Sevdiğine Mektup

belki bende benim bitti bunu deme desen diler diye herkes kalbim kez kocaman misin odam okul sabah senin sonsuz uyku Sevdiğine Mektup Sevdiğine Yazılan Mektup evden kaçan kızın mektubu sevdiğine mektup sevdiği..

Liseli Kızdan Ailesine Ve Sevdiğine Mektup

Neden başlamıştı ?
Bilmiyorum ..
Ama çok sevdi küçük kalbim senin sadakatsiz kalbini
çok acı çekti anlattı da sana aslında ama anlamadın ki hiçbir zaman …
Gidiyorum ..hayatından değil ama ! Kendi hayatımdan gidiyorum senin hayatında hep olmak için gidiyorum ..
Şimdi küçük odam da senin hediyen olan küçük yastığıma sarılıp ağlıyorum ..son kez !
Hep düşünmüşümdür “neden ben” diye .
Sanırım herkes için hayatın gerçek yüzü farkılıydı ve benim içinde aşk uğruna acı çekmekti . bunu kabullenmeli ve O’na göre yaşamayı öğrenmeLiydim ..
Neden o kadar kırdık birbirimizi ? Neden ben sensiz 2 günden fazLa duramayıp her seferinde telefona koştum ki?
Doğru muydu ? Bilmiyorum …
Ama pişman değilim
Birazdan aslında sonsuz olmayan şu yükseklik beni sonsuza götürecek
Acaba pişman olur muyum ?
Bilmiyorum …
Ama sen bana defalarca “bitti” desen de ben bitiremiyorum
Acaba bi gün anLar mısın beni ?
Geri dönmemi yine sana sarılıp öpmemi diler misin ?
Bilmiyorum ..ama ben bunu hep isticem .
Ama lütfen sen üzüLme …Belki birazda üzül diye atlayacağım ama sen üzüLme !
Dayanamıyorum artık seni her saniye görmeye …
Nasıl aşk bu böyle deme !
Varlığın da yokluğun kadar yakıyor işte canımı .
Neden mi ?
BiLmiyorum bende bilmiyorum
Annecim, babacım affedin nolur affedin !
Dayanamıyorum inanın kaldıramıyorum
Keşke böyle olmasaydı ama olmak zorunda
Minik kızınız yüreğindeki yükleri taşıyamıyor
Bi anlık delilik, gençlik demeyin …
Çünkü değiL …
Uzun zaman düşündüm
Yaşamak ..anlamsızdı sabah vitaminlerle ayakta durup akşam uyku haplarıyla uyumak her sabah ve okul boyunca onunla yanyana olupta artık ona dokunamayacağımı bilmek …
Anlayamazsınız !
Kocaman sevdim seni
Ama sen değilsin suçlu
Benim ..tek suçlu benim saf kalbim
Gidyorum ama temiz bi kaLple gidiyorum
Hiç kirletmedim yüreğimi, hiç art niyetim olmadı kimseye …yanındakine biLe !

Şimdi gidiyorum içimdeki ateşler kadar büyük, sıcak ateşlerde yanmaya gidiyorum

Hüzünlü Bir Veda Mektubu

Hüzünlü bir veda mektubu

…………………….Bir veda mektubu
“Şiir yazmak benim için her geçen gün zorlaşıyor” diyordu 1956′da Nâzım Hikmet
“Moskovalı Dostlara” başlıklı makalesinde:
“İlham mı gelmiyor yoksa yaşlılık belirtisi mi? Kim bilir belki de söyleyecek şeyim
kalmadı. Halkımla bağımı yitirmiş olmamdan kaynaklanabilir mi? Bence neden bu değil.
Peki öyleyse?”
Ona göre bu “ifade arayışı”ydı.
Oysa beklenen ilham çok yakında gelecek ve yine gürül gürül yazmaya başlayacaktı.
O halde niye yazamıyordu 1956′da?..
Cevabı kendisi de biliyordu aslında:
Âşık değildi.
***
Doktoru Galina Kolesnikova ile birlikte yaşıyordu Nâzım…
Galina’nın (ya da kısaca “Galya”nın) anıları “Nâzım’la 7 Yıl” geçen hafta
Halkevleri Yayınları tarafından yayımlandı.
Usta şairin mahrem bir sandığının daha kapağı aralandı.
Nâzım eşi Münevver’le oğlu Memet’i Türkiye’de bırakıp Moskova’ya kaçmıştı. Galina
onun sadece doktoru değil hemşiresi sekreteri tercümanı mihmandarı aşçısı
şoförü muhasebecisiydi. Kendisini 4 kez Azrail’in elinden almıştı.
Peki sevdiği kadın mıydı?
Sanmıyorum.
Bunu iki şeyden anlıyoruz:
Ona hiç şiir yazmamasından…
Ve bu kitapta ilk kez yayımlanan mektuplardaki hitaplarından:
“Galuşka” “Hazin hazin öten kanaryam” “Güllü Hanım a benim canım sultanım
güzelim şekerim”…vs…
Sevdiğiniz sizden “O çok iyi bir insandır” “Bende yeri başkadır” diye söz etmeye
başladıysa dikkatli olun.
Nâzım çok değil birkaç yıl sonra âşık olduğunda sevdiği kadına şöyle hitap edecektir:
“Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi/
geceleyin ateşler içinde uyanarak/
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi…”
***
Nâzım 55 yaşındayken 23′lük bir kıza sevdalanmıştı.
“Buna kalbin dayanmaz. 3 yılda ölürsün” demişti doktorlar.
Şair dostu Voznesenski’ye “Aşksız 10 yıl mı yaşayayım aşkla 3 yıl mı?” diye sormuştu.
Cevabı kendisi vermişti bile:
“Aşkla 3 yıl yaşa”yacaktı.
Galina’ya şu mektubu bıraktı:
“Galya merhaba. Bugün gidiyorum. Sağlığım fena sayılmaz. Çalışıyorum. Şiir yazdım.
Münevver’e para gönderdiğin için teşekkür ederim. Ben senin sadık bir dostunum. Sen
de benim kızımsın. Öpüyorum. Annene selam söyle. Güzel süveter için teşekkür ederim.
Nâzım Hikmet.”
***
Galina’nın anılarında ilk kez yayımlanan bu kısa mektuptaki hissiz cümleler her
kadın için yaralayıcı olsa gerek:
“Bugün gidiyorum”daki soğukluk…
“Şiir yazdım”daki keskin ima…
“Münevver’e para gönderme” teşekkürü…
“Kızımsın” itirafı…
Ve asıl beni vuran o “güzel süveter…”
Nâzım birlikte yaşadıkları evden pijama-terlik kaçtıktan sonra Galina o süveteri
Şair’in özel şoförü ve arabasıyla birlikte yollamıştı ardı sıra; üşütüp hasta
olmasın diye… İlaç para portakal limon ve tıbbı talimatlarla birlikte…
Belki de bu şefkat yüzden Nâzım’ın Galina’ya “Beni affet” dediği son mektubu şu
hitapla başlıyordu:
“Canım kızım anam yoldaşım bacım Memet’im Münevver’im Galyam!”
“Her şeyim” anlamı taşır gibi görünse de bu hitap aslında Nâzım’ın “terk ettiği her
şey”in listesidir. Listeye son eklenen “Galya” olmuştur.
Nâzım şefkate sırt çevirip aşkın peşine koşmuştur.
Sonrası malum: Sevdayla birlikte şiire sonra Galina’nın yasakladığı sigaraya
içkiye uzun seyahatlere başladı Nâzım; Küba’ya Tanganika’ya uçtu.
Ve doktorların tahmin ettiği gibi 3 yıl sonra öldü.
***
Galina’nın anılarının sonunda birbiri peşi sıra terk edilmiş iki kadının buluşma
sahnesi var.
Nâzım’ı gömdükten sonra Galina Münevver’le buluşuyor. Ona eski eşinin
vasiyetnamesini teslim ediyor.
Gerisini Galina’dan okuyalım:
“Onun bütün bu yıllar zarfında çektiği sıkıntıları bildiğimi söyledim. ‘Nâzım bana
sizin ve Memet’in mektuplarını okurdu’ dedim. Kır evine sizin ve oğlunuzun
fotoğraflarını birlikte asmıştık. Çalışma masasında sizin fotoğraflarınız ve renkli
İstanbul kartpostalları dururdu. Nâzım’ın ricasıyla size bizzat ben para
gönderiyordum. Nâzım’la birlikte size elbise Memet’e de bisiklet ve oyuncaklar
almıştık.’”
***
Birlikte yaşadığı kadına karısının adıyla seslenen bir erkek… O erkeğin karısına
hediye alan para yollayan bir kadın…
“Nâzım’la 7 Yıl” sadece bir şairin iç dünyasına değil kadın-erkek ilişkisinin
karanlık mağaralarına da ışık tutan bir fener:
Hem şaşırtıcı hem öğretici…

Küçük Bir Kızdan Umut Dolu Mektup…

Ne güzel olurdu dimi heryer çiçeklerle dolu olsa..kuşlar hiç durmadan cıvıldasa…Keşke tek sorun bu olsa!Şimdi size hayalimdeki gerçektede böyle olması gereken dünyayı, hayatı,yaşamımızı anlatıcam!.
Heryerde anlamsız bir güzellik mis gibi kokan sokaklar küçük bir kızın bakkaldan aldığı şeker ve onun yaşadığı mutluluk.Dünyadaki o eşsiz dostluk.
İnsanlar arasında kavga hır gür olmadan yaşamak..(bunları düşündükçe insanın ah keşke diyesi geliyo)herkezin güzel okullarda okuyup güzel meslekeler edinmesi.Hiç savaş olmadan insanların birbirlerinin arkasından konuşmadan.Annenin babanın ailelerinde yer alması ve her zaman sahip çıkması her çocuğun çocukluğunu mükemmel yaşaması…..
Ama hiç birşey böyle değil.Ama ben inanıyorum istersek olur yeter ki biz isteyelim.Şimdi yaşadığımız hayat böyle değil!..
Çevremiz o kadar temiz tutulmamakta.Bu çevrede çocuklar çocuklukların yaşayamamakta.Herkez birbirinin arkasından konuşmakta.İnsanlar herşeye doyumsuzluk yapmakta.Birbirlerinin arkalarından konuşmaktalar.Aileler birbirlerine okadar çok bağlı değiler birbirlerine sahip çıkmamaktalar.En önemlisi hayatımızda hiç değeri olmaması gereken paranın bir anda herşeyimiz olması…Para yüzünden insanların öldürülmesi paranın mutluluk için bir araç değil yaşamak için bir amaç olması..herkezin içini bir hırs alması,hırsızlık yapılması,insanların bedenlerini satması bunların hepsi para yüzünden…Ama tek suçlu para değil herşeyi kötüleştirdiğimiz gibi parayı da kötüleştiren pis yapan biz insanlarız..Yalvarmak istiyorum yeter artık durun bitsin bu çile ağlamasın çocuklar ağlamasın ağlamasın toprak.. yeter artık yalvarırım durun yalvarırım……..
Size son bir sözüm var!!!!!!!
İşallah herşey düzelir…..
Ama bu hayatta
En kötü gününüz bir yaz yağmuru kadar çabuk ve saf
En güzel gününüz bir lunapark gibi heyecanlı ve cıvıl cıvıl geçsin!!!!!…

Evinden Kaçan Kızın Mektubu

Anam güzel anam garip anam.
Sarıkız”ı marıkız”ı heç sormuyom zira zerre gadder umrumda değil. Sadede geliyom. Bu İstanbul şehri çok büyükmüş. Bizim köyden yan yana 1 melyon tane koy aha işte o gadder gocuman. Ben meyşur olmayı kafaya koydum anam. Filmde görmüştüm. ”İstanbul seni yeneceem” diyordu ya bana beraberlik de yeter. Yani senin anlayacağın buraya puan veya puanlar almaya geldim anam.

Ay gızım bal gızım eşek gızım…
Sarıkız”ı sormuyon amma Sarıkız seni soruyo. Benden daha salak kızın nerde deyo… Gaçtın diye her Allah”ın gecesi bubandan sopa yiyom. Sırtım nasır tuttu artıkın. Seni bi yakalarsam bak nasıl meyşur edecem. Ağabeylerin peşine düştü. Yakında seni bulur öbür tarafa tez ulaştırılar. Sen de gazetenin 3. sayfasına çıkıp meyşur olursun artık. Ağbingiller gelene gadder İstanbul seni 3.sayfalık yapmazsa tabii!

Anaaaaaa… Bababaaa…
Burada bi dizi var şaşırınca böyle yapıyor başroldeki adamYakında tanışmayı hayal ediyorum onunla. Hatta hepisiylen. Ana gız; sen alışıksındır dayağa. Ya da dur ben buradaki kadın porgramlarından birini yollayayım sana koca dayağı yiyo diye tilivizyonlara çık ana-kız meyşur olalım.

Yelojlar Kraliçesi halası kılıklı kızım benim
Sen şimdi meyşur olacam derken vs. o küçük cep telefonlarına dikkat et bari. Ağbilerin izini bulmuş İstanbul”a varmışlar. Dua ediyom sadece vursunlar cesedin güzel olsun. Çocuklar seni hırslarından parça pinçik doğrayayım derken terleyip Boğaz esintisiyle hasta olmasalar bari.

Anaların en vicdansızı teneşirlere gelesicesi…
Abim olacak o davardan haber alabiliyon mu? Alaman zira bir tanesi anası yaşında bir kadınla yaşamaya başladı. Arada görüşüyoruz. Öbürünün de sinir geçti baya bi yumuşadı. Hatta fazla yumuşadı. Geçen birlikte pembe bluz almaya çıktık. Yanlış anlama ha bana değil ona. Bir dekolte giyiniyor ki sorma. Ben o kadar giyemem valla. Tutturdu ameliyat olucam kesin dönüş yapıcam diye. Bırak diyorum vur beni dön memlekete diyorum “Ay beni gan tutar gııız” diyor. Yakında iki kızınız oluyor bilesiniz.

Ailenin kanayan yaraları… Kansızlar sizi!
Abilerini de ayarttın sonunda haa! Hakkımı helal edersem şerrrefsizim… Babanın da selamı var! Benim öyle bir kızım yok diyo… Hasadı kaldırayım bizzat kendi ellerimle boğucam üçünü de diyo…

Ahh anam benim saf anam…
Sana ne zamandır yazamadım. Beni merak etmezsin biliyom da babamı merak etmişindir herhalde. Hali vakti yerinde. Gençleşti de. ”Genç kadın adamı gençleştirir” derlerdi de inanmazdım. Kuman diye söylemiyorum güzel kız. Sen ne bakarsın babamın öyle atıp tuttuğuna. ”Asıcam kesicem” diye yemiş seni. Hasadın parasını burada öyle bir yedi ki aklın durur. Bir akşamda dolaştı bütün meyhanelerini gece kulüplerini İstanbul”un. Sonra bir askerlik arkadaşını buldu. Kalan parasıyla birlikte iş kurdular. Simit sarayı açtılar. Paraya para demiyor artık babam bilesin. Ana be unutmadan bi şey diycem. Bu mektup olayı sıktı be… Bir cep telefon al da SMS”leşelim. Ya da bir bilgisayar al MSN”den yazışalım. Böyle çok banal…

Oyyy anam oyyy…
Meğer yıllarca koynumda bir değil dört yılan beslemişim oyyy! Hepiniz hayın çıktınız. Tez zamanda İstanbul”a gelip alayınızı yere sermezsem bana da Zarife demesinler!

İstanbul”a gelme kararına pek sevindik ana.
Bir sen eksiktin zaten burada. Gelmeden önce bana haber ver de abimin ”Refo” adıyla sahne aldığı gece kulübünden yer ayırtayım. Hep beraber felekten bir gece çalalım. Bu arada büyük abim o kadından ayrıldı. Anam gelsin de televizyondaki gelin-damat-kaynana yarışmalarına katılalım diyor. Bence de iyi fikir. Sen 10 tane kaynana Semra”yı cebinden çıkarırsın. Şöhret olmak senin de hakkın. Hasretle bekliyoruz anam. Öptük çok. Bye!

Etiketler:evden kaçan kızın mektubu sevdiğine mektup sevdiğine yazılan mektup sevdiğin kıza mektup sevdiği kıza mektup sevdiğine yazılan mektuplar kızdan sevdiğine mektup sevdigine yazılmış mektuplar sevdıgıne mektup sevdim bi köylü kızı ailenin sevdiğine kacarken yazilan mektup bir kadından sevdiğine mektup Sevdiğine kaçanlar erkekten kıza mektup dinle bir kızın sevdiği oğlana yazdığı mektup kız sevdiğine mektup evden kaçarken yazılan mektuplar hoşlandığın kıza mektup
Mektup arkadaşı: Mektup arkadaşları, posta servisi aracılığıyla birbirlerine düzenli olarak mektup yazıp yollayan insanlardır.
Yazılı çaylak: Yazılı çaylak (Elanus scriptus), atmacagiller (Accipitridae) familyasından bir boz çaylak türü.
Mektup roman: Mektup roman, bir roman tarzıdır.
Mektupçu Köşkü: Mektupçu Köşkü, İzmir'in Halil Rıfat Paşa Caddesindeki tarihi köşk. Mektupçu isminin yıllarca posta idaresinin konuk evi olarak kullanılmasından ve Mektupçu semtinde bulunmasından kaynaklandığı sanılmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir