Parmak Şişmesinin Nedenleri

ama ayak bile biri bu ciddi kontrol parmak veya Parmak Şişmesinin Nedenleri parmak şişmesi nedenleri parmak şişmesinin nedenle..

Ayaklar Şakaya Gelmez

Ayaklarımızı koruyan ve yerle ayağımız arasında amortisör vazifesi gören araçlardır ayakkabılar. Ayakkabıların “koruyucu araçlar” olduğunu düşünmüyor olabilirsiniz, ama ayakkabılar aslında tam anlamıyla budur. Eğer ayağınıza gerçekten uyuyorsa tabii. Eğer uymuyorsa, çeşitli problemlere sebep olabilirler; su kabarcığı, nasır, çekiç parmak ve tırnak batması bunlardan bazıları.

Sağlıklı yaşamın en büyük yardımcılarından biri tempolu yürüyüştür diyerek düzenli bir şekilde yürüyüş öneriyoruz. Tabii bu yürüyüş sırasında ayak sağlığınız, dolayısıyla giyeceğiniz ayakkabılar çok önemli. Tempolu yürüyüş yapıyorsanız, muhakkak rahat ve uygun bir ayakkabı seçmelisiniz. Her attığınız adımda eklemlerinize, dizlerinize ve bel kemiğinize ne kadar yük geldiğini unutmayın.

Ayaklardaki sorunlar

Yürüyüşe uygun, topuk kısmı esnek ve kalın olan, hatta hava dolu olan çok çeşitli yürüyüş ayakkabıları var. Bunların taban destekli olanları sizi rahat ettirecektir. Eğer ayaklarınızla ilgili en ufak bir probleminiz varsa ilgili uzmanlardan bilgi alıp, onların önerilerine göre hareket edin. İşte ayakkabıya bağlı görülen bazı ayak sorunları:

Su kabarcıkları: Su kabarcığı, derinin katmanları arasında sıvı birikmesi sonucu oluşur. Sık rastlanan fakat genellikle küçük yaralardır. Ayak derisinin basınca ve sürtünmeye maruz kaldığı her yerde oluşabilir. Eğer şeker hastalığınız varsa veya ayaklarınızdaki kan dolaşımı zayıfsa, su kabarcığı gibi küçük bir ayak problemi bile, enfeksiyonun tabloya katılması ile ciddi sorunlara sebep olabilir. Şeker hastalığına bağlı olarak ayaktaki veya bacaktaki sinirlerin hasar görmesi, bu bölgedeki bir yarayı veya enfeksiyonu hissetmenizi engelleyebilir ve problem siz farkında olmadan daha da ciddi boyutlara ulaşabilir. Kabarcıkları kontrol edin, kızarıklık veya cerahat olup olmadığına bakın. Kızarıklık olması veya cerahat toplanması, orada bir enfeksiyonun geliştiğine işaret eder. Bu durumda hemen doktora başvurun.

Nasır: Nasır, kalınlaşmış ve sertleşmiş deri çıkıntısıdır. Çoğunlukla ayak parmak eklemlerinin üzerinde görülür. Ayağa sıkı gelen, sert veya dar ve keskin burunlu ayakkabılar ayak parmaklarını sıkıştırır ve hareketini engeller. Ayak parmaklarının üzerindeki deri ve deri altındaki dokular basınca uğrar, rahatsız olur.

Ayağında birazdan bahsedeceğim bunyon veya çekiç parmak olan kişilerde nasır gelişme ihtimali daha yüksektir. Bu hastalıklardaki anormal parmak şekli, ayakkabıyla sürtünmeye sebep olur. Doğuştan ayak bozukluğu olan kişilerde de nasır daha sık görülür.

Nasır, sık rastlanan, ancak basit bir sorundur. Korunmak için parmaklarınızı sıkıştırmayacak ayakkabılar giymelisiniz.
Eğer ayağınıza tam uyan ayakkabılar giymeye başladıktan üç hafta sonra da nasır şikâyetiniz devam ediyorsa, bir ayak sağlığı uzmanına veya doktora başvurmalısınız. Belki de problem ayakkabılardan değil, ayaklarınızdan kaynaklanıyor olabilir.

Çekiç parmak ve bunyon: Bazen ayağa tam uymayan, ön tarafı dar ayakkabılar ayak parmaklarının yapısını bozabilir. Bunyon, başparmakta gelişir. Parmak kemiğinde bir çıkıntı meydana gelir ve bu parmak bazen etrafındaki yumuşak dokuya basınç yaparak yara oluşumuna sebep olur. Ayak parmağı pençe gibi kıvrıldığında, “çekiç parmak” denir. Ağrıya sebep olur ve parmağın hareketliliği kısıtlanır. En çok başparmağın yanındaki parmakta meydana gelir. Sıklıkla parmağın her iki eklemi de bu durumdan etkilenir. Ayağa tam uymayan ayakkabılar, sorunun oluşmasında sık rastlanan sebeptir.

Çekiç parmak yürürken ağrıya sebep olabilir, tempolu yürümeyi ve koşmayı imkansız hale getirebilir. Sıklıkla yapılan tedavi, parmağın şekline göre ayakkabı içine yerleştirilen küçük bir yastık kullanmaktır. Buna rağmen sorun devam ederse, doktorunuz cerrahi girişim önerebilir.

Tırnak batması: Tırnak batması parmakta kızarıklığa ve şişmeye neden olabilir. Genellikle ağrı meydana gelir. Bazen tırnağın etrafındaki dokuda iltihap gelişebilir. Tırnak batması, tırnağın kenar kısmının doku içine doğru uzaması sonucu oluşur. Bu durum tırnaklar çok kısa veya çok kıvrımlı kesildiğinde meydana gelir. Dar veya burun kısmı sert hatlı ayakkabı giymek bu durumu kolaylaştırabilir.

Tırnak batmasını engellemek için ayak tırnakları dikkatli kesilmeli. Tırnaklarınızı, parmağınızın uç kısmına uysun diye çok kıvrımlı kesmeyin, dümdüz kesin. Tırnakla-rınızı çok da kısa kesmemeye çalışın.

Hastalıklar A Harfi

Abse: İçi cerahat dolu şişliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafında ortaya çıkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardır.

Adale romatizması: Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.

Adenit: Boyundaki lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı şişliğe adenit denir.

Ağız yaraları: Ağız yaraları, “basit” ve “derin” veya “sert kenarlı” yaralar olmak üzere iki grupta toplanabilir. Çoğunlukla, üşütme veya hazımsızlıktan kaynaklanır. Yaraların etrafı, kırmızı bir çizgi ile çevrilidir. Başlangıçta, içi su dolu kabarcıklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa yayılır ve sancılı ağrılara neden olurlar. Çocuklarda; kızamık ve çiçek hastalıkları sırasında da aynı yaralar meydana gelebilir.

Ağrılı aybaşı hali : Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.

Akrep sokması : Akrep; sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğuyla zehirli bir iğnesi olan böcektir. Akrep soktuğunda yapılacak ilk iş; soktuğu yerin altını ve üstünü sıkıca bağlamaktır. Sonra; iğnenin bulunduğu yer, iki parmak arasına alınıp, kan akıncaya kadar sıkılır ve üzerine amonyak sürülür.

Albüminüri : İdrarda, albümin bulunmasına; Tıp dilinde Albüminüri; halk arasında ise, aktutma denir. Bir çok hastalıklarda, özellikle Böbrek hastalıklarında, idrarda albümin görülür. Mümkün olduğu kadar süt içmeli, patates haşlaması ile muhallebiyi sofradan eksik etmemelidir. Baharatlı yiyecekler, biber, turşu ve tuz kesinlikle terk edilmeli; kahve ve fazla miktarda su içilmemelidir.

Alerji : Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. Alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir. Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.

Altını ıslatmak: Tıp dilinde Enuresis denir. Altına ve yatağına işeyen çocuklar; genellikle anne ve babasından yeteri kadar sevgi ve ilgi görmeyen çocuklardır. Hastalık, belli bir nedenden kaynaklanmıyorsa; yapılacak iş, çocuğa ihtiyacı olan sevgiyi vermektir; ancak altını ıslatmak, herhangi bir böbrek rahatsızlığı veya şeker hastalığından da kaynaklanabilir. Bu nedenle doktora gitmek gerekir.

Anne sütünün azlığı: Anne sütünü artırmak için bol bol sulu gıdalar yemek, üzüntülerden sıyrılıp bir süre dinlenmek faydalıdır.

Anus kaşıntısı: Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.

Apandisit: Körbağırsağın iltahaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Müzmin apandisitte; kat’iyetle ilaç verilmez. Ameliyat gerekir. Had apandisit; karnın ortasından başlayıp, sağ alt kısma yerleşen bir ağrı ile kendini gösterir. Hazımsızlık ve gazdan şikayet edilir. Kusma görülebilir bazen de miğde bulantısı olur.

Arı sokması: Arı; bal ve balmumu yapan fakat, iğnesiyle sokan bir böcektir. Hassas bünyeli kimseleri soktukları zaman,onların şok geçirmelerine neden olabilirler. Eşek arıları ise; bal arılarına nazaran daha tehlikelidir. Arı sokmasında yapılacak ilk iş; arının iğnesini, ucu yakılmış bir iğne ile çıkarmaktır. Sonra arının soktuğu yerin alt ve üstünden sıkıca boğulur. Üzerine soğuk su dökülür.

Arpacık: Halk arasında it dirseği de denir. Doktorların Hordoleum dedikleri hastalıktır. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde; içi dolu bir şişlik meydana gelir. Acı ve zonklama vardır. Arpacıkla, hiçbir şekilde oynamayın, onu sıkmayın! Beslenmenize önem gösterin, üzüntülerinizi bırakıp biraz daha mutlu olmaya bakın.

Astım : Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder, gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki küçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır, ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grup nedenden kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı kimselerde baş ağrısı ne kadar tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o kadar doğaldır. Bazı kimseler, toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri şeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek yapılacak ilk iştir. Bazı kimselerde de, Had Bronşit sonucu astım krizi görülebilir. Kalp yetmezliği de astım krizine neden olabilir.

Astigmatlık: Göz yuvarlağı çaplarının düzensiz olması sonucu ortaya çıkan bir çeşit göz bozukluğudur. Hasta; noktaları bir çizgi halinde görür. Çoğunlukla doğuştandır. Miyopluk veya hipermetroplukla beraber de görülebilir. Bazı astigmatlar, baş ağrılarından da şikayet ederler. Tedavi için doktorun vereceği gözlüğü kullanmak gerekir.

Aşırı aybaşı kanaması: Aybaşı görme arasındaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeşitlidir: rahimde ur, rahim çarpıklığı, yorgunluk, sinir bozukluğu, ateşli hastalıklar veya evlilik hayatındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanabilir.

Ateş: Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 – 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.

Ayak ağrıları: Çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.

Ayak burkulması: Yürürken, koşarken veya atlarken ayak kaslarının beklenmedik bir durumla karşılaşması sonucu görülür. Burkulmadan hemen sonra ağrı, şişme ve morarma olabilir.

Ayak çıbanı: Ayak derisindeki ter bezleri ve kıl keselerinin mikroplanması sonucu ortaya çıkar. Çıban yerinde, ilk önce sert ve kırmızı bir kabartı belirir. Ağrı vardır. Sonra iltihaplanır. Çıbanı sıkmamak gerekir.

Ayak şişmesi: Ayak şişmesi; uzun süre ayakta durma, dolaşım sisteminin yetersiz olması, gebelik, uzun süre hareketsiz kalma veya incinme, burkulma sonucu ortaya çıkar.

Ayak terlemesi: Ayakların normalden fazla terlemesi genellikle ter bezlerinin aşırı derecede çalışmasından kaynaklanır. Diğer taraftan, kalın çorap giymek, ateşli bir hastalık veya normal vücut sıcaklığının düşmesi de ayak terlemesine neden olabilir.

Aybaşı düzensizliği: Aybaşı kanaması normal olarak 2-7 gün sürer. Normal olarak 28 günde bir görülen aybaşı kanaması, bazı hallerde vaktinden önce veya sonra da görülebilir. Nedeni; asabi krizler, hormon dengesizliği veya bünye zayıflığı olabilir.

Aybaşı kanaması azlığı: Aybaşı kanının normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.

Aybaşı kanamasının gecikmesi: Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir.

Aybaşı kanamasının uzun sürmesi: Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Aybaşı kanaması yokluğu: Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir

Göz Ve Parmak Şişmesinin Nedenleri

Yaşanılan bu şişkinlikler önemli bir hastalığın habercisi olabilir…

Sabah kalktığınızda gözlerde şişlik oluyor, gün içinde ayakkabınız sıkmaya, yüzüğünüz parmağınıza dar gelmeye başlıyorsa ödemden şikayetçi olanlar arasındasınız. Zayıfken sizi şişman gibi gösteren ödem fiziksel ve estetik sorun olduğu kadar hastalıkların da habercisi.

Ödem, vücutta fazla miktarda su toplanması şeklinde özetlenebilir. Hücrelerin dışında dokular arasında sıvı toplanmasıyla ödem oluşur.

Ödem özellikle bir çok kadının sık yaşadığı sıkıntılı bir durumdur. Göz kapaklarında ,karın duvarında, ellerde, ayak sırtında ve bacaklarda dokular arası sıvının artmasına bağlı olarak şişlik ortaya çıkar. Deri altı dokusunda şişlik belirginse bu bölgelere bastırdığınızda çukur oluşur.

BESLENME ÖNEMLİ

Düzensiz yaşam ve beslenme alışkanlıkları tıpkı bugüne kadar belirttiğimiz yüzlerce hastalığın ve sorunun kapısını araladığı gibi ödemi de karşımıza çıkarıyor. İdiyopatik ödemlere; fazla tuz tüketimi, karbonhidrat ağırlıklı beslenme, fazla kilo yorgunluk ve stres neden oluyor. İdiyopatik ödem genellikle gençlerde ve orta yaş hanımlarda daha sık karşımıza çıkıyor. haşlanmış fasulye gibi gaz yapıcı besinlere fazla ağırlık vermek istenmeyen şişliklere zemin hazırlıyor.

Hareketsizlik, iklim ve ısı değişikliği, lodos, kalp, böbrek, tiroit gibi kimi hastalıklar, ilaçlar, hatta dağ sporları, stres gibi pek çok şey de ödem yapıyor. Ödemin altında ciddi sağlık sorunlarının yatabileceğini de akıldan çıkarmamak gerekiyor.

GİDERMENİN YOLLARI

Öncelikle tuzu sofranızdan ve yemeklerinizde uzaklaştırmalısınız. Yemeklerinizi tatlandırmak için kekik nane, maydonozdan ve limondan yararlanabilirsiniz.

Ödem giderici bazı bitkiler ve bunlardan yapılan çaylar size yardımcı olacaktır. Ödem gidermede etkili olan mısır püskülü, selvi kozalağı, soğan, lavantin, arapsaçı, maydonoz, defne yaprağı ve kiraz sapı ödem sorunu kadar şişkinliğinize de çözüm getirecektir. Sadece tuzdan değil tuzlu, salamura ürünlerden de uzaklaşın. Peynirinizi ve zeytinizi akşamdan suya koyarak tuzdan arınmasını sağlayın. Çorbalar ve konserveler içinde bulunan sodyum oranını dikkate alın. Az su içiyorsanız bol tüketin.

HAMiLEYSENiZ

Hamilelikle birlikte artan sıvı ihtiyacı su tutulumuna neden olur. Hamileliğin ileri dönemlerinde el ayak ve bacaklarda artan ödemi önlemek için beslenmeye çok dikkat etmek ve yeterli protein almak gerekiyor. Ayaklarınızı mümkünse gece ılık suda dinlendirebilirsiniz.

HANGİ HASTALIKLAR ÖDEM YAPAR?

Öncelikle bilinmelidir ki ödem bir hastalık değil hastalık belirtisidir yani ödemin neden olduğu bir çok hastalık vardır. Ödem şikayeti olanların hekime başvurması bu anlamda büyük önem taşımaktadır çünkü; n Böbrek hastalıkları n Hormonal Hastalıklar n Böbrek hastalıkları n Karaciğer hastalıkları n Kalp-damar hastalıkları ödeme neden olmaktadır.

Etiketler:parmak şişmesi nedenleri parmak şişmesinin nedenleri
Parmaklıklar Ardında: Parmaklıklar Ardında, 13 Aralık 2007 ile 24 Haziran 2010 tarihleri arasında atv'de gösterilen, orijinali Almanya'da RTL kanalında Hinter Gittern adıyla yayınlanan televizyon dizisidir.
Parmaklıklar Arkasında: Parmaklıklar Arkasında, 1967 ABD yapımı dramatik filmdir. Özgün adı Cool Hand Luke (İng: Serinkanlı Luke) olan film Türkiye'de 1969 yılında gösterime girmişti.
Parmaklıklar Ardında karakterleri: Parmaklıklar Ardında karakterleri, atv ekranlarında yayınlanan ve mahkûm kadınların yaşamlarını konu edinen Parmaklıklar Ardında dizisinin karakterleri hakkında bilgi içeren listedir.
Parmak izi: Parmak izi, parmakların son eklemi ve uç kısmındaki kıvrımların meydana getirdiği iz. Parmak izi insan vücudunun tabii halinden istifade edilerek bulunmuş ve bugün şahıs tespitinde çok fazla kullanılan bir metoddur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir