Reform Hareketleri Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
avrupa dini egemen hakimi hareket katolik kilisesi laik nin protestan yeni Reform Hareketleri Nedir Reform Hareketi reform hareketleri reform hareketleri nedir reform..

Reform Hareketleri

Reform Hareketleri

Avrupa’da Reform hareketlerinin başlamasında;

*

Bozulan Katolik Kilisesi’nin bazı zümrelerin çıkarlarına uygun hareket etmesi ve dini ticarete alet ederek Endüljans adlı af belgesi sayesinde zenginleşmesi
*

Hümanizm sayesinde Hristiyanlığın kaynaklarına inilerek temel ilkelerin ortaya çıkarılması
*

Kağıt ve matbaa sayesinde iletişimin gelişmesi
*

Rönesans döneminde yetişen özgür düşünceli aydınların Katolik Kilisesi’ni tenkid etmeleri
*

Dinî kitapların ulusal dillere çevrilmesi ve matbaa sayesinde bol miktarda basılması

etkili olmuştur.

Reform’un Sonuçları

*

Avrupa’da mezhep birliği parçalanmıştır. Katolik ve Ortodoks mezhepleri yanında Protestan, Kalvenizm ve Anglikanizm mezhepleri ortaya çıkmıştır.
*

Papa ve din adamları saygınlıklarını kaybetmişlerdir. Katolik Kilisesi yeni düzenlemeler yapmak zorunda kalmıştır.
*

Eğitim ve öğretim, kilisenin elinden alınarak laik eğitim anlayışı yaygınlaşmıştır.
*

Katolik Kilisesi’nden ayrılan ülkelerde kilisenin topraklarına ve mallarına el konulmuştur.
*

Papa engizisyon mahkemeleriyle Katolik Kilisesi’nin otoritesini devam ettirmeye çalışmıştır.
*

Protestan krallar ve prensler egemen oldukları bölgelerde din işlerinin mutlak hakimi haline gelmiştir.
*

Reform hareketleri sonucunda Avrupa’da oluşan siyasal ayrılıklar, Osmanlıların Avrupa içlerine ilerlemesini kolaylaştırmıştır.

Rönesans ve Reform hareketleri Avrupa’da gelişmeyi önleyen engelleri ortadan kaldırmıştır.

Avrupa’da yaşanan Reform hareketleri Osmanlı ülkesinde etkili olmamıştır. Osmanlı Devleti, hakimiyeti altında yaşayan Hristiyan halka din ve inanç yönünden geniş haklar tanımıştır. Osmanlı Devleti’nin Hristiyan halkı kilisenin suistimaline karşı koruması mezheplerin ve savaşların çıkmasını engellemiştir.

Rönesans Ve Reform Hareketleri

YENİ ÇAĞ’DA AVRUPA

Orta Çağ’da Avrupa’da egemen siyasal sistem feodalite idi. Ayrıca siyaset, düşünce ve din alanlarında Katolik Kilisesi’nin büyük ağırlığı vardı. Yeni Çağ Avrupası’nda görülen gelişmeler feodalitenin ve kilisenin etkisini ortadan kaldırmıştır.

Yeni Çağ’da Avrupa’nın genel özellikleri şöyle sıralanabilir:

o Feodalite rejiminin yerine mutlak krallık (monarşi) rejimi egemen olmuştur. Bu durum Avrupa’da kralların siyasal birliği sağlamasına ortam hazırlamıştır.

o Krallar papaların devlet işlerine karışmasını önlemişlerdir. Bu durum yönetimde laik anlayışın ve kralların güçlenmesini sağlamıştır.

o Ticaret faaliyetleri bölgesel olmaktan çıkarak önce ülke sınırlarına, sonra bütün Avrupa’ya, ardından farklı kıtalara yayılmıştır. Bu durum Avrupalı devletlerin ekonomik yönden güçlenmelerini sağlamıştır. Coğrafi keşifler sonucunda Avrupalılar çeşitli kıtalarda sömürge imparatorlukları kurmuşlardır.

o Düşünce ve bilim hayatında skolastik düşünce yerine pozitif düşünce egemen olmuştur. Bu durum Avrupa’nın gelişmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını sağlamıştır.

o Mezhep birliği bozulmuş, Katolik kilisesi zayıflamıştır. Bu durum Avrupa’da dinden uzaklaşmaya neden olmuş ve Haçlı seferlerinin düzenlenmesini zorlaştırmıştır.

Yeni Çağ’da Avrupa’daki bu gelişmelere yol açan temel olaylar şunlardır.

TEKNOLOJİK GELİŞMELER

a) Barutun Ateşli Silahlarda Kullanılması

Avrupalılar, Haçlı Seferleri sırasında Müslümanlardan barutu öğrenmişlerdir. Ancak barutun ateşli silahlarda kullanılmasını, Avrupa’yı, özellikle İstanbul’un Türkler tarafından fethedilmesinden sonra etkilemiştir.

Fatih’in döktürdüğü büyük topların İstanbul surlarını yıkması örnek alan krallar güçlü surlarla çevrili şatolarda yaşayan derebeylerini ortadan kaldırarak ülkelerinin tek hakimi oldular. Kralların yönetimde tek güç oldukları bu sisteme “monarşi” veya “mutlak krallık” denilmiştir .

Krallar merkezi otoriteyi güçlendirdikten sonra feodalite rejiminin bir uzantısı olan şövalyelik olgusuna son vererek sürekli ordular kurdular. Güçlenen krallar papaların egemenlik haklarına müdahale etmelerine izin vermediler.

b) Kağıt ve Matbaanın Yaygınlaşması
Avrupalılar kağıt ve matbaayı Haçlı seferleri sırasında öğrenmişlerdi. Öğrendikleri bu buluşları geliştirerek daha ucuza ve seri halde kullanmayı başardılar.

Avrupa’da kağıt ve matbaanın yaygınlaşmasıyla;

o Çok sayıda kitap basılmış ve ucuz satılmıştır.
o Okur yazar sayısı artmıştır.
o Değişik bilgi ve düşünceler geniş alanlarda yayılmıştır.
o Bilim, kültür ve düşünce hayatı gelişmiştir.
o Rönesans ve Reform hareketlerine zemin hazırlanmıştır.
o Skolastik düşünce yıkılmış, pozitif düşünce ortaya çıkmıştır.

c) Pusula, Gemicilik ve Haritacılıkta Gelişme
Avrupalılar haçlı seferleri sırsında öğrendikleri pusulayı geliştirerek denizlerde uzun yolculuklara çıktılar. Bunun yanı sıra dayanıklı gemilerin de yapılmasıyla Avrupalılar yeni ticaret yolları aradılar ve coğrafi keşifler gerçekleştirdiler.

COĞRAFİ KEŞİFLER

a) Coğrafi Keşiflerin Gerçekleşmesiyle

o Pusula, gemicilik ve coğrafya bilgilerinin gelişmesi.
o Avrupa ülkelerinin Hindistan’daki hammadde kaynaklarına doğrudan ulaşmak istemeleri.
o Önemli ticaret yollarının Türklerin elinde olması.
o Uzak Doğudan gelen malların Avrupalılara pahalıya mal olması.
o Ticaretin gelişmesi sonucunda Avrupa’da az bulunan altın gümüş gibi değerli madenlere ihtiyacın artması.
o Avrupalıların Hristiyanlığı Avrupa dışına yaymak istemeleri.

Gibi nedenler etkili olmuştur.

b) keşifler

İlk olarak 14 yüzyılın başlarında Fransız ve Ceneviz gemicileri tarafından başlatılan keşif gezileri yüzyıl savaşları nedeniyle kesintiye uğramıştır. 15 yüzyılda yeniden başlayan keşif hareketlerine en büyük desteği ispanya ve Portekiz kralları verdiler. Keşif hareketleri sonucunda Portekizli Betelmi Diyaz Afrika’nın güneyinde Ümit Burnu’na (1487) , yine başka bir Portekizli Vasko dö Gama buradan dolaşarak Hindistan’a ulaştı (1498). İspanya adına sefere çıkan Kristof kolomb Atlas Okyanusuna açılarak Amerika kıtasını keşfetti (1492). Portekizli Macellan ve Del Kano 1519 – 1522 yılları arasında dünyayı dolaşarak dünyanın yuvarlak olduğunu ispatladılar.

C) Coğrafi Keşiflerin Sonuçları
o Yeni ülkeler , yeni bitki ve hayvan türleri keşfedilmiştir.

o Avrupa devletleri keşfedilen yerlerde sömürge imparatorlukları kurdular.

o Afrika’dan getirilen yerliler Amerika’ya yerleştirilmiş ve köle ticareti başlamıştır.

o Keşfedilen yerlerdeki değerli madenler Avrupa’ya taşınmıştır. Bundan sonra Avrupa’da asıl zenginlik kaynağı toprağın yerini altın ve gümüş almıştır.

o Yeni ticaret yoları bulunmuş, bunun sonucunda ipek ve baharat yolu önemini kaybetmiştir.

o Akdeniz limanları önemini kaybederken, atlas okyanusundaki limanlar önem kazanmıştır.

o Avrupa devletleri arasında sömürgelerini genişletmek amacıyla savaşlar başlamıştır.

o Ticaretle uğraşan burjuva sınıfı zenginleşmiştir.

o Keşfedilen yerlere Avrupa’dan göçler olmuş, böylece Avrupa kültür ve uygarlığı bu bölgelerde yayılmıştır.

o Keşfedilen ülkelerde Hristiyanlık dini yayılmıştır.

o Coğrafi keşifler sonucunda öğrenilen bilgiler kilisenin dünya ile ilgili ileri sürdüğü bilgilerin yanlış olduğunu ortaya çıkarmış, kiliseye güven azalmış ve dini inançlar zayıflamıştır.

o Ticaret yollarının değişmesi, Osmanlı devleti ve İslam dünyasının ekonomisi olumsuz yönde etkilenmiştir.

o Coğrafi keşifler Rönesans ve Reform hareketlerine zemin hazırlamıştır.

RÖNESANS

Avrupa’da 15. ve 16. yüzyıllarda önce İtalya’da başlayan, daha sonra diğer Avrupa ülkelerine yayılan edebiyat , sanat , düşünce ve bilim alanındaki büyük yenilik, gelişme ve anlayışlara “Rönesans” denir.

a) Rönesans hareketlerinin başlamasında,
o Haçlı seferleri ile İslam dünyasındaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin batıya taşınması.
o Eski Yunan ve Roma uygarlığına ait eserlerin incelenmesi ve okutulması.
o Matbaanın etkisiyle yeni buluş ve düşüncelerin her tarafa kolayca yayılması.
o Coğrafi keşiflerle Avrupa’nın zenginleşmesi ve yaşam düzeyinin yükselmesi sonucunda düşünce ve sanat eserlerine değer veren “mesen” sınıfının ortaya çıkması.
o Avrupa’da üstün yetenekli sanatkarların yetişmesi.
o Yazar, şair ve sanat karları koruyan kişilerin bulunması.

Gibi nedenler etkili olmuştur.

Rönesans hareketleri ilk olarak İtalya’da başlamıştır. İtalya’nın coğrafi konumunun İslam dünyası, eski Yunan ve Roma uygarlıklarından etkilenmesini kolaylaştırması, İtalyan şehir devletlerinin zenginliği, İtalya’nın Hıristiyanlığın dini merkezi olması ve zengin kilisenin sanatçıları koruması Rönesans’ın İtalya’da başlamasında etkili olan başlıca faktörlerdir.

Rönesans ilk olarak “Hümanizma” akımı ile edebiyat alanında başlamıştır. Yunanca, Latince ve ibranice metinleri inceleyenlere “Hümanist”, bunların çalışmalarıyla ortaya çıkan akıma da “Hümanizm” denilmiştir. İtalya’da Rönesans edebiyatın yanı sıra mimari, resim ve heykeltıraşlık alanlarında da etkili olmuştur.

b) Rönesans’ın yayılması
Rönesans’ın Avrupa ülkelerine yayılmasında, İtalya savaşları (1494 – 1559) ve Hıristiyanların papayı ziyaretlerinin büyük rolü olmuştur.
Rönesans hareketleri Fransa’da daha çok mimari ve güzel sanatlar, Almanya’da din ve edebiyat, İngiltere’de ve İspanya’da edebiyat alanlarında görülmüştür.

c) Rönesans’ın sonuçları
o Avrupa’da bilim alanında deney ve gözleme dayanan pozitif düşünce yayılmıştır. Bunun sonucunda skolastik düşünce yıkılmıştır.
o Bilim, teknik, sanat ve edebiyatta yeni düşünceler ortaya çıkmıştır.
o Eğitim ve öğretime önem verilmiştir.
o Bilimsel alandaki buluş ve gelişmeler teknoloji ve sanayinin gelişmesine ortam hazırlamıştır.
o Din adamları ve kilise eleştirilerek Reform hareketlerinin başlamasını sağlamıştır.

Rönesans hareketlerinin sonunda din adamlarına devlet çeşitli kademelerine görev verilmemiş, devlet işlerini yürütecek bürokratlar ortaya çıkmıştır. Bu durum Reform hareketlerinden sonra daha da belirginleşmiştir.

REFORM

16. yüzyılda Katolik mezhebindeki bozulmalar karşısında ilk olarak Almanya’da başlayan dinde yeni düzenlemeler yapılmasına “Reform” denir.

a) Reform hareketlerinin başlamasında
o Katolik kilisesi’nin bozulması ve bazı zümrelerin çıkarlarına uygun hareket etmesi.
o Matbaa’nın kurulmasıyla İncil’i Latince’den İngilizce, Almanca ve Fransızca gibi ulusal dillere çevrilmesi ve böylece Hıristiyanların din adamlarının söyledikleriyle İncil’de yazanların birbiriyle uyuşmadığını görmeleri.
o Rönesans’ın etkisiyle özgür düşüncenin yayılması.
o Kilisenin elindeki yetkileri kullanarak halkı sömürmesi.
o Kilisenin para karşılığı “endülüjans” denilen ve günahların affedildiğini belirten kağıtlar dağıtması.

Gibi nedenler etkili olmuştur.

b) Reform’un ortaya çıkması ve yayılması
Reform hareketlerini Almanya’da Wittenberg Üniversitesi’nde din bilgini olan Martin Luther başlatmıştır. Özellikle endülüjans satışına karşı olan Martin Luther, 1517’de Wittenberg kilisesinin kapısına astığı bildiriyle papalığın günahları af etme yetkisi olmadığını, Allah ile kul arasında kimsenin giremeyeceğini, endülüjans belgesi satan din adamlarının suç işlediğini açıkladı. Bu düşüncelerin fakir Alman halkı arasında büyük ilgi görmesi üzerine papa 10. Leon Martin Luther’i aforoz etti. Martin Luther aforoz kağıdını halkın gözü önünde yakınca papa Alman İmparatoru Şarlken’e Martin Luther’i idama mahkum edilmesini istedi ve tutsak edilmesi gerektiğini bildirdi. Ancak Saksonya Prensi Martin Luther’i şatosunda korudu.
Martin Luther’in görüşlerinden etkilenen köylüler ve şövalyeler ayaklanarak kilisenin mallarını yağmaladılar. Şarlken sorunu çözebilmek için 1529’da “Diyet Meclisi”ni topladı. Burada yeni mezhebin yayıldığı yerlerde kabul edilmesi kararlaştırıldı. Luther yanlısı Prensler bu kararı protesto ettiler. Bu nedenle yeni mezhebe “Protestanlık” adı verilmiştir.
Almanya’daki mücadeleler sonunda taraflar arasında Ogsburg antlaşması imzalanarak Protestanlık resmen tanınmıştır (1555). Bu antlaşmaya göre halk bağlı bulunduğu hükümdar veya prensin kabul ettiği mezhebe gerçekleşti.
Martin Luther’in görüşleri Almanya dışında da etkili oldu. Fransa’da Kalven adında bir hukukçunu fikirlerinden “kalvenizm” mezhebi doğdu. Uzun mücadelelerden sonra 1598 yılında Nant Fermanı ile Fransa’da yeni mezhepler serbest bırakılmıştır.
İngiltere’de Kral 7. Henri Anglikan kilisesini kurarak kendisine bağladı. Böylece İngiltere’de Katolik kilisesi’nin etkisinden sona ermiş , din, milli bir karakter kazanmıştır. İskoçya, İsveç, Norveç ve Danimarka’da da Protestanlık yayılmıştır.

c) Reform’un Sonuçları
o Avrupa’da mezhep birliği bozulmuş, Protestanlık, Kalvenizm ve Anglikanizm gibi yeni mezhepler ortaya çıkmıştır.
o Katolik kilisesi kendisine çekidüzen vererek Yeni Çağ’da keşfedilen ülkelere Hıristiyanlık yayılmasına çalışmıştır.
o Papa ve din adamlarına duyulan güven azalmıştır.
o Katolik mezhebinden ayrılan ülkelerde kilisenin malları yağmalanmış, topraklarına el konulmuştur.
o Okullar kilisenin elinden alınmış, laik öğretim kurumları açılmıştır. Böylece kilisenin eğitim ve bilim üzerindeki baskıları ortadan kalmıştır.
o Osmanlı Devleti Hıristiyan birliğini parçalamak için Reform’u desteklemiş, bu sayede Osmanlıların Avrupa içlerine ilerlemesi kolaylaşmıştır.

Osmanlı Devletindeki Hıristiyanlar Reform hareketlerinden etkilenmemişlerdir. Bu durumun en önemli nedenleri Hıristiyanların dinsel özgürlüğe sahip olmaları ve Osmanlı Devleti’nin kilisenin Hıristiyanları sömürmesini engellemesidir.

Ermeni Reform Hareketi Ve Ermeni Milliyetçiliğin Doğuşu

Ermeni Milliyetçiliği – Ermeni Reform Hareketi

Osmanlı Ermenileri arasında Batılılaşma ve reform hareketlerinin başlangıcı 18. yüzyılın ilk yıllarına dayanır. 1701 yılında Sivas’lı Mkhitar Vartabed öncülüğünde İstanbul’da başlayan reform hareketi, kız ve erkek çocuklar için modern okullar açılması, eski kilise Ermenicesi yerine İstanbul halk diline dayalı yeni yazı dilinin geliştirilmesi, Batı dillerinden kitaplar çevrilmesi, ve reformlara direnen Kilise yönetimine karşı sivil siyasi örgütlenmelerin kurulmasını hedeflemiştir. Zaman zaman sert mücadelelere sahne olan reform hareketi, 1860′ta Padişah Abdülmecid tarafından Ermeni Milleti Nizamnamesi ile gerçekleşti. Bu Nizamname ile kurulan Ermeni Millet Meclisi Osmanlı Devletindeki ilk temsili parlamenter organ niteliğinde olup, 1876 Kanun-u Esasi’si ile kurulan Osmanlı Mebusan Meclisi’ne de örnek teşkil etmiştir.
İstanbul Ermeni entelijensiyası özellikle 1826-1876 yılları arasında, II. Mahmut ve Tanzimat’ın reform politikalarıyla özdeşleşerek, Osmanlı siyasi ve kültürel yaşamında daha önce sahip olmadığı aktif bir rol oynamaya başlamıştır. Ermenice basın 1860′tan itibaren hızla gelişerek Türkçe basınla rekabet edebilecek bir toplam tiraja ulaşmıştır. 1856 Islahat Fermanı’ndan sonra Ermeniler Osmanlı tarihinde ilk kez çeşitli devlet kademelerinde görev alarak, askeri ve sivil vezaret (paşalık) rütbesine ve nazırlık görevine kadar yükselmişlerdir.
Ermeni toplumu içinde devrimci ve milliyetçi akımlar 1870′lerin sonunda özellikle Avrupa’da eğitim gören üniversite gençliği arasında boy göstermiştir.
Sosyalist ve devrimci nitelikteki ilk örgüt olan Hınçak (“Çan”) 1887′de İsviçre’nin Cenevre kentinde üniversite öğrencisi Avedis Nazarbekyan ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. 1890′da Tiflis’te Kristapor Mikaelyan, Stepan Zoryan ve Simon Zavaryan tarafından kurulan Ermeni Devrimci Federasyonu, ya da yaygın adıyla Taşnaksutyun (“Federasyon”), Rus devrimci hareketinden aktardığı gizli örgütlenme modeli ve silahlı eylem anlayışıyla, kısa zamanda Hınçak’çıları ikinci plana iterek, ulusçu hareketin ana örgütü olarak öne çıkmıştır.
1895′te Taşnaksutyun önderliğinde Doğu Anadolu’da girişilen isyan teşebbüsü, II. Abdülhamid yönetimince sert bir şekilde bastırılmıştır. 1895 olayları Türk kaynaklarında isyan ve güvenliğin tesisi kavramları çerçevesinde değerlendirilirken, Ermeni ve Batı kaynaklarında çoğu zaman “Birinci Ermeni Katliamı” olarak adlandırılır. Ancak 1895 Van, Bitlis, Erzurum, Erzincan ve Sivas olaylarının can kaybı rakamları hakkında güvenilir kaynaklar bulunmamaktadır.
Abdülhamid saltanatının son yıllarında Ermeni Devrimci Federasyonu rejime karşı direnişin önemli bir nüvesini oluşturmuş ve bu niteliğiyle İttihat ve Terakki örgütüne de model ve müttefik olmuştur. 1908 Devrimi’nde İttihat ve Terakki ile Taşnaksutyun beraber hareket etmişlerdir. Ancak ihtilalden kısa bir süre sonra iki örgüt arasında anlaşmazlık başgöstermiş, ve iktidar partisinin eski müttefikleri hakkındaki kuşkuları, İttihat ve Terakki’nin 1912′den itibaren belirginleşen Ermeni aleyhtarı politikasında rol oynadı.

Protestan Reform Hareketi

Protestan Reform Hareketi
Protestan Reform Hareketi Hakkında – Protestan Reform Hareketi Tarihi – Avrupa Tarihi – Yabancı Tarih

16. yüzyıl sürecinde Katolik Kilisesi dini amaçlarından uzaklaşmaya başlamıştır. Bunun sonucunda ilk olarak Almanya’da başlayarak Avrupa ülkelerine de yayılan dini anlamda oluşan yeniliklerin tümüne denmektedir. Reform düşüncesini Almanya’da ilk olarak 1517 yılında Martin Luther ortaya koymuştur.

Martin Luther’in düşünceleri sayesinde Protestanlık mezhebi doğmuştur. Daha sonra iki mezhep arasında doğan çatışmalar 1555 yılındaki Ogsburg Antlaşması ile son bulmuştur. Bu anlaşma sonucunda ise Protestanlık Mezhebi ve Protestanlık Kilisesi artık kabul görülmüştür.

Etiketler:reform hareketleri reform hareketleri nedir reform hareketi avrupada reform hareketleri avrupadaki reform hareketleri osmanlıda reform hareketleri reform hareketleri slayt reform hareketleri nelerdir revorm hareketleri dini alan reform ve osmanlı giobruno reform hareketleri 15. yüzyılda reform hareketleri ortodoks kilisesi reform hareketleri reformun hareketleri reform rönesans hareketleri slayt reform hareketleri ile ilgili bilgiler osmanlıdaki reform hareketleri reform harketlerinin siyasi ekonomık kültürel nedenleri reform hareketlerinden 2 tane reform hareketleri vikipedi
İnkılap: İnkılap ya da reform, toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik ve iyileştirmelerdir.
Reform (tarih): Reform, 15. ve 17. yüzyıl boyunca tüm Avrupa'yı etkileyen Katolik Kilisesi ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir.
Reformist Musevilik: Daha çok Avrupa'daki Yahudilerce tanınmış bir filozof olan Moses Mendelsohn (1727-1786)'un başlattığı Reformist Yahudilik hareketi, Musevîlik'le çağdaş modern anlayışı birleştirmeyi gaye edinmiştir.
Reformizm: Reformizm ya da Evrimsel sosyalizm, kademeli artan demokratik ilerlemenin toplumun temel ekonomik ilişkilerini ve politik yapısını değiştireceğini söyleyen görüş.
Reform Partisi (ABD): Reform Partisi ABD'deki siyasi partilerden biridir. 1995 yılında işadamı Ross Perot tarafından Demokratik ve Cumhuriyetçi Partilere bir alternatif oluşturmak amacıyla kurulmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir