Türk Edebiyatinin Dönemleri

ahmet yesevi ali alp anadolu bilgi divan dokuz edebiyat edip eski gelir halk ilk mahmut saka thomsen yy vs..

Türk Edebiyatinin Dönemleri

TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ
İSLAMLIK ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI
A. Sözlü Edebiyat
Destan, koşuk, sagu, atasözleri (savlar) bu dönem ürünleridir. Koşuklarda aşk ve doğa, sagularda ölüm, destanlar da ise kahramanlık konuları işlenmiştir.
Bunlarda nazım birimi dörtlük, ölçü ise hece ölçüsüdür.
Ulusal Türk Destanları
1. Saka Türklerinin Destanları: Alp Er Tunga Destanı ve Şu Destanı.
2. Hun Türklerinin Destanı: Oğuz Destanı (Oğuz Kağan Destanı).
3. Göktürklerin Destanları: Bozkurt Destanı, Ergenekon Destanı.
4. Uygur Türklerinin Destanları: Türeyiş Destanı, Göç Destanı.
B. Yazılı Edebiyat
Türklere ait en eski metinler 8. yy. ürünleri olan Göktürk Yazıtları’dır. Bu yazıtlar ilk olarak 1893 yılında Danimarkalı bilgin Thomsen tarafından okunmuştur.
Bu dönemde Göktürkçe ve Uygurca kullanılmıştır.
1. İslamlık Sonrası Türk edebiyatı
A. Anadolu Dışında Verilen İlk Ürünler
1. Kutadgu Bilig: Yusuf Has Hacip tarafından yazılmıştır. Eserin adı “Mutluluk Veren Bilgi” anlamına gelir. Didaktik bir eserdir. Eserde aruz ölçüsü kullanılmıştır.
2. Divan ü Lügati’t Türk: Kaşgarlı Mahmut tarafından 11. Yüzyılda yazılmış bir sözlüktür. Türkçe sözcüklerin Arapça karşılığı açıklanmıştır.
3. Atatbetü’l Hakayık: 12. Yüzyılda Edip Ahmet Yükneki tarafından Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır. Gerçeklerin Eşiği anlamına gelir.
4. Divan-ı Hikmet: Ahmet Yesevi tarafından yazılmıştır. Bu yapıtın, Anadolu’daki tasavvufi halk edebiyatına etkisi çok büyüktür.
5. Muhakemetü’l Lügateyn: 15. Yüzyılda Ali Şir Nevai Türkçenin zenginliğini kanıtlamak amacıyla yazılmıştır.
6. Şeçere-i Türki: Ebulgazi Bahadır Han’ın dokuz bölümde Türk tarihini anlattığı bir kitaptır.
B. Anadolu’da Gelişen Türk Edebiyatı
1. Halk Edebiyatı
Halk edebiyatında düzyazıdan çok şiir görülür. Halk edebiyatı sözlü edebiyattır. Şiirler saz eşliğinde doğaçlamayla (o anda) söylenir. Şiirler işlenen konulara göre, güzelleme, koçaklama, taşlama; biçimlerine göre koşma, mani, semai, türkü gibi adlar alırlar. Dil, halkın konuştuğu Türkçedir.
a. Aşık Edebiyatı: Sanatçısı bilinen, din dışı konuların işlendiği edebiyattır. Aşık edebiyatının temsilcileri: 16. Yüzyılda Köroğlu, 17. Yüzyılda Karacaoğlan, Ercişli Emrah, 18. Yüzyılda Gevheri, 19. Yüzyılda Dadaloğlu, Erzurumlu Emrah, 20. Yüzyılda Aşık Veysel.
b. Tekke Edebiyatı: Sanatçısı bilinen, Tanrı, insan, evren konusunu tasavvufi bakışla irdeleyen edebiyattır. Kurucusu 12. Yüzyılda yaşayan Ahmet Yesevi’dir. Yunus Emre, Hacı bektaş Veli, Kaygusuz Abdal, Pir Sultan Abdal tekke edebiyatının temsilcilerindendir.
c. Ortak Edebiyat: Yaratıcısı bilinmeyen, ağızdan ağıza yayılan ürünlerin oluşturduğu bir edebiyattır. Ortak edebiyatın ürünleri, halk masalları, halk hikayeleri (Dede Korkut Hikayeleri), efsaneler, mani, türkü, ağıt, bilmece, atasözü, fıkralar ve ninnilerdir.
2. Divan Edebiyatı
Türklerin Arap-Fars etkisiyle oluşturdukları edebiyattır. Divan edebiyatında dil Arapça ve Farsçanın etkisiyle oldukça ağırlaşmıştır. Şiirler aruz ölçüsü ile yazılmıştır. Arap ve Fars edebiyatından alınan şiir biçimleri kullanılmıştır.
BATI KÜLTÜRÜ ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI
Tanzimat Edebiyatı (1839-1896)
Tanzimatın ilanı ile Osmanlı aydınları Batı kültürünü, edebiyatını tanımaya başlarlar. Fransızca, Osmanlıca kadar önemli bir dil olur; aydınlar bu dille yazılmış edebiyat eserlerini aslından okumaya çalışırlar. Yusuf Kamil Paşa bu dönemde roman türünde ilk çeviriyi yapar: Fenelon’’an Telemak, Takvim-i Vakayi (1831) ve Ceride-i Havadis (1840) gazeteleri çıkar.
A. Birinci Dönem
1860 yılında Şinasi’nin özel gazete olan Tercüman-ı Ahval’i çıkarmasıyla Tanzimat edebiyatının birinci dönemi başlar.
Temsilcileri: Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Vefik Paşa, Şemsettin Sami.
Tanzimatın birinci döneminde, vatan, millet, hürriyet, adalet, kanun, hak, meşrutiyet gibi konular işlenmiştir. “Sanat toplum içindir” anlayışı benimsenmiştir.
İlk roman, makale, tiyatro eseri, eleştiri, anı bu dönemde yazılır. Bu dönemde şiirin biçiminde değişiklik görülmez. Şiirde yenilik, konusunda olmuştur. Bu dönemin sanatçıları dilde sadeleşmeyi savunmuşlar; ancak bunu başaramamışlardır.
B. İkinci Dönem
Tanzimat edebiyatının ikinci döneminde aydınlar toplumsal konulardan uzaklaşmışlar, bireysel konulara yönelmişlerdir. “Sanat sanat içindir” ilkesi benimsenmiştir. Eserlerde dil ağır, anlatım sanatlıdır.
Bu dönemin temsilcileri, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım…
Not: Tanzimat döneminde Şinasi, noktalama imlerini ilk kullanan yazardır.
Servet-i Fünun (1896-1901)
Servet-i Fünun bu dönemde çıkan bir derginin adıdır. Servet-i Fünun topluluğu da bu dergide yazan Tevfik Fikret, Cenap Şehabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf ve Hüseyin Cahit Yalçın’dan oluşmuştur. Bu dönemde kişisel konulara yer verilmiş, günlük hayat ele alınmıştır. “Sanat sanat içindir” anlayışı benimsenmiştir. Romanda realizmin, şiirde parnasizmin ve sembolizmin etkileri görülür. Tevfik Fikret müstezatı serbestleştirmiştir. Eserlerde Arapça ve Farsça tamlamalara çok yer verilmiştir.
Fecr-i Ati Edebiyatı
Ficr-i Ati, Servet-i Fünun’un devamı niteliğindedir. Ahmet Haşim, Ali Canip Yöntem, Yakup Kadri, Fuat Köprülü, Refik Halit Karay bu dönemin temsilcilerindendir. Bu dönemin sanatçıları “Sanat kişiseldir” görüşünü benimsemişlerdir. Şiirde sembolizmi kullanmışlardır.
YİRMİNCİ YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI
Ulusal (milli) Edebiyat
1. Genç Kalemler Topluluğu: Mehmet Emin Yurdakul, Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem 1911’de “Genç Kalemler” adında bir dergi çıkarmışlardır. Bunlara daha sonra Ziya Gökalp de katılmıştır.
“Genç Kalemler” yazarları dilde anlaşmayı savunmuşlar, şiirde hece ölçüsünü kullanmışlardır. Edebiyatta halka doğru düşüncesini benimsemişlerdir.
2. Beş Hececiler Topluluğu: Şiirde hece ölçüsünü temel alan, arı bir dil kullanan, şiirlerinde genellikle Anadolu’yu anlatan beş şairden oluşur: Orhan Seyfi Orhon, Halit Fahri Ozansoy, Enis Behiç Koryürek, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel.
CUMHURİYET SONRASI TÜRK EDEBİYATI
1. Yedi Meşaleciler: Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Muaammer Lütfi, Vasfi Mahir Kocatürk, Ziya Osman Saba, Cevdet Kudret ve Kenan Hulusi bu grubu oluşturur. Yedi Meşaleciler sanat aşkını her şeyin üzerinde tutmuşlar, taklitten kaçınmışlar, şiirde genellikle hece ölçüsünü kulanmışlardır.
2. Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat 1941 yılında Garip adlı ortak bir şiir kitabı yayınlarlar. Bu topluluk Türk şiirinde devrim yaratmıştır. Şiiri biçimsel kurallardan arındırmışlardır. Edebi sanatları bırakmışlar, şiirde imgeyi yok ederek yerine alayı koymuşlar, her şeyi şiirin konusu haline getirmişlerdir.
3. Soyutçular (İkinci Yeni): Cemal Süreyya, İlhan Berk, Edip Cansever, Ece Ayhan gibi şairler bu grupta yer alır. Soyutçular “şiir şiir içindir” görüşünü benimsemişlerdir. Şiirde imgeyi önemli hale getirmişlerdir.
4. Bağımsızlar: Şiirde Mehmet Akif, Ahmet Haşim, Yahya Kemal; düzyazıda Hüseyin Rahmi, Ahmet Rasim, Yakup Kadri, Halide Edip, Reşat Nuri hiçbir akım içinde yer almayan sanatçılardır.

Türk Edebiyatı Dönemleri Özellikleri İle İlgili Test Soruları 1

Türk Edebiyatı Dönemleri Özellikleri İle İlgili Test Soruları 1
Türk Edebiyatı Dönemleri Özellikleri İle İlgili Test Soruları 1 – Türk Edebiyatı Dönemleri Özellikleri Test Soruları

1. Aşağıdakilerden hangisi Milli Edebiyat akımının özelliklerinden biri değildir?
A) Yerli kaynaklara, halkın sorunlarına önem verme
B) Şiirde hece ölçüsünü benimseme
C) Klasisizm akımına uygun ürünler verme
D) Halk şiiri nazım biçimlerinden yararlanma
E) Yazı dilini konuşma diline yaklaştırma

2. Bu romanda okurun ilgisini çekecek neler yok ki!.. Batı ülkelerinde pek rastlanmayan o mahalle ruhu, Osmanlı İmparatorluğu’nda zorbalık rejiminin en yüksek biçimini aldığı dönemin portresi; II. Abdülhamit sarayının içyüzü, Jön Türkler, ortaoyununun ve karagözün Türk toplumundaki estetik değerleri, eski düğünler… Ve nihayet sevgiyi esas alan tasavvuf… Mevlevi Şeyhi Vehbi Dede’nin müziği ile İtalyan Peregri’nin temsil ettiği Batı müziği… Roman kahramanı Rabia Peregrini’yi değil, musikiyi sever aslında. Hiçbir tarih, hiçbir sosyoloji, hiçbir ekonomi kitabı bundan yüz yıl önceki İstanbul’u bu kadar gerçeğe uygun anlatamaz, canlandıramaz.
Bu parçada sözü edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mai ve Siyah B) Şıpsevdi C) Sinekli Bakkal D) Kiralık Konak E) Kırık Hayatlar

3. Aşağıdakilerden hangisinde Ömer Seyfettin’le ilgili bilgi yanlışı vardır?
A) Türkçenin sadeleşmesine katkıda bulunmuş, milli bir edebiyatın doğması için çaba göstermiştir.
B) Sağlam bir öykü tekniği oluşturamamış, bu yüzden çok eleştirilmiştir.
C) Bazı öykülerinde tarihten, efsane ve menkıbelerden yararlanmıştır.
D) Öykülerinde çok yalın bir dil kullanmış, süslü anlatımdan kaçınmıştır.
E) Öykülerinde çocukluk anılarına ve yaşadığı olaylara da yer vermiştir.

4. O, Fecr-i Ati’ye mensup olmakla beraber, dil bakımından onlardan ayrılır. Meşrutiyet devriminden sonra Servet-i Fünun’da çıkan hikayeleriyle özlediğimiz Türkçenin en güzel örneklerini vermiştir. Hikayelerinde üslupçuluk özentisi bulunmadığı gibi, gereksiz bir sanat cilvesi de yoktur. Onda, harcadığı emeği okuyucudan saklamasını ustalıkla beceren, gerçek bir sanatçı kimliği vardır. Hikayelerinin dili, tam anlamıyla bir İstanbul Türkçesidir.
Bu parçada, aşağıdaki sanatçılardan hangisi tanıtılmaktadır?
A) Refik Halit Karay
B) Ahmet Hikmet Müftüoğlu
C) Halit Ziya Uşaklıgil
D) Ömer Seyfettin
E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

5. Aşağıdakilerden hangisinde Anadolu köyüne yönelik ürünler bir arada verilmiştir?
A) Zehra, Eylül, Kırık Hayatlar
B) Sergüzeşt, Araba Sevdası, Nimetşinas
C) İnce Memet, Kalp Ağrısı, Yaprak Dökümü
D) Yorgun Savaşçı, Küçük Ağa, Ateşten Gömlek
E) Karabibik, Küçük Paşa, Yaban

6. Yakup Kadri bir dizi romanıyla toplumumuzun Tanzimat’tan günümüze kadar geçirdiği aşamaları anlatır. Sanatçı Bir Sürgün’de II. Abdülhamit’e başkaldıran (bilgi yelpazesi) Jön Türklerin durumunu……….adlı eserinde Tanzimat’tan I.Dünya Savaşı’na değin yetişen üç kuşağın çatışmasını, Hüküm Gecesi’nde II. Meşrutiyet döneminin parti kavgalarını……… ise Bektaşi tekkelerinin görünümünü başarıyla yansıtır.
Bu parçadaki boş yerlere, sırasıyla getirilebilecek eserler aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
A) Sodom ve Gomore, Yaban
B) Hep O Şarkı, Erenlerin Bağından
C) Kiralık Konak, Nur Baba
D) Bir Sürgün, Panaroma
E) Panaroma, Sodom ve Gomore

7.
I. Yahya Kemal
II. Ahmet Haşim
III. Mehmet Akif
IV.Tevfik Fikret
V. Cenap Şehabettin
Bu sanatçılardan hangileri tüm şiirlerinde yalnızca aruz ölçüsünü kullanmışlardır?
A) I., II. ve III. B) II. III. ve V.
C) I., IV. veV. D) II., III. ve IV.
E) III., IV. veV.

8. Biçim olarak belli bir kalıba bağlı kalmayan sanatçı, şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmış; onda aruz sesini bulmaya başlamıştır. Şiirlerinde sosyal gerçeklere, toplum sorunlarına yer vermez; sessizlik, dinginlik arar. Bunu da rüyalarda ve musikide bulur. Şiirlerinde toplum değil, “ben” vardır; dış dünya değil, bilinçaltı daha çok yer tutar.
Bu parçada, aşağıdaki sanatçıların hangisinden söz edilmektedir?
A) Ahmet Hamdi Tanpınar
B) Necip Fazıl Kısakürek
C) Cahit Sıtkı Tarancı
D) Faruk Nafiz Çamlıbel
E) Orhan Seyfi Orhon

9. Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin’in ortak özelliği aşa-ğıdakilerden hangisidir?
A) Hem nesir hem de nazım alanında eser vermeleri
B) Türkçülük düşüncesine yönelik çalışmalar yapmaları
C) Genç Kalemler dergisini birlikte çıkarmaları
D) Edebiyata Servet-i Fünun topluluğunda başlamış olmaları
E) Yalnızca öykü türünde eser vermeleri

10.
Şu anda dışarıda yağmur yağıyor
Ve bulutlar geçiyor aynadan
Ve bugünlerde Melih Ve ben
Aynı kızı seviyoruz
Bu parça, aşağıdaki edebiyat topluluk ya da eğilimlerinden hangisinin sanat anlayışını yansıtmaktadır?
A) Garipçiler
B) Yedi Meşaleciler
C) Beş Hececiler
D) II. Yeniciler
E) Milli Edebiyatçılar

CEVAP ANAHTARI

1)C 2)C 3)B 4)A 5)E 6)C 7)B 8)A 9)B 10)A

Türk Edebiyatının Dönemleri Tablosu – Türk Edebiyatı Dönem Tablosu


Türk Edebiyatının Dönemleri

Türk Edebiyatının Dönemleri
Türk Edebiyatının Dönemleri nelerdir

Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir.

1. İslâmiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı,

2. İslâmî Devir Türk Edebiyatı,

3. Batı Tesirinde Gelişen Türk Edebiyatı.

Bu tasnif Fuat Köprülü tarafından ortaya atılmış ve edebiyat araştırmacıları tarafından bugüne dek kullanılagelmiştir.

Türk Edebiyatının Devirlere Ayrılmasında Kullanılan Kıstaslar

Türk edebiyatı devirlere ayrılırken değişen dil anlayışı, kültürde görülen farklılaşma, yeni dinî hayat, dil coğrafyasındaki gelişme, kısaca medeniyet değişikliği kıstas olarak alınır.

Çünkü Türk tarihinde görülen üç medeniyet (iki medeniyet değişikliği), edebiyatın da seyrini değiştirmiş, onun konu ve şekil özelliklerini de etkilemiştir.

Bu arada tanışılan ve alış verişte bulunulan uluslar da edebiyatı etkilemişlerdir.

Meselâ, Araplardan ilmî eserlerle birlikte Arapça kelime ve tamlamalar, İranlılardan da İslâmiyet’le birlikte nazım tür ve çeşitler

alınmıştır.

Türk edebiyatının üç devire ayrılmasını sağlayan iki medeniyet değişikliği vardır

1. İslâmiyet’in kabul edilmesi,

2. Batı medeniyetinin tanınması ve benimsenmesi.

Bu bilgiler ışığında Türk edebiyatının devirlerini şöyle belirleyebiliriz

I. İSLÂMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI (?-11. yy.)

İslâmiyet’ten önceki Türk Edebiyatı, Türklerin Orta Asya’da yaşadıkları devirlerde bütün Türk boyları arasında müşterek ve büyük bölümü sözlü olan edebiyattır.

İslâm öncesi Türk edebiyatı ulusal bir edebiyattır; nazım şekil ve türleriyle kullanılan ölçü tamamen millîdir.

Bu dönem edebiyatı, İslâmiyet’in kabul edilmesinden sonra oluşmaya başlayan yeni edebiyat anlayışına kadar devam etmiş, hatta etkisi daha sonraki dönemde de görülmüştür.

İslâm öncesi Türk edebiyatı sözlü dönem ve yazılı dönem olmak üzere ikiye ayrılır.

1. İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı

a) Sözlü Edebiyat Dönemi
b) Yazılı Edebiyat Dönemi

2. İslamiyetten Sonraki Türk Edebiyatı

a) Divan Edebiyatı Dönemi
b) Halk Edebiyatı Dönemi

3. Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı

a) Tanzimat Edebiyatı Dönemi
b) Servet-i Fünun Edebiyatı
c) Fecr-i Ati Edebiyatı
d) Milli Edebiyat Dönemi
e) Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı
f) 1940 Sonrası Edebiyatı

Türk Edebiyatı Dönemleri Ve Özellikleri

Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir.

1. İslâmiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı,

2. İslâmî Devir Türk Edebiyatı,

3. Batı Tesirinde Gelişen Türk Edebiyatı.

Bu tasnif Fuat Köprülü tarafından ortaya atılmış ve edebiyat araştırmacıları tarafından bugüne dek kullanılagelmiştir.

Türk Edebiyatının Devirlere Ayrılmasında Kullanılan Kıstaslar

Türk edebiyatı devirlere ayrılırken değişen dil anlayışı, kültürde görülen farklılaşma, yeni dinî hayat, dil coğrafyasındaki gelişme, kısaca medeniyet değişikliği kıstas olarak alınır.

Çünkü Türk tarihinde görülen üç medeniyet (iki medeniyet değişikliği), edebiyatın da seyrini değiştirmiş, onun konu ve şekil özelliklerini de etkilemiştir.

Bu arada tanışılan ve alış verişte bulunulan uluslar da edebiyatı etkilemişlerdir.

Meselâ, Araplardan ilmî eserlerle birlikte Arapça kelime ve tamlamalar, İranlılardan da İslâmiyet’le birlikte nazım tür ve çeşitleri alınmıştır.

Türk edebiyatının üç devire ayrılmasını sağlayan iki medeniyet değişikliği vardır

1. İslâmiyet’in kabul edilmesi,

2. Batı medeniyetinin tanınması ve benimsenmesi.

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: türk edebiyatının dönemleri şeması trk edebiyat dnemleri divan edebiyatının tablosu şemalarla edebiyat
Etiketler:türk edebiyatının dönemleri türk edebiyatinin dönemleri türk edebiyatı dönemleri şeması türk edebiyatı dönemleri 2.garipciler sonrası türk edebiyatının dönemleriyle ilgili bilgi cumhuriyet edebiyatı şema turk edebiyatinin donemleri TÜRK EDEBİYATIN DÖNEMLERİ gerceklerin isigi edip ahmet yukneki türk edebi türk edebiyatın dönemleri türk edebiyati dönemleri edebi dönemler şema türk edebiyatının dönmemleri türk edebiyati dönemler şemasi
Türkiye: Türkiye veya resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti (), başkenti Ankara olan ve Eski Dünya karaları denilen Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı noktada bulunan ülke.
Türkiye'nin köyleri: Türkiye'nin köyleri, Türkiye'de kırsal nüfusun yaşadığı yerleşme birimlerinden köy kanununun uygulandığı ve köy olarak tarif edilen sayısı 2010 verilerine göre 34.247'dir.
Karasal iklim: Karasal iklim: Kıtaların orta kesimlerinde deniz etkisinden uzak yerlerde, ve Kuzey Yarımküre'de etkili olan iklim çeşitidir.
Türkiye'de Karadeniz iklimi: Karadeniz iklimi (Okyanusal İklim veya Ilıman Deniz İklimi) asıl olarak Karadeniz Bölgesi'nde ve Marmara Bölgesi'nde Karadeniz kıyılarında ve Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür.
Türkler: Türkler veya Türkiye Türkleri, çoğunlukla Türkiye ve Osmanlı İmparatorluğu'nun eski topraklarında yaşayan, Türk halkıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir