Türkiyenin Platoları Vikipedi

akarsular bolu bu istanbul kara karadeniz kocaeli nin nokta plato safran safranbolu trakya zaman vs..

Türkiye’nin Platoları

Plato denince akarsular tarafından derince yarılmış vadilerle yarılmış düzlükler akla gelir. Türkiye`nin platolarına değinmeden önce dikkat edeceğimiz en önemli nokta yurdumuzun bütünü ile plato olmasıdır.
Türkiye bu duruma dış güçle tarafından aşındırılarak peneplen hale gelmiş yüzeylerin 4.zaman başlarında toptan yükselmesiyle erişmiştir. Ancak her yer aynı derece yükselmemiştir. Doğu Anadolu da 2000m olan bu yükselme değeri İç Anadolu da 1000-1500 m , Güney Doğu Anadolu`da 400-800 m, Kocaeli-Çatalca da 200-400 m`ler arasında oluşmuştur. Böylece ülkemizde alçak ve yüksek platolar oluşmuştur. Bunlara en çok İç Anadolu da rastlanır. Kimi platolar peneplen (yontukdüz) yüzeylerin yükselmesiyle, kimileri karstlaşımayla, bir bölümü de volkanik etkilerle oluşmuştur. Bu platoların beşeri ve ekonomik değerleri fazladır .

Platoların TÜRKİYE”deki Coğrafi Dağılışı
Kuzey Anadolu Platoları:

Oldukça engebeli olan Kuzey Anadolu `da plato düzlükleri fazla değildir. En önemlileri Batı Kara denizde Safran bolu ve İstanbul boğazının iki yanında yer alan Çatalca-Kocaeli Platolarıdır. Çatalca-Kocaeli platosu, aşındırılarak peneplen hale gelmiş yüzeylerin yükseltisiyle oluşmuştur. Ancak bu yükselme 200-400 m değerleri arasında kaldığından alçak platolara girmektedir. Üzerinde alçak tepelikler mevcuttur. Çatalca sırtları ile Çamlıca tepeleri gibi. Bu plato trakya`da da devam eder.
Batı Karadeniz de yer alan Safranbolu platosu ortalama 500 m yükseltiye sahip peneplen ve alçak platolardandır. Yenice (Filyos) ve kolları Devrek , Araç, Soğanlı ırmaklarıyla parçalanmış olan bu plato kalkerli yapıda olup voklüz kayalıklara sahiptir. Bu kaynaklar sayesinde platodaki vadilerde ileri tarım söz konusudur.
Peneplen platolarının diğer platolardan farkı bunların aşınım yüzeylerinden meydana gelmiş olmalarıdır. Peneplen platoları çoğu kez eski kütleler olduklarından , yüzeyce eski kütlelere ait kayalar yer almakta ve bu eski kütleler içinde altın, gümüş, platin, nikel, krom, çinko, pirit, volfram gibi maden cevherlerine rastlana bilmektedir. Üstelik bu madenler yüzeyde yada yüzeye çok yakın oldukları için kolayca işletile bilmektedirler. Peneplen platoları için diğer bir özellik pınar ve kaynakların bu sahalarda yoğunlaşması ve kaliteli içme sularının özellikle bu sahalarda bulunmasıdır.

Güney Anadolu (Akdeniz) Platoları

Güney Anadolu`nun en önemli platosu Taşeli platosudur. Toros Dağlarının orta bölümünde yer alan bu plato, karstik etkilerle oluşmuştur. Yüksekliği 2000m yi bulan Taşeli Platosu kalkerli kayalardan oluştuğu için yüzeyinde çok sayıda erime çukurları bulunur. Bu platoda yüzeyde su bulmak güçtür, çünkü yağmur suları kalkerlerin çatlaklarından kırmızı renkli killi topraklar (Terra Rossa) birikmiştir. Bu özelliğe taş çöllerini anımsattığından Taşeli platosu denmiştir. Plato, Ermenek ve Göksu ırmaklarıyla parçalanmıştır.
Taşeli Platosunda sürekli yerleşmeler yoktur: Taşeli platosunun belirtilen özelliklerine göre değerlendirilmesi yapıldığında bu platoda neden yerleşmenin olmadığı kendiliğinden ortaya çıkar. Plato kırsal yaşam bakımından daimi yerleşme sınırları dışında kalmaktadır. Kır yerleşmeleri su kaynaklarına bağlı olarak kenar yamaçlarda yer almıştır. Bu alanda temel uğraş hayvancılıktır. Kışı köylerde geçiren
insanlar ilk baharda plato üzerinde karların erimeye ve otsu örtüsünün gelişmeye başladığı tarihte platoya tırmanırlar. Platoya ulaşan sürüler daha çok dolinlerin tabanında gelişmiş ot ve dikenlerle beslenirler. Bu kısıtlı olanaklara karşılık en büyük güçlük hayvanların su gereksiniminin sağlanmasıdır. Yer yer sulu çukurlar ve ilkel sarnıçlar bu problemi kısmen çözümler. Ancak su azlığı , ot örtüsünün yetersizliği arazinin engebeliliği, kaya yüzeylerinin lapyalar yüzünden çok pürüzlü olması gibi nedenlerle plato üzerinde keçiden başka hayvan yetiştirmek mümkün olmaz.
Plato son bahara dek süren yayvancılık bu mevsimde sislerin ve soğukların bastırması ile sona erer, plato adeta kış uykusuna çekilir.
Teke platosu da karstik oluşumlu diğer platodur. Nüfuslanma az ve tarım geridir. Üzerinde çok sayıda erime çukuru bulunur.

Batı Anadolu Platoları

Hafif dalgalı düzlükler ve tepelikler halinde Saroz körfezi çevresinde, Çanakkale – Balıkesir arasında ve İç Batı Anadolu da yer alırlar.güneyde menteşe eski kütlesi peneplen plato örneği oluşturur. İç Menteşe platosu, Büyük Menderes ve kollarıyla parçalanmış, kimi yerinde vadiler genişleyerek ovaları oluşturmuş (Tavsa,Yatağan,Çine,Bozdoğan) kimi yerinde daralıp dikleşir. Yüzeyi verimsiz toprakla örtülüdür. Su potansiyeli zayıf olduğundan tarım geridir. Son yıllarda seracılık ön plana çıkmıştır. Bu gelişme her şeyden evvel platoyu terk etmeye hazırlanan kır nüfüsunu yeniden toprağa bağlaya bilmiştir.
İç batı Anadolu da Kula platosu volkanik oluşumludur. Yüzeyinde ilginç volkanik şekiller yer almaktadır.

İç Anadolu Platoları

Burada, hafif yarılmış aşınım platoları olan Yukarı Sakarya, Haymana, Cihanbeyli, Obruk ve Bozok platolarıyla, volkanik yapılı Niğde-Kayseri platoları ve bir peneplen plato olan Uzun yayla vardır.
Yukarı Sakarya platosu ortalama 800m yükseklikte olup Sakarya `nın kollarıyla yarılmıştır. Toprakları verimli, su kaynağı bol olduğu için ileri tarım sahasıdır.
Haymana-Cihanbeyli, 1000-1200m yüksekliğe sahip masa görünüşlü bir platodur. Kuvvetli akarsu olmadığı için fazla parçalanmamıştır. Kuru tarım yaygındır. Burası aynı zamanda tiftik keçisinin vatanıdır.
Obruk platosu tuz gölünün güneyinde yer alır. Güneyde Karaca dağ, Hasan ve Melendiz volkanlarına yaslanır. Fazla parçalı değildir. Platonun güneyinde Konya ovası yer alır.
Bozok platosu Kırşehir eski kütlesinde yer alır. Kızılırmak ve yeşilırmak`ın kollarıyla parçalanmıştır.
Niğde-Kayseri platosunda yüzeye yayılan tüf, lav ve bunların ayrışmasıyla oluşan maddeler, verimli toprakların yer almasına neden olmuştur. Özellikle volkanik dağlardan doğan dere ve çayların getirmiş olduğu topraklar alçak ve çukur alanlarda birikerek kalın alüvyon tabakaları oluşmuşlarıdır. Bu durum tarımsal potansiyeli artırmıştır. Bu plato Toros dağlarının gediklerinden gelen nemli hava kütleleri sayesinde çevreye göre çok yağış alabilmektedir Dağ üzerinde biriken karlar, bölümün su gereksinimini sağlayan depo durumundadır. Dağların eteklerinde ortaya çıkan çok
sayıda su kaynağı, su potansiyelini daha da artırarak sulu tarıma elverişli bir zemin hazırlar.
Platoda Jeotermal kaynakların varlığı da tespit edilmiş ancak henüz yararlanmaya geçilmemiştir. Bunların yanı sıra özellikle Nevşehir ve Ürgüp yörelerinde lav ve tüflerin zemine yayılarak erozyona maruz kalmalarıyla peri bacaları oluşmuştur. Bu şekiller turizm açısından değerli olduğu gibi yöre halkına barınak ya da yiyecek deposu olarak yarar sağlar.
Bu platoda vadi içi ovalarında tarım önem kazanmıştır. Tahıl (buğday, Çavdar…) baklagil, şekerpancarı, patates, soğan gibi kültür bitkileri ilk sırada yer alır, elma yetiştiriciliği ve bağ kültürleri ise meyvecilik açısından ileri bir tarımsal etkinlik olarak dikkat çeker. Bu bölümdeki bağlar Ürgüp ve Niğde`yi Türkiye çapında şarapçılık merkezi durumuna getirmişlerdir.
Niğde – Kayseri platosu volkanik oluşumludur. Uzun yayla bir peneplen platodur ancak oldukça yüksektir.

Doğu Anadolu Platoları

Genellikle volkanik yapılıdırlar. En yüksek plato Erzurum-Kars platosudur. 2000m ye yakın yükseltiye sahiptir. Türkiye” nin en önemli otlak sahasıdır. Diğer volkanik plato Murat platosudur. Murat ve kolları ile parçalanmıştır. Platoda Tunceli ve bir volkanik dağ olan Bingöl dağı yükselir.

Güneydoğu Anadolu Platoları

Türkiye” nin İç Anadolu”dan sonra, diğer büyük plato sahası Güneydoğuda yer alır.Gaziantep platosundan başlayan platolar serisi Mardin ”e kadar uzanır. Ancak bu plato kuşağı içinde yer alan volkanik engebeler platoyu kesintiye uğratır. Bu nedenle platolar birbirinden ayrı parçalar halinde bulunurlar. Bunların içinde en karakteristik olanı Urfa-Suruç-Hilvan-Siverek- Viranşehir ve Ceylan pınar ; içine alan kısımdır. Urfa-Viranşehir-Hilvan Platosu diye adlandırılan bu plato Fırat ve kolları tarafından hafif yarılmış aşınım platosudur. Platonun yüzey şekilleri Kuzey-Güney yönlü değişir. Güneyde hafif dalgalı ava görünümünde iken kuzeye çıkıldıkça dik yamaçlar halinde devam eder. Bu yamaçlar arasında büyük düzlüklere de rastlanabilir. Kalkerden oluşan plato yüzeyi üzerinde toprak örtüsü geniş ölçüde yitirilmiş olup zemine ince bir toprak tabakası ile taş ve çakıllar hakimdir. Plato yüzeyi üzerinde toprak ve su azlığı nedeniyle bitki örtüsü son derece fakirdir. Buralarda tek bir köye bile çoğu kez rastlanmaz. Geniş plato yüzeyi nacak ilk baharda sürücülere mera hizmeti görebilir. Alanın en büyük sorunu su teminidir. GAP ile devlet bu sorunu çözümleyerek yöreyi ekonomiye kazandırılmaya çalışılmaktadır. Gaziantep platosu batıdan gelen nemli hava kütlelerine açıktır. Fırat`ı hafifçe parçaladığı bu sahada yer alan ova “verimli hilal” olarak anılmaktadır. Doğal bitki örtüsü ve tarım ürünleri çeşitlilik gösteren coğrafi potansiyeli yüksek bir sahadır.

Türkiye’nin Platoları

Dış kuvvetlerin etkisiyle yeryüzünden aşınan malzemeler deniz çanaklarında biriktirilir. Bu tortul tabakalar yan basınçların etkisiyle sıkıştırılır, su yüzeyine çıkar ve kıvrımlı dağlar oluşur. Bu olaya orojenez (dağ oluşumu) adı verilir. Ülkemizde yer alan Kuzey (Karadeniz dağları) ve Güney (Toroslar) III. zamanda Tethis denizinde biriken tortulların kıvrılması sonucu oluşmuşlardır.

Volkanik Dağlar
Yerin derinliklerindeki kızgın ve erimiş durumdaki magmanın, yer kabuğu içindeki boşluklara sokulması veya yeryüzüne çıkması faaliyetlerine volkanizma denir.
Ülkemizde volkanik hareketler daha çok III. zaman sonlarında ve IV. zaman başlarında oluşmuştur. Volkanik dağların çoğu D. Anadolu ve İç Anadolu
bölgelerinde yer alır. Sebebi ise bu bölgede kırıkların ve kırıklı yapının fazla olmasıdır.

Volkanik dağlar:
* İç Anadolu’da Q Erciyes, Melendiz, Hasan dağı, Karadağ, Meke.
* D. Anadolu’da D Büyük Ağrı, Küçük Ağrı, Tendürek, Süphan, Nemrut, Aladağlar
Volkanik dağlar genellikle K.doğu- güneybatı doğrultulu azalmaktadırlar. Ayrıca Batı Anadolu’da (Ege) Kula ve Yunt dağlarıda ülkemizin en genç volkanik arazilerin bulunduğu sahalardır.
Türkiye’de en son gerçekleşen volkanik faaliyet Nemrud dağıdır ve 15. yy’a kadar devam etmiştir.
Hatay- Hassa, Nevşehir-ürgüp, Kars- Ardahan civarında volkanizma sonucu oluşmuş tüf platoları vardır.

TÜRİYE’NİN PLATOLARI
Akarsular tarafından derince yarılmış, hafif engebeli yüksekte kalan düzlüklere plato denmektedir. Ülkemiz, genel anlamda bir plato görüntüsü
sergilemektedir. Türkiye’deki platoların büyük bir bölümü deniz seviyesindeki düzlüklerin, epirojenik hareketlere bağlı olarak toptan yükselmesiyle oluşmuştur.
Platolar oluşumlarına göre üç gruba ayrılır.

a. Karstik Platolar:
Kalkerli kayaların (jips, kayatuzu) oluşturduğu yüksekte kalmış yüzeylerin akarsular tarafından parçalanmasıyla (eritilerek) oluşmuşlardır.
* Güney Anadolu’da (Akdeniz) Taşeli Platosu
* İç Anadolu’da Obruk Platosu
* Güneybatı Anadolu’da Teke Platosu bu şekilde oluşmuş Karstik Platolardır.

b. Volkanik Platolar:
Volkandan çıkan lavların oluşturduğu yüzeylerin akarsularla parçalanması sonucu oluşur. * Doğu Anadolu’da Erzurum- Kars Platosu,
Ardahan Platosu * iç Anadolu’da Niğde- Kayseri Platosu bu şekilde oluşmuşlardır.

c. Peneplenmlş (Yontulmuş) Platolar:
Platoların, akarsu ve seller ile aşındırılarak deniz seviyesine kadar indilmiş eski aşınım şekilleridir. Bazılarının yükseltileri çok azdır. (Çatalca- Kocaeli, Safranbolu gibi)
Bazıları ise tabakaların durumundan (sertliğinden) dolayı fazla aşınamamış, yüksekte kalan platolardır.
* Batı Anadolu’da, Uşak
* Güneybatı Anadolu’da, Menteşe yöresi
* İç Anadolu’da, Cihanbeyli, Haymana, Bo-zok, Uzunyayla
* Güneydoğu Anadolu’da, Gaziantep, Ş. Urfa-Viranşehir, Mardin- Midyat

TÜRKİYE’NİN OVALARI
Çevrelerine göne alçakta kalan, akasular tarafından yarılmamış, hafif dalgalı ve geniş düzlükl-lerdir. Ülkemizdeki ovalar yerlerine ve özelliklerine göre iki gruba ayrılır.
1 – Kıyı Ovaları
Akarsuların denize döküldükleri yerde taşıdıkları malzemeyi, akarsu ağzında biriktirmesiyle oluşurlar. Bu tür ovalara delta ovaları ismide verilmektedir. Yükseltileri fazla olmamakla birlikte 0-250 m arasında değişir.

Başlıcaları:
* Çukurova D Seyhan – Ceyhan nehirleri ağ zında,
* Bafra D Kızılırmak ağzında,
* Çarşamba D Yeşilırmak ağzında,
* Silifke Q Göksu ağzında oluşmuşlardır.
Ayrıca Batı Anadolu’da Gediz, Bakırçay, Bü
yûk Menderes ve Küçük Merderes grabenleı
ağzında da delta oluşmuştur.

2. iç Ovalar
Türkiye’nin iç bölgelerinde oluşan ovaların çc ğu, yerkabuğu hareketleri sırasında çöken sahala rın akasular tarafından doldurulmasıyla oluşmuş lardır. Oluşumlarına göre yedi gruba ayrılmaktadı

4. Tektonik (Çöküntü) Ovalar:
Yer hareketleri sırasında çöken kısımlarır akarsular ve sel suları ile doldurulması sonuç oluşmuş ovalardır.
Ülkemizde Tektonik ovalar, Fay zonları ile par; lellik göstermektedir. Tektonik ovalar, Kuzey Anadı lu (Kaf), Doğu Anadolu (DAF) ve Batı Anado (BAF) fay hatlarıyla beraber dağılış göstermekted

Başlıcaları:
* Erzincan, Suşehri, Niksar-Erbaa, Taşov Turhal, Kargı, Tosya, İlgaz, Gerede, Bol Düzce, Adapazarı, Bursa, Pamukova, Kar cabey, Balıkesir. Bu ovalar Kuzey Anadolu Fay hattı üzerim yer alırlar.
* Maraş, Islahiyye- Hassa, Amik, Malatya
DAF hattında yer alırlar. ^ Bakırçay, Gediz, Büyük Menderes, Küç
Menderes Q BAF hattında yeralır. Bolvadin, Dinar, Akşehir, hatların dışındaki tektonik ovalardır.
b. Vadi boyu ovaları: Ülkemizdeki büyük akarsuların boylarında oluşmuş düzlüklerdir. Yer yer genişleyip daralan bu ovalar, akarsuyun özelliklerine bağlı olarak gelişirler. Erzincan’da Karasu vadisinde Tercan Ovası örnek olarak gösterilebilir.

c. Hafif yarılmış birikim ovaları: Bu ovalar daha önceki vadi tabanlarının alüvyonlarla dolması sonucu oluşmuşlardır. Bu dolma sonucunda inişli çıkışlı görüntüleriyle dikkati çeken sübsidans (çökelme) sahalarıdır. Örneğin; Trakya’nın iç kesiminde Ergene Nehri’nin suladığı Ergene Ovası’ndaki alüvyon kalınlığı 6000 m’yi bulur. Orta Anadolu’da Tuz Gölü çanağı, Doğu Anadolu’da İğdır ve Dil
ovaları ile Güney Anadolu’da Çukurova aynı mekanizma ile oluşmuş ovalardır.

ç. Dağ eteği ovaları: Dağ yamaçlarındaki birikinti konilerinin ve yelpazelerinin birleşmesiyle oluşmuş tarım yapılabilen dalgalı düzlüklerdir. Uludağ’ın eteğindeki Bursa Ovası, İç Anadolu’da Sultan Dağları’nın Akşehir’e bakan doğu yamaçlarının önünde gelişmiş olan Akşehir Ovası, özellikle Batı Anadolu grabenlerinin yani enine vadilerinin her iki kenarındaki gelişmiş olan birikinti koni ve yelpazelerinin oluşturduğu sahalar, tipik dağ eteği ovalarıdır.

d. Eski göl tabanı ovaları: İç Anadolu III. Zaman’ın sonlarındaki Miosen’de, sığ göllerin istilâsına uğramıştır. Bu göllerin tabanlarında biriken tortullar, sonradan Neojen göl depolarını oluşturmuşlardır. Bu eski göl tabanı ovalarının en tipik örnekleri Konya, Ereğli, Karapınar ve Tuz Gölü havzalarını çevreleyen dairenin içinde yani Orta Anadolu’da bulunur.

e. Karstik ovalar: Bunlar, genelde kireçtaşlı kayaların bulunduğu karstik bölgelerdeki polye çanakları içinde oluşur. Bu tip ovalara ülkenin güney batısından birçok örnek verilebilir. Teke Yarımadası, Göller Yöresi ve Orta Toroslar üzerinde birçok
karstik ova bulunur. Bunlar içindeki en tipik örnekler şunlardır: Burdur-Antalya arasında Kestel;
Eğirdir Gölü güneyinde Eğirdir-Boğazova-Kovada;
Beyşehir Gölü güneyinde Eynif ve Gembos; Teke Yarımadası’nda Bozova, Korkuteli, Gölhisar, Elmalı ovaları; daha batıda Muğla, Ula, Yerkesik, Tefenni ve Acıpayam ovaları.

f. Lâvların oluşturduğu ovalar: Özellikle volkanlardan çıkan lâv ve tüflerin birikmesi sonucunda oluşmuş volkanik ovalardır. Bu tip ovalar, genelde ülkemizde Doğu Anadolu’ da yaygındır. En tipik örnekleri Malazgirt, Muradiye, Çaldıran ve Muş ovalarıdır.

alıntı

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: trkiye vikipedi türkiyedeki platolar vikipedi Trkiyedeki platolar türkiyenin platoları vikipedi türkiyenin en büyük platosu hangisidir
Etiketler:türkiyenin en büyük platosu türkiyenin platoları vikipedi türkiye platoları türkiyedeki platolar vikipedi en büyük plato en büyük platosu türkiyedeki en büyük platosu türkiyenin en büyük yaylası dağ ova plato vadi tesisleri en büyük plato hangisidir türkiyenin platoları akdenizdeki platolar harita üstünde en büyük ploto plato örnekleri türkiyenin platoları listesi vikipedi renlendirilmiş plato haritası türkiyenin en büyük platosu vikipedi urdumuzun en büyük platosu türkiye önemli plato en büyük platolar
Buzul: Buzul, dağ zirvelerinde yaz kış erimeyen ve yer çekiminin etkisiyle yer değiştiren büyük kar ve buz kütlesidir.
Türkiye faunası: Türkiye direyi (Latince: Fauna), hayvanlar âleminin Türkiye sınırları içerisinde yaşayan üyelerinin tümüdür.
Vikipedi:Vikipedist: Vikipedi'de yeni sayfa oluşturarak veya değişiklik yaparak katkıda bulunan herkes Vikipedist olarak adlandırılır.
Vikipedi. Sanal Ansiklopedi: Vikipedi. Sanal Ansiklopedi (), Vikipedi'nin varoluş tarihine, güncel durumuna ve mevcut sorunlarını ele alan Azerice kitap.
Vikipedi:Vikipedikolik: Vikipedikolik veya Vikikolik, Vikipedi bağımlılığı olan kişi. Devamlı açık olan internet tarayıcısında "Son değişiklikler"'i (hafif formunda İzleme listesini) sık sık kontrol etmeyle karakterizedir.
Vikipedi:Vikipedi Türkçe Bunalım Tarihçesi: Canı sıkılan, bunalan, sıcaklardan pestile dönen, sataşacak yer arayan, bahane arayan, takla atan, iş arayan, aş arayan, eşine kızan, patronuna kızan, etnik derdi olan, insanlığı ile problemi olan, polemik yapan, polemik yapmak isteyen, miyavlamak isteyen, koşmak isteyen, haykırmak isteyen bu sayfada yaz boyunca serbest olarak ve kişisel hakaret yapmadan ve bulunmadan istediği ciddi ya da geyik bulduğunu yazsın ve rahatlasın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir