Tasavvuf Edebiyatı Nazım Türleri

Sponsorlu Bağlantılar
anonim arzu bana seni gerek seni battal gazi bilmeceler cennet deyimler dursun hakk huri hz ali hz muhammet kamber koca masallar nefes orada pir sultan tasavvuf yunus emre Tasavvuf Edebiyatı Nazım Türleri Tekke Edebiyatı Ürünleri tekke edebiyatı nazım türleri tasavvuf edebiyatı n..

Tekke Edebiyati Nazim Türleri

TEKKE EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ

Din ve tasavvufla ilgili kavrami duygu, düşünce, ilke ve kuralları halka yaymak amacıyla bir tarikata bağlı şairlerce yazılan şiirlerdir.

İLAHİ: Din ve tasavvuf konularının işlendiği şiirlere “ilahi” denir. Tanrıyı övmek, ona yalvarmak için yazılan şiirlerdir. Özel bir ezgiyle okunur. Koşma gibi uyaklanan ilahilerde 4-4 duraklı 8’li ölçü kullanılır.

Cennet cennet dedikleri

Birkaç köşkle birkaç huri

İsteyene ver sen anı

Bana seni gerek seni

Yunus Emre

NEFES: Bektaşi şairlerinin yazdıkları tasavvufi şiirlere denir. Nefeslerde genellikle Hz. Muhammet ve Hz. Ali için de övgüler bulunur.

Pir Sultan Abdal şâhımız

Hakk’a ulaşır yolumuz

On iki imam katarımız

Uyamazsın demedim mi

Aleviler, bu türde yazılmış olan şiirlere “DEME” adını verirler.

İlahi, nefes ve demeler, bestelenerek söylenir.

ŞATHİYÂT-I SOFİYÂNE: İnançlardan alaylı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir. Görünüşte saçma sanılan bu sözlerin, yorumlandığında tasavvufla ilgili türlü kavramlara değindiği anlaşılır. Bu tür şiirlere genellikle Bektaşi şairlerinde rastlanır. Medrese hocalarına göre bu şathiyeler küfür sayılır.

Yücelerden yüce gördüm

Erbabsın sen koca Tanrı

Âlem okur kelâm ile

Sen okursun hece Tanrı

Asi kullar yaratmışsın

Varsın şöyle dursun deyü

Anları koymuş orada

Sen çıkmışsın uca Tanrı

Kaygusuz Abdal yaradan

Gel içegör şu cür’adan

Kaldır perdeyi aradan

Gezelim bilece Tanrı

NOT: Manzum olmayan Anonim Halk Edebiyatı ürünleri de vardır. Bunları masallar, halk öyküleri (Kerem ile Aslı, Arzu ile Kamber, Battal Gazi, Hz. Ali Cenkleri………), bilmeceler, atasözleri, deyimler, Karagöz ve ortaoyunları şeklinde sıralayabiliriz.

Tasavvuf Edebiyatı

Tasavvuf Edebiyatı
Tasavvuf Edebiyatı – Tasavvuf Edebiyatı Nedir

Tasavvuf edebiyatı, Halk edebiyatının “tasavvufi halk edebiyatı” türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı. Konusu Allah’a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir.
Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en büyük şairi Yunus Emre’dir. Anadolu’da 19′uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişen bu edebiyat geleneğinin sürmesinde en önemli rolü Alevi-Bektaşi ve Melami-Hamzavi şairler oynadı.

Tasavvuf edebiyatı şairleri, yalın bir dille, hece ölçüsüyle ya da aruzun heceye yakın yalın kalıplarıyla şiirler yazdılar. Tasavvuf şiirinin genel adı, özel bestelerle okunan ve tarikatlara göre değişik isimlerle anılan ilahilerdi. Nazım birimi dörtlüktü. Ama gazel biçimde yazılmış ilahiler de vardır. Bu edebiyatın düzyazı biçimini ise evliya menkıbeleri, efsaneler, masallar, fıkralar ve tarikat büyüklerinin yaşamlarını konu alan yapıtlar oluşturur.

Eserler dörtlük birimiyle yazılmıştır. Genellikle yarım uyak kullanılır . En büyük şairleri Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Pir Sultan Abdal, Abdal Musa, Abdû Furkan gibi önemli şairleri vardır. bu şairler tarihin ve günümüzün en önemli şairleridir. Tasavvuf felsefesine göre kainatın yaratılış sebebi tanrının kendi güzelliğini görmek ve bilinmek istemesidir. Tanrının “ol” emri ile kainat yaratılmıştır. Varlıklar tanrıdan kopma bir parçadır. Dolayısıyla Tanrı “vahded-i Vucut” yani tek varlıktır. Dolayısıyla evrendeki varlıklar asıl varlığa dönmek ister. Varlığın kendi varlığını tanrı varlığında yok etmesi tasavvufta en son aşamadır.

Halk edebiyatının “tasavvufi halk edebiyatı” ya da “tekke edebiyatı” denilen türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı. Ama Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en büyük şairi Yunus Emre’dir. Anadolu’da 19′uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişen bu edebiyat geleneğinin sürmesinde en önemli rolü Alevi-Bektaşi ve Melami-Hamzavi şairler oynadı.
Tekke edebiyatı şairleri, yalın bir dille, hece ölçüsüyle ya da aruzun heceye yakın yalın kalıplarıyla şiirler yazdılar. Tekke şiirinin genel adı, özel bestelerle okunan ve tarikatlara göre değişik isimlerle anılan ilahilerdi. Nazım birimi dörtlüktü. Ama gazel biçimde yazılmış ilahiler de vardır. Bu edebiyatın düzyazı biçimini ise evliya menkıbeleri, efsaneler, masallar, fıkralar ve tarikat büyüklerinin yaşamlarını konu alan yapıtlar oluşturur.

-TASAVVUF TERİMLERİ-

Vücudu Mutlak : Tek varlık

Vahdeti Vücud : ßirlik

Tecelli: Tanrı ile bir olmak

Ayan-ı Sabite: Allah’ın yansıması

Fenafillah: Tasavvuftaki son aşama

İnsan-ı Kamil: Fenafillah’a ulaşmış kişi

Maşuk: Sevgili

Aşık:Allah aşkıyla yanan,seven

Şarap:Anlamların özü

Meyhana: Allah aşkının sunulduğu yer

Mecli: Allah2ı anmak için yapılan toplantılar

Sarhoş: Allah aşkıyla kendinden gecen , deerviş

Saki: Mürşid, Allah aşkını sunan, Yol gösteren

Tekke Şiiri
Tekke şiiri, dini ve tasavvufi halk şiiri adı ile de anılmakta olup XI. ve XII.yy’larda tanrı aşkı ve ahiret duygularını dile getiren aşıkların yarattığı bir edebiyat türünün ürünüdür. Dini ve tasavvufi halk şiirinin en önemli ustaları Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Veli vb.’dir.

Tekke Şiirinde Türler
1- İlahi : İlahiler, tasavvuf görüş ve anlayışını anlatan bunun inceliklerini, ilahi hikmetleri ve sırları dile getiren manzumeler olup herhangi bir tarikatın izini taşımaksızın Tanrı’yı öven, Tanrı’nın büyüklüğü ve gücünü telkin eden şiirlerdir. Dini törenlerde ve dergahlarda kendine özgü bir makamla söylenir. İlahiler dörtlükler ya da beyitlerle yazılırlar. Dörtlüklerle yazılanlar genellikle 7′li, 8′li bazen de 11′li hece ölçüsü ile koşma uyak düzeninde yazılır. Beyit ile yazılanlar ise genellikle 11,14 ve 16′lı hece ölçüsü ile bazıları ise aruz ölçüsüyle yazılır.
2- Nefes : Dini temellere bağlı aşık edebiyatı nazım şekillerinden ilahilerin Alevi-Bekteşi aşıklarınca yazılanlarına denir. Konusu genellikle tasavvuftaki vahdet-i vücud, Alevi-Bektaşi ilkeleri tarikat kurallarıyla ilgilidir. Dili sade bir Türkçe olan nefesler biçim olarak koşma gibidir. Dörtlükler halinde hece ölçüsünün 7,8,11′li kalıpları ile ya da az da olsa aruzla yazılanlara rastlanmaktadır.
3- Ayin : Mutasavvuflara has bazı hal ve hareketleri ifade etmek için ilk defa İranlılar tarafından kullanılan ayin terimi daha sonra Türk Tasavvuf Edebiyatına da geçmiş Mevlevilerin sema meclislerinde söyledikleri ilahilere verilen ad olmuştur.
4- Tapuğ : Gülşeni tarikatında ayinler sırasında okunan şiirlere tapuğ denir.
5- Durak : Mevlevi dışındaki tarikatların hemen hepsinde bulunan fakat genellikle Halveti Tarikatına mensup kişilerce zikrin birinci bölümünü teşkil eden Kelime-i Tevhidden sonra İsm-i Celal zikrine geçmeden önce verilen orada bir yada iki zakir tarafından her makamdan okunan, serbest olarak bestelenmiş Türkçe manzumelerdir.
6- Cumhur : Mevlevi ve Bektaşi dergahları dışında topluca okunan ilahilere verilen addır.
7- Hikmet: Dini ve tasavvufi halk şiirinde şairin anlayış ve sezgilerine göre din konularını işleyen şiirlere denir.
8- Devriye : Dini ve tasavvufi halk edebiyatında devir nazariyesini işleyen şiirlerdir.
Devriye; evrenin ve insanın Tanrı’dan çıkıp, tekrar Tanrı’ya dönmesi felsefesine göre yazılan tasavvufi şiirlerdir.
9- Şathiye : Dini ve tasavvufi halk şiirinde genel olarak mizahi manzumelere şathiye adı verilir. Şathiyeler, mutasavvuf şairlerce söylenmiş ya da yazılmış, tasavvufi inançları dile getiren, anlaşılması yorumlanmasına bağlı şiirlerdir.
10- Tevhid : Allah’ı, yaratılış ve kainatın aslı gibi unsurları bir arada yorumlayan manzumelere “tevhid” denir. Divan edebiyatı nazım türlerinden gazel, kaside ve mesnevi biçimlerinde kaleme alınmışlardır.
11- Nutuk : Tekkelerde tarikat ulularının özellikle eğitici mahiyette olmak üzere söyledikleri şiirlere verilen addır.
12- Deme : Alevi tarikatından olan tasavvuf şiirlerinin tarikatlarını ve hareketleriyle ilgili temaları işleyen, sorunlarını konu edinen şiirlerine “deme” adı verilir. Genellikle 8′li hece ölçüsüyle yazılan demeler saz eşliğinde kendine özgü bir makamla söylenir.
13- Duvaz : Düvaz imam, düvaze, imam da denilen duvazlar On İki İmam’ı öven nefeslerdir.

TEKKE VE TASAVVUF EDEBİYATI SANATÇILARI
YUNUS EMRE (1249–1322)
*Eskişehir’de doğup öldüğü söylenir.
*Hayatı efsanelerle örülmüştür.
*Dili sadedir.
*Allah inancını ve insan sevgisini işler.
*Şiirlerinde coşkun bir lirizm vardır. Lirik bir şairdir.
*Şiirlerinde hem aruz hem de hece vezni kullanılmıştır.
*İşlediği konular yönüyle evrenseldir.
Eserleri: Divan, Risaletün Nushiye
PİR SULTAN ABDAL (?-1560)
*16.yy! da yaşamış bir Bektaşi şairidir. Sivas’ın Banaz köyünde doğmuştur. Hızır Paşa tarafından Sivas’ta öldürülmüştür.
*Tasavvuf, tabiat, aşk ve halkın gerçek yaşayışıyla ilgili konular işler.
*Divan edebiyatında etkilenmemiştir. Dili sadedir.
HACI BEKTAŞ-I VELİ (1209-1270)
13.yy’da yaşamıştır, Türkistan’ın Nişabur şehrinde doğmuştur. A.Yesevi’nin isteğiyle Anadolu’ya gelmiştir.
Bilinen en önemli eseri ‘’Makalat’’tır. Sohbetler sözler anlamına gelir. Hz Adem’in yaratılışı, Şeytan ve Şeytani işler, Allah’ın birliği gibi konuları ele almıştır.

Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı
Tasavvuf, Türklerin İslamiyet’i kabulunden sonra Anadolu’da kendini göstermiştir. Tasavvuf düşünürlerine “mutasavvıf” denir. Mutasavvıflara göre, Allah’a bilmeden O’na ulaşılamaz. Dini tasavvufi halk edebiyatı, Allah aşkı, doğruluk, nefse hakim olma, ahlak, toplum gibi konuları işler.

Manzum Eserler
Şiirsel özelliğe sahip, dini tasavvufi halk edebiyatı ürünleridir.

İlahi
Türk Halk Edebiyatı’nda din ve tasavvuf konularında, ezgiyle söylenen şiir türüdür. İlahinin özel bir biçimi yoktur. Koşma, semai biçimlerde olur. 7-8 heceli olanları genellikle dörtlüklerden, 11 ve daha çok heceli olanları ise beyitlerden oluşur.

Nefes
Alevi ve Bektaşi şairlerin, ayinlerde, meclislerde ezgiyle okunan, koşma biçimindeki şiirleridir.

Nutuk
Tarikata yeni giren dervişlere, tarikat derecelerini, tarikat adâbını öğretmek için söylenmiş şiirlerdir.

Deme
Tükmen Alevi Bektaşilerinin, aşık tarzı halk edebiyatı nazım türü olan nefese verdiği isimdir.

Devriye
Özellikle Alevi-Bektaşi Edebiyatı’nda, tasavvuf düşüncesinin devir kuramını konu edinen şiirlerdir. Destan, koşma, nefes, ilahi gibi biçimlerde yazılırdı.

Şathiye
Tekke şairlerini,n tasavvuf konularını örtülü bir biçimde işledikleri, Tanrı’ya senli benli bir söyleyişle seslendikleri şiir türüdür. Şathiyelerde, dinsel inançlar konu edilinirken yer yer alaycı bir dil kullanılır. İlk bakışta saçma sanılan bu sözlerin, yorumlandığında tasavvufla ilgili türlü kavramlara değindiği görülür. Şeriata aykırı ya da anlamsız gibi söylenmiş şathiyeler, varlık birliği inancına bağlı türlü görüşleri yansıtır.

Mensur Eserler
Düz yazı (nesir) olarak yazılmış yapıtlardır.

Fütüvvetname
Fütüvvetle ilgili değerlendirmelerin, geleneklerin yer verildiği, fütüvvetin ilkelerini, tarihini, niteliklerini, törelerini konu edinen yapıtlara verilen addır. Bu yapıtlarda, fütüvvetlerin özellikleri açıklanır, fütüvvet yoluna girerken uyulması gereken kurallar belirtilir. Günümüze ulaşan en eski fütüvvetname, 10. yüzyılda mutasavvıf Sülemi tarafından yazılan Arapça Kitab ül-fütüvve’dir.
Silemi, yapıtlarında, füttüvetin kurallarından, yol ve yordamından söz eder; fütüvveti uygunsuz davranışlardan kaçınmak, Tanrı’ya itaat etmek, ahlak üstünlüklerini, güzelliklerini korumak şeklinde tanımlar.

Gazavetname
Türk Edebiyatı’nda, savaşları konu edinen yapıtlara verilen isimdir. Gazavetname ile daha çok din düşmanları üzerine, gazilerin düzenledikleri akın ve savaşları, bu sırada gösterilen kahramanlıkları anlatan yapıtlar kastedilir. Bu kentin ya da bir kalenin alınmasını konu edinen yapıtlara “fetihname”, düşmanın yenilgisiyle biten savaşları konu edinenlere ise “zafername” denirse de, bu gibi farklılıklar daha sonra birbirine karıştırılmış ve bunların tümüne birden “gazavetname” denilmiştir.

Menakıbname
Menakıbnamelerde, kahramanların, din ulularının, tarikat büyüklerinin yaşamları, gösterdikleri kerametler yer alır. Kahramanlar, olağanüstü nitelikler taşır, olağanüstü işler yaparlar.

Battalname
Battal Gazi’nin menkıbeleşmiş hayatı üzerine kurulmuş destansal halk hikayesidir. Yapıtta, Battal Gazi’nin tarihsel kişiliği çerçevesinde oluşan menkıbelerin yanısıra, başkalarına ait kahramanlıkların Battal’a mal edilmesi ve hikâyecinin düşsel katkısı ile oluşan; böylece gerçek tarihten iyice uzaklaşan serüvenler anlatılır. Battal’ın adı çerçevesinde oluşmuş iki halk hikayesi vardır: Arapça “Z’at ül-himme” (halk ağızında Zelhimme) ile Türkçe “Battalname”.

Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri Test Soruları 2

Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri Test Soruları 2
Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri Test Soruları 2 – Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri Test Soruları – Halk Edebiyatı – Nazım Şekilleri Test Soruları

11)Aşağıdakilerden hangisinde aşık edebiyatı nazım biçimleri birlikte verilmiştir?
A) mani-koşma-varsağı B) koşma-ninni-türkü
C) türkü-semai-koşma D) varsağı-koşma-semai
E) ilahi-türkü-koşma

Cevap D

12)Aşağıdakilerden hangisinde tasavvuf (tekke) edebiyatı nazım şekilleri birlikte verilmiştir?
A) ilahi-nutuk-ağıt
B) nefes-koşma-devriye
C) şathiye-ilahi-devriye
D) nutuk-destan-na’at
E) hikmet-mani-nefes

Cevap C

13)
Le beni eyle beni
Elekten ele beni
Alacaksan al artık
Düşürme dile beni
Yukarıdaki dörtlüğün nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ağıt B)Koşma C) Varsağı D) Mani E) İlahi

Cevap D

14-Aşağıdakilerden hangisinde koçaklama şiirleriyle ünlü iki şairimiz bir arada verilmiştir?
A) Karacaoğlan – Yunus Emre
B) Yunus Emre – Mevlana
C) Dadaloğlu – Karacaoğlan
D) Mevlana – Dadaloğlu
E) Hacı Bektaş- ı Veli – Dadaloğlu

Cevap C

15)
* Maniler tek dörtlükten oluşur
* İlk iki dize uyağı doldurmak ya da düşünceye giriş yapmak için söylenir. Temel düşünce son dizededir.
* Uyak düzeni aaxa’dır.
Yalnızca bu bilgilerden yola çıkılarak,
I. Hey birince birince
II. Bir incecik ter bürür
III. Kaşık saldım pirince
IV. Yar kapıdan girince
dizeleriyle mani oluşturulmak istenirse dizelerin sıralanışı aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) II-I-III-IV B) IV-III-II-I C) I-II-III-IV D) I-III-II-IV E) III-II-I-IV

Cevap D

16)
Kıldan köprü yaratmışsın
Gelsin kullar geçsin deyü
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen sen geç ey Tanrı
Yukarıdaki dörtlük Tanrı ile şakalaşır, konuşur gibi söylenmiş bir tekke edebiyatı nazım şeklidir.
Bu nazım şekline verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
A) İlahi B) Nutuk C) Şathiye D) Nefes E) Devriye

Cevap C

17)
Yunus okur diller ile
Ol kumru bülbüller ile
Hakk’ı seven kullar ile
Çağırayım Mevla’m seni
Yukarıdaki dörtlüğün nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?
A) İlahi B) Şathiye C) Ağıt D) Nefes E) Devriye

Cevap A

18)Tarikat şeyhlerinin tarikata yeni giren kişileri aydınlatmak için söylediği şiirlere …… denir. Güney Anadolu Türkmenleri arasında Varsak boyunun özel bir ezgiyle söylediği türkülerden gelişmiş nazım şekline …… denir.
Yukarıdaki parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) ilahi-varsağı B) varsağı-nutuk C) nutuk-varsağı
D) nutuk-ilahi E) nutuk-nefes

Cevap C

19)
I. Uyak örgüsü
II. Konuları
III. Hece ölçüsü
IV. Dörtlük sayısı
V. Anonim olması
Yukarıdakilerden hangisi koşma ile türkünün benzer özelliklerinden biri olamaz?
A) V B) IV C) III D) II E) I

Cevap A

20)
I. Koşma
II. Türkü
III. Şarkı
IV. Tuyuğ
V. Nefes
Yukarıdakilerden hangisi halk edebiyatı nazım şekillerinden değildir?

A) III ve IV B) II ve IV C) II ve III D) III ve V E) IV ve V

Cevap A

Etiketler:tekke edebiyatı nazım türleri tasavvuf edebiyatı nazım türleri tekke edebiyatı ürünleri tasavvuf edebiyatı nazım şekilleri tekke tasavvuf edebiyatı nazım türleri tekke edebiyatının türleri aşık tekke edebiyatı türleri tasavvuf edebiyatının nazım türleri tekke edebiyatı nesir türleri tekke-tasavvuf edebiyatı türleri tekke edebiyatında ilahi tekke tasavvuf edebiyatının nazım türleri tekke tasavvuf edebiyatı türleri tekke ediyatı türü tekke edebiyatı nazım ve nesir türleri tekke edebiyatı ürünlerinden tekke edebiyatını türleri tekke edebiyatında nazım türleri tekke edebi
Tasavvuf edebiyatı: Tasavvuf edebiyatı, Halk edebiyatının "tasavvufi halk edebiyatı" türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı.
Tasavvuf müziği: Tasavvuf müziği, İslamdaki Tasavvuf felsefesine uygun olarak, eğlendirmek için değil, insanın Allah'a olan kulluğunun farkına varmasını sağlamak için yapılan bir müzik türüdür.
Tasavvuf terimleri listesi: * Tasavvuf
Râbıta (tasavvuf): Râbıta, bir tasavvuf terimi. Tasavvufta belirli tarikatlarda bulunan bir uygulamaya verilen isimdir. Etimolojik açıdan râbıta sözcüğü rabt kökünden türemiştir ve “birleştirmek” ve “bağlamak” anlamlarına sahiptir.
Edebiyatımızda Ramazan: Edebiyatımızda Ramazan, Adem Çevik tarafından kaleme alınmış bu kitap, Türk edebiyatı içerisinde farklı görüşte, farklı hayat tarzında olan edebiyatçıların Ramazan hakkındaki yazılarını bir araya getiriliyor.
Edebiyat-ı Cedide: Edebiyat-ı Cedide veya bilinen diğer ismiyle Servet-i Fünun Edebiyatı, II. Abdülhamit döneminde, Servet-i Fünun adlı derginin çevresinde toplanan sanatçıların Batı etkisinde geliştirdikleri bir edebiyat hareketidir.
Nâzım Hikmet: Nâzım Hikmet Ran (d. 15 Kasım 1901, nüfusta kaydı 15 Ocak 1902, Selanik - ö. 3 Haziran 1963, Moskova) Türk şair ve oyun yazarı.
Nazımiye: Nazımiye, Tunceli ilinin bir ilçesidir.
Nazım birimi: Nazım birimi, nazım şekillerinde ölçü olarak kullanılan parçaya denir .
Nazım Ekren: Nazım Ekren (d. 1956, İstanbul, Türkiye), Türk siyasetçi.
Nazım Paşa: Nazım Paşa (ö. 23 Ocak 1913) Osmanlı Devleti'nin (8 Ocak 1912-23 Ocak 1913) tarihleri arasındaki Harbiye Nazırı idi.
Türlerin Kökeni: Türlerin Kökeni, İngiliz doğa tarihçisi Charles Darwin'in 24 Kasım 1859'da yayınlanan kitabı. Orijinal adı, “Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Kökeni ya da Hayat Kavgasında Avantajlı Irkların Korunumu Üzerine" idi ve 1872'de "Türlerin Kökeni" olarak değiştirildi.
Türlerin Yaşam Planı: Türlerin Yaşam Planı (Species Survival Plan veya SSP), 1981'de Amerikan Hayvanatbahçeleri ve Akvaryumlar Derneği tarafından hayvanat bahçelerinde ve akvaryumlarda çoğunlukla doğal yaşam ortamlarında yaşamları tehlike altında veya soyu tükenmek üzere olan türlerden alınmış canlıların hayatlarını devam ettirmelerini kolaylaştırmaya yönelik olarak geliştirilen bir programdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir