Sevgiliye Mektuplar

aska ates bahari bir baska degil halin kaldi kente kisa kocaman menzil orada ragmen sevdim seni sevgiliye mektuplar ugurlama vardi volkan yapan yaprak Sevgiliye Mektuplar Sevgiliye En Güzel Mektup sevgiliye mektup sevgiliye mektuplar sevgiliye en ..

…sevgiliye Mektuplar… 9

BEN SENİ SEVDİM

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözleri degil,yüregimdi seni gören.
Sen damarlarimdaki kana karisip,geldin oturdun yüregime.Bir baska yerde
olamazdin zaten.Sen benim en degerli yerimde,yüregimde olmaliydin,orada
kalmaliydin.
Çok aska ev sahipligi yapan bu yürek,ilk kez bukadar kolay kabullendi
seni.Herhangi bir konuk degildin artik.Buyüzden ne agilama fasli vardi nede
ugurlama.O yüregin gerçek sahibiydin.Simdi sonbahar kisa giriyoruz ya…
Ben dört mevsim bahari yasadim seninle Çiçek çiçek açtin yüregimde.
Gökkusagi zayif kaldi senin renklerin karsisinda.Taze bir yaprak gibi
yesildin.Açelyaydin pembeliginle.Üzerine çig taneleri düsmüs sari
güldün.Kirmiziydin bir ates gibi.Ve maviydin… En çok bu renkle anmayi
sevdim seni.Denize tutkundum,denizi sensiz,seni denizsiz düsünemedim. Seni
severken dünyayi da sevdim ben,insanlari da…Kendime bile dar gelirken,
içinde herkeze olan bir hayatin sahibiydim artik.

En kizgin, en tahammülsüz oldugum anlarda bile seni düsünmek yetti
bana,içimdeki sevinç yüzüme yansidi,güldüm. Beni *****sine güldüren senin
sevgindi ve ben kaygisiz,içten gülüsün ne demek oldugunu, nasil güzel bir
sey oldugunu anladim seninle. Her seye ragmen sevdim seni.Güçlüydüm ve asamayacagim hiç bir zorluk yoktu. Koca bir kente,koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.Sen elimden
tuttugunda,patlamaya hazir volkan gibi hissederdim kendimi.Menzil sendin ve
ben o menzile ulasmak için önüme çikan herseyi yok edebilirdim.Sana ulasmami
engelleyecek herseyi eritirdim,kül ederdim.Sana ulastigimdaysa sakin bir
göle dönüsürdüm.Ve o göle birtek sen girebilirdin.

Sevdim ve hayrandimda…

Her halin çekti beni.Durusunu,uyumani,gülmeni,kizmani,
saskinligini,safligini,kurnazligini,çocuklugunu, olgunlugunu sevdim.Sesini
de sevdim suskunlugunuda.Küçük
oyunlarini,kaprislerinisitemlerini,korkularini sevdim.Seni ve o doyumsuz
sevdani, uçari sevdani anlatacak kelime bulamadim çogu zaman.Sigmadin
cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadi.
Seni severken yorulmadim.Çünkü sen yasam kaynagiydin.Hergün
yenilendim.Seninle çogaldim,büyüdüm.Eksik kalan neyim varsa
tamamladin.Ölmeyecektim çünkü sen ölümsüzlügün ta kendisiydin.
Sevdim iste ötesi yok…

Sevgiliye Mektup

Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga seven, kıyı sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni ***** severim bitanem.

Bitanem,
Bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini…
Sevilmeyeceklerini…
Koklanmayacaklarını…
Okşanmayacaklarını…
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni ***** beklerim bitanem

Bitanem,
Ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için
Öyle zorludur ki ayrılmaları
Verir meyvesini ağaç
Meyve tohum olur, tohum kök olur
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden
İşte ben de ***** bitanem;

Komik Mektup:)

;):muha:

Sevgiliye Ayrılık Mektubu…

AYRILIK
Bir tanem;

Ayrılık da bir parçası mıdır aşkın? O zaman bedenler ayrılırken, bu emre asi kalbin haykırışları niye? Ayrılık sonu mudur aşkın? O zaman sonsa, daha çok bağlanmanın anlamı ne? Ayrılık mıdır aramıza giren? O zaman isyan etmenin anlamı ne? İmkansız olandır bitmeyen aşk! O zaman bu ayrılığı kabullenememenin sebebi ne?

Evet ayrılıyoruz, ama şunu bir de kalbim anlasa. Bedenim senden uzaklaştıkça, kalbim sana daha çok bağlanmasa. Sevgimin bitmesi gerekirken, o bir devin haykırışı gibi çoğalıp yankılanmasa olmaz mı birtanem?

İlk anımızı hatırlıyorum. Sevgini kazanabilmek için elimden geleni yapmıştım. Seni ilk gördüğümde bir bebek kadar mutlu ve huzurluydum. Oturduğumuz masada karşı tarafta sen, bu tarafta sevginin şaşkınlığı ile tir tir titreyen o küçük çocuk bendim. Seni lik öptüğümde duyduğum utanç kutsallaştırmıştı her öpücüğümüzü. Tenine dokunmak bile beni öldürmeye yetecek kadar heyecan vericiydi o gün. Gülücükler eksik olmuyordu yüzümden. Dünya yok olmuştu saki, sadece sen vardın. Sen her yerde… Şimdi benden uzaktasın. Aşk görevini yaptı ve zaman doldu birtanem. Ne çabuk geçti o iki senelik saniyeler. Değil tenine dokunmak, hayaline ulaşamıyorum artık. Çırpındıkca batıyorum adeta. Hayata küstüm çünkü beni senden, seni benden çaldı. Kalpsiz bir bedenle, amaçsız, çırılçıplak ortada bıraktı beni hayat.

Ayrılan sevda yolunu takip ederken, gül bahçelerinin kokuları, kelebeklerin rehberliği eşliğinde sonsuz sevgiyi bulma yolunda, mutlu bir şekilde yürümeni dilemeyi çok isterdim…

Özlenen Sevgiliye Mektup!

Özlenen Sevgiliye Mektup!


Gittiğinden beri her şey değişti. Seni özlemenin de buruk bir tadı var. Uzun zaman dönersin diye beklemiştim ama artık vazgeçtim. Hayat devam ediyor ve ben yolumu çizmek zorundayım. Yine de bil ki, sen gelmiyorsun ya, eksiliyorum….

Büyük bir aşk hikayesinin baş kahramanlarıydık.
Son ana kadar birlikte olacağımızı sanmıştım.
Hangimiz daha çok sevdi diye düşünmüyorum.
İkimiz de sevmiştik, eminim
. Ne kadere, ne sana söyleyecek kötü sözüm yok.
Sen olmasan, kalbim bu kadar büyük bir aşkın lezzetini nasıl tadacaktı?
Yaşattığın tüm duygular için teşekkür ederim.


Sevmek dediğin öğreniliyor.
Yorucu ve uzun bir eğitim ama anladım ki, sevmek insanı büyütüyor.
Acılardan geçmeden olgunlaşmıyor yürekler.
Ayrılığın tek iyi yanı bu olmalı, keşfetmek!
Kendinle yüzleşmeyi becerebilirsen, aşkın da, ayrılığın da öğretecekleri var.

Sen gittikten sonra uzun süre ne yapacağımı bilemedim.
Sudan çıkmış balığa döndüm.
Duvarların üstüme geldiği gece yarılarında, kendimi dışarıya atım.
Sokaklar boyu yürüdüm.
İnsanları seyrettim.
Gülenler, hüzünlüler, sarhoşlar, sinirliler, hayat devam ediyordu.
Gecenin karanlığına gizlenmiş insanların acılarına şahit oldum. Herkesin derdi kendine büyük geliyor.

Bir müddet savrulup durdum.

Ne yapsam bana keyif vermiyordu.
Kaç gece güneşi görmeden uyumadım.
Sürekli düşünüyordum, seni, kendimi, ilişkimizi, hep bir yanım eksik kalıyordu.
Televizyon seyredemez, kitap okuyamaz olmuştum. Aklımdan bir türlü çıkmıyordun.

Sen yokken ev öyle soğuk ki, her yanı buz kesti. Akşamları uzanıp film izlediğin koltuğa oturmuyordum.
Kabak dolması pişirmiyordum, seni hatırlatıyor diye. Sonra kendi hakkımı çaldığımı fark ettim.
Kendime neden bunları yaptığımı düşündüm. Sensizliğin acısını da layık olduğu gibi, değeriyle yaşayıp, bu sancılı günlere son vermeye karar kıldım.
Evi dip bucak temizledim.
Bu sırada en sevdiğimiz albümü dinledim.

Yokluğunun hoyrat sancısını temizlik yaparak hafiflettim.
Akşam olduğunda öyle yorulmuştum ki, uzun zaman sonra ilk defa erkenden koltukta uyuya kaldım.

Sabah erken kalktım.
Güneş henüz yeni doğuyordu.
Kahvaltı hazırladım.
Masaya sevdiğin gibi limonlu maydanoz da koydum. Sonra ikimize servis ettiğim özel fincanların birinde, okkalı bir kahve içtim.
Bir türlü aklımı veremediğim için yarım kalan kitabı okudum.
Başkahraman ile adınız aynı olması ne büyük tesadüf değil mi?

Aklımdan ve kalbimden seni atmaya çalıştıkça, daha çok içine saplandığımı anladım.
O yüzden, seni sevmeye devam ederek, tek başıma yaşamaya alışıyorum.

“Acıdan geçmeyen şarkılar biraz ek******” der ya Sezen Aksu; bence acıdan geçmeyen yürekler de çok ek******.
Acılar büyütür, olgunlaştırır ruhları ve böyle öğrenir insanoğlu sevmeyi.
Artık sensiz de yaşamayı öğrendim ama bil ki, İstanbul’da tanıdığın bir yürekte çok özleniyorsun….

Etiketler:sevgiliye mektup sevgiliye mektuplar sevgiliye en güzel mektup sevgiliye özel mektuplar güzel mektuplar sevgiliye güzel mektuplar en güzel mektuplar sevgiliye yazılan en güzel mektuplar sevgiliye güzel mektup sevgiliye içten mektup en güzel mektuplar sevgiliye sevgılıye mektuplar mektup sevgiliye sevgiliye en içten mektuplar sevgilime en güzel mektup sevgiliye içten gelen sözler sevgiliye çok güzel mektup sevgiliye mektupları en güzel sevgiliye mektup sevgılıye mektup
Sevgiliye (Aşkın Nur Yengi albümü): Sevgiliye, Aşkın Nur Yengi'nin 1990 yılında çıkan ilk albümüdür. 2,5 milyon satış rakamına ulaşmış ve neredeyse tüm şarkıları birer hit haline gelmiştir.
Sevgiliye (Funda Arar albümü): Sevgiliye, Funda Arar'ın Kıraç ile birlikte hazırlamış olduğu bir düet albümdür. Bu albümde yer alan, söz ve müziği Funda Arar'a ait olan "Seni Düşünürüm" şarkısı ile sözleri ve müziği Funda Arar ile Kıraç'a ait "Sevgiliye" şarkısına klip çekilmiştir.
Sevgiliye Son: Sedat Yüce tarafından seslendirilen ve 2001 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil eden şarkı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir