Vücut Şişkinliği

Sponsorlu Bağlantılar
bir daha evet gibi hormonlar kilo pek regl ya zarif zemin Vücut Şişkinliği Adet Şişkinliği adet öncesi şişkinlik vücut şişkinliği adet şişkin..

Şişman Değil "şiş"siniz!

ŞİŞMAN DEĞİL “ŞİŞ”SİNİZ!

Sadece vücudumuza giren tuz ve sıvı miktarı ödemi artırmıyor. Ödem bahaneye bakıyor. İlaçlar, hastalıklar, adet dönemleri bir yana, stresten dağ sporlarına, aniden çıkan lodosa kadar pek çok şey ödeme neden oluyor.

Şişkinlik birçok kadının hayatını kabusa çevirir. Bir gecede kilonuza kilo ekleyebilir, giyim alternatiflerinizi anında kısıtlayabilir ve sizi istemediğiniz giysilere zorlayabilir.

Oysa karnınız düz ve sıkıysa, dünya olduğundan daha iyi ve daha güzel görünür. Kotlarınıza rahatlıkla girersiniz, zarif siyah elbiseleriniz size gerçekten yakışır ve bikiniler korkutucu olmaktan çıkar.

Evet, bir zayıf bir şişman görünmenize neden olan ödemin pek çok nedeni var. En bilineni, kadınlar için her ay bir ritüel haline gelen adet dönemi şişkinliği. Regl döneminde değişen hormonlar nedeniyle vücudun su tutması şişliğe neden oluyor. Reglin ikinci gününe kadar yapılan tartılarda ibre 1.5 kilo fazlasını gösterebiliyor. İkinci günden sonra vücut tuttuğu suyu bıraktığında şişlik de sona eriyor.

Bu nedenle uzmanlar, nedeni ne olursa olsun vücudumuza giren sıvı ile atılan sıvı arasındaki dengenin bozulmasının ciddi şekilde ödeme neden olduğunu söylüyor.

Gıda tahammülsüzlüğü
Sindirim sisteminde sıkışıp kalmış gazların, karın bölgesinin görünümünü fazlasıyla bozduğu ise ortada. Kimi kişilerde görülen gıda tahammülsüzlükleri de ödemin başlıca nedenlerinden. Kabızlık, aşırı alkol, aşırı tuz, çok hızlı yemek yemek ya da haşlanmış fasulye gibi gaz yapıcı besinlere fazla ağırlık vermek istenmeyen şişliklere zemin hazırlıyor.
Hareketsizlik, iklim ve ısı değişikliği, lodos, kalp, böbrek, tiroit gibi kimi hastalıklar, ilaçlar, hatta dağ sporları, stres gibi pek çok şey de ödem yapıyor. Ödemin altında ciddi sağlık sorunlarının yatabileceğini de akıldan çıkarmamak gerekiyor.

Ne yiyip ne içeceksiniz?
Şişkinlikle ilgili ciddi sorunlar bir yana aşağıda yaptığımız önerilerle beslenmeden kaynaklanan şişkinliklerin önünü almak mümkün! İşte şişkin karınları indirmek için bazı ipuçları:

- En çok şişkinlik yapan buğday gibi besinlerden uzak durun. Pirinç ve yulaf gibi daha iyi tolere edilen besinlere yönelin. Mısırlı kahvaltı gevrekleri yerine kepekli olanları tercih edin ya da kahvaltıda meyveli yoğurt yiyin.
- Bol bol meyve – sebze yiyerek ve bol bol sıvı içerek kabızlığı önleyin. Ayrıca ihtiyaç hissettiğinizde tuvalete gidin. Direnmek sindirim sisteminizi daha da tıkayabilir.
- Probiyotik besinleri (asidofilus) deneyin. Bunlar, sindirim sisteminizdeki iyi ve kötü bakteri dengesini düzeltmenize yardım edebilir. Bu denge bozukluğunda sisteminiz yavaşlar ve bu da bağırsaklarınızda gaz birikmesine yol açabilir. Probiyotikleri, besin tamamlayıcısı olarak eczanelerden alabileceğiniz gibi, her gün doğal yoğurt yiyerek ya da yoğurtlu bir içecek içerek de vücudunuza alabilirsiniz.
- Meyve çanağınızı doldurun. Elma, armut ve kayısı iyi potasyum kaynaklarıdır ve potasyum, bedeninizin sıvı dengesini düzeltmeye yardım eder. Bu meyvelerde bağırsak hareketlerinizi düzenleyen, pektin adlı çözünebilir liften de bol bol bulunur. Kiraz ve turunçgiller de şişkinlik yapmayan meyvelerdendir. Ananas şişkinliği alt etmekte çok işe yarar. Ananasta bulunan mucize enzim bromelin, sindirimi kolaylaştırır, gazı azaltır ve midenizi rahatlatır. Taze ananas, konservesinden iyidir, konserve ananasta çok daha az bromelin bulunur. Papayayı da deneyebilirsiniz. İçerdiği papainadlı enzim, özellikle ağır, etli yemeklerden sonra sindirime iyi gelir.

Soru: Tuzu bırakmak şişkinliği önleyebilir, ama o zaman yemeklerimi nasıl tatlandıracağım?
Cevap: Öncelikle masanızdaki tuzluğu kaldırmakla işe başlayın. Sonra yemek tuzlarının yerine taze otları, limon ya da misket limonu suyunu deneyin. Tat algınızgiderek değişir ve buna birkaç haftada uyum sağlar. Böylece tuzu aramazsınız.

Soru: Gıda tahammülsüzlüğü diye bir şey var mı?
Cevap: Evet, çoğu kimse farkında olmasa da gıda tahammülsüzlüğü sıkça rastlanan bir durum. O nedenle kimi gıdaları tükettikten sonra kendinizi izlemeye alın. Şişkinliğin başlıca sorumlularından olan, buğday ve süt ürünleri gibi besinleri yedikten sonra kendinizi kötü hissediyorsanız, bir hafta kadar tahıl ve süt ürünlerini kesin ve karnınızın durumunu izlemeye alın. Dengeli bir diyetle beslenmeye devam edin ve sonuçları gün gün bir yere yazın. Lif ihtiyacınızı buğday yerine esmer pirinç, meyve ve sebzelerden karşılayabilirsiniz. Konserve balık, yağlı balıklar ve meyve kuruları kalsiyum ihtiyacınızı karşılar. Soya sütü, soya yoğurdu ve soyalı tatlılar da laktoz tahammülsüzlüğü olan insanlar için süt ürünlerinin yerini tutabilir. Belirli bir besine karşı tahammülsüzlüğünüz olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuza görünün.

Soru: Beslenme düzenimi iyileştirdim, ama hala göbeğim var. Ne önerirsiniz?
Cevap: Karın bölgesindeki kasları çalıştıran uygun bir egzersizle bu bölgedeki yağlardan ve şişkin görüntüden kurtulabilirsiniz.
Görüntünüz için bedeni iyi saran, kaliteli iç çamaşırları giyinmeyi deneyin. Bu sizi hem rahatlatır, hem de ince gösterir.

Şişkinliği önlemek için kalsiyum
- Adet Öncesi Gerginlik (PMS) semptomlarına kulak verin. Eğer her ay şişkinlik yaşıyorsanız, tamamlayıcı destek almayı deneyin. Bulgular, günde 1000 mg. kalsiyum almanın, su tutulmasıyla ilgili sorunları giderebileceğini gösteriyor (ortalama günlük gereksinim 700 mg’dır). Can sıkıcı PMS semptomlarını hafifletmek için, B6 vitaminini deneyin.
- Günde en az 8 bardak su için. Düzenli aralıklarla, azar azar içmek en iyisi.
- Öğünlerde yavaşlayın. Acele yemekten vazgeçin, yemeğinizin tadını çıkarmaya bakın ve lokmalarınızı iyice çiğneyin. Yemeklerinizi hızla mideye indirirseniz, hava yutabilirsiniz ve bu da şişkinlik yapabilir.
- Karın egzersizlerini deneyin. Pilates üst karın kaslarınızı çalıştırmanın harika bir yoludur. Pilates karnınızı gerçekten sıkılaştırabilir. Ayrıca doğumdan sonra belinizi forma sokmanın da harika bir yoludur.

Adet Dönemi Şişkinlikleri İçin Ne Yapılmalı

Her ay yaşadığınız su toplanması yani ödemler rahatsız edici ve can sıkıcıdır. Fakat yapacağınız bazı değişikliklerle bu rahatsızlığınızı azaltabilirsiniz. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Emanetoğlu, adet dönemi şişkinlikleri için neler yapılması gerektiği hakkında bilgi veriyor…
Adet kanamasından bir veya iki hafta öncesinde başlayan şiş, ağır ve dolgun hissettiren sıvı tutulması, adet kanamanızın başlamasıyla birlikte sona erer. Çoğu kadın için bu, ayda bir yaşanan önemsiz bir sıkıntı iken, bazı kadınlar için günlük hayatını etkileyecek kadar ciddi bir durumdur. Neyse ki bu dönemde giyeceğiniz geniş pantolonların yanında başka seçenekleriniz de vardır.

Genişleyen belinizi rahatlatacak yaşam tarzındaki değişiklikler ve ilaçlar buna yardımcı olacaklardır. Adet kanaması gören kadınların %85 inde, adet dönemi öncesinde yaşanan 200 şikâyetten en az bir tanesi vardır. Sıvı tutulmasına bağlı olarak gelişen karın şişliği de bunlardan birisidir. Diğerleri ise halsizlik, memelerde hassasiyet, sivilce, baş ağrısı, bazı yiyeceklere karşı iştah artışı, hassasiyet ve ağlama nöbetleri şeklindedir. Bu belirtiler 25 ile 35 yaş arasında başlayabilirler.

Neden sıvı toplanması olur?
Tam olarak nedeni bilinmese de hormonlardaki döngüsel değişimin sonucu olduğu sanılmaktadır. Bir adet dönemi ortalama 28 gün sürmektedir. Birinci gün adet kanamasının olduğu ilk gün olarak kabul edilir. Adet döneminin ilk yarısında östrojen seviyesi yükselir. Rahim kalınlaşır ve büyür. Aynı zamanda hipofiz bezindeki hormonlar, yumurtalıkları uyarıp, yumurtanın gelişip, salınmasını sağlar. 14. gün civarında yumurta salınır ve yumurtalık kanalında ilerler.

Ardından gebeliğe hazırlık amacıyla progesteron seviyesi artar. Eğer yumurta döllenmezse hormon seviyesi düşer ve kalınlaşan rahim dokusu adet kanamasıyla beraber atılır. Böylece 28 gün tamamlanarak yeni bir adet dönemi daha başlar. Adet kanaması öncesindeki şikâyetlere neden olan durumun, aylık hormonal değişikliklerle, beyindeki kimyasal değişikliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir. En çok da beyindeki kimyasal bir madde olan serotonin suçlanmaktadır. Ayrıca diğer kimyasallar da rol oynayabilirler. Stres ve duygusal sorunların, bu şikâyetleri daha da artırdığı bir gerçektir.

Ne yapmalı?
Adet kanaması öncesinde sıvı tutulmasını önlemeye yardımcı olacak bazı yaşam tarzı değişiklikleri vardır. Kendinize dikkat ederek yaşamanız, hem şişliklerinizi önleyecek hem de daha sağlıklı bir hayat yaşamanızı sağlayacaktır.

* Düzenli egzersiz yapın. Düzenli egzersiz yapan kadınlarda daha az şikayet olduğu gözlenmiştir.

* Tuzu azaltın. Adet kanamanız başlamadan birkaç gün öncesinde tuzdan kaçınırsanız şişlik, ödem, memelerde büyüme ve hassasiyet gibi şikayetlerde azalma olacaktır. Ancak sadece tuzluktan değil fazla tuz içeren soya sosu, hazır gıda ve etlerden de uzak durmalısınız.

* Daha az ve sık yemeye çalışın. Üç büyük öğün yerine beş veya altı küçük öğün yiyin. Bu öğünlerde de tam tahıllı ürünler ve sebze-meyve ağırlıklı yemeye çalışın.

Çoğu kadında bu tür yaşam tarzı değişiklikleri bile sıvı tutulmasını önlemeye yetecektir. Ancak bunlar yeterli olmazsa ilaçlar kullanılabilir. İdrar sökücü ilaçlar fazla sıvıyı atmada yardımcı olurlar. Fakat fazla kullanıma dikkat etmek gereklidir.

Uzun süre kullanım sonucu vücudun mineral dengesini bozabilir, hatta böbreklere zarar bile verebilirler. Non steroid ağrı kesiciler hem ağrıyı kesip hem de ödemi azaltabilirler. Düşük dozlu doğum kontrol hapları ciddi sıvı tutulumu ve kramplarda doktorunuz tarafından tavsiye edilebilir. Kalsiyum ve magnezyum alımı da sıvı tutulmasını ve krampları önlemede yardımcı olabilirler. En uygun tedavi, sizin durumunuza göre, doktorunuz tarafından karar verilecektir.

Doktora ne zaman gitmeli?
Eğer her ay bu sıkıntılarla başa çıkmak size zor geliyorsa, doktorunuza görünmenizde fayda vardır. Öncelikle size, birkaç ay boyunca günlük tutmanızı tavsiye edecektir. Bu şekilde sorununuz adet döngüsüne mi yoksa başka mide-bağırsak hastalıklarına mı bağlı, bunu belirlemek gereklidir. Bunlar belirlendikten sonra sizin için en uygun tedaviye başlanacaktır.

Adet Öncesi Sıkıntıları Nasıl Hafifler?

Adet öncesi sıkıntıları nasıl hafifler?

Adet öncesi yaşanan sıkıntı ve gerginlikleri azaltmak için yediklerimize dikkat etmek gerekiyor.

Adet öncesi gerginlik birçok kadının şikayetidir. Hem fiziksel, hem ruhsal açıdan kendimiz bitkin hissettiğimiz bu dönemi geçirirken nelere dikkat etmemiz gerektiğini biliyor musunuz?

Adet öncesi gerginlikte neler yaşanır?

Şiddetli baş ağrısı, vücutta su tutulumuna bağlı şişlik, kilo alımı, göğüslerde hassasiyet, iştah artması, baş dönmesi, halsizlik, eklem ve kas ağrıları, çarpıntı hissi, kabızlık ya da diyare gibi bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler ve adet sancıları sıkça görülen durumlardır.

Psikolojik semptomlar ise konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, unutkanlık, saldırganlık, depresyon, sebepsiz ağlama krizleri ve duygusal dengesizlikler olarak ortaya çıkar.

Şikayetler adetten bir ya da iki hafta önce, yumurtlamadan hemen sonra başlar ve adet döneminden de birkaç günü etkiledikten sonra geçer. Daha çok yirmili yaşların sonunda ve otuzlu yaşlarda görülür.

Neler daha şiddetli yaşanmasına neden olur?

  • Dengesiz beslenme
  • Stresli yaşam
  • Sigara kullanımı
  • Bol miktarda kafein, tuz ve şeker tüketimi
  • Yetersiz uyku
  • Spor yapmama

Tedavi yöntemleri

Belirtilerin şiddetine ve hastanın yaşamını ne derece etkilediğine bağlı olarak tedavi uygulanır. Hafif seyreden olgulara yaşam tarzlarını değiştirmeleri yönünde, haftada 3-5 kez egzersiz yapmaları, gece uykularını almaları, sigarayı bırakmaları, düzenli ve dengeli beslenmeleri, kafein, alkol, tuz ve şeker alımını kısıtlamaları, stres azaltıcı yoga, meditasyon gibi yöntemleri denemeleri öneriliyor.

Ayrıca, doktorunuzun önereceği dozlarda B6 vitamini, kalsiyum ve magnezyum takviyeleri fayda sağlamaktadır. Günlük yasam aktivitelerinizi önleyen durumlarda ön plandaki soruna göre şişlik hissi için diüretik (su hapı), ağrı için non-steroid anti inflamatuar ağrı kesiciler ve doğum kontrol hapları doktor gözetiminde verilebiliyor.

Vücudunuz Şişman Mı Şiş Mi?

Sadece vücudumuza giren tuz ve sıvı miktarı ödemi artırmıyor. Ödem bahaneye bakıyor. İlaçlar, hastalıklar, adet dönemleri bir yana, stresten dağ sporlarına, aniden çıkan lodosa kadar pek çok şey ödeme neden oluyor.

Bir gece de beden ölçünüz değişebilir
Şişkinlik birçok kadının hayatını kabusa çevirir. Bir gecede kilonuza kilo ekleyebilir, giyim alternatiflerinizi anında kısıtlayabilir ve sizi istemediğiniz giysilere zorlayabilir. Oysa karnınız düz ve sıkıysa, dünya olduğundan daha iyi ve daha güzel görünür. Kotlarınıza rahatlıkla girersiniz, zarif siyah elbiseleriniz size gerçekten yakışır ve bikiniler korkutucu olmaktan çıkar.

Evet, bir zayıf bir şişman görünmenize neden olan ödemin pek çok nedeni var. En bilineni, kadınlar için her ay bir ritüel haline gelen adet dönemi şişkinliği. Regl döneminde değişen hormonlar nedeniyle vücudun su tutması şişliğe neden oluyor. Reglin ikinci gününe kadar yapılan tartılarda ibre 1.5 kilo fazlasını gösterebiliyor.

İkinci günden sonra vücut tuttuğu suyu bıraktığında şişlik de sona eriyor. Bu nedenle uzmanlar, nedeni ne olursa olsun vücudumuza giren sıvı ile atılan sıvı arasındaki dengenin bozulmasının ciddi şekilde ödeme neden olduğunu söylüyor.

Gıda tahammülsüzlüğü

Sindirim sisteminde sıkışıp kalmış gazların, karın bölgesinin görünümünü fazlasıyla bozduğu ise ortada. Kimi kişilerde görülen gıda tahammülsüzlükleri de ödemin başlıca nedenlerinden. Kabızlık, aşırı alkol, aşırı tuz, çok hızlı yemek yemek ya da haşlanmış fasulye gibi gaz yapıcı besinlere fazla ağırlık vermek istenmeyen şişliklere zemin hazırlıyor.

Hareketsizlik, iklim ve ısı değişikliği, lodos, kalp, böbrek, tiroit gibi kimi hastalıklar, ilaçlar, hatta dağ sporları, stres gibi pek çok şey de ödem yapıyor. Ödemin altında ciddi sağlık sorunlarının yatabileceğini de akıldan çıkarmamak gerekiyor.

Ne yiyip ne içeceksiniz?

Şişkinlikle ilgili ciddi sorunlar bir yana aşağıda yaptığımız önerilerle beslenmeden kaynaklanan şişkinliklerin önünü almak mümkün… İşte şişkin karınları indirmek için bazı ipuçları:

• En çok şişkinlik yapan buğday gibi besinlerden uzak durun. Pirinç ve yulaf gibi daha iyi tolere edilen besinlere yönelin. Mısırlı kahvaltı gevrekleri yerine kepekli olanları tercih edin ya da kahvaltıda meyveli yoğurt yiyin.

• Bol bol meyve – sebze yiyerek ve bol bol sıvı içerek kabızlığı önleyin. Ayrıca ihtiyaç hissettiğinizde tuvalete gidin. Direnmek sindirim sisteminizi daha da tıkayabilir.

• Probiyotik besinleri (asidofilus) deneyin. Bunlar, sindirim sisteminizdeki iyi ve kötü bakteri dengesini düzeltmenize yardım edebilir. Bu denge bozukluğunda sisteminiz yavaşlar ve bu da bağırsaklarınızda gaz birikmesine yol açabilir. Probiyotikleri, besin tamamlayıcısı olarak eczanelerden alabileceğiniz gibi, her gün doğal yoğurt yiyerek ya da yoğurtlu bir içecek içerek de vücudunuza alabilirsiniz.

• Meyve çanağınızı doldurun. Elma, armut ve kayısı iyi potasyum kaynaklarıdır ve potasyum, bedeninizin sıvı dengesini düzeltmeye yardım eder. Bu meyvelerde bağırsak hareketlerinizi düzenleyen, pektin adlı çözünebilir liften de bol bol bulunur.

Kiraz ve turunçgiller de şişkinlik yapmayan meyvelerdendir. Ananas şişkinliği alt etmekte çok işe yarar. Ananasta bulunan mucize enzim bromelin, sindirimi kolaylaştırır, gazı azaltır ve midenizi rahatlatır. Taze ananas, konservesinden iyidir, konserve ananasta çok daha az bromelin bulunur. Papayayı da deneyebilirsiniz. İçerdiği papainadlı enzim, özellikle ağır, etli yemeklerden sonra sindirime iyi gelir.

3 soru 3 cevap

Soru: Tuzu bırakmak şişkinliği önleyebilir, ama o zaman yemeklerimi nasıl tatlandıracağım?

Cevap: Öncelikle masanızdaki tuzluğu kaldırmakla işe başlayın. Sonra yemek tuzlarının yerine taze otları, limon ya da misket limonu suyunu deneyin. Tat algınızgiderek değişir ve buna birkaç haftada uyum sağlar. Böylece tuzu aramazsınız.

Soru: Gıda tahammülsüzlüğü diye bir şey var mı?

Cevap: Evet, çoğu kimse farkında olmasa da gıda tahammülsüzlüğü sıkça rastlanan bir durum. O nedenle kimi gıdaları tükettikten sonra kendinizi izlemeye alın. Şişkinliğin başlıca sorumlularından olan, buğday ve süt ürünleri gibi besinleri yedikten sonra kendinizi kötü hissediyorsanız, bir hafta kadar tahıl ve süt ürünlerini kesin ve karnınızın durumunu izlemeye alın.

Dengeli bir diyetle beslenmeye devam edin ve sonuçları gün gün bir yere yazın. Lif ihtiyacınızı buğday yerine esmer pirinç, meyve ve sebzelerden karşılayabilirsiniz. Konserve balık, yağlı balıklar ve meyve kuruları kalsiyum ihtiyacınızı karşılar. Soya sütü, soya yoğurdu ve soyalı tatlılar da laktoz tahammülsüzlüğü olan insanlar için süt ürünlerinin yerini tutabilir. Belirli bir besine karşı tahammülsüzlüğünüz olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuza görünün.

Soru: Beslenme düzenimi iyileştirdim, ama hala göbeğim var. Ne önerirsiniz?

Cevap: Karın bölgesindeki kasları çalıştıran uygun bir egzersizle bu bölgedeki yağlardan ve şişkin görüntüden kurtulabilirsiniz.

Görüntünüz için bedeni iyi saran, kaliteli iç çamaşırları giyinmeyi deneyin. Bu sizi hem
rahatlatır hem de ince gösterir.

Şişkinliği önlemek için kalsiyum

• Adet Öncesi Gerginlik (PMS) semptomlarına kulak verin. Eğer her ay şişkinlik yaşıyorsanız, tamamlayıcı destek almayı deneyin. Bulgular, günde 1000 mg. kalsiyum almanın, su tutulmasıyla ilgili sorunları giderebileceğini gösteriyor (ortalama günlük gereksinim 700 mg’dır). Can sıkıcı PMS semptomlarını hafifletmek için, B6 vitaminini deneyin.

• Günde en az 8 bardak su için. Düzenli aralıklarla, azar azar içmek en iyisi.

• Öğünlerde yavaşlayın. Acele yemekten vazgeçin, yemeğinizin tadını çıkarmaya bakın ve lokmalarınızı iyice çiğneyin. Yemeklerinizi hızla mideye indirirseniz, hava yutabilirsiniz ve bu da şişkinlik yapabilir.

• Karın egzersizlerini deneyin. Pilates üst karın kaslarınızı çalıştırmanın harika bir yoludur. Pilates karnınızı gerçekten sıkılaştırabilir. Ayrıca doğumdan sonra belinizi forma sokmanın da harika bir yoludur.

Hürriyet

Adet Öncesi Sıkıntılar Listesine Eklenen Kötü Ağız Kokusu

Adet Öncesi Sıkıntılar Listesine Eklenen Kötü Ağız Kokusu
Her ay olan kramplar, şişkinlik, ruh halindeki değişiklikler, baş ağrıları, tedirginlik ve sanki tüm bunlar yetmezmiş gibi bu listeye kötü ağız kokusu da eklenebilir.

Araştırmalara göre adet öncesi dönemde kadın vücudundaki hormon iniş çıkışları tükürükteki proteinlerin üretiminde bir artışa neden olur. Oksijen olmadan yaşayabilen ağzınızdaki anaerobik bakteriler bu proteinlerle kendilerine ziyafet vermektedir. Ve bu ziyafet sırasında çoğalan bu bakteriler gazlar çıkararak ürerler ve bu da kötü ağız kokusuna neden olur.

Buna ek olarak, mensurasyon sırasında östrojenin artışı, vücuttaki astar dokuların ortaya çıkışını tetikler ki bunlara, bakteri büyümesi için ideal koşulları yaratan ağızdakiler de dahildir.

Peki adet öncesi kötü ağız kokusu ile nasıl savaşabilirsiniz? Ağız hijyenine özen göstermek – günlük diş fırçalama, diş ipi ile dişi temizleme ve dili fırçalama – kötü ağız kokusuna neden olan bakterilere yiyecek sağlayan yemek parçacıklarını temizlemeye kesinlikle yardımcı olacaktır. Kötü ağız kokusundan sorumlu olan bakterilerin çoğalmasını minimize etmek için klorin dioksit ile ağzı çalkalamak faydalı olacaktır. Alkol içerikli sıvılarla ağız çalkalamayın çünkü bu ağzınızı kurutabilir ki böylece kokuyu gidermek yerine durum daha kötü olabilir. Etiketi kontrol edin, eğer çalkalama sıvısının içinde alkol varsa, muhteviyat listesinde görülecektir.

Aşağıda size adet öncesi kötü ağız kokusunu azaltabilecek birkaç yöntem daha öneriyoruz:
Su dışında yediğiniz ya da içtiğiniz her şeyden sonra dişlerinizi fırçalayın. Bu mümkün olmuyorsa ağzınızı suyla ya da klorin dioksit ağız gargarası ile çalkalayın.
Tükürük salgısı “doğanın ağız yıkaması” olarak bilinir. Şekersiz sakız çiğneyerek tükürük salgısını arttırın.
Şeker içeren sakızlardan ve tatlılardan uzak durun çünkü bunlar diş çürümesine neden olan bakterilerin gelişmesine neden olabilir.
Ağzınızı nemli tutmak için bolca su için ve kahve, çay, kola gibi kurumaya neden olan içeceklerden kaçının.

Eğer adet öncesine ait diğer semptomlar kayboluyor ama kötü ağız kokusu devam ediyorsa, diş çürüğü, periodontal hastalık ya da diğer oral problemleri tespit etmek için bir diş hekimine gidin.

Etiketler:adet öncesi şişkinlik vücut şişkinliği adet şişkinliği adet döneminde şişkinlik adet dönemi şişkinlik adet öncesi şişlik vücut şişkinliğine ne iyi gelir vücutta şişlik vücut şişliği vücutta şişkinlik adet dönemi şişkinliği adet oncesi siskinlik adet döneminde şişlik regl öncesi şişkinlik göbeğim şişiyor adet dönemindeki şişkinlik adet öncesi ödem vucutta siskinlik regl öncesi ödem adet siskinligi
İnsan vücudu: İnsan vücudu, fiziksel ve kimyasal yapılardan oluşan bir sistemler bütünüdür. Vücut, insan sağlığının maddesel parçasıdır; insan varlığının korunması ve soyun sürekliliği için birbiriyle uyumlu bir biçimde çalışan öğelerden oluşmuştur.
Vücut bölgeleri: Vücut bölgeleri, canlıların çeşitli kısımlarına verilen adlardır.
Vücut simetrileri: Vücut simetrileri, hayvanların dış görünümlerinin simetrik veya düzensiz bir biçimde olmasıdır.
Vücut geliştirme: Vücut Geliştirme, ağırlık kaldırma, kalori alımı ve diğer uygulamaların bir araya getirilmesiyle kas telciklerinin (fibres) geliştirilmesi işlemidir.
Vücut kitle indeksi: Vücut kitle indeksi (VKİ), vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir