Tansiyon Neden Düşer

Sponsorlu Bağlantılar
abant ayran bunun hemen kardiyoloji meyve terleme yrd Tansiyon Neden Düşer Tansiyon Düşerse küçük tansiyon neden düşer tansiyon neden düşer ta..

Tuzlu Ayran Tansiyona İyi Değil!

Tuzlu ayran tansiyona iyi değil!

Tansiyonunuz düşer düşmez hemen tuzlu ayrana saldırmayın. İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyesi Hüseyih Arınç’a göre tuzlu ayran içmek sağlığa zararlı.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Arınç, tansiyon düşmelerinde, tuzlu ayran içilmesinin doğru birşey olmadığını söyledi.

Sıcakların vücutta su ve tuz kaybına neden olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Arınç, “Aşırı sıcakların vücutta yarattığı su ve tuz kaybının neden olduğu tansiyon düşüklüğünün çaresi, tuzlu ayran içmek değildir. Vücuda fazla tuz girişi bu kez de tansiyonu yükselterek kalbin yükünün armasına neden olur. Tansiyon da kalbin önündeki en büyük engeldir” dedi.
Sıcak havalarda özellikle kalp hastalarının sıvı alımlarına çok dikkat etmeleri gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Arınç, “Sıcak havalar, aşırı terleme, tansiyonu düşürme veya güneş çarpması yoluyla kalbe kötü etki yapabilir. Bu nedenle de kalp hastalarımıza aşırı sıcaklarda dışarıya çıkmamalarını öneriyoruz” diye konuştu.

Tansiyon düşmesinin kalp hastalarında kalbin beslenmesinin bozulmasına neden olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Arınç, sıcaklarda su ve tuz alımına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Arınç, “Kalp hastalarımıza tuzlu yesinler demiyoruz ancak, su alımlarına ve özellikle de sebze meyve yemeye özen göstermelerini istiyoruz. Günlük su alımı da terleme miktarına göre olmalıdır. Bunun için de su ve sulu gıdalar tüketilmeli. Karpuz gibi bol su içeren meyveler tüketilmesine özen gösterilmelidir. Tansiyon düşmelerinde tuzlu ayran içilmesi de çok doğru birşey değil. Tansiyonumuz düştü diye çok tuzlu ayran içecek olursak vücuda fazla tuz girer. Bu tuz girişi bu kez de tansiyonu yükselterek kalbin yükünün armasına neden olur. Tansiyon da kalbin önündeki en büyük engeldir” dedi.

Düşük Tansiyon

Düşük Tansiyon
hipotansiyon nedir – tansiyon düşüklüğü – tansiyon neden düşer – tansiyon düşüklüğünün nedenleri

Kan dolaşımı esnasında kanın damar duvarına uygulamış olduğu basınca tansiyon denir. Bu basıncın normal olarak belirlenen değerlerin altında olmasına hipotansiyon denir.

Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan basıncı büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasında ölçülen kan basıncı ise küçük tansiyondur. Hem büyük tansiyon hem de küçük tansiyonun belirlenen değerlerin altında olması hipotansiyondur. Normal yetişkinlerde tansiyon değeri 120/80 mm/Hg’ dır.

Bir kişinin tansiyonun düşük olması bu kişinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini göstermez. Öncelikle bunun kişiye bir rahatsızlık veriyor olması gerekmektedir. En çok rastlanan şikayetler genelde baş dönmesi, baş ağrısı, halsizlik, kuvvetsizlik, depresif ruh hali ve bayılmadır.

Eğer tansiyon düşmesi kişiye bir şikayet veriyor ise çoğu zaman bunun altında bir sebep bulunabilir. Bunların başında da sıvı kaybı gelir. Vücudun sıvı kaybına en sık yol açan etkenler kusma ve ishaldir. Ayrıca korku, kan görme, acı ve alkol alımıda kimi kişilerde ani tansiyon düşmesine yol açmaktadır. Bunun dışında kişide bir şikayet yaratmadığı halde tansiyonun normal altında olduğu durumlar da bulunmaktadır. Bu kişiler de sebebin kalıtımsal olduğu düşünülmektedir.

Genel olarak çok olumsuz bir sonucu olmamak ile birlikte beraberinde eşlik eden ciddi bir hastalık varlığında, uzun süreli hipotansiyon hasta da şok, koma, felç, şuur kaybı gibi sonuçlara yol açmaktadır.

alıntı

Hipotansiyon, Düşük Tansiyon

Büyük tansiyon, 11′den aşağı düştüğü zaman tansiyon düşüklüğü vardır. Bu duruma tıp dilinde hipotansiyon denir. tansiyon, ateşli hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan sonraki iyileşme döneminde düşer. Bazı kadınların aybaşı hallerinde, veya sıcakta fazla ter kaybından sonra veya sinirli kimselerde de tansiyon düştüğü görülür. Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir hastalığın işareti olabilir.başdönmeleri
Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir. Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kulak ağrısı. Araç tutmaları. Ani hava değişimi. Bazı göz hastalıkları. İlaç zehirlenmeleri. düşük veya yüksek tansiyon. Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları. Kansızlık ve kan hastalıkları. Mikrobik hastalıklar. Beyin hastalıkları. Sara ve bazı ruh hastalıkları. Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. Baş dönmelerine yapılacak ilk iş hemen oturmak veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. Baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.
kulak çınlaması
Kulak çınlaması, kulak uğultusu veya kulak vızıltısına, tıp dilinde tinnitus denir. Çok çeşitli nedenleri vardır. Bunlar arasında, kulak kiri, içkulak iltihabı, ortakulak iltihabı, menier hastalığı, ateşli hastalıklar, yorgunluk, zafiyet, bazı ilaçlar, yüksek veya düşük tansiyon sayılabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.
tansiyon
Kan basıncına tansiyon denir. Kalp her kasılışında belirli miktardaki kanı atardamarlara pompalar. Bu sırada da, kan basıncı en yüksek seviyeye çıkar. Buna büyük tansiyon denir. Kalbin iki kasılışı arasında geçen zaman içinde ise, kan basıncı en düşük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki fark da nabız basıncını gösterir. tansiyon yaşa bünyeye ve tansiyon ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklılık gösterir. Yaşlandıkça tansiyon yükselmesi normaldir.

Yüksek Tansiyon – Düşük Tansiyon

Hipertansiyon merkezi nedir ve ne yapar?

Özel olarak geliştirilen hipertansiyon merkezi bir ekip halinde çalışır. Hastanın erken tanınmasını, erken tedavisinin planlanmasını, risk gruplarının belirlenmesini ve bunların izlenmesini ciddi bir şekilde yürüten bir merkezdir. Yine bu merkez sizi hastalık ve tedavisi konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirmekte, eğitmekte, zaman sınırı olmaksızın tüm sorularınızı yanıtlamaktadır. Hastalığa ait bağlı gelişecek diğer organ bozuklukları konusunda sizi erken dönemde uyarıp tedavi edilmesini sağlayarak, daha ileride üzücü olayların gelişmesini önleme amacını taşımaktadır. Bu merkezce düzenli izlenmeniz size daha sağlıklı bir yaşam sağlayacaktır.

Kan basıncı veya tansiyon nedir? Normal, yüksek ve düşük tansiyon ne demektir?

Kanın toplar damarlar üzerine yaptığı basınca kan basıncı veya tansiyon denir. Tansiyon kalp aktivitesine, atardamarların duvar esnekliğine, damar içindeki kan miktarına ve kanın akışkanlığına bağlıdır. Büyük tansiyon (sistolik tansiyon) kalbin kanı ana atardamara atımını bitirdiği andaki tansiyon değeridir. Küçük tansiyon (diyastolik tansiyon) kalbin sol karıncığının dolmasının sonlarına doğru oluşan tansiyon değeridir.

Tansiyon değerinin kişinin yaşına, cinsiyetine uyarlanan değerler arasında olmasına normal tansiyon, üzerinde olmasına yüksek tansiyon (hipertansiyon), altında olmasına da düşük tansiyon (hipotansiyon) denilmektedir. Tansiyon değerleri mmHg (milimetre Civa) olarak ölçülür. Ancak halk arasında cmHg daha yaygın olarak kullanılır.

Tansiyon (kan basıncının) normal değerleri nedir?

Tansiyon değerleri kişinin yaşına ve cinsiyetine bağlı olmakla birlikte, erişkin bir kimsede büyük tansiyon (130 (13) mmHg’nin, küçük tansiyonun da 85 (8.5) mm’Hg’nin altında olması istenir. Bu değerlerin üzeri derecesine göre sınırda yüksek, yüksek ve çok yüksek tansiyon (hipertansiyon) değerleri olarak adlandırılır. Büyük tansiyonun 90 (9) mmHg’nin, küçük tansiyonun 60 (6) mmHg’nin altında olması da düşük tansiyon olarak adlandırılır.

Bir defa ölçülen tansiyonun 150 (15)/90 (9) mmHg çıktı. Tansiyonum yüksek mi? Ne zaman tansiyon yüksekliği tanısı konulur?

Yüksek tansiyon diyebilmek için iki farklı zamanda ve her defasında 2 defa ölçülen tansiyonun ortalamasının yüksek olması gerekir. Tansiyon ölçümü hasta otururken ve 5 dakika bu şekilde istirahat ettikten sonra ölçülmelidir. Tansiyon ölçülürken kol kalp hizasında olmalıdır. Tansiyon ölçülmesinden 30 dakika öncesine kadar hastanın sigara içmemiş ve kafein (kahve vb) içeren içecekleri almamış olması gereklidir. Tansiyon ölçülürken 2 dakika arayla 2 ve daha fazla ölçüm yapılmalı ve bunların ortalaması alınmalıdır. Her iki koldan da tansiyon ölçülmemeli ve yüksek olanı yüksek tansiyon değeri olarak kullanılmalıdır.

Tansiyon yüksekliğinin önemi nedir? Ne gibi zararı vardır?

Tansiyon yüksekliği kalp krizi, felç, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve diğer damar hastalıkları için bir risk faktörüdür. Tansiyon yüksekliği zaman içinde damar sistemini bozmakta bu nedenle körlüğe, yukarda bahsedilen ve geriye dönüşümü olmayan hastalıklara neden olabilmektedir. Bu nedenle, tansiyon yüksekliği şikayete neden olmasa da zararımız için çalışan sessiz bir düşman olarak düşünülebilir. Tedavisi mutlaka yapılması gereken bir rahatsızlıktır. Tansiyon değerlerinde sağlanan küçük bir düşme bile olumlu sonuçlara varmaktadır.

Yukarıda bahsedilen rahatsızlıklar için tansiyon yüksekliği dışında başka risk faktörleri nelerdir?

Diğer risk faktörleri şunlardır:

1. Yaş (erkeğin 45 yaşının ve kadının 55 yaşının üzerinde olması) risk arttırır.
2. Birinci derecede yakın akrabalarda erken kalp krizinin bulunması, veya felç hikayesinin bulunması.
3. Kolesterol yüksekliği, HDL Kolesterol düşüklüğü.
4. Sigara tüketimi.
5. Şeker hastalığı.

Tansiyon yüksekliğinin belirtileri nelerdir? Ne gibi belirtiler tansiyon yüksekliği açısından beni uyarmalıdır?

Tansiyon yüksekliği bazen hiçbir belirti vermeyeceği gibi çok değişik belirtilerle ortaya çıkabilir. Tansiyon yüksekliği sıklıkla başka nedenlerden dolayı muayene edilirken, eğer ölçülürse, tesadüfen saptanır. Eğer tansiyon yüksekliği hızlı gelişir ve yüksek değerlere ulaşırsa baş ağrısından komaya kadar gidebilen çok değişik belirtiler verebilir. Ancak tansiyon zaman içinde ağır ağır yükselirse hiçbir belirti vermeyebilir ve zaman içinde beyin kanaması, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, göz içi kanaması, körlük ve diğer damarlarda tıkanmalarla kendini gösterebilir. Bazen de kalp krizinde yapılan muayene sırasında tespit edilebilir. Bunların dışında tansiyon yüksekliğinin diğer bulguları şunlardır:

1. Baş ağrısı: En sık ortaya çıkan yakınmadır. Baş ağrısı enseden gelir. Genelde sabahları olan ve zonklar tarzdadır. Baş ağırsının derecesi tansiyon yüksekliği derecesi ile orantılı değildir. Hatta tansiyon yüksekliği olan bireylerde baş ağırsı sıklığı normal tansiyonu olan kişilerden faklı değildir.
2. Yüzde kızarma.
3. Terleme bozukluğu.
4. Görme bozukluğu.
5. Depresyon.
6. Yürümede dengesizlik.
7. Cinsel istek azalması.
8. Çarpıntı.
9. Çabuk yorulma, hava açlığı.

Tansiyon yüksekliğinin tedavisi var mıdır? Tedavi ve verilen perhizi ne kadar süre ile uygulayacağım?

Yapılan girişimler tansiyon yüksekliğini kontrol altında tutmak ve gelişecek diğer bozuklukları önlemeye yöneliktir. Tedavi için yapılan perhiz ve ilaç uygulamaları sadece tansiyonu kontrol altında tutmakta, sözü edilen uygulamalar kesildikten sonra tansiyon tekrar yükselmekte ve hatta önceki değerlerden daha yüksek değerlere çıkabilmektedir. Bu nedenle tansiyon yüksekliği olan birey gerek ilacı gerekse perhizi ve diğer yaşam değişikliği olan birey gerek ilacı gerekse perhizi ve diğer yaşam değişikliklerini ömür boyu uygulamalıdır.

İlaç ve diyet tedavisi ile tansiyonumun hangi değerlere gelmesi gerekir?

Gerek perhiz ve yaşam tarzını değiştirme girişimleri gerekse bunlara ek olarak uygulanan ilaç tedavileri ile amaç, büyük tansiyonun 160 (16) mmHg’nin altına, küçük tansiyonu da 90 (9) mmHg’ye indirmektir. Tansiyon değerleri bu düzeyde seyrettiği sürece bir sorun yoktur. Eğer tansiyon zaman içinde yükselme gösterirse, hekim yeni ilaç ekleyebilir ya da ilacı değiştirebilir.

Tansiyon ilacı kullanmanın sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Tansiyon ilacına başlamak demek sürekli ilaca alışmak demektir. Ben vücudumu ilaca alıştırmak istemiyorum. Hem aldığım ilaca da zamanla vücudum bağışıklık kazanıyor mu? Sarımsak gibi maddelerle tansiyonum gayet yolunda gidiyor, ilaca ne gerek var?

Başlanan tek bir ilaç zaman içinde yetmeyebilir ve ek ilaçlara gereksinim olabilir. Bu, vücudunuzun ilaca karşı bağışıklık kazandığı ve etkisiz kaldığını göstermez. Zaten tansiyon tedavisi sürekli ve ömür boyu olmalıdır. Eğer tedavi sürekli yapılmazsa zaman içinde damar duvarlarında esneklik değişecek ve tansiyon yüksekliği olmasına rağmen bulgu vermeyebilecektir. Bu durumda da tansiyon gözden kaçar ve zaman içinde istenmeyen ve geri dönüşü olmayan sonuçlar gelişebilir. Sarımsak gibi tansiyonu düşürmek için kullanılan maddeler tansiyonu çok az düşürebilir. Belki de en çok yararı hastanın psikolojisi üzerinedir. Yine sarımsakla tansiyonum düşüyor diye yıllarca tansiyon yüksekliği gözden kaçabilir. Hasta körlükle, inme, kalp yetmezliği veya kalp krizi ile doktora gelebilir.

Tansiyonum ilaç tedavisi ve perhizle kontrol altında. Diyet ve ilaç almaya devam edersem tansiyonum daha da düşmez mi?

Bu tedavi yaklaşımı ile tansiyon değeriniz kontrol altında demektir. Perhize ve ilaç almaya devam etmeniz ancak tansiyonunuzun bu seviyede kalmasını sağlar ve daha aşılara inmesine neden olmaz. Ancak tansiyon değeri çok düşüyorsa ilaç dozu doktora danışılarak azaltılabilir. Bunun dışında perhiz ve ilaç tedavisi altında tansiyon ölçümleri normal çıksa bile tedaviye aynen devam edilmelidir, ilaç kesilmeme veya dozu atlanılmamalı ve ömür boyu olmalıdır.

Tansiyonumu normal değerlerde tutabilmek için ilaç tedavisi dışında yapabileceğim diğer uygulamalar nelerdir?

İlaç tedavisi dışında yapmamız gerekenler şunlardır:

1. Perhize sıkı sıkı uyunuz, ihmal etmeyiniz ve sürekli yapınız, tuzu mutlaka kısınız. Unutmayınız ki tuz kısıtlaması tedavinizin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Tuzdan zengin turşu, salamura, sucuk-pastırma, tuzlu zeytin, tuzlu peynir, maden suyu, maden sodası, içmeceler ve kaplıca sularından uzak durunuz. Peyniri, mutlaka tuzunu suda aldıktan sonra yiyiniz. Ya tuzsuz zeytin ya da diyet zeytin tercih ediniz.

2. Fazla kilolardan kurtulup ideal kilonuza ulaşın ve bunu devam ettiriniz.

3. Sizi sıkmayan ancak sürekli yapabileceğiniz bir fiziksel aktiviteye başlayınız (koşma, tempolu yürüme, tenis vb.) ve bunu sürekli yapmaya gayret ediniz.

4. Sigara içmeyiniz, mutlaka içenleri uyarınız ve mümkün olduğunca sigara içilen ortamda bulunmayınız.

5. Alkol tüketimini azaltınız.

6. Potasyumdan zengin muz, kayısı vb. meyvelerden bol bol yiyiniz, yeterli kalsiyum alınız.

7. Kolesterol ve kan şeker değerlerinizi mutlaka kontrol ettiriniz, yüksekse gerekli önlemleri almak için doktorunuzu uyarınız.

8. Tabii ki ilaçlarınızı aksatmadan, dozlarını atlamadan alınız.

9. Düzenli aralıklarla veya doktorunuzun belirleyeceği aralıklarla mutlaka kontrole gidiniz. Bu sizde gelişebilecek bazı organ bozukluklarının erken tanınmasına ve tedavisine olanak sağlayacaktır (örneğin göz içi kanaması ve kalp damar tıkanıklığı gibi).

Aspirin ve benzeri ilaçların tansiyon yüksekliğinde yeri nedir?

Aspirin ve benzeri ilaçların alınması tansiyonu ve/veya kolesterolü, şeker yüksek bireylerde gelişebilecek damar tıkanıklığı olasılığı azaltmaktadır. Bu yüzden eğer engel hal (mide kanaması ve ülser hastalığı gibi) yoksa günde yarım erişkin aspirini veya bir bebe aspirini alınması önerilmektedir.

Düşük Tansiyon Nedir

Kalbimiz kanı damarlara şiddetle basarsa yüksek tansiyon, zayıf şekilde basarsa düşük tansiyon oluşur. Düşük tansiyon, aslında bir hastalık değil. Tam tersine normalin biraz altında olması kalp-damar hastalıklarından daha uzak olmak anlamına geliyor. Büyük tansiyonu 12, küçük tansiyonu 8 olanlar normal; büyük tansiyonu 13.5, küçük tansiyonu 8.5′in üzerinde olanlar yüksek; büyük tansiyonu 10, küçük tansiyonu 6′dan az olanlar da düşük tansiyonludur.

Ne zaman tehlikelidir?

Belirli bir aşamaya kadar sorun yaratmaz. Ancak küçük tansiyon çok uzun süreler 7′den düşük kalırsa tehlikeli sonuçlar doğurur. Mesela hasta şoka girebilir.

Tansiyon düşüklüğü neden olur?

En çok karşılaştığımız neden kansızlık. Ayrıca tuz eksikliği, sıcak çarpmaları, sıvı kaybı, kadınlarda regl, beslenme bozuklukları da neden olabilir. Başka bir hastalık habercisi de olabilir. Örneğin hormonal bozukluklar, enfeksiyonlar, kalp yetersizliği, kalp kapağı darlıkları tansiyonun devamlı düşük seyretmesine neden olabilir. Ayrıca idrar söktürücüler ve düzensiz tansiyon ilacı kullanımı da buna yol açabilir.

Belirtileri neler?

Birdenbire ayağa kalktığınızda başın dönmesi en önemli belirtidir. Bitkinlik, baygınlık, kalp çarpıntısı, yorgunluk, halsizlik el ve ayaklarda üşüme, morluk, göz kararması ve çabuk yorulma diğer belirtiler arasında.

Tedavi edilebilir mi?

Düşük tansiyon için bir ilaç yok. Sürekli yaşanan bir tansiyon düşüklüğü yoksa hastanın bilincini kaybetmemesi için çok yavaş hareket etmesi, ayaktaysa acilen oturtulması gerekli. Bacakların yüksek bir yere konulması da etkili olabilir.

Uzun süre aç ve susuz kalmak tansiyonu düşürebilir. Sıvı kaybı varsa yerine konur. Yüksek ateş ortaya çıkmışsa bu kontrol altına alınır. Tansiyonu düşük olanlar gıdalarına dikkat etmeli, aşırı sıcak ve yorgunluktan uzak durmalı. Yemeklerden sonra bir fincan kahve tansiyonu düzene sokabilir.

Tuzlu ayran içmek de yararlı olabilir. Ama sürekli görülen tansiyon düşüklüğünde doktora gidilmeli.

Etiketler:küçük tansiyon neden düşer tansiyon neden düşer tansiyon düşerse tansiyon düşerse ne yapılır büyük tansiyon neden düşer tansiyon neden duser tansiyon düşerse ne yapılmalı tansiyon düşerse ne yemeli tansiyon düşerse ne yapmalı tuzlu ayran tansiyonu nasıl etkiler tansiyon düşerse ne olur tuzlu ayran kucuk tansiyon neden duser tansiyon niye düşer yüksek tansiyon tuzlu ayran küçük tansiyon düşerse ne yapmalı tansıyon neden duser tansiyon neden düser küçük yansiyon neden düşer tansiyon duserse
Kan basıncı: Kan basıncı, dolaşım sistemi atardamarları içindeki kanın basıncıdır. Kan basıncı ölçümü tansiyon aleti yardımıyla yapılır.
Yüksek tansiyon: Yüksek tansiyon ya da hipertansiyon, aşırı yüksek tansiyon demektir. Normal kan basıncı değerleri bireyden bireye değişkenlik göstermekle beraber, sırasıyla sistolik için en çok 130 mm Hg, diastolik için ise en çok 85 mm Hg olmalıdır.
Tansiyon aleti: Tansiyon aleti ya da kan basıncı ölçer, kan basıncının ölçülmesine yarayan bir araçtır. Üç tipi vardır.
Düşük tansiyon: Düşük tansiyon ya da hipotansiyon, düşük kan basıncı demektir; sistolik kan basıncının 90 mmHg'dan az olmasıdır.
Nedensellik: Nedensellik, genel olarak nedensellik ilkesi olarak bilinen ve olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olması, her şeyin bir nedeni olması ya da her şeyin bir nedene bağlanarak açıklanabilir olması ya da belli nedenlerin belirli sonuçları yaratacağı, aynı nedenlerin aynı koşullarda aynı sonuçları vereceği iddiasını içeren felsefe terimi.
Neden?: Neden?, Can Dündar'ın hazırlayıp sunduğu, Türkiye'deki ve dünyadaki güncel siyasi, sosyal ve ekonomik olayların uzmanlar, yazarlar, köşe yazarları, televizyoncular, gazeteciler, siyasetçiler, sivil toplum üyeleri tarafından ele alınıp tartışıldığı tartışma programıdır.
Neden (İbrahim Tatlıses albümü): Neden, İbrahim Tatlıses'in 2008 yılında piyasaya çıkmış olan albümüdür.
Neden ilişkili pazarlama: Neden İlişkili Pazarlama, pazarlamacıların markalarına daha fazla değer katmalarına olanak sağlayan ve markaların aynı zamanda toplumsal mesajlar (sorumluluklar) içermesine yol açan bir anlayıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir