Yazım Kuralları Nelerdir

Sponsorlu Bağlantılar
bu divan ilk mezun ocak okullar yahya kemal Yazım Kuralları Nelerdir Yazım Kuralları Nedir yazma kuralları nelerdir yazım kuralları nelerdir ..

Yazım Kuralları Nelerdir? Yazım Kuralları Hakkında

Yazım Kuralları nelerdir? – Yazım Kuralları hakkında


YAZIM (İMLA)

Büyük Harfler Nerede Kullanılır? Cümle Başında
Mısra (dize) Başında
Özel Adların Başlarında
Ses Uyumu Nedir?
Ek Fiil
İle Sözü
Birleşik Sözcükler
Bitişik Yazılan Birleşik Sözcükler
Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler
Özel Adlar nasıl Yazılmalı?
Sayılar Nasıl Yazılmalı?
İkilemeler Nasıl Yazılır?
Kesme İşareti Nerelerde Kullanılır?
Şapka (Düzeltme) İşareti Nerede Kullanılır?
Kısaltmalar

Büyük Harfler Nerede Kullanılır?
Cümle Başında
Mısra (dize) Başında
Özel Adların Başlarında

Cümle Başında

Gülme komşuna gelir başına.
İlk ve orta dereceli okullar açıldı.

· Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen sözcük büyük harfle başlamaz: 1985 yılında üniversiteden mezun oldu.

· Cümle içindeki aktarma ve alıntılar büyük harfle başlar: Atatürk, gençliğe seslenirken “Ey Türk istikbâlinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!” diyor.

· Tırnak içindeki söz, tam bir cümle değilse veya cümlenin tamamı alınmamışsa sözcük büyük harfle başlamaz: Nebi’nin “…var içinde” redifli gazeli Divan’ında uyuyor. (Yahya Kemal Beyatlı, Edebiyata Dair)

· İki çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle başlamaz: Bundan uzun yıllar önce -yaklaşık kırk yıl- her şey çok başkaydı.

· İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar: Bir yılda dört mevsim vardır: İlkbahar, yaz, sonbahar, kış.

· İki noktadan sonra cümle değil de örnekler sıralanırsa sözcük küçük harfle başlar: Bazı örneklerde -sız eki kalıplaşmıştır: deniz, hırsız, ıssız, öksüz.

Mısra (Dize) Başında

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

(Mehmet Âkif Ersoy)

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik;
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.

(Yahya Kemal Beyatlı)

Özel Adların Başında

· Kişi ad ve soyadları büyük harfle başlar: Mustafa Kemal Atatürk, Barış Manço, Yunus Emre, Ahmet Bilge, Shakespeare, Wolfgang von Goethe, Victor Hugo.

· Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar ve meslek adları da büyük harfle başlar: Sayın Kemal Eraslan, Orhan Bey, Fatma Hanım, Prof. Dr. Umay Günay, Doktor Yaşar Anlar, Mareşal Fevzi Çakmak, Fatih Sultan Mehmet, Genç Osman, Aslan Yürekli Richard, Deli Petro.

· Akrabalık adları bildiren sözcükler büyük harfle başlamaz: Fahriye abla, Ayşe teyze, Osman enişte.

Akrabalık adları lâkâp yerine geçerse büyük harfle başlar: Nene Hatun, Hala Sultan, Dayı Kemal.

· Resmi yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren sözcükler de büyük harfle başlar: Sayın Bakan, Sayın Müdür, Sayın Kaymakam.

· Mektuplarda ve resmi yazışmalarda hitapların ilk sözcüğü de büyük harfle başlar: Sevgili arkadaşım, Canım kardeşim, Değerli dostum.

· Hayvanlar takılmış isimler büyük harfle başlar: Düldül, Sarıkız, Minnoş, Nazlı.

· Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Türk, İngiliz, Japon, Kazak, Türkmen, Karakeçili

· Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar: Türkçe, Almanca, Rusça, Kazakça, Özbekçe.

· Devlet adları büyük harfle başlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, Federal Almanya

· Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını anlatan sözler büyük harfle başlar: Müslüman/Müslümanlık, Hıristiyan/Hıristiyanlık, Budist/Budizm, Hanefî/Hanefîlik, Katolik/Katoliklik.

· Din ve mitoloji kavramlarını karşılayan özel adlar büyük harfle başlar: Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus, Kibele.

Tanrı sözcüğü özel ad olarak kullanılmadığı zaman küçük harfle başlar: Eski Yunan tanrıları.

Dini kavramlar küçük harfle başlar: cennet, cehennem, uçmak, sırat köprüsü, gayya kuyusu.

· Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar: Merkür, Venüs, Dünya, Halley, Ay.

Dünya, güneş, ay sözcükleri terim olarak kullanıldığında büyük harfle başlar.

Yazım Kuralları

yazım kuralları

Nasıl yazacağım?
Yazmaya başlarken bunu sorarız kendi kendimize. Çok basit kurallar, iyi yazmanızı sağlar. En azından yazdıklarınızın iyi görünmesini, iyi okunmasını sağlar. Bu iyi okunma ve görünme, kuşkusuz içerikle ilgili değil. Burada kastedilen biçimsellik. Yazarken biçimle ilgili uymamız gereken belli başlı bazı kurallar var. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

BUNLARI YAPIN

• Mutlaka sık sık paragraf yapın. Paragrafsız bir yazı upuzun ve ürkütücü bir duvara benzer. Böyle bir duvarı kimse görmek istemez. Yazınızı da kimse okumak istemez.
• Her noktalama işaretinden sonra, (yani virgül, nokta, üst üste iki nokta, soru ve ünlem işaretleri gibi) bir boşluk (yani espas) bırakın. Bunu yapmazsanız cümleleriniz ve sözcükleriniz karmakarışık bir koyun sürüsüne benzer. Hiç birini diğerinden ayıramazsınız.
• Ne kadar sade yazarsanız o kadar güzel görüneceğinden emin olun. Yani mümkün olduğu kadar az noktalama işareti kullanın. Gereksiz tırnaklardan, parantezlerden, çizgilerden, şapkalardan kaçının. Noktalama işaretlerini sadece gerektiğinde ve zorunlu olduğunuzda kullanın ki onların da kıymeti bilinsin.
• İmla kurallarına mutlaka uyun. O kurallar dilin birliğini ve düzenini sağlar. Yazdıklarınızın okuyan herkes tarafından anlaşılmasını sağlar. Bilmediğiniz bir imla kuralı olursa diye, yanınızda bir “imla kılavuzu” bulundurmanız sizi küçük düşürmez.
• Kısa cümleler okunma açısından büyük avantaj sağlar. Tamam, uzun cümleler kurup ne kadar usta yazar olduğunuzu göstermek isteyebilirsiniz. Ama art arda sıralanmış onlarca sözcüğün insan beynine anlamlı bir mesaj göndermesi, birkaç sözcüğün göndermesinden daha zordur.
• Artık çoğumuz bilgisayarlarda, klavyeleri kullanarak yazıyoruz. Yazı büyüklüğünüzün (yani punto) ve yazı karakterinizin (yani font), kullandığınız dile uygun olmasına özen gösterin. Çok küçük de olmasınlar, çok büyük de. Unutmayın yazınız binlerce bilgisayarda açılacak. Her yerde aynı düzenlilikte görünmesi, sık kullanılan yazı tipleri (font) ve normal ölçülerde bir punto seçmenizle mümkün olabilir.
• Boşluklar çok önemlidir. Yukarıda her noktalama işaretinden sonra boşluk bırakmanız önerildi. Yazınızın bütününün biçimsel olarak sıcak görünmesi için, yanlardan, alt ve üstten de uygun boşluklar bırakmalısınız. Derli toplu bir görüntü, karmaşa karşısından her zaman avantajlıdır.
• Yazıda bazı durumlarda başlık (yani belirleyici, vurgulayıcı sözcük ya da sözcükler) kullanırız. Bunların dikkat çekmesi için yazının bütününden farklı bir font ve punto ile yazılmaları gerekir.

DOĞRU SÖZCÜKLER
• İmla kurallarına mutlaka uymalısınız. Türkçe’de bazı sözcükler söylenişlerindeki kolaylık ve alışkanlığın yazı diline de yansıması sonucu yanlış yazılıyor. Bunları yaparsanız, yazınızı okuyan sizin için “acemi” diye düşünür. “Acemi” bir yazar olarak adlandırılmamak için şu sözcüklerin yazılışına mutlaka dikkat edin:
• Yanlız değil yalnız yazmalısınız
• Yalnış değil yanlış yazmalısınız
• Çünki değil çünkü yazmalısınız
• Herkez değil herkes yazmalısınız
• Kurdela değil kurdele yazmalısınız
• Meyva değil meyve yazmalısınız
• Makina değil makine yazmalısınız
• Sarımsak değil sarmısak yazmalısınız (Kaynak TDK Türkçe Sözlük)
• Fasulya değil fasulye yazmalısınız
• Ambülans değil ambulans yazmalısınız
• Akedemi değil akademi yazmalısınız
• Deklerasyon değil deklarasyon
• Papuç değil pabuç yazmalısınız
• Otobos değil otobüs yazmalısınız
• Orjinal değil orijinal yazmalısınız
• Konservatuar değil konservatuvar yazmalısınız
• Alimünyum ya da aliminyum değil alüminyum yazmalısınız
• Sovan değil soğan yazmalısınız
• Kapora değil kaparo yazmalısınız
• Prosedir değil prosedür yazmalısınız
• traş ve heykeltraş değil tıraş ve heykeltıraş yazmalısınız
• dokuman değil doküman yazmalısınız
• Labaratuvar veya labaratuar değil laboratuvar yazmalısınız
• Acenta değil acente yazmalısınız

ESPAS
• İmla kurallarımızın en çok ihlal edilenlerinden ya da yanlış kullanılanlarından biri ayrı yazılması gereken eklerin bir türlü yazılmamasıdır. Dahi (üsteleme) anlamına gelen de’ler, da’lar ve ki’ler kullanıldıkları sözcükten bir boşlukla (espas) ayrılır. Yani “Ben de geleceğim” yazmalısınız. “Bende geleceğim” yazarsanız yanlış olur. “Ben de” deki bu de eki dahi anlamındadır. “Öyle sevdim ki, kimse inanamadı” yazmalısınız. “Öyle sevdimki kimse inanamadı” yazarsanız yanlış olur.
• Soru ekleri de bağlı oldukları sözcükten bir boşlukla ayrılır. Bu ekler mi, mı, mu şeklinde olabilir. Yani şöyle: “Ben de geleyim mi?” Burada “mi” bir soru ekidir. Yapayım mı, seveyim mi… Gibi…

ÜNLÜ VE ÜNSÜZLER
• Türkçe’de bazı harflere ünlü, bazılarına ünsüz denir. Sesli ve sessiz harfler tanımı da kullanılır. Sesli harfler a, e, i, ı, o, ö, u, ü’dür. Sessiz harfler ise kalan 21 harf. Sessiz harfler kendi aralarında “sert” ve “yumuşak sessiz” olarak ayrılırlar. f, ç, h, p, k, s, ş, t sert sessiz harflerdir. Kalan sessizler ise “yumuşak sessiz”. Sert sessizlerle biten sözcüklere bir ek yapılacaksa, bu ek de mutlaka sert sesiz bir harfle başlamak zorundadır. Örneğin “otobüsdeki” sözcüğü yanlıştır. Çünkü otobüs’ün son harfi s sert sessizdir. Bu nedenle de ekinin “te” şeklinde kullanılması gerekir. Yani doğrusu “otobüsteki”. Peki, sert ve yumuşak sessizleri nasıl ayıracağız? Kullanabileceğiniz en basit yöntem “FISTIKÇI ŞAHAP” yöntemidir. Bu iki sözcükteki sesli harfleri çıkarın. Yani I’ları ve A’ları. Kalan harflerin tümü sert sessizlerdir. Eğer ekleyeceğiniz sözcüğün son harfi fıstıkçışahap’ı oluşturan sessizler arasında varsa, ek de sert sessizlerden, yani fıstıkçışahap içindeki harflerden (f. s, t, k, ç, ş, h , p) biri ile başlamalıdır.

ŞAPKA VE ÜNLEM
• Şapka inceltme ya da uzatma işaretidir. Bazı sesli harflerin üzerine konur. A, u, i gibi. Amacı, bu harfin uzatılarak ya da iki taneymiş gibi okunması gerektiğini göstermektir. Yani şapkalı bir a harfi gördüğünüzde bunu aa gibi okursunuz. Türkçe’ye özellikle Arapça ve Farsça dillerinden giren sözcüklerdeki anlam karışıklığını önlemek amacıyla uzatma işareti kullanmak gerekiyor. Hala yazdığınızda bu sözcüğün babanın kız kardeşini kastettiği anlaşılır. Ama hâlâ yazarsanız bu devam eden, süregelen, devam etmekte olan anlamındadır. Aynı şekilde kar yazarsanız, meteorolojik bir olay anlaşılır. Kazanmak, çoğaltmak, artırmak anlamına gelen kâr’ı kastediyorsanız kâr yazmalısınız. Uçurum anlamındaki yar ile sevgili anlamındaki yâr’i de bir şapka ayırır. Genel kural olarak şapka bu üç sözcükte kullanılır. Çünkü hala ile hâlâ’yı, kar ile kâr’ı, yar ile yâr’i birbirinden ayırmak gerekir. Ama örneğin reklam yazarken şapkalı da yazsanız, şapkasız da o sözcüğün reklam olduğu anlaşılır. Yazının sade olması bakımından gereksiz ve sık şapka kullanılmaması yerindedir. Yazıyı illa “süslemek” istiyorsanız kullanın.
• Yine yazının sadeliği, kolay okunması bakımından sık sık ünlem işareti (!) ve soru işareti (?) kullanmak da gereksizdir. Kurduğunuz cümle zaten bir vurgu içermiyorsa siz sonuna istediğiniz kadar ünlem işareti koyun istediğiniz etkiyi sağlayamazsınız. Ama yeterli vurgu varsa, ünlem işareti koymaya bile gerek kalmaz.

ŞU HAİN EKLER
• Özellikle yabancı sözcükler ve kısaltmalara yapılan eklerde hatalı kullanım çok yaygın. Örneğin IMF kısaltmasına den, ye, nin benzeri ekler yapıldığında bu kısaltmanın orijinal okunuşuna göre mi, yoksa Türkçe okunuşuna göre mi ek yapılacağı kestirilemiyor. Doğrusu eki Türkçe okunuşuna göre yapmak. Yani IMF kısaltmasının son harfi “f” olduğuna göre yapılacak ekin de bu yumuşak sessiz harfe uygun olması gerekir. IMF’e (okunuş şekli orijinal ef’ten) yazılışı ya da söylenişi yanlıştır. Doğrusu IMF’ye (okunuş şekli Türkçe fe) olmalı.

NE ZAMAN AYRI NE ZAMAN BİRLEŞİK ?
• Türkçe’de 1980 döneminde başlayan ayrı mı yazmalı, birleşik mi yazmalı konusundaki kaos hâlâ sürüyor. Örneğin “karabahtım” mı yazılmalı, “kara bahtım” mı yazılmalı gibi. Bu tartışmanın temelinde sözünü ettiğimiz dönemde ülkemizdeki dilbilimciler arasında ortaya çıkan “öztürkçe”, “canlı ya da yaşayan Türkçe” bölünmesi yatıyor. Öztürkçe’yi savunanlar genellikle birleşik, “yaşayan Türkçe”yi savunanlar ise ayrı yazımdan yanadır. Genel kural olarak, eğer iki ayrı sözcük birleşip yeni ve bambaşka anlamlı bir sözcük oluşturuyorsa birleşik yazılmalıdır. Örneğin, sivrisinek, anamuhalefet, karabasan, kardelen, tümdengelim, ortaokul, altyapı, üstgeçit, karadelik gibi…

GELİYİM Mİ, GELEYİM Mİ ?
• Sık yapılan yanlışlardan biri de bu. Yani soru eklerindeki ilgeçlerin (edatların) yanlış kullanımı. Geliyim mi, söyliyeyim mi, ağlıyayım mı, başlıyayım mı, yatırıyım mı demek ya da yazmak yanlıştır. Doğrusu geleyim mi, söyleyeyim mi, ağlayayım mı, başlayayım mı, yatırayım mı olmalı…

ŞİİR VE NOKTALAMA İŞARETLERİ
• Sık yapılan bir başka hata şiirlerde dize sonlarında virgül kullanılması. Yapısı gereği şiirde bir dize ya bir cümledir ya da alt dizelerde tamamlanacak olan bir cümlenin parçasıdır. Bir cümle olması halinde dize sonuna virgül değil nokta konulur. Ki bu da şiirin görselliği, estetiği ve anlatım kaygısı bakımından illa gerekmez. Ustaların noktalama işareti kullanmadan yazdığı pek çok güzel şiir olduğunu hatırlayın. Bir cümlenin parçası olması halinde ise her dizenin sonuna virgül koymak, bir yandan anlamı karmaşıklaştırır, söylemi zayıflatır, bir yandan da görselliği içinden çıkılmaz hale getirir. Eğer şiirde bölünmüş bir cümleden oluşan birden çok dize varsa, anlamı zayıflatmamak, söylem kaybının önüne geçmek amacıyla virgül kullanılabilir. Ama “bu dize bitti, cümle bitmedi, alt dize ya da dizelerde sürüyor” mantığıyla her dize sonuna virgül koyarsanız estetiktek, içerikten ve okuma kolaylığından ödün vermiş olursunuz.

BOL NOKTA BOL HATA
• Türkçe imla kılavuzunda “yan yana iki nokta” şeklinde bir noktalama işareti yok. Ama “yan yana üç nokta” Türkçe imlasında yer alan bir noktalama işareti. Bunu unutmayın. Milli edebiyat akımının ilk dönemlerinde Latin alfabesine geçişin karmaşası içinde kimi yazarların kullandığı “yan yana iki nokta” yanlışı kısa sürede düzeltildi. Çoğu zaman düzyazıda, özellikle şiirde yapılan bir başka nokta hatası “yan yana üçten çok nokta” ya da “sıralı nokta” koymak. “Sıralı noktalar”, kural olarak, bir metinde “bilerek ya da eksik bilgilenme nedeniyle” atlanan veya çıkarılan bölümleri belirtmekte kullanılır. Ya da bir yazının içine herhangi bir metinden bir bölüm alındığında, alınan bölüm metnin başından değil başka bir yerinden başlıyorsa, bunu belirtmek için “sıralı nokta” kullanılır. Siz, şiir ya da düzyazınızdaki cümlelerin sonuna “anlamı ve söylemi güçlendirme” kaygısıyla “üçten fazla” noktayı sıralarsanız, ortaya çıkan anlam budur: Yani kastınızdan çok uzak ve tümüyle yanlış bir anlam.

NİDÂ’YI NÂDİM ETMEYİN
• Nidâ, bildiğiniz gibi, ünlem işareti. Bu tür düşünce, duygu ve fikirleri içeren cümlerin sonlarında korku, şaşkınlık, hayret, üzüntü benzeri güçlü duyguları belirtmek için konulur. Bağırma, haykırma, isyan etme, zafer düzeyindeki bir sevinci belirtme gibi güçlü duguysallık ve şiddet içeriği bulunan cümleler de ünlem işaretiyle bitirilir. Bilinmeyen, belirlenemeyen, anlam verilemeyen durumların ifade edildiği cümlelerin sonuna bunu vurgulamak amacıyla yine ünlem işareti konulur.
• Sık yapılan bir hata, ya da yanlış anlama nedeniyle başvurulan bir yöntem, bu tür cümlelerde güya anlamı güçlendirmek, vurguyu artırmak amacıyla art arda ünlem işaretinin kullanılması. Oysa art arda iki ya da üç ya da dört ya da daha fazla ünlem işareti Türkçe’nin noktalama işaretleri arasında yer almaz. Ünlem işareti bir kez kullanılır ve istenilen vurguyu yapar. Eğer cümleniz zaten doğuştan vurgusuzsa sizin art arda ünlem işareti koymanız onu ne güçlendirir ne de kurtarır. Olsa olsa zayıflığını iyice ortaya çıkarır. Bir yandan da bu kadar kalabalık “nidâ” bir “nidâ”yı “nâdim” eder. Yani üzer.

Yazım Kuralları Nedir

Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ (yazım) kuralları denir.

Bu kurallardan birçoğu aslında anlama ve telâffuza bağlıdır. Anlam ve telâffuz; akla, mantığa, geleneğe, çoğunluğa vb.ne uyduğu takdirde -zaten yazıldığı gibi okunan ve okunduğu gibi yazılan bir dil olan- Türkçenin imlâsı kolayca halledilecektir.

Yazım Kuralları..!!

BÜYÜK HARFLERİN YAZIMI: Özel adlar büyük harfle yazılır: (yeryüzü, kişi, ülkeler, diller…) Minik kedisine hep Pamuk diye seslenirdi. Kurum ve kuruluş adlarını oluşturan kelimelerin ilk harfler:Devlet demir Yollarında … Milli Eğitim Bakanlığına yazılan … Dergi, kanun, eser, gazete, isimlerinin her kelimesi: Tarihi Galata Köprüsünün … Birden çok kelimeden oluşan kişi, yer adlarının ilk harfleri:Gazi Osman Paşa Mahalle sakinleri … Mahalle meydan, bulvar, cadde ve sokak adları:Bu gün Akdeniz Caddesi’nde ..

Cümlelerin ilk kelimesi büyük yazılır. Nokta, soru, ünlem işaretlerinden sonra gelen her cümlenin ilk harfi:
Dışarı çıktı. Acaba paradan kıymetli olan neydi? Düşündü ama bulamadı.

Şiirde mısraların ilk kelimesi:
Söz ola kese savaşı,
Söz ola kestire başı,
Söz ola ağulu aşı,

Mektup başlıklarının ilk kelimesi:
Sevgili yeğenim.

Levha ve açıklama Yazılarının ilk harfi:
Giriş, Vezne, Müdür …

İki noktadan sonra bir kimseden alınıp tırnak işareti içinde verdiğimiz sözlerin ilk kelimesinin ilk harfi:
O yıl soğuk ülkelerden gelen biri: “Ne olur beni geri götür.” demiş.

Gazete ve dergi adlarının her kelimesi büyük harfle başlar:
Genç Kalemler, Resmi Gazete …

Kitap adları ve yazı başlıklarının her kelimesi büyük harfle başlar. Başlıklarda geçen “ve, ile, ya, veya, ki” bağlaçlarıyla “mi” soru ekleri küçük harfle yazılır.
Bin Bir Gece Masalları, Ali Baba ve Kırk Haramiler …

İsimlerle birlikte kullanılan unvanların da baş harfleri: Sayın Profösör

SAYILARIN YAZIMI

Sayılar gerekli görülen yerlerde yazıyla yazılabilir. Bu durumda sayı adları yazıya ayrı ayrı geçirilmelidir:
Pazardan beş kilo patates, üç kilo elma aldım.

Banka işlemlerinde ve parasal işlemlerde araya başka sayı katılmasını önlemek amacıyla sayılar bitişik yazılır:
Birmilyondokuzyüzbin gibi…

TARİHLERİN YAZIMI

Bilinen bir tarihi anlatan ay ve gün adları her yerde büyük harfle yazılır:
31 Mart ayaklanması …

Ay ve gün adları yanlarında sayı olmadan kullanıldıklarında küçük harfle başlayarak yazılır.
Bu yıl şubat ve mart ayları çok soğuk geçti.

Gün bildiren tarihler aşağıdaki gibi yazılır:
19 Mayıs 1919 – 19.05.1999 – 19 / 05 / 2000

Tarih bildiren sayılardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır.
23 Nisan 1920′de TBMM açıldı.

DÜZELTME İŞARETİNİN KULLANILIŞI

Yazılışları birbirine benzeyen, anlamları ayrı birtakım yabancı kelimeleri ayırt etmen için uzun ünlülerin (sesli) üzerinde düzeltme işareti konur:
adet=sayı – âdet=alışkanlık – aşık=küçük kemik – âşık=tutkun …

Arapça ve Farsça kelimelerde “g” ve “k” ünsüzlerinin (sessiz) ince okunduğunu göstermek için bu ünsüzlerden sonra gelen “a” ve “u” ünlülerinin üzerinde:
dükkân, gâvur, hikâye, kâğıt, kâr, tez âh, mekân …

Ayrıca Arapça ve Farsça’dan gelen kelimelerde ” l ” ünsüzünün ince olunduğunu göstermek için de bu işaret kullanılır:
ahlâk, evlât, felâket, hilâl, ilâç, ilân, istiklâl, lâle, selâm, sülâle, lâmba, lâhana, plâk, plâj, plân

İKİLEMELRİN YAZILIŞI

İkilemeler ayrı yazılır:
Baka baka, konuşa konuşa, kem küm, ev bark, soy sop …

“m” ile yapılan ikilemeler de ayrı yazılır:
Dolap molap, kitap mitap, çocuk mocuk …

İsmin hâl ekleriyle yapılan ikilemeler de ayrı yazılır:
Baş başa, göz göze, diz dize, yan yana …

İyelik eki almış ikilemeler de ayrı yazılır:
Boşu boşuna, ucu ucuna, günü gününe …

isim ve sıfatları tekrarlayarak yapılan ikilemeler de ayrı yazılır:
Akın akın, ağır ağır, kara kara, çeşit çeşit, uslu uslu …

İkilemeler arasına virgül konmaz:
Ağır ağır konuşursak daha iyi anlaşılır.

BİRLEŞİK KELİMELERİN YAZILIŞI

Dilimizde önemli bir yer tutan pekiştirme sıfatları bitişik yazılır:
Apaçık, kapkara, kupkuru, sipsivri, sapasağlam, dümdüz …

Birleşik kelime durumuna girmiş kelimeler bitişik yazılır:
Babayiğit, dedikodu, delikanlı, gecekondu, kabadayı, yelkovan …

Ev, ocak ve yurt kelimeleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır:
Bakım evi, aş evi, radyo evi, sağlık ocağı, öğrenci yurdu, sağlık yurdu …

Hane kelimesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:
Pastahane, hastahane, yatakhane, yemekhane …

Birleştirmede yer alan kelimeler eski anlamlarını koruyorlarsa bu tür birleşik kelimeler ayrı yazılır:
Kara yolu, gül suyu, kuru üzüm, ay tutulması, balık yumurtası, yıl sonu…

Yardımcı fiillerle yapılan birtakım birleşik fiiller ayrı yazılır:
Yardım etmek, yol olmak, göç etmek, hayret etmek, gelin olmak…

Dilimizdeki “af, his, ret, zan” gibi birtakım kelimeler “etmek, olmak, eylemek” yardımcı fiilleriyle birleşirken söylenişlerine uyularak yeni ses alırlar. Bu kelimeler bitişik yazılır:
af + etmek __ affetmek, His + etmek __ hissetmek …

“Emir, hüküm, keşif, nakil, kayıp” gibi birtakım kelimeler “etmek, eylemek, olmak” yardımcı fiilleriyle birleşirken ikinci hecelerdeki ünlüleri düşürürler. Bu kelimelerle yapılan birleşik fiiller bitişik yazılır:
emir + etmek __ emretmek, kayıp + olmak __ kaybolmak …

“-a, -e, -ı, -i, -u, -ü” ekleriyle yapılan birleşik fiiller bitişik yazılır:
Bakmak + kalmak __ bakakalmak
yapmak + bilmek __ yapabilmek …

İki ya da daha çok kelimeden oluşan yerleşim merkezi adları bitişik yazılır:
Karaköy, Dörtyol, Gürgentepe, Tepeköy …

Sıfat ya da isim tamlaması biçiminde oluşmuş ve bu şekilde kalıplaşmış yer adları ve dağ, deniz, ova adları bitişik yazılır:
Kızılırmak, Çukurova, Uludağ, Akdeniz, Ulukışla…

KURULUŞUN ADLARININ YAZILIŞI

Kurum, kuruluş, işletme, okul, birlik ve derneklerin resmi adlarının her kelimesi büyük harfle başlar:
Devlet Demir Yolları, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Fatih İlköğretim okulu …

Kurum ve kuruluş adlarında geçen kelimeler cins isim olarak geçtiğinde küçük harfle yazılır:
Hava kuvvetlerinin güçlendirilmesi için …
Demir çelik işletmelerinin …

DE EKİNİN YAZILIŞI

Hal eki olan “de” kelimeye bitişik yazılır. Özel isimlerin sonuna geldiğinde kesme işaretiyle ayrılır. Kendisinden önce gelen kelimenin son ünlüsüne göre büyük ünlü uyumuna uyar.
Ayakta durmaktan canım çıktı.
Otomobil bozulunca yolda kalmışlar.
Yurtta sulh cihanda sulh!
Dolabın anahtarı Ali’de olmalı.

Bağlaç olan “de” ayrı yazılır. Kendisinden önce gelen kelimenin son ünlüsüne göre büyük ünlü uyumuna uyar.
Onları da gördünüz mü?
Kerem de çalışmasını tamamlamış

Kİ EKİNİN YAZILIŞI

Ek olan “-ki” ünlü uyumuna uymaksızın kendinde önce gelen kelimeye bitişik yazılır:
Bu sayfadaki yazıyı okudunuz mu?

Bağlaç olan “ki” ayrı yazılır:
Olmaz ki!
Böyle de yatılmaz ki!
Atatürk diyor ki: …

“Ki” bağlacı bazı kelimelerle zamanla kalıplaştıkları için bitişik yazılır:
Halbuki, oysaki, sanki, mademki …

Mİ EKİNİN YAZILIŞI

Soru eki olan “mi” kendinden önce gelen kelimeden ayrı yazılır.Kendinden önceki kelimenin son ünlüsüne göre ünlü uyumuna uyar.Kendisinden sonra gelen ekler bu eke bitişik yazılır:
Oğlunu işe almadılar mı?
Bitirdiğinde bana verecek misin?
Tahtadaki şekli görüyor musun?

YOR EKİNİN YAZILIŞI

“-yor” eki ünlü uyumuna uymaz. Eklendiğini fiilin ünlüsünü ince de olsa, bu ekin ünlüsü kalın kalır:
Atatürk Mudanya yolu ile Bursa’ya gidi-yor-du.
gel-i-yor,sür-ü-yor,sev-i-yor,sor-u-yor,görüş-ü-yor…

Fiil kökü ünlü ile bittiğinde, bağlantı ünlüsü almıyor.Ancak sondaki, “-a” sesi “-ı” veya “-u” ya,”-e” sesi “-i” veya “-ü” ye dönüşüyor.
başla + yor __ başlıyor: -a ünlüsü -ı’ ya dönüştü

İLE EKİNİN YAZILIŞI

“ile” sözü, ünlüyle biten kelimelere ek olarak geldiğinde başındaki “-i” ünlüsü “y”‘ye dönüşür ve büyük ünlü uyumuna uyar:
balta + ile __baltayla – çifte + ile__çifteyle

III.şahıs iyelik ekinden sonra ek olarak geldiğinde başındaki “-i” ünlüsü “y”‘ye dönüşür, büyük ünlü uyumuna uyar:
annesi + ile __ annesiyle -arkadaşı + ile__arkadaşıyla

Ünsüz ile biten kelimelere ek olarak geldiğinde başındaki “-i” ünlüsü düşer ve büyük ünlü uyumuna uyar.
kardeş + ile __kardeşle – ayak + ile __ayakla

KEN EKİNİN YAZILIŞI

“-ken” (iken) büyük ünlü uyumuna uymaz.; getirildiği kelimenin ünlüleri kalın da olsa, bu ekin ünlüsü ince kalır:
okur + iken __ okurken
bakar + iken __ bakarken
çalışır + iken __ çalışırken
durmuş + iken __ durmuşken

İMEK EKİNİN YAZILIŞI

İmek ek fiili ayrı yazıldığında ünlü uyumuna uymaz:
Aldığı elbise oldukça kaba idi.
Meğer bana kırgın imiş.
Her yıl yaz tatilinde Antalya’ya gider idim.

İmek ek fiili bu gün daha çok bitişik olarak kullanılmakta ve ses uyumuna uymaktadır. Ünlü ile biten kelimeye eklendiğinde “-i” ünlüsü düşer ve araya “y” girer:
tatlıcı idi __ tatlıcıydı – ne ise __neyse
yabancı imiş __yabancıymış – sinirli imiş __ sinirliymiş

Ünlüyle biten kelimelere eklendiğinde “-i” ünlüsü düşer:
gider imiş __gidermiş – kerpiç imiş __kerpiçmiş
bakar ise __bakarsa – görecek ise __ görecekse

DEYİMLERİN YAZILIŞI

Deyimler birden çok kelimeden oluşan, gerçek anlamlarından ayrı bir anlamı bulunan kelime gruplarıdır.

Deyim ya da deyim niteliği taşıyan kelimeler ayrı yazılır:
Can kulağıyla dinlemek.
Canını dişine takmak .

Basketbol Kuralları Nelerdir?

bende bilmiyorum arkadaşlar basketbolun kuralları nelerdir acil ödvim var

Etiketler:yazma kuralları nelerdir yazım kuralları nelerdir yazım kuralları nedir yazma kuralları yazım kuralları nelerdir kısaca yazım kuralı nedir ve nelerdir imla kuralları nelerdir yazı kuralları nelerdir yazma kuralları nedir yazım kuralları vikipedi yazma kurallari nelerdir yazma kuralları nelerdir yazım kuralları açıklaması yazım imla kuralları nelerdir yazım kuralı nedir yazım kurallarıyla nedir yazma kuralları nelerdir kısaca türkçe yazım kuralları nelerdir yazım kuralları kısa yazım kurallarınedir
Ortografi: Ortografi, yazı sistemleri arasındaki geçişi sağlamak üzerine yazı sistemlerini inceleyen bilim dalıdır.
Yazım Türkçeleştirme Programı: Yazım Türkçeleştirme Programı, Sabancı Üniversitesi'nden Gökhan Tür tarafından 2000 yılında yazılan bir bilgisayar programıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir