Osmanlıda Tımar Sistemi

Sponsorlu Bağlantılar

Bu yazı Tımar Sistemi Nedir? hakkında özet bilgiler içerir. Osmanlıda Tımar Sistemi ve Tımar Sistemi hakkında kısa özet bilgi olarak işinizi göreceğini düşünüyorum. Tam da not almalık…


Tımar Sistemi Nedir?

Tımar Sistemi Nedir?

Tımar Osmanlı İmparatorluğu’nda kamu arazisi (mirî) dahilinde, yönetimi sipahiye bırakılmış olan verimli topraklara verilen addır. Tımar sistemi 1839′da Tanzimat Fermanı’yla kaldırılmıştır.

Köylülerin konumu
Tımar topraklarında yaşayan köylüler ilke olarak bulundukları toprak parçasından ayrılamazlardı. Tımardan ayrılmak isteyen bir köylünün sipahiye tazminat (çift bozan akçesi) ödemesi gerekirdi. Eğer köylü tımarı yasadışı biçimde terk edecek olursa, kaçmasından itibaren bazı kanunname düzenlemelerine göre on bazılarına göre on beş seneye kadar sipahi tarafından cebren toprağına geri döndürülebilirdi.

Tımar türleri
Sıradan bir tımarın yıllık tarımsal geliri 20.000 akçeden azdı. Bu tür tımarları "tasarruf" eden sipahiler harp durumunda Osmanlı kuvvetlerine bir atlı asker ile birlikte katılırlardı.

Has: Geliri 100.000 akçeden fazla olan dirliklerdir. Padişaha, hanedan üyelerine, veziriazama, beylerbeyine, sancak beyleri ve üst düzey devlet görevlilerine verilirdi. Zeamet: Gelirleri 100.000 ile 20.000 arasıda olan dirliklerdir. Eyalet merkezlerinde oturan üst düzey yöneticilere (hazine ve tımar defterdarlarına, sancaklardaki alay beylerine, kale dizdarlarına, divan kâtiplerine vs.) verilirdi. Tımar: Senelik geliri 20.000 ile 3.000 akçe arasında olan dirliklerdir. Osmanlı devlet’ine hizmeti olan bir bölüm asker ve memurlara verilir.sipahi askerleri tımar beyine bağlı beyler aynı zamanda tahrir görevide yaptıklarından yazıcı denirdi

Osmanlı’da tımar sisteminin uygulandığı bölgeler
Timarların en yoğun olduğu coğrafya, Osmanlı İmparatorluğu’nun çekirdek eyâletlerini teşkil eden Tuna nehri güneyi Rumeli bölgesi, Bosna, Tesalya, Mora, Trakya, Batı ve Orta Anadolu bölgeleri olmuştur. Doğu ve Güneydoğu Anadolu sahalarında, Halep ve Şam eyaletlerinde tımarlar daha seyrek olup, Irak, Arabistan, Mısır, ve Garp Ocaklarında ise çok istisnaîdir.

Tımar sisteminin faydaları
Tımarlar, 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nun tarımsal üretim düzeniyle süvariye dayalı sipahi askerî gücünü ve merkezî otoritenin taşradaki egemenliğini sentezlemeyi başarmış bir askerî-idarî-iktisadî birimdi. Tımarda üreticilik yapan reâyâ ve yöneticilik yapan sipahi, savaş zamanında kısa sürede bir atlı askere ve alt rütbeli bir subaya dönüşmekteydiler. Söz konusu birim, atlı süvarilerin Osmanlı ordusu açısından önemi devam ettiği nispette canlılığını sürdürmüştür. Tımar, ateşli silahların ve para ekonomisinin çok sınırlı olduğu çağlarda etkin bir idarî üniteydi. Tımar birlikleri ateşli silah kullanmazlar ok, yay ve mızrakla savaşırlardı. Devlet tarım arazilerinden vergi toplamak zorunda kalmamış, vergi doğrudan asker yetiştirilmesi için kullanılmıştır. Devlet, üretimi kontrol altına almış ve üretimde devamlılığı sağlamıştır.

Tımarların önemini yitirmesi
Avrupa’da ateşli silahların 16.yüzyıl boyunca yaygınlaşması Avusturya cephesinde atlı süvarilerin ve sipahilerin savaş gücünü azaltmıştı. Bu durum ateşli silahlarla eskiden beri donanmış olan Yeniçerilerin önemini arttırdı. Yeniçeriler maaşlarını doğrudan doğruya hazineden nakit para (ulûfe) biçiminde almaktaydılar. Yeniçerileri birlikleri sayısının büyümesi Osmanlı maliyesinde nakit para ihtiyacını artırdı. Nakit gereksinimini hızlı bir biçimde karşılamanın başlıca yolu vergilerin iltizam yöntemiyle toplanmasıydı. Sözü geçen yöntemin 16. yüzyıl sonlarında başat hale gelmesiyle tımarların gerek askerî, gerekse ekonomik anlamda belirleyici bir önemleri kalmamıştır. Tımarlar bundan sonra varlıklarını bir kalıntı kurum olarak 19. yüzyılın başlarına değin sürdürecektir.Tımar sistemi Tanzimat Fermanıyla 1839 yılında kaldırılmıştır.

linkz_publisher_id = 12369;
linkz_scope = ['linkzarea01'];

Etiketler:osmanlıda tımar sistemi tımar sistemi Tımar Sistemi Nedir
Osmanlı İmparatorluğu'nda misyonerlik: 1820 yılında başlayan ve Kurtuluş Savaşı'na sonuna kadar süren zaman içerisinde Osmanlı İmparatorluğu'nda misyonerlik faaliyetleri çok hızlı bir şekilde gelişmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'nda kölelik: Osmanlı'da kölelik kurumunun mevcudiyetiyle birlikte, Müslüman Türklerde Batı toplumlarına benzer, sınıf ayrımına dayalı bir kölelik sisteminden söz etmek mümkün değildir.
Osmanlı'da Türklük: Osmanlı tarihçisi ve Şeyhülislamı Hoca Sadedin, Tacü’t Tevarih adlı eserinde Osmanlı fetihlerini anlatırken “Türk yiğitleri”, “Zaferleri gölge edinmiş Türk askerleri” gibi ifadelerle Osmanlı askerlerini över.
Osmanlı Ermenileri: Osmanlı Devleti kuruluş döneminde Ermeniler, genellikle Çukurova, Doğu Anadolu ile Kafkasya bölgelerinde bulunan beylikler altında yaşamaktadırlar.
Osmanlı İmparatorluğu'nda dilencilik: Osmanlı'da dilencilik, Osmanlı kültürünün bir parçası olarak tarihçiler ve sosyologlar tarafından ele alınmış bir olgudur.
Sipahi: Sipahi (Osmanlı Türkçesi: سپاهی) Osmanlı ordusunun ağır süvari sınıfı askeri. Tımar sahibi olan Tımarlı Sipahiler ve Kapıkulu Ocağı'na bağlı Kapıkulu Sipahileri olmak üzere ikiye ayrılır.
Tımaraktaş, Mudurnu: Tımaraktaş, Bolu ilinin Mudurnu ilçesine bağlı bir köydür.
Tımarlı, Kızılırmak: Tımarlı, Çankırı ilinin Kızılırmak ilçesine bağlı bir köydür.
Tımarlı: * Tımarlı sipahiler - Osmanlı ordusunda bir bölüm
Sistemik lupus eritematozus: Sistemik Lupus Eritematozus (SLE)(Systemical Lupus Erythematosus) ya da Yaygın Lupus Kızarıklığı,
Sistemik dolaşım: Sistemik dolaşım, oksijenlenmiş kanı kalpten vücüda götüren ve dönüşte kirli kanı kalbe taşıyan kardiyovasküler sistemin bir parçasıdır.
Sistemik yanlılık: Sistemik yanlılık, bir sürecin doğasındaki, belli bir neticenin oluşması lehine olan eğilimdir. Genellikle insanları ilgilendiren sistemlerde görülür ve bilimsel gözlemler gibi insanî olmayan sistemlerde ise sistemik hata ile parallelik arzeder.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir