Oğula Nasihat

Sponsorlu Bağlantılar
ama bu insan internette izi kahve kalbi olur tabak yumurta Oğula Nasihat Babadan Ogula Nasihat babadan oğula nasihat oğula nasihat babadan ogula ..

Babadan Oğula ”nasihat” Okuyunuz – Çok Anlamlı

BABADAN OĞULA ”NASİHAT” Okuyunuz – Çok anlamlı

Bu Anlamlı nasihati okulda öğretmenimden ve internette çeşitli kaynaklardan okumustum.

Umarım sizde verdiği anlamı anlar beğenirsiniz :)

Bir Baba, Birgün OğLuna ”Her Kırdığın İnsan İçin Şu Tahtaya Çivi Çak ”Demiş”…..!
OğLu, Babasının Dediğini Yapmış..
Sonra Bakmiş Ki Tahta ÇiviLerLe DoLmuş Taşmış.
Sonra Babası ”Şimdi Kırdığın İnsanLarın GönLünü aL, Her ALdığın GönüL İçin Bir Çiviyi Sök” Demiş.
Çocuk Babasının Yanına Çivileri Söküp Geri GeLmiş Ama Tahta DeLik Deşikmiş..
Ve Baba EvLadina ŞöyLe Demiş,
”İnsan KaLbi Bu Tahta Gibidir OğLum, Kırdığın KaLbi DüzeLtirsin Fakat İzi KaLır”……!!!

Bir Babanın Oğluna Nasihati….

Bir babanın oğluna nasihati….

Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş:
“Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum” demiş.

Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı “Olur” demiş çekine çekine…

Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
“Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana” demiş oğluna. Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş… Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına.

Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş. Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.

Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş. Sonra oğluna dönüp sormuş: “Ne görüyorsun?”

Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.

“Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.

Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.

Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler.. “

Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş:

“Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler.

Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de, şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar.

Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.

Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu. “Asıl ders bu değil!” dedi baba. Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları gösterdi.

“Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak… İkisinde de bir tat yok ” Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşalttı. Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı. “İçmek istersin herhalde” dedi. Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü. “Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur verici. Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi…

Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar.”

Baba Nasihatı..

Bilgeliğine şüphe duyulmayan bir adam çocuklarına hayat boyu sürecek bir ders vermek istiyordu. Oğullarına, öncelikle insanlar ve hayatta hemen her konuda, çabuk hüküm ve karar vermenin yanlışlığını öğretmek istiyordu.
Bir gün dört oğlunu yanına çağırdı. En büyük oğluna, ülke dışına kış mevsiminde çıkıp bir mango ağacını görüp incelemesini istedi. Daha küçük oğluna bahar mevsiminde yolculuğa çıkıp bir mango ağacını görüp incelemesini istedi. Üçüncü sıradaki büyük oğluna da yaz mevsiminde yola çıkıp göreceği mango ağacını iyice incelemesini istedi. Oğullarının en küçüğüne ise sonbaharda yolculuğa çıkıp göreceği mango ağacını incelemesini söyledi.
Mevsimler geldi geçti ve bütün oğulları yolculuklarını tamamladılar. Bilge baba bütün çocuklarını yanına çağırdı ve:
- Haydi, şimdi de görüp incelediğiniz mango ağacının özelliklerini bana anlatın, dedi.
Kışın yolculuğa çıkan en büyük oğlu:
- Baba, ağaç sanki yanmış, kuru bir kütük gibiydi.
Ondan daha küçük olan, bahar mevsiminde yolculuğa çıkan oğul söze başladı
ve:
- Ağabeyimin dediği yanlış, ağacın yemyeşil yaprakları her tarafını sarmıştı, dedi.
Üçüncü sıradaki oğul ise ağabeylerine itiraz ederek,
- Sizin söylediğiniz gibi değildi, dedi; ağaç gül gibi güzel çiçeklerle donanmıştı.
Sıra en küçüğüne gelmişti, o bütün ağabeylerine itiraz etti ve:
- Siz hepiniz ne gördüğünüzü bilmiyorsunuz. Ağacın meyveleri vardı, ben tattım; tadı armudun tadına benziyordu, ağaç da armut ağacına benziyordu, dedi.
Şimdi konuşma sırası bilge babaya gelmişti. Bilge baba konuşmaya başladı ve şöyle dedi:
- Oğullarım, aslında hepiniz doğru söylüyorsunuz. Çünkü ağacı ayrı mevsimlerde gördünüz.
İşte size hayat boyu aklınızda bulunması için öğüdümü vermek istiyorum:
İnsanların hal, tutum ve davranışları hakkında hüküm verirken, o insanların her mevsimini, her yönünü bilip bilmediğinizden iyice emin olduktan sonra karar verin!..

Babadan Evlada Nasihatler

*Sevinçleri sakın erteleme.
* Eşini çok iyi seç. Çünkü bu senin mutluluğunun veya mutsuzluğunun %90′ini oluşturabilir.
* Her gün 30 dakika yürüyüş yap.
* Her yemekten sonra şükret.
* Bir arkadaşına sırrını açmadan önce 2 kere düşün.
* Kaybedecek şeyleri olmayan insanlardan kork.
* Çocukların adalet sözcüğünü duyduklarında seni hatırlasınlar.Öyle yaşa
* Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.
* Kendini ve başkalarını bağışlamasını bil.
* İlkyardımı öğren.
* Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.
* Her gün 6 bardak suyunu içmeyi unutma.
* Seni seven insanları koru.
* Zorda olsa ailenle tatil yapmak için her şeyi dene.Çünkü bu tatildeki anılar, hayatının en değerli anıları arasında olacak.
* Seyahate çıkarsan cüzdanında sana ait sağlık bilgilerini, ev adresini ve telefon numaranı kaydetmeyi unutma.
* Başarıyı, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir.
* İyi bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma. Birincisi doğru insanı bulmak ; diğeri doğru insan olmak.
* Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.
* Sevimsiz olmayacak şekilde, aynı fikirde olmayı öğren.
* Cesaretli ol, hayatına geri baktığın zaman yaptıkların için değil yapmadıkların için üzüleceksin.
* Çok mükemmel bulduğun bir fikri başkasının engellemesine izin verme.
* Keyifsizliklerini açığa vurma.
* Nasıl bir duygu olduğunu öğrenmek için 24 saat kimseyi ve hiçbir şeyi eleştirme.
* İyilik dolu bir sözü ve iyiliği asla küçümseme.Çocukların hakkında iyi şeyler söylerken bırak onlarda seni duysun.
* Güç, sahip olduğun mallarla ilgili değildir unutma.
* Biriyle tanıştığın zaman elini uzat ve adını söyle ama bil ki bunu aklında tutmayacaktır.
* Kalem ve not defterini hep yanında taşı.
* Zaman ve sözcükleri boş yere harcama ikiside çok değerli.
* Senden az yada çok parası olanlarla paran hakkında konuşma.
* Bir şeyi elde etmek için çok zaman harcadıysan, tadını çıkarmak içinde zaman ayır.
* Birisinin kahramanı ol.
* Neyi ve kimi desteklediğini insanlara söyle.
* Sadece aşk için evlen.
* “Teşekkür ederim” ve “Lütfen”‘i çok kullan.
* Her bahar mutlaka bir fidan dik.
* Otomobilin ucuz ir model olsada, alabileceğin en iyi evde otur.
* İnsanların isimlerini hatırla.
* Müstehcen olmayan 3 tane fıkra öğren.
* Ayakkabıların boyalı, dişlerin hep beyaz olsun.
* Bir kavgaya girmek zorunda kalırsan ilk sen vur ve hızlı vur.
* Chopin, Mozart ve Beethoven’in müzikleri arasındaki farkı ayırt edebil.
* Bir mesleğin hilelerini öğrenmek yerine o mesleği iyi öğren.
* Başkalarını suçlamak yerine sorumluluk al.
* Perhiz yaptığını kimseye söyleme.
* Cesur ol..Öyle olmasan bile öyle davran aradaki farkı kimse bilmez.
* Uyuşturucu kullanma kullananla dostluk etme.
* İş ve aile ilişkilerinde en önemli etkenin “güven” olduğunu unutma.
* Kaybedebileceğin miktardan fazlasıyla borsada oynama.
* Sadece gözden çıkardığın kitapları ödünç ver.
* Önemli ve büyük kitapları okumasan bile satın al.
* Kredi kartını, kredi almak için değil ödeme kolaylığı için kullan.
* Bir işe başlarken sermayenin yetersizliğinden ötürü üzülme..yenilikçi düşüncenin en büyük desteği yetersiz sermayedir.
* Çocuklarla oyun oynarken onların kazanmasına izin ver.
* Seni eleştirenlere cevap yetiştirmek için vakit harcama.
* Olumsuz insanlardan uzak dur.
* Çocuklarına iyi miras bırakmak için hasislik(Cimri) etme.
* İmzalayacağın kağıttaki yazıları iyi oku..İri yazılar verileni küçük olanlar senden alınanı içerir..
* Eskiyebilirsin..Bu doğaldır..Ama sakın köhneleşme ve paslanma.
* Sana maaş vereni eleştirme..işinden memnun değilsen istifa et.
* Çocuklarına en iyiyi veremediğin için üzülme..Senin verebileceğin en iyiyi ver onlara..
* Ödünç aldığın otomobili deposu dolu geri ver.
* Asansörde ve tuvalette iş konuşma seni kimin duyacağını bilemezsin.
* Bir iş bitmeden parasını ödeme..Peşin ödemede mutlaka indirim iste.
* Eğer hayatında hiç başarısızlık yoksa hiç risk almıyorsun demektir.
* İyi bir arkadaş senin kendine vereceğin en değerli hediyedir.
* Başarı istediğini elde etmektir.Mutluluk ise, elde ettiğini sevmek.
* İyi bir izlenim bırakmak için kimsenin ikinci bir şansı yoktur.
* Öğretmek yeniden öğrenmektir.
* Rüzgarın yönünü değiştiremezsin, yelkenlerini rüzgara göre ayarla.
* Tanrı cevizi verir…ama kabuğunu kırmayı sana bırakır.
* Hayat oyununda, seyirci koltuklarında oturmaya heves etme..Sahneye çıkmaya çalış..
* Bütün zorlukların ortasında fırsatlar yatar.
* Mutluluk arayan kadın boynundaki elmastan çok masanın üzerindeki güllere bakar.
* Sadece gerçekleri söylersen hafızanın zayıflığından şikayet etmene gerek kalmaz.
* Unut ve affet..Ekşi üzümden iyi şarap olmaz.
* Bazı hedefler başarısız olmaya da değer.
* Cesaret korkusuzluk değil, korkuya karşı direnmek ve korkuya hakim olmaktır.
* Bir insanın hayatı değerlendirilirken attığı ve yediği gollere değil oyunu nasıl oynadığına bakılır.
* Kaplumbağa başını çıkarıp önünü görmeden ilerlemez..Kaplumbağayı
küçümseme..

Babadan Oğula

Babadan Oğula

Eve dönmez bir akşam;
Ve gün yüzlü çocuğu,
Sorar: Nerede babam?

Bakarlar, oldu, bitti;
Gelir, derler çocuğa,
Baban attaya gitti.

Uzar gider bu atta;
Ve neler neler olmaz
Ve kimbilir ve hatta;

Bir mahşer gerisinde;
Babası döner bir gün,
Oğlunun derisinde…

Etiketler:babadan oğula nasihat oğula nasihat babadan ogula nasihat babadan oğula nasihatlar babadan oğula nasihatler babanın oğula nasihatı ogula nasihat oğuldan babaya nasihat babadan evlada nasihat oğulun babaya nasihati babadan ogula nasihatlar evlada nasihat oğula nasihatlar babadan oğula nesil nasihat babanın oğla nasihatı babadan nasihat en anlamlı baba nasihatları baba oğula nasihat oğulun babaya nasihatı babadan ogula nasihat slayt

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir