardır. (Oruç, Hac, vb.) b- Farzı Kifaye:
Mükelleflerden bazılarının yapmasıyla diğerlerinde sorumluluk kalkan farzdır.
(Cenaze namazı kılmak, Hafız olmak vb.)

Soru 5 : Yapılması şeran kesin bir delille sabit olmayan ama kuvvetli bir delille sabit olan ibadettir.
İşleyene sevap, özürsüz terk edene günah olan bu amel nedir?
Cevap : Vacip (Vitir ve bayram namazları gibi.)

Soru 6 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in farz ve vacipler dışında yaptığı veyapılmasını istediği ibadetlere ne ad verilir?
Cevap : Sünnet.

Soru 7 : Sünnet iki kısımdır. Sünneti müekkede, sünneti gayri müekkededir. Her iki sünneti tarif edip misaller veriniz.
Cevap : a- Müekket Sünnet: Rasülullah (s.a.v.)’in devamlı yaptığı ve yapılmasını teşvik ettiği sünnetlerdir.
(Sabah, öğle, akşam namazlarının sünnetleri, namazları cemaatla kılmak vb.)
b- Gayri Müekket Sünnet: Rasülullah (s.a.v.)’in ara sıra yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği sünnetlerdir.
(Abdesti kıbleye dönerek almak, Ezanı dinlemek, İşe sağdan başlamak vb.)

Soru 8 : Abdest dinimizde; namaz kılmak, Kur’an’ı Kerim’i elle tutmak, Kabe’yi tavaf etmek gibi amelleri yapmak için
yapılan, belli organları usulüne göre yıkamaktan ve meshetmekten ibaret bir temizliktir, bir ibadettir ve itaattir.
Abdestin farzları nelerdir? Sayınız.
Cevap : a- Yüzü yıkamak (İki kulak memesi arasındaki yer ile alnının saç biten yerinden çene altına kadar )
b- İki eli dirseklerle beraber yıkamak
c- Basın dörtte birini meshetmek
d- Her iki ayağı topuklarla beraber yıkamak.

Soru 9 : İşlenmesinde sevap olan, terk edilmesinde günah olmayan, Efal-i Mükellefinden olup Peygamberimiz (s.a.v.)’in
bazen yaptığı bazense terk ettiği ibadete ne denir? (Kuşluk namazı gibi)
Cevap : Müstehap.

Soru 10: Yapılmasında ve yapılmamasında günah olmayan, yapılıp yapılmama hususu dinde caiz görülen şeylere ne denir?
(Helal olan bir meyveyi yiyip yememek gibi.)
Cevap : Mübah.

Soru 11: Mükellefin yapmaması istenen ve kesin bir delille işlenmesi yasak olan şeri hükümlere ne ad verilir? Ki bunların
terk edilmesi sevap işlenmesi günahtır. İnkarı ise günahtır. (Zina yapmak, domuz eti yemek, yalan konuşmak vb.)
Cevap : Haram.

Soru 12: Haram iki kısımdır. Haram li aynihi, Haram li gayrihi. Bunların tarifini yapıp misal veriniz.
Cevap : a- Liaynihi Haram: Aslı itibariyle herkese haram olan şeydir.(Şarap, zina vb.)
b- Ligayrihi Haram: Aslında helal olup başkasının hakkından dolayı haram olan şeydir. Sahibinin izni olmadıkça
o şeyden başkaları faydalanamaz. (Başkasına ait olan bir malı izinsiz almak gibi)

Soru 13: Kelime manası itibariyle; sevilmeyen ve hoş görülmeyen şeyler olup, dindeki manası da; yasaklığı sabit olmakla
beraber,ona aykırı olarakda bir delil ve işaret bulunup, yapılması doğru olmayıp yapılmaması iyi olan şeylere
ne ad verilir? (Sağ elle sümkürmek, gusül alması gereken bir kimsenin elini ve ağzını yıkamadan bir şey yiyip
içmesi gibi.)
Cevap : Mekruh.

Soru 14: Meşru olan bir işi (başlanmış bir ibadeti) bozan, hükümsüz kılan kasten yapılması azabı gerektiren şeylere
ne denir? (Namaz içinde gülmek gibi)
Cevap : Müfsit.

Soru 15: Dinimizde namazların camide cemaatle kılınıp eda edilmesi bildirilmiştir. Namaz ibadetimizi camide kılarken
cemaatin önünde namazı kıldıran kişiye imam denir. İmam efendinin namaz kıldırırken durduğu yere ne ad verilir?
Cevap : Mihrap.

Soru 16: Hadesten taharet vücudumuzu cünüplükten ve abdestsizlikten kurtarmaktır. Cünüplükten kurtulmak Gusül ile olur.
Cünüp ise, şehvetle kendisinden meni dediğimiz su çıktıktan sonra henüz boy abdesti almamış yani yıkanmamış
olan kimsedir. Boy abdesti dediğimiz guslün farzları nelerdir yazınız.
Cevap : a- Mazmaza: Ağza üç defa su alıp gargara yaparak ağzı yıkamak.
b- İstinşak: Burnu üç kere sağ elle su alıp, sol elle sümkürerek yıkamak.
c- Bütün vücudu iyice ovuşturarak yıkamak (Hiç bir kuru yer kalmamak suretiyle.)

Soru 17: Camilerimizde dini ve dünyevi mevzuların anlatılmak ve açıklanmak üzere Cuma namazından önce ve diğer
bazı vakitlerde imamlarımızın çıkıp vaaz ettiği, talim,irşat ve telkin makamı olan yere ne ad verilir?
Cevap : Kürsü.

Soru 18: Camilerimizde beş vakit namazlarımız için Ezan-ı Muhammedi’yi okuyan, gamet eden, Hz. Bilal Habeşi’nin
mesleğini yapan kimselere ne denir?
Cevap : Müezzin.

Soru 19: Namazın farzları on ikidir. Bunlar iki kısma ayrılır. Şartlar ve rükünler diye adlandırılır. Altısı şart diğer altısı
ise rükündür. Şartlar daha namaza başlamadan önce yapılması gereken şeyler olup, rükünler ise başlangıç
tekbiri ile namaza başlayıp namazın içinde yapılması gereken farzlardır. Namazın farzları dediğimiz şartları
ve rükünleri sayıp tarif ediniz.
Cevap : A- Namazın Şartları:
a- Hadesten Taharet; Bedeni cünüp ve abdestsizlikten temizlemek
b- Necasetten Taharet; Elbise ve namaz kılacak yeri temizlemek
c- Setrul Avret; Avret yerlerin örtülmesi
d- İstikbali Kıble; Kıbleye yönelmek
e- Vakit; Vaktinde kılınması
f- Niyet; Niyet etme

B- Namazın Rükünleri:
a- İftidah Tekbiri; Başlangıç tekbiri
b- Kıyam; Ayakta durmak
c- Kıraat; Okumak
d- Ruku; Rukuya eğilmek
e- Sücut; Secdeye eğilmek
f- Kade-i Ahire; Namazda son oturuşu yapmak.

Soru 20: İnsanoğlunun uzuvlarından örtülmesi farz olan, başkalarının da bakması haram olan yerlere avret mahalli denir.
Kadınlar ve erkekler için Setri avret yerlerini tarif ediniz.
Cevap : Erkeklerde: Göbek ve diz kapakları dahil bu kısmın arasında kalan bölgeler.
Kadınlarda: Yüzleri, elleri ve ayakları dışında kalan bütün bölgeleri kapatmaları gereklidir.

Soru 21: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in yaşantısı olarak tarif edilen sünnetin bölümleri üçtür.
Sünnetin çeşitleri diyebileceğimiz bölümlerini söyleyiniz.
Cevap : a- Fiili Sünnet: Yaşantısıdır, b- Kavli Sünnet: Sözleridir, c- Takriri Sünnet: Söz ve olaylara sukutu ile karşılığıdır.

Soru 22: Camilerimizde Cuma günü insanlara dini meseleleri, hükümleri açıklamak veya Ümmeti Muhammedi ilgilendiren
haftalık meseleleri anlatmak için hutbe okunur. İmamın Cuma günü hutbe okumak için çıktığı, camilerde
kıbleye göre sağ tarafta bulunan basamaklı olan yere ne denir?
Cevap : Mimber.

Soru 23: Suyun bulunmadığı zamanlar veya mekanlar olduğunda dinimiz, ibadetlerimizi aksatmadan yapabilmemiz için
abdest yerine yapabileceğimiz bir ameli bize bildirmiştir. Bu amel toprakla yapılıp su bulununcaya kadar abdesti
bozacak bir iş bir fiil yapılmamış ise abdestle yapılacak bütün ibadetler ve taatlar yapılır. Çünkü bu amel abdest
ve gusül abdestinin yerine geçer. Su görülünce de bozulur. İki darp (vuruş) bir niyet olmak üzere iki tane farzı
vardır. Niyetin farz olduğu bu ibadetimizin adı nedir?
Cevap : Teyemmüm denir.

Soru 24: Boy abdesti olmayana yapması yasak olan ameller nelerdir?
Cevap : a- Namaz kılamaz, b- Camiye mescide giremez, c- Kur’an’a el süremez ve okuyamaz, d- Kabe’yi tavaf edemez.

Soru 25: Namazlarımızda yapmış olduğumuz secde yedi tane uzvumuzun (organımızın) beraber yere değerek
yapılmasıyla olur. Bu yedi azamızı sayınız.
Cevap : Alnımız ve burnumuz(1), Ellerimiz(2), Dizlerimiz(2), Ayaklarımız(2) toplam yedidir.

Soru 26: Namazlarımızı kılarken yanılabiliriz, böyle hallerde namazın telafisi için son oturuşta Et-Tahiyyatüyü okuyup iki
defa daha secde yaparak namazımızı tamamlamış oluruz. Böyle hallerde yapılan secdeye sehiv secdesi yani
yanılma secdesi denir. Namazda sehiv secdesini gerektiren haller nelerdir?
Cevap : Namazın farzlarından birisinin unutularak yapılmasının geciktirilmesinde, vaciplerinin birinin unutularak terk
edilmesi veya yine unutularak yapılmasının geciktirilmesinde yapılır.

Soru 27: Namazın kıyam, rüku ve secde gibi her rüknünü yerine getirmek ve bunu yaparken her uzvun rahat bir halde
bulundurulması, her yapılan amele, harekete özenerek yapılmasına ne ad verilir? Mesela: Rükudan kıyama
kalkarken vücut dimdik bir hale gelmeli, iki secde arasında en az bir defa “sübhanallahil azim” diyecek kadar
oturmuş olmak gibi.
Cevap : Tadili erkana riayet (Rükunların hakkını vererek yapmak.)

Soru 28: Cuma namazı kimlere farzdır?
Cevap : a-Erkek olmak, b-Hür olmak, c-Misafir olmamak, d-Sıhhatli olmak (Camiye yürüyerek gidecek kudrette olmak)
e-Kör olmamak f-Kötürüm olmamak (Ayakları kesilmiş olmamak)

Soru 29: Cuma günü müslümanların bayram günüdür. O günde mü’minler Allah (c.c.)’ın emriyle camilere toplanır,
Cuma namazlarını kılarlar ve hutbeyi dinlerler. Vakti öğle namazının vaktidir. Bu vakitte kılınan Cuma namazı
kaç rekattır, isimleriyle birlikte söyleyiniz.
Cevap : 10 rekattır. 4 ilk sünnet, 2 farz, 4 rekatta son sünnetidir. (Ayrıca aynı vakitte kılınan 4 rekat Zuhri Ahir ve 2
rekatta vaktin son sünneti kılınır. Ama Cuma 10 rekattır.)

Soru 30: Ramazan ayında, yatsı namazından sonra 20 rekat kılınan namazdır. Cemaatla veya tek başına kılınabilir.
İki yada dört rekatta bir selam verilerek kılınan ve ramazan ayına ait olan bu namazın adı nedir?
ve nasıl bir namazdı
Cevap : Teravih namazıdır ve Sünneti müekkede bir namazdır.

Soru 31: Oruç ibadetimizin çeşitleri altıdır. Bunları misaller vererek sayınız.
Cevap : a- Farz oruçlar: Ramazan orucu, keffaret orucu vb.
b- Vacip oruçlar: Adaklar, itikaf orucu ve kazaya kalmış nafile oruçlar
c- Sünnet oruçlar: Muharrem ayının 9. 10. 11.ci günleri tutulan oruçlar.
d- Müstehap oruçlar: Kameri ayların 13. 14. 15.ci günleri tutulan oruçlar.
e- Mekruh oruçlar: Aşure günü, Cuma günleri tutulan oruçlar.
f- Haram oruçlar: Bayramlarda tutulan oruç.

Soru 32: İslamın şartlarından mali ibadetimizdir. Dinen zengin sayılan erkek, kadın, her mükellef müslümanın senede
bir kez, malının kırkta birini, niyet ederek müslüman fakire vermesi farzı ayın olan ibadettir. Bir diğer mana ile
müslüman fakirin müslüman zengin üzerindeki hakkıdır. Terki günah, inkarı küfürdür.
Bu mali ibadetimiz hangisidir?
Cevap : Zekat.

Soru 33: Ramazan ayının sonuna ulaşan ve temel ihtiyaçlardan başka nisaba malik (mala sahip) olan her müslümanın
vermesi gereken ve vacip olan mali bir ibadettir. İnsanların yaratılışına bir şükür olmak üzere sevap kazanmak
için yapılan mali ibadetimiz nedir?
Cevap : Sadaka-i Fıtır.

Soru 34: Kurban bayramı günlerinde Arafat’a çıkarak vakfe yapılan, ihrama girerek ve Kabe’yi tavaf ederek ziyaret
yapılan, zengin olan müslümana ömründe bir kez yapmak farzı ayın olan mali ve bedeni ibadetimiz hangisidir?
Cevap : Hac.

Soru 35: Senenin herhangi bir bölümünde Kabe-i Muazzamayı ve Ravza-i Mudahharayı ziyaret maksadıyla yapılan
mali ve bedeni ibadetimiz hangisidir?
Cevap : Umre ziyareti.

Soru 36: Takvim olarak aya göre düzenlenen ve hicretle başlayan yıla hicri yıl denir. Hicri yılın aylarına kameri aylar denir.
Müslümanların takvimi olan bu takvime göre bayram ve diğer önemli gün ve geceler ayarlanır. Bu hicri yılın
kameri aylarını sayınız.
Cevap : Muharrem, Sefer, Rebiyyül Evvel, Rebiyyül Ahir, Cemaziel Evvel, Cemaziel Ahir, Recep, Şaban, Ramazan,
Şevval, Zilkade, Zilhicce.

Soru 37: Hicri yılın başlangıç günü hangi gündür?
Cevap : 1 Muharrem.

Soru 38: Mevlit kandili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in doğum günüdür. Mekke’de Kabe’nin içinde 360 putun yıkıldığı,
Sasani İmparatorluğunun bin yıldan beri yaktıkları ateşin söndüğü gün bu gündür.
İslam takvimi olan hicri yılda Mevlit kandili hangi gündür
Cevap : Rebiyyül evvel ayının 12. Gecesi, Pazartesi günü.

Soru 39: Mübarek üç ayların başlangıç tarihi ne zamandır?
Cevap : 1 Recep ile başlar.

Soru 40: İkram, değeri çok olan, bağış, ihsan, istenilen gibi manalar taşıyan ve Hz. Amine’nin Peygamber Efendimiz
(s.a.v.)’e hamile olduğunu anladığı gün olarak bilinen, mübarek gece olarak ibadetlerle değerlendirdiğimiz,
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in kendisinin de 12 rekat şükür namazı kıldığı
mübarek gecemizin adı ve hangi günde olduğunu söyleyiniz.
Cevap : Regaip kandili, Recep ayının ilk Cuma gecesidir.

Soru 41: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bir gecede Mekke’den Kudüs şehrine yürüyüşüne ve oradan da semaya
yükselişine ayrı ayrı isim verilen, hakkında Kur’an’ı Kerim’de sure olan mübarek gecemizin ismi ve zamanını
söyleyiniz.
Cevap : İsra ve Miraç denir. Recep ayının 27.ci gecesidir.

Soru 42: Yaratılmışların bir sene içindeki rızıklarına, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacaklarına, diriltilip öldürüleceklerine
ve ecellerine dair Allah (c.c.) tarafından meleklerine bilgi verilen mübarek gecemiz hangisidir, ve hicri tarihini
söyleyiniz.
Cevap : Berat Gecesi. Şaban ayının 15.ci gecesi.

Soru 43: Ramazan ayı içersinde idrak ettiğimiz ve Kur’an’ı Kerim bu geceden başlayarak indirildiği bildirilen adına
Kur’an’ı Kerim’de sure bulunan ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in Ramazan ayının son on gününün tekli günlerinde
arayın dediği mübarek gecemizin ismi nedir ve hangi güne rastlar?
Cevap : Kadir Gecesi. Ramazanın 27.ci gecesi.

Soru 44: Ramazan ayının son on gününde beş vakit namaz kılınan cami veya mescitte, ibadet niyeti ile ikamet edilen
(kalınan) ve bayram namazı ile son bulan ibadetin adı nedir?
Cevap : İtikaf.

Soru 45: Amelde hak mezhepler dediğimiz mezheplerimiz ve imamlarımızı söyleyiniz.
Cevap : a- Hanefi Mezhebi; İmamı Azam Ebu Hanife
b- Şafi Mezhebi; İmamı Şafi
c- Maliki Mezhebi; İmamı Malik
d- Hanbeli Mezhebi; İmamı Ahmet Bin Hanbel.

Soru 46: Haccın çeşitleri nelerdir?
Cevap : a- Haccı Temettü, b- Haccı İfrat, c- Haccı Kıran.

Soru 47: Haccın farzlarını söyleyiniz.
Cevap : a- Arafat’ta vakfe durmak, b- Ziyaret tavafı yapmak.

Soru 48: Cihat ibadetini diğer ibadetlerden ayıran özellikler nelerdir?
Cevap : a- Kur’an’ı Kerim’de en çok zikredilen ibadet olması,
b- En büyük ibadettir, c- Zamana bağlı değildir, d- İlk eda edilecek farzdır, e- Miktarla sınırlı değildir.

Soru 49: Üç vakit vardır ki bu vakitlerde kaza namazı, vacip bir namaz, cenaze namazı, tilavet secdesi, nafile namaz
kılınmaz ve olmaz. Bu vakitlere dinimizde kerahat vakitleri denir. Kendisinde ibadet olmayan bu vakitleri
söyleyiniz?
Cevap : a- Güneş doğarken, b- Güneş tam tepede iken, c- Güneş batarken.
.
Soru 50: Namaz dinin direği ve ilk görülecek olan ibadettir. Namazların vaktinde kılınması gerekir, çünkü “vakit”
namazın farzlarındandır. Vaktinde ve vakti geçtikten sonra kılınan namazlara ne ad verilir?
Cevap : Vaktinde kılınan namaza; “Eda”, Vaktinden sonra kılınan namaza ise; “Kaza” denir.

Soru 51: Dinimiz her yönüyle bize kolaylıklar getirir. Ki bunlardan biride kışın ayaklarımıza giyilen deriden yapılmış
mestlerin giyilmesidir. Bu mestler abdest alındıktan sonra giyilir ve ondan sonra belirli bir zamana kadar alınacak
abdestler için bu mestler çıkarılmadan üzerine ıslak elle yapılan meshetme işlemi ile abdest alınmış olur.
Bu meshetmenin müddeti (süresi) yolculukta ve ikamette (bulunduğumuz yerde) ne kadardır?
Cevap : İkamette 24 saat (bir gün bir gece), yolculukta 72 saat (üç gün üç gece).

Etiketler:namaz ile ilgili sorular namazla ilgili sorular namaz ile ilgili sorular ve cevaplar namaz ile ilgili test soruları namaz ile ilgili soru ve cevaplar namaz hakkında sorular namaz ile ilgili bulmacalar namazla ilgili test soruları ve cevapları namazla ilgili bulmacalar namaz soruları ve cevapları namazla ilgili sorular ve cevapları 5 vakit namazla ilgili sorular namazla ilgili soru ve cevaplar namaz ibadeti ile ilgili sorular ve cevaplar 5 vakit namaz ile ilgili bulmaca namaz ile ilgili sorular ve cevapları sabah namazı ile ilgili sorular beş vakit namaz ile ilgili sorular namaz ile ilgili soru cevap teravih namazı ile ilgili sorular
İlgili Taraflar: İlgili Taraflar (İng. Both Parties Concerned), ABD'li yazar J. D. Salinger'ın ilk kez 26 Şubat 1944'te Saturday Evening Postta yayınlanan öyküsü.
İlgili minör: İlgili minör, belli bir Majör gam ile aynı donanımı paylaşan natürel minör gama verilen isimdir. Herhangi bir Majör gamın ilgili minörünü bulmak için, o Majör gamın altıncı derecesini bulmak veya gama ismini veren notanın üç yarım ses gerisindeki notayı bulmak yeterlidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir