Sevgilisinden Ayrılan

Sponsorlu Bağlantılar
allah ama bana benim bile biri bu eski hani hatta hikaye internet cafe konya mektup seni senin sevgilim tanem terk zaman Sevgilisinden Ayrılan Üzücü Mektuplar Üzücü aşk Hikayeleri sevgilisinden ayrılan üzücü m..

Sevgilisinden Ayrılan Hayrinin Yazdığı Mektup Çok Üzücü(işinize Yarayabilir)

Canım Sevgilim, bir tanem;
Bu mektubu sana konya dan yazıyorum..Seni ne kadar sevdiğimi bilemezsin.Eski günlerimizi
unutamıyorum.Seninleyken dinlediğimiz yıldızlarda kayar şarkısı çalıyor ve ben şuan da o şarkıyı
dinliyorum.Mazimiz geliyor aklıma.Çok üzülüyorum sevgilim..Bana verdiğin sözler,ettiğin yeminler,bir türlü
çıkmıyor aklımdan..Hani bana söylediğin aşkım lafı var ya,işte o benim hayatımı değiştirdi.Seninle
geçirdiğim günler geliyor aklıma. 21 yıldır boş yaşamışım.Bana hayatımın en güzel günlerini yaşattın.
Farkında mısın sevgilim? Bugün beni terk edişinin 43. günü.Sana hain diyeceğim ama dilim varmıyor..Diyemiyorum..
Bir gün kahvaltı yaparken kafana şeker kasesini fırlatmıştım.Sen de ani bir
refleksle eğilerek tehlikeyi bertaraf etmiştin ve bana tutturamadı demiştin.Ama arkasından gelen reçel
kavanozunu hiç hesaba katmamıştın sevgilim.Yüzünden süzülen reçel ile çok tatlıydın.

sevgilim; Seni her zaman çok sevdim ve sevmeye devam edeceğim.Seni hiçbir zaman unutmayacağım
Ben yalnızca sana bağlı kalacağım (sen başkasının olsan bile) Beni terk ettiğin gün köfte almıştım.
Üzerinde 30 gün içerisinde tüketin yazıyordu. Bugün 43 gün olmuş ve ben o köfte i yedim sevgilim.
Gerisi Allah’a kalmış…Ölürsem seni çok sevdiğimi,senin için kendimi bile feda edeceğimi unutma.
Bu arada sakın mezarıma gelme!!!

Son olarak; seni seviyorum güle güle sevgilim :(

Sevdiğinizin Selasını Duymak… (yaşanmış Gerçek Bir Hikaye)

(bence sonuna kadar okumalısınız)

ßir internet cafe açtık.Gece gündüz cafedeydim.Hergün cafenin önünden kızın biri geçiyordu.hep bana bakıyordu.Hiç kompleksli biri olmamışımdır hayatımda,birisi bana bakıyosa illa beğendiğinden bakmıyodur diye düşünen bi yapım var.ama bu bakışlar gün geçtikce manalaşıp yerini gülümsemeye hatta selamlaşmaya bırakmıştı.Çok güzel biriydi.insanlığı,hareketleri,uzun boyu,sapsarı saçları,beni büyülemeye yetmişti.
bigün internet cafenin yanındaki idda bayisinde duruyorum O sırada yine kapının önünden geçiyordu.gözleri beni arıyodu biliyorum,beni gördü,gülümsedi ve durdu kenarda.bir çok kez onun üzerine düşünmüştüm,bu benim aradığım kişi olabilirmi diye.evet oydu.O benim aradığım insandı.yalnızlığımdı,suskunluğumdu.gittim arkasından.
ilk defa bi bayanla konuşmuyordum,ama inanılmaz heyecanlanmıştım.iki lafı bi araya getiremiyordum.neyseki kız anladı derdimden.Derken hayatımın en güzel günlerini yaşatıp sonunda da en kötü gününü yaşatacak bir serüven başlamış oLdu.Haftanın her akşamı buluşup geziyorduk.El ele kol kola.Onun yanındayken her şey çok güzeldi.Annemle tanıştırmıştım,niyetimiz ciddiydi,evlenecektik.Onun aileside biliyor ve destek veriyordu bu ilişkiye.ßir ilişkide hiçmi kavga olmaz,olmuyordu işte,tartışmıyorduk bile.

Günler günleri kovaladı bizim sevgimiz dahada arttı.
ßi Pazar günü buluşacaktık.Mesaj çektim.Uykucu aşkım hala yatıyomusun.hadi kalk artık diye.
Mesajıma karşılık vermedi.ilk defa böyle birşey oluyodu.ßenim mesajıma 2 dakika içinde cevap vermesi lazımdı.ßöyle anlaşmıştık.eger vermezse kötü birşey olmuştur.Meraklanmıştım,aşkıma birşey oldu diye.gergin bir bekleyişin ardından hayatımı karartan bi mesaj geldi.Şunlar yazıyodu msjda.Seni çok seviyorum ama ayrılmamız lazım.Yürümeyecek bir ilişki bizimkisi.Senin hayatını karartmak istemiyorum.Seni Seve Seve senden vazgeçiyorum.Yıkılmıştım bir anda.ßeni çok sevdigini bildiğim birisinin bir anda böyle bir msj yollaması beni çok şaşırtmış vede üzmüştü.Acaba benimle gönülmü eglendirdi demekten kendimi alamamıştım.Hemen telefona sarıldım.Kendinden duymak istedim bütün bu olanları.inanamıyordum bütün bunLara.Ama telefonu kapalıydı,ulaşılamıyodu bitürlü kendisine.

küsmüştüm,Hayata,Yaşamaya,Aynada ßaktığım Yüze.

Nereye baksam onu görüyordum.Kızmalımıydım ağlamalımıydım neyapacağımı bilmiyordum.bildiğim tek birşey vardı ben bunu hak etmiyordum.ßöylesine sevmenin sonu bir mesajla bitirilmemeliydi.

Aradan 1 Hafta geçti.ßen hala aynı psikoloji içindeydim.Durumum gerçekten çok kötüydü.Cafenin önünde dikiliyordum öylesine.Yine aklımda O vardı.Cami çok yakındı bize.Sela verilmeye başlandı.içeri girip müziği kapattım.ßir yandanda allah rahmet eylesin.allah ailesine başsağlığı versin diyordum.Sela bitti….Selanın bitişi benim hayatımın bitişi olmuştu…
Çünkü selanın sonunda zikredilen isim benim canımdan çok sevdigim kişinin ismiydi.O ölmüştü.Haykırdım,bağırdım avazım çıktıgı kadar.olmamalıydı böyle bişe.O yaşamalıydı.ßenden uzak olsun beni istemesin ama yaşasın.ALLAH’ım nolur benim canımıda al diye Bağıra çağıra koşuyordum Camiye dogru.ßabasını qördüm.ßaba nolur O ölmedi de diye yalvarıyordum.gittii oğlum öldü O.Artık yok.Düğününüzü göremeden muradına eremeden öldü.ßirbirimize sarılıp dakikalarca sesle ağladık.
işin aslını ablasından öğrendim.Beyninde damar tıkanıklığı varmış.Bayağı ilerlemiş.ßigün fenalaşıp hastaneye kaldırıLdığında Doktor herşey için qeç olduğunu.Tedavisinin ise sncak yurt dışında olabileceğini söylemiş.Stres sıkıntı kesinlikle yasaklanmış.kendini ölüme hazırlamış benim aşkım.ßana attığı ayrılık mesajı buyüzdenmiş.Onunla beraberken ölümünü görmemi istememiş.Neden böyle yaptın be aşkım.ßiliyorum benden ayrılmak istediginde sen ölüm fermanını kendin imzaladın zaten biz birbirimiz olmadan yaşayabilirmiyiz.Stres yasak olan biri benden ayrılarak mutlumu olacaktı.Neden aşkım nedenn ALLAH kimseye böyle bi acı vermesin.O an herşeyi düşünebiliyosunuz intihar etmeyi kaçıp gitmeyi ne qelirse aklınıza…ßen şimdi kimseyi sevemiyorum.Sevmenin ne olduğunu unuttum.Sevme Hissi onunla gömüldü mezara.Mahşere kadar Uyanmayacak.Uyanmasında….Şimdi sizde birkere düşünün şöyle bir;sela okunuyor ve bu sela ALLAH korusun sevdiğiniz kişinin.ßu yazımı okuyup şimdi sevgilinize bir msj cekin ve Onu herşeyden çok sevdiqinizi Söyleyin.ßuna imkanı olmayanlar var.ßunu herşeyden çok isteyenler Hemde….

-alıntı-

Aci[aşk Hikayesi]

Aci
Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadım,duygularım,acılarım beni boğduğu zaman hep ağladım.Yine ağlıyorum… Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak istiyorum.Lütfen;bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen yazılı satırlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yaşarmış diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamın tayininin çıktığı bir köye taşındık.Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,şehirde medenice okumak istiyordum.kaydımı yaptırdı babam okula.İlkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna.Beni bir sınıfa verdiler.Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya oturmak istiyorsan otur dedi bana.Bir kızın yanı boştu sadece oraya oturdum.Hayatımı adadığım,gidişiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanıştım.İsmi Altınay idi.Çocuk yaşımda bile onun güzelliği beni çok etkilemişti.Masmavi gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığım notlarımda kendi silgisiyle defterimdeki hatayı silmesi beni o minik yaşımda ona bağladı.O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum.ya ben onlara gidip ders çalışıyor, yada o bize geliyordu.Mükemmel bir paylaşımcıydı.Yüreğini,sevgisini,dostluğunu daha o yaşta vermişti bana.İlkokulu birlikte okuduk ve aynı sırada bitirdik.Hep onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize rica ettik ve bizi aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa,hatta aynı sıraya oturmamız için babalarımız öğretmenlere adeta yalvardılar.Başarmıştık. Yine aynı sıradaydık.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladım ki onsuz hayat bana huzur vermiyordu.Yaşımız olgunlaştıkça o beni,ben onu daha çok seviyordum.Çocukça başlayan arkadaşlığımız sevgiye aşka dönüşmüştü ortaokul yıllarımız bitmek üzereyken.Şehir merkezinde.Ailelerimiz liseye geçtiğimiz sırada ortak bir karar aldılar.Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz aynı evde kalacaktık.Annem de bizimle kalacaktı.Allah’ım o karar bize iletildiğinde dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştık bunu.Ona aşık olmuştum.Aynı duyguları o da paylaşıyordu ve bunu fareden ailelerimiz okul bittiğinde evlendirelim diye karar almışlardı bile.Ona tapıyordum artık.Haşa Allah’a şirk koşar gibi günah işlercesine seviyordum.İlk elini tuttuğumda sakın bir daha bırakma demiştim. Yanakları kızarmıştı,utanmış ve başını önüne ! eğmiş,gülümsemiş ve elimi sıkı sıkı kavramıştı.Artık her gün elele tutuşup okula gidiyor okuldan çıkarken elele dolaşıyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.Arada bir elleri terler ve her terleyişte elini elimden kurulamak için çekerdi.Bunu her yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardım,hep tamam tamam diyerek gülümser ve hızla elini avucuma sokuştururdu. Her şey harikaydı,dünya cennet gibiydi gözümüzde.Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde.Nihayet liseyi de bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmişti.Karnelerimizi aldık hiç kırığımız yoktu.Sevinçle sarıldık birbirimize elimi tuttu.bunu kutlamak için bir cafeye gidip cola içerek kutlayacaktık.Okulun az ilerisinden geçen bir çakıl yol vardı.Her zaman toz duman içinde olurdu.çakıllarla kaplıydı.O yolun benim ve ölürcesine sevdiğim insanın ayrılmasında bu kadar rol oynayacağını bilsem hiç girer miydik o yola.Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi,ansızın elini çekti,terlemişti yine eli.Sanırım dört adım atmıştım.Dönüp yine azarlayacaktım.Çünkü hem elimi bırakmış,hem de geride kalmıştı.Dönüp baktığımda Dünya başıma yıkıldı.Sanki gök kubbenin altında kaldım.yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu.ne yapacağımı bilemedim üzerine kapandım yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığımda hayatımı bitiren o görüntüyle karşılaştım.Başı kesilmiş bir tavuk gibi çırpınıyordu.Suratına bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi gözlerinden biri akmıştı.Suratının yarısı yoktu.Hırlıyordu bana bir şeyler demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek bana bir şeyler demeye çalışıyordu.Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir taş suratına saplanmıştı.Ölürcesine bir aşkı,geleceğimizi kibrit büyüklüğünde bir taş parçasının bitireceğini bilemezdim.Donuk donuk hiç konuşamadan yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordum. Ellerini tuttum kaldırdım başını göğsüme dayadı ve elimi sıkı sıkı tuttu.Akan kan ellerimize damlıyordu.Yoldan geçen bir araba durmuş bizi seyrediyordu,hastaneye yetiştirelim dediğimde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti.Kimse arabaya almıyordu.çevreme bakıp yardım eden demekten,ona dönüp seni seviyorum,beni bırakma,dayan demekten başka bir şey yapamıyordum.İki dakikalık bir çırpınıştan sonra kucağımda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü.Tam dokuz yıl oldu onu yitireli.Kendime olan güvenimi yitirdim.Artık kimseyi sevemem,kimsede beni sevemez korkusundan kurtaramıyorum kendimi.Bitkisel hayatta gibiyim.Tek elimde kalan bu net.bu net aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim.Yitiren,ya da ben yitirenle paylaşmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi bırakmamaları şartıyla elimi uzattım.Dost,kardeş,arkadaş ne olursanız olun ama elimi bırakmayın.Size sesleniyorum, elimi bırakmayın lütfen…

(alıntı)

En Acı Aşk Hikayesi :(

10.Sınıf
İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu onun için benim en iyi Arkadaşım diyordum…
ama Ben onun ipek gibi saçlarına bakıp benim olmasını istiyordum…
ama o bana benim ona baktığım gibi bakmıyordu bunu biliyordum,
dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için günün notlarını istedi ve
ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü onu çok seviyordum ama
söyleyemiyordum nedenini bilmiyordum ama çok utanıyordum..

11.Sınıf
Telefonum çaldı,arayan oydu ve ağlıyordu bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı,
beni evine çağırdı,yalnız kalmak istemediğini söyledi, bende tabi ki gittim,koltuğa,
onun yanına oturdum,güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim,
2 saat sonra Drew Barrymore’un bir filmi başladı ve onu izledik filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi,
bana her şey için teşekkür etti ve beni yanağımdan öptü. Onu arkadaş olarak istemediğimi Bilmesini istiyordum,
onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum…

SON SINIF
Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve çıktığı çocuk hasta ve partiye gelemeyecek dedi,
benimde çıktığım biri yoktu ve 7.sınıfta birbirimize söz vermiştik eğer çıktığı biri olmazsa partilere
birlikte gidecektik, “en iyi arkadaş” olarak.Ve partiye birlikte gittik,o akşam çok güzeldi,
her şey yolunda gitti, partiden sonra onu evinin kapısının önüne kadar bıraktım,
kapının önünde ona baktım o da bana güzel gözleriyle bana gülümseyerek baktı.
Onun benim olmasını istiyordum…ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum,
bana “hayatımın en güzel zamanını geçirdiğini” söyledi ve yanağımdan öptü…
Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi Bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama Söyleyemiyordum nedenini
bilmiyorum Ama çok utanıyordum… Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı..
Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim.Diplomasını almak için sahneye çıkarken sanki havada
süzülen bir melek gibiydi.Onun benim olmasını istiyordum…Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu
bunu biliyordum.Herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak bana sarıldı sonra başını omzuma koydu
ve “sen benim en iyi arkadaşımsın,teşekkürler” deyip yanağımdan öptü.Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi
bilmesini istiyordum, onu çok Seviyordum ama söyleyemiyordum.
Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum…

ARADAN YILLAR GEÇTİ
Bir kilisedeydim ve o kızın nikahını izliyorum..evet artık evleniyordu, onun “evet, kabul ediyorum”demesini
,yeni hayatına girmesini izledim, başka bir adamla evli olarak. Onun beni olmasını istiyordum..
ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum.Yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi
ve “nikahıma geldin teşekkürler” deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini
istiyordum, onu çok seviyordum ama Söyleyemiyordum nedenini bilmiyordum ama çok utanıyordum…

YILLAR ÇABUK GEÇTİ
Şu an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum,eşyaları toplanırken lise yıllarında
yazdığı günlüğü ortaya çıktı… Hemen günlüğünü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi…
“Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim…ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum.
Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama SÖYLEYEMİYORDUM.
nedenini bilmiyordum ama çok utanıyordum. KEŞKE BANA SEVDİĞİNİ SÖYLESEYDİ.

Hayatta hiçbir şey için geç kalmayın
sevdiğinizi söyleyin.Her ne pahasına olursa olsun.Bu onu kaybetmekte olsa.
ŞİMDİ KOŞ GİT SEVDİĞİNE, ONU SEVDİĞİNİ HAYKIRIRCASINA BELLİ ET..

Üzücü Bir Aşk Hikayesi

Adam genç eşini çok seviyor,bir o kadarda kıskanıyordu öyleki iş yerinde yemek verildiği halde,her öğlen o uzun yola rağmen evine gidiyor,eşiyle birlikte yemek yiyordu.Kadın, eşinin sadece yemek yemek için geldiğini düşünüyordu.Bilmediği bir şey vardı eşi kendisini kontrol ediyordu.Bu bilinmeyenle uzun süre birlikte yediler yemeklerini taa ki adam gelipte eşini evde bulamayana kadar.

Kapıyı açıp seslendi eşine ses yok…Odaları gezdi bir bir…yok…yok…yok…Telefona sarıldı hemen.Kapalıydı kadının telefonu.İrkildi birden.”korktuğum başıma geldi kesin aldatıyor beni” diye düşündü………Tanıdığı herkesi aradı ailesi,arkadaşları,aile dostları,komşuları hiç kimse görmemişti kadını saatler geçiyor kadından ses çıkmıyordu.Akşam oldu adam evin içinde ümitsiz ve karışmış düşüncelerle dönüp duruyordu.Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte adam kararını vermişti boşanacaktı avukat arkadaşına giderek dava açtırdı.Kesin aldatmıştı kocasını ve dönmeye yüzü yoktu artık herşey bitmişti.
Eve dönünce eşine ait ne varsa attı resimleri yırttı,elbiselerini yaktı,takılarını karşılıksız verdi bir eskiciye geriye sadece bir sevgililer günü kartı kalmıştı.” hep seninim…hep senin kalacağım…”yazıyordu üzerinde.adam nefretle bakarak duvara astı kartı uzun uzun baktı elinde tuttuğu içki kadehini sıktığının farkında bile değildi.Elleri kan içinde kalmıştı ama o görmüyordu bile.
Telefonun sesini duyduğunda ancak farketti elinin acıdığını ve kan içinde kaldığını açtı telefonu

ADAM __ buyrun dedi adam
TELEFONDAKİ __ iyi günler beyfendi …….. beylerin evimi?
ADAM __ buyrun benim
TELEFONDAKİ __ ben ……….. hastanesinden arıyorum iki gün önce yaralı bir bayan getirdiler hastanemize henüz bugün kendine gelebildi sizin isminizi öğrenebildik hemen gelebilirmisiniz?

Adam yığıldı olduğu yere yanlış duymuş olabilirmiydi.”kesin sevgilisi dövdü” dedi içinden gitmekle gitmemek arasında bocaladı birden sonra “gidip yüzüne tükürmeliyim”diye düşündü.Fırlayıp çıktı sokağa attığı adımların sesini duyuyordu sadece koştu,koştu…Hastaneye ulaştığında nefesi tıkanmıştı danışmadan eşinin kaldığı odanın numarasını öğrendi artık biliyorduki anlatılan doğruydu eşi yaralıydı ama neden?merdivenleri nasıl çıktığını hatırlamıyordu.Kapıya geldiğinde doktorları gördü.Kendisini tanıttı ve eşini görmek istediğini söyledi.Doktorlardan birisi başını öne eğdi “başınız sağolsun eşinizi kurtaramadık dedi adam aldatılmışlığın acısıylamı yoksa sevdiği içinmi bilinmez, bakamadı eşinin yüzüne son kez cenaze işlemlerini bile eşinin ailesine bıraktı.

Aradan 10 gün geçmişti adam iyiden iyiye yıpranmış,çökmüş,sanki hayattan elini eteğini çekmişti devamlı duvarda asılı duran karta bakıyordu o arada kapı çaldı.Genç bir kurye,büyük bir paket bıraktı kapının önüne.Gülümseyerek “doğum gününüz kutlu olsun efendim eşiniz 10 gün önce ayırdı hediyenizi ve bugün için size teslim etmemizi tembihledi.Çok şanslısınız beyfendi dedi ve çıkıp gitti ne yapmalıydı bilmiyordu adam.Açtı kutuyu elleri titreyerek bir kazak vardı en üstte “çok beğenmiştin bu tazağı ama bana elbise alabilmek için vazgeçmiştin bundan güle güle kullan aşkım” yazılı bir kağıt iliştirilmişti bir paket daha vardı kutuda açtı…saatti bu.Yine bir yazı. “eve geleceğin zamanlar,geç kaldığın her dakika ölüm gibiydi.Umarım artık geç kalmazsın” en alttada bir kart vardı.Sanki sonunu biliyormuş gibiydi yazdıkları “son olacak belki belkide hep yanında,hep birlikte kutlayacağız.Bizli nice yıllara aşkım”

Genç kadın,eşi için seçtiği hediyeleri,doğum gününde teslim edilmek üzere bırakmıştı mağazaya dönüşte şarjı bittiği için telefonu kapanmıştı.Yolun karşısındaki kulübeden eşini aramak istemişti merak etmesin diye ama hızla gelen arabayı farkedememişti…

Etiketler:Üzücü aşk Hikayeleri sevgilisinden ayrılan üzücü mektuplar ayrılan sevgiliye yazılan mektup ayrılma mektubu sevgiliden ayrılınca yazılan mektup ayrılıkta sevgiliye mektup ayrilan sevgiliye mektup uzucu ask fotografi sevgilinden ayrıldığında yazılacak sözler ayrılırken yazılan son mektup ayrıldığı sevgiliye mektup aşk mektubu çok üzücü eski sevgilinin yazdıgi mektubu üzücü aşk mektubu cok seven ve ayrilan ayrıldıktan sonra sevgilisine yazdığı mektup video ayrılacak sevgiliye mektup sevgiliden mektup sevgilim ayrıldı mektup
Ayrılan Yollar (film, 1979): Ayrılan Yollar, 1979 ABD yapımı psikolojik dramatik filmdir. Özgün adı Hardcore olan film Türkiye'de Aralık 1983'te sinemalarda gösterime girmiş, video furyası yıllarına denk gelen 1984'ten itibaren de kaset kiralama şirketleri tarafında VHS ve Betamax formatlarında izlenime sunulmuştur.
Ayrılan Yollar (anlam ayrımı): * Ayrılan Yollar (film, 1962), Ertem Göreç'in yönettiği 1962 yapımı Türk filmi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir