Vatan Yahut Silistre Kahramanlarının Özellikleri

1863 analiz bey bir daha eser gaze gizli hamiyet kenan mustafa namık kemal parasal rumeli suavi vali yazar yla yle ziya Vatan Yahut Silistre Kahramanlarının Özellikleri Vatan Yahut Silistre Kitaptan Çıkardığım Sonuç vatan yahut silistre kahramanları ve özellikleri v..

Vatan Yahut Silistre Kahramanlarının Özellikleri

acillllllllllll lazım lutfen yardmcı olsn bri

> Vatan Yahut Silistre

KİTAP ANALİZ FORMU

1.ANALİZİ YAPILACAK KİTABIN :

a. Adı : Vatan Yahut Silistre
b. Yazarı : Namık Kemal
c. Tercüme Eser İse Tercümanı : Kenan AKYÜZ
d. Yayınevi : Gökşin Yayınları
e. Yayın Yılı : 1984

2. KAYNAK İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME:

a.Yazar :

Namık Kemal 21 Aralık 1840′ta Tekirdağ’da doğdu, 2 Aralık 1888′de Sakız Adası’nda öldü. Asıl adı Mehmed Kemal’dir, Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey’dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllâtif Paşa’nın yanında, Rumeli ve Anadolu’nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul’a babasının yanına döndü.1863′te Babıali Tercüme Odası’na kâtip olarak girdi. Dört yıl çalıştığı bu görev sırasında dönemin önemli düşünürve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu. 1865′te kurulan ve daha sonra yeni Osmanlılar Cemiyeti adıyla ortaya çıkan İttifak-ı Hamiyet adlı gizli derneğe katıldı. Bir yandan da Tasvir-i Efkâr gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazıyordu. Gazete, Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin görüşleri doğrultusunda yaptığı yayın sonucu 1867′de kapatıldı. Namık Kemal de İstanbul’dan uzaklaştırılmak için Erzurum’a vali muavini olarak atandı. Bu göreve gitmeyi çeşitli engeller çıkarıp erteledi ve Mustafa Fazıl Paşa’nın çağrısı üzerine Ziya Paşa’yla birlikte Paris’e kaçtı. Bir süre sonra Londra’ya geçerek M. Fazıl Paşa’nın parasal desteğiyle Ali Suavi’nin Yeni Osmanlılar adına çıkardığı Muhbir gazetesinde yazmaya başladı. Ama Ali Suavi’yle anlaşamaması üzerine Muhbir’den ayrıldı. 1868′de gene M. Fazıl Paşa’nın desteğiyle Hürriyet adı altında başka bir gazete çıkardı. Çeşitli anlaşmazlıklarsonucu, Avrupa’da desteksiz kalınca, 1870′te zaptiye nazırı Hüsnü Paşa’nın çağrısı üzerine İstanbul’a döndü. Nuri, Reşat ve Ebüzziya Tevfik beylerle birlikte 1872′de İbret gazetesini kiraladı. Aynı yıl burada çıkan bir yazısı üzerine gazete hükümetçe dört ay süreyle kapatıldı. Namık Kemal gene İstanbul’dan uzaklaştırılmak için Gelibolu mutasarrıflığına atandı. Orada yazmaya başladığı Vatan Yahut Silistire oyunu, 1873′te Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelendiğinde halkı coşturup olaylara neden oldu. Bu haberi İbret gazetesinin yazması üzerine o sırada İstanbul’a dönmüş olan Namık Kemal birçok arkadaşıyla birlikte tutuklandı. Bu kez kalebentlikle Magosa’ya sürgüne gönderildi. 1876′da I. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü. Şura-yı Devlet (Danıştay) üyesi oldu. Kanun-î Esasi’yi (Anayasa) hazırlayan kurulda görev aldı. 1877 Osmanlı-Rus Savaşı çıkınca II. Abdülhamid Han’ın Meclis-i Mebusan’ı kapatması üzerine tutuklandı. Beş ay kadar tutuklu kaldıktan sonra Midilli Adası’na sürüldü. 1879′da Midilli mutasarrıfı oldu. Aynı görevle 1884′te Rodos, 1887′de Sakız Adası’na gönderildi. Ertesi yıl burada öldü ve Gelibolu’da Bolayır’da gömüldü. Namık Kemal ilk şiirlerini çocuk denecek yaşlarda yazmaya başlamıştır. İstanbul’a geldikten sonra eski ve yeni kuşaktan şairlerin bir araya gelerek kurdukları Encümen-i Şuârâ’ya ve kimi Divan şairlerine nazireler yazmıştır. Şinasi’yle tanışıncaya değin, şiirlerinde tasavvuf etkileri görülür. Bu dönemde özellikle Yenişehirli Avni, Leskofçalı Galib gibi şairlerden etkilenmiştir. Şinasi’yle tanışmasından sonra şiirlerindeki içerik de değişmiştir. Günlük konuşma dilinden alıntıların yanı sıra, o zamana değin geleneksel Türk şiirinde görülmemiş olan “hürriyet kavgası”, “esaret zinciri”, “vatan”, “kalb-i millet” gibi yepyeni kavramlarla birlikte, doğrudan doğruya düşüncenin aktarılmasını amaçlayan bir tür “manzum nesir” oluşturmuştur. Bosna-Hersek Savaşları, 93 Savaşı gibi olayların yarattığı sonuçlar, onun yazdığı vatan şiirlerini etkilemiştir. Bu şiirlerin en tanınmışları arasında “Vâveyla”, “Vatan Mersiyesi”, “Vatan Şarkısı” ve “Hürriyet Kasidesi” yer alır. Namık Kemal şiirleriyle şiir tekniğine büyük bir katkıdabulunmuş sayılmazsa da o günler için alışılmamış diri bir sesle konuşmuş olması ve yapıtlarına kattığı yeni kavramlarla Türk şiirini Divan şiirinin edilgen edasından kurtarmıştır. Bütün bu nitelikler onun Vatan Şairi olarak anılmasına yol açmıştır. Tiyatro türüne özellikle önem veren Namık Kemal, altı oyun yazmıştır. Bir yurtseverlik ve kahramanlık oyunu olan Vatan Yahut Silistire yalnız ülke için değil, Avrupa’da da ilgi uyandırmış ve beş dile çevrilmiştir. Magosa’dayken yazdığı Gülnihal’de baskıya ve zulme karşı duyduğu tepkiyi dramatik bir biçimde dile getirmiştir. Oyunun sahnelenmesinde pek çok bölüm sansür tarafından çıkarılmıştır. Namık Kemal yine Magosa’da yazdığı Akif Bey’de, yurtsever bir deniz subayının göreve koştuğu sırada karısının kendisine bağlılık göstermeyişini anlatırken, ahlaksal bir yorum da getirir. Zavallı Çocuk’ta görücü yoluyla evlenmeye karşı çıkar. On beş perdelik Celaleddin Harzemşah, Namık Kemal’in en beğendiği yapıtı olarak bilinir. Oyun, Moğollar’a karşı İslam dünyasını koruyan Celaleddin Harzemşah’ın kişiliği çevresinde gelişir. Bu eserde Namık Kemal, İslam birliği düşüncesini kapsamlı bir biçimde sergilemiştir. Namık Kemal’in ilk romanı olan İntibah 1876′da yayımlanmıştır. Ruhsal çözümlemelerinin, bir olayı toplumsal ve bireysel yönleriyle görmeye çalışmasının yanı sıra, dış dünya betimlemeleriyle de İntibah Türk romanında bir başlangıç sayılabilir. Eleştirmenler Namık Kemal’in bu romanda yüksek bir edebi düzey tutturamadığı görüşünde birleşirler. Dört yıl sonra yayımladığı Cezmi, tarihsel bir romandır. Kırım Şehzadesi Adil Giray’ın yaşadığı aşk ve Cezmi’nin onu kurtarmak isterken geçirdiği serüvenlerle gelişen romanda, Namık Kemal’in tam anlamıyla Avrupa Romantizmi’nin etkisinde olduğu izlenir. Namık Kemal’in yaşamı boyunca ilgi duyduğu alanlardan birisi de tarihtir. Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş ve yükseliş dönemlerini anlattığı Devr-i İstila yayımlandığında büyük ilgi görmüştür. 1872′de çıkan Evrak-ı Parişan’da, Selahaddin Eyyubi, Fatih gibi tarihi kişilikleri, Barika-i Zafer’de İstanbul’un alınışını anlatır. Ahmed Nâfiz takma adıyla yayımladığı Silistire Muhasarası ve Kanije, yine Osmanlı tarihine ilişkin kahramanlık olaylarını ele alan kitaplardır. Namık Kemal’in, tarih konusunda en kapsamlı çalışması olan Osmanlı Tarihi’nde, Hammer’in etkisinde kaldığı, yapıtın bilimsel olmaktan çok, eğitici değer taşıdığı konusunda görüşler ileri sürülmüştür. Yarım kalan bu yapıtın ilk basımı II. Abdülhamid tarafından yasaklanmıştır. 1975′te yayımlanan Büyük İslam Tarihi adlı yapıtındaysa Namık Kemal, İbn Haldun, İbn Rüşd gibi yazarlardan yararlanmış olduğunu belirtmiştir. Namık Kemal romanı ve tiyatroyu toplumsal yaşama soktuğu gibi, edebiyat eleştirisini de Türkiye’ye ilk getiren kişilerden biri olmuştur. En önemli eleştiri eserleri Tahrib-i Harâbât ile Takip’dir. Eleştirilerinde canlı, dolaysız bir üslup kullanmıştır. Tahrib-i Harâbât, Ziya Paşa’nın Harâbât adlı güldestesine karşı yazılmış sert bir eleştiri niteliğindedir. Takip de yine aynı güldestenin ikinci cildini eleştirir. Mukaddeme-i Celal eleştirisinde Namık Kemal, Batı edebiyatı ile Doğu edebiyatını karşılaştırmış, tiyatro, roman türleri üstünde durmuştur. Namık Kemal gazeteci olarak da Türk kültürü içinde önemli bir yer alır. Döneminin hemen hemen bütün yenilik yanlısı ve ilerici gazetelerinde yazmıştır. Siyasal ve toplumsal sorunlardan edebiyat, sanat, dil ve kültür konularına dek çok çeşitli alanlarda yazdığı makalelerin sayısı 500 kadardır. Bunlarda düzyazıdaki üstün yeteneğini ortaya koyduğu ve çok etkili bir üslup yarattığı kabul edilir.
ESERLERİ:
Oyun: Vatan Yahut Silistire, 1873 (yeni harflerle, 1940); Zavallı Çocuk, 1873 (yeni harflerle, 1940); Akif Bey, 1874 (yeni harflerle, 1958); Celaleddin Harzemşah, 1885 (yeni harflerle, 1977); Kara Belâ, 1908. Roman: İntibah, 1876 (yeni harflerle, 1944); Cezmi, 1880 (yeni harflerle, 1963).Eleştiri: Tahrib-i Harâbât, 1885; Takip, 1885; Renan Müdafaanamesi, 1908 (yeni harflerle, 1962); İrfan Paşa’ya Mektup, 1887; Mukaddeme-i Celal, 1888. Tarihsel Yapıt: Devr-i İstila, 1871; Barika-i Zafer, 1872; Evrak-ı Perişan, 1872 (yeni harflerle, 1973); Kanije, 1874; Silistire Muhasarası, 1874 (yeni harflerle, 1946); Osmanlı Tarihi, (ö.s.), 1889 (yeni harflerle, 3 cilt, 1971-1974); Büyük İslam Tarihi, (ö.s.), 1975. Çeşitli: Rüya, 1893; Namık Kemal’in Mektupları, Ö.F. Akün (yay.), 1972.

HAKKINDA YAZILANLAR

1.Peçeye İsyan Namık Kemal’in Torununun Anıları (Unveiled) Selma Ekrem
Anahtar Kitapları Yayınevi
Uluslararası alanda tanınmakta olup bir çok eseri Fransızca, Almanca’ya tercüme edilmiştir.
Namık Kemal’i vatan, millet, hürriyet, adalet gibi kavramlarla tanırız. Eserlerinde özellikle dönemin yönetim biçimini eleştiren bir hava sezilir. Vatan Yahut Silistre adlı tiyatro eserini yayımlaması onu yönetim tarafından da Vatan şairi olmasına vesile olacaktır. Tiyatro, roman ve şiir alanında bir çok eser yayınlayan Namık Kemal’in özellikle sosyal ve siyasal olaylarla da ilgilendiğini görüyoruz.
İyi bir dil çevirmeni olarak bilinir. Eserlerinde vatan, millet, hürriyet, adalet, kahramanlık, yurt sevgisi ve İslam birliği düşüncesini başarıyla yansıtmış ve bu kavramlarla ilgi uyandırmıştır.
Namık Kemal 1865’te Osmanlılar Cemiyeti adıyla ortaya çıkan İttifak-ı Hamiyet adlı gizli derneğe katıldı. Tasfir-i Efkar gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazdı. Daha sonra Muhbir gazetesinde görev aldı. Sürgün dönemi sonrası İstanbul’da Sura-yi Devlet (Danıştay) üyesi oldu.

Silistre Eyaleti

Silistre Eyaleti
Silistre Eyaleti Tarihi – Eyalet-i Silistre – Osmanlı eyaletleri – Silistre ili – Osmanlı döneminde Bulgaristan

Eyalet-i Silistre
(Osmanlıca)
Merkezi: Silistre
Dili Türkçe, Bulgarca, Rumence
Siyasal statü Eyalet (Beylerbeylik)
Yönetici Unvanı Beylerbeyi
Tarih
- Kuruluş tarihi 1599
- Yıkılış tarihi 1620
Yüzölçüm 127.675 km² (49.296 sq mi)
Para Birimi Akçe

Silistre Eyaleti veya Silistre Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. Bugünkü Türkiye’nin Kırklareli ve Edirne illerini, Bulgaristan’ın kuzey kısmını, Romanya’nın Dobruca bölgesiyle, Ukrayna’nın Odessa ve Mıkolayiv illerini kapsamaktadır. Eyaletin Karadeniz’e kıyısı vardır. Eyaletin yüzölçümü 127.675 km² kadardır.
Tarihi

Silistre, 1599 yılına kadar Rumeli Eyaleti’ne bağlı bir sancaktır. 1599 Silistre Rumeli Eyaleti’nden ayrılmış ve eyalet haline gelmiştir. Beylerbeyi hassı 988.000 akçadır. Azak Denizi’nden Karadeniz’e çıkarak Rumeli sahillerine akınlar yapan Slav soylu Kazaklar’a karşı, eyalet 1620 yılında kaldırılıp yerine Özü Eyaleti kurulmuştur.

Vatan Yahut Silistre Kitabının Kahramanları Kimlerdir?

vatan yahut silistre kitabının kahramanları hiçbir yerde yok ya bari siz yazın teşekürler..:)

Etiketler:vatan yahut silistre kahramanları ve özellikleri vatan yahut silistre kahramanlarının özellikleri vatan yahut silistre kitaptan çıkardığım sonuç vatan yahut silistre kitaptan çıkarılan sonuç vatan yahut silistre kahramanlar vatan yahut silistre kahramanları vatan yahut silistre oyunun kahramanın adı
Vatan (gazete): Vatan, Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık A.Ş'ye bağlı olarak çıkan günlük bir gazetedir. İmtiyaz Sahibi, Demirören ailesidir.
Vatandaşlık: Vatandaşlık, genellikle bir ülke olan politik kurumların bir parçası olmak demektir. Anayasal ülkelerde, o ülkede yaşayanların devlet tarafından anayasada vaadedilen haklardan yararlanmaları için o ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olmaları gereklidir.
Vatana ihanet: Vatana ihanet, vatan hainliği ya da hıyanet-i vataniye, meşrû egemenlik organını devirmeye veya otoritesini yıkmaya, bağlı olduğu devlete karşı savaşmaya veya düşmanla işbirliği etmeye yönelik eylemleri kapsayan suç türü.
Vatan yahut Silistre: Vatan yahut Silistre, Türk edebiyatı'nın batılı anlamda yazılıp oynanan ilk tiyatro yapıtıdır. Namık Kemal tarafından yazılmıştır; yazarın ilk tiyatro piyesidir.
Silistre ili: Silistre (Silistra) ili (Bulgarca: Област Силистра / Oblast Silistra), Bulgaristan'ın kuzeydoğusunda yer alan bir ildir.
Silistre (anlam ayrımı): * Silistre ili
Silistre Eyaleti: Silistre Eyaleti veya Silistre Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. Bugünkü Türkiye'nin Kırklareli ve Edirne illerini, Bulgaristan'ın kuzey kısmını, Romanya'nın Dobruca bölgesiyle, Ukrayna'nın Odessa ve Mıkolayiv illerini kapsamaktadır.
Silistre Kuşatması: Silistre Kuşatması, (14 Nisan - 23 Haziran 1854) Kırım Savaşının dönüm noktalarından biridir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir