Rönesans Edebiyat Alanı

Sponsorlu Bağlantılar
ben jonson boccaccio bunu dille edmund spenser francis bacon gargantua halk john milton montaigne pantagruel petrarca rabelais ronsard sokan william sheakespeare yazar yazarlar yle zengin Rönesans Edebiyat Alanı Rönesans Döneminde Edebiyat rönesans edebiyatı rönesans edebiyat alanı rönesan..

Rönesans Edebiyatı

Rönesans Edebiyatı
Hümanizmanın getirdiği Latin ve Yunan edebiyatından yola çıkarak eserler verme görüşünü sürdüren sanatçıların oluşturduğu yönelimdir. İnanç özgürlüğünü savunarak kalıplaşmış düşünce ve kavramların kabuğunu kırma ilkeleriyle yola çıkan Rönesansçılar, halk dilini yazı diline getirmek için çaba sarfederler. İtalya’da bunun ilk örneklerini veren Dante olmuştur. Dante’nin yapıtları Rönesans düşüncesinin tohumlarını içerir ve Petrarca gibi yazarlara yol açar.

Rönesansın önemli sanatçılarından biri de Boccaccio’dur. Ortaçağ’ın dinsel konularını bir yana bırakarak doğrudan doğruya insandan söz eden Boccaccio’dan başka Tasso’nun, Homeros’u taklit ederek yazdığı “Kurtarılmış Kudüs” adlı eseri İtalya’da yazılan ve değerini halen koruyan yapıtlardandır.

Rönesans döneminin belki de en önemli yapıtı İspanyol yazar Cervantes’in “Don Kişot” adlı eseridir. Zengin bir içerik üzerine kurulan roman, şövalyeliğin çöküşünü alaycı bir dille karikatürize eder.

Yunan ve Latin edebiyatındaki şiir biçim ve türlerini Fransız edebiyatına sokan Ronsard; “Gargantua” ve “Pantagruel” adlı romanlarıyla Rabelais; “Denemeleri”yle Montaigne Rönesans’ın diğer önemli isimleridir.

İngiliz edebiyatında Rönesansçılar arasında yer alan isimlerin başında Thomas More gelir. More’dan sonra Francis Bacon, Edmund Spenser, John Milton ve Ben Jonson bu akımdan etkilenen yazarlar arasındadır.

Ancak İngiliz edebiyatında Rönesans denince William Sheakespeare’ın özel bir yeri vardır. İnsanın bir yönünü derinliğine ele alması bunu somutlayan canlı tip ve karakterler çizmesi Sheakespeare’ın yalnızca çağının değil bütün çağların yazarı olmasına vasıta olmuştur.

Rönesans Dönemi İngiliz Edebiyatı – Klasik Dönem İngiliz Edebiyatı

İngilizcenin yazı diline dönüşmesinde büyük katkıları olan ve Canterbury Hikâyeleri adlı eseri bulunan Chaucer (1340-1400) İngiliz edebiyatında Rönesansa zemin hazırlayan yazarlardan birisidir.

“Elizabeth Dönemi “adı verilen XVI. yüzyılda tiyatro ve şiir türlerinde önemli eserler ortaya konmuştur.

Rönesans dönemi İngiliz edebiyatının en önemli tiyatro yazarı Shakespeare (1564-1616)’dir.

Shakespeare dram ve komedya türlerinde hem nazım, hem düzyazı, hem de her ikisini birlikte kullanarak başarılı oyunlar yazmıştır. Oyunlarının tamamı beşer perdeden oluşur. Kin, aşk, dostluk, yükselme, öç alma gibi hemen hemen tüm insanî boyutları derinlemesine irdelemiştir. Başlıca dramları arasında Romeo ve Juliet, Hamlet, Macbeth, Othello, Kral Lear; en önemli komedyaları arasında da Venedik Taciri, Yanlışlıklar Komedyası sayılabilir.
Marlowe (1564-1593) ve Ben Jonson (1573-1637) da dönemin önemli tiyatro yazarları arasında yer alırlar.

İlk büyük İngiliz şairi olan Edmund Spenser (1552-1599) ise pastoral türde yazdığı şiirlerini Çoban Takvimi, alegorik bir destanını da Peri Kraliçesi adlı eserlerinde topladı.
Tasvir ve ruh çözümlemelerinde başarılı olan ve üslûba önem veren dönemin son büyük şairi John Milton (1608-1674)’un en önemli eseri Kaybolmuş Cennet adlı konusunu Tevrat’tan aldığı dinî destanıdır.
Montaigne gibi deneme türünde başarılı ürünler veren Bacon (1561-1626)’un en önemli eseri ise Denemeler’dir.

Klâsik Dönem İngiliz Edebiyatı

Klâsisizm akımı İngiltere’de çok kısa sürmüştür. Bu akımın İngiliz edebiyatında iki önemli temsilcisi vardır: Şiir ve oyunlarıyla Drydon (1631-1700) ve şiirleriyle Pope (1688-1744).

Romantik Dönem İngiliz Edebiyatı

İngiltere’nin kuzeybatısında yer alan göller bölgesinde bir süre yaşamış olan ve bundan dolayı kendilerine “Gölcüler” denilen Wordsworth (1770-1850), Coleridge (1772-1834) gibi sanatçılar, ayrıca Lord Byron (1788-1824), Shelley (1792-1822) ve Keats (1795-1821) gibi şairler bu akımın başlıca temsilcileri arasında yer alırlar.

20. Yüzyıl İngiliz Edebiyatı

20. yüzyılda İngiliz edebiyatı en çok roman türünde başarılı ürünler vermiştir.
J. Conrad (1857-1941) macera ve deniz romanları yazmıştır. İrlandalı romancı James Joyce (1882-1941) ise klâsik roman kurallarını bir tarafa bırakarak, modern roman tarzının örneklerini vermiştir. Kronolojik zaman akışını değil, insanın bilinçaltının belirlediği zaman sistemini esas almıştır. İnsanın iç dünyasını kendi mantıkî gerçekliği içinde olduğu gibi sunmaya çalışır. Bir olaydan başka bir olaya, bir zamandan başka bir zamana atlar, kalemini çağrışımların emrine verir, bazen dilin gramatikal sistemini bozar, başka dillerden alıntılar yapar, kahramanların iç konuşmalarına geniş yer verir. Onun romanları alışılmış klâsik roman kurgusuna uymaz.

Dublinler (1914) adlı eserinde on beş hikâye yer almaktadır. Üçü çocukluk, dördü genlik, dördü orta yaşlılık, dördü de sosyal hayatla ilgilidir. Kitap, bütün bir roman olarak da okunabilir. Diğer önemli eseri ise Ulysses (1922) adlı romanıdır. O bu romanında Dublin özelinde çağdaş dünyanın bir destanını verirken, asıl olarak modern bireyin zihinsel hayatını tüm yoğunluğu ve düşünce karmaşıklığı ile sunmaktadır. Eserleri genellikle Dublin kenti etrafında yoğunlaşır.

V. Woolf (1882-1941) önemli bir İngiliz kadın roman yazarıdır. O da James Joyce gibi bilinç akımı tekniğine baş vurmuştur. “Acı” ve “yalnızlık”, “kadın sorunları” temalarına ağırlık vermiştir. Romanlarında insan zihninin herhangi bir günde algıladığı şeyleri aktarmaya çalışır. Eserlerinin başlıcaları Jacob’ın Odası (1922), Perde Arkası (1941), Mrs. Dalloway, Orlando, Dalgalar, Yıllar’dır.

Her yıl birçok kitap, yazı ve şiir yazılıp yayımlanır, ama bunların pek azı insanların yıllar ya da yüzyıllar sonra yeniden okumak isteyecekleri niteliktedir. Bir ülkenin ya da dönemin üstün ve eskimeyen değerdeki yazılı ürünleri edebiyat kapsamına girer. Bu maddede adı geçen yazarların hepsi zamanın yıpratıcılığına karşı başarıyla ayakta durabilmiş, bazılarının görüşlerine bugün katılmasak bile, yazdıkları hâlâ önemli sayılan, coşku ve beğeniyle okunan yazarlardır. Bazılarının iyi öykü anlatma ve canlı kişiler yaratma yeteneği vardır; bazıları ise düşüncelerini, umut ve korkularını çarpıcı, güzel ve anlamlan kadar sesleri için de seçilmiş incelikli sözcüklerle dile getirmişlerdir. Edebiyat şiir, oyun, deneme, roman, mektup gibi birçok değişik yazı türünden oluşur. Ama bu türlerin hepsinde önemli olan, anlamı en açık seçik, en yetkin sözcüklerle dile getirme sanatıdır. Büyük bir yazarı, iyi bir yazardan ayıran da düş gücü, sezgi ve özgünlük olduğu kadar işte bu ustalıktır.

alıntı

Etiketler:rönesans edebiyatı rönesans edebiyat alanı rönesans döneminde edebiyat rönesans dönemi edebiyatı rönesansta edebiyat rönesans edebiyatçıları edebiyatta rönesans rönesans sonrası edebiyat rönesans dönemi edebiyatçıları rönesans ve edebiyat rönesans dönemi edebiyat rönesans döneminde batı edebiyatı rönesansın edebiyat alanı rönesans döneminde edebiyat alanı rönesana dönemi edebiyatçıları batı edebiyatında rönesans rönesans da edebiyat rönesans ve edebiyat alanı rönesans edebiyati rönesansta edebiyat alanı
Rönesans (film): Rönesans ya da Fransızca adıyla Renaissance, Christian Volckman tarafından yönetilen 2006 yapımı Fransız siyah-beyaz bilgisayar animasyonu bilim kurgu filmi.
Rönesans felsefesi: Rönesans felsefesi, 14. yüzyıl sonlarından başlayıp 16. yüzyıl ortalarına kadar geçen dönemde, özellikle de 15. yüzyılda ortaya çıkan çok yönlü felsefi gelişmeleri adlandırır.
Rönesans mimarisi: Rönesans mimarları Eski Yunan ve Roma sanatından esinlendiler. İtalya'da Milano kentinde, Rönesans ustalarından Donato Bramante'nin yaptığı Santa Maria delle Grazie Kilisesi dönemin sanat anlayışının örneklerindendir.
Rönesans Tiyatrosu: Rönesans tiyatrosu, Rönesans dönemindeki tiyatro etkinliklerinin genel adıdır. Kilise baskılarından kurtulmaya çalışan tiyatronun da öncüsüdür.
Edebiyat-ı Cedide: Edebiyat-ı Cedide veya bilinen diğer ismiyle Servet-i Fünun Edebiyatı, II. Abdülhamit döneminde, Servet-i Fünun adlı derginin çevresinde toplanan sanatçıların Batı etkisinde geliştirdikleri bir edebiyat hareketidir.
Edebiyatçılar Derneği: Edebiyatçılar Derneği, düşünce ve yaratma özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması; yazarlığı, şairliği ve edebi ürün vermeyi meslek edinmiş kişileri bir araya getirmeyi, mesleki dayanışmanın sağlanmasını amaçlayan, edebiyatla uğraşanların edebiyat yaşamında etkin bir biçimde yer alabilmeleri için çalışmalar yapan, 2 Mart 1992 tarihinde kurulmuş, merkezi Ankara'da olan bir dernektir.
Edebiyat akımı: Belli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisine edebiyat akımı veya edebi akım denir.
Edebiyat teorisi: Edebiyat teorisi, edebiyatta bir eleştiri akımıdır. Sıkı bir anlamda edebiyat doğasının ve edebiyat analiz yöntemlerinin sistematik çalışmasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir