Sevgiliye En Güzel Mektup

agla aska asla ates bahari bir baska degil kaldi kisa kocaman nemi orada senin sevda sevdim seni sevgiliye mektuplar ugurlama vardi yaprak yetti Sevgiliye En Güzel Mektup Bir Kıza Yazılacak En Güzel Mektup sevgiliye kısa mektup sevgiliye en güzel mektup bi..

Sevgiliye Yazılmış Bir Mektup

bu mektubu kendım yazdım arkadaşlar

senden bahsediyorum düşlerime …kabul etmek istemiyolar seni
sebebini bildikleri için seni aralarına almak istemiyolar..
sebebi nemi???
eger seni düşlerime alırlarsa herşeyin sen üzerine kurulacıgını biliyolar bu yüzden kabul etmiyolar

platonik bir sevda bu benimki sen asla ögrenemiceksin yüregimdekileri
senin bir gülüşün her an umutmuşcasına kıpırdıyor yüregimde…
keşke bilsen senin için çarpan yüregimi ,keşke bilsen senin adın olmadan alamayacagım nefesi…

keşke….keşke keşkeler iyikiler olsada senle gecen o güzel zamanı hiç unutmasam

işte sen varsın yine gözlerimin önünde…sensizlik yine başladı canımı acıtmaya…
yanımda oldugunu bilmeden yine sen varsın yanımda. YÜREGİMİ YAKANDA BU ZATEN SEN OLMADAN SENİ YAŞAMAK…

işte sen işte hayaller… :agla: :agla:

…sevgiliye Mektuplar… 9

BEN SENİ SEVDİM

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözleri degil,yüregimdi seni gören.
Sen damarlarimdaki kana karisip,geldin oturdun yüregime.Bir baska yerde
olamazdin zaten.Sen benim en degerli yerimde,yüregimde olmaliydin,orada
kalmaliydin.
Çok aska ev sahipligi yapan bu yürek,ilk kez bukadar kolay kabullendi
seni.Herhangi bir konuk degildin artik.Buyüzden ne agilama fasli vardi nede
ugurlama.O yüregin gerçek sahibiydin.Simdi sonbahar kisa giriyoruz ya…
Ben dört mevsim bahari yasadim seninle Çiçek çiçek açtin yüregimde.
Gökkusagi zayif kaldi senin renklerin karsisinda.Taze bir yaprak gibi
yesildin.Açelyaydin pembeliginle.Üzerine çig taneleri düsmüs sari
güldün.Kirmiziydin bir ates gibi.Ve maviydin… En çok bu renkle anmayi
sevdim seni.Denize tutkundum,denizi sensiz,seni denizsiz düsünemedim. Seni
severken dünyayi da sevdim ben,insanlari da…Kendime bile dar gelirken,
içinde herkeze olan bir hayatin sahibiydim artik.

En kizgin, en tahammülsüz oldugum anlarda bile seni düsünmek yetti
bana,içimdeki sevinç yüzüme yansidi,güldüm. Beni *****sine güldüren senin
sevgindi ve ben kaygisiz,içten gülüsün ne demek oldugunu, nasil güzel bir
sey oldugunu anladim seninle. Her seye ragmen sevdim seni.Güçlüydüm ve asamayacagim hiç bir zorluk yoktu. Koca bir kente,koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.Sen elimden
tuttugunda,patlamaya hazir volkan gibi hissederdim kendimi.Menzil sendin ve
ben o menzile ulasmak için önüme çikan herseyi yok edebilirdim.Sana ulasmami
engelleyecek herseyi eritirdim,kül ederdim.Sana ulastigimdaysa sakin bir
göle dönüsürdüm.Ve o göle birtek sen girebilirdin.

Sevdim ve hayrandimda…

Her halin çekti beni.Durusunu,uyumani,gülmeni,kizmani,
saskinligini,safligini,kurnazligini,çocuklugunu, olgunlugunu sevdim.Sesini
de sevdim suskunlugunuda.Küçük
oyunlarini,kaprislerinisitemlerini,korkularini sevdim.Seni ve o doyumsuz
sevdani, uçari sevdani anlatacak kelime bulamadim çogu zaman.Sigmadin
cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadi.
Seni severken yorulmadim.Çünkü sen yasam kaynagiydin.Hergün
yenilendim.Seninle çogaldim,büyüdüm.Eksik kalan neyim varsa
tamamladin.Ölmeyecektim çünkü sen ölümsüzlügün ta kendisiydin.
Sevdim iste ötesi yok…

Sevgiliye Ayrılık Mektubu…

AYRILIK
Bir tanem;

Ayrılık da bir parçası mıdır aşkın? O zaman bedenler ayrılırken, bu emre asi kalbin haykırışları niye? Ayrılık sonu mudur aşkın? O zaman sonsa, daha çok bağlanmanın anlamı ne? Ayrılık mıdır aramıza giren? O zaman isyan etmenin anlamı ne? İmkansız olandır bitmeyen aşk! O zaman bu ayrılığı kabullenememenin sebebi ne?

Evet ayrılıyoruz, ama şunu bir de kalbim anlasa. Bedenim senden uzaklaştıkça, kalbim sana daha çok bağlanmasa. Sevgimin bitmesi gerekirken, o bir devin haykırışı gibi çoğalıp yankılanmasa olmaz mı birtanem?

İlk anımızı hatırlıyorum. Sevgini kazanabilmek için elimden geleni yapmıştım. Seni ilk gördüğümde bir bebek kadar mutlu ve huzurluydum. Oturduğumuz masada karşı tarafta sen, bu tarafta sevginin şaşkınlığı ile tir tir titreyen o küçük çocuk bendim. Seni lik öptüğümde duyduğum utanç kutsallaştırmıştı her öpücüğümüzü. Tenine dokunmak bile beni öldürmeye yetecek kadar heyecan vericiydi o gün. Gülücükler eksik olmuyordu yüzümden. Dünya yok olmuştu saki, sadece sen vardın. Sen her yerde… Şimdi benden uzaktasın. Aşk görevini yaptı ve zaman doldu birtanem. Ne çabuk geçti o iki senelik saniyeler. Değil tenine dokunmak, hayaline ulaşamıyorum artık. Çırpındıkca batıyorum adeta. Hayata küstüm çünkü beni senden, seni benden çaldı. Kalpsiz bir bedenle, amaçsız, çırılçıplak ortada bıraktı beni hayat.

Ayrılan sevda yolunu takip ederken, gül bahçelerinin kokuları, kelebeklerin rehberliği eşliğinde sonsuz sevgiyi bulma yolunda, mutlu bir şekilde yürümeni dilemeyi çok isterdim…

Özlenen Sevgiliye Mektup!

Özlenen Sevgiliye Mektup!


Gittiğinden beri her şey değişti. Seni özlemenin de buruk bir tadı var. Uzun zaman dönersin diye beklemiştim ama artık vazgeçtim. Hayat devam ediyor ve ben yolumu çizmek zorundayım. Yine de bil ki, sen gelmiyorsun ya, eksiliyorum….

Büyük bir aşk hikayesinin baş kahramanlarıydık.
Son ana kadar birlikte olacağımızı sanmıştım.
Hangimiz daha çok sevdi diye düşünmüyorum.
İkimiz de sevmiştik, eminim
. Ne kadere, ne sana söyleyecek kötü sözüm yok.
Sen olmasan, kalbim bu kadar büyük bir aşkın lezzetini nasıl tadacaktı?
Yaşattığın tüm duygular için teşekkür ederim.


Sevmek dediğin öğreniliyor.
Yorucu ve uzun bir eğitim ama anladım ki, sevmek insanı büyütüyor.
Acılardan geçmeden olgunlaşmıyor yürekler.
Ayrılığın tek iyi yanı bu olmalı, keşfetmek!
Kendinle yüzleşmeyi becerebilirsen, aşkın da, ayrılığın da öğretecekleri var.

Sen gittikten sonra uzun süre ne yapacağımı bilemedim.
Sudan çıkmış balığa döndüm.
Duvarların üstüme geldiği gece yarılarında, kendimi dışarıya atım.
Sokaklar boyu yürüdüm.
İnsanları seyrettim.
Gülenler, hüzünlüler, sarhoşlar, sinirliler, hayat devam ediyordu.
Gecenin karanlığına gizlenmiş insanların acılarına şahit oldum. Herkesin derdi kendine büyük geliyor.

Bir müddet savrulup durdum.

Ne yapsam bana keyif vermiyordu.
Kaç gece güneşi görmeden uyumadım.
Sürekli düşünüyordum, seni, kendimi, ilişkimizi, hep bir yanım eksik kalıyordu.
Televizyon seyredemez, kitap okuyamaz olmuştum. Aklımdan bir türlü çıkmıyordun.

Sen yokken ev öyle soğuk ki, her yanı buz kesti. Akşamları uzanıp film izlediğin koltuğa oturmuyordum.
Kabak dolması pişirmiyordum, seni hatırlatıyor diye. Sonra kendi hakkımı çaldığımı fark ettim.
Kendime neden bunları yaptığımı düşündüm. Sensizliğin acısını da layık olduğu gibi, değeriyle yaşayıp, bu sancılı günlere son vermeye karar kıldım.
Evi dip bucak temizledim.
Bu sırada en sevdiğimiz albümü dinledim.

Yokluğunun hoyrat sancısını temizlik yaparak hafiflettim.
Akşam olduğunda öyle yorulmuştum ki, uzun zaman sonra ilk defa erkenden koltukta uyuya kaldım.

Sabah erken kalktım.
Güneş henüz yeni doğuyordu.
Kahvaltı hazırladım.
Masaya sevdiğin gibi limonlu maydanoz da koydum. Sonra ikimize servis ettiğim özel fincanların birinde, okkalı bir kahve içtim.
Bir türlü aklımı veremediğim için yarım kalan kitabı okudum.
Başkahraman ile adınız aynı olması ne büyük tesadüf değil mi?

Aklımdan ve kalbimden seni atmaya çalıştıkça, daha çok içine saplandığımı anladım.
O yüzden, seni sevmeye devam ederek, tek başıma yaşamaya alışıyorum.

“Acıdan geçmeyen şarkılar biraz ek******” der ya Sezen Aksu; bence acıdan geçmeyen yürekler de çok ek******.
Acılar büyütür, olgunlaştırır ruhları ve böyle öğrenir insanoğlu sevmeyi.
Artık sensiz de yaşamayı öğrendim ama bil ki, İstanbul’da tanıdığın bir yürekte çok özleniyorsun….

Etiketler:sevgiliye kısa mektup sevgiliye en güzel mektup bir kıza yazılacak en güzel mektup sevgiliye yazılan arkadaşa en güzel mektuplar nefret dolu mektup sevgiliye yazılan kısa mektuplar sevgiliye yazılan mektuplar sevgiliye yazılacak en güzel mektuplar sevgiliye en güzel aşk mektupları sevgilime mektup kısa eski sevgiliye mektup eski sevgiliye yazılan mektup eski sevgiliye yazılan mektuplar sevgiliye yazılan son mektup güzel yazılmış mektuplar arkadaşa yazılan mektuplar arkadaşa yazılmış bir mektup eski sevgiliye yazııılan sevgiliye yazılan bir mektup
Sevgiliye (Aşkın Nur Yengi albümü): Sevgiliye, Aşkın Nur Yengi'nin 1990 yılında çıkan ilk albümüdür. 2,5 milyon satış rakamına ulaşmış ve neredeyse tüm şarkıları birer hit haline gelmiştir.
Sevgiliye (Funda Arar albümü): Sevgiliye, Funda Arar'ın Kıraç ile birlikte hazırlamış olduğu bir düet albümdür. Bu albümde yer alan, söz ve müziği Funda Arar'a ait olan "Seni Düşünürüm" şarkısı ile sözleri ve müziği Funda Arar ile Kıraç'a ait "Sevgiliye" şarkısına klip çekilmiştir.
Sevgiliye Son: Sedat Yüce tarafından seslendirilen ve 2001 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil eden şarkı.
Güzel Sanatlar Akademisi: * İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi
Güzel sanatlar: Güzel sanatlar, güzellik ve zevkle ilgilenen sanatlar için kullanılır. Bu terim ilk defa Fransızcada beaux arts olarak, resim, heykel, baskı gibi görsel sanatları tanımlamak için bulunmuştur.
Güzelyurt İlçesi: Güzelyurt İlçesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 5 ilçesinden biri. Yönetim merkezi Güzelyurt'tur. Yüzölçümü 381 kilometrekaredir (284.969 dönüm).
Güzelyurt, Kıbrıs: Güzelyurt (Yunanca: Μόρφου, İngilizce: Morphou, eski ad: Omorfo), Kıbrıs Adası'nda bir kent. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dördüncü büyük ilçesi.
Güzelyurt: Güzelyurt, yerleşim adları:
Mektup arkadaşı: Mektup arkadaşları, posta servisi aracılığıyla birbirlerine düzenli olarak mektup yazıp yollayan insanlardır.
Yazılı çaylak: Yazılı çaylak (Elanus scriptus), atmacagiller (Accipitridae) familyasından bir boz çaylak türü.
Mektup roman: Mektup roman, bir roman tarzıdır.
Mektupçu Köşkü: Mektupçu Köşkü, İzmir'in Halil Rıfat Paşa Caddesindeki tarihi köşk. Mektupçu isminin yıllarca posta idaresinin konuk evi olarak kullanılmasından ve Mektupçu semtinde bulunmasından kaynaklandığı sanılmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir