Yavuz Sultan Selim Kılıcı

Sponsorlu Bağlantılar
allah ama bilen bize cevap dahi elbise ele erkekler etti haram isabet kabul ki peygamber sade sol yavuz sultan selim zaman zira Yavuz Sultan Selim Kılıcı Yavuz Sultan Selim İn Kılıcı yavuz sultan selimin kılıcı yavuz sultan selim kıl..

Yavuz Sultan Selim'in Kılıcı!!!!

Yavuz Sultan Selim'in Kılıcı!!!!

Yabancı bir elçi, Yavuz Sultan Selim'in huzuruna çıkacaktı. Vezirler, Padişah'ın şanına yakışır gösterişli bir elbise giymesini istiyordu.
Padişah buna yanaşmadı ve gelen elçiyi sade bir kıyafetle kabul etti.
Yavuz, elçiyi kabul etmeden önce tahtının dibine bir kılıç koydurdu.
Elçi, Padişah ile görüşüp dışarı çıktıktan sonra kendisine Yavuz Sultan Selim'in emriyle şu soruyu sordular:
-Padişahımızı nasıl buldunuz?
Elçi bu soruya şöyle bir cevap verdi:
-Tahtın yanındaki kılıca bakmaktan Padişahınıza bakamadım ki…….
Elçinin bu sözleri Padişaha iletildiğinde şu cevabı aldılar:
-İşte paşalar, mesele budur. Bir kılıcın ağzı kestikçe, düşmanın gözü ondan ayrılmaz. Ama kesmesi azaldıkça, nazarları yükselip yavaş yavaş bizlere isabet eder. Ve Allah göstermesin, bir gün kılıç tamamen kesmez olursa, o zaman bize tepeden bakarlar.

Yavuz Sultan Selim’in Küpesi Gerçeği!

Yavuz Sultan Selim’in küpesi gerçeği!

Yavuz Sultan Selim’in sol kulağında küpe bulunan resmi konusunu birkaç açıdan ele almakta fayda vardır:
1) İslâm hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması, kadınlar için caiz görülmüş, ama erkekler için caiz görülmemiştir.
Bazı hukukçular erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir hadisenin Hz. Peygamber (sav) zamanında yapıldığı halde, yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları, çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göreyse mekruhtur; yani kısaca caiz değildir.

İşte bu şer’î hükmü bilen Yavuz Sultan Selim’in kulağını deldirip küpe taktığına ihtimal dahi vermiyoruz. Zira Yavuz’un Mısır Seferi dönüşünde oğlu Süleyman’ın süslü elbiselerini görünce, “Bre Süleyman, sen böyle giyinirsen, anan ne giysin?” dediğini biliyor ve onun şahsi hayatında sade ve süsten uzak olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz.
Yavuz, süs ve ihtişamdan hoşlanmayan bir padişahtır. Doğru olan resimlerinden pala bıyıklar vardır, ancak küpe yoktur.
2) Şu anda Topkapı Sarayı’nın Portreler Bölümü’nde 17/66 numarayla 70×65 cm ebadında bulunan küpeli Yavuz Portresi’yle Macar bir ressama ait olduğu söylenen küpeli resme gelince… Evvela Yavuz’un minyatürlerde ve elimizde bulunan resimlerinde bunun gibi küpeli olan üçüncü bir resmi bulunmamaktadır. Kaldı ki bu resimler arasında resmi nakkaşlar tarafından yapılanları vardır. İkincisi, Yavuz’a isnad edilen ama tamamen hayali ve uydurma olan Avrupalı ve İranlı ressamlara ait resimler çokça bulunmaktadır. Tarih kaynakları bu noktanın altını çizmektedirler. Bu küpeli resmin de uydurma resimlerden biri olması kuvvetle muhtemeldir.
Zira sultanın kulağında küpe, boynunda incili madalyon, sarığında taç bulunmaktadır. Osmanlı padişahlarının kıyafetleriyle bağdaşmayan bu süsler, tablonun yakın tarihlerde yapıldığını göstermektedir. Zaten 1926 yılında Dolmabahçe Sarayı’ndan getirtilmiştir. Dolmabahçe Sarayı’na ne zaman konulduğu da bilinmemektedir. Üçüncüsü, bazı araştırmacılara göre bu küpeli resim Şah İsmail’e aittir. Zira başında Şiî Mezhebi’nin alâmeti olan kızıl börk ve bunun üzerinde İran şahlarına mahsus taç vardır. Ayrıca küpe de Şî’a mezhebinden câiz görülmektedir.
3) Küpeli resmin Yavuz’a ait olmadığı ortadadır. Ait olsa bile, son zamanların bazı ahlâksız insanlarının bunu gay’liğe yorumlamaları, en az bu resim Yavuz’a isnad edilmesi kadar yanlıştır. .
Tek kulağında olduğu hiç mevzubahis dahi edilmemiştir. Bazı yazarlar Yavuz’un bu küpesini Allah’a kul olma özelliği şeklinde taktığını ve bununla cihan hâkimi sıfatına rağmen âciz bir kul olduğunu göstermek istediğini anlatmaya çalışmışlardır.
Bize göre bu yorumlar zayıf yorumlardır. Zira küpeli resim hadisesi doğru görünmemektedir. Fakat kölelerin küpe taktıkları doğrudur. Bu arada küpenin bir Türk töresi olduğunu ifade eden yazarlar bulunduğu gibi, Yavuz’un Şah İsmail’in askerlerine şirin gözükmek için taktığını iddia edenler de vardır.Ama bunlar iddiadan öteye gitmemektedir.
Yavuz’un pala bıyıklarının Hz. Peygamber’in sünnetine uymadığı itirazına gelince…

İslâm hukukunda Hz. Peygamber’in “Bıyıkları kısaltınız, sakalları da bırakınız” mânâsını ifade eden hadisi sebebiyle bıyıkların kısaltılması sünnettir. Ancak bunun tek istisnası, düşmana heybetli görünmek için gazilerin bıyıklarını uzatmasının caiz görülmesidir. Nitekim Ebussuûd Efendi de bir fetvâsında bu hakikati dile getirmiştir:

“Sûfiler bıyıkları dibinden kesmek sünnetdir deyü i’tikad eyleseler, şer’an mezbûrlara nesne lâzım olur mu? El-cevâb: İftirâdan ictinâb etmek lâzımdır. Mesnûn olan kaş mikdârı kalınca almaktır. Ol dahi gazilerden gayrıyadır. Gâzilerde uzatmak mendûbdur, adüvve (düşmana) heybetli görünmek içün.”İşte gerçek bi gâzi olan Yavuz’un pala bıyıklarının hikmeti ve şer’î dayanağı budur.Pal bıyık Türk geleneğinde bir Akıncı adetidir….

4-Yavuz küpe taksaydı… Onu çok seven ve onun neslinden olan Osmanoğulları içindede bir tanesi olsun küpe takmaz mıydı?.. İddialardaki gibi bir tek Allah’a köle olan Yavuz ‘mu?

Tarih Perspektifinden bakıldığında gerçek ortada ama hala kaynağı olmayan şeylere yada muteber olmayan kaynaklara dayanarak inanmaya devam edecekseniz siz bilirsiniz…Tarihe mantıklı bakmak gerekir…
Prof. Akgündüz : 1. İslam Hukuku’nda erkeklerin kulağını deldirmesi caiz değildir. Selim de bu şer’i hükmü bilen bir padişahtı. 2. Minyatürlerde ve elimizde bulunan diğer resimlerde Yavuz’un küpeli olduğu bir üçüncü örnek yoktur. 3.Yavuz, sadelikten hoşlanan, süsten uzak bir hükümdardır.

Prof. Akgündüz, Yavuz’un “Allah’a kul olma” düşüncesini yansıtmak için küpe taktığı fikrini de zayıf bir ihtimal olarak görüyor.

Selim’in sadece iki küpeli resmi var. Biri Topkapı Sarayı’ndaki Yavuz Portresi; ikincisi ise Macar bir ressama ait olduğu sanılan bir resim. Yavuz’un sade bir insan olduğunu belirten tarihçiler, küpenin yabancı ressamların yorumu olabileceğini söylüyor ve bir anekdot anlatıyorlar: Yavuz, Mısır seferinden döndüğünde oğlu Süleyman’ın şatafatlı giyimini görür ve çok kızar; “Bre Süleyman! Sen böyle giyinirsen anan ne giysin!”

Prof. Dr. Yusuf Halacoğlu: Topkapı Sarayı’nda sergilenen resimde Yavuz’un başında 12 dilimli bir taç bulunur. Ancak Yavuz, 12 dilimli taç giymez. Şii’likteki 12 İmam’ı temsil eden taç Şah İsmail’e aittir. Bunun gibi hatalar çok oluyor. Yavuz, minyatürlerde tablolardakinden çok farklı resmedilmiştir. Kulağında küpe yoktur minyatürlerde. Sadece Batı kaynaklı gravürlerde küpeli görünür. Bu da Batı yorumu olarak yansımıştır resimlere. Doğruyu yansıtmaz.

Dr. Necati Ulunay Uzunsatar : Avrupa müzelerinde Yavuz’a ait onlarca resim gördüm ama hiç birinde küpeli bir tablosuna rastlamadım.Yavuz’un sert mizacı ve önderliği onu küpe takmaktan alıkoyacak özelliklerdir. Yavuz, belagati ve hitabeti güçlü, asaleti olan ve askerine önem veren bir önderdi. Ayrıca gerek İslam’da gerekse ordu içi gelenekte erkeğin süslenmesi uygun değildir. Avrupalı ressamlar kendi yorumlarını katmışlardır bu gibi çoğu resme.

Prof. Dr. Kemal Çiçek: Kaynaklarda Yavuz’un küpe taktığına dair bir bilgi yok. Ayrıca Yavuz, Fatih gibi doğrudan portresini yaptırmış bir padişah değildir. Bazı portrelerinde şatafatlı bir giyim tarzı içinde resmedilir oysa oğlunu giyim konusunda uyardığı bilinir. Bu şekilde resmedilen başka padişah yok tarihimizde. Avrupalı ressamlar bu şekilde çizilmiş, Osmanlı minyatürlerinde tam tersine, sade görünümlü. 12 dilimli sarık da resmin orjinal olmadığı fikrini güçlendiriyor.

Bu açıklamalar,sanırım sizde belirgin bir fikir uyandırmıştır.. Bana göre de o resim ve minyatürler batılı ressamların sahtekarlığının birer eseri..
Adı Alevi düşmanlığı ile özdeşleşmiş ve İslam halifeliği zırhına bürünmüş bir padişahin ,Aleviliğin ve Bektaşiliğin simgesi haline gelmiş küpeyi takması düşünülemezdi!

Yavuz Sultan Selimin adi gecen her ders kitabında ünlü bir resmi yer alır hükümdarın. Pala bıyıklı ve küpelidir. Oysa Resim aslında Yavuza değil can düşmanı olan Sah İsmail’e aittir. Küpede Haydari ve Kalenderi derviş olmasının sembolüdür

Türk Tarih kitaplarındaki ilginç saptırmalardan biride Sah İsmail’ín ele geçirilen tahtıdır. Bilindiği gibi tarih kitaplarında Sah İsmail´in el konan tahtının İstanbul´a getirildiği ve Topkapı sarayında sergilendiği belirtilir ve bu tahtın resmi verilir. Simdi isin gerçek yüzünü ünlü müzeci Elif Naci´den okuyalım:

“Hangi tarih kitabini açsak hangi ansiklopediyi karıştırsak Topkapı sarayındaki tahtın Yavuz Sultan Selim´ in Çaldıran seferinden getirdiği Sah İsmail´e ait olduğunun geçtiğini görürüz. Halbuki bunun Nadir Sah tarafından I. Mahmud´a hediye olarak gönderildiğini öğrendikten sonra , Bizzat tahtı getiren Mehmed-i Esterâbâdi´nin ağzından dinledikten sonra, Topkapı sarayında kaybolduğu için senelerce soruşturma konusu olan Çaldıran ganimet defteride bulunup meydana çıkarıldıktan sonra artik bunun Sah İsmailliği kalır mı?. (kaynak Tarih konusuyor Ekim 1996)

Yavuz Sultan Selim – Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Sultan Selim – Yavuz Bahadıroğlu

Kitap Özet

Yavuz Sultan Selim, kısacık iktidarı döneminde ülkesini başarıdan başarıya taşımış, sahip olunan toprak miktarını üç katına çıkarmış ve ittihad-ı İslam adına ömrünü feda etmiş bir Osmanlı sultanıdır. Şehzadeliğinden itibaren kafasında planladığı büyük İslam birliği hayali, onu, hayatının son anlarına kadar gayret ve mücadele içinde olmaya zorlamıştır. Çevresinin tavsiyelerine rağmen, rahatını, bir ümmetin saadetli bahtına feda eden bu İslam kahramanını daha yakından tanımak isterseniz, bu eser, size güzel bir girizgâh sağlayabilir.

Kitap Ön Yüzü

Kitap Künyesi

Yavuz Sultan Selim – Yavuz Bahadıroğlu

Nesil Yayınları

» Tarih
» Biyografi

Fiyatı : 8,50 TL

Nisan 2011,
121 sayfa,
ISBN: 9789754080889

Etiketler:yavuz sultan selimin kılıcı yavuz sultan selim kılıcı yavuz sultan selim in kılıcı yavuz sultan selim kilici http:www.webhatti.comgenel-sohbet5640-yavuz-sultan-selim-in-kilici.html yavuz sultan selim hanın kılıcı yavuz sultan selim kılıç yavuz sultan selimin kılıçları yavuz sultan selim han kılıcı yavuz selimin kılıcı yavuzun kilici yavuz sultan selimin kilici web hattı emre____34 yavuzun kılıcı yavuz sultan selimin kılıcı ve kılıç bilgisi yavuz sultan selimin kılıcı ve bilgileri yavuz sultan selim kılıcı adı yavuz sultan selim hanın şanlı kılıcı yavuz syltan selimin kılıcını kuşanabilen yegane padişah yavuz sultan selim ve kiliç
I. Selim: I. Selim ya da Yavuz Sultan Selim (Osmanlı Türkçesi: سليم الأول) (d. 10 Ekim 1470 – ö. 21/22 Eylül 1520), 9. Osmanlı padişahı ve 88. İslam halifesidir.
Yavuz Muharebe Kruvazörü: Yavuz Muharebe Kruvazörü (Kaiserliche Marine'de: SMS Goeben, 1914 - 1930: Yavuz Sultan Selim, 1930 - 1936: Yavuz Selim, 1936 - 1954: Yavuz, NATO flama numarası: B70), Osmanlı Devleti'nin I.
Yavuz Turgul: Yavuz Turgul (d. 5 Nisan 1946), Türk sinema filmi yönetmeni, senarist ve gazetecidir.
Yavuz Bingöl: Yavuz Bingöl (d. 7 Ekim 1964, İstanbul), Türk müzisyen, türkücü, sinema ve dizi oyuncusu.
Sultanahmet Meydanı: Sultanahmet Meydanı İstanbul'un en önemli meydanlarından biridir. Bizans devrinde Hipodrom olarak bilinirdi.
Abdülmecid: Abdülmecit (25 Nisan 1823, İstanbul – 26 Haziran 1861,İstanbul) 31. Osmanlı padişahı ve 110. İslam halifesidir. II. Mahmut'un Bezmialem Sultan'dan olan oğludur. Döneminde Tanzimat Fermanı'nı ilan ettirmesiyle meşhurdur. Osmanlı Devleti'nin son dört padişahının babasıdır ve en çok sayıda oğlu padişahlık yapmış olan padişahtır.
Abdülaziz: Abdülaziz, (Osmanlı Türkçesi: عبد العزيز) (d. 8 Şubat 1830 – ö. 4 Haziran 1876) 32. Osmanlı padişahı ve 111. İslam halifesidir.
Sultan Ahmet Camii: Sultan Ahmet Camii, 1609-1616 yılları arasında sultan I. Ahmet tarafından İstanbul'daki tarihî yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır.
Selim İleri: Selim İleri (d. 30 Nisan 1949, İstanbul), Türk yazar.
Selimiye Camii: Selimiye Camii Edirne'de bulunan, Osmanlı padişahı II. Selim'in Mimar Sinan'a yaptırdığı camidir. Sinan'ın 90 (bazı kitaplarda 80 olarak geçer) yaşında yaptığı ve "en iyi eserim" dediği Selimiye Camii gerek Mimar Sinan'ın gerek Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir.
Selimiye Kışlası: Selimiye Kışlası İstanbul'un Üsküdar ilçesinde III. Selim tarafından Nizam-ı Cedid askerleri için inşa ettirilen kışla
Selim Naşit Özcan: Selim Naşit Özcan (d.1928, İstanbul - ö. 18 Ağustos 2000 İstanbul) Türk tiyatro sanatçısı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir