Tarımı Etkileyen Doğal Faktörler

Sponsorlu Bağlantılar

Tarimi Etkileyen Faktörler

TARIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
iklim (Sıcaklık, Yağış miktarı, Yağış rejimi)
Yükselti (Sıcaklığı etkilediği için)
Denize göre konum (iklimi etkilediği için ) :Yağış isteği fazla olan ve düşük kış sıcaklıklarına karşı dayanıksız bitkiler deniz etkisindeki yerlerde yetişir.
Toprak şartları
Beşeri faktörler

Türkiye’de Tarımı Etkileyen Faktörler

Türkiye’de Tarımı Etkileyen Faktörler:
1. Sulama: Türkiye tarımında en büyük sorun sulama sorunudur. Tarımda sulama ihtiyacının en fazla olduğu bölgemiz G.Doğu Anadolu Bölgesi iken , bu sorunun en az olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.
Akarsularımızın derin vadilerden akması ve rejimlerinin düzensiz olmasından dolayı sulamada yeterince faydalanamıyoruz. Bunun için mutlaka akarsular üzerindeki baraj sayısı artırılmalıdır.
Sulama Sorunu Çözüldüğünde;
Üretim artar.
Nadas olayı ortadan kalkar.
Tarımda iklime bağlılık büyük oranda azalır.
Üretimde süreklilik sağlanır.
Üretim dalgalanmaları önlenir.
Daha önce sebze tarımı yapılmayan bir yerde sebze tarımı da yapılmaya başlanır.
Tarım ürün çeşidi artar.
Köyden Kente göçler azalır. Yılda birden fazla ürün alınabilir. Bu konuda en şanslı bölgemiz Akdeniz, en şanssız bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesidir
2.Gübre Kullanımı: Tarımda sulama sorunu çözüldükten sonra üretimi daha da artırmak için gübre kullanımı artırılmalıdır.
Ülkemizde hayvancılığın gelişmiş olması tabii gübre imkanını oluşturmaktadır. Ancak yurdumuzda tabii gübrenin yakacak olarak kullanılması bu olumlu durumu ortadan kaldırmaktadır. Ülkemizde üretilen suni gübre yeterli olmadığı için ithal (Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerden) etmekteyiz. Bu da maliyeti artırdığından çiftçilerimiz yeterince gübre kullanamamaktadır.
Gübre ihtiyacı, tabii gübrenin yakacak olmaktan kurtarılması ve gübre fabrikalarının artırılması ile karşılanabilir.
3.Tohum Islahı: Sulama ve gübre sorunu çözüldükten sonra verimi daha da artırmak için kaliteli tohum kullanılmalıdır. Ülkemizde kalite tohum üretme konusunda devlet üretme çiftlikleri ve tohum ıslah istasyonları çalışmalar yapmaktadır. Ancak kaliteli tohum ithali devam etmektedir.
4.Makine Kullanımı: Ürünün zamanında ekimi, hasadı ve yüksek verim için makine kullanımı şarttır. Ancak makine kullanımı yurdumuzda yeterli ölçüde gelişmemiştir. Sebepleri:
Makine kullanıma elverişsiz alanların varlığı,
Makine kullanımının ekonomik olmadığı küçül alanların varlığı,
İş gücünün bazı bölgelerde daha ucuz olması,
Makine fiyatlarının çiftçinin alım gücünün üstünde olması
5.Zirai Mücadele: Tarımdaki hastalıkların, yabani otların ve haşerelerin meydana getireceği üretim düşüklüğünü önlemek için ilaçlı mücadele şarttır. Zirai mücadelede daha çok ilaç kullanılmaktadır.
6.Toprak Bakımı: Tarla yağışlardan önce sürülmeli , yabancı otlardan arındırılmalıdır. Erozyona karşı korunmalıdır.
7.Toprak Analizi: Toprak analizleri ile en iyi verim alınabilecek ürün belirlenir. Ayrıca toprağın ihtiyacı olan mineraller tespit edilerek kullanılacak gübre belirlenir.
8.Destekleme Alımı ve Pazar: Verimi etkilemez. Üretim miktarını etkiler. Çiftçi ürettiği malı pazarda zarar etmeden satabilmelidir. Çiftçinin elverişsiz piyasa şartlarından olumsuz etkilenmemesi için devlet bazı ürünlerde destekleme alımı yapmaktadır (Destekleme alımı: Devletin çiftçinin malını belirli bir taban fiyat üzerinden alması olayıdır.) Destekleme alımı yapılan ürünler: Pamuk, tütün (2002 yılından itibaren kaldırıldı), Ş.Pancarı, buğday,çay, fındık, K.Üzüm, K.İncir, K.Kayısı, Haşhaş gibi dayanıklı ve sanayiye dayalı ürünlerdir.
***Destekleme alımı yapılan ürünlerin üretiminde dalgalanmalar az olur ve fiyatı sürekli artar.
9 Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalıdır.

Türkiye’de Tarımı Etkileyen Faktörler

Toprakların dağılış biçimi ve tarıma ayrılan toprakların miktarı , tarımı etkileyen başlıca faktörlerdir. Ancak tarımda verimin yüksek olup olmaması , toprak alanlarının genişliğinden daha önemlidir.

Türkiye’de tarım etkinliklerinin ve tarımsal verimliliği etkileyen birçok faktör vardır. Bunların başlıcaları ;

● Toprağın durumu
● Toprağın Bakımı
● Sulama
● Gübreleme
● Tohum Islahı
● Makineleşme
● Pazarlama

Özürlü Psikolojisini Etkileyen Faktörler

İnsanın psişik gelişimi aile, çevre, toplum, kültür, gelenekler, ekonomik ve sosyal durum v.b. unsurların etkisi altında şekillenmektedir. Bir kişinin psikolojik yapısını tahlil ederken öncelikle çevresel etkiler ve başından geçen tecrübeler göz önünde tutulmalıdır. Tabiiki şahsi özellikler ve karekter de belirleyici etmenleri oluşturur.
Özürlülerin davranış, algı ve toplumla ilişkilerinde özrün etkileri görülmektedir. Özürlünün sahip olduğu psikolojik değerleri doğru anlayabilmek için genel etkenler yanında özrün getirdiği farklılıkları da araştırmak gerekir. Şöyle ki Doğuştan özürlü olanlar ile sonradan özürlenenler, kısmen özürlü olanlarla tam özürlüler, özrüne rağmen ihtiyaçlarını karşılamada başkalarına muhtaç olanlar ile kendilerine yetebilenler aynı etkilere maruz kalmadıkları için ruh dünyasındaki yansımaları da farklı olabilmektedir.

Özürlü bireyin yaşadığı ailede hakim olan tutum ve tavırlar da psikolojik yapının şekillenmesinde önemli rol oynar. ailesinde özürlü bireyi sağlıklı bir şekilde kabul edenlerle onu dışlayan, yok sayan, küçümseyen, azarlayan, onu kullanarak çıkar elde etmeyi düşünen, aşırı şımartan, her dileğini sorgusuz yerine getiren ebeveynin davranış kalıpları genç dimağ üzerinde kalıcı tesirler bırakacaktır.

Özürlünün eğitim durumu, hayat anlayışı ve beklentileri, çevresel tesirler, ekonomik durumu ve karakter özellikleri de davranışları ve değer yargıları üzerinde değişik oranlarda etkilidir.

Ben psikolog, sosyal hizmet uzmanı veya rehberlikçi olmadığım halde bu konuyu gündeme getirme ihtiyacı hissettim. ümit ediyorum konunun uzmanı arkadaşlar özürlü psikolojisi üzerine aydınlatıcı bilgi ve öneriler sunarlar. Biliyorsunuz bizler toplumda kısa zamanda dikkati çeken ve kişinin hafızasında hemen bir yer oluşturabilen kimseleriz. Eğer biri olumlu bir özürlü imajı edinmişse onu kolay değiştirmiyor. Bunun yanında bizleri dar kalıplarda ve kendisinden çok farklı bir mahluk olarak görenler de pek fazla. Milyonlarca özürlü ve yakınının toplumun özürlüler hakkındaki kanaatinin pekişmesinde ne tür bir rol oynadığını doğru bir şekilde ortaya koymak zorundayız. Daha sonra yanlış eğilim, bilgi ve yorumların düzeltilmesi için elimizden gelen gayreti göstermek boynumuzun borcudur. Aksi halde her özürlüyü potansiyel dilenci, çıkarcı, çalgıcı veya hafız… sayan toplumun bize biçtiği rolü ister istemez kabullenmek zorundayız.

Öte yandan bazı kötü imajları silebilmek en azından azaltabilmek için dernek, vakıf, okul, grup gibi sosyal oluşumlarda ciddi ve sistemli çalışmalar yapmak zorundayız. Peki bu konuda elimizde sağlıklı tahlil ve çözüm önerileri var mı? Tabiki bunları oluşturması gerekenler bizleriz. Gerçi örgütlerimizin bu tür gelir getirici olmayan faaliyetlere ne kadar eğilecekleri şüpheli. Belli olmaz belki kimileri meseleye sahip çıkar dertlerimiz biraz olsun azalır. Ben bütün sıkıntıyı maddi düzey veya sosyal statüde görmediğim için bu tür küçük ve cazip olmayan sahalarda da bir şeyler yapılması gereğine inanıyorum.

Öncelikle ele almayı planladığım konular: özürlü çocuk netür bir aile ortamında en sağlıklı bir şekilde yetiştirile bilir; özürlü ebeveynin özürsüz çocukları hangi problemlerle karşılaşmaktadır ve çözümleri nelerdir? arkadaşlarımız iş hayatında ve yaşadığı çevrede nasıl bir miras bırakmaktadır? Acaba sonraki nesil bizim sayemizde rahat mı edecek sıkıntı mı çekecek?

Gelin birbirimizi uyarıcı ve eğitici mahiyette yazılarla özürlünün topluma intibakı ve etkin katılımında en rasyonel yolu bulmaya çalışalım. Benim gibi amatörlerden daha yetkin arkadaşların meseleye ciddi bir şekilde sahip çıkmalarını bekliyorum.

İsmail Çakıcı

Bölge Mesafelerini Etkileyen Kültürel Faktörler

Danimarka’dan Sidney’e yakın zamanda göç eden genç bir çift Jaycees’in yerel şubesine katılmak üzere davet edildiler. Kulü*be kabul edilmelerinden birkaç hafta sonra bazı kadın üyeler Da*nimarkalı adamın kendilerine asıldığını ve bu nedenle ondan rahat*SIZ olduklarını söylerken kulübün erkek üyeleri de Danimarkalı kadının kendilerine sözel olmayan şekilde cinsel olarak elde edile*bilir olduğunu hissettirdiğini söylediler.

Etiketler:tarımı etkileyen faktörler tarımı etkileyen doğal faktörler tarımı etkileyen beşeri faktörler tarımı etkileyen unsurlar tarımı etkileyen doğal ve beşeri faktörler tarimi etkileyen faktörler tarimi etkileyen unsurlar tarımı etkıleyen beşeri faktorler ülkemizde tarımı etkileyen faktörler nedir kktc de tarımı etkileyen faktörler tarimi etkileyen faktorler tarımı etkıleyen faktörler tarımı etkileyen beşeri faktorler tarımı etkıleyen doğal faktörler tarımı etkileyen şartlar tarımı etkileyen coğrafi faktörler ülkemizde tarımı enkeleyen faktörler nelerdir tarımı etkileyen beşeri faktörler nelerdir tarımı etkileyen yağış miktarı açıklaması ülkemi
Doğal gaz: Doğal gaz yerkabuğunun içindeki fosil kaynaklı bir çeşit yanıcı gaz karışımıdır. Bir petrol türevidir.
Doğal seçilim: Doğal seçilim, belirli bir türde dış çevreye uyum konusunda daha elverişli özelliklere sahip organizmaların, bu elverişli özelliklere sahip olmayan diğer bireylere göre yaşama ve üreme şanslarının daha yüksek olması ve bunun sonucu olarak genlerini yeni kuşaklara aktarabilmeleri yoluyla işleyen evrimsel mekanizma.
Doğal sayılar: Doğal sayılar, şeklinde sıralanan tam sayılardır. Negatif değer almazlar. Bazı kaynaklarda "0" doğal sayı olarak alınmaz.
Doğalcılık: Doğalcılık ya da natüralizm; felsefe, sanat ve edebiyattaki çeşitli akımlara verilen ortak ad. Bunun yanısıra doğa tarihi ile uğraşan bilim insanlarına da natüralist denir.
Uydu: Uydu, bir gezegenin ya da başka bir uydunun etrafında belirli bir yörüngede dönen gök cismi. Yapay uydulardan ayırmak amacıyla doğal uydu veya tabii uydu olarak da adlandırılır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir