Yazının İcadı Ve Tarihi Devirler

Sponsorlu Bağlantılar

Bu yazıda Yazının İcadı Ve Tarihi Devirler hakkında kısa özet bilgiler bulabilirsiniz. Not denizinden…

Yazının İcadı ve Tarihi Devirler

Yazının İcadından Önce İnsanlık Tarihine Tarih Öncesi Devirler Denir

TARİH ÖNCESİ DEVİRLER

Name:	Yazinin İcadından Önce İnsanlik Tarihi.jpg <br />
Views:	955 <br />
Size:	39,6 KB (Kilobyte) <br />
ID:	26814İnsanın yeryüzünde görülmesi ile başlar. Yazının icadı ile sona erer.

Prehistorik olarak da adlandırılan devirlerin birbirinden ayrılmasında yazı olmadığı için, insanların kullandığı araç ve gereçleri, yaptıkları hammaddeler ve yaşayış biçimi ölçü olarak alınır.

I. TAŞ DEVRİ
1. YONTMA TAŞ DEVRİ (PALEOLİTİK):
Eski Taş Devri ya da Kaba Taş devri olarak da adlandırılır.
Jeologların Buzul Çağı adını verdikleri dönemi kapsar.

Bu devrin özellikleri şunlardır:

1) İnsanlık tarihinin en uzun dönemidir
2) Yeryüzü buzullarla kaplıdır.
3) İnsanlar tamamen doğaya bağlıdır. İnsanlar küçük gruplar halinde avcılık ve toplayıcılıkla hayatlarını devam ettirmişlerdir. Besin üretimine henüz geçilmemiştir.
4) İklim koşullarının zorlayı etkisi, insanların bu dönemde mağara gibi doğal kaynaklarda yaşamasına neden olmuştur. Bu doğal kaynakların yanı sıra, oturabilecekleri yerleri, açık alanlara kendileri de yapmaya başlamışlardır.
5) İnsanlar, yaşadıkları mağaralara, avladıkları hayvanların resim ve figürlerini yaparak ilk sanatsal eserleri yapmışlardır.
6) Doğadaki çakmak taşları ilkel şekilde yontularak ya da kemikler kullanılarak silahlar yapılmıştır.
7) Ok ve yay da kullanılmaya başlanmıştır.
8) İnsanlar av hayvanlarını ya da yemiş dolu ağaçları bulabileceği yerlere gitmek zorunda olduğundan yaşam tarzı göçebeliktir.
9) Giyimde hayvan postlarından ve büyük yapraklardan yararlanılmıştır.
10) İnsanların sosyalleşme süreci henüz başlamamıştır. Bununla birlikte klanlar ortaya çıkmıştır.
11) Dönemin sonuna doğru ateş insan tarafından kontrol altına alınmıştır. Ateşin kontrol altına alınması, tarih öncesi devirlerin en önemli gelişmesidir. Ateş, ısınma, aydınlanma, yiyecekleri pişirme, madenlerin işlenmesi, haberleşme, çanak çömlek yapımı ve yırtıcı hayvanlardan korunma aracı olarak kullanılmıştır.
12) Totemizm denilen ilk inanış başlamıştır.
13) Bu çağda çay taşı, çakmaktaşı, hayvan kemikleri ve ağaç gibi doğal maddelerden yapılan ilk aletlerin kullanılmaya başlandığı ve insanların mağara, kaya sığınağı gibi yerlerde "büyük gruplar"/"kalabalık aileler" biçiminde yaşadıkları bilinmektedir.
Anadolu Yerleşim Merkezleri: Antalya – Karain, Beldibi ve Belbaşı mağaraları, Gaziantep yakınlarındaki Dülük ve Antakyadaki Mağaracık; bu dönemde Anadolu’ya ait insan yaşamının ve devrin sonlarına doğru yerleşimin başladığının izlerini taşır.

2. ORTA TAŞ DEVRİ (MEZOLİTİK)

1) Buzullar erimeye başlamış ve günümüzdeki iklim şartları ortaya çıkmıştır.
2) Avcılık ve toplayıcılıktan üretime geçiş başlamıştır. Yoğun besi toplama evresinin son aşamasıdır. İlkel tarımın bu evrede başladığı düşünülmektedir, ilk yetiştirilen ürünler arasında buğdaylar bulunmaktadır. Bu dönem insanın geliştirdiği teknoloji Mikrolit adı verilen çoğunluğu geometrik çakmak taşı aletlerdir.
3) Yontma Taş Devri ile Cilalı Taş Devri arasında geçiş dönemidir.

Mezolitik dönemin en önemli özelliği mikrolit denilen küçük aletlerin ortaya çıkmasıdır. Bunun değişen doğa, fiziki ve fauna (hayvan varlığı) koşullarının sonucu küçülen avlara karşı geliştirilen teknolojidir. Mezolitik dönem Paleolitikten Neolitiğe geçişi sağlayan ara evre olduğu kabul edilir. Bazı bilim adamları Mezolitik dönem ayrımını yapmayarak doğrudan doğruya Paleolitik dönem tanımını kullanırlar. Tam olarak Mezolitik döneme tarihlenen yerleşim yeri yoktur. Çakmak taşı ve obsidyen mikrolitler ahşap bir sapa sıra ile çakılması sonucunda oraklar ortaya çıkmıştır. Bu da üretimde biçme işleminin oluştuğunu kanıtlar. Mezolitik çağdaki Anadolu insanı yaşadıkları çevreyi kendinden önce yaşayanlardan çok daha iyi bir biçimde değerlendirdiklerini söyleyebiliriz.

Anadolu Yerleşim Merkezleri: Yerleşim Merkezleri: Antalya’da Beldibi, Göller bölgesinde Baradiz, Ankara çevresinde Macunçay, Samsunda Tekkeköy

3. YENİ TAŞ DEVRİ (NEOLİTİK):

Cilalı Taş Devri olarak da adlandırılır.
Cilalı Taş Devrine giren ilk kültür havzası Ön Asyadır.

Taş devrinin en kısa süren dönemidir.

Bu devrin özellikleri şunlardır:

1) Taştan daha sert, kesici ve dayanıklı aletler yapılmıştır.
2) Keten, kenevir gibi bitkiler yetiştirilerek bu bitkilerin liflerinden giysiler yapıldı, dokumacılık başladı.
3) Su boylarında bitkiler yetiştirilmeye başlandı.
4) Buğday, arpa, bakla, darı gibi ürünleri yetiştirmeye başlayan insanlar, üretken nitelik kazandı.
5) İlk defa hayvanlar evcilleştirildi.
6) Tarım ve hayvancılığın başlamasıyla yerleşik hayata geçildi. İnsanın üretici durumuna ulaşması kendi besinini üretmesiyle başlamıştır. Tarım faaliyetleri, sürekli yerleşme merkezleri kurulmasına yol açmıştır.
7) İhtiyaç fazlası üretimin ortaya çıkması ile ticaret başladı.
8) Besinlerin daha iyi ve uzun süreli korunabilmesi için, pişirilmiş toprak kaplar üretilmiştir. Böylece ilk seramik kültürü de gelişmeye başlamıştır.
9) İlkel barınaklar yapıldı ve köyler oluştu (İlk defa köy kültürü ortaya çıktı ).
10) Tekerlek icat edilmiştir.
11) Bir arada yaşamaya başlayan insanlar arasında işbölümü oluştu.
12) İnsanların birlikte yaşamasının sonucu olarak, toplumsal düzeni sağlayan yazısız hukuk kurallar ortaya çıkmıştır.
13) İnsanlarda mülkiyet kavramı oluştu.
14) Resim ve heykel sanatında da ilerlemeler görülmüştür.
15) Dolmen, menhirler ve Tümülüs ( ilkel anıtlar ) dikildi.
Buzulların kuzeye doğru çekilmesi ve iklimde ısınma başlaması üzerine insanlar, açık arazide yerleşme ve yaşama imkânı bulmuşlardır. Sulak bölgelerdeki yerleşme merkezlerinin sayısı hızla çoğalmıştır. Birbirine bitişik, bahçeli evler yapılmıştır. Bu evlerin duvarları resimlerle süslenmiştir. Resimlerde çoğunlukla ev ve dans sahneleri ile ilgili figürlere yer verilmiştir.
Menhir: Üzerine yatay bir taşın konulduğu yan yana dizilmiş taşlardan oluşan anıtlardır.
Dolmen: Bir çizgi veya daire oluşturacak şekilde dizilmiş 4-5 metre yüksekliğinde dikili taşlardan oluşan anıtlardır.
Tümülüs: Menhir, Dolmen ve yerleşim yerlerinin zamanla toprak altında kalmasıyla oluşan suni tepeciklerdir. Bu kalıntılara Anadolu’da "Höyük", Orta Asya’da "Kurgan" adı verilir.

Neolitik Devir Anadolu Yerleşim Merkezleri: Bu devirde Anadoluda en önemli yerleşim yerleri höyüklerdir. Bunlar arasında Diyarbakır Çayönü, Gaziantep Sakçagözü ve Konya Çatalhöyük bu devre ait merkezlerdendir.

Çayönü, Türkiye’de ve Güneydoğu Avrupa’da ilk üretimle ilgili bulunmuş en eski yerleşim yeridir. Gelişmiş bir köy yerleşmesine sahip Çayönünde orak, bıçak ve tahıl öğütme taşlarının bulunması bu durumun göstergesidir. Çatalhöyük ise, insanlık tarihinin ilk şehir yerleşmesi olarak kabul edilir.

II. TAŞ- BAKIR (KALKOLİTİK) DEVRİ
Bu devirlerde bakır tek başına kullanılmamış taş – bakır karışımından araç- gereç yapılmıştır.
1) Bu dönem Cilalı Taş Devri ile Maden Devri arasında geçiş dönemidir.
2) İlk defa bulunarak işlenen madenler bakır, gümüş ve altındır. Ancak kolay işlenmesi ve tabiatta bol bulunmasından dolayı en çok bakırdan eşya ve alet yapılmıştır. Bu dönemde altın ve gümüş süsü eşyası yapımında, bakır ise daha çok silah ve eşya yapımında kullanılmıştır.
3) Cilalı Taş Çağını yaşayan insanlar bul*dukları bakırdan eşya yapmaya başlamışlardır.
4) Dini inançlarda gelişmeler olmuştur. Bu dönemde dini inançlar gelişmiş ve insanlar doğuruculuk özelliğinden dolayı Büyük Anaya tapmışlardır.

5) Tarım ve hayvancılık ilerlemiş, yerleşim merkezleri büyümüştür.

Anadolu Yerleşim Merkezleri: Çanakkale Truva, Denizli Beycesultan, Burdur Hacılar, Yozgat Alişar, Çorum Alacahöyük, Van Tilkitepe bu dönemin önemli yerleşim merkezleridir.

Truva’da, Priamus’un hazineleri olarak adlandırılan altın ve gümüş süs eşyaları,
Alacahöyük’te ise; prens mezarları, elbise ve süs eşyaları, toprak ve maden kaplar, boğa ve geyik heykelleri ile güneş kursları bulunmuştur.
III. MADEN DEVRİ
Bu devir; Bakır, Tunç ve Demir Devri olarak gruplandırılır.
1. Bakır Devri
a) İlk kullanılan madenler bakır, altın ve gümüştür.
b) Eşyalar daha çok bakırdan yapmışlardır.
c) Bakır Devri maden döneminin en uzun devridir.
2. Tunç Devri
a) Kalay ile bakırın karışımından tunç elde edilmiş, daha sert ve dayanıklı eşyalar yapılmıştır.
b) Devlet düşüncesi ortaya çıkmıştır.
c) Arabalar yapıldı.
d) Ticaret gelişti.
e) İlk şehir devletleri (siteler) , ardından da ilk büyük devletler ortaya çıkmıştır. ( Sümer, Akad, Babil, Asur, mısır vs.)

Anadolu Yerleşim Merkezleri: Tunç devri Türkiyede Eski Tunç (bakır) , Orta Tunç ve Yeni Tunç Devri olmak üzere üç bölüme ayrılmıştır.

Anadolu’da Yazılı Devirlerin Başlaması: Eski tunç veya bakır devri Anadoluda tarihi devirlere geçiş dönemidir. Bu dönemde (MÖ.2000 yıllarında) Anadolu’da Malatya ile Konya arasındaki bölgede, Mezopotamyalı olan Asurlular, ticaret amacıyla pazaryeri kurdular. Asur Koloniler Çağı olarak adlandırılan bu dönemde, Anadolu ile Asurlular arasında yoğun bir ticaret yapılmaktaydı. Anadolu’ya yazı Asurlu tüccarlar aracılığıyla bu dönemde (MÖ.2000- 1800) gelmiş ve Anadolu’da Tarih çağları ya da yazılı dönem başlamıştır. İlk yazılı belgeler Kayseri civarındaki Kültepe (Kaniş)’de bulunan ticari ve hukuki tabletlerdir. Bu tabletler çivi yazısı ile yazılmıştır.

NOT: Bu dönemde Asurlular tarafından Anadoluda kurulan pazarlara Karum denilmiştir.

3. Demir Devri
a) İnsanların son olarak buldukları ve kullandıkları maden demirdir.
b) Demirin yüksek derecede ısıda işlenmesi sanayinin gelişmesine neden oldu.
c) Toplumların birbirleriyle olan ilişkileri artmıştır.
d) Demirden eşyalar ve silahlar insanlara hem ekonomi de hem de askeri alanda büyük ölçüde güç kattı.
e) Sanayinin temelleri atılmıştır.
f) Üretim, silah teknolojisi ve ticaret gelişmiştir.
g) Yazınının bulunması ile tarih öncesi devirler sona ermiştir.

Kaynak:

Etiketler:Yazının İcadından Önce İnsanlık Tarihi
Tarihî yarımada: Tarihî yarımada ya da Suriçi; Haliç, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi ile çevrili olan; İstanbul şehrinin ilk kurulduğu ve geliştiği bölgeye verilen addır.
Tarihî Sinop Cezaevi: Tarihî Sinop Kapalı Cezaevi, bir dönem "Anadolu'nun Alkatrazı" tabiri ile de tanınan ve 1999 yılında kapatılarak müzeye çevrilen cezaevidir.
Tarihî roman: Tarihi roman veya tarihsel roman, tarihin değişik dönemindeki olayları ile ilgilidir. Konularını tarihi olaylardan ya da tarihte yaşamış kahramanlarla, onları kuşatan gerçek veya hayali kişilerin hayat ve maceralarından alan roman türüdür.
Herodot: Herodot (Halikarnassoslu Herodotus) (Yunanca: Ηροδοτος Herodotos) (MÖ 484, Halikarnas - MÖ 425), MÖ 5. yüzyılda yaşamış olan Yunanlı tarihçi ve antik yazar.
Tarihi Antep evleri: Tarihi Antep evleri, Gaziantep ilinde bulunan tarihi evlerdir. Gaziantep'te özellikle Bey Mahallesi'nde bulunan bu tarihi evler, kesme taştan yapılmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir