Türkiyenin En Büyük Mafyası

abd arnavut arnavutluk avrupa british yardies daha eden fransa gibi gruba ingiltere meksika nin politik surcin vozdovac zemun vs..

Dünyanın En Güçlü 10 Mafyası-2010

10. Jamaican-British Yardies

Jamaican-British Yardies, 1950′lerde İngiltere’ye göç eden Jamaikalılarca kuruldu. İngiltere’de uyuşturucu ticareti ve silah kaçakçılığı ile uğraşıyorlar. İngiltere’de yasal mekanizmalara sızmayı denemedikleri için diğer gruplar kadar güçlü oldukları söylenemez.

9. Arnavut Mafyası

Arnavut Mafyası, Arnavutluk’ta bulunan bir çok suç örgütünün bileşiminden oluşuyor. ABD ve diğer Avrupa ülkelerinde de faaliyetleri var. Arnavut Mafyası’nın uluslararası arenada tanınmasının 1980′lerde başladığı söylenir. İngiltere ve ABD’de, fuhuş, uyuşturucu ticareti ve şantaj işleri ile uğraşıyorlar. Çabuk ve vahşi intikamlarıyla tanınırlar.

8. Sırp Mafyası

Sırp Mafyası; Almanya, ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeleri içeren 10′dan fazla ülkede faaliyette. Uyuşturucu ticareti, kaçakçılık, kiralık katillik, haraç, kumar ve gen hırsızlığı gibi farklı farklı alanlarda çalışıyorlar. Vozdovac, Surcin ve Zemun isimli 3 ana gruptan oluşuyor. Bu 3 grup, Sırbistan’da 30-40 kadar küçük grubu kontrol ediyor.

7. İsrail Mafyası

İsrail Mafyası bir çok ülkede, narkotik, uyuşturucu ticareti ve fuhuş üzerine çalışmakta. Daha önceleri saygı duyulan ve zayıfları korumasıyla tanınan İsrail Mayfası, zamanla acımasızlaşarak popülaritesini arttırdı. Rus Mayfası ile ABD politik sistemine kadar sızan bu gruba, ABD güçleri elle tutulur bir karşılık veremiyor.

6. Meksika Mafyası

Meksikalılar, ABD’nin en güçlü hapishane çetesine sahipler. 1950′lerde Meksikalıları diğer mahkumlardan ve gardiyanlardan korumak amacıyla kuruldu. Gasp ve uyuşturucu işleriyle de iştigal ediyorlar. Sadece ABD’de 30.000 üyesi var. Simgeleri alevden bir çember üzerine çaprazlama bıçaklar. Bu aynı zamanda Meksika’nın ulusal simgesi. Bazı üyeler bunu dövme olarak da kullanmakta. Hapishanelerde 150 adet cinayet emri verme yetkisine sahip, 2000 adet bu emirleri uygulamaya gönüllü adam olduğu söyleniyor. Küçük çeteleri ve iş adamlarını sizi koruyacağız diye zorlayıp haraç alan grup, karşı koyanları anında öldürüyor.

5. Japon Yakuzaları

17. Yüzyılda kurulan Yakuza grubu, ilk başlarda tehdit ve gasp ile yolunu buluyordu. Üyelerini serçe parmaklarına bakarak tanıyabilirsiniz. Bu genelde grup üyelerinden biri bir hata yaptığında lider tarafından istenen bir özür yoludur. 2500 aileden gelen yaklaşık 110.000 üyesi vardır. Günümüzde haraç, *****, fuhuş ve kaçak göçmenlik ile ilgilenmekteler.

4. Çin Triadları
Bir çok küçük çeteden oluşan bu grup; Çin, Malezya, Hong Kong, Tayvan, Singapur, New York, Los Angeles, Seattle, Vancouver ve San Francisco’da son derece etkili. İlgi alanları hırsızlık, kiralık katillik, uyuşturucu ticareti, gasp ve korsan ürün ticareti olan grubun temelleri 18. YY’da atıldığında o zamanki ismi Tian Di Hui imiş. Güçlendikçe faaliyetlerini daha gözden uzak ve sade yapmaya başlayan grubun 30.000 kadar üyesi mevcut. Sahte Çin Yuanı da basıp satıyorlar.

3. Kolombiya Uyuşturucu Kartelleri

Bu karteller, esasen uyuşturucu trafiğini kontrol edebilmek için kuruldu. Bir çok ülkede faaliyetteler. Politik, askeri ve kanuni birimlere sızan bir çok küçük organizasyona sahipler. En önemli karteller; Cali Karteli, Medellin Karteli ve Norte del Valle Karteli. Bir ara ABD ve Kolombiya arasındaki suçluların iadesini içeren anlaşma karteller için büyük tehdit oluşturmuştu ancak lordlar saklandıkları yerde bu kanunun destekçileri için ölüm emri verdiler ve kanun rafa kalktı. Bu karteller bir çok adam kaçırma ve terörist eylemin de sorumlusu olarak gösteriliyor.

2. Sicilya-ABD Cosa Nostra Grubu

Daha çok İtalyan Mafyası olarak bilinen bu grup, diğerlerine göre oldukça yeni çünkü kuruluşu 19. yüzyılın ikinci yarısında başladı. Genç olmalarına karşın, büyük suçları planlayıp işlemede ve bundan yakayı sıyırmada oldukça başarılılar. Haraç, uyuşturucu ve cephane ticareti ve suç işlerinde arabuluculuk (yani pis işi sizin için yaptırıp sizden para alıyor.) başlıca ilgi alanları. 3500-4000 kadar nisbeten az sayılabilecek üye nüfusu var ancak sayısız tetikçileri olduğu söyleniyor. Üye olmak için kendinizi kanıtlamanız gerekiyor ve bunu da cinayet işleyerek yapıyorsunuz. Her üye sessizlik yemini ediyor. Yani yakalandığında ne olursa olsun konuşmaması gerekiyor. Yeminini bozanlara ne olduğu ise malum.

1. Rus Mafyası

Rus Mafyası; SSCB zamanında kurulup günümüzde tüm dünyada faaliyetleri olan en tehlikeli mafya grubu. 500.000 kadar üyesi var. İsrail, Macaristan, İspanya, Kanada, İngiltere, ABD ve Rusya’yı içeren bir çok ülkede organize suçlar işliyorlar. Sahte kimlik kullanarak bir çok ülkeye göç eden üyeler buralarda uyuşturucu ve silah ticareti, bombalı eylemler, kaçakçılık, internet dolandırıcılığı vb işlerle uğraşıyorlar. Üyelerden biri yakalandığında öterse, çıkışta kesin öldürülür. Aşırı acımasızlıkları, şiddetten kaçınmamaları, işkenceyi sık sık kullanmaları, organ kaçakçılığı yapmaları, kiralık katillik yapmaları ve en önemlisi en büyük terörist gruplarla ilişkileri onları dünyanın en korkulan mafyası yapmaya yetiyor.(+rep?)

Dünyanın Enbüyük Mafya Babası

Alphonse Capone

(kısaca Al Capone okunuşu: Alkapon) (d. 17 Ocak1899 New York – ö. 25 Ocak 1947 Florida).

İtalyan asıllı mafya lideridir.
Amerikan ekonomisinin zor günler yaşadığı 1930′larda güç kazanmaya başlayan Al Capone dönemin yasakları ve bu yasakların doğurduğu fırsatları son derece profesyonel yöntemlerle karşılamış böylece hem maddi hem de politik güçlerini artırmıştır.
Büyük Buhran yıllarında neredeyse hükümet kadar söz sahibi olan ünlü gangster Al Capone suç işlemeye çocukken başladığını şu sözlerle açıklamıştır;
Çocukken her akşam yatmadan önce Tanrı’ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı’nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı’ya günahlarımı affetmesi için dua ettim. Al Capone’un işlediği en kanlı olay rakibi Bugs Moran çetesinden 7 kişiyi polis kiyafeti giymiş adamlarına öldürttüğü katliamdır. Amerika’da çok meşhur olmuştur. Kartvizitinde “Kullanılmış Mobilya Satıcısı” yazan Al Capone 17 Mayıs 1929′da ruhsatsız silah taşımaktan bir yıl hapis cezası yedi.
İşlediği diğer suçlardan dolayı bir türlü yakalanamayan Al Capone vergi kaçakçılığından 22 Ekim 1931 tarihinde 11 yıl hapis cezası aldı ve Alkatraz Hapishanesi’ne girdi. Capone orada hastalandı ve çıktıktan kısa bir süre sonra da öldü.

chicago’yu mesken tutmuş ünlü napolili gangster… siyasi bağlantıları yüzünden uzun süre yakalanmamış fakat gitgide sapıtmaya başladığından elindeki gücün büyük kısmını kaybetmiştir en sonunda da bir vergi suçundan hapse atılmıştır… işin ilginç kısmı suçlarının çoğu kanıtlamadığı için hapse girene kadar birüsü suçtan yırtmış fakat hapse girdikten sonra
çok daha hafiflerinden ceza yemiştir…

İtalyan Mafyasının ‘baba’sı Yakalandı

İtalyan mafyası ağır bir darbe aldı. İtalyan polisi, ‘babaların babası’ adıyla nam salan Sicilya mafyasının lideri Salvatore Lo Piccolo’yu yakaladı.

25 yıldır aranan Lo Piccolo, bir ev baskınında tutuklandı. Haber, hem İtalyan güvenlik güçlerinin hem de halkın yüzünü güldürdü.

65 yaşındaki ‘Baron’ lakaplı mafya lideri Lo Piccolo, Sicilya’nın en büyük kenti Palermo’da düzenlenen polis baskınında yakalandı.

Baskında yakalananlar arasında Lo Piccolo’nun 32 yaşındaki oğlu Sandro ve iki mafya babası daha var.

Yakalananların dördü de İtalyan polisinin yıllardır aradığı 30 kişilik listenin başında geliyor. Bu nedenle İtalyan polisi kazandığı zaferden memnun.

Polermo Savcısı Francesco Messineo, bu gelişmenin Palermo ekonomisine katkıda bulunacağı kanaatinde. Messineo, “Lo Piccolo ve ailesinin başını çektiği çeteye büyük bir darbe vurduğumuz kanaatindeyim. Böylelikle Palermo ekonomisinin sömürülmesinin de önüne geçme konusunda kesin bir zafer elde ettik” dedi.

Lo Piccolo, geçen yıl Palermo’nun Resuttana bölgesinden sorumluydu. Ancak ünlü İtalyan mafyası Cosa Nostra’nın lideri Provenzano’nun yakalanmasının ardından liderliğe geçmesi beklenen isimler arasındaydı.

Dünyada Mafya Örgütleri

ÇİN MAFYASI; ÇİN ÜÇLÜSÜ(TRİADLAR)

Triad’lar, gasp, uyuşturucu kaçakçılığı, fuhuş, kumar ve yan suç grupları olarak adlandırılan Çin video sektörü, kitaplar, gazeteler ve eğlence hizmetlerinin de dahil olduğu geniş bir suç yelpazesine sahiptir. Örgütün çok geniş denizler ötesi bir ağının bulunması, kolaylıkla uluslararası suç faaliyetlerine de karışmasına imkan sağlamaktadır.
Çinli Triad’lar, Amsterdam, Londra, Manchester, New York ve San Francisco şehirlerinin de dahil olduğu Çinli toplulukların bulunduğu dünyanın her yerinde iyi bir şekilde örgütlenmişlerdir.

Silah kaçakçılığı ile bağlantılı olarak ABD ve Avrupa’ya özellikle eroin kaçakçılığı ve hırsızlık, lüks otomobil, zengin piyasalara yat ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne tüketim malları kaçakçılığı ve uluslararası kredi kartı sahtekarlığı gibi diğer tip suçlar, Triad’ların uluslararası boyutta yoğun olarak yürüttüğü faaliyetlerdendir.

1994 yılında İspanyol polisinin kayıtlarına göre, İspanya’nın Galicia bölgesinde Çinli yasadışı göçmenlerin sayısındaki hızlı artışa binaen yapılan araştırmalarda, Triad’ların yasa dışı insan kaçakçılığı ve eroin ticareti başta olmak üzere birçok suçla iştigal oldukları ve hızla Avrupa Birliği ülkelerinde örgütlendikleri tespit edilmiştir.

İTALYAN MAFYASI Cosa Nostra

Belirtilen örgütlerden en önemlisi açıkça Cosa Nostra’dır. İtalya’da diğer suç örgütleri ile karşılaştırıldığında, Cosa Nostra, ülke içinde ve dışında, güç ve zenginlik olarak çok iyi durumdadır. Kendi yönetim modelini dikte edip, önemli operasyonların arkasında bir motor gibi hareket etme stratejisi olan bir örgüttür.

Cosa Nostra’nın birçok faaliyetlerinin halen bölgesel olması ve Güney İtalya’da konuşlanmasına rağmen, Cosa Nostra her geçen gün uluslararası bir yapı arz etmeye başlayarak, Avrupa ve Amerika’yı tehdit etmektedir. Avrupa ve Amerika’ya göç dalgasında etkin bir rol oynayan örgüt, Almanya örneğinde olduğu gibi ABD’de de bu sayede eroin piyasasının önemli bir bölümüne sahiptir.

Örgütün halihazırda 180’den fazla mafya ailesi bünyesinde, yaklaşık 5.000 örgüt üyesi vardır. “Pişmanlık Yasası” çerçevesinde güvenlik kuvvetleri ile işbirliğine gidenlerin itirafları neticesinde diğer örgütler gibi Cosa Nostra da son 5 yılda büyük darbeler yemiştir. Şu anda, örgüt Sicilya mafyası ve KADEK ağırlıklı Türk mafyası başta olmak üzere, Napoli, Kolombiya, Çin ve Rus mafyalarının desteği ile ayakta durmaya çalışmaktadır.

Sicilya mafyasının, bununla birlikte bazı problemleri bulunmaktadır. İlk olarak, İtalya’da uyuşturucu pazarında bir tekel kuramadığı gibi Avrupa’daki uyuşturucu faaliyetleri de iyice zayıflamıştır. Mafyanın 1983-1992 tarihleri arasında İtalyan Adli Makamlarına yönelik saldırıları da mezkur zayıflamanın belirgin göstergesidir. Siyasi irade ile bağların kurulması ve devletle gizli ilişkilerin tesisi, bu zayıflamanın güçlendirilmesi çalışmalarında birer aşama olarak değerlendirilmekte idi. Son zamanlarda hassas bir kamuoyunun oluşması ve değişen siyasal ortamdan ciddi rahatsızlıklar duyan Sicilya mafyası halen suç örgütü olma ve güvenlik kuvvetlerinin ana sorununu teşkil etme özelliklerini muhafaza etmektedir.
Napoli Camorra

Örgütün, faaliyetleri 5.731.426 nüfuslu, 549 belediyeye sahip olan Compania bölgesinde, Napoli şehrinde ortaya çıkmış olup, faaliyetleri buradan yürütülmektedir.

Camorra’nın teşkilat yapısı, üst derecede yöneticinin bulunmadığı, tepesiz bir piramit ve başıboş çetelerin oluşturduğu bir örgüt şeklindedir. Mafya tipi organizasyonlar içinde Camorra’nın en belirgin amacı stratejik suç ittifaklarına katılarak, faaliyetlerini bölgesel sınırlar boyunca genişleterek yaymaktır. Önemli denecek ölçüde sansasyonel cinayetleri bulunmamaktadır. Halihazırda 100’den fazla mafya ailesi bünyesinde 6 ila 7 bin örgüt üyesi bulunmaktadır.

Camorra ile ilgili en önemli tespitlerden biri de, bu örgütün uyuşturucudan elde ettiği kara parayı aklama operasyonlarını rahatlıkla Hollanda, İngiltere ve Almanya’da gerçekleştirmekte olmasıdır.

Cosa Nostra ve Ndrangheta gibi yediği darbeler sonucunda hızlı bir düşüşe geçen Napoli’nin Camorra örgütü, gasp, haraç ve sigara kaçakçılığı yollarıyla pes etmemeyi hedeflemekte, 21 milyar dolarlık cirosu ile elemanlarını beslemeye devam etmektedir.

Calabrion Ndrangheta

Bu örgüt 2.146.724 milyon nüfus ve 409 belediyeli Colobrio’nun güneyinde yer alan bir bölgede ortaya çıkmış ve buradan da yönetilmektedir. Örgütün faaliyetleri genellikle İtalya’nın merkez ve kuzey bölgelerinde yoğunlaşmaktadır. Cosa Nostra örgütüyle yakın bağlantıları vardır. Yatay teşkilatlanma biçimine sahip olup, bölgesel veya yerel düzeyde sorumluları bulunmamaktadır.

En çok rastlanılan faaliyeti, perakendecilerden, rakiplerden, müteşebbislerden ve iş adamlarından para toplamaktır. Fidye için adam kaçırmak da Ndrangheta’nın geleneksel finansal dayanağı haline gelmiştir. Geçmişte özellikle 1985’ten sonra Calabria klanları uyuşturucu kaçakçılığına el atmışlardır. Örgüt mensuplarının en fazla, Fransa, Almanya, İspanya, Hollanda’da yerleştiği bilinmektedir.

Sacra Corona Unita

Bu örgüt, Puglia bölgesinin güneyinde yapılanmıştır ve yukarıda arz edilen Cosa Nostra, Camorra ve Ndrangheta örgütleriyle özellikle uyuşturucu kaçakçılığı konusunda yakın bağlantı ve ilişkileri vardır. Örgütün bilinen faaliyetleri 1980 yılı itibarıyla tanımlandığından, yeni mafya tipi organizasyonlar içerisinde yerini almaktadır. Faaliyetlerinin az oluşu ve çok küçük bir örgüt olması gerçeğine rağmen, gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlerinin niteliği itibarıyla, en az büyük örgütler kadar acımasız ve zalimdir. Örgütün değişik 50 topluluktan oluşan yaklaşık 1000 üyesi bulunmaktadır.

JAPON MAFYASI YAKUZA

Piramit şeklindeki örgütlenişi, alt üst ilişkisi, insanlara yaklaşımı, katı kuralları, devleti ve ül***i her şeyden üstün tutuşu ve görüntüsü ile Yakuza, ender bir yapıya sahiptir. Siyah takım elbiseli, beyaz kravatlı, güneş gözlüklü, çoğu ustura traşlı, vücudu dövmeli, serçe parmağı kesik Japon mafyası, işleyiş tarzıyla, Rus ve İtalyan mafyalarını geride bırakır.
Yakuza’nın, Japonya’da saklanma ya da yer altına çekilme gibi bir sorunu yoktur. Çünkü her zaman gözler önündedir, alkışlarla siyasal zemindedir, devletin içindedir, polisle kol koladır. Devlet görevlileriyle olan bu danışlıklı hareket tarzı, Japon mafyasına toplum düzenini koruma misyonu yüklemiştir. Suç unsurlarını asgariye indirip çözümü polise havale etmek de, en önemli işlevlerindendir. Tamamen geleneksel Japon anlayışı üzerine kurulmuş olan Yakuza, yaklaşık 20 bin kişilik ordusuyla, ülke genelini en ücra sokaklarına kadar kontrolü altında tutmasıyla meşhurdur. Üyelerini aşırı sağcı sokak gençlerinden de seçen Japon mafyası, büyük holdinglerden, köşe başlarındaki küçük iş yerlerine, partilerden karakollara kadar geniş bir yelpazede görülür.

En sert katı kurallarla donatılmış Japon mafyasının kendi arasında çelişki ya da çıkar hesaplaşmasına girdiği pek nadirdir; aksine son derece uyumlu bir çalışma tarzı vardır. Hangi üyenin hangi gruba bağlı olduğu, vücutlarına işlenmiş dövmelerle belirginleşmiştir, hangi mafya grubunun hangi alanı kontrolünde tutacağı da çok önceden beri netleştirilmiş, bölgeler paylaştırılmıştır.

Kendi içinde hata yapan üyesinin küçük serçe parmağını keserek cezalandıran Yakuza, hataların çoğalması ile diğer parmakları da sırasıyla keser. Eğer hata affedilecek ölçüyü zorluyorsa direk polise teslim edilir, birkaç yıl cezaevine gönderilir, kendisini düzelterek gelmişse aynı grup içine terfi edilerek yeniden alınır.

Çünkü Japon mafyası Yakuza üye olarak arasına aldığı kişilerin akıllı, uyumlu, kuralları bilen, Japonya’nın birliğine, aileye sadık ve yeri geldiğinde acımasız bir kişiliğe sahip olmasını ister. Genellikle devlete ait olmayan özel işyerlerini haraca bağlayan Yakuza, para toplama işini aksatmadan, periyodik olarak mükemmel bir şekilde organize eder. Japon mafyasının elde ettiği gelir, büyük holdinglerin ülke payına düşen kazancından daha da fazladır. Ekonomik işleyiş diğer bazı ülkelerin tersinedir. Mafya babasının elemanlarına para vermesi söz konusu değildir. Aksine üyeler dostlarını beslerler.

Daha önceleri topladığı “vergi”lerle ayakta duran ve insanlarda derin korkulara yol açan Japon mafyası Yakuza, son yıllarda uyuşturucu ve fuhuş sektörüne yönelince, eski popülaritesini kaybetmeye başladı.
Tayland, Filipinler, Kore gibi bazı Güney Asya ve Kolombiya, Arjantin, Brezilya gibi Güney Amerika ülkelerinden getirilen kadınlar, Yakuza aracılığıyla, fuhuş merkezlerinde Japon erkeklerine bahisle sunularak, herkesin gözü önünde, izleyenlerin alkış temposuyla fuhuş gösterileri yapılır. Böylesi yerlere, Japon olmayan erkekleri almazlar. Japon kadınlarının girmesine izin verilmez. Bu sektörden korkunç gelir elde eden Yakuza’ya, polis hiç bir şekilde müdahale etmez.

Kirli işlerde yabancıları kullanmada uzman olan Japon mafyasının, özellikle buraya para kazanmak amacıyla gelen başta üçüncü dünya ülkeleri insanı olmak üzere, “gözü kara” kişileri seçmesi de diğer bir noktadır. Uyuşturucu trafiğinde Çin, İran, Pakistan gibi ülkelerin insanlarını taşeron olarak kullanan Yakuza, “vizesiz gençlerden seçtikleri kişileri”, görevleri bitince paçavra gibi polise teslim eder ve yurtdışı edilmesini sağlar. Bu anlamda, Japonya’ya yıllar önce gelmiş olan başta İran’lılar ve Çinliler, bu ül***i ve insanlarını, yakından tanımak avantajını yakaladılar. Yakuza-polis ilişkisini çok iyi bir şekilde çözdüler. Çinliler, halen Yakuza ile iç içe olmayı sürdürürken, Japonlara göre sert yapıya sahip İranlılarla Yakuza üyeleri arasında daha önceleri yaşanan yeraltı hesaplaşmaları ise zaman zaman kanlı oldu.
Japon mafyasının, toplum düzenini sağlayıp bir anlamda ön kontrolör görevini yapması ve bunu yürütürken polisle olan paralelliği ve danışıklığını söz konusudur.
Ayrıca bu yapıdaki elemanların, son derece işlek olan tren istasyonları yakınında, elini ağzına götürüp sesler çıkararak işaretle uyuşturucu satmaları, her gün göz önünde yaşanan bir gerçektir.

Japon organize suç örgütü olarak tarif edilse de aslında diğer suç örgütlerinden bir kaç açıdan çok farklı özelliklere sahip olan topluluktur.
İlk olarak yer altında değil sokaklardadır. İkincisi de siyaset ve polis ile açık ilişki içerisindedir.

Küçük mahalle derecesinde yaşamlarını sürdüren Japonlar, güvenlik teşkilatının da kurumsallaşmaması sebebiyle suça karşı toplumsal boyutta bir korumaya sahip değillerdir. Gündüzleri işlettikleri meyhane, bakkal, seyyar arabalı yemek dükkanlarını akşam olunca hırsızlık gibi suçlara karşı koruma, ertesi güne sağlam bir şekilde mallarını çıkarmak sorunu içindedir Japonlar. Çözüm olarak işsiz suça eğilimli gençlerden, mahalleyi bekleme, gireni çıkanı kollama, malları, dükkanları geceleri korumaları istenir ve bunun karşılığında belirli bir bedel ödenmesi teklif edilir. Mahallenin bıçkın delikanlıları bunu kabul ederler.
Verilen bu göre fazlasıyla yerine getirilir ve bu oluşum gittikçe teşkilatlaşmaya baslar ve mahalleyi de asarak bulundukları bölgelerin koruma ve güvenliğini zorla ve bedel karşılığında ellerine geçirmeye başlarlar. Bu şekilde Yakuza denilen kurum oluşmaya baslar. Bu gelişmeler özellikle Meiji dönemine (1800”lerin ikinci yarısı) kadar bu şekilde sürer. Daha sonrasında ise batılılaşma hareketleri, gelişme, ikinci dünya savaşı sonrasında başlayan hızlı sanayileşme suresi ile birlikte bu oluşum kendini daha da farklı boyutlara (holdingler-siyasilerle ile ilişkiler boyutuna) taşır.

İşte bu sebepledir ki, halen günümüzde organize Japon suç örgütü bu kadar bariz bir şekilde ortada gezebilmektedir. Çünkü bu örgütü temelde kuranlar yine bildiğimiz tarlada çalışan Japonlardır ve kendileri için kurmuşlardır.

Japon gece yaşantısı içerisinde olmazsa olmazlardan birisidir Japon organize suç örgütü. Bunun bir sebebi de, Japon polisinin – özellikle de karakol polislerinin- adres sorma ve yaşlılara yardim etmekten başka bir ise yaramamalarından kaynaklanmaktadır. tüm gece hayatini ayakta tutan da , göreceli olarak güvenliğini sağlayan da söz konusu Japon organize suç örgütüdür. Elbette ki bu yaptıkları görev karşılığında mekan sahiplerinden belirli bir bedel almaktadırlar bu isleri yani gece hayatini bizzat idare edenler söz konusu Japon organize suç örgütünün alt tayfasıdır. Bunlara Chinpira denilir. büyük babalar ortalarda gözükmez onlar genelde, diğer büyük grup (Kumi) babalarıyla vakit geçirirler.
Bu Japon organize suç örgütünün en kuvvetli olduğu yerler Japonya’nın güney batısı diyebileceğimiz(Hiroshima-Yamaguchi) Çin bölgesi’dir.

20.000 küsur üyesi 600.000 yandaşı olduğu tahmin edilmektedir. Devlet bu kadar kalabalık, güçlü, onurlu bir örgütle başa çıkamadığı için iş birliğine girişmiştir. Çoğu faaliyetine göz yumulur. Tabii ki Yakuza’nın sadece Japonya’da iş yaptığını düşünmek komiktir. Bütün uzak doğu’da faaliyet gösterir. ABD’deki mafyalarla yakın ilişki içindedir. Bir Yakuza, içinden kesinlikle çıkılamayacak bir duruma düştüğünde, işkence göreceğini ve ağzından zorla laf alınacağını gördüğünde dişleriyle dilinin altındaki damarı sertçe ısırarak intihar eder.

“Yakuza” deyimi Hanafunda (çiçek kağıtları) adlı bir tür kart oyunundaki en kötü sonuç olan 20 sayısından türetilmiştir.toplamı 20 sayısını veren üçlü kağıt kombinasyonunun (8,9,3) Japoncasıdır Yakuza.

“Yubitsume” denilen serçe parmağını kesme ise bir hata yada suçu affettirmek için yapılır ve bağlılığın simgesidir. Vücuda delicesine yapılmış dövmeler ise bir çeşit mertlik ve cesurluk gösterisidir. Tamamı aşırı sağcı olan Yakuza aileleri çok katı bir şeflik sistemine göre örgütlenir.

KOLOMBİYALI KARTELLER

Kolombiyalı karteller, birçok yönüyle birbirlerine benzemektedir. Birçok uluslararası suç örgütünden farklı olarak değişik her türlü suçla ilgilenen Kolombiyalı karteller, uyuşturucu işinde bir numaradır. Gerçekte, karteller -ki şu an kokain endüstrisinde hakim olan Cali karteli için özellikle durum böyledir- diğer gruplardan daha fazla olarak aralarında bir suç kültürü oluşturmak suretiyle işbirliğine gitmişler ve her geçen gün de bunu arttırmışlardır. Hatta kartel kendi içinde işbölümü ve uzmanlaşmaya gitmek suretiyle bir sanayi geliştirmiştir.

Gerek Kolombiya gerekse ABD ve Avrupa’daki faaliyetlerinde, Kolombiyalı karteller, lojistik ve pazarlama gibi konularda uzmanlaşmış hücre tipi yapılanmaya sahiptir. Bu yapılanma sayesinde, örgüt üyeleri arasındaki ilişki ortadan kaldırılmakta ve örgüte ihanet en alt düzeye indirilmektedir. Cali karteli tıpkı diğer uluslararası şirketler gibi faaliyetlerini yürütmektedir.

Örneğin, özellikle son yıllarda Batı ve Doğu Avrupa ve Eski Sovyetler Birliği topraklarında piyasasını genişletmek amacına yönelik olarak, kokaine nazaran daha ucuz, daha rahat taşınabilen ve yüksek kar marjını sağlayan Kolombiya eroinin üretimi ile ortaya çıkan diğer yan ürünlerini artırma çabası içerisine girmiştir. ABD’den sonra, Avrupa’da da bu kartellerin yaygınlaşması, bölgedeki yüksek eroin tüketimi ile bağdaştırılmaktadır.

800 klanı ve 25 bin dolayında örgüt elemanı ve yaklaşık 100 bin yandaşı ile Kolombiya mafyası, Avrupa mafyası ile işbirliğine giderek Avrupa piyasalarına son 10 yılda Kolombiya’dan eroin sevkıyatı yapmaktadır. Hatta, bu konuda en fazla işbirliğini Türk mafyası ile gerçekleştirmekte, eroin sevki tehli***e girdiğinde, Kolombiya mafyasının kullandığı gemiler Türk mafyasının emrine verilmektedir. En son Lucky-S ve Kısmetim 1 gemilerinde ele geçirilen tonlarca uyuşturucu maddenin orijini ve gemilerin bandıraları göz önüne alındığında olayın ciddiyeti çok daha iyi anlaşılacaktır.

MEDELLİN KARTELİ

Pablo Escobar 1949′da doğmuş bir köylü ve öğretmenin çocuğu. Lisedeyken de antik mezar taşlarını çalıp tüccarlara satarmış. Hapisten kaçtıktan sonra 1993′de polis tarafından vurularak öldürülmüştür.
Pablo Escobar, yaşadığı Kolombiya’nın Medellin kasabasındaki karargahından, uluslar arası bir kokain dağıtım şebekesi örgütlemeyi başarmış bir efsaneydi.Dahası dünya çapında faaliyet gösteren yeni gangsterlerin bir prototipiydi.

Escobar’ın 1990’da 3 Milyar Dolara varan bir servetin sahibi olduğu tahmin ediliyordu.Bu servet, gayrimenkuller ve Escobar’ın faks ve bilgisayar ağıyla denetlediği deniz aşırı yatırımlar sayesinde aklanıyordu.

Söylentilere göre Escobar, 1000 silahlı adamdan oluşan özel bir ordu besliyordu. Soruşturmacılara, politikacılara ve polislere karşı düzenlenen geniş çaplı suikastlarda kullandığı bu ordu, ona “Narkoterörist” unvanını kazandırmıştı.
Ama Escobar’ın eylemleri bir süre sonra çizmeyi aşmaya başladı. Bunun üzerine Escobar Kolombiya yetkililerine teslim oldu ve onlara, kokain imparatorluğunu dağıtmayı da içeren, barışçıl bir çözüm önerisinde bulundu. Ne var ki kokain işlerini, Bogota’da kendisi için özel olarak inşa edilmiş hapishaneden yönetmeyi sürdürdü.

1992’de hapisten kaçtığı zaman, onu ortadan kaldırmak isteyenlerce tam bir sürek avı başlatıldı. CIA, taktik danışmanları desteğindeki, özel görevler için hazırlanmış bir polis timi

Escobar’ın peşine düştü. Bu sürek avında, casus uydular ve Amerika’nın bölgeye gönderdiği bir C 130 tipi keşif uçağı da vardı. Ama Escobar’ın ölmesini isteyen başkaları da vardı.

RUS MAFYASI (ORGANİZTSYA)

Onlarca yıl Avrupa’yı, hatta dünyayı dehşete götüren İtalyan mafyası’nın zayıflaması en çok Rus organize suç gruplarının işine yaramıştır. Berlin duvarının yıkılmasından sonra iş hacmini yüzlere, binlere katlayan Rus mafyası “Organiztsya”, tüm Avrupa, hatta Afrika ve denizaşırı ülkelerde bile yasa dışı egemenliğini kanıtlamıştır.

Rus mafyası, yıllık 200 milyar dolarlık cirosu ile organize edilmiş örgütler arasında birinci sıraya oturmuştur. 114 bin aktif elemana ve sayıları 3 milyona ulaşan yandaşlara sahip olan Rus örgütlü suç gruplarının en önemli faaliyet alanlarını; antik eşyaların çalınması ve bunların batıya kaçakçılığı, fuhuş, oto kaçakçılığı, silah ticareti ve uyuşturucu kaçakçılığı olarak tanımlayabiliriz. Diğer birçok faaliyetleri de bu listeye ekleyebiliriz. Ancak en çok karşılaşılan suç tipleri bunlardır.

Rus organize suç grupları; iç ve uluslararası piyasalarda faaliyet gösteren, prototip fırsatçı örgütlü suç grupları içerisinde değerlendirilmektedir. Tıpkı Sicilya mafyasında olduğu gibi, diğer rakip örgütlü suç gruplarını tasfiye etmek suretiyle kendi bölgelerinde kontrolü elinde tutmak amacına yönelik yerel düzeyde faaliyetlerini yoğunlaştırmaktadır. Uluslararası düzeyde de; kaçakçılık veya otodan silaha, tıbbi malzemeden ham maddeye kadar kar imkanı sağlayan her türlü yasa dışı faaliyetlerdeki hünerlerini de sergiledikleri yakinen bilinmektedir.

Rus mafyasının en etkili klanı “Solntsevo” yani Güneş Tugayı’dır. Adını Moskova’daki bir semtten alan bu klan, Rus mafyasının Avrupa’daki en etkili koludur. Berlin, Viyana ve Roma’yı kendilerine üs olarak seçmişlerdir. Zaten, en azılı babalarından biri olan Yuri Essin’de halen Roma’da tutuklu bulunmaktadır.

Eski Sovyetler Birliği’nin kalıntısı bazı Polit Büro üyelerinin intikamlarından çekinen Rus mafyasının babalarının, şimdilik Avrupa başkentlerinde yaşayarak irtibat müesseseleri aracılığıyla ülkedeki örgütlerini rahatça yönettikleri ve burada konuk oldukları ülkelerin mafyaları ile de işbirliğine girdikleri bilinen bir gerçektir. Hatta buralarda, “royalties” yani telif hakkı olarak kazançlarından yüzde vermektedirler. Özetle, mafya örgütleri arasında da know-how veya joint venture şeklinde ekonomik anlaşmalar olabilmektedir. Örneğin, bugün Almanya’da gayrimenkul piyasasını özellikle, Wiesbaden’de, elinde bulunduran İtalyan Camorra örgütü, Rus mafyası adına toplu konutları satın almaktadır.

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: türkiyenin en büyük mafyası turkiyenin mafyalari türkiyenin en büyük mafyası kim rus mafyası vikipedi arnavut mafyası vikipedi
Etiketler:dünyanın en büyük mafyası türkiyenin en büyük mafyası dünyanın en büyük mafyaları meksika mafyası dünyanın en büyük mafyası kimdir arnavut mafyası dünyanın en güçlü mafyası türkiyenin en büyük mafyası kim türkiyenin en büyük mafyası kimdir türkiyenin en büyük mafyaları dünyanın en tehlikeli mafyası turkiyenin en buyuk mafyasi dünyanın en büyük mafyasi dunyanın en buyuk mafyası dunyanin en buyuk mafyasi rus mafyası vikipedi türkiyenin en güçlü mafyası en tehlikeli mafyalar türkiyenin en ünlü mafyası türkiyenin en büyük mafyasi
Buzul: Buzul, dağ zirvelerinde yaz kış erimeyen ve yer çekiminin etkisiyle yer değiştiren büyük kar ve buz kütlesidir.
Türkiye faunası: Türkiye direyi (Latince: Fauna), hayvanlar âleminin Türkiye sınırları içerisinde yaşayan üyelerinin tümüdür.
Büyük Britanya: Büyük Britanya ya da Britanya, İrlanda Adası'nın doğusunda yer alan, üzerinde İngiltere, Galler ve İskoçya'nın bulunduğu Birleşik Krallığa bağlı ada.
Büyük Okyanus: Büyük Okyanus veya Pasifik Okyanusu, Amerika, Asya ve Okyanusya kıtaları arasında ve dünyanın en büyük okyanusu.
III. Aleksandros: III. Aleksandros (Yunanca: Μέγας Ἀλέξανδρος Megas Aleksandros)(20 Temmuz M.Ö. 356, Pella, Makedonya - 10 Haziran M.Ö.
Büyük Selçuklu Devleti: Büyük Selçuklu Devleti ya da Büyük Selçuklu İmparatorluğu (Arapça: السلاجقة al-Salācike, Farsça: سلجوقيان Salcūkiyān) Selçuklu Türklerinin kurduğu ilk devlettir.
Birleşik Krallık: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, (İngilizce: United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland), Avrupa'nın batısında, coğrafi olarak Büyük Britanya Adasının tamamını, İrlanda Adası'nın kuzey kısmını ve bazı diğer Britanya Adalarını kapsayan ülke.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir