Rüyada Ölünün Dua Etmesi

Sponsorlu Bağlantılar
allah dua eda eden gelecek genel imana insanlar kabul mahrum murad olur ona uygun veya ya Rüyada Ölünün Dua Etmesi Rüyada Allaha Dua Etmek rüyada dua istemek rüyada ölünün dua etmesi rüyada..

Rüyada Dua(etmek)…

Dua etmek

Rüyada dua etmek, duasinin kabul olmasina, hidayet, rizik ve büyük adamlar yaninda övülmeye isarettir. Dua ettigini gören kimsenin, itaatkar olacagina isarettir. Rüyada edilen dua, uyanikliktaki ibadet yahut rüya sahibinin kilacagi nai mazdir. Rüyada dua, maksada kavusmaya ve çocuga isarettir. Eger dua siddetli istekle ve bagirarak olursa, musibetlere veyahut fitneler eger dua yüksek sesle olursa yagmurun azligina isarettir. Eger halki dua için toplanmis görse bereket izzet ve yükseklige, azginlik ve sekavetin gitmesine isarettir. Eger rüyada kendisinin duadan kaçindigini görse o kimse mahrum ve ümitsiz olur. Allahu TeSla’ya (C.C.) dua ettigini veya kendisi için dua edildigini gören kimse hayra erisir ve kendisine gipta edilir. Rüyada dua etmek ihtiyaçlarin karsilanmasina ve isteklerin meydana gelmesine isaret eder, demislerdir. Karanlikta Allah’a (C.C.) dua ettigini görmek, o adamdan korktugundan dolayi ona boyuna egmeye isarettir.
————————————————————————–

Dua

Dua eden ve kendisine dua edilen kimse hayır ve berekete, namaz sonu dua etmek hayırlı şeylerin gerçekleşmesine, Kendi nefsini kınayarak kötü dua etmek nimete şükretmeye, başkasına beddua etmek onu kahretmeye, haksız yere birine beddua etmek ona zulmetmmeye, Dua etmek istediği halde bunu yapamamak hayır ve iyiliklerin gecikmesine, Uyurken dua ettiğini görmek önemli bir işi ihmal etmeye yahut uyanıkken yapılacak duanın kabul olmasına, Bilinen bir duayı okumak, özel bir maksadın husulüne, bir metne bakarak dua etmek dinde öncü konumundaki salih kişilere uymaya, Duanın yarıda kalması üzerinde durduğu işi bitirememeye, Dua sağlam bir imana, ibadetleri bilinçi olarak ve maksada uygun bir tarzda, şekil ve özüne uyarak eda etmeye, Topluca yapılan dua genel olarak gelecek rahmet ve esenliğe, Bilinmeyen birinin bir yerde dua ettiğini görmek, insanlar için hayır murad eden bir kimseye, alim ve takva bir zata yahut himmeti üstün evliyaya delalet eder.

Rüyada dua etmek, mutluluğun ve başarının simgesidir.

Çok hayırlı, çok güzeldir. Kişinin hiçbir sorunu kalmaz.

Rüyada kendisi için dua edip, Allahu Teala Hazretlerinden rahmet dileyen kimsenin sonu hayir olur. Bir baskasi için dua ettigini görmek, dünya ve ahiret hayrinin elde edilecegine; bü-tün insanlar için dua ettigini görmek, halkin iyiligini istemege de-lildir. Namazdan sonra dua etmek hayra; bir insana beddua etmek, onu sözleriyle kahretmege; kendi nefsine beddua etmek Allah’in (C.C.) nimetlerine sükür etmege; dua etmek istedigi halde bunu yapamadigini görmek, dünyada yaptigi islerde basarisizliga; uy-kuda dua ettigini görmek, önemli bir isini ihmal ettigine isaret-tir. Karanlikta dua ettigini görmek, gamdan ve kederden kurtulacagina delalet eder. Büyük yorumculardan Seyit Ahmet Cabir di yor ki: Rüyada dua okudugunu veya bir dua meclisinde hazir bulunup, okunan dualara “Amin” dedigini görmek, dualarinin kabul edildigine, isteklerinin yerine gelecegine, Hakkin affina layik görüldügüne delildir. Rüyada dua ederken, duasini yarida kestigini görmek, basla-digi bir isi yarim birakacagina delalet eder.

Rüyada dua etmek mutluluğun ve başarının işaretidir.

Rüyada dua etmek mutluluğun ve başarının işaretidir.

Her Şeyin Hayırlısını İstemek

HER ŞEYİN HAYIRLISINI İSTEMEK

“Kim Allâh’tan korkarsa, Allâh ona bir çıkış yolu ihsan eder ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allâh’a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allâh emrini yerine getirendir. Allâh her şey için ölçü koymuştur.” (Talak, 2-3)

Fatma hanım, sırtına ekin destesini aldı ve düşünceyle ilerlemeye başladı.

Birden kayınvalidesinin sesiyle kendine geldi:
“-Kız Fatma çabuk buraya gel. Sari inek doğuruyor, yardim et!..”

Can havliyle sırtındaki destesini indirdi ve ahıra koştu.

Aman Yâ Rabbi… Hayvan da olsa, ne kadar acı çekiyordu.

Fatma hanim, kayınvalidesiyle birlikte hayvanin doğum yapmasına yardım ediyordu.

Kayınvalidesi:
“-Bir hayli zor olacak galiba!..” dedi.

“-Evet zora benziyor. Dana toplu herhâlde.” diye mırıldandı Fatma hanim da…

Fatma, hayvan aci çekmesin diye şifâ âyetlerini, ardından bildiği bütün sûreleri okumaya başladı.
Kayınvalidesi:
“-Deli kız, ineğe de okunur mu?” dedi.

Fatma ise:
“-Ana bak, çok aci çekiyor, yüreğim dayanmıyor.” diye cevap verdi, gözyaşlarıyla…

Bir saat zorlu bir çabanin ardindan, sari kizin bir tosunu oldu.

Sarı kız hemen şefkatle onu yalayıp kokladı.

Fatma’nın bütün merhameti, sanki gözlerinden yaslarla ılık ılık akıyordu.

Kayınvalidesi:
“-Bak, ineğin bile yavrusu oldu. Dört senedir bu kapıdasın, bir torun veremedin kucağımıza!” dedi.

Fatma ise:
“-Allâh hayırlı evlat versin, ana.” dedi.

Kayınvalidesi ise:
“-Hayırlı, hayırsız!.. Bir evlâdın olsun. Bizi ele güne dil ettin ya!..” dedi öfkeyle…

Fatma, ikindi namazından sonra duâ için secdeye vardı ve:
“Rabbim dört yıldır senden hayırlı evlâd istiyorum. Olmuyor Rabbim! Hep hayırlı istiyorum, ben âciz hâlimle nasıl hayırsız bir evlâtla bas edebilirim. Ben kendimi ıslâh edemezken onu nasıl islâh edeyim.” diye gözyaşlarıyla yıkanan, salevâtlarla taçlanan duasını bitirdi.

Dört kez hâmile kalmış, ama hepsini kaybetmişti.

Ve ısrarla “hayırlı evlat ver” diye duâ etti, etti. Birkaç ay sonra rüyasında bir ses:
“-Kızım, hayırlı bir kız evlâdın olacak, adını Hediye koy.” dedi.

O, yine hep “hayırlısını” istedi.

Nihâyet Allâh’in lutf- u keremiyle yavrucuğuna kavuştu.

İsmini, Ayşe Hediye koydu.

Yalnız Ayşe durmadan hasta oluyor, her gece doktora götürüyorlardı.

Fatma hanim, geceleri nefes alıyor mu diye sürekli onu dinliyordu.

Uyku nedir bilmez oldu. Bir gece yine doktora götürdüler.

Doktor:
“-Kızım, sen bu çocuğa köyün zor imkânlarında bakamazsın, bünyesi çok zayif ve hassas, ölür! Benim de yıllardır çocuğum olmuyor onu bana ver!” dedi.

Fatma’yi bu teklif iyice bunalttı ve:

“-Aslâ!” dedi.

Ve çocuğuyla birlikte eve döndüler.

O gece, iki rekat hâcet namazı kıldıktan sonra Rabbine yalvardı, duâ etti:
“-Rabbim, bu evlât hayirli olacaksa onu bana nasip edip sevindir. Bende büyüsün, bir yetimle evlendirip onu sevindireyim.” diye duâ etti.

Seccâdesini toplarken:
“-Veren de O, alan da O, bize sadece duâ düşer.” dedi.

Ayşe, günden güne iyi oluyordu ve gün geçtikçe büyüdü, şirin bir kız oldu.

Allah, Fatma hanıma ardı ardına dört evlat daha ihsân etti.

O, hep:
“-Hayırlı olursa nasip et, hayırsızsa ben nasıl onu islâh ederim, ben kendimi bile islâh edememişken!..” diye duâ etmeye devam etti.

Ayşe, ilkokulu bitirince Kur’ân Kursuna verdiler.

Orada çok başarılıydı.

Edebiyle, ahlâkiyla, çalışkanlığıyla kendini sevdirmişti hocalarına.

Hocaları Hafızlığa başlatmak için ısrar ediyorlardı.

Çünkü hıfzı çok kuvvetliydi.

Ayşe ise “Ya onun hakkini veremezsem, Rabbimin huzuruna nasıl çıkarım” diye iç hesapları yapıyordu.

Ve nasiptir, bu düşünce sebebiyle hıfzına başlamadı.

16 yaşındaydı, güzelliği ve edebi onu akranlarından ayırıyordu.

Yaşı küçüktü, ama çok talibi vardı.

Bir gün bir genç talip oldu, âilesi oldukça varlıklıydı.

Diğer taraftan da fakir, anasız babasız bir genç talipti:
“-Öğretmenlik imtihanlarına girdim. Kazanırsam elimde tek hünerim o… Başkaca verecek hiçbir şeyim yok.” dedi.
İki taraf için de zaman istediler.

Fatma hanım, kızına:
“-Ben çok yokluk gördüm, sen görme kızım. Fakir olan çocuk, kendine başkasını bulsun. Seni böyle göz göre göre yokluğa atamam.” dedi.

Karar verildi.

Ertesi gün, zengin gencin âilesine haber verilecekti.

Fatma hanım, o gece rüyasında Kâbe’nin duvarlarını siliyordu.

Fakir genç de sırtında harç taşıyıp, ona yardım ediyordu.

Böylece Kâbe’yi sıvayıp bitirdiler.

Uzaktan bir ses duydu:
“-Bir yetimi sevindirmek Kâbe’yi inşa etmek gibidir. Kızım verdiğin sözü unutma, yetimi sevindir. Allâh onu mübarek kılsın.”

Bu sesi tanımıştı.

16 yıl önce yine rüyâda kendine çocuğunun olacağını müjdeleyen sesti.

Uyandı ve rüyasını kızına anlattı.

Ayşe ise:
“-Anneciğim sen her zaman en hayırlısını istersin, Rabbimden. Bu apaçık bir rüya!.. Rabbim gönül evlerimizi lutfuyla zengin kilsin.” dedi.

Kur’ân sadâlari içinde düğün yapıldı.

Her şeyin en sâdesi seçilmişti evi için…

Bir takısı yoktu Ayşe’nin, ama gönlü îmân dolu bir hazineye sahip olduğu için Allâh’a duâ ediyordu…

Unutmayalım biz insanoğlu çok âciziz.

Neyin hayır, neyin şer olduğunu bilemiyoruz.

Âyet-i kerimede buyurulduğu üzere, bazen: “Hayır ister gibi ısrarla şerri istiyoruz.”

Onun için Rabbimizden, her zaman her şeyin en hayırlısını isteyelim.

“Ey Rabbimiz! Bizi Sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de Sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibâdet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et. Zîrâ, tevbeleri çokça kabul eden ve çok merhametli olan ancak Sen’sin.” (Bakara, 128)

Peygamberimiz s.a.v Hadis-i Şeriflerinde: “Bir kadınla 4 şey için nikahlanılır: 1-Malı için 2-Güzelliği için 3-Nesebi için 4-Dini için, sen dindar olanını tercih et” buyurmuşlardır.

Her şeyin madde ile ölçüldüğü günümüzde insanların kaçta kaçı dindar özelliği için tercihte bulunuyor. Diğer maddeler için yapılan evlilikler ise kısa zamanda mahkeme salonlarında son buluyor. Mal, güzellik ve bunun yanında da dindar olursa “aliyyül âlâ” olur. Ama Dikkat…! dindarlık hiçbir zaman ikinci plana itilmemeli…

Etiketler:rüyada dua istemek rüyada ölünün dua etmesi rüyada allaha dua etmek rüyada ölünün dua istemesi rüyada ölüye dua etmek ruyada dua istemek rüyada birinden dua istemek rüyada ölmüş birinin dua ettiğini görmek rüyada dua etmek rüyada birinin dua istemesi rüyada birine dua etmek rüyada birine hayırlı dua etmek rüyada ölüden dua istemek rüyada ölüye dua okumak rüyada ölmüş birine dua etmek rüyada ölmüş birinin dua istemesi rüyada ölen birinin dua ettiğini görmek rüyada ölmüş birinin dua etmesi rüyada ölüden dua almak rüyada ölen kişinin dua istemesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir