Yurtta Sulh Cihanda Sulh Şekilli Yzılımı

genel ilk ortak yok zaman vs..

Yurtta Sulh, Cihanda Sulh İlkesi

- Bütün dünya milletleri aşağı yukarı AKRABA olmuşlardır… Bu itibarla İNSAN MENSUP OLDUĞU MİLLETİN VARLIĞINI VE MUTLULUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜ KADAR, BÜTÜN DÜNYA MİLLETLERİNİN HUZUR VE REFAHINI DÜŞÜNMELİ; KENDİ MİLLETİNİN SAADETİNE NE KADAR DEĞER VERİRSE, BÜTÜN DÜNYA MİLLETLERİNİN MUTLULUĞUNA HİZMET ETMEYE DE ELİNDEN GELDİĞİ KADAR ÇALIŞMALIDIR!.. (17.3.1937) (Bakınız: AÇIKLAMALAR 1 ve 2)

İnsanlığın tümünü bir VÜCUT ve bir milleti bunun bir parçası saymak gerekir!.. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan diğer bütün organlar etkilenir!..

Dünyanın filan yerinde bir rahatsızlık varsa, “bana ne?” dememeliyiz!.. Böyle bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendimizde olduğu gibi onunla alakadar olmalıyız!..

Dünya milletlerinin mutluluğuna çalışmak, bir başka yoldan kendi huzur ve mutluluğunu sağlamaya çalışmak demektir!..

Dünyada ve DÜNYA MİLLETLERİ ARASINDA SÜKUN, HUZUR VE İYİ GEÇİM OLMAZSA; BİR MİLLET KENDİSİ İÇİN NE YAPARSA YAPSIN, HUZURDAN MAHRUMDUR!..

Beynelmilel siyasi emniyetin inkişafı için ilk ve en önemli şart milletlerin hiç olmazsa, BARIŞI KORUMA fikrinde SAMİMİ olarak birleşmeleridir.

Eğer DEVAMLI BARIŞ isteniyorsa, kitlelerin vaziyetlerini iyileştirecek MİLLETLERARASI TEDBİRLER alınmalıdır!.. İNSANLIĞIN BÜTÜNÜNÜN REFAHI, AÇLIK VE BASKININ YERİNE GEÇMELİDİR! Dünya vatandaşları KISKANÇLIK, AÇ GÖZLÜLÜK ve KİNDEN UZAKLAŞACAK şekilde eğitilmelidir!..

- Bütün MAZLUM MİLLETLER BİR GÜN ZALİMLERİ YOK EDECEKLERDİR!.. TÜRK MİLLETİ o zaman önde gidişi ile cidden öğünebilir. (3.1.1922)

- ÇEŞİTLİ MİLLETLERİ ORTAK ve GENEL bir ÜNVAN ALTINDA TOPLAMAK ve çeşitli unsur kütlelerini AYNI HUKUK VE ŞARTLAR ALTINDA bulundurarak GÜÇLÜ BİR DEVLET kurmak, parlak ve çekici bir siyasi görüştür… Fakat ALDATICIDIR!.. (3)

Hatta HİÇ BİR HUDUT TANIMI***** DÜNYADA MEVCUT BÜTÜN TÜRKLER’İ dahi BİR DEVLET HALİNDE BİRLEŞTİRMEK, GERÇEKLEŞTİRİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN BİR HEDEFTİR… İstilacı olmak hevesleri konumuzun dışındadır. (Nutuk)

İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak, gayrıinsani ve son derece üzücü bir sistemdir!..

- Bugün aradığımız barışın EBEDİ BARIŞ OLACAĞINA İNANMAK SAFDİLLİK olur!.. BU O KADAR ÖNEMLİ BİR GERÇEKTİR Kİ, ONDAN BİR AN BİLE GAFLET, MİLLETİN HAYATINI TEHLİKEYE SOKAR!.. (4)

Şüphesiz hukukumuza, şeref ve haysiyetimize saygı gösterildikçe mukabil saygıda asla kusur etmiyeceğiz… Fakat ne çare ki, ZAYIF OLANLARIN HUKUKUNA SAYGININ NOKSAN OLDUĞUNU VEYA HİÇ SAYGI GÖSTERİLMEDİĞİNİ çok acı tecrübelerle ÖĞRENDİK… Onun için her türlü ihtimallerin gerektirdiği HAZIRLIKLARI YAPMAKTA asla GECİKMİYECEĞİZ!..

Hiç bir millet ve memlekete karşı tecavüz fikri beslemeyiz!.. Fakat VARLIĞIMIZI ve BAĞIMSIZLIĞIMIZI KORUMAK için, bir de MİLLETİMİZİN iç rahatlığı ve gönül huzuru ile çalışarak REFAHLI ve MUTLU OLMASINI SAĞLAMAK İÇİN her vakit memleket ve milletimizi korumaya GÜCÜ YETEN BİR ORDU’ya sahip olmak da ÜLKÜ’müzdür!..

TÜRKİYE HALKI, her medeni ve kaabiliyetli millet gibi KAYITSIZ VE ŞARTSIZ HÜR VE MÜSTAKİL yaşamaya karar vermiştir… Bu meşru kararı ihlale yönelik her kuvvet, TÜRKİYE’NİN EBEDİ DÜŞMANI kalır!..(1922)

MİLLİ hayatımızda yediden yetmişe, hepimizin bilmesi gereken, ACISINI DÜNYA DURDUKÇA İÇİMİZDEN ATAMIYACAĞIMIZ MİLLİ FELAKET GÜNLERİMİZ VARDIR… Tarihin bu acı mirasları, her TÜRK’ün kalbinde unutulmamak üzere DÜNYA DURDUKÇA muhafaza edilmelidir.

Milletlerin kalbinde HİSS-İ İNTİKAM olmalı!.. Bu alelade bir intikam değil; HAYAT’ına, İSTİKBAL’ine, REFAH’ına düşman olanların mazarratlarını izaleye matuf bir intikamdır.

- Yabancılar tamamen inanmalıdır ki, TÜRKİYE’de yaşayan MİLLET başlıbaşına bütün dünya milletleri içinde ETKİLİ bir varlığa sahiptir… BU GİDERİLEMEZ! (5)

- HAYAT-I MİLLET TEHLİKEYE MARUZ KALMADIKÇA, HARB BİR CİNAYETTİR!.. (6)

Ben HARPÇİ olamam!… Çünkü harbin acıklı hallerini herkesten iyi bilirim.

- TÜRKİYE’NİN EMNİYETİNİ GAYE TUTAN HİÇ BİR MİLLETİN ALEYHİNDE OLMAYAN BİR BARIŞ İSTİKAMETİ, bizim daima düsturumuz olacaktır!..(7)

Biz yabancılara karşı herhangi HASMANE bir his beslemediğimiz gibi, onlarla SAMİMİ ilişkilerde bulunmak arzusundayız… TÜRKLER bütün medeni milletlerin dostlarıdır!..(1923)

- BARIŞ yolunda nereden bir hitap geliyorsa, TÜRKİYE ona tahallükle karşıladı ve yardımlarını esirgemedi.

- MİLLET’in mutlaka sulh veya mutlaka harp gibi başlı başına bir ifade-i kat’iyesi yoktur… Hayırlı olanı isteriz!.. (16.1.1923)

Yurta Sulh Cihanda Sulh Sözünün Anlamı

Yurta Sulh Cihanda Sulh Sözünün anlamı

Yurtta sulh, cihanda sulh, Türk İnkılâbının bir temel ilkesi, Türk dış politikasının da dayanağıdır. 1961 ve 1982 Anayasalarımızda yer alan, devlet yönetiminde ve her türlü devlet faaliyetlerinde yönlendirici bir nitelik taşıyan, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh,, ilkesi, sadece bir parola değil, aynı zamanda bir üstün hukuk kuralıdır.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi bir taraftan yurt içinde huzur ve sükûnu, güven içinde yaşamayı, diğer taraftan da milletlerarası barış ve güvenliği hedef tutar, ilke, hem iç politikanın, hem de dış politikanın temel dayanağıdır.

Atatürk’ün belirttiği gibi, “Haricî siyaset bir heyet-i içtimaiyenin teşekkülü dâhilîsi ile sıkı surette alâkadardır. Çünkü teşekkül-ü dâhiliyeye istinat etmeyen haricî siyasetler daima mahkûm kalırlar. Bir heyet-i içtimaiyenin teşekkül-ü dâhilîsi ne kadar kuvvetli olursa, siyaset-i hariciyesi de o nispette kavi ve rasin olur.”

Yine Atatürk’ün dile getirdiği gibi, “Haricî siyaset, dâhilî teşkilâtla mütenasip olmak lâzımdır.”

Bu bakımdan “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesini iç ve dış politika ile birlikte, bir arada incelemek ve değerlendirmek lâzımdır.

“Yurtta Sulh” insanın huzur ve güven içinde, insan kişiliğine yakışır şekilde yaşamasını ifade eder. “Yurtta Sulh” her şeyden önce ülkede, o insanın, insanca yaşamasını, insanlık tıynetinin gereğinin tanınmasını ifade eder.

“Yurtta Sulh” toplum hayatındaki düzeni, vatandaşın devlete güvenini, devletin de ülkede asayiş ve otoriteyi sağlamasını öngörür. Ülkede kanun hâkimiyeti ve hukuk hükümranlığı,”Yurtta Sulh” ilkesinin en tabiî bir sonucudur. “Yurtta Sulh”, Devletin, vatandaşına karşı huzur ve güven içinde yaşama imkânına kavuşması için yükümlülükler de yükler.

Atatürk barış içinde Türk insanını mutlu kılmanın yolunu, Cumhuriyette bulmuştur. Atatürk’e göre, Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur8.

“Cihanda Sulh” ise, milletlerarası barış ve güvenliğin korunmasını ve sağlanmasını, milletlerarası barışın bölünmezliğini, insanlığın da hepsini bir vücut ve her milleti de onun bir uzvu addetmeyi amaç bilir. “Cihanda Sulh” milletlerarası ilişkilerde kuvvete ve kuvvet tehdidine başvurmamayı, milletlerarası uyuşmazlıkların barışçı yollarla çözümlenmesini öngörür.

“Cihanda Sulh” bütün milletleri barış içinde, refaha, saadete ve daha ileri uygarlık çağına yöneltmeyi ifade eder.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”, ilkesinin temelinde yatan, insan sevgisi ve insanlık anlayışıdır.

Atatürk, “Biz kimsenin düşmanı değiliz, yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız”9 derken eşsiz bir insan sevgisinden, insan saygısından bahsetmiştir.

Atatürk’ün barış ve güvenlik içinde insanlık ailesine verdiği değer, 1937’de Romanya Dışişleri Bakanı Antenesku ile yaptığı konuşmada en açık şekilde dile getirilmiştir:

“insan mensup olduğu milletin varlığını ve saadetini düşündüğü kadar, bütün cihan milletlerinin huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin saadetine ne kadar kıymet veriyorsa bütün dünya milletlerinin saadetine hadim olmağa elinden geldiği kadar çalışmalıdır. Çünkü dünya milletlerinin saadetine çalışmak, diğer bir yoldan kendi huzur ve saadetini temine çalışmak demektir. Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, vuzuh ve iyi geçim olmazsa bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurundan mahrumdur… En uzakta zannettiğimiz bir hadisenin bize bir gün temas etmeyeceğini bilemeyiz.”

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” en geniş ve yaygın anlamı ile teknik bir deyim olan kollektif güvenliği, milletlerarası barışın korunmasını ve devamlılığını da ifade eder.

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: sulh sekilleri
Etiketler:yurtta sulh cihanda sulh sözünün açıklaması yurtta sulh cihanda sulh şekilli yzılımı
Yurttaş Kane: Yurttaş Kane, (Citizen Kane) yönetmen Orson Welles’in ilk uzun metrajlı filmidir ve pek çok eleştirmen tarafından sinema tarihinin en iyi eseri olarak görülmektedir.
Yurtta Aşk Cihanda Aşk: Yurtta Aşk Cihanda Aşk, Gülşen'in 2006 yılının Şubat ayında Erol Köse Exclusive'den çıkan 5.albümüdür.
Yurtta sulh, cihanda sulh: "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilk defa Mustafa Kemal Atatürk tarafından 20 Nisan 1931'de seçim dolayısıyla millete beyannamesinde dile getirilmiştir;
Vatandaşlık: Vatandaşlık, genellikle bir ülke olan politik kurumların bir parçası olmak demektir. Anayasal ülkelerde, o ülkede yaşayanların devlet tarafından anayasada vaadedilen haklardan yararlanmaları için o ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olmaları gereklidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir