Türkiye Posta Kodu

Sponsorlu Bağlantılar
ayn ba bu bunun fresh start geli gerek hizmet hotmail kolay lad ld nce nin otom r 252 slogan tercih yeni bir zaman Türkiye Posta Kodu Windows Live Messenger Da İçe Aktarma türkiyenin posta kodu türkiye posta kodu windows l..

Adınız@live.xx E-posta Adresi Artık Resmi Olarak Kullanımda!

Daha önce çeşitli yöntemlerle bir şekilde alınabilen @live.com uzantılı e-posta adresleri, artık herhangi bir yönteme gerek kalmadan, doğrudan alınabiliyor. Üstelik, ülkelere göre belirlenen alan adı uzantılarına göre.

Ancak ne hikmetse, birçok ülke için @live.xx ülke kodu> tercih edilebilirken, Türkiye için @windowslive.com alan adı kullanılabiliyor. Ne dersiniz, bu Microsoft Türkiye’nin bir ayıbı mı?

Aşağıda alıntıladığımız Windows Live alan adı listesinde görüldüğü gibi, Türkiye ile diğer az gelişmiş ülkeleri aynı kefeye koyarak, ülke kodu uzantılı değil de, doğrudan @windowslive.com alan adı uzantısı ile hizmet sağlanıyor. Ya da bunun az gelişmişlikle değil de, Microsoft Türkiye’nin pasifliği ile alâkalı bir durumdur belki, ne dersiniz?


@hotmail.com e-posta alan adı uzantısı ile kullanılan hesabı, @live.com@windowslive.com> olarak değiştirme işlemini kolay bir şekilde yapabilmek için Microsoft, “yeni bir başlangıcın zamanı gelmedi mi?” sloganı ile devreye soktuğu yeni Fresh Start sitesini de etkinleştirdi. Bu sayede, TrueSwitch kullanarak, Hotmail gelen kutunuzu otomatik olarak taşıyabileceksiniz.

Bu işlem, kişi listenizi, Space, Xbox Live Gamercard gibi özellikleri otomatik olarak taşımıyor ancak Windows Live Messenger aracılığı ile kişi listenizi içe aktarma/dışa aktarma işlemi ile taşıyabiliyorsunuz. olarak değiştirme işlemini kolay bir şekilde yapabilmek için Microsoft, “yeni bir başlangıcın zamanı gelmedi mi?” sloganı ile devreye soktuğu yeni Fresh Start sitesini de etkinleştirdi. Bu sayede, TrueSwitch kullanarak, Hotmail gelen kutunuzu otomatik olarak taşıyabileceksiniz.

Bu işlem, kişi listenizi, Space, Xbox Live Gamercard gibi özellikleri otomatik olarak taşımıyor ancak Windows Live Messenger aracılığı ile kişi listenizi içe aktarma/dışa aktarma işlemi ile taşıyabiliyorsunuz.

Görüntüle: @live.com uzantılı e-posta adresi almak için
Görüntüle: @windowslive.com uzantılı e-posta adresi almak için
Görüntüle: Yeni Başlangıç Rehberi

Kaynak:TurkceYazilim

Facebook’ta Profilimi Nasıl Düzenlerim?

Facebook’ta profilimi nasıl düzenlerim?

Facebook’a âllem ettiniz kâlem ettiniz üye oldunuz. Peki şimdi nasıl arkadaşlarınıza sunabileceğiniz, kişisel bilgilerinizi içeren profilinizi nasıl düzenleyebilirsiniz? İşte bu sorunuzun cevabını burada bulabilirsiniz.

1. Facebook’ta ilk giriş yaptığınızda karşınıza çıkan sayfanızda, Üst menüde “Profile” yazısının hemen yanında “edit” menü öğesi bulunmaktadır. Editin Türkçe anlamı düzenle demektir. Profilinizi düzenlemek için edite tıklayın.

2. Basic (Temel kişisel bilgiler): Bu kısımda temel olarak sırasıyla:

Cinsiyetinizi Man yada Women tiklerini işaretleyerek belirtebilirsiniz;

Looking for: (Facebook’ta ne ile ilgilendiğinizi bu tikleri seçerek belirtiniz.)
Facebook’ta
Friendship (Dostluk)
Dating (Sevgili, arkadaşlık)
Relationship (Akrabalık)
Random Play (Rasgele)
Whatever…(Herhangi biri)

Birthday: Doğumgününüzdür. Yaşınızı hemen altında “show my full birthday” in my profile ile seçerek tamamen profilinizde gösterebilirsiniz.

State: Bulunduğunuz ülkeyi seçin.

Select political views: Politik görüşünüz varsa burada belirtebilirsiniz.

Religius views: Dininizi belirtebilirsiniz.

“Save changes” butonuna tıkla***** yazdıklarınızı kaydedebilirsiniz.

3. Contact(iletişim bilgileriniz):

Burada sırasıyla e-mail, aim, cep telefonu, ev telefonu, adresiniz, bulunduğunuz il, bulunduğunuz ülke, posta kodu, websiteniz bilgilerinden istediğinizi yazabilirsiniz. Fakat unutmayınki arkadaşlarınız bu bilgileri görebilecektir. “Only visible to friends” in anlamı budur. Save changes butonuyla kaydedebilirsiniz.

4. Personal(kişisel):

Bu kısım sevdiğiniz hobilerinizi, ilgi alanlarınızı yani kendinizi tanıtıyorsunuz.
Activities: Yaptığınız etkinlikler
İnterests: İlgilendiğiniz şeyler
Favorite Music: Sevdiğiniz şarkılar, şarkıcılar, müzik dalı
Favorite TV Shows: Sevdiğiniz tv programları,diziler
Favorite Movies: Sevdiğiniz Filmler
Favorite Books: Sevdiğiniz kitaplar
Favorite Quoates: Sevdiğiniz sözler
About Me: Kendiniz hakkında bunların dışında yazmak istedikleriniz

Yine save changes butonuna tıkla***** kaydediyoruz.

5. Education (Öğrenim bilgileriniz):

School: Mezun olduğunuz okul.
Class year: Mezun olduğunuz yada okuduğunuz yıl.
Attended for: Bir faaliyete katılmaya hazır bulunmanız.
Concentration: Okul arkadaşlarınızla yapacağınız bir etkinlik.
Add another school bağlantısına tıkla***** daha fazla okul ekleyebiliyorsunuz. Örneğin lise 1′i başka, Lise 2-3′ü başka okulda okudunuz. Bunu buradan belirtebilirsiniz.
High School: Okuduğunuz Lise.
Bilgilerinizi girdikten sonra “save changes” butonuna tıkla***** kaydediniz.

6.Work (Mesleğiniz ilgili bilgiler):

Employer: Çalıştığınız şirket
Position: Rütbe/Görev
Description: İşiniz hakkında bir kısa yazı ile bilgiler yazabilirsiniz.
City: Çalıştığınız şehir
Country: Çalıştığınız ülke
Time Period:
i currently work here tikini işaretleyerek hala çalıştığınızı belirtiyorsunuz.
Alttaki tarihte işe başlangıç zamanını giriyorsunuz.
Add another job.. bağlantısına tıkla***** ikinci işinizi girebilirsiniz.
“Save changes” butonuna tıkla***** girdiğiniz verileri kaydedebilirsiniz.

7. Picture (Resminiz):

Current picture: Mecvut olan yüklediğiniz eski resminiz.
Upload picture: Yeni resim yükleme bölümüdür. Browse butonuna tıkla***** bilgisayarınızdaki resmi seçip yükleyebilirsiniz. Resmi seçtikten sonra alttaki resmin sakıncalı bir resim olmadığını garanti ettiğinize dair bir onay kutucuğu bulunuyor onu işaretledikten sonra Upload picture butonuna tıkla***** resminizi yükleme işlemini tamamlayabilirsiniz.
Remove picture: Yüklediğiniz bir resmi silmek için bu butonu kullanabilirsiniz.

Dağların Özellikleri.

YANAR DAĞLAR
Yanardağlar, yeraltındaki ergimiş kayaların ,kaya parçalarının ve gazların yerkabuğundaki açıklıklardan püskürdüğü oluşumlardır.Art arda olan püskürmeler sonucunda maddelerin üst üste yığılmasıyla ortaya çıkan yükseltiler de aynı biçimde adlandırılır.Yüzeye çıkan ergimiş durumdaki maddeler zamanla katılaşarak volkanik kayaları oluşturur .Depremler gibi yanardağların da çoğu levha sınırlarına yakın yerlerde bulunur.Öte yandan, nasıl ki, levha sınırlarına uzak yerlerde de zaman zaman deprem olursa, bazı yanardağlar da levhaların iç bölümlerinde bulunur.

YAYILMA SIRTLARI
Okyanus dibinde. İki levhanın birbirinden uzaklaşmakta olduğu sınırda ,okyanus ortası sırtları ya da yayılma sırtları adı verilen yanardağlardan oluşan sıra dağlar vardır.Levha birbirinden ayrıldıklarında astenosfer üzerindeki basınç azalır.Bunun sonucunda, levha sınırının altında bulunan katı durumdaki minareler tanecikleri ergiyerek magmaya dönüşür.Yükselmeye başlayan yeni magmanın çoğu levha kenarlarında katılaşıp kalır, yüzeye ulaşan bölümü ise okyanus tabanında yanardağlar oluşturur.

PLASTİK KAYALAR

Bilim adamları, astenosferi genellikle “plastik” olarak tanımlarlar.Bunun nedeni, astenosferin büyük bir bölümün yumuşsak olmasına karşın , sıvıdan çok küçük miktarlarda magma bulunan katı mineral taneciklerinden oluştuğunu düşünüyorlar.Astenosferdeki sıcaklığın , minerallerin çoğunu ergitmeye yetecek kadar yüksek olmasına karşın ,üsteki litosfer katmanın neden olduğu yoğun basınç bunu engeller.

Dalma Batma Bölgesi yanardağları
Yanardağlar, iki levhanın çarpışması sonucu birinin diğeri altına daldığı levha sınırlarında oluşur.Dalan levha, 100-200 km derinlikte bulunan ve dalma-batma bölgesi adı verilen bölgede ergimeye başlar ve magmaya dönüşür.Bu magma, levhanın üzerinde biriken tortullar ve ergimiş durumdaki okyanusal litosferden oluşur.Magma ,tortullarla birlikte yerin derinliklerine çekilen su içerir.Oluşan yeni magma ,çatlaklardan geçerek yüzeye püskürür ve üstteki levhanın üzerinde yanardağların oluşuma yol açar.Bu çatlaklar ,levhaların hareketi sonucunda oluşur.Üstteki levhanın okyanusal litosfer levhası olması durumunda ,yanardağların su yüzeyinin üzerinde kalan bölümleri bir dizi volkanik ada oluşturur.

MAGMA

Magma, ergimiş durumdaki değişik mineraller ve bazı mineral kristallerinde oluşan lapa benzeri, yoğun bir sıvıdır.Kıvamı, su ve buz kristalleri içeren yarı erimiş durumdaki kar gibidir.Bilim adamları ,magmanın büyük çoğunluğunun astenosferde bulunmakla birlikte bir bölümünün de alt mantonun bazı bölgelerinde geldiğini düşünüyorlar.

SICAK NOKTALAR

Birçok yanardağın oluşumunun levha sınırlarındaki hareketle bağlantılı olmasına karşın bazıları bu sınırlara uzak yerlerde ortaya çıkabilir.Bu yanardağların”sıcak noktalar” olarak adlandırılan olağanüstü sıcak bölgelerin varlığı sonucunda oluştukları düşünülüyor.
Bilim adamları, sıcak noktaların astenosfer ve alt mantoda bulunduğu varsayılıyor.Sıcak noktalarda, ısı akımlarının mantonun içinden geçerek yükseldiği tahmin ediliyor.Bu olağanüstü ısının basıncın etkisini ortadan kaldırılması sonucunda da magma oluşur.Yüzeye doğru çıkan magma, litosferden geçiş sırasında, yolunun üzerindeki kaya kütlelerini ergiterek kendisine yol açar.Magmanın yüzeye çıktığı yerlerde zamanla yanardağlar oluşur.

YANARDAĞ PÜSKÜRMELERİ

Magmanın yerkabuğundan yükselerek yüzeye çıkmasına yanardağ püskürmesi adı verilir.Yanardağ bir kez oluştuktan sonra yeraltından magma geldiği sürece püskürmeler devam eder.İki püskürme arasında onlarca, yüzlerce, hatta binlerce yıl geçebilir.

MAGMA YÜKSELİŞİ

Astenosferdeki magma, ancak yeterince büyük bir “kabarcık”oluşturacak biçimde biriktiği zaman litosfere doğru yükselir.Magmanın yükselmesine yol açan süreç, bozuk bir musluktan suyun damlamasına(ancak ters yönde) benzer.Bozuk bir muslukta su sürekli biçimde musluğun ağzında birikir fakat damla halinde düşmesi ancak yeterli ağırlığa ulaşması ile gerçekleşir.Magma da yeraltında yeterli derecede biriktiğinde ve yoğunluğu çevresindeki kaya kütlelerinden daha düşük olduğunda yukarı doğru çıkmaya başlar.Çoğu yanardağın altında (yerkabuğunun içinde ya da altında) magmanın biriktiği bir magma odası vardır.

YANARDAĞIN ALTI

Magma odası il yanardağın yüzeyi arasında kanal ya da baca olarak adlandırılan genişlemiş çatlaklar bulunur.Bunlar bir önceki patlamalardan arta kalan katılaşmış magma ile doludur.bazı yanardağlarda, magma odasından çıkan çok sayıda baca olmak ile birlikte bunların hepsi yüzeye ulaşmayabilir.Bir bacanın açıldığı yere ağız denir.Yanardağ ağızları yuvarlak ya da ince uzun biçimde olabilir.Bazı ağızlar, krater adı verilen derin çukurların içinde bulunur.Bir püskürme sırasında, magma, biriktiği magma odasından yüzeye çıkan bacalardan birinden geçerek,yanardağın tepesindeki ağıza ulaşır ve buradan dışarı fışkırır. Bazı durumlarda ise magma ,yanardağın yamacındaki bir ağızdan çıkar.

LAV
Püskürme sırasında yüzeye çıkan magma lav adını alır.Yanardağın yamaçlarından, lavdan oluşan bir nehir gibi akan lav akıntısının zaman soğuyup katılaşmasıyla volkanik kayalar oluşur.Çeşitli türlerde lav bulunmakla birlikte bunların tümü nerdeyse diğer mineral elementlerinin yanı sıra bir silisyum ve oksijen karışımı olan silisyum dioksit (SiO2) içerir. Lavın yoğunluğu ,içindeki silisyum dioksit oranına göre değişir.Yoğun olmayan lav bal kıvamındadır.Yoğun lav ise şekerlenmiş bal gibi koyu ve yapışkandır.Bir patlama sırasında yanardağdan farklı yoğunlukta lavlar püskürebilir.
Bir yanardağın biçimi, büyük oranda, lavın yoğunluna bağlıdır.Yoğun olmayan lav katılaşıncaya kadar daha geniş bir çevreye yayıldığından ,bu Tür lavdan oluşan yanar dağların yamaçları yumuşak eğimli olur.Kalkan biçimli olarak tanımlanan Bu yanardağlar, çoğu zaman sıcak noktalar ve yayılma sırtlarında bulunur.Bu yanardağların lavı
çoğunlukla bazalttan oluşur.Yoğun lav,yüksek oranda silisyum dioksit içerir ve genellikle dalma-batma bölgelerinin üzerindeki yanardağlardan püskürür.Çok koyu olduğu için ağızdan fazla uzaklaşmadan katılaşan bu lavın oluşturduğu yanardağlar çoğu zaman koni biçimindedir

PÜSKÜRME TİPLERİ

Yanardağın püskürmeleri, lavın çıkış biçimine göre sınıflandırılır.Bu da lavın yoğunluğuna ve lavın içerdiği gazların ne kadar kolaylıkla kurtulabilmelerine bağlıdır.Yoğun olmayan lavdan kolayca kurtulabilen gazlar, yoğun lavdan ancak büyük patlamalarla kurtulabilirler.
Magma, yüzeye yaklaştıkça üzerindeki basınç azalır ve tıpkı bir gazoz şişesinin kapağı açıldığı zaman basıncın azalması sonucu gazozun içinde hava kabarcıklarının oluşması gibi volkanik gazlar magmanın içinde küçük kabarcıklar oluşturur

FARKLI PÜSKÜRME TİPLERİ
Farklı püskürme tipleri
Hawaii tipi püskürmeler genellikle hafif şiddetedir.lavın çok akışkan olduğu ve içinde gazların kolayca kurtulduğu durumlarda bu tür püskürmeler olur.Kimi zaman magma, yanardağdan dışarı, bir fıskiyeden fışkıran su gibi çıkar.
*Stromboli tipi püskürmeler, lavın biraz daha yoğun olması durumunda görülür.Sıkışmış gazlar, yanardağ ağzının çevresine sıvı halde lav kütlerinin fışkırmasına neden olan, küçük patlamalarla açığa çıkar.
*Vulkona tipi püskürmeler, lavın daha yoğun olduğu durumlarda görülür.Sıkışmış gazlar gürültülü patlamalarla açığa çıkar ve yanardağın ağzına iri kaya parçaları ile çok miktarlarda volkanik kül püskürür.
Pilinius tipi püskürmeler, lavın çok yoğun olması durumunda görülür.Sıkışmış gazlar, çok büyük patlamalarla kurtulur.Yanardağın püskürmeleri sırasında büyük miktarlarda volkanik kül gökyüzüne fırlatılır.

LAVAKINTILARI ,BLOKLAR VE BOMBALAR

Püsküren bir yanardağdan akan lavlar ,yolları yakıp yıkmasın karşın ,çok ender olarak ölüm yada yaralanmalara yol açar.Bunun nedeni, lav akıntısının yavaş ilerlemesi ve insanların ondan kaçma olağanı bulabilmeleridir.
“Pahoehoe” ve “aa” , iki farklı lav akınsına Hawaii dilinde verilen adlardır.Bunlar birbirlerinden , volkanik gazların lavdan çıkış biçimiyle ayrılır.

*Pahoehoe lav akıntıları:

Pahoehoe lav akıntılarının yüzeyi genellikle düz ya da hafif kırışık olur.Bu tür akıntıların koyu kıvamı değildir yani akışkandır.Lav soğumaya başladığında yüzeyinde düzgün kabuk oluşur.Lav akıntısının iç kısmı ergimiş durumda kalarak akmayı sürdürürken soğumakta olan yüzeyde zaman zaman halat benzeri kıvrımlar oluşturabilir.

*Aa lav akıntıları:

Aa lav akıntılarında pürüzlü ve çatlaklı bir yüzeyi vardır.Bu akıntılar, daha yoğun lavdan oluşur ve pahoehoe lava kıyasla daha yavaş akar.Lav akarken ,yüzeyi iri parçalar biçiminde kırılır ve içindeki gazlar açığa çıkar.Kırılan parçalar ,sıvı durumu koruyan lav akıntısının iç kısmı ile birlikte sürüklenir.
Bir aa akıntısısın kenarları ve önü tank paletlerine benzer bir biçimde ilerler:Akıntının önündeki soğumuş parçalar dönerek lavın altına girer, ilerlemekte olan lav bunların üstünden geçer.Katılaşmış aa lavının yüzeyi pürüzlüdür ve yanmış kömür yığınlarını hatırlatır.

Yanardağların davranışları

Yanardağların püskürmeleri ve volkanik etkinlikler farklılık gösterir:
Freatik (buhar) püskürmeleri
Yüksek silika içerikli lavın patlamalı püskürmeleri (ör. riyolit)
Düşük silika içerikli lavın dökülmeli püskürmeleri (ör. bazalt)
Piroklastik akıntılar
Laharlar (döküntü akıntıları)
Karbondioksit çıkışı
Tüm bu yanardağ etkinlikleri insanlara zarar verebilir.
Yanardağ etkinlikleri genellikle depremler, sıcak su kaynakları, çamur kazanları ve gayzerler gibi yer etkinlikleriyle beraber görülürler. Püskürmelerden önce genellikle düşük şiddette depremler görülür.
Şaşırtıcı olsa da, volkanbilimciler, etkin (aktif) yanardağların sınıflandırılmasında fikir birliğine varmamışlardır. Bir yanardağın yaşam süresi, birkaç aydan birkaç milyon yıla kadar değişebilir. Bu tür bir sınıflandırma yapmak, insanların, hattâ bazen uygarlıkların bile varlık süreleri göz önüne alındığında anlamsız görünebilir. Örneğin, dünyadaki yanardağların birçoğu, geçen birkaç binyılda birçok kez püskürmüşlerdir, ama günümüzde herhangi bir etkinlik göstermemektedirler. Bu tür yanardağların uzun ömürleri göz önüne alındığında çok etkin oldukları söylenebilir. Ancak, bizim ömürlerimiz düşünülürse, etkin değildirler. Bu tanımı daha da karmaşıklaştıran ise, harekete geçen ama püskürmeyen yanardağlardır. Bu yanardağlar etkin midir?
Bilim adamları genellikle, püsküren ya da yeni gaz çıkışları veya beklenmedik deprem etkinliği gibi hareketlilikler gösteren yanardağları etkin olarak kabul ederler. Birçok bilim adamı, yazılı tarihte püskürdüğü bilinen yanardağların da etkin olduğunu kabul ederler. Yazılı tarihin bölgeden bölgeye farklılıklar gösterdiğini, örneğin Akdeniz’de 3.000 yıl geriye, ABD’nin Pasifik kıyısında 300 yıl, Havai’de ise 200 yıl geriye kadar gittiğini göz önünde bulundurmak gerekir.
Uyuyan yanardağlar, şu an (yukarıdaki tanıma göre) etkin olmayan, ama her an hareketlenmesi ya da patlaması muhtemel yanardağlardır.
Sönmüş yanardağlar ise, bilim adamlarının bir daha püskürmelerini olası görmedikleri yanardağlardır. Bir yanardağın gerçekten sönmüş olup olmadığının belirlenmesi zordur. Örneğin, çanakların milyonlarca yıllık ömürleri olduğu bilindiğinden, 10 binlerce yıl püskürmemiş bir çanağın sönmüş değil uyuyan olarak tanımlanması gerekir. Yellowstone Ulusal Parkı’nda bulunan Yellowstone Çanağı, en az 2 milyon yaşındadır ve 70 bin yıldan beri hiç püskürmemiştir, fakat bilim adamları tarafından sönmüş olarak tanımlanmaz. Doğrusu, çanak sık sık depremler yarattığı, etkin bir jeotermal sistemi bulunduğu ve yüzeyi hızlı değiştiği için, birçok bilim adamı tarafından çok etkin bir yanardağ olarak kabul edil

Yanardağ türleri

Yanardağların sınıflandırılması, yanardağın şeklini etkileyen püskürtünün türüne göre yapılabilir. Eğer püsküren magma yüksek oranda (%65′ten fazla) silika içeriyorsa, lava “felsik” denir. Bu durumda lav çok ağdalıdır ve nispeten hızlı bir şekilde katılaşan bir kabarcık halinde yukarıya doğru itilir. Kaliforniya’daki Lassen Peak, ve Martinik’teki Mount Pelée buna örnektir. Bu tür yanardağlar, kolayca tıkandıkları için patlama eğilimi gösterirler.
Öte yandan, eğer magma düşük oranlarda (%52′den az) silika içerirse, lava “mafik” adı verilir ve püskürürken çok akışkan hale gelir ve uzun mesafelerce akabilir. Mafik lav akışının iyi bir örneği, İzlanda’nın neredeyse coğrafî merkezindeki bir püskürme yarığının aşağı yukarı 8.000 yıl önce oluşturduğu Büyük Thjórsárhraun akıntısıdır. Bu lav akıntısı, 130 km ötedeki denize varıncaya kadar akmaya devam etmiş ve 800 km2′lik bir alanı kaplamıştır. Felsik ve mafik terimleri yerine bazen daha eski olan “asidik” ve “bazik” terimlerinin kullanıldığı görülür. Ancak bu terimler artık daha az kullanılır olmuşlardır.

Kalkan yanardağlar

Kalkan yanardağlar: Şekli kalkana benzeyen dağlar oluşturacak şekilde zamanla biriken yüksek miktarda lav çıkartan yanardağlar çoklukla Havai ve İzlanda’da görülürler. Lav akışları genellikle çok kızgın ve çok akışkan olup uzun akıntılara neden olurlar. Dünyadaki en büyük lav kalkanı, 120 km çapındaki ve deniz tabanından zirvesine 9.000 m yüksekliğindeki Mauna Loa’dır. Mars’taki Olympus Mons, bir kalkan yanardağıdır ve güneş sisteminde şimdiye kadar keşfedilmiş olan en yüksek dağdır.
Lav kalkanının daha küçük olanlarına “lav kubbesi” (tholoid), “lav konisi” ve “lav kümbeti” adı verilir.
Volkanik koniler, yanardağın ağzında biriken ufak kaya parçacıkları fırlatan püskürmelerden dolayı oluşur. Bu püskürmeler, 30-300 m yüksekliğinde, koni şeklinde tepeler oluşturur ve nispeten kısa ömürlü olurlar.
Japonya’daki Fuji Dağı, İtalya’daki Vezüv, Antarktika’daki Erebus ya da kuzeybatı Amerika’daki Rainier gibi Stratovolkanlar ya da kompozit yanardağlar, hem lav akıntılarından hem de püskürtülerden oluşmuş yüksek, koni şeklinde dağlardır.

Süper yanardağlar

Süper yanardağlar, geniş çanakları olan, kıtasal yıkım ve küresel iklim değişiklikleri yaratma potansiyelleri bulunan yanardağ sınıfına verilen addır. Bu sınıftaki yanardağlara aday olarak Yellowstone Milli Parkı ve Toba Gölü gösterilebilir, ancak kesin bir tanımlama yapmak, asgari bir tanımlayıcı şart bulunmadığı için çok zordur.
Yanardağlar genellikle ya tektonik plaka sınırlarında ya da sıcak noktalarda yer alırlar. Yanardağlar uyuyan (etkin olmayan) ya da faal (aktif -neredeyse sürekli çıkış ve kesikli püskürmeler) olabilirler, önceden tahmin edilemeden hal değiştirebilirler. Karadaki yanardağlar genellikle, çıkışların yıllar içinde sürekli birikmesiyle koni ya da kül konisi şeklini alırlar. Suyun altında ise, yanardağlar genellikle fazlasıyla dik sütunlar oluşturur ve yıllar içinde okyanus yüzeyine çıkarak yeni adacıklar haline gelirler
Teoride yanardağlar
OLUŞUM
Yeryuvarlağının iç kesimlerinin çoğu gibi, magmanın hareketleri ve dinamikleri de fazla iyi anlaşılamamıştır. Ancak, bir püskürmenin, yanardağın altında bulunan katı bir tabakaya (dünyanın kabuğuna) doğru magmanın hareket ederek bir “magma odacığı”nı işgal etmesinin ardından geldiği bilinmektedir. Sonunda, odacıktaki magma yukarı doğru itilir ve gezegenin yüzeyine lav olarak yayılır ya da yükselen magma civardaki yer şekillerinde bulunan suyu ısıtır ve patlamalı buhar çıkışlarına neden olur. Bu çıkışlar ya da magmadan kaçan gazlar, kaya, kül, volkanik cam ve/veya volkanik külün kuvvetli bir şekilde fırlatılmasına yol açar. Püskürmeler daima kuvvetli olsa da, akıntı veya büyük patlamalar şeklinde olabilirler.
Depremlere ve volkanik püskürmeye yol açan yokedici marj diyagramı
Karada bulunan çoğu yanardağ yokedici plaka marjlarında oluşurlar, yani okyanus kabuğu, daha yoğun olduğu için kıta kabuğunun altına itilir. Hareketli bu plakaların arasındaki sürtünme okyanus kabuğunun erimesine neden olur ve düşen yoğunluk yeni oluşan magmanın yükselmesine yol açar. Magma yükseldikçe kıta kabuğundaki zayıf alanlardan geçer ve bir veya daha çok yanardağ olarak püskürür. Örneğin, St Helens Yanardağı, okyanus plakası olan Juan de Fuca Plakası ve kıta plakası olan Kuzey Amerika Plakası arasındaki marjdan içeride, karadadır.
Genellikle yanardağlar, zirvesinden büyük duman bulutları ve ateş çıkartan dağlar olarak hayal edilirler. Ne var ki, yanardağlar ender olarak duman ve ateş püskürtürler. Duman olarak düşünülen, su buharı ve çoklukla kükürt buharlarıyla karışmış çok büyük miktarlarda ince tozdur. Ateş gibi görünen ise püsküren maddelerin parlamasıdır. Parlamanın nedeni, yüksek sıcaklıktır ve bu parlama toz ve buhar bulutlarından yansır ve bu yansıma da ateşe benzer.
Bir yanardağın en şüpheli bölümü, genellikle kabaca dairesel olan ve içindeki menfez(ler)den (yarıklardan) gaz, lav ve püskürtü şeklinde magma çıkan krateridir. Bir kraterin boyutları büyük olabilir ve bazen derinliği de çok fazla olabilir. Bu tarzda çok büyük şekillere genellikle kaldera denir. Bazı yanardağlar yalnızca kraterlerden oluşurlar ve dağları neredeyse hiç yoktur, fakat çoğu kez krater, inanılmaz yüksekliklere ulaşabilen dağın tepesindedir. Ana bir kraterle sonlanan yanardağlara genelde konik denir.
Yanardağ konileri genelde daha küçük boyutlarda, arada püskürmelerle havaya fırlatılan (püskürtü) kaya kütlelerinin de bulunduğu seyrek külden oluşmuş yapılardır. Yanardağın kraterinde içinden sürekli buhar çıkışı ve kül ve kaya püskürmesi olan birden fazla koni bulunabilir. Bazı yanardağlarda bu koniler dağın derinliklerindeki yarıklarda yer alabilir.

Yurdumuzdaki Volkanik Dağlar

Yurdumuzdaki Volkanik Dağlar

Ağrı Dağı 5.137
Ulu Doruk (Reşko Doruğu) Cilo Dağları 4.135
Suppa Durek , Cilo Dağları 4.060
Süphan Dağı 4.058
Kaçkar Dağı 3.932
Erciyes Dağı 3.917
Karaeğri Sivrisi , Cilo Dağları 3.900
Küçük Ağrı Dağı 3.896
Maunsell Sivrisi , Cilo Dağları 3.850
Samdi Dağı , Sat Dağları 3.810
Mordağ , Hakkari Dağları 3.807
Orta Dürek , Cilo Dağları 3.770
Demirkazık Doruğu , Ala dağlar 3.756
Karakülah Doruhu , Cilo Dağları 3.750
Kaldı Doruğu , Ala dağlar 3.748
Kızılkaya Doruğu , Ala dağlar 3.725
Emler Doruğu , Ala dağlar 3.720
Verçenik Doruğu , Rize Dağları 3.711
Koca Sarp , Ala dağlar 3570
Beş Parmak , Ala dağlar 3520
Medetsiz , Bolkarlar 3514
Direk taş , Ala dağlar 3510
Güzeller , Ala dağlar 3041

Türkiye’nin Posta Kodu Kaçtır?

Biri bana kesin bir şey söylesin Türkiye’nin posta kodu kaçtır?

Etiketler:türkiyenin posta kodu türkiye posta kodu windows live messenger da içe aktarma xx@xx uzantılı eposta hesabını doğrulama livexx türkiyenın posta kodu türkiyenin posta kodu microsoft için ülke uzantılı live adresi alma turkiyenin posta kodu
Türkiye'nin köyleri: Türkiye'nin köyleri, Türkiye'de kırsal nüfusun yaşadığı yerleşme birimlerinden köy kanununun uygulandığı ve köy olarak tarif edilen sayısı 2010 verilerine göre 34.247'dir.
Karasal iklim: Karasal iklim: Kıtaların orta kesimlerinde deniz etkisinden uzak yerlerde, ve Kuzey Yarımküre'de etkili olan iklim çeşitidir.
Türkiye'de Karadeniz iklimi: Karadeniz iklimi (Okyanusal İklim veya Ilıman Deniz İklimi) asıl olarak Karadeniz Bölgesi'nde ve Marmara Bölgesi'nde Karadeniz kıyılarında ve Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür.
Akdeniz iklimi: Akdeniz iklimi, yaz sıcaklığı güneş ışınlarının düşme açısına, kuraklık ise alçalıcı hava hareketlerine bağlıdır.
PTT: Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü ya da kısa adıyla PTT, Türkiye Cumhuriyeti'nin posta örgütüdür.
Posta kodu: Posta kodu, standart posta gönderilerinin ayrımının makine ile yapılmasını sağlamak üzere, posta gönderilerinin üzerine, alıcı adresiyle birlikte varış yerinin önüne, göndericiler tarafından yazılan rakam ya da rakam-harf karışımından oluşan işaretlerdir.
Pul (posta): Posta pulu, posta gönderilerinde posta ücretinin ödendiğini göstermek amacı ile kullanılan bir tarafı yapışkanlı kâğıt etiketlere denir.
Posta (gazete): Posta, Doğan Yayın Holding'e bağlı günlük Türkçe bir gazetedir. Rauf Tamer, Mehmet Ali Birand, Erdoğan Aktaş, Hakan Çelik ve Mesut Yar yazarları arasındadır.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir